23 Temmuz 2016 Cumartesi

CİNS BÖLÜK…

                                         

Sevgili takipçilerim,iyi pazarlar diliyorum pek keyifli değilim bu son DARBE KALKIŞMASI artık tüm keyfimi kaçırdı.
Onun için bugün sizleri eski tarihlere götürüp biraz şifreli bilgilendirmeye gidicem..!!Birazda düşündürerek keyiflendiricem..
İnsan bazen ummadığı zaman enteresan olaylarla karşılaşıyor.
Çok basit gözüksede aslında insana derinden öğretici oluyor,hayat bilgisi olarak…
Bu sene MOSKOVA da bir parkta bank üstünde oturuyorum,güvercinlere yem veriyorum her gün alışkanlık edindim parkın yabani  güvercinlerine kuru ekmekleri ufalayıp veriyorum..
Bir gün tüm yabani güvercinler etrafımda toplanmışken aniden bir CİNS bembeyaz bir güvercin geldi kondu biraz uzağımıza.
Baktım oda gelsin diye önüne yem attım,hayır hiç yemiyor ve çok enteresan sadece birkaç metre uzaktan diğer küme halindeki güvercinleri seyrediyor,onların arasına girmiyor ve belirli bir mesafede duruyor yaklaşmıyor.

İnanın on dakikaya yakın bu şekilde onları seyretti,bende içimden düşünmeye başladım acaba CİNS güvercin diğer yabani güvercinleri niye izliyor,onları izlemekle ne eline geçiyor.
                                               

Çünkü yemleri yemiyor,onlardan değil niye onların içine girmeden uzaktan izliyor..Sizce?

On dakika sonra geldiği gibi tek kanat çırpması ile yanımızdan ayrılarak uçtu gitti?))CİNS GÜVERCİN!
Konuma bu haftaki reel DERİN yaşanmışlıklara gireyim,sizlerinde aklında olsun CİNS güvercini düşünün!

Baştan şunu izah edeyim 1980 li yılların başından itibaren rahmetli babam ölmeden evvel bazı sadece benimle yürüyen bilgi ve bunla beraber bir düz yaşam ve yürüyüşe malik oldum..
Tüm kararları kendim aldım,her türlü aldığım yardım ve desteğin maddi ve manevi karşılığını verdim..
Kimseye borçlanmadım maddi,manevi VİCDANEN çok rahatım.
Onun için size sindire sindire bilgileri tarihe geçicek şekilde aktarıyorum.
Tarih 1987 yılı EYLÜL ayının ilk günleri askerlik hizmetini TSK(TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ) da yerine getirmek için ANKARA MAMAK MUHABERE OKULU(şimdiki adı MEBS) birliğime katılmak için ANKARA ya gittim.                            

Birliğimi teslim olucağım gün, daha evvel bir yazımda bahsettiğim BABALARIN BABASI lakaplı rahmetli T.G ile buluştuk sabah saatleri,biraz sohbetten sonra dedi hadi DAYI ya gidelim ,kalktık TUNALI HİLMİ caddesinin bir paralel sokağı BESTEKAR sokakta dayının ofisine gittik.(eski TUSLOG evleri,sokağın bitimi eski MGK).
Tabi ben o yıllar bilgi birkimim yüksek olsada genç ve toy yirmi iki yaşında  bir delikanlıyım....
Neyse geçtik rahmetli DAYI beyle sohbet ediyoruz çok ağır ve sakin yavaş konuşur.Konuşurkende devamlı bir yerden PİPO  ile uğraşır konuşmamız bittiğinde artık PİPO yu yakar zaten herkes kalkar gider!))
İşte o gün benim askerlik durumum  sohbetinin dışında birde MİT kurumundan sızan bir RAPORDAN bahsediliyor(1. Mit RAPORU) raporun taslak halinde sızdığı ve İSTANBUL ,ANKARA da büyük yankısı olduğu yanımda konuşuluyor.

Fakat bunun basına sızmasada eninde sonunda sızıcağının konuşması DAYI ile T.G arasında geçiyor bende dinliyorum…
İzin istedik kalktık ÇANKAYA da ünlü URFALI bir kebabçıya götürdü T.G rahmetli yemeğimide yedirdi,ordan beni taksiye bindirip helalleşip tek başıma birliğime yolladı.Hey gidi günler dün gibi!!
Mamak muhabere okulu nizamiyesinden içeri SİLÜSÜ(ASKER ALIM EVRAKI) vererek girdim..
Asker alımı yapan masalarda kendi masamı buldum,bir astsubay başçavuş arkadaş evrakımı aldı,baktı dedi BEDELLİYİ yakalamışın evet komutanım dedim..Güldü iyi dedi, iki er arkadaşa bunu CİNS bölüğe götürün oraya verdim dedi.
CİNS BÖLÜK?))
Neyse berbere gittik,traştı,mebrusat torbamı aldım hamama gittik elbiselerimi giydim çakı gibi askerim aynada hamamda kendime baktım..
Tabi şunu belirteyim özellikle takipçi arkadaşlarıma ben TSK giriş yaptığım 22 yaşında TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNİN üç kuvvet komutanlığının toplam tüm müşterek teçhizat bilgisi ve TÜRK harp doktirininin dost,düşman tanımlaması o günün şartlarında ve gerektiğince stratejik askeri sır kapsamındaki bilgi ve birikime sahiptim.Yani bir KURMAY subayda olmayan bilgi donanımı bende vardı!!
Er arkadaşlarla TELSİZ tabura yani benim bulunduğum HABER MERKEZ bölüğüne doğru takribi iki kilometre dik yokuşu tırmanmaya başladık…
Sağımızdan solumuzdan yürüyüş kolunda bölükler geçiyor etrafımızdan geçen USTA askerlerde soruyor KUŞU nereye götürüyorsunuz ER arkadaşlarda söylüyor CİNS BÖLÜĞE herkes gülüyor.
Tabi kıllandım,yav dedim niye CİNS bölük diyorlar,USTA askerler gülerek gittiğinde anlarsın diye söylediler?
Tam o anda bir MARŞ uğultusu uzaktan geliyor acayip bir ses ama,yer gök inliyor,diğer yanımızdan geçen bölüklerden farklı?))
Usta askerler bana dedi aha CİNS bölük yürüyüş kolunda bak senin bölük,içimden dedim ZEKİ yine bir FİLME geldik!))
Neyse bölüğe geldik kısa anlatayım askere gelmeden iki yıl evvelki sivilde olan hadiseli maceraları, çünkü ben asker kaçağıydım,kaçakta olmasam bedelli yapamıycaktım onun için kaçtım ve sonraki  askerdeki maceralarımı ayrıca yazıcam..
Bizim HABER MERKEZ bölüğüne CİNS demelerinin sebebi YOZGAT lı çok değerli kıdemli bir üsteğmenimiz ,yaşıyor hayatta ise ALLAH UZUN ÖMÜR versin N.D isminde aşırı disiplinli ASKERLİK mesleğine AŞIK rambo kıvamında bir komutanımız.
Kısa geçiyorum 1987-3 tertip tüm HBR MRK BL ve TLS TB  benim ALAYI ayağa kaldırdığım PAROLAYI bilir…
AMK ANKARA yamı GELDİK VİETNAMAMI  GELDİK ANNE!!)))))))))))))))))))
Neyse ilk günleri atlattık işte o yıllar şunu belirteyim arkadaşlar çok gizli yaşıyorum yalnız ben ve aklım var.Profosyonel istihbartçılar bilir HEDEFE TEK gidiyorum..
UZUN İNCE UZUN STRATEJİK BİR YOLDAYIM..))
Askerliğmizin ilk günlerinde bölük silah deposuna indik içeri girdik tüfek zimmetliyecekler bir adet M1-A1 ABD yapımı piyade tüfeği zimmetlediler 5 milyonlu seri numaralı.
Depoya bir göz attım bir bölüğü donatacak G1-A1 NASİONEL FABRİQUE BELGIUM tüfeklikte duruyor.ZEKİ BİNGO doğru tarihi yerdeyiz.
                                

Cemat sahte operasyon yaptığında benden tutanaklarla aldıkları RUHSATSIZ tabancada aynı BELÇİKA devlet silah fabrikasının üretimi,G1-A1 piyade tüfekleri ile aynı tarihi dönemin bize mal oluşu babama....
Kıbrıs BARIŞ HAREKATINA katılan 28 tümene bağlı bir birliğiz.28. tümen ve 39. tümen KIBRIS BARIŞ HAREKATINA katılan ana unsur birliklerdir,onun için bizim birliğimiz, biraz daha özellikle o yıllarda MİLLİ hassasiyeti fazla birliklerimizdendir.
                                

Eski emniyetçiler bilir 1978 sıkıyönetim kararları alınmaya başladıktan sonra TÜRK emniyet teşkilatı silah bakımından çok zayıf olduğu için 28.tümen depolarından yurt sathındaki tüm karakollara birer adet G1-A1 piyade tüfeği ve genelde küçük karakolara ikişer adette STEN marka 45 cal makinalı tabanca zimmetlenmiştir..
Yerel unsurumuz karakollarımızın mukavemet ve ateş gücü artsın diye ANARŞİSTLERE karşı!!))
                                     

Neyse o arada 3. Takım komutanımız  MUHABERE ASTSUBAY ÇAVUŞ F.G isimli komutanımız benden iki yaş küçük aslen KIRIKKALELİ onla yakın arkadaş oldum..
Okumayı çok seven bilgili,tam bir Anadolu kültürü ve güzel terbiyesi almış kibar bir arkadaş..
Kendisi yüksek okul okumak ve İngilizce öğrenmek istiyor..
Bende OXSFORT yayınlarının İngilizce öğrenim kitapları tam takım var evde, ARTUR,MARY hikeyeleri.
                                         

Onun için hemen istedim istanbuldan yolladılar..O arada F.. bana söylüyor aşağı taburda devrem HAKAN FİDAN diye arkadaşım var  bak  kendisi yüksek okul okumaya başladı,çokta başarılı parlak bir insan diye bahsediyor devamlı..

Hiç tanışmadık fakat o yıllarda FETTULLAH GÜLEN cematinden astsubayların yeni yeni muhabere okulunda köklendikleri konuşuluyor ama hiç açık veren bir durum gözükmüyor özellikle MUHABERE okulu çok elit bir birlik olduğu için, bünyesindede enteresan hadiseler var görev yapanlar bile içindeki  fazlaca  konuları bilmez..
                                 

O aralar küçük bir rahatsızlıktan dolayı 15 gün revire çıktım istirahatteyim,Diyarbakırlı beraber istihrahatte koğuşu paylaştığımız R. KAPLAN isimli bir arkadaş var elinde gazetelerle geldi sabah kahvaltısı yapıyoruz,HÜRRİYET gazetesini bir aldım elime baş sayfa yarım sayın MEHMET EYMÜR bey sayın ATİLLA AYTEK ve DEMİR kod adlı rahmetlik TİMUR HANOĞLU (ölene kadar görüştük) konu yeni çıkan pasaportların sahtesi olmaz deniyormuş,DEMİR kod adlı TİMUR HANOĞLU MİT ajanı sahte evrak ve pasaport uzmanı emniyet genel müdürlüğü kaçakçılık istihbarat dairesinde tüm yetkililerin önünde yeni pasaportu tahrip edip sahte pasaport haline getirmiş.
                                       

Sayın EYMÜR ve hepsinin resimleri..
Sanırım 1987 ekim sonu ,içimden dedim adım adım ortalık kaynıyor,taraflar savaşıyor..!
Bu arada bir gün bölüğün üçüncü katıda boş olarak duran 4 adet bölük yatakhanesi temizliği esnasında  orayı temizleyen asker arkadaşlar beni çağırdı acele.Bir gittim ne var dedim, bir ranzanın şiltesinin altından 40 adet FOTO FİLM MERKEZİNDE çekilmiş askerlik künye tahtalı fotografım..
Arkadaş ZEKİ dedi temizlik yaparken buradan çıktı,bende renk gitti.
Çünkü sakıncalı er durumundan tabur İKK(İSTİHBARATA KARŞI KOYMA) takıp resimleri istihbarat personeline dağıtacak olsalar,boş duran bölük yatakhanesinden çıkmaz,bu İLLEGAL bir hadise ileriye dönük..
Hemen bölük komutanımıza gittim ER arkadaşla ve resimlerle,komutana izah ettim ortalık ayağa kalktı FOTO FİLM MERKEZİ ve personeli bizde hepsi sorgulandı ama bir şey çıkmadı.
Bu beni o dönemde ürküttü şimdi tahmin edebiliyorum
O aylardan sonra ARALIK 1987 yılının başında terhis kağıdını aldım 10  günlük iznimde MSB hesabına bedel ücretini ödeyerek tekrar ANKARA ya dönüp birliğimden teskeremi aldım..
Eğer bedel ücretini ödemesem usta birliğim şu olucaktı, GENELKURMAY BAŞKANLIĞI BİLGİSAYAR BİLGİ İŞLEM MERKEZİ ANKARA, adresindeki birliğime teslim olmak durumundayım..
Ne tesadüf bunuda birkaç yıl oldu, yeni öğrendim aynı yıl sayın DR HAKAN FİDAN beyde aynı birime atanmış o sene!
Teskereden sonra hayat devam ediyor İSTANBULDA takılıyorum işte o anda AYDINLIK gazetesinde 1.MİT raporu patlak verdi ortalık bir birine girdi ayrı ayrı görüştüğüm üç büyüğüm var ikisi rahmetli bunlar devamlı sayın EYMÜR ve HİRAM beyle görüşüyorlar bende geri planda takılıyorum..
O arada merhum HİRAM beyin oğlunun düğününde ANKARADAN rahmetlik T.G geldi burada tabi bir kalabalıklaşmamız oldu o dönem Ş.G hanım(Kenan paşanın kızı) ve rahmetlik T.G gelin ve damat tarafı olarak HARBİYE ORDU evinden gün alındı,düğün hazırlıkları yapılıyor fakat 1. MİT raporunun kaynaşması büyük gürültüler koparıyor tabi DERİN DEVLETİN  yer altı kaynaklarında konuşmalar ve sürtüşmeler devam ediyor,bende en küçük ÇÖMEZ olarak aralarda bir yerde olaylara şahit olup izliyorum.
Meşhur düğün günü geldiğinde tüm büyüklerim düğüne katıldılar,hatta ertesi sabahı kendilerinden dinledim kamuoyuna yansıdığı gibi düğün esnasında sayın MEHMET AĞAR sayın MEHMET EYMÜR beyin masaya geliyor ve o malum münakaşa çıkıyor sayın MEHMET EYMÜR sayın AĞARA çok ağar konuşmalar yapıyor..
Yazarken gülüyorum o günleri ve sıcaklığını unutmak mümkün değil,bazen aklım almıyor o kadar AKSİYONU nasıl yaşıyormuşuz diye,anlam veremiyorum..
Tabi o dönemde sayın EYMÜR ve ŞEHİT HİRAM ABAS emekliliklerini istedi ve kurumdan ayrıldılar..


Sayın EYMÜR ANKARADA FARABİ sokakta bir ofis açtı ordan götürüyor işlerini bende ANKARA ya indiğimde yine BESTEKAR sokaktayım ama bu üç büyüğüm devamlı sayın EYMÜR ile irtibattalar banada bilgi veriyorlar..
O dönemde bir BABADAN yakınım var FARABİ sokağın başında ofisi var oraya gidiyorum onunda kızkardeşi TEŞKİLATTA üst düzeyde görevli..
Bunların KANLI CANLI devamı var,gerektikçe yazarız ölçüsü doğrultusunda kitaplara yansımamış.
Ama şunu bilin birileri herkesi takip edip izlemiş hatta ve hatta benim gibi 1980 yılının başlarından itibaren HEDEFE TEK GİDEN bir insanı bile izlemişler,belkide bugün ülkemizin çektiği sıkıntı, bizler gibi DERİN oluşumların fazlaca fark ettirilmeden izlenmesi..
Acaba bu kadar geçen uzun yıllardan sonra tekrardan sayın DR HAKAN FİDAN beyle tesadüfün iğne deliğinden geçicek mekanizmalarda karşılaşmışmıyızdır?
O arada unutmayayım terhis olduktan sonra ASTSUBAY ÇAVUŞ F.G ve ASTSUBAY ÇAVUŞ M.D bana geldiler KIRKLARELİ PINARHİSAR muhabere taburuna tayinleri çıkmış hatta yemek yerken MKE(MAKİNA KİMYA ENDİSTÜRÜSÜ) çalışan ALMAN hükümetinin atadığı bir mühendis dostumda üstüne geldi(ALMAN VATANDAŞI) hep beraber bir öğlen yemeği yedik.Bir dahada hiç görüşmek nasip olmadı!
Sokakta ALMAN LEOPART-2 tankları ile MİLLETE ateş edildiğini görünce delirdim.

Pezevengler bu MİLLETİN parası ile 90 mm topu olan M-48 model AMERİKAN benzinli tankını zor zamanda ne gizlilik içinde reorganize edip yeni TANK haline getireceğimiz çalışmalarından yol alıp, sizlerin altına son model o tankları verdik,  bu MİLLETİN anlının teri,parası ile kavatlar bu MİLLETE tank ile ateş ettiniz,bu hiç olmadı?
Sayın CUMHURBAŞKANIMIZ dindar ve inançlı bir BAŞKOMUTAN olarak anlattıklarımı çok iyi analiz yapsın isterim,TARİHİ birikimin üstüne ALLAHA ŞÜKÜR sadece kendi yaratıcılığımız ve cesaret,bilgi,beceri ile kattığımız çalışmaların, son yirmi yılda GENETİK KODLAMASI maalesef zavallılık olan sadece arkadan kalleşçe vurarak bir şeyleri elde etmeyi kendine meslek etmiş KOZMİK bazı kurumlarımızın üst yetkililerinin zamanında işlediği  günahları , yanlış bilgilendirme ile başka devlet yöneticilerinide bu kötülüklere ORTAK etmeleridir..
                                  

Bu başarısız darbe girişiminden sonra herkes inanmalıki TAKTİRİ İLAHİNİN tarafgarlığı yoktur,muhakkak eninde sonunda herkes hak ettiği cezayı kanunlar önünde bulmasa ALLAHIN huzurunda bulucaktır…

                                     


HERKES KENDİ KOŞUMLARINI ve KENDİ KILICINI TAŞIMAK MECBURİYETİNDEDİR!!


Arkadaşlar bu haftalık bu kadar,hepinize mutlu pazarlar..
DR:)One timberland,
                    

A few pieces linen pants,
A few pieces of colored linen shirt,
I bought them,and I am going.!!)
                                 


Mr METİN ERSOY ,he says,if I had whit me on the ship))
                                      

                           

Life is short,let’s go!))
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder