30 Temmuz 2016 Cumartesi

DEMOKRAT YÜZBAŞI AGAH SELÇUK..

                                   

Sevgili takipçilerim iyi  bir Pazar günü geçirmenizi dilerim..
Bu hafta 15 temmuz 2016 günü yapılan kalkışmanın etkisi ile TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNİN göz bebeği hava kuvvetlerimiz bünyesinde geçen ve üstü örtülerek saklanan bir vakayı anlatıcam.
Belki bu sayede DEMOKRASİ için kendini feda etmiş,fakat devrin şartlarından dolayı hadiselerin üstü örtülmüş, genç yaşta kaybettiğimiz HAVA PİLOT YÜZBAŞIMIZI hem anar ,hemde bu sayede bazı yetkililerin dikkatini çeker  HV PLT YÜZBAŞI AGAH ŞELÇUK  1961 yılından hiçbir şekilde anılmayan ve hatırlanmayan pilot subayımıza itibarını iade ettirir belkide tekrar hatırlanmasını sağlarız..
                          

Ben konuya başlangıç yaparken nerden vakıf olduğumu izah edim merhum pilotumuzun ailesi anne tarafından yakınımız.
Bu konuyu yıllar evvel merhumun kız kardeşi ilede çok konuştuk..
Agah yüzbaşı vakası TÜRK HAVA KUVVETLERİNDE şu ana kadar açılmayan  bir konu ve HAVA KUVVETLERİ anma kütüğünde hiçbir şekilde 1961 yılındaki listede ismi yoktur ve yazılmamıştır..
Agah yüzbaşı ADANA ilimizin CEYHAN ilçesinde doğmuş çiftçi bir ailenin çocuğudur..                       

O yılların küçük Ceyhan ilçesinde deli dolu bir genç olarak tanınıyor,hava kuvvetlerinde pilot olduktan sonrada bu deli dolu genç tüm hava kuvvetlerinde yaptığı deli dolu uçuşlar ve hızlı özel yaşantısı ilede efsane oluyor.
O yıllarda hava kuvvetlerinde AGAH yüzbaşı dedinmi herkes tanıyor.
Hiç unutmam 1998 yılında MİT bir arkadaşımın emekli  hava astsubay babası ile sohbet ettiğimde AGAH yüzbaşıyı sorduğumda hemen tanımıştı ve uzun uzun hakkında sohbet etmiştik..
Ceyhan ilçemizde o yıllarda çok tanınmasının sebebi ilçe üstünde yaptığı alçak uçuşlar jet savaş uçağı ile,tabi bu gürültülü akrobatik uçuşlar tüm Ceyhan halkının gönlünde o yıllarda yer etmiş..
                                              

Ceyhan köprüsünün üstünden alçak uçuşları,o dönemin insanları tarafından hep hatırlanır konuşulurmuş..
Birazda konuyu küçük yer  olduğu için efsaneliştirmişler ,denilen vakaya göre bir keresindede CEYHAN köprüsünün altından geçmiş,tabii bu şehir efsanesi..))

Agah yüzbaşı aynı zamanda o yıllarda sıkı bir DP parti taraftarı ve merhum ADNAN MENDERES beyefendinin hayranı..
                                

Gelelim vakaya,27 mayıs 1960 darbesi olunca hadiselerin içinde bulunmuyor AGAH YÜZBAŞI fakat darbeye karşı çok içerliyor ve o dönemde hava kuvvetleri içinde bazı arkadaşları ile siyasi mülazalar yaparak tartışıyor.
Kendisi aktif,hareketli ve karekter olarak haksızlığa dayanamayan bir kişi.                                              

O aralar şansızlıklar kendisine üst üste gelmeye başlıyor DİYARBAKIR 2.TAKTİK HAVA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI ÜSTÜNDE uçuş görevlerini o dönemde yerine getirirken,Diyarbakır Urfa yolu üstünden  uçuş yaparken bir kamyonun üstünden alçalarak geçiş  yapıyor, fakat kamyon bu esnada kaza yapıyor ve bir kişinin ölümü ile sonuçlanıyor..
Hava kuvvetlerine yapılan şikayet yerini buluyor ve AGAH yüzbaşı hakkında soruşturma açılıyor..
Bu soruşturma sürerken üstte siyasi münakaşalar devam ediyor ve o arada merhum MENDERES ve arkadaşları için İDAM kararı çıkıyor..
Bu konuya iyice daralan AGAH yüzbaşı o günlerde üstteki subay gazinosunda içkili yine bazı arkadaşları ile münakaşa ediyor..

                                 

Sinirlenerek gazinodan çıkıp ASAMIYCAKLAR MENDERESİ diyerek pisteki bir savaş uçağına yönelerek uçağı görgü tanıklarının verdiği ifadelerde
 ANKARAYA İSMET paşayı bombalıyacam diye hareket ettiriyor.
                                     

Çok büyük uçağın etrafında ikazlar yapılarak pistte uçak takip edilsede pist başı yapıp sürat alıp kalkışa geçiceği anda açılan ateş ile orda malesef rahmete kavuşuyor…
                             

Tabi olay kısa zamanda soruşturulup kapatılıyor vede üstü unutulucak şekilde örtülüyor.Hava kuvvetlerinde hatırlanacağı şekildede hiçbir zaman bir yerde konusu hatırlatılmıyor ve  yıllık kütüğüne ismi şu ana kadar geçirilmiyor...
Ceyhanlı merhum HAVA PİLOT YÜZBAŞI AGAH ŞELÇUK un kısa ömrünün kısa ve saklanan örtüsü bu.
Belki devlet büyüklerimiz genç yaşında bir DEMOKRASİ ideali için hayatını kaybeden pilotumuzun İTİBARINI İADE eder..!
Çocukların hayalleri vardır,heleki hikaye kitabı okuyup onun içindeki dünyaya daldıklarında aynı o dünyayı yaşarlar bende öyleydim..
İlk okul beşinci sınıfa gidiyoruz öğretmenimiz merhum FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA beyin BALİNA ve MANDALİNA eserini okuyup onun özetini çıkarmamız için ders verdi.
                                              

Tabi kitabı okuyup içindeki hikayeyi çok sevdim hala zihnimde kazınmış bir vaziyettedir..
Yıl 1983 bahar ayı birkaç günlüğüne CEYHAN ilçemizdeyim TURUNÇ kokusu harika olur, bahar yağmuru ile toprak kokusu ve turunç harman olur enfes bir ortam oluşur havada..

                            

Yerel bir gazete okuyorum günlük çıkan bir baktım YUMURTALIK sahiline BALİNA karaya vurmuş….
Hiç hayatımda BALİNA görmemiştim,hemen bir yumurtalık münübüsüne atladım balinanın kıyıya vurduğu yere ulaştım..
Kıyıda devasa büyüklük olarak sanırım bir 10 metreye yakın dev gibi bir şey.

Kocaman gözleri olan,ağız yapısında diş yerine geçen sanki bir temizlik fırçası gibi yapı çok büyük ve kuyruk kısmı çok sert bir kemik dokusu.
Canlı değil ama devasa muhteşem bir mahlukat.İlk gördüğüm balina hayatımda bir dahada görme şansım olmadı..
Herkese iyi pazarlar ve mutlu haftalar.
                                        
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN…
       

DR:)

Olmaz ilaç sine-i sad pâreme
Çare bulunmaz bilirim yâreme
Baksa tabiban-ı cihan çâreme
Çare bulunmaz bilirim yâreme

Kastediyor piri müjen canıma
Gözleri en son girecek kanıma
Şerh edemem halimi cananıma
Çare bulunmaz bilirim yareme


28 Temmuz 2016 Perşembe

BELGELİ YAZILAR YAŞANMIŞLIKLAR..

                                               

Sevgili takipçilerim,Sayın MEHMET EYMÜR beyefendinin bir müddet evvel çıkardığı belgeli yazılar adlı kitabı okuyorum.
Güzel bir eser olmuş,tabi bu kitap biraz olayların içinde yaşamış insanların daha iyi anlayabileceği bir yazın şekli olarak sıralı gidiyor.
Yarısına geldim,sayın EYMÜR beye buradan mesaj geçeyim ağbi ben ne yazıpta anlattığını çok iyi anlıyorum ve bu şahısların hepsinin benle alakalarınıda iyi biliyorum..
Özellikle bu 2010 yılından evvel şahsıma yapılan operasyon aynı size yapılan gibi benide çok incitti.
Rahmetli BABAM öldükten sonra uzun yıllar bazı konuların üstünü örterek yaşadım.                                    

ASLAN beyde ölünce tabiî ki ortalık boş kaldı,TARİHSEL hadiselerin üstünde durmadan yaşamaya çalıştım..
Kendi işimi hep yaptım bundada başarılı oldum,ama ASLAN bey ve babamdan boşalan ASİMETRİK yapı baktıki ATI ALAN ÜSKÜDARI geçiyor SALAK gördükleri beni ayağa kalkmamam için vurdukça,vurdular vurdukça vurdular.
Uzun yıllar KUZEY YILDIZI ilede bağlantılarımı kestiler..Korkudan..
Dahası yazında yazdığın ve MEVLANA CELLALETİN RUMİ nin dediği gibi mütevazi olmakta ve güçleri ve kudretleri iyi bilmekte fayda var.
Ben babam öldükten sonra her zaman öyle yaptım,26 eylül 1990 ARSLAN beyin ölümünden ve ondan önce çok büyük bağdirelerden geçtim,bazı hadiseleri o günlerdede zor atlattım..
Geçtiğimiz altı yılda kendini çok zeki zanneden bu TARİHSEL yapı beni şimdiki devletin tepesi ile karşı karşıya getirip kendince İSTİHBARAT oyunu oynuyorum  zannediyor ve kendisini bu konuda 1975 yılından beri çok başarılıyım zannediyor.

Çok uyanıkya 1975 li yıllardan sonra YEŞİLKÖYDE ÇINAR OTELİNİN plajında sosyete kadınlarına çift kaşarlı tost ısmarlayarak onları kandırdığı günler sanıyor…
Bunların ekip desen ne yapalım BABA yokluğunda KALAMIŞTAN rahmetli akrabalarımı bularak üstümüze düşmüş KENELER..
O KAYSERİLİ amcada hani PARİSTE LAYDİ yetiştirme meraklısı bunların başı çekiyor..
Kurumu kullanarak yılarca oynadıkları KANLI İSTİHBARAT OYUNLARI ile,ona buna çökerek ve kurumu pis işlerde kullanarak hareket ediyorlar düzgün insanlarada bildiğin gibi KOMPLO kurarak İTİBAR suikastçiliği yapıyorlar…
Muhterem ağbim bir insan ne kadar servet sahibi olsada isterse KAPALI ÇARŞININ sahibi olsun veya ne kadar ÜST MEVKİYE gelirse gelsin AŞŞAĞILIK KOMPLEKSİ içinde olduğu için her zaman düşük seviyelerde hareket edicek.
İsterlerse TÜRKİYEYİ dışarıdaki ortakları ile geri plandan yönetiyoruz deselerde..!!
Şerefli ve değerli insan çok az kaldı malesef son ölmeden evvel merhum MAHİR KAYNAK büyüğümüz bir söz söylemiş,tabi doğruyu söyleyince içimden güldüm,dedim allahrahmet eylesin mekanı cennet olsun doğruyu söyleyerek bu dünyadan ayrılmış…

Burdan köşemden size SELAM ederim,değerli fikirlerinizin ve dürüstlüğünüzün takipçisiyim..Eskilerden kaç kişi var!
Arkadaşlar bu yazı biraz mecburiyetten kaleme alınmış yazı,ben çok değerli gazeteciler sayın ERSOY DEDE ve sayın HİKMET GENÇ beyefendinin sabah saatlerinde yaptığı programı vaktim olursa izlerim günlük olarak..
Bugün sayın DEDE ve sayın GENÇ çok önemli bir konuya değindiler 15 TEMMUZ KANLI KALKIŞMASININ sonu darbe ile bitmesi istenen
hadisenin SİVİL AYAĞINDA kimler var diye sorgulamasını duyarlı bir gazetecilik olarak telakki ettim..
                       

Darbelere karşı olmak her vatandaşın önemli bir görevi olması gerekli,bazı konuları yaşayarak görmemden dolayı çok önemli bazı hadiselere geçmişte şahit olduğum gibi,bunların uzağındada kalsamda gelişen TOPLUMSAL OLAYLARDA ve İNFAALLERDE yine basın vasıtası ile karşı karşıya kalıp dışarıdan olayları öğrenebiliyor insan..
15 temmuz günü saat 20.00 sularında  DARBE girişiminden iki saat evvel PROFOSÖR NEVZAT YALÇINTAŞ hoca ani bir kalp kırızi ile sanırım çatalcadaki yazlığında vefat etti.ALLAHRAHMET EYLESİN MEKANI CENNET OLSUN..

Tabi bunda diyeceksiniz olabilir tesadüf ama daha evvel bazı askeri alanlarda karşılaşmalar özellikle 2004 ve 2005 yıllarında ve sonrası ASKERİ ve İSTİHBARİ bazı gelişmeler insanda bazı düşüncelere sevk ediyor geçmişten bugüne sarkan hadiselere..
Tabi hayatımda hiç tanımadığım merhumun oğlu sayın MURAT YALÇINTAŞ beyin şikayeti ile gelişen hadiseler ve orda PARALEL emniyet mensublarının kullanılması ve bunların daha sonraki söylemlerinde bizi bu operasyona bazı MİT  ve BAŞBAKANLIK yetkililerinin sevk etiklerini beyan etmeleri şimdide hadiselerin bu aşamaya gelmesi gayet çelişkili konulara geliyor..

Askeri darbelerin sivil ayakları olmazsa olmazdır,görüyorsunuzki iktidar partisinin bir üst yetkilisinin general kardeşi GENEL KURMAY başkanımıza darbe kalkışması içinde saklı tertip içinde bulunmuş.
Burdan uzun yıllar toplumdan kendimi uzak tutarak yaşamamın sebebi ,bir çok iftiraya kurban gitmem korkusundan dolayıdır..
Yalnız bugünleri görünce ve hep bazı şeylerin ADALET karşısında cezasını almadığını görüp masum insanların haksızlıklar karşısında ezildiğini görünce isyan ediyorum..
Bakıyorsun yıl 2016 senaryolar hep aynı hatta aktörler bile bazen benzer ve birbirine yakın..
Eski HAVA KUVVETLERİ komutanımız AKIN ÖZTÜRK paşa darbenin iki numarası olarak şu anda şuçlama kapsamına alındı hukuk karşısında..
Bu beni uzun zaman DARBE davasından tutuklanarak ceza alan sayın İBRAHİM FIRTINA paşa ile ilgili bazı konuları hatırlattı çok mühim..
Bugünün DEMOKRASİYE sahip çıkan özellikle iktidar partisi mensubları iyi incelemeli çünkü darbe netice itibari ile onlara yapılıyor hedef olan onlar ama ASKERLERİN DARBEDEN sonraki uygulamaya koyucakları hükümetlerde SİVİL kimler var belli değil..
                     

Dahası iktidar partisi içinde SAKLI DARBECİLER varmı,muhalefette tabiî ki bu konuya bir şekilde eklenerek düşünülmeli..
 Eski hava kuvvetleri komutanımız sayın İBRAHİM FIRTINA beyden ASLINDA DEMOKRASİ için rica edilmeli ve kendisinden demokrasi adına tekrar hizmet beklenmeli.
2004 yılının mart sonunda istanbulda HAVA HARP OKULU KOMUTANLIĞI ziyareti esnasında harp okulu misafirhanesinde dönemin istanbulla ilgili en büyük  bürokratı ile baş başa görüşerek ORAJ (FIRTINA FRANSIZCA) planından ve sonraki bazı askeri ve siyasi konulardan bahsettimi..
Bu bürokrat sonraki yıllarda İKTİDAR partisinde önemli mevkilere geldimi ve adı  yine  bazı skandallara karıştımı..
Bir asker olarak sayın FIRTINA generalimizin açıklamaları devletimizin önünü açacak DARBELERDEKİ sivil oluşumlarda MANTARLAYIP SU üstüne çıkıcak..                 

Herkese ESENLİKLER dilerim,umarım konular geliştikçe bizdede içerikler dahada açılır,NAMUSLU ve DÜRÜST,LİYAKAT sahibi insanlar ayakta kalır..



DR:)AÇ ŞU PENCEREYİ
       HASRET KALDIM YÜZÜNE
       
                 

             



SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN

26 Temmuz 2016 Salı

MİLLİ GÖLGELER,EMPERYALİST KENELER!

    


Sevgili takipçilerim,iyi bir çalışma gününde size yine yaşadığımız zamandaki hadiselerin yine biraz geri planını yansıtmak istiyorum.
Birincisi kimse yazdığımız yazılardan sıkıntı duymasın,bazen bu tip haberler alıyorum,sıkıntılarımızı şahsımızı ve dolayısıyla ülkemizi anlatmak, DEMOKRATİK şartlar altında insani  duygularımızı ve 
                                     


düşüncelerimizi kaleme dökmek MODERN toplumlardaki gelişmişlik düzeyi ile ilgili olduğu için bizimde bunu yakalamamız şart..?
                                         

                                   

                                       
Sayın CUMHURBAŞKANIMIZIN kısa saatlerde olsa kendi vatanımızda saklanır halde ülke içinde bir yerden bir yere tehlikeli intikali,sayın BAŞBAKANIMIZIN kendi ifadesi kendi açtığı ILGAZ TÜNELİNDE protokolü ile birlikte kendilerini kamufle etmeleri,SAYIN GENELKURMAY BAŞKANIMIZ ve diğer KOMUTANLARIMIZ,DEVLET ÜST görevlilerinin alı konulması..                      
Sayın GENEL KURMAY başkanımız umarım bundan sonra silah arkadaşları ile yurt sathında TAŞLARI ve ÇİVİLERİ sağlam yerlerine yerleştirir,zira sonucu kendileri ile MİLLETİMİZ yaşıyor..
                                         

Anam KAYSERİLİ kendiside hemşerim GABİDİNİN ANASININ hikayesini bilir?))                         
DERE GEÇERKEN AT DEĞİŞTİRİLMEZ!
Yirmi yıl evvel  MİT mensublarına söylediğim bir cümle..Ne söylediysem ülkemde gerçekleşti,meselesi ülke davası olmayıp şahsi menfatlerini öne koymuş tüm kurum ve kuruluşların içine yerleşmişlerin  bizi getirdiği son nokta maalesef son olay KALKIŞMA,DARBE GİRİŞİMİ,CUNTA ve eşittir ŞEREFSİZLER ORDUSU!
Tek tek en sevdiğim komutanlıklar mecburen EMNİYET teşkilatımız adli işlem yapmak için basıldığında için içim cız ediyor.
Dışarda beni görenler ZEKİ ağbi niye bu kadar sinirlisin diye bugünlerde soruyorlar.
Çeşitli zaman dilimlerimin geçtiği TSK komutanlıklarının adının bu şekilde geçmesi beni kahrediyor,insan utanıyor….!
Bu şerefsizlikleri bu komutanlık ünüforması altında yapan insanlara kimse, bunların ideolojisi veya başka bir ideolojideki guruplara acımasın.
Bugün cezasını almamış VATANA İHANET şuçunu işlemiş insanları affettiğinizde yarın daha büyüğünü yapıcaklardır..
Özellikle tüm çocukluğum ve sonrası istanbulda HAVA HARP OKULU komutanlığında geçti zaten,uzun zamandır dediğim gibi temasımı herkesle koparmam TÜRKİYEDEKİ bu sıkıntıları içinde olmasamda hissetmemden dolayı idi!

FIRAT ve DİCLE NEHİRLERİNİ söyleyeyim yalnız ,İNGİLİZ ve ABD MUSTANG TAY ları ilede geçilmez?

                                          

Son 37 yıldır beni hiç hayal kırıklığına uğratmayan SSCB(SOVYET SOSYALİST CUMHURİYETLER BİRLİĞİ) ve devamı niteliğinde olan RUSYA FEDERASYONU devletine yine teşekkür ederim.
                              

Beni zannetmeyin KOMİNİST ,işte AKİL bir vatandaşın İDEOLOJİSİ olmaz,sempatisi olduğu oy verdiği siyasal zemini olur ama ülkesi menfatleri için ideolojisi olmaz!
                              

Hükümetimizdende geçtiğimiz günler içinde RUSYA FEDERASYONUNUN bu adi kalkışma esnasında TÜRKİYE DEVLETİNE gösterdiği samimi dostluk için teşekkür edildi yetkili bakanlarımız tarafından…
Sayın CUMHURBAŞKANIMIZIN birgün bir açıklaması vardır NASRETTİN HOCA efendiden.
Damdan düşmüş hoca herkes başında bağarınıyor panikte DOKTOR,DOKTOR diye durun demiş DOKTOR istemem bana damdan düşmüş birini getirin o halimden anlar…
                                   

Büyük kavga benimle nerde başladı 1995 yılındaki BALYOZ operasyonu evvelindeki son kırk yılın en MİLLİ operasyonundan sonra,şahsıma ÖZELİKLE MİT ve onun yönlendirdiği diğer kurumlar içinden belirli bir gurup MADDİ çıkarlarının yanında bugün gördüğünüz darbe kalkışmasını PLANLAYAN EMPERYALİST güçlerin buradaki eli,kolu ve gözü olduğu için bizi sonraki dönemde BİNLERCE denedikleri oyunlarla hedef aldılar.
Bu beyefendilerin KÜNYE ve nerden gelip nereye gittiklerinide anlatıcaz işallah..                              

Peki derin emperyalizimi ne kızdırmıştı şahsıma taruz ettiler.Şu KÜNYESİZLER ORDUSUNDAN birinin yeraltında organizasyonunu önceden haber alamamak aldıktan sonrada faliyeti önleyememek zorlarına gitmişti,bu seferlik atladık bundan sonrakine yol vermemek için tüm yapılanmayı çözerek imha edelim…
Okyonus ötesi bu işleri kendi çok sıkışmadan yapmıyor,burada kurumların en tepesindeki kişilere ve onların kurumlar İÇİNDE ve DIŞINDA kendi hertürlü aksiyonel hareketlerini gerçekleştirebilecek hücreleri kuruyor bunlarada, MADDİ kazançta sağlıyor!!
                        

Bakın arkadaşlar belirli planlama ile bu ŞEREFSİZ CUNTA faliyeti televizyon kameralarına yansımış görüntüleri izliyorsunuz.
Saat 22.00 sularından sonra tüm TÜRKİYE üzerinde stratejik mevkilere ve bu mevkilerdeki kişilere tam bir GAYRİNİZAMİ HARP faliyeti ile NOKTA operasyonlar yapıyorlar…

Bu nokta operasyonları yapsalarda MİLLETİN karşısında ezilip gidiyorlar,EMNİYET gücünün ve siyasi idarenin desteği ile..!
Operasyon anında en kıritik noktalarında düşmesine engel olan birimler POLİS ÖZEL HAREKAT ve ÖZEL KUVVETLER KOMUTANLIĞI personeli.
Arkadaşlar daha evvel yazdım TÜRKİYE içinde POLİS ÖZEL HAREKAT birimlerini ilk kuran 1983 yılında ÖZEL HARP DAİRESİ şimdiki  ÖZEL KUVVETLER KOMUTANLIĞIDIR..

Aslında ÖZEL KUVVETLERİN görev sahası terörle mücadele değil ama bazı şartlardan dolayı ÖZEL KUVVETLER mensubları doğu,güney Anadolu ve ilgili sınırların dışında mecburiyetten terörle mücadele ediyor…
Bu kalkışma esnasında anladıkki her kuvvet işlevsiz kalsada içine  ideoloji girmeyen POLİS ÖZEL HAREKAT ve TSK ÖZEL HARPÇİLERİ ileri eğitim sistemi yüksek vatan sevgisi ve en önemlisi her ÖZEL harpçiye giydirilen liderlik vasfı,tek başına üstün nitelikli 



                   

çalışma,çatışma,mücadele alışkanlığı bize KALKIŞMA esnasında bu ŞEREFSİZLİĞİ yapanların yaptıklarını ayaklarına dolaştırmış sonra canlarına ot tıkamış MİLLETİN gönlündede ŞEHİTLERİ ile yer etmiştir..
1988 den beri bölge parçalanması faliyetinde bulunan başta AMERİKAN emperyalizimi ve yandaşları TÜRKİYE içinde adım adım bizi kırılma noktasına bugünlere İÇERDEN özelikle taşıdığı zaman en büyük korkusu MİLLETİ ile birlikte gayri nizami harp faliyetlerini götürecek KURUMLARIN yıpratılması,aşındırılması ve sonunda tüketilip yok edilmesiydi..
4 temmuz 2003 buydu,perde arkası aydınlanıcak çünkü TARİHİN güzel bir yanı var KUSUYOR.))
Bu kadarına değinmişken şunuda söyliyeyim azda olsa geçmişte ve günümüzde bazı ÖZEL HARP tsk ve emniyet içindende bu güçlerin buradaki taşoron yapılarına hizmet verenler olmuş sanırım  halada vardır..
Onun için SAĞIR ODA dizinde GALİP başkanın dediği gibi içimize sızmadıkları  yer kalmamış diye,siz bakmayın gerçeklerdede gördüğünüz gibi tıpkısının aynısı..!!

Birde unutmayın TEK bir YALNIZ KURT özel harpçi en zor zamanda düşman tüm ülkesini esir aldığında bile aniden çok güçlü ,donanımlı VATANSEVER bir ORDU ile gelip ülkesini kurtarır.
Batılı planlarında hep bunları tek tek düşünüyor ve ona göre tüm hazırlıklarını yapıyor.
Kimlerlemi içimizdeki yöneticiler,onların çocukları torunu,tosbası,karısı,kızı gülüceksiniz abartmıyorum sır çıkmasın diye GELİNİNİ kullanan var maddi,manevi yaşamlarını görseniz utanırsınız bohemlikten..))
Ama bu şerefsizliği yaşamasa o yaşantıyı nereden yaşıyacak!!
Birde bugünlerde İKBAL derdinde olan arkadaşların ANTEP HAVASINDAN çalışlarını görüyorum,bugün RUS gemisi bekle,geçmiş gün AMERİKAN gemilerini bekle o olmadı RİZEDEN DURSUN KAPTANIN takayı bekle..))
İşte SAMUELİN kucağı böyle bir kucak en vatansever görünümlü MİLLİ arkadaşlarla adamı balık lokantalarında kafaya alırlar..
Sen hergün SAMUEL ağbine, SAMİ ağbi diye üç kuvullallah Allah bir Elham dua okursun,etrafada dersiniz yav üç beş kuruş için konuşanlar var..
Aslanım eliniz üç beş çay ısmarlamaya gitmez,onun bunun hakkında konuşurken üç beş kuruş diye konuşuyorsunuz..
Unutmayın GÖLGE ORDULAR içinde olmuş insanlar kimlerin nerde ne olduğunu bilir GÖLGE ORDULAR ANA KUCAĞI değil?
İşte arkadaşlar bu KENE olmuş ve devletin içine sızmış güçler STRATEJİK iç ve dış saldırılarda kontrol kuramıycağı,kişi ve gurplara içerdeki yerleştiği MİLLİ kurumlar içinden KENE gibi yapışarak çeşitli,komplo operasyonlar yaparak maddi,manevi zarar verip deşifre edip işlevsiz bırakıyorlar..

Bu işlerdende kendilerine ve kurdukları gizli yapılara RANT sağlayarak bundan maddi büyük uluslararası çıkar sağlıyorlar..
Tabi bu TOPLUMDA İTİBAR suikastçilerinin bazı üst düzey görevlileri  bu   KÜNYESİZ personelleri TARİHSEL olarak takibleri var,izliyceğiz..?
Yazımı  bugünlerde yaşadığım bir olayla bitiricem.
İki yıl evvel bir CEMAT emniyet müdürüne tweet atmıştım işallah bir gün MUHAREBE İSTİHBARATI sorgusuna düşmezsiniz diye..
Bu olaydan sonra ŞEREFSİZLERİN halini görünce yine tweet attım amma ŞOM ağızlıymışım bak görüyormusun tuttu diye.
                                     
.
Tanımadığım bir astsubay arkadaş tweetimi RT yapmış sonra cevaplamış.
O SİZİN ŞOM AĞIZLILIĞINIZDAN DEĞİL KALBİNİZİN TEMİZLİĞİNDEN.
Eyvallah yoldaş,sağolasın!!
DR:) NOW.


AFTER:)

                                      

SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN

23 Temmuz 2016 Cumartesi

CİNS BÖLÜK…

                                         

Sevgili takipçilerim,iyi pazarlar diliyorum pek keyifli değilim bu son DARBE KALKIŞMASI artık tüm keyfimi kaçırdı.
Onun için bugün sizleri eski tarihlere götürüp biraz şifreli bilgilendirmeye gidicem..!!Birazda düşündürerek keyiflendiricem..
İnsan bazen ummadığı zaman enteresan olaylarla karşılaşıyor.
Çok basit gözüksede aslında insana derinden öğretici oluyor,hayat bilgisi olarak…
Bu sene MOSKOVA da bir parkta bank üstünde oturuyorum,güvercinlere yem veriyorum her gün alışkanlık edindim parkın yabani  güvercinlerine kuru ekmekleri ufalayıp veriyorum..
Bir gün tüm yabani güvercinler etrafımda toplanmışken aniden bir CİNS bembeyaz bir güvercin geldi kondu biraz uzağımıza.
Baktım oda gelsin diye önüne yem attım,hayır hiç yemiyor ve çok enteresan sadece birkaç metre uzaktan diğer küme halindeki güvercinleri seyrediyor,onların arasına girmiyor ve belirli bir mesafede duruyor yaklaşmıyor.

İnanın on dakikaya yakın bu şekilde onları seyretti,bende içimden düşünmeye başladım acaba CİNS güvercin diğer yabani güvercinleri niye izliyor,onları izlemekle ne eline geçiyor.
                                               

Çünkü yemleri yemiyor,onlardan değil niye onların içine girmeden uzaktan izliyor..Sizce?

On dakika sonra geldiği gibi tek kanat çırpması ile yanımızdan ayrılarak uçtu gitti?))CİNS GÜVERCİN!
Konuma bu haftaki reel DERİN yaşanmışlıklara gireyim,sizlerinde aklında olsun CİNS güvercini düşünün!

Baştan şunu izah edeyim 1980 li yılların başından itibaren rahmetli babam ölmeden evvel bazı sadece benimle yürüyen bilgi ve bunla beraber bir düz yaşam ve yürüyüşe malik oldum..
Tüm kararları kendim aldım,her türlü aldığım yardım ve desteğin maddi ve manevi karşılığını verdim..
Kimseye borçlanmadım maddi,manevi VİCDANEN çok rahatım.
Onun için size sindire sindire bilgileri tarihe geçicek şekilde aktarıyorum.
Tarih 1987 yılı EYLÜL ayının ilk günleri askerlik hizmetini TSK(TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ) da yerine getirmek için ANKARA MAMAK MUHABERE OKULU(şimdiki adı MEBS) birliğime katılmak için ANKARA ya gittim.                            

Birliğimi teslim olucağım gün, daha evvel bir yazımda bahsettiğim BABALARIN BABASI lakaplı rahmetli T.G ile buluştuk sabah saatleri,biraz sohbetten sonra dedi hadi DAYI ya gidelim ,kalktık TUNALI HİLMİ caddesinin bir paralel sokağı BESTEKAR sokakta dayının ofisine gittik.(eski TUSLOG evleri,sokağın bitimi eski MGK).
Tabi ben o yıllar bilgi birkimim yüksek olsada genç ve toy yirmi iki yaşında  bir delikanlıyım....
Neyse geçtik rahmetli DAYI beyle sohbet ediyoruz çok ağır ve sakin yavaş konuşur.Konuşurkende devamlı bir yerden PİPO  ile uğraşır konuşmamız bittiğinde artık PİPO yu yakar zaten herkes kalkar gider!))
İşte o gün benim askerlik durumum  sohbetinin dışında birde MİT kurumundan sızan bir RAPORDAN bahsediliyor(1. Mit RAPORU) raporun taslak halinde sızdığı ve İSTANBUL ,ANKARA da büyük yankısı olduğu yanımda konuşuluyor.

Fakat bunun basına sızmasada eninde sonunda sızıcağının konuşması DAYI ile T.G arasında geçiyor bende dinliyorum…
İzin istedik kalktık ÇANKAYA da ünlü URFALI bir kebabçıya götürdü T.G rahmetli yemeğimide yedirdi,ordan beni taksiye bindirip helalleşip tek başıma birliğime yolladı.Hey gidi günler dün gibi!!
Mamak muhabere okulu nizamiyesinden içeri SİLÜSÜ(ASKER ALIM EVRAKI) vererek girdim..
Asker alımı yapan masalarda kendi masamı buldum,bir astsubay başçavuş arkadaş evrakımı aldı,baktı dedi BEDELLİYİ yakalamışın evet komutanım dedim..Güldü iyi dedi, iki er arkadaşa bunu CİNS bölüğe götürün oraya verdim dedi.
CİNS BÖLÜK?))
Neyse berbere gittik,traştı,mebrusat torbamı aldım hamama gittik elbiselerimi giydim çakı gibi askerim aynada hamamda kendime baktım..
Tabi şunu belirteyim özellikle takipçi arkadaşlarıma ben TSK giriş yaptığım 22 yaşında TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNİN üç kuvvet komutanlığının toplam tüm müşterek teçhizat bilgisi ve TÜRK harp doktirininin dost,düşman tanımlaması o günün şartlarında ve gerektiğince stratejik askeri sır kapsamındaki bilgi ve birikime sahiptim.Yani bir KURMAY subayda olmayan bilgi donanımı bende vardı!!
Er arkadaşlarla TELSİZ tabura yani benim bulunduğum HABER MERKEZ bölüğüne doğru takribi iki kilometre dik yokuşu tırmanmaya başladık…
Sağımızdan solumuzdan yürüyüş kolunda bölükler geçiyor etrafımızdan geçen USTA askerlerde soruyor KUŞU nereye götürüyorsunuz ER arkadaşlarda söylüyor CİNS BÖLÜĞE herkes gülüyor.
Tabi kıllandım,yav dedim niye CİNS bölük diyorlar,USTA askerler gülerek gittiğinde anlarsın diye söylediler?
Tam o anda bir MARŞ uğultusu uzaktan geliyor acayip bir ses ama,yer gök inliyor,diğer yanımızdan geçen bölüklerden farklı?))
Usta askerler bana dedi aha CİNS bölük yürüyüş kolunda bak senin bölük,içimden dedim ZEKİ yine bir FİLME geldik!))
Neyse bölüğe geldik kısa anlatayım askere gelmeden iki yıl evvelki sivilde olan hadiseli maceraları, çünkü ben asker kaçağıydım,kaçakta olmasam bedelli yapamıycaktım onun için kaçtım ve sonraki  askerdeki maceralarımı ayrıca yazıcam..
Bizim HABER MERKEZ bölüğüne CİNS demelerinin sebebi YOZGAT lı çok değerli kıdemli bir üsteğmenimiz ,yaşıyor hayatta ise ALLAH UZUN ÖMÜR versin N.D isminde aşırı disiplinli ASKERLİK mesleğine AŞIK rambo kıvamında bir komutanımız.
Kısa geçiyorum 1987-3 tertip tüm HBR MRK BL ve TLS TB  benim ALAYI ayağa kaldırdığım PAROLAYI bilir…
AMK ANKARA yamı GELDİK VİETNAMAMI  GELDİK ANNE!!)))))))))))))))))))
Neyse ilk günleri atlattık işte o yıllar şunu belirteyim arkadaşlar çok gizli yaşıyorum yalnız ben ve aklım var.Profosyonel istihbartçılar bilir HEDEFE TEK gidiyorum..
UZUN İNCE UZUN STRATEJİK BİR YOLDAYIM..))
Askerliğmizin ilk günlerinde bölük silah deposuna indik içeri girdik tüfek zimmetliyecekler bir adet M1-A1 ABD yapımı piyade tüfeği zimmetlediler 5 milyonlu seri numaralı.
Depoya bir göz attım bir bölüğü donatacak G1-A1 NASİONEL FABRİQUE BELGIUM tüfeklikte duruyor.ZEKİ BİNGO doğru tarihi yerdeyiz.
                                

Cemat sahte operasyon yaptığında benden tutanaklarla aldıkları RUHSATSIZ tabancada aynı BELÇİKA devlet silah fabrikasının üretimi,G1-A1 piyade tüfekleri ile aynı tarihi dönemin bize mal oluşu babama....
Kıbrıs BARIŞ HAREKATINA katılan 28 tümene bağlı bir birliğiz.28. tümen ve 39. tümen KIBRIS BARIŞ HAREKATINA katılan ana unsur birliklerdir,onun için bizim birliğimiz, biraz daha özellikle o yıllarda MİLLİ hassasiyeti fazla birliklerimizdendir.
                                

Eski emniyetçiler bilir 1978 sıkıyönetim kararları alınmaya başladıktan sonra TÜRK emniyet teşkilatı silah bakımından çok zayıf olduğu için 28.tümen depolarından yurt sathındaki tüm karakollara birer adet G1-A1 piyade tüfeği ve genelde küçük karakolara ikişer adette STEN marka 45 cal makinalı tabanca zimmetlenmiştir..
Yerel unsurumuz karakollarımızın mukavemet ve ateş gücü artsın diye ANARŞİSTLERE karşı!!))
                                     

Neyse o arada 3. Takım komutanımız  MUHABERE ASTSUBAY ÇAVUŞ F.G isimli komutanımız benden iki yaş küçük aslen KIRIKKALELİ onla yakın arkadaş oldum..
Okumayı çok seven bilgili,tam bir Anadolu kültürü ve güzel terbiyesi almış kibar bir arkadaş..
Kendisi yüksek okul okumak ve İngilizce öğrenmek istiyor..
Bende OXSFORT yayınlarının İngilizce öğrenim kitapları tam takım var evde, ARTUR,MARY hikeyeleri.
                                         

Onun için hemen istedim istanbuldan yolladılar..O arada F.. bana söylüyor aşağı taburda devrem HAKAN FİDAN diye arkadaşım var  bak  kendisi yüksek okul okumaya başladı,çokta başarılı parlak bir insan diye bahsediyor devamlı..

Hiç tanışmadık fakat o yıllarda FETTULLAH GÜLEN cematinden astsubayların yeni yeni muhabere okulunda köklendikleri konuşuluyor ama hiç açık veren bir durum gözükmüyor özellikle MUHABERE okulu çok elit bir birlik olduğu için, bünyesindede enteresan hadiseler var görev yapanlar bile içindeki  fazlaca  konuları bilmez..
                                 

O aralar küçük bir rahatsızlıktan dolayı 15 gün revire çıktım istirahatteyim,Diyarbakırlı beraber istihrahatte koğuşu paylaştığımız R. KAPLAN isimli bir arkadaş var elinde gazetelerle geldi sabah kahvaltısı yapıyoruz,HÜRRİYET gazetesini bir aldım elime baş sayfa yarım sayın MEHMET EYMÜR bey sayın ATİLLA AYTEK ve DEMİR kod adlı rahmetlik TİMUR HANOĞLU (ölene kadar görüştük) konu yeni çıkan pasaportların sahtesi olmaz deniyormuş,DEMİR kod adlı TİMUR HANOĞLU MİT ajanı sahte evrak ve pasaport uzmanı emniyet genel müdürlüğü kaçakçılık istihbarat dairesinde tüm yetkililerin önünde yeni pasaportu tahrip edip sahte pasaport haline getirmiş.
                                       

Sayın EYMÜR ve hepsinin resimleri..
Sanırım 1987 ekim sonu ,içimden dedim adım adım ortalık kaynıyor,taraflar savaşıyor..!
Bu arada bir gün bölüğün üçüncü katıda boş olarak duran 4 adet bölük yatakhanesi temizliği esnasında  orayı temizleyen asker arkadaşlar beni çağırdı acele.Bir gittim ne var dedim, bir ranzanın şiltesinin altından 40 adet FOTO FİLM MERKEZİNDE çekilmiş askerlik künye tahtalı fotografım..
Arkadaş ZEKİ dedi temizlik yaparken buradan çıktı,bende renk gitti.
Çünkü sakıncalı er durumundan tabur İKK(İSTİHBARATA KARŞI KOYMA) takıp resimleri istihbarat personeline dağıtacak olsalar,boş duran bölük yatakhanesinden çıkmaz,bu İLLEGAL bir hadise ileriye dönük..
Hemen bölük komutanımıza gittim ER arkadaşla ve resimlerle,komutana izah ettim ortalık ayağa kalktı FOTO FİLM MERKEZİ ve personeli bizde hepsi sorgulandı ama bir şey çıkmadı.
Bu beni o dönemde ürküttü şimdi tahmin edebiliyorum
O aylardan sonra ARALIK 1987 yılının başında terhis kağıdını aldım 10  günlük iznimde MSB hesabına bedel ücretini ödeyerek tekrar ANKARA ya dönüp birliğimden teskeremi aldım..
Eğer bedel ücretini ödemesem usta birliğim şu olucaktı, GENELKURMAY BAŞKANLIĞI BİLGİSAYAR BİLGİ İŞLEM MERKEZİ ANKARA, adresindeki birliğime teslim olmak durumundayım..
Ne tesadüf bunuda birkaç yıl oldu, yeni öğrendim aynı yıl sayın DR HAKAN FİDAN beyde aynı birime atanmış o sene!
Teskereden sonra hayat devam ediyor İSTANBULDA takılıyorum işte o anda AYDINLIK gazetesinde 1.MİT raporu patlak verdi ortalık bir birine girdi ayrı ayrı görüştüğüm üç büyüğüm var ikisi rahmetli bunlar devamlı sayın EYMÜR ve HİRAM beyle görüşüyorlar bende geri planda takılıyorum..
O arada merhum HİRAM beyin oğlunun düğününde ANKARADAN rahmetlik T.G geldi burada tabi bir kalabalıklaşmamız oldu o dönem Ş.G hanım(Kenan paşanın kızı) ve rahmetlik T.G gelin ve damat tarafı olarak HARBİYE ORDU evinden gün alındı,düğün hazırlıkları yapılıyor fakat 1. MİT raporunun kaynaşması büyük gürültüler koparıyor tabi DERİN DEVLETİN  yer altı kaynaklarında konuşmalar ve sürtüşmeler devam ediyor,bende en küçük ÇÖMEZ olarak aralarda bir yerde olaylara şahit olup izliyorum.
Meşhur düğün günü geldiğinde tüm büyüklerim düğüne katıldılar,hatta ertesi sabahı kendilerinden dinledim kamuoyuna yansıdığı gibi düğün esnasında sayın MEHMET AĞAR sayın MEHMET EYMÜR beyin masaya geliyor ve o malum münakaşa çıkıyor sayın MEHMET EYMÜR sayın AĞARA çok ağar konuşmalar yapıyor..
Yazarken gülüyorum o günleri ve sıcaklığını unutmak mümkün değil,bazen aklım almıyor o kadar AKSİYONU nasıl yaşıyormuşuz diye,anlam veremiyorum..
Tabi o dönemde sayın EYMÜR ve ŞEHİT HİRAM ABAS emekliliklerini istedi ve kurumdan ayrıldılar..


Sayın EYMÜR ANKARADA FARABİ sokakta bir ofis açtı ordan götürüyor işlerini bende ANKARA ya indiğimde yine BESTEKAR sokaktayım ama bu üç büyüğüm devamlı sayın EYMÜR ile irtibattalar banada bilgi veriyorlar..
O dönemde bir BABADAN yakınım var FARABİ sokağın başında ofisi var oraya gidiyorum onunda kızkardeşi TEŞKİLATTA üst düzeyde görevli..
Bunların KANLI CANLI devamı var,gerektikçe yazarız ölçüsü doğrultusunda kitaplara yansımamış.
Ama şunu bilin birileri herkesi takip edip izlemiş hatta ve hatta benim gibi 1980 yılının başlarından itibaren HEDEFE TEK GİDEN bir insanı bile izlemişler,belkide bugün ülkemizin çektiği sıkıntı, bizler gibi DERİN oluşumların fazlaca fark ettirilmeden izlenmesi..
Acaba bu kadar geçen uzun yıllardan sonra tekrardan sayın DR HAKAN FİDAN beyle tesadüfün iğne deliğinden geçicek mekanizmalarda karşılaşmışmıyızdır?
O arada unutmayayım terhis olduktan sonra ASTSUBAY ÇAVUŞ F.G ve ASTSUBAY ÇAVUŞ M.D bana geldiler KIRKLARELİ PINARHİSAR muhabere taburuna tayinleri çıkmış hatta yemek yerken MKE(MAKİNA KİMYA ENDİSTÜRÜSÜ) çalışan ALMAN hükümetinin atadığı bir mühendis dostumda üstüne geldi(ALMAN VATANDAŞI) hep beraber bir öğlen yemeği yedik.Bir dahada hiç görüşmek nasip olmadı!
Sokakta ALMAN LEOPART-2 tankları ile MİLLETE ateş edildiğini görünce delirdim.

Pezevengler bu MİLLETİN parası ile 90 mm topu olan M-48 model AMERİKAN benzinli tankını zor zamanda ne gizlilik içinde reorganize edip yeni TANK haline getireceğimiz çalışmalarından yol alıp, sizlerin altına son model o tankları verdik,  bu MİLLETİN anlının teri,parası ile kavatlar bu MİLLETE tank ile ateş ettiniz,bu hiç olmadı?
Sayın CUMHURBAŞKANIMIZ dindar ve inançlı bir BAŞKOMUTAN olarak anlattıklarımı çok iyi analiz yapsın isterim,TARİHİ birikimin üstüne ALLAHA ŞÜKÜR sadece kendi yaratıcılığımız ve cesaret,bilgi,beceri ile kattığımız çalışmaların, son yirmi yılda GENETİK KODLAMASI maalesef zavallılık olan sadece arkadan kalleşçe vurarak bir şeyleri elde etmeyi kendine meslek etmiş KOZMİK bazı kurumlarımızın üst yetkililerinin zamanında işlediği  günahları , yanlış bilgilendirme ile başka devlet yöneticilerinide bu kötülüklere ORTAK etmeleridir..
                                  

Bu başarısız darbe girişiminden sonra herkes inanmalıki TAKTİRİ İLAHİNİN tarafgarlığı yoktur,muhakkak eninde sonunda herkes hak ettiği cezayı kanunlar önünde bulmasa ALLAHIN huzurunda bulucaktır…

                                     


HERKES KENDİ KOŞUMLARINI ve KENDİ KILICINI TAŞIMAK MECBURİYETİNDEDİR!!


Arkadaşlar bu haftalık bu kadar,hepinize mutlu pazarlar..
DR:)One timberland,
                    

A few pieces linen pants,
A few pieces of colored linen shirt,
I bought them,and I am going.!!)
                                 


Mr METİN ERSOY ,he says,if I had whit me on the ship))
                                      

                           

Life is short,let’s go!))
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN