18 Haziran 2016 Cumartesi

HAİN KÖPEK TOPSİ!

                                      

Sevgili takipçilerim,hepinize iyi bir Pazar günü dilerim umarım rahat,huzurlu,sağlıklı ve sıkıntısız ferah bir RAMAZAN AYI geçiriyorsunuz.ALLAH oruçlarınızı kabul etsin bol muhabbetli iftar sofraları,sahur sofraları nasip etsin,ALLAH MUHABBETİ bol sahur geceleri geçirmenizi sağlasın..
Bu ramazan ayımızda biliyorsunuz hayvanlar alemi ile ve anılarımızla başladık,hem öyle devam etsin hemde yazının sonunda önemli bazı siyasi,sosyal  mesajlar vericem….!!
Sevgili arkadaşlarım yıl 1973 yeni bir bisikletim var KIRMIZI GOLDEN marka babamla SABRİ ACARSOY müessesinden gittik aldık.
Benim için en büyük ulaşım aracı çocuğuz fakat ben biraz farklı YARAMAZ çocuktum,etraftada herkes söylerdi.
O zamanlar daha evvel bahsettiğim rahmete kavuşmuş CAMCI MUSA ağbimle bir  güvercin yuvası kurduk onların evlerinin tarafında yine rahmetli ilerde anılarımızı anlatacağım AYHAN kardeşimin bahçe garajının damında,birde yine arkadaşımız kendisi bildiğim hayatta SIÇAN kod adlı İLHAN kardeşim işte oda yuvaya gidiyor geliyor tam filimiz bu isimlerin hepsi gerçek yaşlarıda benden dört ile beş yaş büyük.
                              

O aralar MUSA daha camcı değil kafasına göre takılıyor,ağzında ya birinci sigarası ya bafra,boriton  bir sesi var  arada gülsede A…k  kızsada A…K.))
Benden dört yaş büyük ama o dördüncü sınıfa gidiyor ben üçe gidiyorum anlıyacağınız çift dikiş okuyor…

Sempte herkes takılıyor beraber KUŞ kümeslerini dolaşıyoruz mahalle mahalle,alışveriş ediyoruz hayatımız bizim doğa ile deniz ile geçti,neler neler,takılanlar diyor ZEKİ badigardını almışın yanına hadi iyisin..!!
O aralar bende topladığım pulları çok zengin bir arkadaşım var ağbi kardeş İLHAN ile DEDE BURHAN onlara yüksek rakama satıyorum,çok güzel para topluyorum cepte devamlı elli, yüz tl var..
DEDE BURHAN hala yolda gördüğünde beni, ulan ne kazıklayıp paramızı aldın diye söylenir durur….
Sabah çıkıyorum bisikletle
evden yuvaya gidiyorum bakıyorum MUSA ağzında cıgarası kuşları salıyor yemliyor uçuruyor.
Yolun tam köşe çamlık  orman tarafındada bir devlet kurumumuzun emeklileri için yaptırdığı apartman var.
En alt dairesine bir İtalyan karı koca çift yerleşti italyadan gelip, birde benden beş yaş büyük kızları var güzel bir kız.
                       

Kız plajada geliyor,ordada görüyorum kısa zamanda çevrede yaptı..
Evin çok güzel çiçeklerle donanmış bir balkonu var aile yemeklerini devamlı orda yiyor,birde küçük bir köpekleri var adı TOPSİ!
HAİN TOPSİ!))

Bu TOPSİ gelene geçene herkese havlıyor,tam nalet bir köpek ne olsa havlıyor RUHU pis bir köpek!!!
Bir gün parayı buldum,cepte tam 105 tl param var sabahtan erkenden bisiklete bindim MUSA nın yanına geldim kuş yuvasına..
Dedim MUSA 105 tl var kuş alalım bir çift MARDİN paçalı yuvaya, zenginleşsin kümesimiz…

Okey dedi,yürü ZEYTİNBURNUNA gidelim POLİSİN kümese yürüye,yürüye tren istasyonuna geldik ordan arka perondan istasyona giriş yaptık.
Biz çocukluğumuzda trene para vermezdik,trene para verene keriz derler o yıllarda,kaçak bineriz!!)
Trenle ZEYTİNBURNUNA geldik o yıllarda ilçe tamamen gecekondu muhiti,çok kötü ve sağlıksız yaşam koşulları var.İki yıl evvel büyük kolera salgınında bir çok kimse hayatını kaybetti,bazı mahalleler karantinaya alındı.
Polisin yuvası hemen tren istasyonun sırasında dört katlı derme çatma kötü bir apartmanın en üst katı,apartman diyorum şimdiki gibi bir apartman anlamayın derme çatma bir şey..
Polis diyoruz hep emniyet teşkilatımızdan emekli olmuş kendini kuşlara vermiş bir ağbi iyi bir insan,çok kuşu var.
Yuvaya bakınıyoruz bir çift paçalı mardin beğendik 150 tl istedi dedik 100 tl var başka yok,hadi verin alın dedi,eyvallah dedik aldık.
Birde yuvada cılız bir kuş var yani para etmez fazla,ağbi bu kaç tl dedik o size yaramaz dedi.
Niye dedik DÖNEK o dedi benim yuvaya alışık onla sahipsiz kuşları çekiyorum dedi.

Musa ile ikimiz ya bırak bu işleri ağbi dedik verde alalım dönsün.
Güldü,bak cepte 5 tl var vereyim nasılsa dönücek ver sen bize kuşu bak bakalım dönücekmi,gülüyor döner diyor.
Israr ettik alın dedi verdik 5 tl aldık koyduk kese kağıdına yola çıktık.
Musa ile birbirimize diyoruz POLİSİ iyi kerizledik dönermiş aramızda gülüyoruz.))
Musa diyor ben onu yuvaya iki ay kitleyim kuşlarla bak dönüyormu!!
Geldik,sempte o günlerde ailemde biraz sıkıntılar var doktorlara gidiliyor,rahmetli babamda bize çok aşırı düşkün bir babaydı,yani kaşımızın üstünde sinek olsa ortalığı dağatır,akraba komşu falan dinlemezdi.
Yuvaya döndük kuşları yuvaya yerleştirdik kanatlarını BANTLAYIP, akşam üstüne doğru bisiklete bindim eve dönücem ÇAMLIK önünden giderken bisikletle arkamdan HAİN KÖPEK TOPSİ havlayarak koşmaya başladı ben kaçmaya başladım fakat en sonunda şort giydiğim için TOPSİ bacağımdan kaptı beni  süratle giden bisikletten düşürdü.
Çevreden yetişenler TOPSİYİ kovaladılar ama beni sağlam ısırdı,düştüğüm içinde sağımda solumda yaralar bereler ve kanayan yerler vardı.
Beni sakinleştirdiler ayağa kaldırdılar ama ben nakavt bisikleti alıp yürüyerek ve ağlayarak eve gittim.
Evdede kimse yok,bahçede beklemeye başladım etraf soruyor ne oldu HAİN TOPSİ ısırdı diyorum.VATAN HAİNİ!!
Babam,annem,kardeşim bir geldi BABAM beni bir gördü kafayı yedi,ne oldu oğlum  böyle..
Hemen beni dispansere onlar demiş kuduz hastanesine gidicek SULTANAHMETE biz yaralarını,berelerini pansuman yapalım.
O arada babam KARAKOLA gidip aileyi karakola çektirmiş ve ağar kelimeler kullanmış.

Polis arkadaşlar köpeğide alalım oda yedekleme kuduz hastanesine gidecek hadise orda büyümüş..
Neyse orda çok ricalar olmuş köpeğin tüm aşı karneleri tek,tek beyan edilince köpekten vazgeçmişler,yalnız karakol bir daha köpeğin salınık tutulmaması için garanti istemişler ailede söz vermiş.
Ertesi günü beni sabahtan SULTANAHMET LOUİS PASTÖR kuduz hastanesine götürdüler karnımdan iğne vurdular yapılan tetkiklerde köpeğin tüm aşıları tam olduğu için bana üç kere kuduz aşısı vurmaları yeterliymiş,üç aşı ile işi yırttık yoksa 21 aşı yanmıştık.
                      

Tabi bu aile birkaç defa çok nazik ve kibar şekilde bizi ziyaret ettiler ve o ziyaretlerde pasta,çukulata gibi mataryeller hediye getirdiler.
İşin gırgırı yine böyle bir mevzudan dolayı babam teyzemle küs görüşmüyoruz,çünkü teyzem bir kere araba ile üstümden geçti araba kullanmayı öğrenirken,ikincisi anlatmayayım sonraya bırakayım olan olayı kan gövdeyi götürdü,İLK yardım hastanesindeki polis memuru ve acilin doktoru bile dayak yedi..!!))
Bu ailede o aralar teyzemle meğerse ahbab olmuşlar teyzem konuyu duyunca bu aileden aman beni unutun bu sefer OSMAN beni öldürür demiş))!!

Bu olay kapandı arada KIBRIS BARIŞ HAREKATI geçekleşti ,günler devam ediyor bizde aynı şekilde yaşantımıza devam ediyoruz.
Yıl sanırım 1975 sonu 1976 başları gibiydi MİT arşivlerinde ve düzenlenen belgelerden meydana çıkar.
Bu İTALYAN ailenin reisi sanırım kuzey italya bölgesindendiler bunlar germen(ALMAN ) kökene yakındırlar İPSALA hudut bölgesinde hudut yasak alanında bazı önemli bölgeleri resimleyip kroki çizerken MİT yetkililerince yakalanıp gözaltına alınmış.
Yapılan sorgusunda KİP (YUNAN İSTİHBARAT TEŞKİLATI) için bölgede ajanlık faliyeti yaptığını itiraf etmiş ve neticesinde tutuklanarak cezaevine konmuş.

Tabi o yıllarda hadiseler böyle yayılmıyor ama evin hanımı ve kızı hemen evi tasviye ederek TÜRKİYE den ayrıldılar.
Babam dedi senin adamlar casus çıktı,teyzem sonra bizimle barıştıktan sonra bu insanlar için çok üzüldüğünü söyledi,fakat sonra duyduğum gözaltına alınan evin beyinin cezaevinde kalp kırizinden vefat ettiği.
Toprağı bol olsun,TANRI GÜNAHLARINI affetsin!
Tabi bu konuyu anlatırken  unutmadan polis  arkadaştan aldığımız kuşun akıbetini anlatayım.
İki ay sonra kümesten kuşu diğer kuşlarla çıkarttık,kanatlarından bantları söktük ve diğer kümesin kuşlar ile saldık.
Bizim polisin kuşu bir güzel bizim yuvanın kuşları ile döndü uçtu ve en sonunda tüm kuşlarla beraber karşı apartmanın damına konup biriktiler.
Biz MUSA ile gülüyoruz yok kuş dönermiş a… a….. bizim eğittiğimiz kuş dönermi biz bu işin mucitiyiz diye kendi aramızda eğleniyoruz.
Musa keyiflendi bir cigara yaktı,yaktı ama o esnada POLİSİN kuş aniden havalandı ve yukarı göğe doğru yükselmeye başladı bir anda suratımız kireç gibi oldu,yükseldikçe yükseliyor en sonunda gözle görülmez oldu..
Musa sigarayı elinden fırlattı a….. dedi döndü ZEKİ gitti dedi.Yarın gidicez POLİSE dedi.
Tamam dedim,ertesi günü trene yine binip ZEYTİNBURNUNA gittik.
Polis kapıda güldü çocuklar bende siz ne zaman gelirsiniz diye bekliyordum,yengenizde size çay koydu,PÜSKEVİT hazırladı..
                                 

Dama bir çıktık DÖNEK aynen polis amcamın kümeste yemleniyor.
Gülüyor polis amca aşşağı indik çay ile püskevitlerimizi yerken kitabın arasından benim 5 tl çıkardı al bakalım bunu dedi…
Almam dedim ticaret yaptık döndü para senin ağbi,olmaz al ben zaten sana iade edilmek üzere aklımda kurmuş almıştım değil iki ay bir sene bekletseniz o kuş yine bana dönerdi.
Al paranı dedi aldım,koydum cebime.
İşte arkadaşlar eskiden böyle insanlık,böyle ahlak,terbiye vardı.
Biz çocukluğumuzda yetişirken bulunduğumuz yerde kim zengin,kim fakir bakmaksızın sadece arkadaşlığa dönük yetiştik…
Onun için uzun yıllardır bu AHLAK erezyonuna uğramış toplumda yaşarken sıkıntı duyuyorum.
Herkes bir birinin maddiatında kimde ne var,ne yok arabası ne marka evi nasıl kaç para kazanır bunları insanların baz alarak yaşaması utanç verici geliyor bana..
İngilizlerin çok önemsenecek ve dikkat edip tatbik edilecek yanları vardır,ben bu konuda onları beğenirim..
Derki ARİSTOKRAT İNGİLİZ hata yapmışsan özür dile,ama bir konuda SULH olmak istiyorsan hatasızda olsan eğer büyük ortak çıkarlar varsa altan al karşı tarafı isteği ile memnun et ÇIKARLARINI koru sonra stratejik olarak zaman içinde elin kuvvetlenicek yine aynı güçlü noktaya geliceksin,sonra o senden ÖZÜR DİLER başka diğer konularda!!
                                     

RUSYA,TÜRKİYE dostluğunun yeniden tesis edilmesi dünya tarihinde şimdiye kadar olmamış şekilde bugünlerde önemli.
Artık bulunduğumuz corafyada bu dostluk tekrar güçlü şekilde tesis olursa bölge ona göre dizayn edilecek  RUSYA ve TÜRKİYE bu dostluktan müthiş karlı çıkıcak..
Atlantikten Çin seddine kadar  çok önemli gelişmeler tesis olucak bu sayede.

Bazı çok sevdiğim çayı demli içen kardeşlerim bu dostluğa tekrar dikkat çekerek şunu söylüyorlar,aman provokasyonlara dikkat edelim yine bir RUS uçağı düşürüp gelişecek ilişkileri sabote etmesinler.
Şimdi deminki konuya gelicem RACON dediğimiz zaman çay içen rakı içen arkadaşlar ,komşular arkalarını döndülermi birbirlerine ihanet ettilermi,kötülük yaptılarmı ev bastırıp haraç aldılarmı,dostunu yakınlarını muhbir olarak kullanıp komplo hazırlayıp ŞANTAJ,MONTAJ gibi  işlerle uğraştımı, ne olur delikanlılık RACONUNA uymaz değilmi.
Devletler arasındada bir RACON denen hadise var,bir kere  provokasyon olduğu DOSTLUĞU zedelemek iki ülkeyi hasım haline getirmek için hadiseler  organize edildiği anlaşıldığında, muhattaplar hemen içlerini düzenleyip dizayn eder bu tip uygunsuz yapıları,oluşumları,teşekkülleri bulur tasviye eder yeniden barışın tesisi için bir YOL HARİTASI çizilir.

Devletler bir ikinci hata yapmaz,böyle bir şey olursa bunu karşı muhattap devlet HATA olarak algılamaz!!!
2013 yılının eylül ayından itibaren bu blogta yazdığım yazıları çok arkası arkası okursanız geçmişi ve olabilecek tüm provakasyonları  RUS,TÜRK dostluğunun stratejik önemini TARİHE not düşerek ve olayları önceden yazarak kayıt altına almış oldum.
Arkadaşlar hepinize tekrar mutlu bir Pazar günü geçirmeniz dileği ile hayırlı,bereketli bir iftar saati gelmesini temenni ediyorum!!
DR:)


SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN.










Hiç yorum yok:

Yorum Gönder