11 Haziran 2016 Cumartesi

DERİN DEVLET te HAYVANLAR ALEMİ…

                         

Sevgili takipçilerim bu mübarek ramazan ayımızın ilk Pazar gününde hepinizin ramazan ayını kutlar hayırlı bir Pazar günü geçirmenizi dilerim.
Arkadaşlarım biliyorsunuz geçen hafta söyledim ramazan ayımız dolayısı ile Pazar günleri yazdığım MARJİNAL yazıları içinde AŞK,MEŞK,GECE HAYATI,ALKOL olan konuları mübarek ramazan ayında yazamıyacağımız için değişik konulardan, hayvanlar aleminde geçen hadiselerden anlatayım bu ayda dedim.
                           

Tabi bu konuda biraz şanslıyım rahmetli peder bey 1950 li yılların başında TARIM BAKANLIĞINA bağlı çalıştığı için bakanlığa bağlı bir çok kuruluş gibi devlet üretme çiftliklerindede bulunmuş geniş çevresi var ayrılsada arkadaşları devam ettiği için ilişkileri ölene kadar gitti.
                              

İlk komik bir anımla başlayayım,ben çocukken bu TEKSAS,TOMMİKS kitaplarını çok okur kendimi kovboy gibi hayal ederdim.
                                

Bulunduğumuz köyde yazın faytonlar olur bu faytonlar kış geldimi çekilir çalışmaz.
                                 

Faytonların sahipleri soğuk kış ortasında toplu halde AT ları salarlarki, hayvanlar kendi kendine meralarda,boş arazilerde bedava otlasın yem masrafından kurtulsunlar.
                               

Tabi bu kovboy filmlerini seyrediyorum orda kovboylar at yakalayıp evcilleştirip o AT lara biniyorlar.
                              

TOMMİKS ne yapar kement yapar at yakalar,bende aynen onu yapıyordum tam bu zamanlarda kement yaptığım iple bir AT yakalıyor onu getiriyorum 
                                                 

apartmanın arka bahçesine, apartman hizmetlisi kulağı çınlasın ALLAH uzun ömür versin KASTAMONU ilimizden  AZDAVAYLI HÜSEYİN ağbiyi çağırıyorum,gelir ZEKİ yinemi AT getirdin derdi gülerek!!
                        

Hüseyin ağbiden rica ederim bir yular yapar AT a çıplak olarak eğersiz binerim işte komşular hatırımıza bir kaç gün idare ederler o arada hüseyin ağbide AT ın gübresini toplar daha sonra onları güllerin altında kullanırdı,işte bende mahallenin delisi AT üstünde dolaşırım!))
                                      

Bir dönem rahmetli babam babaannemle görüşmedi ,kızgın tabi kadıncağız benide göremiyor bir teyzem var onlada aynı mahallede oturuyoruz kendisi babaannemi ziyaret ediyor o zamanlar yine böyle bir ziyaret günü babaannem teyzeme soruyor AK evladım torunum nasıl hasret kaldım göremiyorum demiş!
Teyzem merak etme MELEK anne zehir gibi AT hırsızı oldu çok iyi diye bahis etmiş.!
Tabi eski kadın AT hırsızı kelimesini duyunca yüreği sıkışmış fenalaşmış ne diyorsun evladım demiş ne hırsızı ne AT ı.
Tabi TATLI teyzem işin boyutunu farkedince gülerek konuyu basit izah etmiş şaka yollu anlatarak.
Neyse BABUŞKAM rahatlamış başlamış gülmeye,eğlenmeye ALLAH RAHMET EYLESİN…!

Yani OSMANLI döneminde ve o yıllarda tüm dünyada en büyük şuçlardan biri AT hırsızlığı,neden insanların tek ulaşımı dağda,bayırda,çölde,şehirde tek giden canlı vasıta.

Suçu ne TÜM DÜNYADA İDAM!Kovboy filmlerinde hep verir,OSMANLI devleti dönemindede öyleymiş?!

Gelelim eski günlere tabi pederin ANKARA da ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİNDE arkadaşları var,bir tane rahmetlik oldu ağbimiz vardı, NEDİM ağbi haza CUMHURİYET beyefendisi,her geldiğinde ben o zaman çocuğum ORMAN ÇİFTLİĞİNİN BALI,SÜTÜ,TEREYAĞINI getirir ARSLAN a iyi bakın diye…

Ankaraya gittiğimizde bizde kendisini ziyarete gideriz,HAYVANAT BAHÇESİNİN içinden yani kafeslerin yanında bakıcılarla dolaşırız hatta büyük bir fil vardı o zaman yıl 1969 veya 1970 kapalı alanda tutuyorlardı onun yanına götürmüşlerdi adını hatırlayamıyorum kocaman bir şeydi!!
Yine İZMİR KÜLTÜR PARK HAYVANAT bahçeside hakeza pederin arkadaşları ile dolaştığımız eğlendiğimiz bir mekandı.
İstanbuldada HALKALI ilçemizde ZİRAAT MESLEK OKULU vardı o yıllarda oralar dağ bayır boştu uygulamalı eğitim alanıydı güzel piknik alanı vardı,orda gider ailece piknik yapardık.
                     

O yıllarda özel sektör olarak TÜRKİYE NİN ilk modern tavukçuluk tesisi HALKALI GÜNEŞLİDE KOÇMAN ÇİFTİLİĞİ rahmetli SITKI KOÇMAN ve ailesinin bir günde ZİRAAT yetkilileri ile denetleme varken o çiftliği gezmiştik!!

Yıl 1981 o dönemde  kız kardeşim bir köpek istiyor rahmetli babamla Gülhanedeki hayvanat bahçesine gidiyorlar orda bir çift SİBİRYA KURT köpeği besleniyor halka seyir amaçlı,tesadüf dişisi hamile babam demiş bir yavru alabilirmiyim OSMAN ağbi iyi bir bağış yaparsan olur nadir tür çok zahmeti çekildi.
Doğum yaptı 30 günlükken erkek bir tanesini resmi bağış makbuzu ile verilmek üzere teslim ettiler.
O zaman SSCB zamanı TÜRK insanı bilmiyor bu köpekleri, gelmemiş bu cins o yıllarda hiç yok, herkes yabancı hayvana daha dört beş aylıkken, diyorlar TİLKİMİ,KURTMU anlatıyoruz SİBİRYA KURT köpeği(SİBRİAN HUSKY) şaşırıyorlar.

Güzel bir yeri ve harika bakımı olsada özellikle hayvan yaz aylarında bunalıyor ,deniz kenarına gittiğimizde kendiliğinden suya atlayıp uzun zaman suda kalıp serinlemeye çalışıyor.
1990 dan sonra SSCB yıkılması ile bu köpekler tüm dünyaya yayıldı artık her türü heryerde var!!


Rahmetli babamın ağır rahatsızlığı esnasında garip şekilde ulumaya başlayınca yakınlarımız bu iyiye delalet değil deyince yakın bir işadamı dostumuza hediye ettik yuvası ile birlikte.
                          

Hayvan deyip geçmeyin,bazen o işadamın evinin önünden geçerken arabanın klaksonuna bastığımızda hemen demirlere atlar bizim geçtiğimizi anlar havlardı?))
Yıl 1992 yeni taşındığımız apartmanda komşularla konuştuk,bahçeye bir köpek alalım hırsızlık çok oluyor araba garajını beklesin kulağımızda bu konu.
Tam o aralar bir tane tip  elinde ipe bağlanmış iki yavru köpek istanbulda RUS konsolosluğunun önünde bekliyor polis gidip geliyor kapıda,kapı görevlileri gidip geliyor yanımdaki arkadaşa dedim gidin bakın ne derdi varmış!
Ali diye arkadaş gitti geldi ağbi içerde BAŞKONSOLOS bundan iki kangal yavrusu almış o zaman hala SSCB dönemi devam ediyor konsolos AZARBAYCAN kökenli V.S isminde bir kişi eğer eline geçerse bana iki tane daha getir demiş fakat tesadüf o anda tatile çıkmış onun için köpekleri satan SİVAS KANGAL lı arkadaş kapıda kalmış…
Al o zaman getir dedim,aldılar geldi, dayı bana bir tane lazım verirmisin veririm ağbi dedi birini beğendik parasını taktim ettik aldık.
Getirdim eve yavru daha 45 günlük veteriner bakımları üç ay sonra kulakları kesildi,yeni bir büyükçene kulübe satın aldık apartmanca garaj bölümüne koyduk artık beklemedeyiz.
Altı ay evin içinde besledim,altı ayın sonunda evin içinde dolaşırken kaplan dolaşıyor zannediyorduk.
Altı ay sonra bahçe nöbetine geçti,bir yıl sonra ayaklarını duvara dayadığında kafası bir ev kapısının en üstü hizasına geliyordu…
                             

Bir gün MAZOT akaryakıt ikmali için tanker gelmiş,depoya ikmal yaparken KANGAL salınmış vaziyette annem sormuş evladım köpek serbest korkarsan bağlayayım.Yok teyze bizde ne köpekler var dedikten beş dakika sonra KANGAL arkasından gelmiş ikmali yapan elinde hortum  olan vatandaşın, arkadan iki bacağını tanker şoförünün omuzlarına kafasınıda şöförün kafası hizasına getirip HIRLAMAYA başlayınca şöför baygınlık geçiriyor annem gelmiş boynundan tasmadan tutmuş almış!))
Hakiki KANGAL köpekleri kadar akıllı ve özgürlüğüne düşkün hiçbir köpek türü görmedim,bildiğin tüm TÜRK adetlerini bilen bir hayvan eğitimide kendinden fazlaca bir şey vermeye gerek yok o zaten tür olarak ALLAHTAN eğitimli..
Yine bir yaz gecesi yan apartman kot farkından yedi sekiz metre bahçesi aşşağımızda,orda komşular yaz gecelerinde hanımlar sohbet ediyor beyler oyun oynuyor mesire yeri gibi.
O apartmanda o dönemde AZARBAYCAN DIŞ İŞLERİ BAKANI sayın HASAN HASANOV beyin damadı ve kızı oturuyor.
Bir yaz akşamı saat 22.00 suları bir telaş herkes bir küçük çocuğu arıyor çocuk bulunmuyor.
Çocuk sayın HASANOV un torunu küçük dört beş yaşlarında o zaman bir saat geçti bulunmayınca emniyet haberdar edildi heryerde çocuk aranıyor ailede tabi VİP, şüpheler artıyor birkaç saat geçti fakat bizim KANGAL kafasını onların bahçede kuytu bir yer var ordada masa üstündede HALILAR var oraya doğru devamlı havlıyor zincirlede bağlı ama iki bacağını demirlere koymuş orayı işaret ederek havlıyor,aklımıza geldi söyledik komşuya bir gittiler masanın üstündeki halıları kaldırınca bir baktılarki çocuk oraya girmiş büzülmüş uyuyor.))
Mahalleyi bir NEŞE aldı,herkes nasıl sevindi tabi bizim KANGAL kahraman oldu.

Komşu söylemesi ayıp ertesi günü piliç çevirme evinden bizim KANGALA tam bir  bütün kızarmış piliç getirmiş verdi mükafat,verdide sonra biz iki üç gün bizim paparayı yediremedik beğenmedi!))
Maalesef dört yaşındayken AKCİĞER KANSERİNE yakalanan köpeğimizi ötanazi ile veterinerlik fakültesinde uyutmak zorunda kaldık.
O günü hiç unutmuyorum gözümden yaşlar geldi uyuttuktan sonra ofise geldim öğlen iki gibi rakıyı koydum önüme içiyorum çok yakın bir RUS yoldaşım geldi,dedi ZEKİ hayırdır neyin var dedim köpeğim öldü,baktı çok üzgünüm sana bir tane KAFKAS ÇOBAN köpeği getirteyim dedi,dedim sağol yoldaş bir daha köpek almıycam o günden sonrada bir daha köpek almadım!!


Birgün siyasi şube(terörle mücadele yeni adı) bir komiser arkadaş ile oturuyoruz ,aniden nedim ağbi geldi yanında yine kendi gibi bir beyefendi başlarında kasket şapkaları üstlerinde terençkot pardüseleri ZEKİ nasılsın evladım iyiyim nedim ağbi dedim,hayırdır diye sordum?
Dedi bir dış görev çıktı bakanlıktan bizim hayvanat bahçesi ile ya Budapeşte olucak yada Prag  hatırlayabildiğim ama VARŞOVA PAKTI ülkesiydi ordan anlaşabilirsek hayvan hibe alıcaz onun için gidiyoruz.
Bizim o yıllardaki TEŞKİLAT çay içmez ya IHLAMUR yada ORALET ikramımızı aldı nedim ağbi gitti arkadaşı ile!))
                                       

Komiser arkadaşa dedim bak görüyormusun ne işler var ALEM doğu bloku ülkelerinden ARSLAN,KAPLAN hibe almaya gidiyor…
Komiser arkadaş böyle yaptı yerim onların ARSLAN,KAPLAN numaralarını,oğlum dedi kimbilir bunlarda bu hayvan muhabbetinin altında ne filim var))!!
İSKENDER BÜYÜK VATAN HAİNİDİR,AMA KONUŞTUMU DOĞRU KONUŞUR.

DERKİ İSKENDER, BİZİ YETİŞTİRENLER ÖNCE AVI ÖĞRETTİ SONRA AVCILIĞI!!
DR’’ ))MİŞA COME HOME AT HAND!!

                                                          
Evet sevgili arkadaşlarım bu hafta burda bırakalım gelecek hafta İTALYAN aile  ve TOPSİ köpek isimli anılarımı yazıcam, yakalanan yunan casusu ile yaşadıklarımdan ,size biraz bahsedicem!
HAYIRLI RAMAZANLAR,
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder