25 Mayıs 2016 Çarşamba

KAYBETTİĞİMİZ TÜRK BÜYÜKLERİ.

                        

Sevgili takipçilerim bu yazımı TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNİN 1955 yılında planlı bir şekilde başlatılan dönemin DP hükümetinin komutasında yürütülen ve teşvik edilen SANAYİ ve TİCARİ kalkınma hamlesinin girişimci ruhlarından biri olan ,birkaç gün içinde yeni kaybettiğimiz merhum HACI DR.İBRAHİM BODUR beyefendiye ALLAHTAN RAHMET dilerim mekanı cennet olsun,allah geride kalan ailesine sabır ihsan eylesin.

Tüm KALE HOLDİNG çalışanlarının başı sağolsun.Özellikle uzun yıllar ekmeğini yediğimiz KALEKİM ve KALEKALIP şirketi çalışan arkadaşlarıma başsağlığı dilerim…

                          

Bu arada geçtiğimiz aylarda kaybettiğimiz aynı dönemin SANAYİ hamlesinin içinde bulunan yatırımcı işadamı merhum MURAT BAYRAK beyefendiye ALLAHTAN RAHMET diler MEKANI CENNET olsun.Ailesine başsağlığı dilerim geçte olsa.

                                     

Tek tek maalesef o yılların hamlesi içinde bulunan büyüklerimizi kaybediyoruz.Buna bu hamlenin büyük mimarlarından olan 9.CUMHURBAŞKANIMIZ merhum SÜLEYMAN DEMİREL beyefendide dahil.
İnsanların en büyük meziyetleri kırgın,kavgalı,küsde olsa TÜRK BÜYÜKLERİNİN bu ülke için yaptıklarını anlatmak ve her zaman eleştirsek,kızsakta doğruları ve hizmetleri unutmamak…
Bazen görmesen,beraber yaşamasan dostluk yapmasanda her giden bir ÇINAR dan insan etkileniyor birde HATIRALARIN varsa aynı yerleri aynı yaşantıyı paylaşmışsan insanın içine sanki OK saplanıyor…
Sırlarımız bildiklerimiz var bu ülkenin nelerden geçtiği ne badireler atlattığı ve nerelere geldiği ile ilgili.
                        

Size bir anımı anlatayım bu konularla ilgili TERÖR ve ANARŞİNİN nasıl sosyal ,ekonomik ve pisikolojimizi bozduğunu anlayın, konu ile ilgili.
Tarık isminde bir arkadaşım var çocukken benden iki yaş büyük alt katımızda oturuyorlar o dönemde BABAANNESİ ona bakıyor.
Annesi ve babası ALMANYADA doktor olarak çalışıyor,benle yaşıt küçük kardeşide almanyada.
Tarık ile bahçede oynuyoruz çok iyi arkadaşız o ilkokula başladı ben daha gitmiyorum.
O ara bir felaket oldu tarık bir gece rahatsızlandı,acil hastaneye kaldırdılar hayatı kurtuldu ama yirmi gün sonra geldiğinde maalesef tarık ın bir bacağı felç olmuş,meğerse TARIK a burda felç aşısı yapmayı unutmuş BABAANNESİ, bir küçük unutkanlık TARIK ın yaşamında büyük sıkıntılar getirdi.
Kültür fizik yapıyor topladı kendini ama nede olsa eskisi gibi değil.
Ama kolları ve diğer bacağı çok kuvvetlendi kültür fizik çalışmalarından,mahalleden kim beni dövmeye kalksa onu dövüyordu,hemde çok kötü sinirli olmuştu biraz!))
Neyse bende okula başladım o üçüncü sınıfa gidiyor, birde o tarihlerde  CUMARTESİ günleri yarım gün okullar, resmi  ve özel kuruluşlar açık.
Sabah sesleniyor 1. Sınıfa başladım iniyorum yanına beraber okula gidiyoruz.
Öğretmenim NERİMAN hanım üst katımızda oturuyor.
Bir sabah çıktık yine konuşa konuşa yürüyoruz tam okula yaklaşıyoruz büyük bir gürültü koptu,tabi korktuk ve şaşırdık şimdi diyecekler ZEKİ ağbi bu senin MÜLAYİM SERT olayı o zamandan başlamış.EVET….!!
                                

Hemen hocalarımız,hademeler,çevreden yetişenler koşarak geldi bizleri okula güvenli bir şekilde soktu.
Okulumuzun tam karşısındaki hizada merhum HACI İBRAHİM BODUR beyin evi vardı normal bir apartman dairesinin en üst katı, beşinci kat,mütevazi bir apartman dairesi.
İbrahim beyin beyaz mercedeside evin kapısında PARK halinde  son model 280s !! İşte ANARŞİSTLER gelip sabahtan arabanın altına bomba bırakmışlar,okulun açılacağı saattede patlatmışlar.
Öğleden sonra gittik baktık merakla arabanın önü yok!)
                             

Anarşinin ilk başladığı yıllar yavaş,yavaş özellikle evde konuşuluyor çocuğuz kulak misafiri oluyoruz TÜRK MÜTEŞEBBİSLERİNE devamlı tehdit var,haraç ve fidye isteme olayları devam ediyor…
Bu olaydan sonra merhum HACI İBRAHİM BODUR beyefendi bizim yeni öğretime başlamış olduğumuz  okulumuzun tüm bahçesini çok geniş bir alandı hayrına yaptırdı.Bahçeden içeriye giriş ve içerdeki heryeri o zaman yeni bir ürün olan KALE SERAMİKLE kaplattırdı.
Allah razı olsun tekrar mekanı cennet olsun!!
                               

Tarık beşinci sınıfı bitirince ALMANYA da okumaya başladı,yaz tatillerinde geliyor,onun gelmesini dört gözle bekliyorum.
Geldiğinde oyunlarımız başlıyor,gelirken bana çeşitli çukulatalar,tişörtler hediye getiriyor.

Babaannesi yaşı çok büyük bir BOŞNAK hanımıydı o yaz günlerinde, bahçenin güllerinden yapılan GÜL ŞERBETLERİ ve kendi elleri ile yaptığı o kurabiyeler oyun arasında sıcak sıcak yediğimiz.
Hepsine ALLAHTAN RAHMET DİLERİM!!
                                  

Neyse TARIK lar yeni bir ev aldılar artık yazları orda yaşıyorlar annesi ve babası ile ama burası bana üç kilometre uzak..
Yeni aldıkları sitede o zaman türkiyede sayılı havuz var ama  onların sitede havuz var yıl 1975?))
                           

Evde telefonumuz yok,ama tarık unutmuyor beni babaannesine telefon ediyor,çağarıyorlar beni gidiyorum telefonda diyorki hadi bize gel.
Seviniyorum havlumu alıyorum yürüye,yürüye gidiyorum akşama kadar havuza giriyoruz,annesi bize yemekler yapıyor sonrada akşam olunca yürüye,yürüye dönüyorum…
                                   

Yıllar geçince yavaş yavaş dünya gailemiz yüzünden  birbirimizi kaybettik.
Tarıkta gelmez oldu TÜRKİYE ye gelsede kalmıyormuş görüşemiyoruz.Unuttuk birbirimizi!!
Yıl 2004 kafaya taktım ve sonunda bir yerden annesinin almanyadaki numarasına ulaştım ve ELİZABET teyze ile görüştüm…
                                    

                                
Tabi hatıraları konuşurken TARIK kardeşiminde almanyada DOKTOR olduğunu öğrendim.
Ertesi günü telefonum çaldı TARIK telefonda nasıl sevindik sohbet muhabbet hatırlaştık.Doktor olan babasıda rahmetli olmuş.
                              

Birkaç hafta sonra beni tekrar aradı buluşmak için sözleşmiştik,ZEKİ dedi benim bir arkadaşımla BODRUMA direk gelmem lazım ama söz iki ay sonra direk sana gelip sohbet edicez konuşacağız.
Dedi bana bir kiralık yat ayarlayabilirmisin,hallederim dedim halledip rezarvasyonunu vocherı kendisine yolladım.
Fakat bir kaç hafta sonra ailemde ve yakınlarımda bir rahatsızlık var bir şey söyliycekler söyliyemiyorlar,en sonunda eşim dedi sana bir şey söyliycem sakin ol.
Hayırdır dedim anneni aramışlar oda bana söyledi,arkadaşın TARIK yatla bodrumda tatilini yaptıktan sonra uçakla ALMANYA ya dönerken uçakta KALP KIRİZİ geçirip hayatını kaybetmiş…
Ne diyebilirmki 42 yaşında ALLAHRAHMET EYLESİN MEKANI CENNET olsun.

Açtım büyük rakıyı yavaş,yavaş o güzel günlerimizi gözümün önüne getirerek içtim…
                                             

Bu hadiseleri bilen bazı İSTİHBARAT görevlileri ve derinleri var bazen kimle kavgalı olursan ol  bazı şeylere kızamıyorsun,  onlar benim taklidimi yaparlarmış duyardım.
                                  

ANNE para at HOROZ ŞEKERCİ geçiyor tabi devamlı horoz şekeri yiyorum seyyardan annemde oralı olmazmış.
Ben bağardıkça bağarırmışım en sonunda ANNEM camı açıp parayı atmazsa artık say küfürün kafirin bini bin PARA!))
                                    

Arkadaşlar sayenizde biraz stres atayım hemde size TÜRK BÜYÜKLERİMİZİ  ve eski günlerimizi anlatayım dedim,kusur ettikse af ola bu yazım biraz duygusal yazı.
Birde bu DOKTORUM orda şu hasta var,burda bu vaka var, bekle senin acelen yok diyor DR hanım görüyorsun hayat boş ömür kısa benim tedavimi aksatıyorsun yani bu HİPOKRAT YEMİNİNE bile ters olmuyor,sonra vicdan azabı çekersin?))
                                         

Hepinize iyi çalışmalar.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder