16 Nisan 2016 Cumartesi

HİNT RÜZGARLARI

                                  

Sevgili takipçilerim,hepinize iyi pazarlar diliyorum ve bu hafta yazımı HİNDİSTAN eksenli konulara girerek size bazı geçmiş konuları yazıcam.
Hindistan nerden aklıma geldi ABD NEWYORK güney bölgesi başsavcısı sayın PRET BAHARARA televizyonlara verdiği bir mülakatta ben HİNT PENCAP kökenli bir AMERİKAN vatandaşıyım diyerek kökenini belirtti.
O zaman ilginç HİNDİSTAN ile ilgili konular aklıma geldi geçmişe bir dalınca sizede yazayım bu haftanın konusu olsun dedim.
                                    

Malumu OSMANLI DEVLETİNİN ilk resmi istihbarat teşkilatı olan TEŞKİLATI MAHSUSA afrikadan,asyaya,balkanlardan ,avrupaya kafkasyadan,ortaasyaya yayılmış 30000 kişilik bir teşkilat.
Tabi HİNDİSTAN ve bölgelerinde faliyetleri oluyor bunlar çok uzun konular, taki MİLLİ MÜCADELEDE bize ordan gelen yardımlar gibi.
 TEŞKİLATI MAHSUSA bu bölgelerdende becerikli işine yarayan kişileri bünyesine alıyor.

Bunlardan biride HİNT asıllı GULAM RESUL.Gulam Resulun fotoğrafını vericem size ama sosyal medya ortamında bulamadım seferi olduğum için kendi kitaplarım yok onun için özür diliyorum.
Tabi HİNTLİ GULAM RESUL çalıştığı kendi bölgesinde büyük başarılara imza atıyor özellikle İNGİLİZ ordusuna karşı kuvvetli bir istihbarat yapılanması kuruyor  OSMANLI ve onun PADİŞAHLARINA büyük hizmet ediyor.

Pek anlatmazlar TARİHTE teşkilatı mahsusanın büyük çoğunluğu MİLLİ MÜCADELEYE katılmamışlar, onada şunu sebeb göstermişlerdir.
Biz PADİŞAHIMIZA YEMİN ederek bu teşkilata girdik PADİŞAHIN olmadığı yerde biz mücadele etmeyiz.
Bunlardan biride HİNTLİ GULAM RESUL dur.
                              

Ben İstanbulun düşman işgali altında olduğu yılları inşaat yüksek mühendisi merhum T.T beyefendiden dinleyerek öğrendim o günün İŞGAL İSTANBULUNU ve olayları.
Muhterem merhum büyüğümüz T.T babasıda inşaat mühendisi BEYOĞLUNUN en büyük pasajlarından birini inşaa ediyor ve 2.MEŞRUYİTENİN ilan edildiği 1908 yılında açılışını yapıyor.
Merhum T.T beyefendide özellikle 1940 lı yıllarda TÜRKİYENİN çeşitli il ve ilçelerinde devlet binalarını inşaa ediyor.

                              

Bunlardan biride CEYHAN hükümet konağı.Tabi ben sık sık giderdim o zamanlar bana binayı kontrol ettirirdi.Döner rapor verirdim taş gibi duruyor T.T amca derdim anlatırdım boyasına, penceresine kadar çocuk gibi sevinirdi ve derdiki hayatımda müteahhit olarak çok iş yaptım ama zengin olamadım ama yaptığım binalar taş gibi sağlamya onların hepsi bana madalya derdi!
T.T işte birde bana bu İNGİLİZ HİNT askerlerini anlatmıştı.İstanbul işgali esnasında yoğun olarak HİNT asıllı asker varmış.
T.T derdiki bunların MÜSLÜMAN olanları çok iyi ve nazik bizlere davranıyorlardı.Yanlız Müslüman olmayanlarının İNGİLİZ den bir farkları olmadığını anlatıyordu.

Onada şöyle bir örnek teşkil edicek bir hadise bana anlatarak izah etti.
Yaz mevsiminde Beyoğlundan  kanlıcaya yazlık evlerine gidiyorlarmış.
O dönemde kendisi 15 yaşlarında İNGİLİZLER evlerine baskın veriyor ve her yeri arıyorlar KUVVAYI MİLLİYE ilgili belge,döküman varmı onu araştırıyorlar fakat  evi çok dağıtmışlar bir şey bulunmamış tabiki , T.T şuna dikkat ediyor evdeki  KURANI KERİM Hintli askerlerin eline geçtiğinde öpüp başlarına koyup hemen yerine geri koyuyorlarmış.
                           

Hint meselesine birde başka konudan gireyim ve yazıma devam edeyim.
Yıl 1988 o zaman bir ekibiz yeni bir arkadaş geldi adı C.K bizde kod adı ŞİŞMAN!
Şişman kardeşim ODTÜ ( orta doğu teknik ünüversitesini) iyi derecede bitirmiş uluslararası ticaret bölümünü okumuş, babası emekli albay rütbesinde bir ordu mensubu.Şişman bir ailenin tek çocuğu ailesi üstüne titremiş hep.

Bize nasıl geldi kardeşim 1985 yılında iki ortak ankarada bir şirket kurup hayata atılmışlar MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞIMIZA DRONE(İNSANSIZ HAVA ARACI) satıcaklar işe girişmişler KANADA dan , bir şirketin mümessilliğini almışlar herşey on numara CİNNAH caddesinde ofis ama işler ters gitmiş üstlerine bazı güçler gidince kardeşim ağır batmış.
Borçlarını ödüyor fakat elden ödediği bir çekin konyada gıyabında yerel mahkemeden haberi olmadan bir yıl hapis cezası alıyor ve farkına varmadan kesinleşiyor…

Alıcaklı ben alacağımı aldım desede haberi olmadan  ceza kesinleştiği için yapılacak bir şey kalmıyor.
Şişman o kadar temiz kalpli bir arkadaşki cezasının üçte birini yatacağından bile haberi yok.
Sanıyor bir yılın tamamını yatıcak tabi perişan.Rahmetli babası devreye giriyor bizim bir BÜYÜĞÜMÜZÜ buluyor yardım istiyor.
O aralar bizim büyükler IRAK üstünden iş yapıyorlar ŞİŞMANIN mükemmel İngilizcesi var yanımıza alıyoruz ve istanbula geliyor İNFAZ polislerine yakalanmasın diye benimle beraber çalışıyor banada çaktırmadan diyorlar SERT yap başında ol  devamlı çalışsın.
Şişman çalışıyor fakstı,telefondu,daktiloydu rahmetli bir büyüğümüz var buna biraz kızgın küçük bir mesele, bana diyor haylazlık yaparsa ACIMA))!!
O aradada çok nadir olan bir konu ünlü bir avukat olan U.A ile adalet bakanlığına konuyu ŞİŞMAN lehine gelişmesi için dava açtılar.
Bir sürü anımız var istanbulda hafta sonu ankaraya gidiyordu hafta başı geliyordu.
Bir gün sabah bir geldim bu benden erkenci ama renk bed beniz atmış.
Ne oluyor ŞİŞKO dedim sorma ZEKİ büyükleri ara polis evi bastı))!
Peki polis evi bastı sen nasıl burdasın.Dedi ben arka camdan atlayıp bahçeden kaçtım.
Halasının evi kadıköyde birinci katta bir daire,diyor bana hemen ara söyle, hallederim  diyorum iki dakikada  bir beni dürtüyor ara.Diyorum acele etme ararım.Nerde kalıcam şimdi diyor dedim bende kalırsın içini rahatlatmaya çalışıyorum.
Ben aramadım akşam bize gidicez gel bir BALIK PAZARINA gidelim kafayı çekelim öyle gideriz.Ama korkuyor niye aramıyorsun diyor bana gülüyorum….

Oturduk rakılar geldi ama hiç keyfi yok en sonunda dedim ASLAN ŞİŞMANIM koskoca TÜRK POLİSİ seni ANKARADAN buraya takip edip bulsa senin arka camdan atlayıp kaçıcağının hesabını yapmazmı adamlar enayimi))?
Bir fırt aldı rakıdan yavaş yavaş yüzü gülmeye başladı dedim sen akşam halana git rahat rahat uyu bunlar eski adamlar bu numaralarda eski))!!
Kafayı çektik o eve ben eve!
Bir yıl sonra işlerimiz bitti o arada ŞİŞMAN için açılan  ADALET BAKANLIĞINA  davayı kazandılar ,cezası ertelendi.
Hatta kutlamasını ANKARADA yemekli içkili yaptık kardeşim o gün beni GAZİOSMAN PAŞA semptinde evindede misafir etti.
Artık arada bir telefonla konuşur olduk dedi bir ağbimiz daha var onun SAN ile biten bir şirketi var o gidiyor ABD bana şirketi kağıt üstünde   devredicek.

Sonra tamamen bağlarımız koptu hiç haberleşmez olduk.
1995 yılında bir telefon etti ZEKİ nasılsın sağol canım kardeşim dedim nerdesin ANKARA dayız çok iyiyiz işlerimizde iyi, seni ziyaret edicem kardeşim sana ihtiyacım olabilir beklerim canım kardeşim dedim,ama bir daha aramadı?
Yıl 1996  benim dünya çok değişmiş yaz günü BALAYINDAN yeni gelmişim keyfim gıcır,üstümde KETEN takım elbiselerim gözümde siyah gözlüklerim.

Arkadaşlar bir TÜRK KAHVESİ alayım dedim,gazeteyi açtım kahvemi içerken baş sayfadaki haberi okuyunca KAHVE burnumdan çıktı bizim pantolon gömlek berbat.


Bizim ŞİŞMAN ve bir ortağı daha onu tanımıyorum ama oda asker çocuğuymuş T.A büyük bir ÜRE(SUNİ GÜBRE) ticaretine girmiş bir ortaklarıda HİNDİSTAN BAŞBAKAN yardımcısının oğlu.
Şişman kardeşim ALTMIŞMİLYON dolarlık bir gayri yasal bir ticari işlem yapmış ve bu HİNT hükümetinin kasasından çıkmış.
                        

Kısa anlatıyorım ŞİŞMAN kardeşim ve ortağı yüzünden HİNDİSTANDA bu skandaldan dolayı hükümet koalisyon bozulmuş.
İşte asıl mesele şimdi başlıyor , ŞİŞMAN kardeşim ortağı ile TÜRKİYE de bir sıkıntısı yok İSVİÇRE devletine gidiyorlar uçakla ZÜRİH havalimanında İŞVİÇRE polisi tarafından gözaltına alınıyorlar.
                         

Üç gün ZÜRİH havalimanında tutulduktan sonra aslında uluslararası kanunlarca TÜRKİYE DEVLETİNE geri iade edilmesi gerekirken HİNDİSTAN HAVA YOLLARI ile  İSVİÇRE polisi eşliğinde iki ortak HİNDİSTANA iade ediliyorlar.

Bir daha kendisinden hiç haber alamadım fakat sanırım 1996 yılından bugüne kadar hala ortağı ile tutuklu olduğu kanatındayım.
Yılllar sonra bir arkadaş vasıtası ile duydum eşi ile ANKARA da tesadüf görüşmüş YOGA uzmanı olmuş yerden havaya doğru havalanabiliyormuş ve çivili yatakta yatıyormuş.

Dünya iyisi bir arkadaştı ALLAH yardımcısı olsun hala sıkıntıdaysa,ALLAH kötülerden insanı korusun MELEK gibi çocuktu kimbilir kimler çocuğu kandırıp bu yola soktular!
                                     

Hepinize iyi pazarlar dilerim tekrar var olun, sağ olun!
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.

1 yorum:

  1. Hayrullah Mahmud Özgür hakkında bilginiz var mı sayın yazar?

    YanıtlaSil