5 Nisan 2016 Salı

DUMLUPINAR DENİZALTI FACİASI.

              

Sevgili takipçilerim dün TÜRK HARP DENİZCİLİĞİ tarihinde iki denizaltı faciasından biri olan DUMLUPINAR denizaltısının batmasının  4 nisan 1953 ,63. yılıydı.
Bir diğer faciada 1942 yılında ATILAY DENİZALTISI faciası yazımı bitirirken kısa onada değinicem.
Dün bu konuda em.tuğamiral sayın TÜRKER ERTÜRK beyefendi 63. yılında faciayı, bir DENİZ AMİRALİ olarak hatırlamış kısa bir yazı yazmış.
Tabi ben konuyu onunda hiç bilemiyeceği ancak DENİZ KUVVETLERİ arşivinden ve İSTİHBARAT DAİRESİNDEKİ bilgilerden ulaşacağı yaşanmış hadiseleri anlatıcam.

Tabi ben yazıyorum hayatımız hep pavyonda barda geçmedi aynı zamanda OKUYARAK zamanımızı harcadık bir yerdende çalıştık,öyle hayat kolay değil.
Öncelikle DENİZ KUVVETLERİMİZİN sanırım şu anda donanımlı değilim 1959 yılında bastığı HİZMETE ÖZEL TÜRK DENİZALTICILIK TARİHİ adlı kitabı birkaç kere okudum.Resimli ve yazılı kalın bir kitap haline getirilmiş DENİZALTICILIK tarihinin önemli bir eseridir.
Kitapta o yılın DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANI 6.CUMHURBAŞKANIMIZ merhum FAHRİ KORUTÜRK beyin kumandan olarak kitaba emeği geçmiş personele hitaben ,ÖNSÖZ ve imzalı teşekkürü vardır.
                             

Şimdi faciaya gelirsek kısa anlatıcam size litaratürden çabuk öğrenebilirsiniz ben size konunun daha bilinmedik noktasını anlatıcam.
Nato tatbikatından dönen DUMLUPINAR denizaltımız ÇANAKKALENİN nara burnu açıklarında SU ÜSTÜNDE seyrü sefer esnasında İSVEÇ bandıralı NABOLAND kuruyük gemisi ile çarpışıyor ve içindeki 81 denizci ile çok hızlı bir şekilde batıyor.

Kurtulan sadece güverte üstündeki  sekiz  personelden  sadece beş kişi.
Tabi denizaltı suyun altında tabana oturuyor ve şamandıra tabir ettiğimiz içinde haberleşme telefonu olan mekanizma su üstüne çıkıyor.
Olayı öğrenen ÇANAKKKALE BOĞAZ KOMUTANLIĞINDAN gemiler sivil teknelerle birlikte yardıma geliyor.

                        

İstanbuldan hemen DENİZALTI KURTARMA KOMUTANLIĞINDAN KURTARAN gemisi üstünde ÇAN tabir ettiğimiz kurtarma ekipmanları ile hızlı bir şekilde yetişiyor ve kurtarma çalışmalarına başlıyor.
Fakat tüm uğraşlara rağmen ÇANAKKALE BOĞAZINDAKİ çok yönlü dip akıntı yüzünden bir türlü kurtarma ÇANI gemiye adapte edilemiyor.
72 saatlik çalışma esnasında ŞEHİT DENİZCİLERİMİZ maalesef hakkın rahmetine kavuşuyor ve son haberleşmeyi yapan personel VATAN SAĞOLSUN diyerek haberleşme temasından düşüyor.
                              

Ben bunu bizzat okudum sonrada DENİZ KUVVETLERİMİZİN ve ŞEHİT personelimizin  İSVEÇ bandıralı NABOLAND gemisine dava açıp bu mahkemede müdafi olarak katılan avukat davasını kitap haline getirmiş merhum  SUAT TAHSİN TÜRK beyefendinin eserlerinden biri olan DAVANIN zabıt halindeki eserini okudum defatle.
                          

Avukat SUAT TAHSİN TÜRK kim davaya bakan ve İSVEÇ bandıralı geminin acentasına karşı davayı kazanan ve ŞEHİT personel ve DENİZ KUVVETLERİ için yüklü miktarda tazminat kazanan merhum hukukçu .
Merhum SUAT TAHSİN TÜRK bey hukuku bitirmiş ATATÜRK döneminde MAH (MİLLİ ASAYİŞ HİZMETLERİ) yani günümüzün MİT(MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI) vazife yapmış bir dönem yakın dostu  merhum İHSAN SABRİ ÇAĞLAYANGİL beyefendi ile aynı zamanlarda valilik yapmış fötör şapkalı bir beyefendi.

Emekli olduktan sonra avukatlığa başlamış önemli davalar almış ve bunları hep kazanmıştır .
Ben kendisini bizzat yine rahmetlik eşi ile tanıdım çocuktum aile dostumuzdu karşılıklı o dönemde yemekli toplantılar olur, tabi bende MASANIN altında olurdum.
Merhum SUAT TAHSİN DENİZ KUVVETLERİ ve ŞEHİT personelinin İSVEÇ bandıralı yük gemisinin acentasına karşı davasını kazanıyor, sonra 1960 yılında TÜRKİYEDEN ayrılıyor ve 1970 yılına kadar hiç gelmeden İSVİÇREDE yaşıyor 1970 yılında tekrar ülkeye dönüyor.
Tabi burda bazı şeyleri öğrendim fakat  yazamıyorum tabi istenirse konu DENİZ KUVVETLERİNDEN çıkar.?
                                        

 Benim söyleyebileceğim bu dava kazanıldıktan sonra yanlış olayların geliştiği merhum babamdan dinlediğim bu yanlış işlerin sadece merhum SUAT TAHSİN TÜRK bey değil geri planda bazı üst komutanların ve siyasetçilerin olduğunu izah etmişti.
Bu insanların bir secereleri var onun için aradan uzun yıllarda geçsede yazmamın imkanı yok!

Denizcilik tarihi ile iştikal edenlere topu atıyorum.
Gelelim son noktadaki anıma bu konu ile ilgili, tabi bizim evde telefonumuz yoktu o yıllar babam bir telefona yazılmış 1971 yılında parasınıda ödemiş telefon babam öldüğü yıl 1983 senesinde öldükten bir yıl sonra bağlandı?
Niye bunu yazdım yıl 1973 bir gün babam sabahtan söylemeden eve  gelmemezlik yapmaz bazen gider uzun gelmez bir ay, onbeş gün.
Bir gün normal çıkmıştı evden ama gece gelmedi çok merak ettik.
En sonunda sabaha karşı geldi tabi sorduk merakla ne oldu niye gelmedin.
Akşam bir restoranta yine merhum SUAT TAHSİN TÜRK beyle içkili uzun bir sohbet yapmışlar dönerken evine bırakıcak fakat evi yüksek bir yerde asansör bozulmuş.
Babam otelde kalın istiyorsanız demiş ama istememiş merdivenlere yönelince babam ben çıkartim seni SUAT ağbi demiş çıkarlarken ALLAHIN işi kalp kırizi tutuyor,rahmetli hemen kapıcı ile hastaneye kaldırıyor fakat maalesef ruhunu hastanede teslim ediyor.
Rahmetli babam o gece onun için eve gelememiş!
Bu meselenin bilinmeyen yanı şimdiye kadar.
Tabi ben DENİZ KUVVETLERİNİN hizmete özel kitaplarını çok okudum eski tarihi olaylarada bu sayede okuyarakta hakimim.
İlk DENİZALTI faciamızda ATILAY DENİZALTI  gemisi ,14 temmuz 1942 yılında ÇANAKKALE ilimizin mortu kıyısında suya dalmış ve 38 denizci şehitimizle bir daha hiç su
üstüne çıkamamıştır.
                                    

Yapılan tahkikatta 1.dünya harbinden kalma bir DİP MAYININA çarpıp battığı kanati oluşmuştur.

Merhum ses sanatçısı HAMİYET YÜCESES hanfendinin eşi astsubay FETHİ YÜCESES beyefendide ŞEHİT olmuş gemi personeli olarak.
Bu yüzden daha sonra ünlü şair   merhum ABDÜLHAK HAMİT TARHAN beyin şiiri MAKBERİ şarkı haline getirerek yıllarca okumuş ve bu şarkıyı söylerken hep duygulandığını  anlatmış, şehit eşinin simasının gözü önüne geldiğini beyan etmiştir kamuoyuna.
                          

TÜM ŞEHİTLERİMİZE ALLAHTAN RAHMET DİLERİM,MEKANLARI CENNET.
VATAN SAĞOLSUN!
                                 

SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN.

                                 

1 yorum:

  1. Türk denizaltıdılık tarihi ile ilgilikonuları ve kazaları araştırıyorum bana önerebileceğiniz araştırma veya başka bir tür kitap varmıdır cevabınızı bekliyorum saygılarımla...

    YanıtlaSil