12 Ocak 2016 Salı

KAN KUYUSU.

                                    

Sevgili takipçilerim yazıma başlarken yine sizi bilgilendirmek istiyorum tekrar.
Yazılarımı yazmaktaki amacım bilgi ve birikimim varsa siz benden bilgi alabiliyorsanız ben sizi aydınlatabiliyorsam zaman zamanda kısıtlıda olsa eğlendirebiliyorsam bu beni mutlu ediyor.
Dikkat ederseniz TÜRKİYE de herkesin adını bir şekilde bahse konu ederler bir tek benim adımı bu kadar yazdığım bilgiye karşı bahse konu etmezler açık yayınlarda ve diğer sosyal medya ve medyada benden ve yazdıklarımdan hiçbir şekilde ismim ve bahsim geçmez geçicek olsa dahi isim vermeden şifreli konuşurlar.Bunun nedenini ben sizlere beni sıkı takip eden takipçi dostlarıma bırakıyorum siz karar verin…
Ama tekrar söylüyorum amacım burdan kahraman üretmek veya başka bir hadiseye mahal vermek yazdıklarımdan ŞANTAJ veya başka bir konuda fayda çıkarmak değil.
Netice itibari ile bizde bir insanız bizde birikimimizi ve gerçekleri uğradığımız haksızlıkları paylaşmak ve anlatmak istiyoruz.
Bazı eleştiriler oluyor KOD adı ile yazıyor diye tekrar burdan yazıyorum ZEKİ ARSLAN ve ARAS DAĞLI kod adı olarak kullandığım isimlerdir.Bunlar TÜRKİYE CUMHURİYETİ MAHKEMELERİNDE tutanaklarında geçmiş isimlerdir.
Geçmişte bu KOD İSİMLERİNİ  bana verenlerin tarihi çeşitli hikayeleri vardır.
Malumu gerçek adım A.T bu harflerle başlayan ismim, bazen ben bile isimlerimi karıştırdığım zaman oluyor bu gerçek adımla bir büyük gazetemize TÜRKİYE nin güvenlik konuları ile  ilgili büyük bir makale yazdım, yine bir DEVLET BÜYÜĞÜMÜZE yapılan suikast konusunda bir televizyon programı için UZMAN olarak katkıda bulundum görüntülü.
Bunları yazmamın sebebi son günlerde gösterdiğiniz yüksek ilgiden dolayı şahsıma gelen tepkiler.

Biliyorsunuz şu anda yurt dışında yaşıyorum ,mecbur kalıyorum bu tepkiler biriktiğinde sizlere anlatma gereği duyuyorum,çünkü beni rahatlatıyor.
Araştırmacı arkadaşlar var yazılarımı takip eden onlarda bana açık sosyal medya üstünden ulaşıp haftada birkaç gün uzun yaptıkları yazımlarımla ilgili araştırmalarının doğruluğunu teyit ediyorlar.
Birde son zamanda bazı arkadaşlar var sanırım bazı seyrettikleri dizi ve filmleri gerçek hayattada böyle olduğunu sanıp ZEKİ ağbi birazda hareketli olaylarla ilgili olaylarını yaz diyorlar,gülüyorum.
Bu arkadaşlarıma söyliyeceğim sizler o dizilere aldanmayın ,dizi başladı bitti 10000 ölü var dizinin kahramanı hala hayatta.
Siz yoksa ÖLMEYİ ,BAYILMAKMI zannediyorsunuz.))
Arkadaşlar İSTİHBARAT ve derin dünya akıl,zeka,bilgi,birikim,sosyoloji,antrapoloji,arkeoloji,ekonomi,dil bilimleri ve askeri bilgilerin yüksek seviyede olması ile eşdeğer ve bunların iyi değerlendirilmesi,kıymetlendirilmesi analiz ve sentezinin gerçek düzeyde yapılması ile seviyelidir.
Bazen evet nadirde olsa bu DİZİ ve FİLMLERDE izlediğiniz hadiseler olur ama onların bile bir dozajı ve kurallar ve çalışma şekli yöntemi bu konularla ilgili ayrı departmanlar ve birimler vardır.
Gerektiğinde sahaya hissettirmeden onlar çıkartılır onlarla iş görülür,çoğu istihbaratçı ve derin dünya insanı ömründe böyle AKSİYONEL hadiselere birkaç kereden fazla şahit olmaz içinde bulunmaz.Bir çoğu meslek hayatında aksiyonel konuya hiç denk gelmeden meslek ömrünü tamamlar veya emekli olur.
Bunları anlatmamın sebebi toplu halde bilgilendirmek,kamuoyunda bilinçli şekilde bizden rahatsız olan insanların DEZENFORMASYON bilgi yaymasını önlemek için.
Gelelim konumuza KAN KUYUSUNA arkadaşlarım inanın diyorum artık ülkemizde ŞEHİT hadiseleri ve insan ölümleri bunların içinde tabiki TERÖRİSTLERDE var  hadiseler bir KAN KUYUSUNA döndü.
Devamlı akan KAN ve her evden bir iç acıtan feryat sesi artık nereye gidiyoruz dedirtiyor insana.

Olaylara teknik anlamda bakmayıp insani duyguların ön plana çıkması ile SOSYOLOJİK,İNSANİ gözle artık tüm bu COĞRAFYAYA ve bu coğrafya üstündeki KAN KUYUSUNA bakıp ne yapıcaz diye düşünüyor insan…
Dün bu yazımı kaleme almamdaki sebeb şehit bir ÖZEL HAREKAT polisimizin cenazesi esnasında babasının tabutu başındaki küçük kızının baba diye ağlayışı çok üzdü beni size bunun tarifinin nasıl yapılacağınıda bilmiyorum.

Bu babalarını,annelerini,evlerini kaybeden çocukların geçirdiği travmalar ve gelecekte bu travmaları geçiren çocukların erişkin oldukları toplumda büyük birey oldukları zamanda travmalar içinde büyüyen çok geniş kitlelerin adeta şehitler ordusu ve hayatını bu terör saldırılarında kaybetmiş siviller hatta terörist yakınları açısındanda çünkü bunlarında büyük çoğunluğu içimizde yaşıyan insanlarımız ne olucağı nasıl bir yaralı nesil yetiştiğini düşünmek istemiyorum.
Bunu sadece TÜRKİYE için değil bu tüm coğrafyamızı saran bir ateş oldu ve artık sınırı olmayan bir duruma geldi.
Bakın arkadaşlarım 8 ocak 2015 RUSYA FEDERASYONU tabiyetine bağlı bir bayan DİANA RAMOZOVA geçen sene SULTANAHMET TURİZİM POLİSİ şubesine bir intihar saldırısında bulundu kendi ile birlikte bir TÜRKİYE CUMHURİYETİ polis memurumuz şehit oldu.
                           

Konunun ince detayına girmeden bu canlı bombanın geçirdiği son aylar ve son durumu ve RUSYADAN gelip TÜRKİYE içinde bulunduğu yerler hareket şekli belki kimsenin aklına getiremiyeceği canlı bombanın nasıl bu hadiseyi yaptığı bu konular yine KAN KUYUSUNA biriken hadiseler içinde ayrıntısına girmeden konuların yazıyorum.
Bakıyorsun bugün 12 .01.2016 bir yıl dört gün sonra aynı sempte yine benzer bir canlı bomba ve yine uyruğu bizden olmayan muhtemelen hala  tam belli olmasada  SURİYE veye SUUDİ ARABİSTAN kökenli bir insan…
Geldiğim nokta ülkemizde kendi terörümüzün haricinde bölgede yanan ateşten ve sınırlarımızı çeşitli insani nedenle kapatamamızdan dolayı yoğunluğu yüksek seviyede TERÖR saldırısına maruz kalıyoruz.
                                 

Bu terör saldırısına maruz kalırken birde son  16 yılda çeşitli fasılalarla BARIŞ,silahların susması ve diğer argümanlarla ülkede barış,güvenlik  ortamı yakalamak için çeşitli yapılan müzakereler ve gizli toplantılar ile görmezden bilinçli olarak gelinen TERÖR ÖRGÜTÜNÜN durmadan yeraltı faaliyetleri için çalışması lojistik büyük çaplı yığınak yapması bunla mecburen karşı karşıya kalan güvenlik güçlerimiz tekrar sil baştan deyip TOPYÖKÜN bir çatışmaya girmesi ve bu tuzak içine girerek yaptığı çatışmada devamlı silah arkadaşını kaybetmesi devamlı kan,gözyaşı ile karşılaşması insan olarak ciddi manada TRAVMA geçirmelerine neden oluyor.

Her asker ve çatışma konusunda yetişen güvenlik gücü bunu iyi bilir sinirlerin artık dayanamadığı,kopma noktaları yada şiddet yüküne pisikolojisi dayanmayan gayette doğal olan bu hadiseler karşısında travmatik şiddet gösterisi yapmalarına neden olur bu seferde bugünlerde yaşadığımız ALGI OPERASYONLARI ve PİSİKOLOJİK HARP metodları TERÖRÜ yöneten beynelminel karargahlarca kullanılmaya başlar.
Arkadaşlarım artık bu coğrafyada TERÖRÜ basite indirgeyip çeşitli terör örgütleri olarak algılamayın artık bu coğrafyada TERÖR adeta KARTELLEŞMİŞ bir BEYNELMİNEL yapıya döndü.
                          

Bir KARTEL yapının içinde ne varsa COĞRAFYADA yapılan düşük,yüksek yoğunlu çatışma ,harpler ve terör eylemleri içinde teröristler,paramiliter askerler,yabancı servislerin tüm yapıları ,enerji şirketleri,silah tüccarları,uyuşturucu baronları ve yine resmi orduların gayrinizami güçleri,hepsi ve bunların oluşturduğu tüm yapılar bu kartelin içinde.
Bugünlerde aniden HEDEFE konulan TERÖRE destek veren sanatçı akademisyenler diye eleştirilen insanlarımız bile aslında tamda konuştukları konuların ne manaya geldiğini bilmeden yaptığı konuşmalar olması çok muhtemeldir,yani bilinçsizce konuları bilmeden kırdıkları potlar olması onlara bu tuzakların hazırlanması gayet doğal 
olabilir,unutmayalım vebali çok büyüktür hadiselerin sıcaklığında insanları suçlarsın ama ilerki zamanda gelişimde o yapılanın hata olduğunu anlarsın onun için bir anda insanları linç etmemek gerekli.
                     

1999 yılında merhum AHMET KAYA beye yapılan linç hadisesinden sonra merhum hayatını yurtdışında kaybetti,ama sonra herkes anladıki merhuma haksız ve adaletsiz bir şekilde KIYILDIĞI!
                          

Tabi bu coğrafyada TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ bu KARTELLEŞMİŞ TERÖR ve YÜKSEK YOĞUNLUKLU ÇATIŞMA ve olabilecek GENİŞ ÇAPLI MUHAREBELERDE neleri akıllıca ve ülkenin yüksek menfeatlerine uygun yapması gerekli olduğunu çok iyi düşünmeli.
                                 

Çünkü bugünün KARTELLEŞMİŞ yapısı yarın bu coğrafyada oluşucak yeni haritalarda TÜRKİYENİN konumunu belirleyeceği gibi işin kimse bu yanını düşünmüyor gelecek nesillerdeki PİSİKİYATRİK,SOSYOLOJİK,ETNİK,KÜLTÜREL yapılar nasıl oluşacak tüm bu KAN KUYUSU birikiminden ve çeşitli başta ANADOLU ve tüm TÜRKİYEYE yayılan yeni etnik yapıların nasıl gelecekte bir toplum oluşturacağını hangi kültürlerimizi örf,adet,geleneklerimizi kaybedeceğimizi ve bunların yerine nasıl bir toplum çıkacağı en kötüsü ülkemizin toprak bütünlüğü ne olabilirliği hep bunlar gelicekteki yapının ne olucağı,yada var olucakmıyız onun düşünülmesi gerekli.
                              

TÜRKİYE TÜRKLERİNDİR konusuna yıllarca belkide haklı olarak tepki verildi.
Tabi ben TÜRK olduğum için hiç yadsımadım çünkü bu slogan beni temsil ediyor.
Ama tabi şu anda ben bunu açıkçana dile getiremem çünkü diyorlarki sen böyle düşünürsen FAŞİSTSİN burda TÜRKLERDEN başka ırklar kavimlerde var onlarda CUMHURİYETİN kurulmasında kurucu unsur bakıyorsun bir yerde onlarda haklı,ama sosyal yaşantıya geldiğinde hadise farklılaşıyor.
Çünkü sokağa indiğinde halkın içine karıştığında yazılımlar veya söylemler bitiyor.

Ben bunu iki kere yaşadım sonuncusunda olgun bir insandım hadiselerin bizi nerden nereye getirdiğini 1986 ve 1996 arasında film şeriti gibi yaşadım.

Yaşım artık ömrümü tamamladım sayılır,böyle bir ortamı görmek istemiyorum,amacım insanların artık kardeşçe BARIŞ içinde yaşaması..
Tabi bu söylem benim temennim.
Şimdi ANKARADA,İSTANBULDA birkaç ay evvel , hakkımda  bazı istihbari bilgiler aldım bazı kimseler demişki bak bizim dönecek bir köyümüz var,bunlar çekip başka ülkeye gidiyorlar.
                              

Bilader çok güzel söylüyorsunda senin köyüne gittiğinde yaylana çıktığında hala sana doğduğun yerleri hatırlatan herşeyin durmasada büyük çoğunluğu duruyor,insan olarakta,doğa olarakta,yapı olarakta.
Bana bir şey hatırlatacak bir köyüm,insanım doğam kalmadı.
                     

Bizde insanız dilmi?
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder