22 Aralık 2015 Salı

EZİLEN TÜRKİYE,EZİLEN TÜRKİYE İNSANI.

                 

Sevgili takipçilerim yoğun seven desteği aldığım gibi yoğunda tepki alıyorum bunların başındada tahmin edeceğiniz gibi RUSYA ile olan gerilimden dolayı banada MOSKOF lafını yapıştırıyorlar,ankarada bazı tanıdıklar ARASOF diyorlarmış varsın desinler,bu zamana kadar denmeyen ve yapılmayan kalmadı,önemsemiyorum.
                             

Yazımın başlığına gelince bugünkü bir BANKER hadisesi bu olayı ve bu konuyu yıllar evvel kaleme almıştım, bugünki adli hadiselerden bu konuların daha derin tarihsel yapısını yazmak zorunluluğu hissettim.
Çünkü toplumumuz yurt içinde ve yurt dışında yaşantılarını idame ettirenler son 60 yılda bazı eksikliklerini özlemlerini elde edebilmek için onlara yalan beyanlarla öyle yapılanmalar tuzaklar kurup iyi niyetleri sömürüp insanların birikimlerini yok edip iç ettiler ve bunu defalarca çeşitli ihtiyaç ve çeşitli kisve,ideoloji,sosyal yaşantıları örnekleme yapıp bu çerçeveden insanların zaaflarından yararlanarak birikimlerini yok ettiler siz bunun nasıl aslında içerde ve dışarda büyük uluslararası bir yapılanma olduğunu tarihi geçmişi ile vericem.
Hatta namuslu hareket eden kurumsal yapılarında nasıl bu büyük sistem tarafından çökertildiğini işe gelmediği zaman  anlatıcam.
Birincisi çok uzun yıllardır TÜRKİYEDE devam eden bir televizyon  dizisi, aslında çok başında size bir gizli yapının varlığını bir DERİN oluşum olduğunu  ÜLKEMİZDE gösterdi.
               

Tabi bu işin SENARYO arka planındakilerin amacı TÜRKİYE insanının kafasına bilinç altına girip yer etmek ve TÜRKİYE insanını farkına varmadan gerçekleri bir SAHTE KAHRAMAN üreterek ÜLKE içinde pisikolojik harp ve prokobanda ile kendi istikametlerinde insanların aklında bir DÜŞÜNCE oluşturmak.
Nedir bu EKONOMİYİ,SİYASETİ,TİCARETİ,SANAYİYİ,SOSYAL HAYATI kısacası hepsini geri plandan dizayn eden gizli bir uluslararası güç var ,onunda burda bir TAŞORON oluşumu var.
                          

Aynen doğru 1947 yılında ABD ve İNGİLİZ güçleri ile faliyete  ülkemizde geçen bu derin yapı 1955 gelindiğinde kendi sistemine göre bir SANAYİ,TİCARET,EKONOMİ ve SOSYAL,KÜLTÜREL,SANATSAL,SPORTİF bir yapılanmayı oluşturuyor.
Aslında bunu TÜRKİYEDE TSK içinde kurumsal olarak kuruyorlar fakat asıl bu yapının PARALEL yapılanmasını dışarda idare edecek ve üst yönetici kadroları MASONİK yapı içinden şeçilen ona görede bir hiyerrarşi kurulan sisteme GAYRİNİZAMİ olarak  dönüştürülüyor.
Daha sonra bu yapı 1960 darbesinden sonra ikiye ayrılarak bir birleri ile rekabet içinde olan zaman zaman , DERİN  bir uluslararası yapıya dönüşmüştür.

Bu yapının bir kısmı laik Atatürkçü kesime dönük çalışırken yapının yani ELMANIN öbür yarısı muhafazakar,dindar,milliyetçi kadrolara dönük çalışıyor.

Aslında rekabetleri dönem dönem çok kanlı dahi olsa aralarında bir anlaşmalı hiyerrarşi ve gizli adı konmamış kurallar ve kanunlarla SEVK ve İDARE oluyor…

Aslında son noktada iki gurubunda bağlı olduğu tüm emirleri TÜRKİYE içinde harfiyen uygulayan bu iki derin yapı direk ANGLASAKSON gücünün idaresinde ekonomik güç sağlamasınıda ANGLASAKSON güçlerin SİYONİSLERE işaret ederek verdirilmesi sağlanıyor.
Tabi asıl bu derin yapılanmaların elde ettiği kaynaklar paylaşılmış karlı ticaret,sanayi sahaları bunlar üstündeki egemenliklerini ve çekişmelerini ÜLKE içinde siyasete egemen olarak her dönemde STRATEJİK planlamalar ve her konuda insan yetiştirerek gerçekleştirip bunlar üstündende ülkede kritik yerlere yerleşiyorlar.
Yerleşemedikleri yerleri GAYRİNİZAMİ veya YASAL KILIF lar bularak yok edip,imha edip oraları dolduruyorlar.
Yani basit bir türkiye insanı neye zar atarsa atsın fark etmiyor en tepeden yönetenler aynı, ülke kaderini değiştiriyorum sananlar sadece STRATEJİK hedefleme yapılmış planlar üstünde giden legal veya ilegal   oluşumlar.
İşte buna son 60 yılda
ERGENEKON,GLADİO,BOZKURTLAR,KONTRGERİLLA,GÖKTÜRKLER,SÜPER NATO ve şu anda dillerde olan ÜST AKIL diyorlar.
Tekniği kısa verdikten sonra ÜST AKLIN size ekonomik alanda yıllarca çeşitli vaatlerle insanımızı nasıl sömürdüğüne biraz dem vurucam.Çünkü bu örgütü siz hep eli silahlı kar maskeli aradınız aslında onların eli hep sizin cebinizde olan tiplerini görseniz hadi canım diyeceğiniz basit kimselerdi,ama TARİHE,ÜLKE YÖNETİMİNE,EKONOMİYE hiç sezdirmeden onlar yön veriyorlar.
1960 lı yıllar bir yakınım o dönemde mevduat tasarruf fonu olan devletin memura verdiği TASARRUF BONOLARINI toplar bulunduğu bölgede İstanbul o dönemde birkaç bölgeye ayrılmış bu toplanan yani DEVLETİN MEMURA ZORUNLU BORÇLANMA senetlerini kırarak yani vadesinden önce para vererek toplayıp,meşhur son toplanma ana yeri rahmetli KASTELLİ lakablı merhum ABİDİN CEVHER ÖZDEN beyde biriktiriyorlar oda bu bonolar üstünden piyasada spekilasyon yapıyor ve bu işlerden büyük para kazanılıyor.

Tabi mekanı cennet KASTELLİ BORSA ve BANKACILIK yatırım konusunda uzman bir insan İSTANBUL BORSASININ o yıllar yani 1960 larda en hızlı namuslu ve dürüst tüccarı.
Bu yıllarda anlattığım gibi büyük servet yapıyorlar dostları ile,TÜRKİYE nin 12 eylül 1980 darbesi ile tanıştığı günler.
Darbeyi yaptıran üst akıl darbenin başarılı sonuç verebilmesi için daha evvelden planladıkları ve bu planları ÜST aklın dışardaki ANGLASAKSON beynin kendi ülkelerinde 1970 li yıllarda sahaya sürdükleri TOKAT(NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK) sistemini ŞABLON plan olarak bizde uygulanması için veriyorlar.
Bunun baştan şimdi açıklayamıycağım bir küçük konuda labaratuar denemesini İZMİRLİ bir iş adamı ve ortağı geri plandaki bir emekli albayla deneyip başarılı sonuç alınca,planı TÜRKİYE geneli ve YURT dışı ayağı olarak iki ayrı programa koyuyorlar.
Birincisi BANKERLİK furyası başlatarak yurt içi tüm türkiyede BANKER görünümlü kişiler yaratılıp,bunlara parayı bankaların vermediği yüksek meblağlı faiz oranları verdirerek , halkımızdan büyük meblağda para toplayıp toplanan paralarıda geri plandaki ÜST YAPININ güvenli kişileri üstüne alarak bir müddet sonrada PARA ve FAİZ sarmalı dönmüyeceği için BÜYÜK PLAN dahilinde dönemin MALİYE BAKANI sayın ADNAN BAŞER KAFOĞLUNA yaptırılan bir açıklama ile BANKERLER heran batabilir sözlerini basın vasıtası ile savurarak ,piyasalarda büyük KAOS çıkartıp zaten HAYAL mahsülü olan BANKERLİK müessesesi batırılarak insanlar BANKERLİK bürolarına hücum ettirilerek aslında  büyük bir defter kapatılıyordu.

Yurt dışında yaşıyan İŞÇİ vatandaşlarımız iki defa darbelilerdi hem yatırımlarını BANKERLERE hemde bazı medya kuruluşları kullanılarak ucuz araba,ev,arsa gibi vaatlerle onlardanda toplanan tüm paralar ÜST YAPININ kasalarına  adeta bir nehir gibi aktı.
Bir çok namlı BANKER sokak köşelerinde açlıktan yok olup gitti,bazıları hatta bazı gazetecilere konu oldu mesela BANKER YALÇIN çaycılıktan nasıl banker oldu ve tabiki ŞENER ŞEN filmlerinde İlyas salmanın oynadığı BANKE BİLO tiplemesi konu oldu, aslında bunlarda PİSİKOLOJİK harp ve prokobandanın bir usülü idi bir yerden vatandaşı soyan ÜST AKIL bir yerdende bu tip sanat ve sosyal yapıtlarla dikkatleri başka yönde toplayıp kendilerine ÖRTÜ sağlayarak nihayi hedefte yürüyorlardı.
                  

İşte burda işini bilen hadiseyi gören benim akrabam tüm parasını ZİRAAT bankasında tutuyor o iki sene boyunca yakın arkadaşlarına sakın bankerlere para vermemesini hatta hiç batmıycak olan sağlam dediği KASTELLİ ye bile para vermemelerini çok söylediği halde arkadaşları paralarını veriyorlar ve büyük servetleri gidiyor.
Tek KASTELLİ batmıycak BANKER zaten o aralar BANKACILIĞA geçicek bazı banka sahipleri ile görüşüyor fakat KASTELLİNİN batmaması kurulan KAPAN oyunu bozar illaki kastellininde batırılması gerekli,oda şöyle yapılıyor kastelli topladığı tüm mevduatı garantili sağlam BÜYÜK BANKALARA veriyor ve onlardan aldığı BONOLARI, parasını aldığı müşterilerine GARANTİ olarak veriyor.
                     
Üst akıl ne yapıyor bu büyük banka yönetimlerine baskı yaparak KASTELLİYE ödeme yapmayı durdurtuyor  alacaklı vatandaşı  KASTELLİ üstüne sürerek onu mağdur ediyor arkasından kaçması için zora sokuluyor zaten o arada mecbur kalıp kaçan kastelli otomatikman yıkılmış oluyor.
Ama TÜRKİYE tarihinde batan BANKER müeesesinden vatandaşın parasını aldığı sonuna kadar TEK KURULUŞ ,5 YIL İÇİNDE BANKER KASTELLİ merhum ABİDİN CEVHER ÖZDEN dir.
Namuslu olduğu için ÜST YAPI tarafından artık hedefe konmuş bu büyük SIRLARI bildiği için şüpheli bir intahar hadisesine kadar bu yapının hedefi olmuştur.
Kastellinin intahar ettiği yıl içinde intahar vakalarına bir baksınlar belkide ÜST YAPI kendi içindeki ikili rekabetten birbirlerini yok edip SAHALARINI temizliyorlardı???
O yıllarda TÜRKİYE nin en iyi işadamlarından biri olan  hala devasa iş yaşamına  devam eden ,TÜRKİYE iş hayatında tarihsel gelişimi olan sayın MEHMET EMİN KARAMEHMET zor duruma ihtilalcilerle düşürülmüş hatta ahbablığımız olan ÇUKUROVA holding mali müşavirlerinden merhum Z.T hiç yok yere uzun bir zaman cezaevinde kalmış ve çıktıktan sonra üzüntüsünden kalbine yenik düşmüştü.
Tabi üst yapının çeşitlide atraksiyonları vardır sonra ERGENEKON mahkemelerine düşen tapelerde gördükki hala yıl 2004 senesi bazı işadamlarımıza baskı yapan gurupların olduğu acaba bunlarıda ÜST YAPI o resmi kurumların içindemi görevlendirmişti?
VADİLİ dizlerin SENARYOSUNU kim veriyor diyede araştırdıklarında bu KURUMLARA uzanan dinleme TAPELERİ ortalığa dökülmüştü.
Arkadaşlar konu uzun mevzu BÜYÜK size bugünki mevzuya dönecek olursam 28 şubatın arkasından İSLAMİ adla başlayan ve hedefleri AVRUPADAKİ işçi kardeşlerimiz olan yapılar aynı atraksiyonlarla yine temiz niyetli,Müslüman,dindar insanların paralarını tokatladılar çeşitli büyük SANAYİ ve TİCARİ sahte PROJELERLE bir kere daha ÜST YAPI dönemin uluslararası konjöktürüne uygun ekonomik dolandırıcılıkla hem para topladılar,hemde ÜST YAPININ gayrinizami servetine tur attırdıkları gibi ileriye dönük STRATEJİK siyasi açılımları için ÖZELLİKLE İŞVİÇRE merkezli ALMANYA üstünden toplanan paraları orda biriktirdiler.
                                   
Neyle start aldı bu para toplama işi en büyük 1999 APO operasyonu arkasından MİLLİ araba üretme projesi ve bunun kısa zamanda sonlanması ile bazı büyük ESRARENGİZ cinayetler  ile kamuoyunu meşgul eden günler…
Sonrası aniden yıkılan koalisyon hükümeti ve bugünki seçimlerden büyük başarı kazanan bir SİYASİ partinin çıkışı ve bu partinin SİYASİ yasaklı liderinin yasağının kalkması ile MİLLİ proje üreten MİLLETVEKİLİ şeçilmiş memleketinden beyin şeçim sonuçlarında HİLE çıkması ve MİLLİ beyin JET hızı ile cezaevine giden MİLLİ serüvenin yerine bugün devletimizin en tepesine halkın milletimizin oyu ile şeçilerek gelen devlet büyüğümüz.
Bugünde aynen JET hızı ile bu beyin yine benzer bir konudan tutuklanması konusu gündemimize girdi.
Bu yazımda SPOR ve SANAT,SOSYAL hayatı içine koymuyorum çok uzun oluyor sıkılmayın,ama şunu söyleyebilirim ÜST AKLIN dünyada ve içimizde HIRİSTİYAN,MUSEVİ,İSLAM tarikatları hatta bunların bazılarını mesela HİRİSTİYAN ve MUSEVİ ortak içinde bulundurdukları ührevi dinsel yapılar vardır uluslararası nitelikte.
Bunlar çok iyi derecede bulundukları ülkelerde İSTİHBARAT ÖRGÜTLERİNİ ve GÜVENLİK GÜÇLERİNİ ve diğer kamu ,özel sektör kuruluşlarını kullanabiliyorlardır.
Sevgili arkadaşlarım bu çok küçük TÜRKİYE insanının nasıl ezildiğinin bir küçük kronolojisi bu çok daha büyüyecek sayfalar dolusu kaleme alınacak yaşanmış konular…
İşte arkadaşlarım bir iş yapan gerçekler vardır,birde çok iş yapıyoruz diye gözüken  gizli mihraklar vardır MİLLETİ  planlı programlı tongaya düşürerek SERVETLER elde eden.
SİYASET,DİN,TİCARET tüm kötü güçlerle kullanılabilir,bunu engellemek malumu devletimizin görevidir!
Delikanlı adam İMZA attığı yeri bilir,MİLLETİ esir alıp kadınlardan medet uman sahte KAHRAMANLARDAN olmadık..
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder