21 Kasım 2015 Cumartesi

KURTOĞLU.

                                   

Sevgili arkadaşlarım dostlarım uzun zamandır PAZAR yazısı yazmamıştım,bu aralar bazı dostlar ağbi PAZAR yazılarını kestin niye diyince size açılayım hemde yazayım bu hafta diye düşündüm.
Ben devamlı aynı şeyi yaparsam bir müddet sonra o işi yapamam böyle bir rahatsızlığım var,her Pazar yazıyorum daha sonra bu bana esaret gibi esir olmuşum gibi geliyor onun için PAZAR yazılarını kesmiştim,yoksa mevzu kitlendiğinden değil bende mevzu lebiderya.))
Kızarsam ağzımda çok bozuktur,kızdırmazlarsa şerefsizim şeker gibi çocuğumdur,on numara delikanlıydım sigortamı attırdılar.
Gelelim başlığımız KURTOĞLU meselesine hayatta bir babam öldüğünde ağladım birde KURTOĞLU SUAT bey öldüğünde.
Suat bey 1931 doğumlu babam akranı bir ağbimdi,RİZELİ aslen lazcayı çok iyi bilir müthiş entelektüel sosyalist görüşlü ve müthiş bir çevreye sahip,hümanist,dost canlısı,iyilik sever mütevazi dört dörtlük insan yoktur ama dört üçlük insandı.

Tabi babam erken ölünce çevremde eski tanıdığım bir büyüğüm hiç evlenmedi ama çok zampara gençliğini ben kısa pantolonlu bilirim  süper güzel kaliteli hanımlar ile yaşardı.
1960 lı yıllarda meşhur ÇATI kulübü işletmiş tiyatro çalıştırmış sonra büyük ithalat ihracat işleri ile meşgul olmuş bir insandı.
Tabi benim dostluğum onun elli dört yaşlarına tekamül ediyor ben o zaman genç on dokuz yaşında bir delikanlıyım.
Bana eğer keyfi yerinde ise MORUK naber der şundan dolayı ne olucak senin halin 1923 doğumlu adamlarla arkadaşlık yapıyorsun oğlum bir gün herkes atta olucak bak ortada kalıcan,ileriyi görüyormuş.
Bazende sinirliyse ne o KÖPEK dama çıkıp uluyormuşun diye takılır ne yapıyor o İT sürüsü arkadaşların diye bana laf koyar.(oda şundan dolayı o dönemlerde ben biraz sağ görüşlüydüm ondan bana kızardı.)
Haftada bir gün, iki gün akşamları boğaz manzaralı ÇATI home beyoğlundaki ofiste çilingir masamızı kurar manzaraya karşı rakımızı içer siyaset ,derin işlerden konuşurduk.
                  

Siyasi bir konu işine gelmedimi hemen HOŞT  KÖPEK yine faşistliğin tuttu der bana yüzünü buruşturur kıpkırmızı olur sinirinden gözlüklerinin altına bakarak derin bir rakı kadehinden fırtını çeker sonrada ZEKİ alınmıyorsun dilmi derdi,gülerek yok be ağbi derdim gülerdik.
İşte ilk videosunu ben verdim şu anda benim oğluma bir konuyu yaşlılıktan sorduğum gibi şu tuşa basarsam ne olur buna basarsam ne olur sorar bende  anlatırdım.
Arada başı zamparalık yaptığı hatunların yakınları ile belaya girer ZEKİ diye arar gider bir gözükürüm etrafa, bir sürü böyle anı ama şu anda bile insan gülüyor ama anlatamıyor.
Kaldığı bina tarihi bir bina en üst katı bir ara SÜLEYMAN cemati büyük bir daireyi 8 odalı yurt olarak tutmuş yanı başında,tabi çocuklar badem bıyıklı efendi insanlar fakat bir gece soba için odun kırıyorlar SUAT ağbide uykudan uyanıyor çıkışıyor tabi çocuklar ellerinde balta rahmetliye çıkışınca korkmuş hemen içeri girmiş.
Ertesi günü beni aradı ZEKİ böyle böyle ağbi akşam masayı kur geliyorum dedim,silahı belime koydum gittim rakımızı içiyoruz hakikaten gece 00.30 suları bam güm bir sesler hemen kapıyı açtım çıktım karşımda iki arkadaş ZAGOR gibi odun kesiyor ne oluyor lan burda tabi birazda gazı almışım çocuklar baktı bu sefer bela bir tip anladılar silahlı külahlıyız ağbi kusura kalma malma dedim bir daha burda böyle şey görmiyeyim gündüz kırın odununuzu,ağbi okuyoruz aslanım dedim o zaman akşam üstü kır gece millet uyuyor kırılmazki odun ,yıl 1985)))
                          

Neyse hadise rayına girdi SUAT ağbinin kadim dostları var gel dedi bir gün seni birileri ile tanıştırayım kim ağbi bunlar,dedi bunlar meşhur merhum AHMET MERTER beyin katilleri.
Konu şu istanbulda bu merter ilçemizin o dönemde toprak sahibi zengin bir işadamı AHMET MERTER bu suat ağbinin bana tanıştırdığı iki kişi tarafından öldürülüyor,bu öldürenlerde maktulün oğlunun arkadaşları ADAPAZARI HENDEKLİ abaz milletinden iki kişi bu 25 nolu MASON locasının biraz ilersinde NURİ ZİYA sokağın o zaman beş katlı iki ortak bir HAN ları var.
Gittik ne hikmetse adamlar bana o yıllarda 1961 yılında işledikleri şuçu anlattıkları gibi konunun ince taraflarını diğer asli suçlularıda anlattılar,o zamanda bu iki kişi bayağı yaşını almıştı.
Hadise bayağı vahim bir hadise belki bilmiyorsunuz basında bazı arkadaşlara bazı eski işlenmiş cinayetlerin orijinal mahkeme tutanaklarını verdim incelesinler diye sonra bana iade ettiler teşekkür ettiler bende çocukluktan biraz CİNGÖZ RECAİ(AYHAN IŞIK macera filmleri) hastalığı vardı bu konuları çok incelerdim.))

Bunun gibi daha sonra SUAT ağbinin yine çok yakın arkadaşı meşhur TÜRKİYENİN ilk en büyük eroinini FRANSA MARSİLYADA yakalatan KELEBEK RUŞEN KAPTAN ile tanıştırdı oda rahmetlik oldu üç çocuğu vardı bana yakın yaşları oda tüm macerasını fransanın en kaçılmaz cezaevinden kendisini mafyanın nasıl kaçırdığını ve türkiyeye soktuğunu uzun rakı içerek kendi leventteki evinde anlattı.
Zaten sonrada sayın UĞUR DÜNDAR beyin programına çıkarak ordada televizyona bu macerasını anlattı.
İşte KURTOĞLU RİZELİ SUAT beyle böyle günlerimiz geçti bazen balık pazarında CUMHURİYET meyhanesinde,bazen KEPENDİKİ KADİRİN yerinde bazen rahmetli refik,yakup ağbilerin mekanında içeriz haftada bir gün sohbet eder onu evine bırakır ordan çeker giderdim.
Bana derdi seni bir gün meşhur RİZELİ YUNUS bey vardı SOVYET MASASINDA MİT uzun yıllar çalışmış,emekliydi o yıllarda onla tanıştırıcam derdi olmadı.

Suat ağbi ile daha evvel bir yazımda var bir SİLAH satış işine girdik fakat çıkmamız o yıllarda çabuk oldu başımıza büyük iş aldık oda yanlışlık şundan SİLAHLAR FİLİSTİNE gidicek anlaştığımız firma bir ABD li  musevinin firmasıymış ben onu bilmiyordum,kısa geçiyorum bir dünyayı başımıza topladık SUAT ağbi çok sinirli ZEKİ lütfen bir müddet görüşmeyelim dedi ve görüşmedik.))
Suat ağbinin son yılları kızdırıyordum MORUK daha ölmedinmi diye çok sinirleniyordu,bende gülüyordum KÖPEK diyordu bana.
En son hanım çok severdi ağbi gel ayşe kadın fasulye yapıcam dedi maalesef rahatsızlandı hastaneye gittim turp gibiydi hep aynı senaryo SUAT ağbi basit bir ameliyata girdi fakat çıkamadı.
Babası rahmetlik İSTİKLAL HARBİ GAZİSİ edirnekapı şehitliğinde sakin ve az bir yakını ile defnettik,ALLAH RAHMET EYLESİN MEKANI CENNET OLSUN.
Şimdi bu insanlardan numunelik bile kalmadı,sizlere eski istanbulun ve ülkemizin çeşitli bölgelerinin insanlarını yaşantılarını ve maceralarını anlatmak isterim.
İstanbulun özellikle delikanlıları has insanlardı YEŞİLKÖY sahilinin delikanlılarından başla,BAKIRKÖYLÜLER,SAMATYALILAR,KUMKAPILILILAR,CANKURTARANLILAR,KARAGÜMRÜKLÜLER,KASIMPAŞALILAR,TOPHANELİLER,KADIKÖY,FENERBAHÇE,ÜSKÜDAR gurubu,FINDIKZADELİLER çok büyük delikanlılar,esnaf mahalle delikanlılarıydı o yıllarda çakallık,şerefsizlik,arkadan vurmak,kadına kıza tebelleş olmak yoktu.
Sizlere bu mahallerin içindede olduğum şahitte olduğum kavgalarını barışmaları,eğlenceleri emniyette yenilen sopaları zaman zaman anlatıcam.

Ben gençken zaman boşa gidicek diye günün 22 saatini ayakta geçirirdim,hiç yerimde duramazdım valide hanım bir gün bir arkadaşı görüyor OKAN evladım ZEKİ yi gördünmü ortalıkta yok demiş arkadaş teyze BODRUM da demiş validede anlamamış hangi evin bodrumunda evladım demiş yok teyze ev bodrumu değil EGEDE AYDIN ilimizin yazlık ilçesi BODRUM,valide demiş evladım dün akşam sempte lokale iniyorum diye çıktı teyze işte ordan bir arkadaş dedi fırladılar BODRUMA gittiler.
Bundan sonra tavsiyem ANKARADA bunca yıl bana ağır şeyleri yapanların içindede bilinçsizce varmış gibi gözükenlerin aslında bilinçli var oldukları çok planlı ve SİNSİCE bu işleri yaptıkları belli oldu.HERKES HADDİNİ BİLECEK?
                                    

Hepinize iyi pazarlar.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder