28 Kasım 2015 Cumartesi

DOST ER.

                                            

Sevgili takipçilerim haftanın son dinlence günü pazarı mutlu geçirmeniz dileği ile yazıma başlıyorum.
Sizlere çok şey yazmak istiyorum ama ZÜCCACİYE DÜKKANINA GİREN FİL olmak istemiyorum.
                                       

Onun için tatlı hatıralar yazıp kendimide mutlu edip sizleride iyi hatıralarla,aramızdan kayıp gitmiş iyi insanları özellikle benim için yazıp sizlerinde değerlendirmesi için kaleme alıyorum.
Bugünlerde benim için KORKAK  diyen insanlar,dostlar oluyor çok önemli değil korkmak kötü bir şey değil insani bir duygu ömrümün uzun yıllarını macera ile geçirdim,bırakından ellimizden sonra korkalım.
Korkalım onunda tadını çıkartalım,sizler gibi hayat boyu korkmak için bir nedeni olmayan insanlar korkunun tabiki ne olduğunu bilemez.
Şimdi arkadaşlarım benim bir hocam,ağbim,arkadaşım vardı çocukken ilk dokuz on yaşlarında baktı bende kabiliyet var tenisi ilk ciddi anlamda sadece özveri olarak öğretmek için.
İsmi yaşar dı ismi gibide yaşardı.
                                 

İlk önce merhum ağbimiz tanıtayım 1930 doğumlu aslen kars kökenli fakat kars vilayetimizle hiç alakası yok Suadiye doğumlu orda çok büyük bir köşkte doğmuş zengin bir ailenin tek oğlu olarak,baba sirkecide büyük bir manufaturacı,tabi çocukken özel ihtimamla büyümüş Galatasaray lisesini bitirmiş iyi derece Fransızca konuşur aile içinde YOYO derlerdi biz yaşar ağbi derdik,kısa boylu ama çakı gibi muazzam entelektüel bir insan.
Babasını kaybettikten sonra türkiyede jet sosyete içinde muazzam bir hayata giriyor fakat zaman içinde servetini bu yaşantıda kaybediyor ve yengeyi alıp FRANSA PARİSE 1960 lı yılların ortasında yerleşiyor.
Ordada yine renkli bir hayat büyük bazı gazetelerde çevirmenlik yapıyor fakat gece hayatı son surat fransanın sahil şehirleri ve pariste devam ediyor.    
                   
Tabi ben istanbulda tanıdığımda yaş dokuz on bana tenis oynamamda yardımcı olmaya başladı ben ve benden küçük oğlu ile oynatıyor ama oğlu tenisten çok futbol oynamak istediği için ben yaşar ağbi ile antreman yapıyorum tabi o beni dahada geliştiriyor.
                              

Avrupada yaşadığı için program yapmayı seviyor günde iki saat tenis oynuyorsak sonra 1 saat benim havalı tüfeğimle kort arkasında atış talimleri yapıyoruz bazen turnuva düzenliyoruz tost veya kolasına genelde ben kazanırdım ALLAH için silah kullanmakta kabiliyetliydim.
Babamla yaşıt oldukları halde bir samimiyetleri babam tarafından olmadı hatta babamda Fransız kültürü ile yetişmiş bir insandı fakat konuşmazdı arada bir takılırdı hocanla nasıl gidiyor diye iyi baba çalışıyoruz.
O günlerde babam 6.35 mm CZ marka bir tabanca hediye etti bana iki kutuda mermi trabzondan getirtti S&P ben o marka mermiyi çok severdim çünkü kovanları krom kaplama çekirdekleri çelik olurdu.
Babamın hediye ettiği tabancayı gösterdim,dedi baban seni çok seviyor,güldü ve çok güveniyor.

Tabi o zamanlar türkiyede yabancı basını takip etmek hem çok pahalı hemde zor iş yaşar ağbi fransanın önemli dergileri ve gazetelerine abone aylık onlar geliyor onlardan tenis ile ilgili olanları bize okutuyor bilgi veriyor.
O yıllarda dünyada şimdiki gibi tenis turnuvaları çok değil tutulan  iki büyük turnuva var biri efsanevi ingilterede WIMBELEDON,fransada ROLAN GAROS işte bu ROLAN GAROS kulübü aynı zamanda dergide çıkartıyordu yaşar ağbide abone tüm uğraştığımız sporun bilgisini yaşar ağbiden alıyorduk,arada bizi eve toplar orda kahve çay sohbetler ederiz.
Tabi yaş büyüdü artık alkol ,akşam gezmeleri çeşitli arkadaşlarla toplantılar,bazen özel geceler yemekli tabi onlara yaşar ağbi yenge ile oğlu ile gelir her zaman janti kıyafetleri boynunda fuları ailesi ve tüm çevremiz kendisini ünlü Fransız komedyen aktör luis de fenuse benzetir,bazen söylerler kızar ama güler geçerdi. 
                                          

Çokta bilekli ve kavgada ederdi bir gün yine hemşerisi KARSLI SEMENDER bey var(gerçek isimler) bir mevzuya restorantta kızıyor kendi 1.60 sinirli geriliyor 1.90 boyunda semender beye vuruyor tabi semender beyde kaş göz aşağıya iniyor.
Tabi yaşar ağbiyi tüm galatasaray camiası tanır,kendisi yenge benim akrabalarım bir aile gibiydik.
Onlar derdi ZEKİ hepimizin çocukları var bizle oturmazlar bir sen varsın bizimle gelip oturan arkadaşlık yapan,bazen gece ailece restorandan çıkarız yaşar ağbiye veya rahmetli enişteme gideriz sabah gün ışır masadan öyle kalkılır,güzel sohbetlerimiz olurdu.
12 eylül oldu PAŞA tutturmuş herkes silahını teslim edicek,yoksa 30 yıl hapis arkadaş çöp tenekeleri içinde sokaklarda silahlar fışkırıyor,alınmıyorki şuçlu olur bilinmeyen silah adam teslim edeceğime çöpe atarım diyor teslim etsemde fişlenicem diyor gidiyor sokakta bir yere,çöpe denize atıyor.

O aralar İngilizce kursuna gidiyorum,tren istasyonunda bekliyorum bir baktım yaşar ağbi geldi,hayırdır ağbi ilçeye iniyorum elinde bir poşet bunu teslim edicem ne teslim edicen ağbi, bunu dedi poşete bir baktım baygınlık geçiricem 38 cal SİMİT&WESSON revolver krom nikelaj tabanca ağbi sen bana ver sen burdan git bende kursa gitmeyim.
Başladı düşünmeye eline yapıştım ama bırakmıyor,vermedi kaymakamlık binasına kadar ayrılmadım ikna etmek için edemedim üzülüyor ama düşünüyorda.

Akşam eve gittim babama anlattım güldü vermedimi dedi,korkmuştur dedi baba dedim yandım yandım bittim dedim teslim etti sonuna kadar gittim ikna edemedim.
Yıllar sonra bir gün ailece içiyoruz ZEKİ dedi içimde bir şey kaldı söyliyecem dedi,ne ağbi dedim o gün sana silahı vermedimya dedi çok pişman oldum sonra,eğer sana verseydim hiç olmazsa benden sana bir hatıra olurdu,çöpe gitmezdi ben onu ta fransadan getirmiştim ama korktum meğerse korkucak bir şey yokmuş dedi.
Bir gün lokalde oturuyorum kış günü akşam alkolü fazla kaptırmışım ayılayım diye bir yerden kahve bir yerden soda elimde hürriyet gazetesi TÜRKİYENİN ilk kadın dedektifinin hatıraları onu okuyorum aha kadın anlatıyor aylarca takip ettim sosyetenin içindeki elmas hırsızını en sonunda bir parti esnasında görevli olarak katıldığımda büyük takip ve kovalamacayla yakaladım ama adam çok atletik ve iri yapılı boğuşurken yoruldum silahıma davrandım ve enterne ettim.
                                        

Hadise 1950 li yılların başında geçiyor kadın isim verince şimdi rahmetlik oldu eşide öyle B.K ben şok oldum tarifte uyuyor yav bu bizim çokda zengindir,çokda yakışıklı asil görsen sanki dersin buchingam kıraliyet sarayında eşi ile öyle bir insan zaten lakabı LORD.B sonra düşündüm yaşar ağbi ile arası yok hep konuşmazlar küst ne zaman sorsam yaşar ağbi s… sabıkalı derdi ama söylemezdi ne olduğunu.Bende merakla sorardım suratı ile boşver der elini sallardı.
Tabi gazeteyi usulca katladım arkama yaslandım lokalde beklemeye başladım yaşar ağbiyi geldi, dedim ağbi şuna bir bak bizimki bir okudu o kısa boyu ile bana bakarak gülmeye başladı demek buraya kadarmış dedi,tabi yaşar ağbi ta o yıllardan bu iş biliyor açık etmiyormuş,gazeteyi aldı muzipçe her oyun masasında büyüklerimize okutmaya başladı tabi hadise dalga,dalga yayılmaya başladı bu mekanı cennet olsun LORD B. ağbimizde yine kendisine çok benziyen duayyen gazeteci bir sarışın büyüğümüzünde yakın ahbabıydıda TÜRKİYENİN ilk kadın komiser dedektifi hadiseyi bilmeden çatlattı.
Tabi LORD lokalde dava edicem gazeteyi tekzip edicem isim benzerliği falan,filan ama artık lokalden uzaklaştı ne bir tekzip ne bir yalanlama zaten YOYO işi sosyetedeki hızlı günlerinden biliyormuş bu konuyu açığa vermemek için ona söz vermiş…
                           

İşte daha böyle bir çok çocukluk,gençlik anısı YAŞAR ağbi ile geçti.
Artık son yıllarda görüşemiyorduk birgün bir baktım geldi beni galatasarayda buldu benimde hasret gidermeye ihtiyacım varmış ağbi yürü krependikiye giyoruz,yok dedi GUT başladı az içiyorum öğleden sonra, az içersin dedim iyi dedi gittik oturduk gündüz mezeler rakı ne az içicez sohbet akıyor, akşam geç oldu üç gün sonra bir akrabamda buluşmak için sözleştik orda devam edicez,toplanıp sohbete.
                          

İki gün sonra bir haber geldi yaşar ağbi ani bir kalp kırizi ile hayata gözlerini yummuş.
Suadiyede sevenleri,yakınları,ahbapları YOYO yu son yolculuğuna uğurladık.
ALLAHRAHMET EYLESİN MEKANI CENNET OLSUN.
Bizim geleneklerimizi biz zannederdikki MİLLİ şimdi öğrendikki bir zamandır biz MİLLİ değilmişiz bu milletin örfü adeti ile yetişmemişiz.
Arkadaşlar hepinizin gözlerinden öperim.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN
                                            

26 Kasım 2015 Perşembe

SUKHOİ SU-24

                                  

Sevgili takipçilerim üzücü bir hafta yaşıyoruz,size şöyle söyleyeyim bazen aile içinde bir büyük cinayet işlenir ölenlerin ikiside akrabandır kime ne diyeceğini bilemezsin,üzüntün ile susar sessiz bir kenarda durursun.
Öncelikle SURİYE hududumuzda RUS HAVA KUVVETLERİ ile ülkem TÜRK HAVA KUVVETLERİ arasında geçen hadiseden dolayı çok üzgünüm.
Biliyorsunuz TÜRKİYEDE bu konularda uzman olan az sayıda insanım birde RUS ORDUSU ile geçmişte yakın temasta olan dostluğu olan ve KIZIL ORDUYU bilen bir insanım, daha evvelki yazılarımda TÜRKİYEDE yaşarken yazdığım yazılarımda var hiç saklamadım.
Elli yılı bulan bir dostluk şu anda misafir olarak yaşadığım RUSYADA yine bu konularda DÜNYAYA faydalı olmak için bulunuyorum.
Rusya devleti misafirperverliğini göstererek hassas kapılarını bizden sonraki kuşakların DÜNYAYA faydalı işler yapması için açmıştır.
Onlara burdan teşekkür ederim.
Özellikle SU-24 uçağında ülkesinin bekası için şehit olan YARBAY OLEG PEŞKOV ailesine ve RUSYA FEDERASYONUNA üzüntülerimi ve başsağlığı dilerim.

Siyasi olarak hiçbir şey konuşmak istemiyorum çünkü ülkemin silahlı kuvvetlerinde çok kısa bir resmi askerliğim olsada ,tüm HAVA,KARA ve DENİZ kuvvetlerinde bulundum.
Kahraman bir silahlı gücü olan ülkenin insanıyım,ama ömrüm boyunca inandığım RUSYA ve TÜRKİYENİN dost ve işbirliği içinde olması gerektiğini büyük acılar sıkıntılar çekerek maalesef her sıcak gelişen yılların ardından bazı dünyanın başka güçlerinin sabotesi ile bozulduğuna şahit oldum.

Bu hadiseleri çocukluğumdada TÜRKİYENİN sıkıntılı yıllarında yaşadım.
Temennim  iki gerçek TARİHTE büyük yeri olan stratejik olarak birbirlerine ihtiyacı olan KOMŞU ülkenin bu sıkıntılı durumları acil şekilde aşması.               

Daha evvel biliyorsunuz bu sıkıntılı hadiseleri bir çok kere yazdım hatta bir anımda vardır bunları TSK(TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ) içindeki arkadaşlara anlatmışımdır.
Ben 1984 yılında bir hadiseden dolayı hayatta bir karar aldım dedimki içimden dünyada her ülkenin ordusunu kendine düşman al ama hiçbir zaman SSCB ve devamı RUSYA FEDERASYONU ordusunu düşman alma.
Bir gün değerli bir RUS ORDUSU subayı arkadaşımla oturuyoruz,eski SSCB(SOVYET SOSYALİST CUMHURİYETLER BİRLİĞİ) ve NATO günlerinden konuşuyoruz STOLOVNİCHNAYA votka ile adana kebabı yiyoruz dedim yoldaş bizde dört adet 
  

NBC(NÜKLÜER,BİYOLOJİK,KİMYASAL) taaruz filosu vardı, TÜRK HAVA KUVVETLERİ jet üstlerinde eğer bir alarm verilseydi 24 saat esasına dayalı nöbette olan bu filolarla size saldırıya geçicektik.
Tabi ne olurunu ben şaka ile soruyorum bakim o ne diyecek diye, bana baktı kebaptan ısırdı ve şöyle dedi kaç uçak vardı her filoda iki nöbetçi uçak vardı her üstte dedim,o zaman dedi tüm üstlerinizdeki kuvvetlere 4 katı balistik füze ile karşılık vericeğimizi düşün ZEKİ sen akıllı bir yoldaşsın dedi,anladım yoldaş NAZDOROVYA dedim.
                       

Tekrar bu üzüntülü günleri unutup mutlu yeni dünya için neler yapabiliriz onların planlarını yapıp,tüm insanlığın birbiri ile dost olmasını sağlamak için mücadele vermeliyiz.
                              

En güzel şey dostluk,dostluğumuzu zedeleyen güçlere karşı ortak mücadele etmeliyiz.
İlerki zamanda konuşmak gerekecek olursa veDOĞRUNUN ve İYİLERİN kazanması için konuşup yazacağımdanda kimsenin şüphesi olmasın.
TÜRK ATASÖZÜ DOĞRU EĞİLİR AMA YIKILMAZ!
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.

23 Kasım 2015 Pazartesi

İSTİHBARAT MUTFAĞI-1

                                

Sevgili takipçilerim hepinize iyi bir hafta geçirmeniz dileği ile yazıma başlıyorum aslında bu beni soruları ile takip eden arkadaşlarıma cevap niteliğinde olucak,soran arkadaşlarım sistemkar soruyorlar haklılar onları cevaplıycam.
Arkadaşlar yazımın başlığını İSTİHBARAT MUTFAĞI koydum bilmezsiniz ben turizm ve otelcilik konusunda eğitim aldım kısa müddet çalıştım şimdide bu aralar yine çalışıyorum bekarlık SULTANLIK olunca birde ASLAN parçası bakıyoruz onun için MUTFAK bayağı zamanımı alıyor.
Yemek ve mutfak o kadar ciddi bir alanki malzeme iyi olsa ahçı kötüyse yemek kötü çıkar AHÇI iyidir malzeme kötü ve eksiktir yemek kötü çıkar.
Ne olması lazım AHÇININDA ,MALZEMENİNDE iyisi olsunki yemek güzel pişsin iyi çıksın.
İşte malesef ülkemizde bu kombinasyonu  güvenlik ve istihbarat politikaları konularında bir türlü oturtamadık çıkan yemeği yani hadiseleride günlük yaşayıp izliyorsunuz.ALLAH yardımcımız olsun.
Şundan dolayı bana sistem ediyorlar ZEKİ bey siz RUSYA FEDERASYONU devletinin politikalarının savunucusuydunuz ama RUS silahlı kuvvetleri BAYIR BUCAK TÜRKMENLERİNİ havadan karadanda ESAD güçleri vuruyor TÜRKMENLER zor durumda.

Tabi milli hassasiyeti olan herkes irkilirde sevgili arkadaşlarım bunlar devletlerin büyük çıkarlarının gelişiminden oluşan hadiseler.
Sizler bu soruları ülkemizi yöneten siyasetçilere yöneltmelisiniz,ben sadece analizci ve yaşadığım gerçekleri size yansıtıyorum.
Devleti yönetenler devletin dehlizlerinde ülkenin kaderinin tayinini yapıyorlardır.
Size şunu söyleyebilirim sadece son yirmi yılda RUSYA ve bölge ile ilgili yaptığım tüm analiz ve çalışmalarımda herkes yanıldı devletimizi geri plandan yöneten derin yapılarda dahil ben yanılmadım.
Tam aksine yanılmadıkça her koldan TÜRK DERİN DEVLETİNİN seferberlik yapısı ve ilgili kurumları tüm gücü ile şahsımı imha etmek için canı gönülden uğraştılar.
Sonuç bir kişiye ülke içinde saldırıp TEK BAŞINA insanı yok eder durdurabilirsin ne oldu sonu işte gerçeği durdurabildinmi koca bir HAYIR.
Rusya ve suriyeye gelince RUSYA FEDERASYONU bir emperyal devlet olarak devletinin gelişimine çıkarlarına katkı sağlıycağı için SURİYEDE iç savaş yöntemi ile zora sokulan ESAD rejimine yardım edip rejimi güçlendirip kendi çıkarlarını diri tutmak amacı ile şu anda yüksek yoğunluklu bir HAVA MUHAREBESİNE girişmiş durumda bunun neticeside alınıyor ESAD güçleri ilerme sağlıyor düşman mevzilerini yok ederek kendini muharebe alanında İRAN ordusundan aldığı piyade birlikleri ve LÜBNAN HİZUBULLAHI gerillaları ile savaşa devam ediyor şu anda eli rahatlıyor yavaş yavaş.

Burda TÜRKMEN gücü BAYIR BUCAK lara gelirsek ESADA karşı savaştıkları için maalesef şu anda zor durumdalar,umarım DEVLETİMİZ bu zor durumdan TÜRKMEN kardeşlerimizi çıkartıcak bir formül bulacaklardır.
Ama şunu temin ederim RUSYANIN basında ve medyada TÜRKMENLERİ sanki özel hedef alıyormuş algısını yaratanlar tamamen çarpıtma ve dezenformasyon haber veriyorlar.
Hiçbir ordu dünyada muharebe alanında karşısındaki gücü ideolojik veya sempatik nedenlerle dokunmadan gitmez bu bir savaş.
Savaşta cephede sana engel olan hangi güç varsa vurur geçersin.
Bugün canlı seyrettim İŞİD örgütün elindeki tüm rafineriler ve 1000 adet petrol tankeri atari ile oynar gibi gözümün önünde yok edildi.
İŞİD örgütünün içinde bir çok RUSYA vatandaşı var RUSLAR kendi vatandaşları var diye İŞİD mevzilerini vurmuyacak böyle bir şey olabilirmi,tabikide tepesine binmiş vurucak ve vuruyor.
Buna birde şu anda başka bir cevap vericem bugünlerde bu kadar çok BAYIR BUCAK TÜRKMENLERİNİN bazı pisikolojik harp uzmanlarınca büyük anlamda patırtı kopartıcak şekilde gündemde tutulması bu olayların içinde çok ciddi bazı hadiselerin üstünün örtülmesini sağlıyor olması muhtemel arkadaşlarım…

Şunuda söyliyeyim PARAMİLİTER güçler olarak oralara gitmek ve savaşmak savaşın yönünü değiştirmez, etkili olmaz.
Neden RUSYA çok etkili nokta hedeflere operasyon yapıyor,işte ileri teknoloji seyir füzeleri akıllı mühümmat kullanarak hassas tüm mevzileri vuruyor,elinde hafif silah bulunduran güçlerin bu ORDU ile bu sahada baş edebilmesi mümkün değil.
Onun için bu konuları DEVLETE ve onun değerli yöneticilerine bırakın bu kahvede oturup gaza gelip evden pompalı tüfeği kapıp savaşa gitmeye benzemez birkaç gün evvel canlı seyrettim ÇEÇEN LİDER CAHAR DUDAYEVE olduğu gibi bir akıllı seyir füzesine bir İŞİD militanı kafa attı bunun şakası yok.
Derin bir tecrübe konuşuyor arkadaşlar vay halinize annelerinizden başka kimse ağlamaz,bakın MUHSİN başkan rahmete kavuştu kimse işin içinden çıkamadı,hergün slogan atanlar ÇEÇEN komutanlar için hepsi öldü gitti,bu davalara başını koymuş merhum MEDET ÜNLÜ öldürüldü ANKARANIN göbeğinde kimsede ne olduğuna dair gık yok merhum NECİP HABLEMİTOĞLU hakeza onun için vay gidene derler unutup giderler…
Bu saydığım insanların çok yakın arkadaşları şu anda DEVLETİ yönetiyorlar bizim devletimiz son 50 yıl içinde öldürülmüş suikaste uğramış bir tane olay aydınlatamadı siz ZEKİ den hesap sormayın akıllı olun kendinizide,milletide zor duruma sokmayın.
                      

Şu anda ülkemizin DOĞU ve GÜNEYDOĞU bölgelerindeki ilçe merkezleri ve il merkezlerindeki hadiseleri görünce  önce kendimizi ve bölge coğrafyasında politikalarımızı iyi yönetebiliyormuyuz ona bakalım.Yaşadığımız süreç çok değişik geçiyor bugünün düşman kabul ettiğimiz yarın dost,dostumuz düşman olabilir hiç unutmayın bunu?
Biz 1990 lı yılların başında ne delikanlılar gördük ağbi AZARBAYCAN dan yeni geldim zaten kafam bozuk diyipte sağda solda hava atan sonra dediğimizde kardeş sen geçen hafta bodrumdaymışın zaten yüzündeki yanıkta bodrum yanığı şey ,mey ağbi nahçıvandan geçtikte yorgunduk direk bodruma gittik ordan geldik,YALANDAN kim ölmüş))
Bu konuyu kapatıp BOK mevzuna geçiyorum.
Kamuoyunda bir zatı muhterem 12 eylül darbesi herşeyi doğru yapmıştır,bok yedirmek şuç değil bende bok yerim kurbağlıderenin suyu içilir diye konuştu kamuoyu oluştu basın bunu sosyal medya ile fenomen hadise haline getirdi.

Karşı taraf gözüken kişilerde başladılar bu lafları söyleyen kesime laf söylemeye gündem oluştu BOK üstüne kamuoyu yaratıldı peki bu işleri örtenler bu muhabbetle nasıl bir örtü sağladı ve halkın gözünden neleri kaçırdı.
Diyarbakır cezaevinde ve ankara mamakta insanlık dışı hadiseler yapıldı bugün bu coğrafyada PKK etkin olmuşsa bu işkencelerin ve o yılların acılarınında büyük katkısı vardır.
Arkadaşlar ASKERLİK ve TSK kutsal kurumdur bizden yaşı büyük olana biz sivilde olsak KOMUTANIM derdik,eğer yaşı bizimle veya aşşağıdaysa rütbesi ve ismi ile hitap ederdik arkadaşlarımıza bundan GURUR duyarım her zaman.

Ama insanlık dışı hangi insana rengi,dili,ırkından dolayı işkence yapan ve yaptıranla hiçbir işimiz olmaz, darbecilerlede hiçbir işimiz olmaz.
Sanırım bunu bugün devletimizi yöneten en üst yöneticilerden en alta kadar ZEKİ nin özellikle 12 eylül hakkında düşüncelerinin ne olduğunu bildiğini bunun bir diziye konu olduğu hatta mahkeme tutanaklarındaki dinleme tapelerine geçtiğini iyi bilirler.
Şimdi bırakalım kolpadan televizyonlarda ve yazılı sosyal medyada konuşulanları ben sizi gerçeğe götüreyim.
1980 Lİ yılların ortasından sonra merhum ÖZAL ve ANAP döneminde seferberlik kapsamında özellikle GÜNEYDOĞULU işadamları ve bürokratlar ile büyük bir konsey oluşturuldu.
                              


Bunlar o dönemde çok etkili oldular özellikle büyük şehirlerimizde ticari ve ekonomik olarak geniş güç oluşturdular siyasettede çok güçlendiler.Aslında 1990 dan sonraki faili meçhul cinayetler o günün oluşumunu tasviye etmek içindir?

Neyse tabi biz o günlere dönelim ben tabi genç olarak bu camianın içindeyim özellikle DİYARBAKIRLILAR gurubunun içinde geziniyorum işte o günlerde bu DİYARBAKIR CEZAEVİNDE ağır işkenceler gören NURETTİN YILMAZ bey bu konuyu çok hararetli açtı hatta o günlerde kitaplaştırdı,buna cezaevinden yeni çıkan sayın AHMET TÜRK beyde katıldı ve büyük bir patırtı kopardılar.
                              
Tabi öyle acılar çekilmişki DİYARBAKIR cezaevinde yatan insanlar bunu kinde yapmışlar özellikle cezaevi komutanı BİNBAŞI ESAT OKTAY YILDIRIM merhum için, çünkü insanlığın almıycağı şekilde işkenceler ve davranışlar içinde olmuş o günlerde işittiğim diyarbakırdan çok büyük baskı olduğu ricacı oldukları bunun bir devlete karşı hareket değil bu şahsın kötü kişiliğinden dolayı olarak o günün İSTANBULDAKİ BARONLARINA ısrar ediliyor en sonunda ikna olunarak bir tetikçi ayarlanıp bu binbaşıya OTOBÜS içinde suikast düzenletilip öldürülüyor,o günün şartlarında siyasi bir kılıfta konularak hadise bu intikam alınma şeklinde kapatılıyor.

Tabi uzun yıllar geçti ne yazıkki o günlerde başlayan bu hadiseler daha sonra artan bir şekilde kan gölüne türkiyeyi soktu.
Arkadaşlarım şunu söyleyeyip bitiretim sistem büyük menfaatler içinde dönüyor onun için çarklar insanları övüterek gidiyor.
Bugün cinayet işletenler yarın aynı kaderi kendide paylaşıyor.
ESEN KALIN.
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN.


21 Kasım 2015 Cumartesi

KURTOĞLU.

                                   

Sevgili arkadaşlarım dostlarım uzun zamandır PAZAR yazısı yazmamıştım,bu aralar bazı dostlar ağbi PAZAR yazılarını kestin niye diyince size açılayım hemde yazayım bu hafta diye düşündüm.
Ben devamlı aynı şeyi yaparsam bir müddet sonra o işi yapamam böyle bir rahatsızlığım var,her Pazar yazıyorum daha sonra bu bana esaret gibi esir olmuşum gibi geliyor onun için PAZAR yazılarını kesmiştim,yoksa mevzu kitlendiğinden değil bende mevzu lebiderya.))
Kızarsam ağzımda çok bozuktur,kızdırmazlarsa şerefsizim şeker gibi çocuğumdur,on numara delikanlıydım sigortamı attırdılar.
Gelelim başlığımız KURTOĞLU meselesine hayatta bir babam öldüğünde ağladım birde KURTOĞLU SUAT bey öldüğünde.
Suat bey 1931 doğumlu babam akranı bir ağbimdi,RİZELİ aslen lazcayı çok iyi bilir müthiş entelektüel sosyalist görüşlü ve müthiş bir çevreye sahip,hümanist,dost canlısı,iyilik sever mütevazi dört dörtlük insan yoktur ama dört üçlük insandı.

Tabi babam erken ölünce çevremde eski tanıdığım bir büyüğüm hiç evlenmedi ama çok zampara gençliğini ben kısa pantolonlu bilirim  süper güzel kaliteli hanımlar ile yaşardı.
1960 lı yıllarda meşhur ÇATI kulübü işletmiş tiyatro çalıştırmış sonra büyük ithalat ihracat işleri ile meşgul olmuş bir insandı.
Tabi benim dostluğum onun elli dört yaşlarına tekamül ediyor ben o zaman genç on dokuz yaşında bir delikanlıyım.
Bana eğer keyfi yerinde ise MORUK naber der şundan dolayı ne olucak senin halin 1923 doğumlu adamlarla arkadaşlık yapıyorsun oğlum bir gün herkes atta olucak bak ortada kalıcan,ileriyi görüyormuş.
Bazende sinirliyse ne o KÖPEK dama çıkıp uluyormuşun diye takılır ne yapıyor o İT sürüsü arkadaşların diye bana laf koyar.(oda şundan dolayı o dönemlerde ben biraz sağ görüşlüydüm ondan bana kızardı.)
Haftada bir gün, iki gün akşamları boğaz manzaralı ÇATI home beyoğlundaki ofiste çilingir masamızı kurar manzaraya karşı rakımızı içer siyaset ,derin işlerden konuşurduk.
                  

Siyasi bir konu işine gelmedimi hemen HOŞT  KÖPEK yine faşistliğin tuttu der bana yüzünü buruşturur kıpkırmızı olur sinirinden gözlüklerinin altına bakarak derin bir rakı kadehinden fırtını çeker sonrada ZEKİ alınmıyorsun dilmi derdi,gülerek yok be ağbi derdim gülerdik.
İşte ilk videosunu ben verdim şu anda benim oğluma bir konuyu yaşlılıktan sorduğum gibi şu tuşa basarsam ne olur buna basarsam ne olur sorar bende  anlatırdım.
Arada başı zamparalık yaptığı hatunların yakınları ile belaya girer ZEKİ diye arar gider bir gözükürüm etrafa, bir sürü böyle anı ama şu anda bile insan gülüyor ama anlatamıyor.
Kaldığı bina tarihi bir bina en üst katı bir ara SÜLEYMAN cemati büyük bir daireyi 8 odalı yurt olarak tutmuş yanı başında,tabi çocuklar badem bıyıklı efendi insanlar fakat bir gece soba için odun kırıyorlar SUAT ağbide uykudan uyanıyor çıkışıyor tabi çocuklar ellerinde balta rahmetliye çıkışınca korkmuş hemen içeri girmiş.
Ertesi günü beni aradı ZEKİ böyle böyle ağbi akşam masayı kur geliyorum dedim,silahı belime koydum gittim rakımızı içiyoruz hakikaten gece 00.30 suları bam güm bir sesler hemen kapıyı açtım çıktım karşımda iki arkadaş ZAGOR gibi odun kesiyor ne oluyor lan burda tabi birazda gazı almışım çocuklar baktı bu sefer bela bir tip anladılar silahlı külahlıyız ağbi kusura kalma malma dedim bir daha burda böyle şey görmiyeyim gündüz kırın odununuzu,ağbi okuyoruz aslanım dedim o zaman akşam üstü kır gece millet uyuyor kırılmazki odun ,yıl 1985)))
                          

Neyse hadise rayına girdi SUAT ağbinin kadim dostları var gel dedi bir gün seni birileri ile tanıştırayım kim ağbi bunlar,dedi bunlar meşhur merhum AHMET MERTER beyin katilleri.
Konu şu istanbulda bu merter ilçemizin o dönemde toprak sahibi zengin bir işadamı AHMET MERTER bu suat ağbinin bana tanıştırdığı iki kişi tarafından öldürülüyor,bu öldürenlerde maktulün oğlunun arkadaşları ADAPAZARI HENDEKLİ abaz milletinden iki kişi bu 25 nolu MASON locasının biraz ilersinde NURİ ZİYA sokağın o zaman beş katlı iki ortak bir HAN ları var.
Gittik ne hikmetse adamlar bana o yıllarda 1961 yılında işledikleri şuçu anlattıkları gibi konunun ince taraflarını diğer asli suçlularıda anlattılar,o zamanda bu iki kişi bayağı yaşını almıştı.
Hadise bayağı vahim bir hadise belki bilmiyorsunuz basında bazı arkadaşlara bazı eski işlenmiş cinayetlerin orijinal mahkeme tutanaklarını verdim incelesinler diye sonra bana iade ettiler teşekkür ettiler bende çocukluktan biraz CİNGÖZ RECAİ(AYHAN IŞIK macera filmleri) hastalığı vardı bu konuları çok incelerdim.))

Bunun gibi daha sonra SUAT ağbinin yine çok yakın arkadaşı meşhur TÜRKİYENİN ilk en büyük eroinini FRANSA MARSİLYADA yakalatan KELEBEK RUŞEN KAPTAN ile tanıştırdı oda rahmetlik oldu üç çocuğu vardı bana yakın yaşları oda tüm macerasını fransanın en kaçılmaz cezaevinden kendisini mafyanın nasıl kaçırdığını ve türkiyeye soktuğunu uzun rakı içerek kendi leventteki evinde anlattı.
Zaten sonrada sayın UĞUR DÜNDAR beyin programına çıkarak ordada televizyona bu macerasını anlattı.
İşte KURTOĞLU RİZELİ SUAT beyle böyle günlerimiz geçti bazen balık pazarında CUMHURİYET meyhanesinde,bazen KEPENDİKİ KADİRİN yerinde bazen rahmetli refik,yakup ağbilerin mekanında içeriz haftada bir gün sohbet eder onu evine bırakır ordan çeker giderdim.
Bana derdi seni bir gün meşhur RİZELİ YUNUS bey vardı SOVYET MASASINDA MİT uzun yıllar çalışmış,emekliydi o yıllarda onla tanıştırıcam derdi olmadı.

Suat ağbi ile daha evvel bir yazımda var bir SİLAH satış işine girdik fakat çıkmamız o yıllarda çabuk oldu başımıza büyük iş aldık oda yanlışlık şundan SİLAHLAR FİLİSTİNE gidicek anlaştığımız firma bir ABD li  musevinin firmasıymış ben onu bilmiyordum,kısa geçiyorum bir dünyayı başımıza topladık SUAT ağbi çok sinirli ZEKİ lütfen bir müddet görüşmeyelim dedi ve görüşmedik.))
Suat ağbinin son yılları kızdırıyordum MORUK daha ölmedinmi diye çok sinirleniyordu,bende gülüyordum KÖPEK diyordu bana.
En son hanım çok severdi ağbi gel ayşe kadın fasulye yapıcam dedi maalesef rahatsızlandı hastaneye gittim turp gibiydi hep aynı senaryo SUAT ağbi basit bir ameliyata girdi fakat çıkamadı.
Babası rahmetlik İSTİKLAL HARBİ GAZİSİ edirnekapı şehitliğinde sakin ve az bir yakını ile defnettik,ALLAH RAHMET EYLESİN MEKANI CENNET OLSUN.
Şimdi bu insanlardan numunelik bile kalmadı,sizlere eski istanbulun ve ülkemizin çeşitli bölgelerinin insanlarını yaşantılarını ve maceralarını anlatmak isterim.
İstanbulun özellikle delikanlıları has insanlardı YEŞİLKÖY sahilinin delikanlılarından başla,BAKIRKÖYLÜLER,SAMATYALILAR,KUMKAPILILILAR,CANKURTARANLILAR,KARAGÜMRÜKLÜLER,KASIMPAŞALILAR,TOPHANELİLER,KADIKÖY,FENERBAHÇE,ÜSKÜDAR gurubu,FINDIKZADELİLER çok büyük delikanlılar,esnaf mahalle delikanlılarıydı o yıllarda çakallık,şerefsizlik,arkadan vurmak,kadına kıza tebelleş olmak yoktu.
Sizlere bu mahallerin içindede olduğum şahitte olduğum kavgalarını barışmaları,eğlenceleri emniyette yenilen sopaları zaman zaman anlatıcam.

Ben gençken zaman boşa gidicek diye günün 22 saatini ayakta geçirirdim,hiç yerimde duramazdım valide hanım bir gün bir arkadaşı görüyor OKAN evladım ZEKİ yi gördünmü ortalıkta yok demiş arkadaş teyze BODRUM da demiş validede anlamamış hangi evin bodrumunda evladım demiş yok teyze ev bodrumu değil EGEDE AYDIN ilimizin yazlık ilçesi BODRUM,valide demiş evladım dün akşam sempte lokale iniyorum diye çıktı teyze işte ordan bir arkadaş dedi fırladılar BODRUMA gittiler.
Bundan sonra tavsiyem ANKARADA bunca yıl bana ağır şeyleri yapanların içindede bilinçsizce varmış gibi gözükenlerin aslında bilinçli var oldukları çok planlı ve SİNSİCE bu işleri yaptıkları belli oldu.HERKES HADDİNİ BİLECEK?
                                    

Hepinize iyi pazarlar.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.

17 Kasım 2015 Salı

BÜYÜK TERÖRÜN ŞABLONU

                                                                             
Sevgili takipçilerim,bir müddettir yazamadım özür dilerim bizde ARGO bir kelime vardır ARAZİ deydik diye aynen öyle sayılır.
Yaş geçmiş yoruluyoruz,EŞKİYANIN SIRTI YATAK GÖRDÜYSE ondan hayır gelmez derler ANADOLUDA bizimkiside aynen öyle.
Arkadaşlarım uzun yıllardır DÜNYADA devam eden terör eskiden lokal bölgeleri vururken 2001 yılındaki DÜNYA TİCARET merkezi ile başlayan ve BATI dünyasınıda her geçen gün vurarak ve şiddetini artırarak devam eden sonuncusu ANKARA ve PARİS olan bir KÜRESEL TERÖR saldırısı ile karşı karşıyayız.
Her kafadan bir ses çıkıyor bir sürü yine sizlerin kafasını dolduracak kelimeler ,cümleler ve içi boş bilgiler.
Peki ne oluyor,arkadaşlarım asırlardır DÜNYAYI yöneten güçler ve aileler var,bunları yazan hemen herkes ilk önce SİYONİZİMDEN arkasından paranın gücünden bahseder muhakkakki gücün gösterimi bu şekilde DÜNYA insanına tanıtılıyor fakat birde DÜNYAYI yöneten bu güçlerin ilahi dünya ve onun konumlanması ve ihtiyaçları ile ilgili bilgileri var.
Diyceksinizki ne demek istiyorsun şunu demek istiyorum her çağ açıldığınıda her son yüz yılllarda DÜNYADAKİ sanayi,ticaret ve kurumsal dünya yapıları değişirken büyükde savaşlar,kıtlıklar,bulaşıcı hastalıklar vs feleketlerle yeni dünya düzeni kurulmuş.
İşte tekrar son aşamadayız çünkü dünya halklarının bilmediği o kadar çok yeni ultura yüksek teknolojiler ve yeni enerji kaynakları varki,bunları YENİ DÜNYA DÜZENİNDE kurgulayıp yeni insan formatı ve yaşantısı çıkartmak lazımki DÜNYA bu yeni düzenine geçsin tabiki bunda bir kötü olaylar sinsilesi gelişmeliki tekrardan yeni ŞEFFAF KIRİSTAL CAM SATRANÇ TAHTASI kurulsun ve yeni bir satranç oyunu dünya üstünde veya dışına taşmış bir dünya yaşantısında devam
etsin.
İşte çok kızdığımız,kin duyduğumuz DÜNYANIN EFENDİLERİNİN aslında böyle bir sorumluluğu var,ne o yaşadığımız DÜNYADAN enerji çıkartıp bulunduğumuz  yaşam formunu devam ettirmek.
İşte bu terör saldırılarının amacıda dünyada bildiğiniz arabanızın AKÜSÜ gibi artı ve eksi kutupların görevi gibi  TERÖRLE açığa çıkan kötü enerjiyi yani eksi kutupla onla mücadele edecek artı kutubun savaşından tabi bunların içi ideoloji ve dinsel,ırksal ayrılıklarla dolgu yapılmış şekilde DÜNYAYI tekrar bir savaşa sürükleyerek belki dünyanın      büyük kısmını  TEK DÜNYA DEVLETİ olarak dünyayı yeni enerji ve teknolojik kaynaklara kavuşturmak.?
                                             
Belkide sayın CUMHURBAŞKANIMIZIN devamlı dünyaya yaptığı dünya beşten büyüktür açıklamasının altında olan bu yeni dünya düzeninin işareti bunu bu şekilde izah edemiyceği için bu tip açıklama kısa görüş bildirerek yapmak belkide BÜYÜK ORTADOĞU projesi içinde çok ısrarcı kalması bu kurguyu bilmesi ve bu kurgunun dışında kalmak istememesinden kaynaklanıyor olabilir?
Evet arkadaşlar anlatılıcak çok şey var ama bu TERÖR saldırılarının her an kimi vuracağı belli değil FRANSADA GLADYATÖR eski bir dostum vardı ZEKİ derdi bu savaşlar PARİS varoşlarında olucak PARİSİN lüks mahallerine sokmazlar gülerdi,galiba GLATYATÖRLERDE yanılıyor))?
                                       
Yanlız şunu sizlere belirteyim çok duyarlı bir halk gördüm teröre karşı oda RUSYA devleti ve onun halkları en küçük ferdinden en yaşlısına ve devlet olarakta ülkelerini bu TERÖR hadiselerine karşı korumak ve terör faliyetleri yapan güçlere karşılık vermek için hazırlar.
Birileri bu TERÖR pisliğini RUSYA DEVLETİNE taşımaya kalkıyor uzaklardan fakat RUS halkından alınan intiba bile yapanın yanına ciddi anlamda kar kalmayacağı!!!
Şimdi yine başka bir konuya geçicem bilinçli ve bilinçsiz şekilde bu kamuoyuna yanlış yansıdı,oda şu.
AMERİKADA bulunan ve şu anda yapısal ve kişisel olarak TERÖR ÖRGÜTÜ lideri olmak ve örgüt yönetmek ile şuç isnat edilen zatın bir beddua kaseti var.
Aslında ben zatın bu yaptığı açıklamayı ve içeriğini bir kaç gün evvelden ne açıklama yapıcak diye bekliyordum zaten düşündüğüm açıklamayı yaptı.
                                             
Ne dedi PAKRUDUN(pakrudiniler) ve PARS örgütlerine beddua etti.
Tabi kamuoyu hemen bu açıklamaya sarıldı PAKRUDUNİLER biraz açıldı ne oldukları fakat ısrarla PARS örgüt yapılanması PERS olarak kamuoyuna bilinçli yansıtıldı.
Neden PARS örgütünün bilinmemesi istendi PERS diye yansıtılıyor bu saate kadar.
Bakın arkadaşlarım tekrar tekrar ediyorum 1946 dan sonra TÜRKİYE en ince kılcal damarlarına kadar ABD tarafından dizayn edildi bu dizayna karşı çıkanlarda imha edildi.
Bugün bir zat kurduğu camia ile tasviye ediliyorsa o zat             gizli  bir masanın etrafında 55 yıl evvel kimlerle oturduğunu ama bu 55 yıl içindede kimlerle rekabet içinde gizli faliyetlerini bildiği insanlarla zaman zaman çekiştiğini zaman zaman beraber olduklarını iyi biliyordur?
İşte bu doğru olan PAKRUDUNİ gücü ülkemizde gizli faliyetlerini tüm dünya ile entegre şekide götürüyor,hepsinin ucu derin ABD ve onun küresel müttefikleri elinde olduğu için zamanı gelen artık yönetilmesi zorlaşan örgüt yine kullanımda olan başka bir yapılanma ile her şekide tasviye ediliyor gücü kırılıyor.
PARS lara gelince TÜRK DERİN DEVLETİ içinde özellikle güvenlik güçleri içinde ve bunlarla yakın ilintili kurum personelleri içinde yapılanmış KOZMİK gizli bir guruptur.
Bu PARS örgütlenmesi ağarlıklı KAFKASYALI yapı içinden kişilerdir işte PARS ların burda hedef alınması gösteriyorki operasyonu yani YIKIM ekibi derler PARS ların faliyette olması.
Bunlarında her zamanki gibi milliyetçi gözüksede MÜCADELECİ ruhu ile bile karşınıza çıksada son ipler hep ABD elindedir.
                                                     
Tabi zatın ben hedef aldığı baş PAKRUDİNİ yi ve diğer kişileri biliyorum bilmediklerimide çok iyi tahmin ediyorum.
Biz haberi SAHİPLERİNİN SESİNDEN ve TAKLİTLER ASILLARI YAŞATIR konseptinden biliyoruz.
Şimdi bu KAFKASYALI arkadaşlar çok kıskançtır,bunlar bizim gibi değil ,devlete sırtlarını her şekide (siyasi,maddi,)bağladıkları için icratlarını rahat kolay sıkıntısız yaparlar,işte bir kaç yerli dizi piyasada çok tutunca kıskandılar kendileride KAFKAS motifli yakışıklı bir sinema sanatçısı ile bir DİZİ yaptırdılar,işte açığa kendilerini vurdular vatandaşım ordan seyrederse biraz bunların şekillerini anlar.)))
Bu kafkasyalılar çok kıskanç olur BEYLİĞİN ondan büyükse AT ve koşumların silahların ondan üstünse kıskançlığından ne yapacağını şaşırır,her türlü kalleşliğe arkadan faliyete girişir))
Zaten zatın masonik belgelerinin yine dindar muhafazakar bir camiaya yakın bir medya kuruluşundan çıkması bu kuruluşu benimde az çok bilmem bu belgelerin ancak BÜYÜK PAKRUDİN birisinin direk vermeyip PARS ekibinden birisi ile bu arkadaşlara vermesi muhtemeldir.Gazeteci işi bu eline bilgi geçerse basar işine gelirse basındaki arkadaşlara bir şey diyemezsin bizlerde eğer bir yeri hedef alıcak olsak basın vasıtası ile alıcaksak BASIN daki dostlarımıza gerçek bilgi belge veririz bu işin DOĞASI.
Yoksa zatın camiasıda niye basın medya faliyeti götürsün bu her legal veya ilegal gurup,kuruluş,kurum,örgüt vs kendine güç sağlama aygıtıdır.
Sevgili arkadaşlarım kısa bir bilgilendirme yazısı yazdım,uzun zamandır yazmıyorduk,işallah allah nasip eder yazarım.
Sağlıcakla,kalın allah yolunuzu bahtınızı,şansınızı açık etsin.
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN.