24 Ekim 2015 Cumartesi

DERİN DEVLET SOSYOLOJİSİ.

       
                                                                   
Sevgili takipçilerim,bazen luzum üstünede konu yazmak zorunda kalıyorum.
Hem sizleri aydınlatayım hemde bazı örtülü söylemlerle kırıcı olanlara cevabımızı verelim akil insanlarıda onurlandırıp onlarında değerine değer katalım.
Sevgili takipçilerim bir deyim vardır HARBİYEYE kalası sok en kötüsüde olsa ordan bir insan çıkartırsın.
Harbiyeli bir arkadaşa geçen yazımda bir izahatta bulundum kendisi örtülü olarak çok güzel fikrini ve sistemlerini anlatan bir cevap yolladı.
Sen bu cevap karşısında istediğini düşünür ona göre yorumunu yaparsın.
Arkadaşlarım ben kısa pantolonla dolaşırken FÖTR şapkalı insanlarla karşılaşırdım,sosyolojik olarak devleti geri plandan yöneten insanlar bu konumdaydı.
Bunlar TÜRKİYENİN 72 vilayetindede böyleydi,sadece gelişmiş şehirlerimizde değil.
Bu gün TBMM (TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ) ne gittiğinizde tüm partilerden bir tanede olsa milletvekili ahbabım vardır PARTİ içlerindede öyle.HDP dede ordada ahbabım var.
Sorun beni  onlara şöyle,böyle adamdır derler ama ŞEREFSİZ demezler.
Arkamızdan kahpelik yaptı,yüzümüze söyleyemediğini arkamızdan söyledi demezler,dindar değildir ile başlayan sosyolojik diğer konularla devam ederler ama ŞEREFSİZ demezler.
Uzun zamandır televizyonlara çıkıp bazı açık oturumlarda bazı doğu ve güneydoğu anadolu ,karadeniz yöresinin aydın entellektüel insanları var AĞRILI,VANLI,MALATYALI,TRABZONLU vs illerden popüler olmuş kimisi parti değiştirmiş popüler olmuş kimi gazeteci,köşe yazarı,Medya yöneticisi.
                                               
İşte biz anadolu çocuğuyuz ile başlayan ve artık hakarete varan MAĞRASINDAN,MARABASINDAN anlatıp belirli bir sosyal yapıyı rencide eden tavır ve konuşmalar sanki ANADOLU çocuğu değilsen şerefsize varacak konuma getiren konuyu beyefendi arkadaşlar var.
Önemli değil çünkü bu arkadaşlar bunu kendi içlerinden konuşmuyor SAHİBİNİN SESİ bu arkadaşlar.
Ama şunu söyleyeyim bu tip saldırı yazılı basındada İSİM kullanmadan yapılıyor bu eleştirilerin amacı YAVUZ HIRSIZ EV SAHİBİ HİKAYESİ.
                                                   
Yani siyasi sosyolojik hiç bir argumanı yok yapılan bir büyük AYIP ve YANLIŞLIK var bunu kapatmak için uzun yıllardır heryerden saldırdıkları gibi kendi sosyolojik yapısından değiliz diye bizim sosyolojik yapımızı hakarete varan kelimelerle yazıp veya görsel medyada konuşuyorlar İSİM kullanmadan.
Arkadaşlarım şunu kendimce izah edeyim sosyal anlamda yanlız yaşamayı,yanlız hareket etmeyi seven öyle yetiştirilmiş ve öğle öğrenim almış bir insanım.
Dindar değilim,bohem hayatı seven bir insanım.Hayatımda bir çok yanlış yaptım,artık yanlışları düzelticek zaman kalmadı.
Kendime inanın yeni yer ,yeni nefes alabileceğim,hayata farklı bir noktadan bakabilecek alanlar ve  kültürler arıyorum.
Ben bu laflarla muhattap olucak insanda değilim çünkü bu insanların beni tanıma fırsatı öğrenme fırsatı dahi olmazdı ama kader beni bu noktaya attı.
Derlerya BABAM ÖLDÜ KÖR OLDUM.
Şimdi azcık namusu olan insan neyin ne olduğunu bilmeden kimsenin kalbini kırmaz,kimseyi tanımadan bilmeden eleştirmez.
Sonra o arkadaşlara söylüyorum birgün söylediğiniz laflardan utanıcak duruma gelirsiniz ,kıvırtmaya çalışırsınız bu TÜRKİYELİLERDE büyük gelenek haline geldi ama öyle bir noktaya gelirsinizki kıvıracak durumunuzda kalmaz.
Trabzonda yaylaya çıktık 1970 li yıllar bende büyük çocuklar silah atarken gözlerini yumup tabanca ile ateş ederken zıplıyorlardı,ben saydırmaya başlayınca dediler OSMAN bey bunu hangi eğitim kampında eğittiniz.
Adamlığın MAĞRADAN,KÖŞKTEN çıkmışı olmaz adamlık ruhtadır,ya adamsındır yada adam değilsindir.
Ne demiş baba VALİ olan evladına.Oğlum VALİ olmazsın demedim ADAM olmazsın dedim,bu yaştaki babanı makamına getittirdin.
Şimdi bu MAĞARACI ve MARABACILARI sevenler derneği başkanı arkadaşımıza anlatayım gerçek bir MAĞRA hikayesi bölgesine yakın yerden okusun bizim BABALARIMIZI bizi yetiştirenleri anlasın.
Rahmetli peder beyi devlet 1950 yıllarının başında FRANSAYA burs ile ZİRAAT üstüne eğitim almaları için yüksek okula yolluyor.
                                       
Anlatırdı daha pasaport kanunu yeni çıktı diye, eğitim sonrası onla beraber giden arkadaşları zorunlu dönmeleri gerekli iken dönmeyip KANADAYA kaçmışlar.
Döndüğünde ilk görev yeri DİYARBAKIR.
Paristen sonra DİYARBAKIRI anlatıyor yıl 1951,1952 tabi insan diyor sıkılıyor,gülerek bahsederdi.
Neyse TMO (TOPRAK MAHSULLERİ OFİSİ) ve ZİRAİ DONATIM çifçiye yardım çerçevesinde BUĞDAY kredisi ve traktör kredisi veriyorlar o yıllarda yeni başlamış.
                             
Babam diyor tabi dairede büyük hürmet görüyoruz yurt dışından gelmişiz,rahmetli rakıyıda çok severdi sağlam içerdi tabi fransada rakı olmayınca şaraba alışmış.
Bir bakıyorki TMO bahçelerindeki tüm elma ağaçlarındaki elmalar yerlere dökülüyor toplanmıyor yerde çürüyor.
Hemen emir verdiriyor tüm elmalar toplanıyor ve şarap üretiliyor,yüklü miktarda şarap üretilmiş akşamları içiyorum ama bir baktım diyor tüm daire gündüz kafası kıyak dolaşmaya başladı hemen emir verdim tüm şarap pazarda satıldı parasıda devlete kayıtlı olarak sokuldu.

                                             
Bir gün bir BUĞDAY kredisi başvurusu olmuş,dairede OSMAN bey yaşadın demişler,niye diyince bu başvuru şu toprak ağasının seni ihya eder.
Kredi için keşfe gidiyoruz bir noktada bizi ağanın adamlarıymış yedi sekiz silahlı atlı köylüler karşıladılar büyük hürmet.
Bayağı yol gittikten sonra KELEK( NEHİR ÜSTÜNDE SAL) nehiri geçtik yine yol aldıktan sonra AĞANIN köyüne ulaştık.
Mağraya benzeyen evler ağanın evi diye bir eve soktular ortada oturan bir adam KİRPİ seviyor (bildiğimiz KİRPİ) etrafında çember halinde insan gurubu büyük hürmet saygı diyor babam, hemen büyük yer sofrası kuruldu izzet ikram rakı herşey var.
Sohbet edilip yenilip içildikten sonra kredi meselesinde AĞA babamı dışarı çıkarıyor ve şöyle söylüyor.                            

Osman bey gördüğün arazi benim göremediğinde benim bizim bu kredi işini sağlam hallet demiş..
Babam diyor hareketleri ve tavrı ile tehdit ediyor bu kredi çıkmazsa anla senin cesedinde DİYARBAKIRDAN çıkar.
Babam tamamdır AĞA diyor gerekli işlemleri yaptım ağaya kredi keşfinin olumlu raporunu yazdım imza attıracağım okuma yazmam yok demiş,parmak bastırdık diyor  ve tekrar aynı şekilde DİYARBAKIRA döndük.
Döndükten sonra ilk yaptığım evrakları işleme koymayıp,ANKARADAN acil tayinimi İSTANBULA çıkartıp düzenlediğim evraklarıda tekrar düzenleyerek krediye olumsuz rapor vererek İSTANBULA acil dönüş yaptım diye anlatırdı.
Derdiki İDEALİST yetiştik,zora,tehdite,haksızlığa kamu malının peşkeşine müsade etmedim..
Anlamışındır heralde MAĞRACI arkadaş zannetme o gördüğün klüplerde sadece lümpen çocuklar yetişiyor,o şimdi alkışladığın BASKETBOLUN MİMARLARINDAN  sayın ERGİN ATAMAN,VELEYBOLUN MİMARI  sayın REŞAT YAZICIOĞLU bak CHP  milletvekili sayın UMUT ORAN daha bir çok isim o hakaret ettiğin kulüplerden yetişti.
Almışınız sazı elinize toplu olarak,yanlız yakaladığınıza vurup duruyorsunuz,DİNİNİ yaşıyorsan kendin ve ALLAH ile aranda yaşa bu işlere sosyolojiyi,farklı kültürleri senden farklı yaşayan düşünenlere hakaret etme heleki kirli menfatler ortaya çıkıyor birilerinin anlatımından haksızlığa uğramış insana hiç saldırma.
Ben mardinde BEYAZ TOROSU kullandım benzinini biz koyuyorduk neye kullandım biliyormusun çok güzel bir hanfendi vardı seside güzeldi onla MARDİNİ dolaşıyorduk beyaz torosla,bizim ömrümüz güzellikle geçti kir ile değil.
                                           
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder