3 Eylül 2015 Perşembe

007 RUSYADAN SEVGİLERLE!

          

Sevgili takipçilerim hepinize selam ederim,uzun zamandır yazamıyorum hak vericeksiniz bazen telaşımız fazla oluyor normal bir insan olarak hayatın içinde ,onun için sizlere yazamadım,özür dilerim.
Başlık olarak attığım rumuz 1963 yılında BOND serisinin en çok tutan filmlerinden baş rolünü SEAN CONERY nin oynadığı filmin büyük çoğunluğu istanbulda geçen meşhur unutulmayan bir sinema yapıtı.
Diyeceksinizki ne alaka şimdi ülkenin bu kadar sorunu varken,arkadaşlar şu andaki sorunları çok iyi biliyorum geçmiş yazılarımda çok yazdım. Aslında bunları görüceksiniz TARİHE mal olucak çok önceden sizlere nelerin olucağına IŞIK tutan yazılarım oldu ilerde anlıcaksınız.
Tabi 1963 yılında bir BOND serisi yapının SSCB(SOVYET SOSYALİST CUMHURİYETLER BİRLİĞİ) İSTANBULDAKİ KONSOLOSLUĞUNU konu alması, dahası bu konsolosluğun etrafındaki bazı yapılanmaları 1963 yılında göstermesi İNGİLTERE ve onun müttefikleri için TÜRKİYE ve İSTANBULUN bize önemini ve onlar için ne kadar değerli olduğunu gösterir..

Tabi tarih ilerde belki yirmi belki otuz yıl sonra bazı hadiseleri deşifre ettiğinde benim yazdıklarımın ne kadar IŞIK tutacağını gösterecek hatta size bunları belki 8 mm belki 16 mm eski çekilmiş filmler belki aktör SEAN CONERY nin o gün canlandırdığı kişilere benzer resimler belki bunun sonrasında yıllardan sonra gelişen hadiselerde yine daha yeni görsel sunumlarla dönücek materyellerle çocuklarımız veya torunlarımız seyredecek..

Filmde geçen SSCB şimdiki İstanbul RUSYA FEDERASYONU BAŞKONSOLOSLUĞU aslında ŞİŞLİ ilçemizdeki tarihi ana cadde üstünde bir bina  gösterime sunulmuş asli olan bina tarihi şu andaki yerinde istiklal caddesinde Beyoğlu ilçemizdedir.
Tabi film gerçek bilgilerle donatılmış konuda geçen İngiliz servisine yardımcı olan konsolosluk yakınında bulunan baba oğul bir halı satan işletmeyi işleten KERİM bey ismindeki şahıs ve oğlu tamamen isim çarptırma olarak doğru olsada ne kadar  ileri İNGİLİZ öngörüsüki 1963 yılında çevrilen bir filmde geçen isim 1968 yılında istanbulda yakalanan bir SOVYET CASUSU ile aynı ,onunda bir takma ismi KERİM PULDİ veya bilinen meşhur  adı toprağı bol olsun KERİM MANUKYAN.
Filmin içeriğinde ve verilen mücadelede görüceksinizki yine İNGİLİZ öngörüsüne hayran kalmamak elde değil BOND aslında devletlerle veya SOVYETLERLE mücadele etmiyor onların içindeki DÜNYAYI ele geçirmek isteyen BARONLAR ve onların gizli servisler içinde kullandığı kişilerle mücadelesini sergiliyor.

Filmde BOND  karekterinin Unkapanı SURLARI üstünde buluştuğu bir evde KGB ALBAYI bayan NATALİ PAVLOVNAYI unutmak mümkün değil…
Diyeceksiniz ZEKİ bey nerden esti bu olayları anlatmak tabi bu bana zevk veriyor ben bu anlatılan yapıyı o günlerden sonra doğmamla çok yakın tanıdım uzun zamanım geçti.
İnsan yaşadığı ve bildiği olayların sinema perdesinde seyretmesi hoşuna gidiyor.                            

O yıllardan kısa zaman sonra babam annemle kavga ettiğinde benim gönlümü almak için KONSOLOSLUĞUN karşısındaki şimdide açık olan MARKİZ pastanesinde kahvaltı yaptırırdı.O yıllarda MARKİZ pastanesinde kahvaltı yaparken gümüş çatal bıçak takımları kullanılır  karşılaştığımız  insanlar dostlarımız çok kibar ve nitelikleri çok geniş insanlar olurdu….
O yılların insanları özelikle TÜRK ve ekalliyet bunlar RUM,ERMENİ,MUSEVİ,LEVANTEN ve BEYAZ RUSLAR muazzam bir ahenk ile yaşarlar bizde bu insanlar ile alışa geldiğimiz adetlerimiz ve yaşam tarzı ile yaşantımızı götürürdük…
Tabi bu tip bir yaşam hem ekonomik hem uluslararası siyasi bir görüş ve bilgi getiriyor insana ve bu hayatı dolu dolu yaşadığında dünyada bilgi ve birikimin kuvvetli oluyor.

Bugün bunları size anlatmam biraz kötü ve olumsuz haberlerden uzaklaştırmak benimde yeni yazmaya başladığım yerde yeni bir yer olsada eski günleri biraz olsa tazelememden geliyor sanırım.
İnsanın kalemi yaşadığı yere görede sanırım şekil alıyor.Arkadaşlarım döverek kimseyi kendi yaşam çizgine çekemezsin,kimseye baskı ile maddi,manevi işkence ve zulüm ile bir yere getiremezsin.
Her yiğitin bir ayrı yaşantı tarzı vardır sen yiğite dininden,dilinden,ırkından değil YÜREĞİNDEN inanırsan kazanırsın.
Okul eğitimi verebilirsin,iki lisan öğretebilirsin ama temel yaşam hayat bilgisini vermezsen o bilgilerdeki personel sadece MAŞA olur .Fayda umduğun kişiler SOFİSTİKE derinlik olmazsa, ne devlete nede devleti yönetenlere FAYDA getirmez…

Rahmetli DAYI ANKARADA güvenli ev(safe hause) de masasında oturur piposunu uzun uğraşlarla en sonunda yakar ve kısık ve derinden gelen ses ile ZEKİ geçen gün tesadüf yine 007 BOND RUSYADAN SEVGİLERLE filmini seyrettim,aklımdan sen geçtin derdi o kalın ciddiyeti ve ürkütücü soğukkanlılığının altında piposunu ağzından çıkartır derin bir tebessüm ederdi.

Keşke hiç birimiz birbirimizi kırmasaydıkta bu ülkede kırılmasaydı maalesef kimimiz şahsi,kimimiz maddi,kimimiz egolarımızın esiri olduk bu dünyayıda küs bıraktık,ülkeyide maalesef küs bıraktık.
Hepinize selam eder şunu söylerim HERŞEY ASLINA BİR GÜN RUCU EDER.
ESEN KALIN.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN
                                        

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder