30 Eylül 2015 Çarşamba

SURİYEDE RUS ASKERİ HAREKATI.

                   

Sevgili takipçilerim özellikle RUSYA,TÜRKİYE yi ilgilendiren konularda SİYASİ ANALİZ yapamıyacağım.
Çünkü SİYASİ bir ANALİZ benim işim değil, bu tip düşünce sistemi yerleşik  RUSYA SAVUNMA BAKANLIĞI depertmanlarındada bu şekilllenme üstünden  ayrılmış birimler vardır SİYASİ ANALİZİ ayrı görevli  uzmanlar , ASKERİ operasyonel konularda ayrı yetkililer ile görev paylaşımı vardır.
Herkes kendi ilgili konumları ile ilgili çalışır özellikle OPERASYONEL büyük askeri hareketlerde…
Bende bunu örnek alarak RUSYANIN şu anda SURİYEDE üstlerinde konuşlandırdığı benimde dün FRANSIZ haber ajansından video çekimi olarak seyrettiğim teçhizatla ve bugün RUS HAVA KUVVETLERİNİN TERÖR ÖRGÜTÜ DAEŞ mevzilerini vurması bunuda seyretmem ve kullanılan yüksek infilak etkili mühümmatları videodan izlemem sebebi ile kısa size RUSYANIN muharebe alanındaki aldığı pozisyonu askeri terminoloji   ile izah edicem,siz burdan kafanızdan SİYASİ ANALİZİ ve DOST DÜŞMAN tanımlama durumunu çıkartabilirsiniz stratejik güçlerin bölgedeki konumlanması açısından.
RUS hava kuvvetleri bölgede yakın hava desteği veren SU-25 savaş uçaklarını bir filo halinde görevlendirmiş.
Bunlar yakın muharebede  kısa pistlere hızlı iniş kalkış yaparak çabuk ve hızlı bir şekilde muharebe alanında çarpışan kara birliklerine hava desteği verir.                               

Burda RUSYA SAVUNMA BAKANLIĞI yetkililerinin açıklamaları ile zaten  konumlanmada  ortada. RUSYA kara kuvvetleri gücü olarak az miktarda ÖZEL OPERASYON TİMLERİ ve ASKERİ DANIŞMANLARLA orda ,miktar olarak 2000 kişi söyleniyor bu durumda SU-25 kısa menzilli bombardıman uçakları ile sahada ESAD güçlerine yakın hava muharebe desteği vererek esad güçlerini alanda savaştığı  güçlere karşı rahatlatıcak.
                               

Bu konuda yine Mİ-24 taruz atak helikopterleri ile bundanda bir filo kurularak yollanmış,bu taruz helikopterinin en büyük özelliği TAARUZ ve SALDIRI helikopteri kabiliyetinin yanında bir takım askeride ve malzemeyide düşman hatları içlerine taşıyabilme kabiliyeti.
                   

İşte burda yine filo halinde getirilmiş bölgeye Mİ-17 genel maksat helikopterleri ile RUS ÖZEL BİRİMLERİ ve yine SURİYE DEVLETİ ORDUSU özel kuvvetleri ile ÖSO(ÖZGÜR SURİYE ORDUSU)DAEŞ(IRAK ŞAM İSLAM DEVLETİ) kuvvetlerine karşı hassas operasyonlar yapılacaktır bunlar benim teçhizata ve geçmiş bilgilerime ait düşünceler…
Şimdi gelelim yine RUS hava kuvvetlerinin LAZKİYEDEKİ üste üstlendirdiği hava savunma sitemleri(UÇAKLARA ve BALİSTİK FÜZELERE KARŞI)S-300 uzun menzili TOR-1 orta menzilli ve kısa menzilli PANTERİS-1 füzeleri ile SURİYE HAVA SAHASINI koruycakları gibi bölgede DÜŞMAN tanımlamasına girebilecek bölgeye RUSYA askeri operasyonlarına karşı taciz ve tehdit oluşturabilecek güçlere karşı kullanılabilirliği yüksek HAVA KORDİNELİ SAVUNMA SİSTEMLERİ kurmuşlardır.
Bunun yanında ORTA MENZİLLİ BOMBARDIMAN sınıfına giren SU-25 uçaklarından çok daha fazla menzil kapasitesi bulunan ve yüksek miktarda akıllı mühümmat ve diğer mühümmatları taşıyabilen SU-24 uçakları konuşlandırılmış ve bunlara  tüm SURİYE hava sahasında  AV-ÖNLEME kabiliyeti çok gelişmiş sofistike yeni bir sistem olan SU-30MK modeli av, bombardıman uçakları ile destek vericek uçak filoları dahil edilmiştir.          

Sevgili takipçilerim tüm saydığım uçaklar aynı zamanda RUS HAVA KUVVETLERİ TANKER (HAVADA AKARYAKIT İKMALİ) ile ikmal alabilecek donanımda olan uçaklardır.
Ayrıca RUSYA deniz gücü lojistik ikmal gemileri suriyedeki LAZKİYE ve TARSUS üstlerinden karadaki tüm ekipmanlarına lojistik destek vericek durumdadır.
Bu anlattığım askeri teçhizat,niteliği ve aksiyonel bir durumda bölgedeki dengeleri düşünürseniz nasıl bir düşünce ile nasıl bir DÜŞMAN tanımlanması yapılabileceğini değişken durumlarda çıkartabilirsiniz…
Ben TÜRKİYE CUMHURİYETİ vatandaşıyım,RUSYA FEDERASYONUNU her zaman dost  bir ülke olarak gördüğüm için şahsım olarak onun için herhangi bölge için siyasi düşünce ve analiz yapamam ama bir dostum olan eskiden RUS ordusunda özel birliklerde görev almış efsane bir subay olarak emekli olmuş eski bir subayın  AFGANİSTAN savaşı esnasında yaptığı bir kahramanlığı size aktarayım.
Siz aslında bu kişiyi KURTLAR VADİSİ DİZİSİNDEN tanıyorsunuz TİLKİ ANDRE , ÖZEL bir operasyon esnasında yine benim tanıdığım lakabı RUS RAMBOSU olan SERGEY muharebe esnasında esir düşüyor AFGAN MÜCAHİTLERE.     

Mücahitler kendisini dağlık bir arazide bir geçici lokal barınak üstte tutuyorlar o esnada TİM komutanın TİLKİ ANDRE bu duruma çok üzgün diğer tim üyeleri artık bir şey yapamıycaklarını teskin ederek söyleselerde yerel bir kaynaktan aldığı anlık bir istihbaratla RAMBO SERGEYİN nerde olduğunun bilgisi gelince hemen timini alıp demin anlattığım Mİ-24 HİND taaruz helikopteri ile geçici saklanma üst bölgesini TİMİ ile basarak RAMBOYU kurtarıyor ve baskın verdikleri yerdeki afgan mücahitlere ağar darbe vuruyor timi ile…
Yani ÜLKEMİZDE seyrettiğimiz bazı dizilerdeki kişilikler doğrudur tabi onlar film gerçek hayat farklı.
Sevgili takipçilerim konuya göre gerçek hayattan RUS ordusu ÖZEL KUVVETLERİNDENDE bir kesit vererek size konuyu macera tarzında izah ederek analiz yapmanıza yardımcı olduysam ne mutlu bana.
ALLAH bize savaşsız,mutlu,huzurlu günler nasip etsin tüm dünyamıza BARIŞ ve SEVGİ içinde olalım.
Unutmayalım ASKERLİK yasal meslektir,bütün dünya devletlerinin ordularıda yasal kuruluşlardır.Dünyada savaşı sevmeyenlerin başındada hangi ordu olursa olsun ASKERLER hep en önde gelir aslında ORDULAR BARIŞ getirmek için var olmalıdır.
                                       

Ama maalesef bazı emperyal devletlerin orduları son 27 yıldır barıştan ziyade kan,gözyaşı ve insanlık dıramı getirmiştir BALKANLARDAN,ORTADOĞUYA,KAFKASLARDAN,ARAP COĞRAFYASINA.
TÜRK ATASÖZÜ DELİ DELİYİ GÖRÜNCE ELİNDEKİ  DEĞNEĞİNİ SAKLARMIŞ?
ESEN KALIN.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN

29 Eylül 2015 Salı

YALNIZ KURT MASALLARI-1

                                     

Sevgili takipçilerim arkadaşlarım geçmiş bayramınızı tekrar kutlarım.
Tabi alanımız güvenlik ve istihbarat olunca bulunduğumuz coğrafya ve ülkemde kan maalesef oluk,oluk akıyor devamlı kötü haber almaktan insan üzüntü duyuyor.
Tabi birde bunların geçmişten günümüze nasıl geliştiğini yaşayarak  bilince insan ne diyeceğini bilmiyor.
Onun için bugün size biyografik hayatımdan kesitler yazarak konulara gelicem.
1960 ların sonu 1970 li yılların başında sık sık yurt dışından babamın misafirleri gelir onları karşılamak için alana gideriz babamla biraz uçak alana inmeden erken gideriz terminalde şık bir lokanta var babam RAKI içmeyi sevdiği için masasında misafirini rakı içerek bekler çoğu zaman yurt dışından gelen uçaklarda rötar olur o dönemde rötarı bile öğrenmek mesele zor iştir teknolojik olarak.
                                       

Tabi uçak indiğinde alandan yolcular aynı filmlerde olduğu gibi yürüyerek gelirler çok rahat uçaklardan inenleri görürsün el sallarsın.
Güvenlik olarak o kadar serbestirki üst araması olmaz alandaki polisler emniyet kadrolarının en şeçkin personelinden şeçilir yani bir ihbar şüpheli durum olmadıkça arama yapılmaz pasaport kontrolleri çok basittir.
Zaten o yıllarda THY (TÜRK HAVA YOLLARI) pilotlarının büyük çoğunluğunu ya tanırız yada simasını biliriz hostesler o yıllarda ünlü mankenler gibi çok şeçkin insanlardan şeçilir çok güzellik aranır ve çok güzel alımlı kızlardan olurdu.

Tabi babam rakı masasında tek başına RAKI sını içerken sıkıntıdan gider onla konuşur bunla sohbet eder çocuğuz diye görevliler sever bizimle ilgilenirler böyle işte mutlu bir aile ve TÜRKİYE portresi..
Ne zamana kadar işte TÜRKİYEDE ilk öğrenci hareketlerinin silahlı eyleme dönüştüğü dönemde bunlar  rahmetli DENİZ GEZMİŞ ve arkadaşları yine rahmetli MAHİR ÇAYAN ve arkadaşlarının gerçekleştirdiği eylemler.
Tabi konunun uzmanlarıda kabul edicektir bu eylemler silahlı yapılmıştır ama TERÖR eylemi değildir bunlar aynı İSTİHBARAT ÖRGÜTLERİNİN zaman zaman başvurduğu DIRT ACTİON(KİRLİ HAREKET) COVER ACTİON(ÖRTÜLÜ OPERASYON) lar gibi tehdiş eylemleridir.Genel anlamda halkı milleti ve onun bölünmez bütünlüğüne saldırı değildir.Tabi bu konu çok derin bilinmeyenleri olan gerisinde bazı derin yapıların sezdirmedenki ,zaten İSTİHBARAT örgütlerinin ustaca yaptığı işlerden biridir sezdirmeden insanları,gurupları,örgütleri vs yapıları yönlendirmek ve yönetmek bunları parça parça ilerki yazılarımda bildiğim bana anlatılan önemli kozmik kişilerden  aldığım bilgileri zaten sizlere yazdım yazmadıklarımıda günü geldikçe aktarıcam.
                                      

Ama o yılların bu işlerin içinde yönetici olarak görev almış,aktif kendi insiyatiflerini kullanarak istihbaratı ve aksiyonel çalışmayı yaşam biçimi haline getirmiş önemli isim ALLAH UZUN ÖMÜR versin sayın MEHMET EYMÜR beyefendidir ama anlatmaz,anlatsa çok başka olur))!
Tabi biz YEŞİLKÖY HAVALİMANINA dönelim 1972 yılından sonra İPA(uluslararası polis teşkilatı) çerçevesinde buraya gözlemci çalışma yapmak için gelen BATI ALMAN emniyet teşkilatı bazı destek yardımlar ve hibelerle polisimize ilk yeni bazı teçhizatları verdi bunlar hafif makinalı tabancalar MP-5  ve ilk defa emniyet teşkişlatına ZIRHLI PANZER 4x4 araçlar verildi.

İstanbulda olan panzerler o yıllarda GAYRETTEPE İSTANBUL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ otoparkında tutuluyordu,havalimanında veyahut başka bir yerde PANZER yoktu.(AĞIZ ALIŞKANLIĞI PANZER KELİMESİ ASLI ZPT(ZIRHLI PERSONEL TAŞIYICI)…
                                  

İşte ilk defa bir hatırlıyorum güzel yaz sabahı yıl 1975 ortalık karıştığını anladık çünkü önümüzden PANZERLER ve polis araçları vızır vızır geçiyor ve HAVALİMANINA doğru intikal ediyorlar karşı apartmanda bir PİLOT beyefendi vardı ondan haber aldıkki Yeşilköy havalimanını şimdi tam sayısını hatırlayamıyorum ya üç ya dört FKÖ (FİLİSTİN KURTULUŞ ÖRGÜTÜ)  mensubu militan otomatik tabancalarla ve el bombaları  basıyorlar şimdi tam hatırlayamıycam bu konuda teknik bilgi almadımda yedi veya sekiz yolcu uçaktan inen rahmete kavuştu eylemciler sanırım bir kısmı çıkan emniyet teşkilatı ile müsademede yaralı ele geçirildi ve adalete teslim edildi.
Daha sonra 1978 yılında ANKARA MISIR BÜYÜKELÇLİĞİNİ basan FKÖ militanlarıda yapılan pazarlıklar arasında bu arkadaşlarınında serbest bırakılmalarını talep etmişti ülkemizden.
                                      

Sadete gelirsek işte bu 1975 yılındaki olaydan sonra konuşurlarken duyduğum ,meğerse uzan zamandır havalimanlarımızda özellikle THY personeli yer hizmetleri uzmanları ve HAVADA uçan personel alanlarda güvenliğin sağlanması ve uluslararası güvenlik standartlarına geçilmesini istiyorlarmış TERÖR ve diğer asayiş güvenlik hizmetleri konusunda o yıllarda bu kulak arkası yapılmış komşu PİLOT olay anında anlattı.
İşte o olaydan sonra TÜRKİYEDEKİ havalimanları ilk defa güvenlik ve arama bagaj kontrol vs tüm önlemlerle karşılaştı yani TERÖRÜN tüm keyfimizi kaçırmaya başladığı olayın MİLADİ takvimidir…?
Bugün parkta oturuyordum 40 yıldır terörle yaşarken diğer dünya ülkeleri TERÖRE karşı ne yaptı.
Güçlü devletler terörün acılarını yaşamaya başladığı anda evlerinde ülkelerinin içinde beklemediler,terör odaklarının ülkelerini hedef aldığı tüm başka ülkelerdeki lojistik guruplarını,silahlı guruplarını ve eylemleri planlayan düşünce guruplarını başka ülkelerdede olsa özel birimleri ile gidip o ülkelerde KİRLİ HAREKET tabir ettiğimiz operasyonlarla yok ettiler.                           

İsrail 1972 münih olimpiat baskınında kendisini hedef alan tüm FKÖ guruplarına tüm dünyada KİRLİ OPERASYONLARLA yok etti.
 UGANDA Enttebbe hava limanına kaçırılan uçağını ve yolcularını kurtarmak için ÖZEL KUVVET operasyonu yaptı ve tarih yazdı.
BATI ALMANYA kendini hedef alan BAYDERMAYNÖF örgütünü ve RAF(KIZIL ORDU) örgütünü yok etti,gerektiğinde kaçırılan uçağına baskın yapmak için SOMALİNİN başkenti MOGADİŞUDA GSG-9 özel operasyon birimi ile operasyon yaptı dünyaya gücünü gösterdi.
Rusya federasyonu aynı şekilde ülke içinde huzurunu kaçıran sivil halkı çocukları hedef alan ÇEÇEN VAHABİ kökenli islami terör guruplarına tüm dünyada operasyon yaparak gücünü ve kudretini gösterdi.
Amerikayı ve İngiltere için TERÖRE karşı operasyon yaptı diyeceğimiz, onlar tüm dünyada ÖZEL BİRLİK operasyonları yapıyorlar ama bunlar teröre karşı değil sadece kendi ulusal çıkarları için dünya üstünde askeri ÖZEL operasyonlar yapıyorlar.
Ama ayıp olmasın onlar içinde söyliyelim 2006 yılı idi sanırım şimdi rahmete yakın zamanda kavuşmuş eski bir MİT yetkilisinin bayan  yiğeni AFGANİSTANDA çalıştığı inşaat şirketinden kaçırılıyor iki ay AFGANİSTANDA hatırladığım kabil dışında bir bölgede tutsak tutuluyor bizim kurumlar bir sonuç alamayınca ABD li yetkililerden rica ediliyor zaten mesleki açıdanda yakınlık var ABD istihbarat örgütleri ile ABD ordusu ve CİA çalışması ile hanfendi kurtarılarak ülkemize geri döndürüldü,TÜRK atasözü TAVUK SU İÇER ALLAHA BAKAR..))
Bize gelirsek işte hep bu işler yapılmak istensede MİLLİ REÇETE yazan olmadığı için olaylar basitçene meydana çıkmış,yapılmayan hadiseler sanki yapılmış gibi EFSANELERE dönüştürülmüş ben bunlarda isim yer olay bildirmek istemiyorum artık suyu çıktı herkes neleri kast ettiğimi biliyor.
Terörü ülkemiz içinde önlemek çocuklarımızın geleceğe mutlu,huzurlu,eğitimli en önemlisi güçlü pisikoloji ile yetişmeleri için TERÖRÜ ve TERÖRİSTİ kendi sahasında kendi evinde yok etmen gerekli.
Bunun için güçlü DIŞ politika bu dış politika çok tutarlı stratejik olmalı içerde kurumları yöneten kadroların AKİL,DONANIMLI,DÜRÜST insanlardan şeçilip TERÖRİSTE ve onun tüm işbirlikçilerine yerinde yok edicek,İSTİHBARAT , GÜVENLİK ve TERÖR uzmanlarının çalışması şarttır,ancak terörle bu minvalde baş edilebilir.
HAYALMİ KURUYORUM?
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.

22 Eylül 2015 Salı

TERÖRLE MİLLİ MÜCADELE.

                          

Sevgili takipçilerim bugünlerde söylemler çok ağırlaştı ülkede adeta bir büyük bela arifesi hissine insanlar kapılır oldu.
Terörün özellikle tekrar uzun bir aralıktan sonra 7 haziran şeçimlerindeki sonucun ortaya çıkması parlementonun durumundaki belirsizlikle PKK terör örgütü ve diğer muadili terör örgütleri bir saldırı pozisyonu alıp büyük eylemler her yerde yapmaya başladılar.
Aslında bu bir büyük PLANIN önünün kesilmesi seçimlerden dört beş ay evvel sayın CUMHURBAŞKANIMIZIN yaptığı bazı siyasi manevralar ile daha büyük stratejik bir planın TÜRKİYEYİ çözülmeye götürecek hadisenin artık farkına varılarak bir hamle yapılarak önlenmesi ile planın önüne bir duvar örüldü.
Fakat bu planın bypass olduğunu anlayan uluslararası güçler 7 haziran şeçimlerinden sonra taktik değiştirerek PKK terör örgütünü eylem yaptırmaya tüm yurt sathında başlattı.
Farkındaysanız aslında bazı KÜRT entelektüellerinin bu PKK terör örgütünün ateşkesi bozmasına şaşırdıklarını kendi söylemleri ile ifade ediyorlar.
Sanırım 80 vekille TBMM yerini alan bir hareketin PKK terör örgütü eylemleri ile sorgulanır durumunu sizler düşünün.
Başka meselede PKK terör örgütünün yaptığı eylemler bu eylemlerde kullandığı teçhizata baktığımızda artık bir TERÖR örgütü durumundanda çıkıp dilimin varmadığı bir pozisyona gelen terör örgütü her bombalı tuzak ile yaptığı eylemlerde ton ton patlatıcıyı kullanabilecek kabiliyette, dahasıda şehir merkezlerindeki yapılanmalarda tank ve diğer zırhlı araçlara kullanabileceği ROKETATARLAR ve bu ROKET ATARLARIN yeni BATI ülkelerinde imal edilmiş versiyonları terör örgütü militanları elinde kullanılmakta.
Tabi çok söylediğimiz fakat son 20 yılda şahsıma çok acı çektirilmesine neden olan ABD ve BATILI güçlerin PYD (SURİYEDEKİ KÜRT SAVAŞÇILAR) ile beraber İŞİD e karşı harekete geçmesi artık bunları ABD  TÜRKİYEDE kollayan yazarların bile açık  yazılı basında yazması.
Aslında İNCİRLİK üstünden bir yıl evvel bölgeye İNTİKAL eden çeşitli Amerikan ordusuna bağlı ÖZEL KUVVET birimlerinin bu bölgede KÜRT savaşçılarla işbirliği büyük planın adım adım işlediğini gösterir.
Dahası anlaşılmayan şekilde bölgede 1988 yılından beri adeta büyük bir katliam yapan BATI ve onun küresel güçlerinin karşısına çıkmayıp, RUSYA FEDERASYONU DEVLETİNİN kendi reel çıkarları için SURİYEYE girmesini RUS postalı olarak veren bizim basınımız ve çeşitli guruplardan gelen tepkiyi şahsım olarak zaten 40 yıldır anlayamadım,artık anlamakta zaten istemiyorum…                  


Şimdi ben büyüklerimin bir kardeşi küçükleriminde ağbisi olarak size şunu söyliycem.
Milli olarak PARLEMENTO oluşturmak bugünki bir bakanımızın miting konuşmasındaki bir söylemi SEFERBERLİK vardır sayın BAŞBAKANIMIZIN yine aynı şekilde açıklamaları için şunu eklemek istiyorum.
Naçizane,bilerek yaşayarak konuşuyorum 1977 yılında 1 MAYIS katliamı ile başlayan akabinde 1978 savcı DOĞAN ÖZ cinayeti ile devam eden ve bugüne kadar gelen  yüzlerce siyasi cinayeti çözmeden bunda çok ciddi ve hassas konuşuyorum  TÜRKİYEDE TERÖR örgütlerini çökertmenize imkan ve ihtimal yoktur.
Çünkü bu siyasi cinayetleri TÜRKİYE içinde organize eden TAŞORON yerli işbirlikçi batının güçleridir bunlar ,sadece siyasi cinayet değil ŞANTAJ,GASB,TÜM KİRLİ YERALTI FALİYETLERİ,ORGANİZE ŞUÇ gibi çeşitli kolları olan yapıyı temizlemeden terör örgütü ve diğer terör organizasyonlarını yok etme imkanı yoktur.
Bunları yok etmek için yola çıkartılan ekiplerin nasıl olupta tüm ERGENEKON ve diğer davaları saptırıp herşeyi bir birine karıştırdıklarını gördük,buda derin yapılan KAOS planının başka bir parçası doğrularla,yanlışlar bir bütün halinde karmaşık hale getirilerek güvenlik güçlerini ve adalet mekanizmasını içinden çıkılamaz bir noktaya getirmek ve bu sayede ülkedeki yıkımı parçalanma için halkın sosyal yapısını hazırlamak.                       

Aslında eski yaşı kemale ermiş insanlarımız hatırlar 12 eylül öncesi aynı böyle devletin güvenlik güçleri diğer kurumlar ve adalet işlevsiz hale getirilerek darbe zemini hazırlanmıştı…
Kısacası konunun halk desteği önemli olduğu kadar bu konuda çok hassas çalışılması hassas çalışan kadroları yaratmak lazımdır…
Tabi içerde bu faaliyetler götürülürken içeriye etki eden dış hadiselerde çok önemli komşularımızdan bize son 30 yıldır saldırı halinde gelen terör organizasyonu şu anda çığırdan çıkıp çok çeşitli terör örgütleri silahlı çatışan etnik ve mezhebi guruplar ve bunların içinde çalışan dünyanın belirli gizli servisleri haricindede BATI devletlerinin yarı resmi paramiliter güçleri yine resmi ÖZEL kuvvet güçleri.
Yani yanı başımızda öyle bir MİKROP üreten saha oluşturdularki bu içimize insani göçle birlikte yanında terör organizasyonlarının saldırılarını kolaylaştırırken BATILI gizli servilerinde bize karşı yürüttükleri çalışmayı çok kolay hale getiriyor…
                                  

İşte MİLLİ parlemento bu konular için çok lazım,bu parlemento üyeleri ,siyasiler ve bürokratlar SİYASİ ve MADDİ ikbal peşinde koştukları zaman bu söylemlerin hepsi boşa gider boştur.
Türkiyede gerçeği kabul edelim KEMALİSTİ bu ideolojiyi götürerek ekonomik siyasi çıkar elde etmiş milliyetçisi akan kanı bayrağı, dindar muhafazakarı dini duyguları istismar ederek kendine büyük ekonomi ve insan potansiyeli kurmuş, ama böyle MİLLİ olamazsın.
Tabi birde konunun ASKERİ operasyonel yapısına bakalım,uzun zaman TERÖR örgütüne karşı operasyon yapmayınca tabi bu terör örgütü zamanını güzel şekilde değerlendirerek lojistik yığınak yapmış ve yığınağı yurt içi dağıtmış yurt dışındada belliki üst bölgelerinde ANA depolarda bunlar büyük mağralarda depolanmış.
Bir örgütü çökertmek istiyorsan ilk önce lojistiğini yok edicen arkadan terör örgütü vur kaç taktiğini kullandığı için sen ÖRGÜTÜN eylem koymasını beklemiycen dağda bayırda özellikle sınır ötesinde TERÖRİSTİ ÖZEL BİRLİKLERİNLE arayıp bulduğun yerde imha edicen.
İşte kuzey ırakta en büyük sorun bunların çeşitli yerel unsurlara sığınıp kollanması son 10 yıldırda bölgeye tam hakim olan İSRAİL ve onun BATILI müttefiklerinin bölgeyi kontrol etmesi.
Bu operasyonları en iyi yapan basından ve şimdi siyaseten tanıdığınız emekli TÜM GENERAL sayın OSMAN PAMUKOĞLU paşadır onun uyguladığı teröriste karşı askeri çatışma eylem doktirini bu konudaki en iyi doktirindir.
O dönemde ŞIRNAK bölgesini tutan yine bir emekli TÜMGENERAL paşamız sayın METE SAYAR paşamızın birliğinde TANK subayı olarak görev yapan bir arkadaşım vardı akabinde MİT göreve başlamıştı,sohbet ediyoruz anlatırdı ağbi TERÖRİSTİ özel operasyon birimleri çatışarak kovalıyor TERÖRİSTİ kovalayan özel operasyon ekibi en sonunda bir mağara içinde sıkıştırdığında eğer bizim atış kabiliyetimiz içine girmişse ben M-60 tankımı çekiyordum BLAST etkili mermiyi basıp namluya ateş ediyorduk,içeriye sonra giren OPERASYON ekibi tüm terör örgütü mensublarını ölmüş olarak tesbitini yapıyorlardı.
Bu arkadaşım işte o bölgede YEŞİL,BOZO ve elemanlarını tanımıştı anlatırdı bana ağbi bunlar TERÖR ÖRGÜTÜ kıyafetlerinde Kürtçenin tüm lehçelerine hakimlerde dağlarda istihbarat aldıkları terör örgütü guruplarını takip ediyorlar eğer ÖRGÜT timinde kişi adet sayısı azsa terör örgütünün bilgi donanımı ile konuşup yaklaşıp örgüt mensublarını canlı enterne edip ana bizim karargahlara getiriyorlar sorgulayıp bilgi alalım diye,eğer tim kalabalıksa yaklaşıp el bombaları ve piyade silahları ile timi ne kadar imha edebilirlerse edip üst bölgesine geri dönüyorlardı.
Hakikaten bu arkadaşımın verdiği bilgileri KURTLAR VADİSİ dizisinde KARA lakablı bir kişiye uygulayarak gösterime sundular.))
Kısacası terör örgütü ile alanda mücadelede sahayı sen tutar ve terör örgütünü sen kovalarsan örgütü ve militanları imha edersin.
Örgütü kolluyacak güçleri engelleyecek  bu müdahalelerini kesicek siyasi ve askeri  yapının güvenlik güçlerinin tam tekmil arkasında olması gerekli.
Sonuş itibari ile bir yazarımız yazmış İSTANBULUN güvenliği filli işgale karşı koymak için diye bir başlık atmış,bunun sosyal tarafından bakarsak kime göre,neye göre fiili işgal içimden acı acı maalesef gülüyorum.
Herkes geldiği noktanın bende dahil 12 eylül darbesi ile askeri otoritenin önüne koydurularak MGK imzalatılan kararlar olduğunu bilse bu akan kandan yapılan evliliklere doğan çocukların kaderinin değiştirildiğini bilse ve bu bölgedeki niyetlerin ne kadar keskin ve derinden ilerlediği bilseler belki sorun çok daha kolay çözülür o zaman o MECLİSTE belki partilerden değil BAĞIMSIZ TÜRKİYEDEN BAĞIMSIZ 550 vekil ile çalışılır.
Kendi toplumunun,kendi milletinin,kendinin özeleştirisini yapmayan yaptırmayan en büyük kötülüğü MİLLETİNE yapar.
Önce kendimizi sorgulayıp,kendi özeleştirimizi yaparasak ve keskin kararlar verirsek muhaffak oluruz.
Herkesin kurban bayramını şimdiden kutlarım,mutlu ve huzurlu bayramlar.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN
                                                 

17 Eylül 2015 Perşembe

RUSYANIN SURİYEDEKİ KONUMU

                                     

Sevgili takipçilerim 31 ekim 2013 tarihinde SURİYE ve kaderim adlı bir yazı kaleme almışım.
Şu anda büyük kitleleri acı ve kedere gark etmiş DÜNYA daki durumun tarihsel gelişimini ve kısa bir zaman önce SURİYE ve ARAP baharı başlamadan evvel BATI istihbarat servislerinin nasıl stratejik konumlanmaları boşalttığını bu boşaltımlardan sonra çok büyük dünya üstünde OPERASYONA girdiklerini anlıyacaksınız.
                             

                               
Tabi bu yazımı okuyan beni tanıyan RUS dostlarım varsa tebessüm ediyorlardır kendim ve SURİYE içindeki uzun zaman verdiğim savaşı ve mücadeleyi,bazen yenilmek insan kaybı vererek çekilmekte maalesef insanların kaderinde var,bizim yenilgilerimizden istiyorumki sizler ders çıkartın,çünkü siz farkında değilsiniz belki son 50 yılın örtülü operasyonlar kanlı tarihini yazıyorum bunu dünyanın değişik başkentlerinde okuyan analizciler sanırım gülümseyerek bazen sinirlenerek,bazen mutlu olarak okuyordur.
Gelelim RUSYA FEDERASYONUNUN son günlerde SURİYEDEKİ varlığından rahatsız olan çeşitli TÜRKİYEDEKİ çevrelere, bunlar siyasete giricek analizler olabilir.Siyasi analizler ORTADOĞUDA çabuk değişkendir işte SURİYE ile ortak bakanlar kurulu yaparken geldiğimiz hale bakarsak,burada özellikle SOĞUK SAVAŞTAN sonra dünya dengelerinin bozulduğu ORTADOĞUDA, siyaset çok değişken olucaktır değişmeyecekleri söyleyeyim.
Arkadaşlar AMERİKA ve BATI SOĞUK SAVAŞ döneminde arap coğrafyası ve ortadoğuda sadece İSRAİL ve İRAN  gibi ülkeler ile boy gösterirken SSCB(SOVYETLER) şimdiki RUSYA FEDERASYONU LİBYA dan tutun MISIR,SURİYE,IRAK gibi ülkelerin rejim siyasetlerini ve askeri yapılanmalarını yüksek miktarda her türlü ilim,bilim,asker ve istihbarat uzmanları ile uygulamalı yerinde eğitim verip  maddi yardımda yapıyorlardı.                         

Onun için bu konuda RUSYADA haddinden fazla bu yaşam FORMATLARINI  bilen UZMAN vardır…

Tabi SOĞUK SAVAŞ döneminden sonra zayıflamış gibi olan RUSYA FEDERASYONU aslında derin bir dünya stratejik ve ekonomik siyasetine hazırlanıyordu BATIYA o günün şartlarında bu zayıflık ilizyon  olarak verilerek RUSYANIN zayıflığı çok uzun yıllar süreceği imajı bilinçli ve planlı tüm dünyaya zerk ediliyordu aslında bu sadece TAKTİK bir STRATEJİYDİ.
Şimdi RUSYA devletinin tekrar suriyede askeri varlık göstermesi gayet doğal çünkü bilindiği gibi 2000 yılından sonra RUSYA DEVLET BAŞKANI sayın VİLADİMİR PUTİN beyefendi ile RUSYA tekrar dünyada varlığını gösterdi ve bu tarihten sonra SURİYEDE iki adet deniz üstünün yapılan anlaşmalarla inşatına başlandı.
                            

Bunun sebebi çok basit açık söylenebilecek bir konu EMPERYAL bir DEVLET olan RUSYA ORTADOĞUDA ve bu coğrafyanın üstünden AKDENİZ ,AFRİKA kıtasının hakim olduğu bölgelerde siyasi ve askeri gücünü lojistik üst bölgesi olarak  kullanıp ,çok uzun yıllardır SURİYE devleti ile iyi ilişkiler götürerek müttefik olmasıdır.
Zaten SOĞUK SAVAŞLA dünyadaki stratejik bölgelerden çekilen EMPERYAL RUSYA DEVLETİNİN sonrası tüm dünyanın geldiği hali görüyorsunuz.
Suriyede askeri konulara gelirsek tabiki RUSYANIN KARADENİZ FİLOSU ve BALTIK FİLOSUNUN bir yarım ay şeklinde AKDENİZ bölgesine intikalinde SURİYEDEKİ RUS askeri deniz üstleri ve yeni yapılan askeri havalimanın RUSYA nın bölgede konuşlanmasında büyük kolaylık sağlıyacak,sanırımkide bölgedeki batının tek taraflı zalim ÖRTÜLÜ  güç kullanımı olan TERÖR örgütleri ve diğer bağımsız silahlı çatışan yapılar üstünde bir yaptırımı olucaktır.
                                  

Unutmayalımki bundan dört beş yıl evvel sayın BAŞKAN VİLADİMİR PUTİN beyefendinin gerekirse dünyadaki bir buçuk milyar Müslümanın can ve mal güvenliği ve huzurunun teminatı oluruz açıklaması çok önemlidir.
Rusyanın eskisi gibi suriye bölgesindeki hava,kara,deniz unsurlarının hepsiyle birlikte bulunması bölgedeki gelişmelerde bazı dünya için tehlikeli stratejik senaryoların önüne geçilmesinde faydası olucağı kanatındayım.

1975 yılında o zamanlar çocukken rahmetli babam hatay üstünden SURİYEYE geçti kara yolu ile LÜBNANA kadar gitti ve geri döndü .
O dönemde geldikten sonra bana anlattı neler olduğunu, babam iyi Fransızca konuştuğu için bölgede Fransız kültürü hakim olduğundan dolayı çok iyi gözlemleme yapmış bunları banada aktarmıştı.
Zaten TÜRKİYENİN bölgede Osmanlıdan kalan büyük bir yapılanması vardır şimdi o yapılanma ne durumda bilmiyorum ama o günlerde kuvvetliydi.                

1975 lübnandaki iç savaş yeni başlıyordu.Babamın anlattığı SURİYEDE büyük bir RUS varlığının askeri ve siyasi olduğu askeri danışmanların yine tüm askeri araç,gereç donanımla her yerde oldukları KIZIL YILDIZ amblemli askeri vasıtaları yollarda heryerde görebildiğini anlatmıştı.
Hatta daha sonraki yıl bir TÜRKİYEDEN ahbablığı olan RUS ordusundan general bende bir kez görmüştüm LÜBNAN da BEYRUT hava limanında yine BATILI güçlerle bir silahlı çatışmada ülkesi için ŞEHİT olmuştu.
Toprağı bol olsun bu GENERALİMİZ TÜRKİYE ve SSCB arasında çok yakın ilişkiler kurmak istemiş TÜRKİYEDE SOSYAL camia ile sıcak dostluklar ve yakın ilişkiler kurulmuş fakat sanırım MÜTTEFİKİMİZ NATO üyesi ülkeleri çok rahatsız ettiki ANKARA NON GRATE PERSONA(DİPLOMATİK İSTENMEYEN GÖREVLİ ANLAMINA GELİR) vererek bizim ülkemizden ayrılmasını istedi,diğer görevli gittiği ülke LÜBNANDA Beyrut havalimanındaki bir silahlı müsademede ülkesi için şehit düştü…
                                        
Türkiyenin bu sıkıntılı günlerinde RUSYA FEDERASYONUNUN SURİYEDE güçlü bir şekilde bulunmasının analizlerini yapmak bana değil konunun ilgililerine düşer ben sadece yaşadıklarımı,anılarımı ve ileriye dönük (future) düşünce üretiyorum.
                        
Askeri konularda yoğun bilgi yazmam isteniyor bu konuyuda beni takip eden sizlerden dostlarım istedi onun için yazdım.
Ben sadece düşüncelerimi dile getiriyorum,DEVLETLER arası ilişkileri onları yöneten devlet adamları bilir ve ilgilenir.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.

15 Eylül 2015 Salı

DERİN SOHBET.

                                    

Sevgili takipçilerim bugün biraz SOHBET etmek istedim sizlerle.
SOHBET diyince yeni aramızdan ayrılan değerli ses ve piyano sanatçısı FERDİ ÖZBEĞEN aklıma geliyor mekanı cennet olsun.
1978 yılında yaptığı SOHBET adlı uzun çalar (LP) ile büyük sükse yapmış bende bugün çok sesini ve müziğini sevdiğim merhumun SOHBET uzun çalarını hatırlayarak yazımın adını DERİN SOHBET koydum.   
                                           


Ben iki sanatçımızın müziğini olmazsa olmaz dinlerim biri merhum ÖZBEĞEN biride allah uzun ömür versin değerli hanfendi ses sanatçısı HÜNER ÇOŞKUNER..
                                   

Arkadaşlarım bazı konulara açıklık getirmem gerekli özellikle 1999 yılından sonra türkiyedeki derin yapılanma belirli merkezlerden benim üstümde karalayıcı kampanya fısıltı gazetesi ile götürerek bugüne kadar gelen hakkımda bir ATEİST söylemi geliştirdiler.
Özellikle bu ateist söylemi ben ne zaman bazı gerçekleri ortaya döktüğümde topluma yansıtılmış buda bana karşı sanki bir savunma refleksi olarak kullanılmış,ben hiç önemsemedim ama sizlerden gelen yoğun sevgi ve saygı mesajlarından derdimi sizlere dökmek istedim.
Bugünde sayın MUSTAFA KAMALAK beyefendinin bir açıklaması oldu ATEİSTTE Müslümandır bizdendir diye tabi bunu iyi niyetli söylediğini biliyorum topluma mesaj verirken fakat bu yanlış bir dile getirim konuyu.
ATEİST demek, herhangi bir dine inanmayan bu şekildede ALLAHIN varlığınıda inkar eden kişiye söylenir.
                                        

Bizler öyle değiliz bizler bu memlekette doğmuş Müslüman hüviyeti ile dünyaya gelmiş reel Müslüman fakat aile sosyal yaşantılarımızdan bulunduğumuz çevrelerdeki islami kuralları hayatlarında yaşamayan insanlarız.
Ama sonuna kadar ALLAHA inanan inançlı diğer insanların inançlarına saygılı kişileriz.
Tabi islamiyete göre günah alışkanlıklarımız olduğu için bunlar alkol ve diğer islamiyetin yaşantı tarzına uymayan adetler islamiyetle yakın temasta olan insanlarlada çok yakın arkadaşlıklar kuramamışız,kurduklarımızıda hiç yanıltmamışız nasıl yaşantımız varsa o şekilde davranmışız kendileride bilir.
Bazen takılırım USTADLAR derim hep çaya gelmeyin,arada RAKI içmeyede gelin diye.                      

Anlayışla karşılarlar tabi birbirimize saygımız ve sevgimiz yüksek olsada yaşam tarz farklı olduğu için beraber bir yaşantı kuramayız.
Birkaç defa bu tip olaylar olduğunda biz bu arkadaşlarımızdan sıkıntı duymasakta onlar en ufak bizim günlük hayatta kullandığımız espiriye içinden tepki vermiştir,dışına vurmasada farkına varmışızdır.
Onun için çok rahat söyleyebilirim bir batılı yaşayan insan bir muhafazakar dindar insanla çok rahat yaşar ama bir muhafazakar dindar bir batılı ile yaşamasının imkanı yok bunu ben uzun zaman sonra fark ettim.
Bizde yalakalık ve riyada yok, kırk yıllık YANİ olucak KANİ ondan sonra menfat ve siyasi ilga için kendi benliğimizden karekterimizdenmi ödün verelim,biz bunu yapamayız,yapan çok!
Ama desturumuz herkesin demokrasi içinde yaşam tarzının özgür olmasından yana bu konuda benim ne kadar saygı gösterdiğimi ve mücadele ettiğimi ALLAHA inancı gerçek olan bilir.
Bu konuyu kapatıyorum başka bir konuya geçiyorum ünlü bir gazetecimiz hem spor hemde siyasi basınımızda tanınan ciddiyeti ve karizması ile büyük bir SARI KIRMIZI camiada kendine yıllar içinde büyük yer etmiş kişi bugünlerde özellikle İSRAİL devletinede çok yazılarıyla çakıyor bende gülüyorum,geçenlerde bir hanfendiye bu camiadan bir insanın özellikle BASKETBOL camiasında ismi ile yer etmiş reklam olmasın anlının teri ile çocukluktan bu noktaya gelmiş insan için iyi temennilerimi geçmişindeki kibarlıklardan bahsedince bu beyefendi hemen bir tweetle mesaj geçti aynı CAMİA sana niye arka çıkmıyor bir düşündünmü diye?
Tabi bu bende toka gibi kafaya takıldı içimden dedimki ben hayatımda ne zaman hangi camianızdan kimseye geldimde bana koltuk çıkın arka olun dedim,bu 35 yılda camianda öyle bir delikanlı varmı,çıksın geçmişte bize geldi bana arka olun dedi.
                                            

Şimdi bu ağbimizin OKULLU olduğu camiadaki bir çok arkadaşı MİT üst yönetiminde bulunmuş veya hala bulunan insanlar benim bu kişilerin arkamdan düşmanlıklarından başka yada bana bir şekilde sızdırmaya çalıştıkları haber elemanları veya tehdit etmek için yolladıkları kişilerden başka oturup bir çay içmişliğimiz varsa TÜRKİYEDE herkesin önünde bu şahıslardan özür dileyeceğim.
Sevgili arkadaşlarım ve kardeşlerim ben tabi ya dostluk yaparak beni tanıyan yada benim bulunduğum ortamda sosyal yahut iş vazife için yaptığım istihbari çalışmalarda bu ülkede stratejik mevzilerde bulunan siyasi,bürokratik,sosyal ve spor camiasında bir çok geçmişten bugüne gelişmiş  insanla tanışıklığımız vardır ALLAHA şükür kimsenin kız kardeşi,anası,akrabası ile işim olmadı kimsenin namusu,canı,malına helal getirecek bir hadise içinde veyahut bir teşekkül ve gurup içinde olmadım.
DEDİKODU yapmam yapsam çok insan yaralanır,onun içinde insanlar konuşurken çok tartıp,biçip öyle konuşucaklar.
Konuşamadıklarından zaten komplo,iftira ve arkadan dedikodu yaparlar,İSRAİLEDE bu ülkede sövenlere büyük çoğunluğuna inanmayın bu camiaların içinde olupta İSRAİL kucağında oturmayan azdır defter açmayalım)))?
Bu konuyuda geçtikten sonra şuna gelelim arkadaşlar inanın hayatımda MAZLUM yanında olmadığım bir iş olmadı ama ne hikmetse hangi MAZLUMU ayağa kaldırsak ilk ARSLAN yemeğe kalktı.
Bir laf vardır bir DEVLET BÜYÜĞÜMÜZE söylemiştim yıllar evvel.
DAMDAN DÜŞENİN HALİNDEN DAMDAN DÜŞEN ANLAR NASRETTİN HOCA HİKAYESİ.
Bunu niye söylüyorum bugünlerde sosyal alemde takip ettiğim geçmişte büyük acı yaşamış bir hanfendi mesleki kariyer sahibi olan garip gureba rencide edici tweetler atıyor,aklımda nedenini düşündüm bazı kişileri ve gurupları hedef alırken kurumlar içinde IRKLARI ve ORJİNLERİ ile isim veremediğimizden hedef alıyoruz,bu hanfendi bundan dolayı rahatsız olmuşsa burdan kendisinden özür dilerim maksat tüm cemiyetleri ve kavimleri yaralamak değil maksat nerde kimin olduğunu işaretlemek,tekrar bu konudan dolayı ise özür dilerim.
Ama şuda var bu 40 yılda bu çarpıştığımız kişilerin öyle aile babalarını yok edip kendi stratejik maddi ve siyasi hedefleri için sonrada bu insanların ailelerini ,küçük çocuklarının yaşamları ve istikballeri için öyle tehditleri ve şantaj baskıları var ben bu konulara o kadar  vakıfımki bu BARONLARIN MAŞALIĞINI yapan kimselerin TERÖRÜNE,BASKILARINA ve ŞİDDETLERİNE en sevdiğim günahsız insanları kaybettim,dostlarım çevremdeki yaşayan insanlar idealleri olan anlının teri ile çalışan kişiler hayatlarından oldu aileleri onlardan sonra tehditler ve şantajlar baskılar ile çocuklarını büyütmek için seslerini kıstı.
                                          

Bunlar öyle pervasız,iğrenç karektersizlerdirki ülkeyi yöneten devlet ricaline şantaj yapar baskı kurarlar.
İşte bir dönemin şerefli bir BAŞBAKANI hanfendiye yapılan çirkin operasyonları hatılıyorum tiksindirici şerefsizce yapılan işler.
Onun için bana laf söyleyen,hakaret eden belirli bir yaşantısı olan insanlara hiç gücenmedim,darılmadım biliyorum onlar bunların şerrinden bana bunu yapıyorlar,onun için kızmıyorum.
Geçenlerde elime çocuk yaşta getirilen emek verdiğim bir arkadaş küçük, parası ile olan bir işimi yapmamak için ortadan kayboldu.
Anladım ses etmedim ŞEKER BAYRAMINDA şahsıma özel mesaj atmış ağbim bayramını kutlarım diye,anladım demek istiyorki ağbi benim bir şuçum yok elim bunlara mahkum affet diye,ben affettim herkesi evladım bunları ALLAH affetsin diyecemde bunlar ŞEYTAN ile nasıl bir anlaşma yapmışlarsa yavrum herşeyi sıyırtıyorlar.
                                    

Bakıyorsun kardeşim babaları hepsinin adlarınıda peyganber isimlerinden koymuş NURLU isimler ama adamların hizmeti NURUN başka bir kolu.
ALLAH BÜYÜK kapatıyorum arkadaşlar ne diyeyim bilin rakımızda,votkamızdayız kimseyi kandırmadık hayatta  yakında TÜRKİYE gerçek tarihini meydana çıkartıcak TOPLUMA ve DEVLETE yararı olucak yaşanmış reel anılarımızı anlatırız.
ALLAH RAZI OLSUN HEPİNİZDEN İÇİMİ DÖKTÜM,ESEN KALIN.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.

11 Eylül 2015 Cuma

YA MUHAMMET.

          

Sevgili takipçilerim bugün yaşadıklarımdan daha çok sizlere ülkemle ilgili öngörülerimi yazmak istiyorum.
Kalkışma konseptine sokulmak istenen son 30 yılı PKK TERÖRÜ ondan evvelki on yılıda yine SOL ve SAĞ cephenin birbiri ile geçen  ANARŞİ ortamı  birde o yıllarda yurt dışı ve zaman zaman içerimizdede bizi hedef alan ERMENİ TERÖR örgütü ASALA ile karşılaştığımız kırk koca yıl.
Yaş elli demekki ömrüzün yüzde sekseni TERÖR ile geçti birde işin içinde toptan yaşayınca  artık uzaklarda bile olsam televizyon seyrederken nerdeyse televizyonu ısırıcam buralarda tansiyonum bir milyon oluyor.
Arkadaşlar televizyonlarda bakıyorum muhafazakar mililyetçi dindar arkadaşlar aniden ülke sıkıntıya bağlayınca OSMANLI modundan çıkıp ANTEP  havası moduna girdiler,sol ve liberal camianın tümüde bir şekilde ipleri elimize geçirelimde isterse ülkenin yarısı gitsin biz kalan yarısı ile gül gibi geçinir gideriz modundalar.
AB sokarız yazları BODRUMDA kışları PARİSTE sonbahar  ilk baharı ANKARA,İZMİR,İSTANBUL gibi şehirlerde geçiririz diye düşünüp nasıl yaparız diye uğraşıyorlar.
Yani 40 yılda yaptığımızın aynısı DİDİ BAĞA,DİDİ SAĞA,DİDİ NE DİDİ BAĞA)))!
Arkadaşlar biraz böyle espiri modu yazıyorum can sıkkınlığını atmak için ama tüm yukarda okuduklarınız gerçekler ben hava dağılsın diye bu şekilde ifade ediyorum.
Arkadaşlar POKER masasında artık ya masayı alıcan yada kaybedicen ne yaparsın RESTİNİ görüyorum tümüne der önündeki paraları masanın ortasına koyar karşıdaki oyuncu ile kağıtları karşılıklı açarsınız.Ya kazanırsın ya kaybedersin…
Şimdi bu ülkede son 40 yıldır kendi içinde birbirini yemekle oluşmuş bir büyük DEV PATLAMA yapıcak enerji var.
Ne yapman gerekli bu enerji içinde patlamasın diye dışarda patlatman gerekli ülke elden gideceğine ülke kendini toplasın coğrafyada kuvvetin gücün sahan artsın.
KIRMIZI çizgilerimiz ismi kalan ,kendi kalmayan KIRMIZI çizgilerimiz.
Arkadaşlar KIRMIZI çizgi dediğimiz yerler daha 92 yıl evvel bizim vilayetimiz olan şehirlerimiz,bölgelerimizdi.
Diyeceksiniz ZEKİ ARSLAN ne yapıcaz.
Şunu yapıcak YA MUHAMMET diyecek büyük kumandan ALPARSLANIN 1071 de MALAZGİRT OVASINA  komuta kademesi ile girdiği gibi,bir devlet adamımız ve siyasi ve askeri komuta kademesi aynı ALPARSLAN gibi MALAZGİRT muharebesinden evvel atlarının kuyruklarını bağlayıp üstlerine BEYAZ kefenlerini giyip KIRMIZI çizgilerimiz olan MUSUL,KERKÜK TÜM KUZEY IRAK BÖLGESİ,SURİYEDE TÜM BİZİ İLGİLENDİREN ŞAM,HALEP gibi bölgeye girip yeniden ilhak edip özerklik kurup TÜRKİYEYE bağlıyacak.
                                 

Şimdi bunu okuyanlar hemen başlıycak İRAN neder İSRAİL neder AVRUPA neder,AMERİKA ve İNGİLTERE neder.
Neder,neder ile son 95 yıl geçti artık nedere vakit kalmadı YUMURTA kapıya dayandı.
Üç gün evvel atıp tutan İRAN sendeki sıkıntıyı tam manası ile idrak edince gizli müttefikleri ABD ve İSRAİL ve AVRUPA ile açık kart oynayıp BATI dünyası ile ACEM aşkı yaşamaya başladı bizede arıza göstergesi yapmaya başladı.                

ALLAHTAN TÜRKİYEDE TÜRKLER var bizim ülkemiz en zor zamanda bile TEK başına mücadele edebilecek tüm dünyaya  karşı bir ülkedir.
Ama bu işe gireceğimizde içimizde ihanet şebekeleri,vatan hainleri kimlerse GÖVDE ÜSTÜNDE BAŞ,TAŞ ÜSTÜNDE TAŞ KALMIYCAK şekilde içimizde genel cerrah titizliği ile ameliyat yapmamız gerekli.
Bu BATI seviciliği ile hiçbir yere gidemez TÜRKİYE hala BATI ile bölgede operasyon yapıcam dersek ülkenin durumu çok zora girecek.
Büyük komutan olucak ALPARASLAN gibi tarihe geçicek devlet adamı ve komuta kademesinin şimdiye kadar yapılmamış manevraları yaparak TÜRKİYEYİ genişletip bölgesinde GÜÇLÜ ÜLKE olduğunu gösterecek içindeki enerji boşalımınıda gerçekleştirmiş olup TÜRKLERE YENİ BİR AŞK hayatı yaşatmış gurup, gelecek 1000 yıla adını komuta kademesi ile TARİHE yazıcak.

Merak etmeyin TÜRKİYENİN tarihi zor zamanlarda yanında olucak dostları vardır LOKANTALAR AÇIK TÜM MENÜLER SİZİN???
Arkadaşlar sakın bu anlatıklarımı bir macera sanmayın benim 1988 yılında başlayan bu konudaki derin çalışmamın ürünüdür bu anlattıklarım asıl bunu yapmazsak bizim ülkemiz bir MACERA olucak.
                                  



                                           
KORKUNUN ECELE FAYDASI YOK, beraber olduğun o BATI seni yüz yıl evvel SEVR anlaşmasına götürdü yine götürecek DAMAT FERİD ve arkadaşları diye ANILACAĞINIZA,ALPARSLAN,FATİH,ATATÜRK ve arkadaşları diye TARİHE adınızı yazdırın…
Bırakın KÜRT,TÜRK çatışmasını bunlar boş işler 1977 1 mayıs katliamını düzenleyenler içinde KÜRT yoktu hepsi TÜRK tü APO ya sorun sesin kısıldı yavrum seni kimler icat etti,büyük BARONU söylemeyim ülkede infial yaratırım.                

Büyük düşünmekten başka çaremiz yok,ya TÜRKLER ANADOLUDA var olucaz,YADA YOK OLUCAZ.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.

9 Eylül 2015 Çarşamba

SOFİSTİKE TERÖR KAOS

             

Sevgili takipçilerim devamlı aynı şeyleri söylemek istemesemde yine akan kan ve şehitlerimiz ,sivil vatandaşlarımızın hayatını kaybetmesi devam ediyor tüm şehitlerimize ALLAHTAN RAHMET diliyorum,GAZİ kardeşlerimize acil şifa hayatını kaybeden sivil vatandaşlarımızın ayrımsız hangi ırktan dilden dinden olursa olsun ailelerine başsağlığı dilerim yine sivil yaralanan vatandaşlarımızada acil şifa diliyorum.
Arkadaşlar uzun zamandır herkes konuşuyor herkes bir birini suçluyor ve sonunda halkımız sokağa döküldü ve kaos terör ortamına zemin oluştu.
Bunu size iç siyaset çekişmesi olarak verenler ve basın medya sosyal medya üstünden birbirlerini şuçlayan çeşitli yorum ve siyasi,ideolojik mülaza yapsalarda bu KAOS,TERÖR ve devamında yapılmak istenen İÇ SAVAŞ durumunu DERİN bir tarihsel plan çevresinde gerçekleştiriyorlar.
Bugün seyrettim beş dakikalık iki bölümde PKK terör örgütü mensublarının düzenekli patlayıcılarla ASKERİ konvoyumuzu pusuya düşürmesini reel çekim bir arkadaşım PKK hizmet eden yabancı medyadan indirip yolladı.
Bu tuzağı yapanların ve şehit vermemizdeki çalışma çok iyi eğitim alarak çok planlı İSTİHKAM sınıfı askeri uzmanlardan belliki çok iyi patlayıcı tuzaklaması ve planlaması konusunda uzmanlaştırılmış teröristlerin eylemi.
Tabi bu tuzak bir kalleş eğlem olduğu için verdiği şehit sayısı ve hasar yüksek oluyor.
İşte bu tip eylem SİGORTA attırma vazifesi gören toplumda iki taraflı çatışmayı kolaylaştırıp özelikle türkiye genelinde şehir içlerinde uzun yıllardır hazırlanmış PKK terör örgütü yapılanmalarının başka türlü eylemlerle ortamı iyice  İÇ sıcak çatışmaya döndürecek duruma getirmesi ile bu sefer TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİ kaşıyan AJAN PROVAKATÖRLER vasıtası ile karşı cephe açılarak İÇ SAVAŞ ortamı KAOS ortamı,TERÖR ortamı ve EKONOMİK bazı maniple hadiseler ortamı ile TÜRKİYE bir mecraya sürüklenmek isteniyor.
Tabi KAOS ve SAVAŞ ortamından beslenen BARONLAR ve onların her türlü işbirlikçilerinin çok ince TÜRKİYE üstündeki planları SAAT gibi yürüyor.
Aslında TÜRKİYE insanının bu OYUNA gelmemesi AKİL olması gerekirken toplumdaki uzun yılların verdiği SOSYO EKONOMİK ve buna bağlı sosyal yaşamlar aslında siyasi olmayan içten içe bir yılların yanlışlarının birikimi ile SOSYAL DÜŞÜNCE ve SOSYAL ALGILAMADA hatalı davranmayı getiriyor bu işin harekat merkezini yönetenlerde bu konuyu çok iyi değerlendiriyor.                   

Şimdi istihbarat yokmu gibi her zamanki beylik laflar heryerden geliyor TÜRKİYEDE APO nun ülkeye paket getirilme aşamasından beri TÜRKİYEDE her zaman olan istihbarat var ama İSTİHBARAT değerlendirmesi veya kıymetlendirilmesi yapılmadığı için yada ciddi olaylarda İSTİHBARAT yapılıp en üst makamlara RESMİ veya GAYRIRESMİ ulaştırılsa bile KARŞIDAKİ GLADİO gücünün DEVASA ÜRKÜTÜCÜLÜĞÜNDEN dolayı korkulmuş ve olayların üstü örtülmüş aman bunu başka türlü idare edelim deyip DEVLETİN pisliği hep yaptığı. HALININ altına süpürme hadisesine gidilmiştir.
Dikkat ederseniz 2006 yılında yine aynı hadiseler DANIŞTAY saldırısında olmuş dönemin BAŞBAKANI toplumsal zor durumda bırakılmış şehit cenazesine katılamamış,cenazeye katılan BAKANLARIMIZ saldırıya uğramış,arkasından toprağı bol olsun HIRANT DİNK suikaste uğramış toplumsal olaylar olmuş ve yine çok ŞEHİTLİ KARAKOL BASKINLARI,aslında bu olayların tümünü öncesinden haber alınıyor ,İSTİHBARAT sağlanıyordu ama gel gelelim SAVAŞ BARONLARI ve KÜRESEL BARONLAR çok güçlü.
Yani bir anda gelişen hadiseler değil daha burda yazamadığım onlarca olay,bilmediğiniz gizli CAN kayıpları çatışmalar hadiseler.
Sizler herşeyi duyduğunuzumu zannediyorsunuz,duysanızda duyduğunuz size aktarılan doğrumu.
Gelelim GESİ olaylarına oda bir denemeydi,o günün konjöktüründe BARONLAR sanırım hadisenin o minvalde kalıp sonlanmasını istediler.
Yoksa DOZERİ sayın BAŞBAKANIN dolmabahçedeki çalışma ofisine dayıyanlar belkide istenilseydi belirli CUNTA faaliyetleri ile bir alay tank ve zırhlı aracı askeri personelle İSTANBULDAKİ bir yakın birlikten çıkartır HÜKÜMETİ devirmeyi becerebililerdi?
Şimdi bugünlerdeki yoğun KAOS ortamı çok başka şeyleride örtüyor sırtlanlar leş parçalamak peşindeyken KURTLAR ve çok gizli ajandaları olanlarda çok başka şeylerin peşinde olabilirler.
İlk önce size şunları söylüyebilirim şu anda suçlanan bir DİNİ cematin mensublarından AMERİKADA yaşıyan bazıları TÜRKİYE DEVLETİ ve onun yöneticileri hakkında bazı bilgileri gizli ortaya dökmeleri beni çok şaşırtıp korkutuyor.
Bir RUS ATASÖZÜ vardır iki kişinin bildiği SIR değildir diye SIR olmayan gizli şeylerde çok önem ihtiva ediyorsa o ülkenin başına iş açar ve konunun UZMANLARINI çok farklı noktalara götürür…
Gelelim uzun zamandır takip ettiğim FUAT AVNİ tweter hesabına bu hesabın verdiği bilgiler herkesi çok şaşırtmıştı kim bu FUAT AVNİ diye hala kafa yoruluyor,bir yazımda yazmıştım bu FUAT AVNİ hesabının verdiği doğru bilgiler belirli devletin içinde olan kişilerden alınan bilgi ve istihbarat havuzu diye,ama burdan size açıklıyorum son zamanda FUAT AVNİ hesabının verdiği bilgiler ultura ileri teknoloji ortam dinlemesinden alınan bilgiler.
Şimdi uzman ve çok bilmiş arkadaşlar diyecekki DEVLET BAŞKANININ etrafında öyle bir elektronik karıştırıcı sinyal kesici ve dinlemeyi önleyici cihazlar kurdukki olmaz diyenlere diyiceğim benim adım ZEKİ ARSLAN burası TÜRKİYE burda dinlemeyi aşabilecek yurt içinden ve dışından sistemler vardır,bizim bilmememizde gayet doğal ABD insansız hava araçlarını İNCİRLİKTEN kaldırıyor 12000 km uzaktan AMERİKADAKİ üstten kumanda ediyor…
Teknolojik aletin olduğu yerde hertürlü ortam dinlemesi olur zaten bu kadar yakından bilgi veren birisi devlet koruma yöneticileri ve istihbarat örgütlerince çoktan deşifre edilirdi İNSANA DAYALI istihbarat bilgi aktarımı olsaydı…
Benim burdan REÇETE yazmama gerek yok DEVLET kendi reçetesini yazacak kapasitededir.
Eğer DEVLET aklını önüne koyup gerekeni yaparsa bizim anlattıklarımız sadece KARANLIĞA IŞIK tutmak olur.
Bir üst akıl ve harekat merkezleri var türkiye içinde tüm kirli operasyonları planlayıp hadiseyi kendi çıkarları çerçevesinde götürüyor.
2007 yılında dönemin MİT müsteşarı sayın EMRE TANER beyefendi bir kurum personelini göndererek bana sağolsun bir haber verdirdi.
Tekrar tekrar anlatıyorum ama önemli sonraki yıllarda rahatsızlık,hastalıkla mücadele ettim 2010 yılı NİSAN aynına kadar ağar yatakta yatan bir insan nasıl MOSSAD ajanları ile çeteci ,şantajcı diye gözaltına alınır ve MİT kimse müdahale etmez bir ay sonrada sayın DR HAKAN FİDAN bey MİT müsteşarı olur beş yıldada hadiseler bu noktaya gelir…
Benim MOSSAD veya benzeri örgütlerle nasıl mücadele verdiğimi eğer ALLAHTAN KORKUSU olan Müslüman varsa hemde devlet makamlarının yakınında olan kişiler lafla değil BELGESİ ile açıklarlar..
Eğer bir mihraklar bu konuların üstüne gidememişse o zaman bilinki MOSSAD ile beni şuçlamışsa iftira atanlar MOSSADA hizmet ediyordur….
TÜRKİYE insanına sadece şunu söyliycem lütfen kimse VATAN KURTARMASIN. Vatan kurtarmak için görevli olan insanlar ŞEHİT oluyor GAZİ oluyor sizler bu vatana hizmet etmek istiyorsanız sükûnet içinde yaşayın işinizle ilgilenin olaylara demokratik vatandaşlık tepkisi olacak şekilde hareket edin.
TÜRKİYE insanı ASLANDIR ASLANLARDA YATTIKLARI BULUNDUKLARI YERDEN BELLİ OLUR,LÜTFEN AKİL OLUN KARDEŞ KANI DÖKDÜRMEK İSTEYENLERE PİRİM VERMEYİN.
                                        

DEVLET büyüklerimizede burdan sizler aracılığı ile ARZ ediyorum sayın BÜYÜKLERİM DEVAMLI olarak MEDYADAN HALKIMIZI teskin edici konuşmalar yapın hiç ideolojik veya siyasi ayrıma düşmeden TÜRKİYE için bu bir DEMOKRASİDE değil VAROLUŞ DAVASI OLUCAK.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.