15 Ağustos 2015 Cumartesi

MUHTARLAR CUMHURİYETİ.

                                     

Sevgili takipçilerim,bir süredir sayın CUMHURBAŞKANIMIZ RECEP TAYYİP ERDOĞAN beyefendinin muhtarlarla yakın toplantıları ve onlara dönük çalışmaları var zaten bunu kamuoyu basın vasıtası ile çok açık şekilde izliyor.                              

Bu konuyu bende sayın CUMHURBAŞKANIMIZ göreve geldikten sonra yaptırdığı çalışmaları merakla izliyordum,çünkü aslında bu konu çok stratejik derin bir konu.
Merhum eski CUMHURBAŞKANIMIZ SÜLEYMAN DEMİREL beyefendinin en büyük özelliği ülkemizdeki o zaman 72 vilayetinin(o yılarda 72 vilayetti) en küçük beldesi ve köyüne kadar orda yaşıyan ileri gelenlerini tanıması ve bunları hafızasında tutması ile bilinir ve BABA da bu yeteneğini çok iyi kullanırdı.                  

12 eylül 1980 darbesinden sonra KURUCU MECLİSİN ANAYASAYI yapması ve yeni CUMHURBAŞKANIMIZI referandurumla şeçtikten sonra çok partili hayata kısa zaman içinde geçerken tabi merhum TURGUT ÖZAL bey arkadaşları ile ANAP(ANA VATAN PARTİSİ) kurdu ama  şeçimlere çok kısa bir hazırlık zamanı vardı.

İşte orda MERHUM DEMİRELİN bu özelliğini bile merhum TURGUT bey ve kurmay heyeti kısa zamanda türkiyedeki tüm muhtarların büyük kısmına köy ve mahallerde ulaşarak onların desteğini yerel halktan hızlı bir şekilde alarak,iktidar yolunu kendine hazırladı.
Aslında bu çalışma ve burdaki özellikle ilk açıklıyacam o yılların SEFERBERLİK TETKİK KURULU sivil yapılanmasının yurt çapındaki desteği ve zaten ANAP içindeki kurmaylarının çok büyük kısmının bu tandastan gelmesinin büyük yardımı olmuştur, merhum TURGUT ÖZAL beyefendiye.
Zaten şöyle düşünürseniz tüm siyasi yasaklılar içinde mehum ÖZAL beyefendi gibi bir dindar insanın 1975 şeçimlerinde MSP den aday olması ama kendisinin darbecilerce HÜKÜMETE alınması ve sonrada siyasi parti kurarken KÖŞK ten YASAK vetosunu yememesi o dönemde NATO GENEL KOMUTANI BERNARD ROGERS beyin gizli desteğinide alarak bu sıkıntılardan kurtulduğunun istihbari bilgilerini konuların güvenlik tahkikatında bulunmuş bazı kimseler bana iletmişti.
1982 ANAYASASINI yapan KURUCU MECLİS ÜYELERİDE o zaman TÜRKİYE genelinde çok hassas şeçilmiş yine TÜRKİYE tabanını temsil eden elit kimselerdi.

Şu anda sayın CUMHURBAŞKANIMIZIN bu çalışması muhtarlarla ilgili o kadar o yılları bana hatırlatıyorki zaten 1981 nufuz sayımında ,sayım memuru olarak görev yapmıştım şu andaki çalışmalar sanki yine benzer bir sistemde yürüyormuşuz gibi geliyor.
Hatta o günün RİZE bölgesi kurucu meclis üyelerinden biri çok sevdiğim bir büyüğüm kendi KONYA bölgemin bir KURUCU MECLİS üyesi merhum TURGUT beyin çok arkasında  olan yakın bir isim oda bizzat şahsımla çok yakınen görüşen ,muhterem şu anda merhum olmuş bir beyefendiydi…
Tabi teknik olarak bugün bu çalışmalar ve son saatlerde sayın CUMHURBAŞKANIMIZIN yeni açıklamaları TÜRKİYE yi yönetim sistemini değiştirme açıklamalarını getirmesi hep YENİ kelimesini kullanarak yönetim tarzlarının değişmesi gerektirdiğini kamuoyuna deklare etmesi 12 eylül 1980 den sonraki gibi yeni bir ANAYASA çalışması yapılmak istendiğini bize gösteriyor.

Tabi son haftalarda yüksek yoğunlukta bir TERÖRE maruz kalmamız ve özellikle kendi kaynaklarından aldığım güneydoğu bölgesinden istihbari bilgiler ve yine basın medya yolu ile görsel olarak izlediğimiz terör hareketi ve terör örgütünün toplumsal hareket dizayn edebilmesi bende verdiği izlenim 1992 21 MART NEWROZ kalkışmasından daha geniş, daha gelişmiş ve sofistike olmuş bir terör hareketi ile karşı karşıya kaldığımızı gösteriyor.

Şırnak bölgesinde ÖZERKLİK ilan edilmesi gibi terör örgütü tarafından yapılan açıklamalar bana tebessüm ettirdi.
1992 nevruzunda ŞIRNAK ilini basan 1500 silahlı PKK terör örgütü militanı ile dönemin ŞIRNAK valisi sayın MUSTAFA MALAY beyin silah arkadaşları ile ŞIRNAK ilini güvenlik güçleri ile topyökün bir muharebe ile çarpışarak koruması ve Şırnak ilindeki TATAR aşiretinin korucularla verdiği büyük destek ile ŞIRNAK ilinde TÜRK BAYRAĞI indirilememiş,sadece İL EMNİYET MÜDÜRÜNÜN biraz basiretsiz durumu canlı yayında televizyonlardan toplumda moral bozucak şekilde aksetmiş fakat dönemin valisinin üstün başarısı ile ŞIRNAK TERÖR ÖRGÜTÜ tarafından düşürülememiştir….

Bugün duruma baktığımızda maalesef bazı kötü yapılan hadiselerin dönüşüde bize kötü olabiliyor.
Yıllar sonra diyoruzki darbelere ,sıkıyönetimlere,olağan üstü hal uygulamalarının alt yapısını çeşitli kontra örgütler hazırlamış terörü ve anarşi ateşinin üstüne onlar benzini dökmüş ceremesini TÜRKİYE halkları çekmiş.
Evet maalesef doğru fakat bu şekildede devletin yapıcağı bir şey kalmıyor,TOPRAKLARIMIZIN BEKASI için son anda sert reflek kullanıyor devlet.
Yani çok uzun zamandır,terör örgütüne yurt sathında fazlaca yeni unsur yapılanmaları  mesela  KCK gibi göz yummak ,hatta 2000 li yıllardan itibaren yurt sathında PKK şehir yapılanmaları ve KÜRT entelektüel yapısı ile BATI lı istihbarat servislerinin burda dans etmesine göz yummak bizi şu günkü durumlara getirdi…

Sonuç gerekirse ülke bekasının tümünü gözetip korumak için ekonomik,siyasi,milletin can güvenliği açısından 82 vilayette aynı andan itibaren sıkıyönetim uygulamasına geçilebilir olmasının düşünülmesi ve bunla beraber TÜRKİYE DEVLETİNİN nasıl bu coğrafyada tüm kardeş halkları ile barış içinde müreffef bir şekilde yaşayabileceği bir yönetim modelini uygulamaya halkın desteğini alarak geçmek gerektiği düşünülebilir…
Türkiyeye her zaman içerdeki taşoronlarla dışardaki BATILI güçler hep stratejik derinlikleri olan tuzaklar hazırlıyorlar,umarım bu ülkenin yöneticileri hem kendileri için hemde yönettikleri devletin bekası için bu tuzakları fark edip kestirebiliyorlardır.
                               

Burda içimizden unutmayın suyun başını tutanlardan bu TUZAKLARA büyük destek verildiği kanatı içindeyim.
Zaman bize göstericektir?
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder