6 Temmuz 2015 Pazartesi

VASITALI SUİKAST VE SABOTAJ.

                

Sevgili arkadaşlarım,mübarek ramazan ayımızda allah günah yazmasın biz ibadetlerimizi yerine getirmesekte beni seven Müslüman takipçi kardeşlerim bana ilgilerini mesajları ile gösteriyorlar,bunlardan bir tanesi merhum muhterem profosör ESAT ÇOŞAN hoca efendi,onla ilgili bana bazı konulardan bahsetti.
                                        

Bende kardeşimize haliyle din alim ve ulemalarını tanımadığımı bu hadiseyi kaza vuku bulduğu zaman basından okuduğumu ama bu dünyaya uzak olduğumuz için herhangi bir fikre ve istihbarata sahip olmadığımı bahsettim sohbet ettim.
Arkadaşlarım bizde TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNDE mevziye girdiğimiz zaman,orda kimsenin hangi din,mezhep,ırk olduğuna bakılmaz  tamamı asker neferdir.
Onun için bu kardeşimize sabah söz verdim,bu konuda tarihin önemli hadiseleri benim ile birlikte çok yaşanıldı veya yaşanılmış hadiselerin hayatımda etkisi çok büyük.
Ben bunları yazarken belki dini bütün kardeşlerimizede bir hayrımız olur,bizden bir şeyler öğrenirlerse belki onlarında bir fikirleri akıllarında oluşmasına yardımcı oluruz.
Şimdi benim hayatımda çok büyük önemi olan ailemiz içinde ilk trafik kazalı suikast aile fertlerimizden bir yakınımıza yapıldı,tabi bu kaza olarak tarihe geçti tüm bir aile 1954 yılında FRANSIZ ALP dağlarında yok oldu,hatta ailenin şöförü ve çocuklarının mürebbiyeleride.
İstihbaratçı kardeşlerimiz bilir  bu bir REİHNARD GEHLEN ve yeni kurulmuş GLADİO  ekiplerinin operasyonu idi.
                                              

Bu konuyu burda isim vermeden çok uzatmadan bitiriyorum,bu kadarı yeterli.
Çünkü tekniğini sonraki satırlarda vericem zaten merhum  MUHSİN YAZICIOĞLU ve merhum ABDULLAH ÇATLI içinde MİLLİYETÇİLERE karşı KONTRGERİLLA harekatı yazımla hadiselerin TÜRKİYEDE ilk teknik nasıl olabileceğini anlattım okuyucularıma.

Arkasından anlatıcağım hadise 1965 yılında merhum ADNAN MENDRES bey için yassıada mahkemelerinin gizli celselerinde ağır suçlamalarda bulunan, aslında kader ve siyaset içindeki en yakın arkadaşlarından merhum FUAT KÖPRÜLÜ beyin geçirdiği trafik kazası var,bu kazanın nasıl olduğunu ben tam bilmiyorum ama merhum köprülü bu kazadan sonra ,çok kısa zaman içinde 1966 yılında hakkın rahmetine kavuşmuş…
Arkasından 1968 yılı sonlarında ben çocukken rahmetli babamın yugoslavyada arkadaşları ile geçirdiği bir suikast kaza var,şans eseri ağar yaralı kurtuldu,geldikten sonra birkaç kez kırıklarından ameliyat olsada  parmaklarda küçükte olsa araz bıraktı.
                                                   

İşte bu suikastin gerçeklerini yıllar sonra ben öğrendim ,vakıf oldum bunu bir yazımda daha bahsetmiştim onun için kısa geçiyorum bunu bana KGB  nin yaptırdığı söylensede sonra ben öğrendim,yugoslavyadaki MİT sorumlusu N.B isimli  çok önemli saha ajanının TÜRKİYE üstünden aldığı  emirle bunu yaptırdığı.
12 EYLÜL DARBESİNDEN sonraki yıllarda sanırım 1984 yılında merhum KENAN EVREN den CUMHURBAŞKANLIĞI köşkünde DEVLET ÜSTÜN HİZMET madalyası aldı.
Şu son 15 yılda bana saldıran BOŞNAK arkadaşlara STK(SEFERBERLİK TETKİK KURULU) kapsamındaki beylere duyurulur ilgili konuları sonra sizlerin neler yaptığınıda  açıcam.
İşte tam o sıralar MİT teknik takip tarassut şubesinde görevli genç yaşta görev esnasında hayatını kaybeden bir arkadaşım,ZEKİ kardeşim dedi,İNGİLİZ GİZLİ SERVİSİ İÇ İSTİHBARAT bölümü MI-5 den görevliler geldi bunlar  kurs verdiler bu kurslar içinde ANKARA GÖLBAŞINDAKİ alanda uzun tatbikatlar ve kurslarla araba ve araçlarla suikast eğitimleri var.
İşte ondan sonraki ilk dikkatimi çeken hadise 1989 yılında şimdi ismini hatırlayamıycağım bir kişinin boğaz içi köprüsü üstünde trafik kazasında ölmesi idi sabah saatlerinde.
Niye bu hadiseyi bu şekilde hatırlıyorum istanbuldaki İngiliz servisinin yerel unsurlardaki bir haber elemanı bana gazete üstünde göstererek konuya özellikle dikkatimi çekmişti…
Dahada enteresanı bana bilgi getiren arkadaşım kısa bir süre sonra tayini çıktı ve doğuda bir görevde rahmetli oldu,yine aynı birimde bana sempatisi olan bir arkadaşta oda rahatsızlanarak öldü.
Bu iki arkadaşta bu birimlerde hem ekip başı idiler hemde işlerini çok iyi yapan kimselerdi,acaba benle temasları kimi rahatsız etmişti.
Sonra bu ekiplerin içinden devşirilerek kendi içlerinde hücreleşip oluşturulacak sabotaj ve suikast timleri için yetiştirilecek özel haber elemanları ile ABD ve İSRAİL gibi ülkelerin servisleri için parça başı taşoron işlermi yapılacaktı eleme yapıldı sistem kuruldu sonrada bu zamana kadar yapılan işler bir SİNSİLE ile eksilen personellerin yerine yenileri doldurularak günümüze kadar geldi…

İşte 1990 dan bugüne araç ile olan kazaları incelerseniz gerçeği daha iyi anlarsınız ben burdan tek tek vermiyeceğim,sizlerin mantığına meraklı veya konu ile birinci dereceden muhattap olan insanlar düşünsünler.
Kısaca şunu söyliyeyim bunun sonra farkına vardım,merhum ömer lütfü topal beyin öldürülmediği günlerden evvel gece geç saatlerde banada DOLMABAHÇE saat kulesi önündeki çay bahçesinde randevu verildiği,sanırım o günün şartlarında bu telefon sinyallerini MİT bu komploloları kuranlar bir aksi giden olayda B planı iftirayı bizede bulaştırarak yine bir taşla alakamız olmayan çok kuşu avlamak istiyeceklerdi…

Tabi daha evvel yazdıklarım içinde APO operasyonu olduktan bir gün sonra araç ile banada suikast yapılacağı bunun istihbaratını aldığım suikast yapıldığında kağıthane haliç köprüsü köprü ayakları altındaki yolda suikasti beklemem hazırlıklı olmam olay yerinden ağar hasarlıda olsa araçla uzaklaşmayı başarmam en önemliside aracın ilk anda hızının düşük olması birde karşı ekiplerin silahlı olduğumu bilmeleri benimle silahlı çıkabilecek müsademeli olayda hadiselerin başka siyasi uluslararası boyuta taşınacağı korkusu en önemlisi ALLAHIN yardımı ile yırttık.

Sonraki oluşan hükümetin iç işleri bakanı sayın SADETTİN TANTAN beyin kamuoyuna bir açıklaması olmuştu trafik kazalarında araç süratleri 90 km geçmezse ölümlü kazalar azalır diye,sayın BAKAN ne kadar doğru söylemiş demiştim içimden…!!!!!

Tabi burda yine daha evvelki bir yazımda belirtiğim 1984 yılı ocak ayı sanırım 22 sinde büyük bir trafik kazası var işte o kazada benim ile çarpışan emniyet aracında dönemin MGK ve CUMHURBAŞKANIMIZ tarafından görevlendirilmiş MÜLKİYE BAŞ MÜFETTİŞİ ve emniyet görevlileri ve merhum yeraltı dünyası simalarından bir isim sonra dostluğumuzda oldu,burda sonra vali olan büyüğümüz ve ekip arkadaşları ağar yaralandılar ilk dönemde iki ay kasıtlı yaptığımdan benden şüphelenildi,kendi içlerindeki soruşturma ne oldu bilmiyorum.
Ama bu bir ALLAHIN taktiriydi benim için ama olay yerinden kaçan  özellikle direksiyonu benim arabanın üstüne kıran polis memuru şöför için öylemiydi hiçbir zaman öğrenemedim,merakta etmedim…
Arkadaşlarım,dahada konuları açar uzatırım ama hepiniz ilim irfan sahibi insanlarsınız burdan herşeyleri çözersiniz.
Şimdi ben burdan özellikle ilim irfan sahibi dindar,muhafazakar arkadaşlara bir şey yazarak konuyu kapatıyorum,arkadaşlarım adınız YUSUF,AHMET,HASAN,ÖMER,TURGAY,HÜSEYİN İSMAİL,İSA,MUSA,MUHAMMET,hepiniz ayrı değerlisiniz çeşitli örnekler ve adetler,gelenekler ve örflere örnek veriyorsunuz kendi cepheniz ve öğretiniz ilim irfanınızla haklısınızdır,ama şunu kabul edersinizki her ER sizin ilim irfan ve tedrisatınızın mahsulü değil.

Özellikle biz çok ağar işçiyiz uzun yılların, bizim tedrisi tedrisatımızda bu sizin işlerden hiç anlamıyoruz,onun için kıstas yaparken ilk önce ALLAHIN hukukuna,sonra resmi hukuka,sonrada RACONA bakıcaksınız…
Bakın size şöyle izah edeyim benim bir başkomiser arkadaşım vardı sizin bu RİZELİ okur yazar ağbilerinize zulm edenlerin anlık bilgisini bana veriyordu,bende çok üzülmüştüm.

Onun içindirki demokrasi yerleşsin diye çok mücadele verdim,ama bizim gibi insana kuvvetli iken zulm edin diye değil…
Hepimiz girdiğimizde mevzide aynı insanız farketmez,bir tabur askerin haksızlığa gık çıkaramadığı yerde KAHRAMANMARAŞLI bir ehlibeyt genç askerin tüm taburu harekete geçirdiğini gördüm ALLAHIN aslanı gibiydi,onun için kimseyi kınamayın herkesi HAKKI ile bırakınki dostluğunuzu zedelemeyin…
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder