28 Haziran 2015 Pazar

ŞAH –MAT…..?

                                 

Sevgili takipçilerim artık devlet yöneticilerimizde son saatlerde bölgede SURİYE de gerçekleştirilmek istenen bir oldu bitti ile kurulmak istenen düzene izin verilmeyeceğini en üst seviyeden sözlü açıklandı.
Bu tip müdahale artık ağarlıklı ASKER ve DİPLOMATİK yetkililerin ağar sorumluluğuna giren bir konu…
Peki bir ASKERİ müdahale olursa nasıl olur,size şöyle bir sunum yapayım.
Birinci söylenen suriye içine girip belirli bir bölgede tampon bölge kurarak,orda güvenlikli bölge oluşturup özellikle mülteci konusunda önlem almak ve bu mültecilerle bozulan iç güvenliğimizi ön safhada güvenlik bölgesinde kontrolü dengeleyerek içerimize yapılacak sızmaları önlemek.
Şimdilik söylenen bu ,ama bu tip harekat bize ileriye dönük STRATEJİK olarak fayda getirmez bu operasyon sadece halk dilinde söylem olarak şuna benzer  UR olmuş yaranın etrafına sadece pansuman yaparak mikrobun dağılımını önlemeye çalışmak.
                             

Ama UR bölgesine genel cerrahi müdahale yapmazsan UR ne yaparsan yap mikrop üretmeye devam edecektir.
Ne yapıcaz daha evvel yazmıştım çok geniş ve çaplı bir askeri muharebe harekatına girerek tüm bölgede bir daha böyle bir harekata hiçbir dünya gücünün kalkışmaması sağlamak .
İşte burda karşımıza  çıkıcak İŞİD,YPG ve ESAD güçlerini TSK geniş bir operasyonla yok eder ama sonrası?
İşte ondan sonra SATRANÇ sahnesinde karşımıza AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ ve İSRAİL çıkıcak birde ESAD güçlerini  ber taraf ederken İRAN faktörü ile karşı karşıya gelicez…
İşte orda diplomatik olarak çalışarak İRAN devletini ilerde kendisine gelebilecek hadiselerden dolayı ikna ederek bize hasmane tutum sergilemesini engelleyebiliriz.
ABD ve İSRAİL  ile ne yapıcaz?
Arkadaşlar 2003 4 temmuz SÜLEYMANiYE de  TÜRK ÖZEL KUVVETLERİ askerlerine  ABD ordusunun yaptığı müdahaleden sonra bunun türk toplumunda yaptığı travmayı gören ABD ve İNGİLİZ hariciye bakanlıkları TÜRKİYE de çok geniş çaplı toplumsal araştırmalara girdiler.Bunlar çok uzun konular kısaca neyi araştırdıklarını söyleyeyim gerçek TÜRK lerin stresli ve stratejik gerginlik anlarında neler yapabileceğinin geniş çaplı araştırması,hem sosyolojik hem genetik ve hissi durumlarda…
Bu araştırmalarda çok iyi TÜRK insanını analiz ve sentez ettiler.
                                 

Dikkat ederseniz TÜRKİYEYİ bu konularda o günden bugüne televizyon ekranlarında buluşturan çok uzun soluklu bir dizi 2003 ekim ayında vizyona girdi televizyonlarda sakın tesadüf bu konuları sanmayın.
Netice ile ABD ve İNGİLTERE artık TÜRKİYE devletinin varlık ve yokluk arasına girdiği dönemde neler yapabileceğini çok iyi biliyor.
Yani SATRANÇ oyununda şu anda bölgede TÜRKİYENİN parçalanmamak için içindeki olabilecek geniş çaplı hadiseleri engellemek için büyük çaplı bir müdahaleye ORTADOĞUDA gireceğini  ABD ve İNGİLTERE ,İSRAİL biliyor…                        
Arkadaşlar ülke tv genel yayın yönetmeni sayın HASAN ÖZTÜRK beye TELAVİV havalimanında dedesinin ismini sormuşlar.
Bu ne demek biz İSRAİL devleti olarak sizlerin TÜRKLERİN dedelerinizin ismini dahi biliyoruz.
Sayın HASAN ÖZTÜRK bizim DEDELERİMİZİN ismini kimler sattı acaba İSRAİL devletine?

Onuda geçelim KOZMİK odalara girenler bölgede böyle bir çatışma,harp esnasında TÜRKİYE devletinin ne tip planlarını sızdırdılar,personel,taktik ve lojistik destek unsurları olucak kozmik hücre gurupların.
Peki böyle bir durumda TÜRKİYENİN müttefiki olan güçlerle muharebe alanında karşı karşıya kaldığında destek alabileceği ülkeler varmıdır,varsa onlarla ilgili müşterek yapılacak çalışmalarda acaba bu son on yılda yine sahada karşı karşıya kalacağımız güçlere sızdırıldımı..
Özellikle bugünlerde bazı yabancı ülke başkenlerinde İNGİLİZ diplomasisi türkiyenin sıkıntılı anlarda destek alabileceği ülkelerde çalışma yaparak bu ülkelerden destek alması önlenerek tam bir kuşatılmışlık yaratmak istiyorlar olmasınmı TÜRKİYE nin etrafında))?
Arkadaşlar DERİN ANGLASAKSON aklı ve İSRAİL bölgedeki tarihi planlarını şu anda TÜRKİYENİN yapıcağı kısıtlı ASKERİ ve SİYASİ harekatla durdurmak maalesef imkansız.
Bunun en iyi örneğini 1991 yılında IRAKIN kuzeyinde 36. Paralel olarak adlandırdığımız uçuşa kapalı tampon bölgede yaşadık.
Orda ne oldu çok değerli hayatta kalan subay ve astsubaylarımız anlatsınlar basına sızmayan yüzlerce hadise MÜTTEFİK koalisyon güçleri ile karşı karşıya kaldık.
Müttefiklerimiz orda olanlara karşı koyduğumuz anda EGE de müşterek tatbikatta kaza süsü ile MUAVENET muhribimizi vurarak geminin ağar yara almasına gemi komutanı şehit yarbay KUDRET GÜNGÖR ve 4 silah arkadaşını kaybettik.

Arkadaşlar yarbay KUDRET GÜNGÖR moskovadaki askeri ateşlerimizden biriydi MOSKOVA dan döndükten iki ay sonra şehit edildi o dönemdeki diğer üç askeri ateşemizde anlamsız olaylarla hakkın rahmetine kavuştu.
Arkadaşlar o yıldan bugüne TÜRKİYE de derin çarpışmayı bizzat gördüm açık söyleyeyim bu ülkede çok büyük bir MUKAVEMET beyin gücü yok edilmiştir,her TÜRKİYENİN seferberlik gurublarından,bunun içinden her mezhep gurubundan her etnik kökeni olan insanlar yapılacak derin mukavemete karşı koyucakları bilindiği için tasviye edilmişlerdir.
Son saatlerde bakıyorumki televizyonlardan izleyici sayısı yüksek olan programlarda bir anda sizin farkına varamıycağınız  şekilde bir dezenformasyona girerek yine TÜRKİYENİN destek alabileceği ülkelere karşı dezenformasyon hareketi başladı bunu yapanlarda öyle bir süs veriyorlarki kendileri BİR NUMARALI İNGİLİZ VE ABD düşmanı ama yaptıkları icraatlar aslında bu ülkelerin lehine çalışma.
Biz bu arkadaşların MİT ve STK bağlı kendi hemşeri gurupları içinden kimlerden bilgi aldıklarını çok iyi biliyoruz,bunlar BOSNA ve ÇEÇENİSTAN hadiselerinden dolayı tavırlı olan milletlerin mensubları…
Evet arkadaşlar TÜRKİYE geçtiğimiz 15 yılda kendi ihanet yüzü ile hesaplaşamadı,hesaplaşmadı.

Sizler basın yayın ile vakıf olduğunuz hadiseler dezenformasyon hadiseler,TÜRKİYEDE bazı anlaşmalarla bağlı olduğumuz paklar NATO ve AB gibi bir gün elinde rakı kadehi ile düşünen gurup gelir o satar bir günde elinde seccade ile dolaşan gurup gelir o satar.
Toplumlar hak ettikleri şekilde dünyada var olurlar.
1982 yılında MGK kararı GLADİO tarafından aldırılan plan TÜRKİYE içindede aynen uygulanıyor.
Sizin son 12 yıldır TÜRKİYE içinde ve dışında yapılan ekonomik ve bu ekonomiye bağlı iç yatırım projeleri(köprü,yol,inşaat,dış ilişkiler özelikle körfez ve arap ülkeleri vs.) konulu porojelerin tümünün çalışmalarının 1975 yılında TÜRK DERİN DEVLETİNİN bir kısmı tarafından planlandığını biliyormusunuz.

Merhum eski CUMHURBAŞKANIMIZ sayın TURGUT ÖZAL bey o günlerin çalışma ürününün sonraki meyvesidir.
Dikkat ederseniz çıkan belgelerden bir muhtereminde o günlerde paralel olarak parlatıldığını gördünüz belgelerle.
İhaneti arkadaşlar en iyi bilen ihanetin içinden çıkıp gelendir merhum ÖZAL bunların hepsini biliyordu,bazı manevralarla TÜRKİYE devletini yekpare tutmak güçlendirmek istesede TÜRKİYE nin başına gelecekleri bildiği için ön alırken maalesef canından oldu.
İşte son noktada uhrevi yaşantıları kendine kalkan yapan,ihanet etmek için yetiştirilmiş seccadeli çocukların OPERASYONU ile 2000 yıldır belimizden alınmamış KILICIMIZ ve AT ımız alınmıştırki ne savaşalım nede kendimizi koruyalım istenmiştir.
Bu karektersiz sınıfı yetiştirenlerde o 1975 yılının içinde olan ihaneti kendilerine meslek edinmiş guruplar …
Sayın HASAN ÖZTÜRK beyin ben vatansever insan olduğunu çok iyi biliyorum ve maruz kaldığı İSRAİL pisikolojik şiddetinin travmasını kendisinde çok iyi anlıyorum.
Sayın ÖZTÜRK İsrail devletine dedelerimizin adını veren harp planı satan ŞEREFSİZLER burda inan sana içimizde istersen gel sana bunlar hangi mekanlarda görüşür,bulunur toplanır göstereyim.
                                      
Ama kimseler bu son 10 yılda gelemedi onun için öyle biz VATAN,MİLLET,SAKARYA atan delikanlıları rakı masasında çok görmüştük hepsi TIRT çıkmıştı,şimdide bu seccadeliler TIRT çıktı.
Kızma HASAN ağbi ben seni yürekten seviyorum,biz delikanlının suratına baktıkmı anlarız…
Dün akşam bir devletimizin büyüğü bir TV kanalında SSCB(SOVYETLER yeni RUSYA) 70 li yıllarda RUSYADAN istenen askeri teçhizatın belgesinin FRANSIZ devletinin eline geçirdiğini söyleyerek bir konu hakkında soru işareti açtı ve ona dönük konu anlattı.
Mevzu çok uzun ve gizli eskiden o yıllarda çıkan bir çizgi roman vardı bu anlatılan konu TÜRKİYENİN ilk yerli çizgi roman kitabı dizi halinde o yıllarda orda bile anlatıldı.
Çizgi romanın adı YÜZBAŞI VOLKAN….)))!
Arkadaşlar hepinize iyi pazarlar.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN
                                      

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder