10 Mayıs 2015 Pazar

UZMAN

                                    

Sevgili takipçilerim,hepinize iyi günler dilerim.Yazımın başlangıcı UZMAN yani yaptığı işin ehli olan çalıştığı konuları iyi bilen insanlara UZMAN kelimesini mesleğinin veya hobi olarak yaptığı işlerin başına koyarlar,bu kelime ile yaptığı iş dahada değer kazanır.
Bu kelimeyi benim içinde zaman zaman yaptığım işlerde kullanmışlardır,aslında buna benzer bir kelime daha vardır DANIŞMAN.
Rus bir dostum vardı o gülerek bana bu kelimeyi zaman zaman kullanırdı,sebebi şu SSCB döneminde SOVYETLER BİRLİĞİ ne PEYK(UYDU) olan ülkelerde SOVYET DEVLETİ  askeri ve siyasi danışmanlar bulundururlardı,bu halada RUSYA FEDERASYONUNCA uygulanan bir metotdur…
İşte birkaç gün evvel aslında kendisine sempatimde olan bir istihbarat dünyasının içindeki gazeteci kardeşim,tweter mesajları ile herkes İSTİHBARAT UZMANI oldu,bilip bilmeden yazı yazıyorlar araştırmadan ,bir gün ters kaleye yatarlar gibi kelimeler etti.
                              

Sevgili arkadaşlarım,biliyorsunuz genelde canlı yaşadıklarımızı ve bildiğimizi stratejik ve anlık olayları sizlere aktarıyorum.
Biz bu hayatı ve işleri canlı,yaşayarak ve bu yüksek tempolu yaşantı içinde okuyarak aldığımız deneyimi sizlere aktarıyoruz.
Bir yabancı dili iyi derecede öğrenip çakma bir ünüversite okuyup sponsorlu medya dünyasını kendimize kalkan  kullanarak bilgi size aktarmıyoruz.
Yada MİT ve diğer kurumlardaki yakın akraba,dostlukların pasları ve çabaları ilede sizlere bilgi aktarmıyoruz.
Neysek oyuz biz bir delikanlıya bir kere konuşuruz nedametimizi söyleriz,sonrada gerisini berisini aramayız.
Bu arkadaşların muhatap oldukları ilgili kurumun en tepesine ve onunda sorumlu büyüğüne nedametimizi bildirdik gereğini söyledik dediğim gibi bizim kültürümüzde bir kere söylersin yeterli olduğu kanati oluşur bizde ama yazılarımda isimsiz verdiğim şahısların bazıları bozulup bu arkadaşlar vasıtası ile mesaj geçiyorlarsa boş işler bunlar biz 40 kişiyiz hepimiz birbirimizi biliriz.

Ben okuyacağım,yaşayacağım kadar hadiseyi ve stresi ,tehlikeyi yaşadım bu saaten sonra laf yemem.
Birde bir TARİH PROFÖSÖRÜ arkadaşımızla beraber kayısı tüccarı bir arkadaş var devamlı muhafazakar bir tv de program yapıyorlar bu Cuma günkü programda diyorki HOCAMIZ ben Müslümanın günahını görmem kapatırım,Müslüman Müslümanın günahını görmez….
Arkadaşlar islam dünyası onun için sıkıntılarla yaşıyor sanırım bu dünyada kim olursa olsun şuçunuda günahınıda görücen.
                                  

Size basit bir örnekle anlatayım 1990 lı yılların ortası dört polisimiz istanbulda bir şuç işlemiş yabancı bir insana karşı maddi,manevi o yabancı ülkenin gizli servisinden bana ihbar geldi,polis aracının plakasını vererek,ben bunu hemen değerlendirmeye koydurdum MİT vasıtası ile ilk önce MİT arkadaşım ağbi üstüne gitmeyelim bizden nede olsa dedi,ama ben bastırınca olmaz bu şuç ağır bir şuç deyip işleme koydurdum ve o dört polis hakkında kanuni tüm yaptırımlar başlatıldı…
Ne yapsaydım bu polisler Müslüman kardeşimiz deyip şuçu görmemezden gelseydim aynı şuç başka bir ülkede sizlerin başına ve yakınlarınızın gelseydi,onlarda  deseydi ağbi bizden ,hıristiyan hırıstiyanın,Musevi musevinin şuçunu görmezmi diycektiler.
Adam oğluna demişya oğlum VALİ olmazsın demedim adam olamazsın dedim,boşa söylenmiş bir laf değil…
Arkadaşlarım son bir söz söyliycem bu mevzuyu kapatıp başka konuya devam edicem.
Biz ne kimseye camide,cumada,namazda,hacda söz verdik yada bunları yaparken mevziye girdik nede kimseye zorla gel kerhaneye,meyhaneye gidelim dedik…

Her insanın,özeline yaşantısına saygı ile davrandık örfümüz adetimiz bu herkestende o saygıyı bekledik.
Ben kimseye yaranıcam diye ibadette etmem,kimseye yaranıcam diye sevap veya günahta işlemem.
Her şeyin hukuku,adabı,örfü var herşeyi din kitaplarında veya dini ögelerde aramayada gerek yok genel ahlak nizam denen bir şey var ama kendi herşeyi din vecibelerinde arar bizim onada saygımız var ama şahsımızın hayatını eleştirmeden saygı duyarak.
Saygı göster,saygı gör.ŞUÇ işleme,kim olursa olsun çıkıp televizyonlarda güç kullandı İSLAMIN şerrindendir güçlü alır malır kelimelerini ettiğinizde bilin bu size döner neydim,ne oldum,ne olucam bunu unutmayın..?
Arkadaşlarım gelelim bu kayısı tüccarı arkadaşın bazen dillendirdiği bir askeri geçmiş konuya.
1992 AKKA anlaşması ile NATO ülkelerindeki envanter fazlası silah ve teçhizat kanat üyesi iki ülke Yunanistan ve türkiyeye hibe edilecek bu anlaşma çerçevesinde bir çok teçhizatın yanında iki almanyanın birleşmesinden kaynaklanan ve ALMANYA devletinin envanterine yerleşen BTR-60 zırhlı personel taşıyıcılardan bir kısmı ülkemize hibe edildi.Tabi bunlar DOĞU ALMANYANIN Varşova paktına üye olduğu dönemde RUS ordusu tarafından onlara verilmiş araçlar.Tabi AKKA anlaşması ile verilirken bunlar bir çok kullanıma kapalı konularda anlaşma yapılarak veriliyor.

İşte o yıllarda biz bu çoğu bozuk hurda halindeki BTR-60 personel taşıyıcıları TERÖR ve İÇ GÜVENLİK harekatlarında kullanmaya başladık.
İşte yıl 1994 başları bir terör operasyonunda çatışmada ölmüş bir teröristin cesedine bubi tuzaklaması olabilir düşüncesi ile çünkü PKK bunu o dönemde çok uyguluyor yöntem olarak askeri personelimiz teröristin cesedini BTR-60 bağlayarak kısa bir mesafe cesedi çekmiş bunu görüntüleyen TÜRKİYENİN en büyük basın ve medya karteli bu resimleri ve görüntüleri baş sayfa verip televizyonlardanda yayınlayınca ALMAN devleti DIŞ İŞLERİ BAKANLIKLARI vasıtası ile türkiyeye NOTA verip AKKA anlaşması ile verilen teçhizatı nasıl iç güvenlik ve terör operasyonlarında kullanırsanız diye veryansın etti ortalığı birbirine soktu…?
                        

Bir sene sonra MART ortaları 1995  BALYOZ OPERASYONU TSK tarihinin en büyük operasyonuna başladı şanlı türk ordusu 35000 askerle kuzey ırak topraklarına girerek,PKK karşı tarihinin en büyük darbesini vurdu,o günleri bilen bilir yer gök TERÖRİST cesetleri ile doldu…
İşte tam o anda tekrar ALMAN DIŞ İŞLERİ BAKANLIĞI NOTA vererek AKKA anlaşması ile BTR-60 personel taşıyıcıları terör ve iç güvenlik operasyonlarında kullanıyorsunuz diye çıkıştılar,bizim basında bomba gibi bu haberi verdi.

Bir ertesi günü TÜRK DIŞ İŞLERİ BAKANLIĞI basın sözcüsü bir büyükelçimiz basın önünde ALMANYA devletine diplomatik nezaket ölçüsü ile bir çıkış yaparak ALMAN SAVUNMA BAKANLIĞI ve silahlı kuvvetleri yetkililerinin BTR-60 zırhlı personel taşıyıcılarına dikkatli bakmalarını incelemelerini istedi bu taşıtların kendileri ile bir alakaları olmadığını söyledi.             

Ertesi günü ALMAN DIŞ İŞLERİ BAKANLIĞINDAN, yapılan açıklamalar için hemen özür geldi TÜRKİYE CUMHURİYETİNDEN…….!!!!
                             

Arkadaşlar bu son anlatığım hadisenin AŞK,İÇKİ,ŞEHVET,MACERA,TERÖR VE CASUSLUK kısmını sonrasındaki hadiseleri UZMAN-2 adlı yazımda kaleme alırım işallah,ALLAH BÜYÜK…!!!!
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder