8 Mart 2015 Pazar

ÖLÜMSÜZ KARTALLAR.

                                          

Sevgili takipçilerim,hepinize hayırlı pazarlar diler,bu hafta size maalesef üzücü bir konu olan HAVA KUVVETLERİMİZDE uçuş kazalarında kaybettiğimiz şehitlerimiz ve hava kuvvetlerinde bu konularla ilgili hadiselerden bahsedicem.
Öncelikle tüm şehitlerimiz Allahtan rahmet  acılı ailelerine milletimize başsağlığı diler,MEKANLARI CENNET olan ŞEHİTLERİMİZİN hiçbir zaman TÜRK MİLLETİNCE unutulmayacağını çok iyi bilirim…
                                       

Arkadaşlarım maalesef kamuoyunda askeri tüm kazalarımız ve diğer hadiseler SİYASET malzemesi olarak kullanılıyor,bu kazalar ve şehitlerimiz üstünden ,  çeşitli ideolojiler devamlı  ajite  ederek siyasi malzeme üretiyor..
Bu konuları uzaktan yakından bilmeyen insanlar kulaktan dolma bilgilerle konuları ve olayları saptırarak,toplumda gerilim yaratmak istiyor.
Muhafazakar milliyetçi guruplar konuyu İSRAİL ,ABD uçakları düşürdüye getiren haberler,diğerleri SARAY alan niye uçak almıyor diye konuların çok sığ ele alarak sözlü veya toplumsal şiddeti artıracak duruma getiriyorlar.
Ben bu konuların uzmanı ömrüm çeşitli hadiselerin içinde geçirip ,bir HAVA KUVVETLERİ personeli olmasamda devamlı çocukluğumdan itibaren hava kuvvetleri içinde bulunmam,hava kuvvetlerinin üstlerine çeşitli ziyaretlerim ,HAVA HARP OKULUNDA çocukluğumdan itibaren yetişkin yaşıma kadar bulunmam ve en önemlisi daha evvel dediğim gibi silah sistemleri konusunda ÜLKEMİZDE UZMAN olmam ve bu konularla ilgili ülkemizde çalışmam geçmişte, sizlere gerçekleri ÇAM devirmeden,devletin geleneklerini ve gizliliğini bozmadan ASKERİ kurallara ve ahlaka uygun bir şekilde yansıtıcam…
                                          

Arkadaşlarım TÜRK HAVA KUVVETLERİNİN tüm subay personel ihtiyacını  karşılayan hava harp okulumuz ve ona bağlı istanbuldaki ilk uçuş eğitim filosu ve harp okulu bittikten sonra İZMİR ÇİĞLİDEKİ SAVAŞ PİLOTU eğitim filosu burda abartmadan söylüyorum dünyanın en kaliteli eğitimini sunan bir organizasyondur.
                                             

Hava harp okuluna başlayan birinci sınıf öğrencisi savaş pilotu bir teğmen olana kadar o kadar değerli eğitimler alır bırakın sadece eğitim aldığı askerlik mesleğinin haricinde dans dersinden tutunda çeşitli spor,sosyal etkinliklerin tümünü çok değerli öğretmenlerinden eğitim alarak yetiştirilirler.                

Öyleki HAVA HARP OKULU eğitim ve öğretim alanı ve kampus hizmetlerinin verildiği ortam dünya standartlarında beş yıldızlı otel konforunda askeri alanlardır.
Disiplinin yanında güvenlik ve subay olucak bayan ve erkek personelin çok sıkı şekildede takibi ve izlenmesi güvenlik tahkikatları devamlı çeşitli periodlarla yapılır.
Çok kısa bir örnek verim internet kullancısı öğrenci alayını  çeşitli zararlı yayınlara girmesini kontrol eden 24 saat esasına dayalı subay personelden bilgisayar sistemlerini izleyen gurup vardır.
Öğrenci alayını askeri hocaların yanında çeşitli konulardan sivil ünüversitelerdende öğretim görevlileri gelerek çeşitli derslere girmektedir..                 

Son düşen F4-E FANTOM 2020 uçağımızın katılacağı AZARBAYCAN HAVA KUVVETLERİ ile ortak yapılacak tatbikattaki AZARBAYCAN HAVA KUVVETLERİ personelinin büyük çoğunluğu HAVA HARP OKULU komutanlığımız bünyesinde yetişmiş bir kısmıda zaman zaman guruplar halinde gelen subay personel HAVA HARP OKULU komutanlığında ROTASYONA tabi tutulmuş Azeri pilotlardır…
Bunlarla komutanlık içinde bazı karşılaşmalarım olmuştur ilerde anlatırız.
Anlaşılacağı gibi bir HAVA KUVVETLERİ personeli çağın en iyi eğitimini her konuda almaktadır.

İnanın akrabam hava kuvvetlerinde efsane olmuş pilotlar var NATO tatbikatlarında gelişmiş AMERİKAN HAVA KUVVETLERİ uçakları ile karşılaşmalarında her defasında eldeki kısıtlı teknolojik uçaklarla başarılı olmuşlardır,uçuşlardan sonraki  sohbetlerimizde anlatmışlardır.
Zaten NATO bültenlerini takip ederseniz ATIŞ tatbikatlarında HAVA KUVVETLERİMİZİN başarılarını her daim görürsünüz.
                                 

Sorunlar nerde özellikle 1. TAKTİK HAVA KUVVETLERİ 1. ANA JET ÜSTÜ ESKİŞEHİR F4-E FANTOM filoları 3. ANA JET ÜSTÜ KONYA F5-A, F5-B TIGER FİLOLARI ve birde yine 7.ANA JET ÜSTÜ MALATYA ERHAÇTA konuşlu RF4-E FANTOM keşif filosu ve bir kısım yine F4-E FANTOM av bombardıman uçaklarımız.
Arkadaşlarım F5-A ve F5-B uçaklarımız bize 1967 yılından sonra hava kuvvetlerimize teslim edilmeye başlandı F4-E uçaklarımız 1974 kıbrıs harekatından evvel parası ödenerek alındığı halde AMERİKAN HAVA KUVVETLERİ tarafından harekat bittikten sonra 1975 yılında teslim edildi…
Bu iki tip uçağımız(hava kuvvetlerinde tayyare ifadesi kullanılır) tabi zamanın verdiği metal yorgunluğu çeşitli avionik teknolojik geri kalmalar ,motorlardaki devamlı kullanıma dayalı aksaklıklarla yakın zamana kadar geldi.                 

Tabi şöyle söyleyeyim haddimi aşmak istemiyorum bu konuların su altındaki olaylarınada giremiyorum,2000 li yıllarda İSRAİL ile yapılan reorganizasyon anlaşmaları ile bu iki tip uçaklarımıza  İSRAİL savunma şirketlerince yenileştirme ve reorganizasyon modernizasyon çalışmaları yapılarak özellikle F4-E 2020 projesi adı altında bizlere hava kuvvetlerine teslim edildi.

Bizde ilk F-100,F-102,F-104 uçakları için onların son kullanma tarihlerindede UÇAN TABUT yakıştırmasını kullanırlardı,şimdide bu iki tip uçaklarımız içinde halk dili olarak kullanılıyor,sebebi basit gelişmiş tüm ordularda bu uçaklar artık ya müzelerde yada uçak mezarlıklarında maalesef.
Bir RUS HAVA KUVVETLERİNDEN dostum derdiki ZEKİ sizde o inanç  bakım,teknik altyapı varken siz hurda arabaları bile uçurursunuz…
Arkadaşlar uçak sadece uçmakla kalmıyor uçağın yer hizmetlerini götüren,bakım,lojistik alanında çalışan personelimizin büyük emeği vardır bu eski uçakları en iyi şekilde uçurmamızda onlar hep unutulur geri planda kaldıkları için asıl birer büyük kahramanlarda kuleden  itibaren yerde görev yapan teknisyenler ordusudur…

Hava kuvvetlerimizin en yeni envanter uçağı F-16 lar bile arkadaşlarım büyük orduların yeni nesil uçak sistemlerine baktığınızda artık teknolojik zamanını tamamlamış uçaklar.
Dostlarım bırakın ABD,RUSYA,İNGİLTERE,FRANSA,ALMANYA gibi savunma sanayileri dev olan ülkeleri İSVEÇ savunma sanayi ve İSVEÇ hava savunma ürünlerinin tarihçesini incelediğinizde 1950 li yılların ortalarında teknolojik olarak bizimle aynı seviyede olan İSVEÇ devletinin MİLLİ şuuru ile dev bir savunma sanayi ve dev bir SAVAŞ UÇAĞI üreten sanayi ülkesi olmuş küçücük İSVEÇ neyle olmuş MİLLİ şuurla.
İSVEÇ hava kuvvetleri SAAB serisi uçakları 1958 den itibaren üretirken bugün artık son nesil hava kuvvetleri uçağı SAAB J-39 GRIPPEN ile uçmakta ve dünya hava kuvvetlerine satışlarını yapmaktadırlar.
                                          

Demekki MİLLİ bir savunma sanayi ve MİLLİ bir  SAVAŞ UÇAĞI sanayi kurmamız hep engellenmiş.
Türkiyede 1971 yılında hava kuvvetlerinin başlatığı KENDİ UÇAĞINI KENDİN YAP KAMPANYASI VARDIR ama bu bizde hep hayal olarak kalmıştır…

Hani bir DEVLET büyüğümüzün dediği gibi BABA benim niye bir püsküvütüm yok,hep içimizden dediğimiz ey DEVLET BABA BİZİM NİYE ÇEŞİTLİ MODELLERDE MİLLİ SAVAŞ UÇAKLARIMIZ YOK.
Arkadaşlar konuyu bilerek konuşuyorum işte son bir F-35 JOİNT STRİKE Amerikan tipi yeni nesil uçağa konsorsiyum ortak olduk sanırım ödemeleride yapılıyor,inanın onlar teslim olduktan kısa bir zaman sonra neslinin özelliğini kaybederek yine demode duruma düşücekler,bizde bu fakir MİLLETİN parasını maalesef dışarıya vermiş olucaz.
                              

Şimdi bunlar çok uzun uzadıya konular,içlerinde filmlik bir çok macera var keyifsiz zamandayız tatlı gülünç anılarımızı bile anlatamayız.
Şunu söylemek istiyorum bunların son olayların hepsi kaza bu kazalarda pilotaj hatası yoktur,MALATYADAKİ kazada iki uçağımızın düşmesi ve dört şehitimizin olmasındaki konu ikili kol uçuşunda zaman zaman iki uçağın kanat mesafeleri bazen bir insan kolu uzunluğu kadar yakın olur,umulmadık ani bir hava türbülansında o esnada türbülans etkisi ile uçaklar birbirine çarparak düşmüş olması okuduğum bilgiler ışığında konuyu böyle gösteriyor,tabi burda yine uçakların çok eski olmasının faktörü çok önemli…

Birde basında koltukların fırlatma sistemlerinin çalışmadığı söyleniyor,yok böyle bir şey palavra atıyorlar bizim KAHRAMAN PİLOTLARIMIZ uçakları düşücek olsa bile son ana kadar kurtarmaya veya meskün bir mahalde düşme hadisesinin olması için canlarının son noktasına kadar uğraş verirler yada zaten atlıycak zamanları olmaz,MEKANLARI CENNET.
Yeni nesil uçakların uçuşlarını ve havadaki performaslarını seyretiğimde hayranlık içinde kalıyorum,tabiki bu tip uçaklar bizim pilotlarımızın elinde olsa hadiseler çok başka olur.
Bunun içinde satın almak hiçbir zaman bizim sorunumuzu çözmüycek bu MİLLETİN yetişmiş çocukları bugünün imkanları ile bize MİLLİ UÇAKLARIMIZI üretmemizi sağlar.
                              

Öyle kısa yoldan nam yapıp yönetim mekanizmalarını  ele geçirip keyif yapmak ile değil bu MİLLETİN yetişmiş çocuklarını kurda kuşa yem etmeden bu MÜHENDİS çocuklarla bu konuların pıratiğini bilen insanlarla MİLLİ SAVUNMAMIZIN en önemli kalemlerini kendimiz üretelim…..
                                   

Tekrar baş sağlığı dilerim  tüm MİLLETİMİZE ve ŞEHİT yakınlarımıza.
MİLLİ olmanın lafta,iftirada,karalamada,ayak kaydırmada,çıkar hesapları yapmakta değil MİLLİ İCRAATTA olucağını görelim….
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN.

                               

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder