15 Mart 2015 Pazar

MARİA İLE YUANNA

                                          

Sevgili takipçilerim,hepinize iyi pazarlar bu hafta size bazen gülümseyeceğiniz fakat hayatın bir gerçeği  olan acı  ile biten bir hadiseyi yazıcam,biliyorsunuz hayatın acı yanları çok herkes bu acıları yaşıyor ömrümüz sürecinde….
Yıl 1992 ler 1993 ler o yıllarda kurumlar benim uyur vaziyette olduğumu biliyor,tabi ben çok daha derin uyuyorum tek sadece benim bildiğim konuda  uzun bir uyku sürecinin içindeyim,beklemedeyim.
                                

Tabi gündüz normal çalışmalarımı götürürken,öğleden sonra bulunduğum özel bölgenin yöneticisi bir devlet kuruluşumuzdan emekli olmuş ÇERKEZ ZAHİT beyin yöneticilik yaptığı ofisin karşısına kurduğu küçük camlı bir mekan iki taraflı caddeyi ve iç geçişleri gören, oraya akşam üstleri çilingir soframızı kurup sohbet ederek demleniyoruz.ÇERKEZ ZAHİT ulusal solcu ATATÜRKÇÜ aşırı KEMALİST ve kavgacı bir ağbimiz.Öyleki bir yerde muhafazakar dindar bir gösteri oluyor,onlarla münakaşaya giriyor topluluk ile kavgaya girişiyor kafa göz darma duman.
                              

Karaköyden vapura gece biner sabah yine vapurdan iner işyerine gelir,gece eve gittiğini sanıyor aslında vapurda uyuya kalmış gitmiş gelmiş))))!!!!
Şu anda öğretmen eşi ile yetiştirdiği  kızı önemli bir gazetenin hem yöneticisi hemde yazarı.
                               

Diğer yol arkadaşlarımız yıllarını çok uzun zaman cezaevinde geçirmiş ZAHİT ağbinin çocukluk arkadaşı  rahmetli ÇERKEZ PAŞA dayı,diğer ağbimiz  merhum ABBAS ağbi(bu iki isim gerçek) 1930 doğumlu eski  gayrı meşru kaçakçılık işleri ile iştikal etmiş bir çatışmada sırtından vurulmuş,bir kolunda sakatlık olan eski İstanbul efendisi Erzincan kökenli ehlibeyt mezhebimizden MİT ve EMNİYETLE devamlı irtibatı olan bir büyüğümüz rahmetli babamı yakın tanır hep dua eder ve anılarını anlatır hep babamın maceralarını ve kendisine yardımlarından bahseder,iyi bir insandı.bir taneside ŞENOL semptin bıçkın delikanlısı
libyada uzun yıllar inşaatlarda çalıştı geldi,bir diğeri PTT memuru ordaki yolsuzluklarla mücadele ederken işinden olan sonradan sempteki kahveyi işleten bir ağbimiz ŞEREF ,oda rahmetli babamı tanır çok sever OSMAN ağbi,OSMAN ağbi ah der o olsaydı.ŞENOL ve ŞEREF hayattalar gerçek isimleri allah şanslarını,bahtlarını açık etsin.
                      

Gelelim konuya işte bu ekip akşamları ATATÜRKÜN portresi altında çilingir soframızda içkimizi içiyoruz ZAHİT ağbi arada PAŞAM sıhhatine içiyoruz der çok alkolü kaçırmışsa ATAMA laf söyleyenin A…der rakısına devam eder.                    

Bazende alkolün ve müziğin etkisi ile KAFKAS dansları oynar arkasından alevi vatandaşlarımızın folklorlarından örnekler sergilerler PAŞA dayı,ZAHİT ağbi ve ABBAS ağbi çok eğlenirdik.
Birkaç defa gaza gelip bastılar mermileri  istanbulun en işlek yerindeyiz silahlarla, şikayet olmuş işi kapattık ama gel bize sor)))))!
Bulunduğumuz yerde birde RUM vatandaşlarımızın işlettiği bir gemicilik şirketi var,orda iki tane genç kız çalışıyor MARİA ile YUANNA kimse ile konuşmazlar işten eve evden işe bir tek ZAHİT ağbi ile yönetici olduğu için araları iyi çok güzeller bende MARİA ya yangınım ama bulunduğumuz konum çok ciddi,yaklaşamıyoruz.
                              

Tabi içki masasında şakalaşıyoruz  BEĞENİYORUM ZAHİT ağbi diyorum beğenicen tabi diyor  fıstık gibi kız,ATİNADAN acaba beni vaftiz oğlu gibi seven YORGO amcamımı araya koysam diyorum,ZAHİT ağbi değil vaftiz babanı ,PAPARANDERUYU getirsen bu iş olmaz diyor,basıyoruz kahkayayı…
O arada ABBAS ağbi bende gençliğimde dansöz NANA ya hastaydım gidip gazinoda seyrettikten sonra çıkıp VAGON BLUE, vagon ahmetin orda içip içip kafamı duvarlara vuruyordum,oda bana yüz vermemişti.
Arada ZAHİT ağbi PAŞA dayıya takılıyor,bize diyor dikkat edin pis katildir çocukkende öyleydi,bu adamı nasıl öldürdü biliyormusun hepimiz sorarız nasıl ,adamı zorla suyun kenarına götürmüş üstü başı kan olmasın diye suyun kenarında kesmiş,ellerinide orda yıkamış delil kalmasın diye…!!!!
Paşa dayı çok sakin sesiz bir insandı,peruk takardı bir gün semptin çocuklarından birine zahit para vermiş biz içerken gel perukunu kap kaç diye biz içerken çocukta bunu yapınca sonra bunun ZAHİT ağbiden çıktığını anlayınca sakinleştirmek zor oldu ZAHİT birkaç saat gelmedi masaya..!!!                 

O günlerde İstanbul emniyet müdürlüğüne merhum NECDET MENZİR bey yeni atanmış çok değerli iyi bir insandı allah bana sonra kendisi ile komşu oturmakta nasip etti,allahın taktiri,tabi istanbula yeni atanınca çıkıp yardımcılarıyla çeşitli semptlere gidip dolaşıyor yürüyerek bizim orayada sabah erken gelmiş kapıda resmi polis memuru nöbette İSA isimli Balıkesirli çok temiz bir arkadaş daha askerliğini yapmamış,zaten polisliğide yapamadı bıraktı sonra merhum MÜDÜR NECDET bey evladım nasılsın iyimisin demiş İSA isimli polis memuru  iyiyim AMCA siz nasılsınız demiş,sağol aslanım iyiyim demiş,gazete okuyormusun demiş AMCA nerden okuyacağız vakit olmuyor devamlı görevdeyiz,peki aslanım demiş dikkat et kendine demiş gülerek yola devam etmiş…
                            

Arkadan gelen sivil korumalar oğlum napıyorsun delimisin konuştuğun İSTANBUL EMNİYET MÜDÜRÜ İSA baygınlık geçiriyormuş, akşam geldi yanımıza ağbi bana bir şey olurmu dedik bu saate kadar olmadıysa hiçbir şey olmaz,ZAHİT ağbi diyor AMCA))))!!!
Tabi o aralar devamlı yuanna ile maria önümüzden geçiyor geçerken o güzel RUM şivesi ile ZAHİT ağbi nasılsın iyimisin,iyiyim kızlar sizde iyimisiniz der öyle bir işve ile sohbet edip  giderler,tabi ben MARİA yı görünce kıpkırmızı.

Bir gün içerken MARİA bir beyefendi ile gidiyor göz kırptım ZAHİT kim bu diye,dudağı ile bilmiyorum dedi sabah öğrenirim dedi.
Ertesi günü,ZAHİT bir geldi bittin oğlum sen dedi,hayırdır ZAHİT ağbi hayrı ne olucak MARİA nişanlanmış yanındaki nişanlısıymış,yok ya.
Tabi hergün artık MARİA nişanlısı ile işten çıkıyor nişanlısı akşam geliyor işten alıyor,bizde öyle camın arkasından izliyoruz,tabi ben şaka olsun diye ZAHİT ağbi bunun işinimi bitirsem diye çemkiriyorum,kıskançlığımdan lavuk işte diye ağzıma ne gelirse söylüyorum.
                          

Ardan bir zaman geçti,bir sabah ZAHİT geldi ama çok sinirli bana bir çıkıştı ulan şerefsiz,bende seni adam sandım ilkten şaka yapıyor sandım sonra baktım devam ediyor ciddi,dedim ZAHİT akşam rakının üstüne AKİLETONMU içtin manyaklaştın ne oldu kardeşim çünkü bendede sigorta attı küfür ediyor.
Dedi dün gece MARİANIN nişanlısını boğaz Ortaköy sırtlarında arabasının yanında ölü bulmuşlar,köpeğide ölmüş.
                 

İyi dedim benle bu hadisenin ne alakası var,ben katilmiyim her beğenipte ulaşamadığım bayanın yakınını öldüreyim,sen kafayımı yedin baktım yumuşadı,hadi gel bir  kahve içelim iyi dedim gittim.
Sonraki saatlerde haber geldi toprağı bol olsun merhum  hakkında duyum olarak haber aldık  evde aile içinde bir münakaşa etmiş,hoby olarak ava çıkarmış köpeğinide çok severmiş,o gün bunalım halinde kavga edip evinden çıkıp çok sevdiği köpeğinide yanına alarak artık nasıl kötü bir bunalımdaysa, bir mektup yazıp sonra köpeğini vurup arkasından av tüfeği ile kendinin canına kıymış,toprağı bol olsun, mekanı cennet.
Tabi ilerleyen zamanda ZAHİT ağbi içkinin dozajı biraz arttığında o muzip gülüşü ile yine ben bu senaryoyu yemedim ABBAS ağbi ama yemiş gibi olucaz diye takılırdı,hayır bu nasıl bir canilik adamı öldürdünüz köpeği niye öldürüyorsunuz diye espiri yapıyor kendince gırgır ile takılıyor!!!!
Sonraki günlerde masamızda PAŞA dayı olmayınca aramaya çıktılarki evine kapısını kırıp girdiler düşmüş kafasını vurup bitkisel hayata girmiş onu öyle kaybettik.

Daha sonraki günlerde ABBAS ağbi hala  şekli ve nedeni belli olmayan bir ölümle aramızdan kayboldu gitti…
Yine aynı zamanlarda bir gece geç saatte ekibin son kalan tayfalarının masasından kalkıp caddeye çıkıp ağar ağar yürümeye başladığımda arkamdan sokağın köşesinden iki kişi çıkıp peşime takılıp ağar küfürler ederek MİLLİYETÇİ kesime beni tahrik etmeye kalktılar bayağı 300 ,400 mt arkamdan naralar atarak slogan küfürlerle geldiler çok alkollüydüm hiç oralı olmadan yürümeye devam ettim belliki bir tertip karambol için hazırlanmış,en sonunda iki kişi aralarında bağırmayı bırakıp kısık bir sesle olmuycak böyle deyip başka bir ara sokaktan  İTALYAN yokuşundan aşağıya hızla koşarak kayboldular..?
                                  

Artık bu esen SONBAHAR rüzgarında tadımız tuzumuz kaçtı,bir zaman sonrada benim uzun uykum sonlanınca tekrardan İSTİHBARAT faaliyetlerimize başlayınca,tüm gurubumuz dağaldı işte kalan bir tek acı tatlı anılarımız …!!!!   
ÇERKEZ ZAHİT ağbimizden yine istihbarat faaliyetlerimle haber alıyorum yine rayban gözlükleri ve kot montu ile mekanının önüne araba çeken guruplarla çocuklu,torunlu kuvvetli bir ordu ile yumruklarını konuşturuyormuş))))))?
                           


SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder