24 Mart 2015 Salı

HAYDAR AĞBİ.

                                         

Sevgili takipçilerim,ağır bir grip geçiriyorum kendimi toparlayayım diye sizlere yine birkaç not defterimden eskiye dayananan hadisenin çok bilinip fakat geri planı bilinmeyen mevzusuna ve onla ilgili çocukluk anılarıma girmek istiyorum…
Tabi çocukluk yıllarım babamın ahbabı var HAYDAR bey soyadıda çok önemli bir Osmanlı ailesinden gelen bir insan rahmetli babamlada aralarında yaş farkı çok.
Haydar ağbi fötr şapka ile dolaşan üstünde devamlı şık takım elbisesi kısa boylu dikkat çekmeyen beyefendi bir insan ailecede görüşüyoruz,amcam biz FENERBAHÇEDEKİ evine gidiyoruz,babamlar RAKI içiyor sohbet ediyor.                           

Bir gün babam keyifli haydar bey geldi pardüsesini astı,şapkasını onun üstüne koydu,naber OSMAN dedi babama iyidir HAYDAR ağbi dedi,babam sonrada HAYDAR ağbi pezevenglik işleri nasıl gidiyor dedi,kahkayı patlattı…
Haydar ağbi OSMAN bak babanın şarap çanağına başlattırma çocuğun yanında diye,söylendi.
Tabi babam bunu birkaç defadır başka zamanda şaka olsun diye söylüyor sormama rağmen banada içeriğini anlatmıyordu,gülüyordu pezevengler diye.                           

Tabi HAYDAR ağbi (gerçek isim) ATATÜRK döneminde o zaman kanunu yok MET(MİLLİ EMNİYET TEŞKİLATI) o zaman teşkilata girmiş yine mesela ordan emekli ALİ RIZA ağbi vardı kurum adı olmadığı için 
                                  

 çocukken bana SİLAHLI MÜDAFADAN emekliyim derdi,işte o yıllarda ATA ya  yakın ol köşkte bahçıvan baban olsun böyle bir göreve getiriyorlar.
Neyse bu pezeveng işi kafamın bir kenarında kaldı,tabi babam erken rahmetli olunca ben yine haydar ağbi ve diğer herkesle görüşüyorum.
O yıllarda ,şimdi geçtiğimiz beş yıl evveline kadar hayatta idi hala hayatta ise allah uzun ömür versin bir emniyet müdürü babamın dostu vardı NURİ bey(gerçek ismi) türk emniyetine gelmiş en dürüst polis şeflerinden biri,emniyetede TSK  dan (TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ) yüzbaşı olarak merhum  menderes   beyin ilk hükümeti döneminde geçmiş subayların sıkıntılı maaş konusunda olduğu günlerde öyleki NURİ bey tanımadığı bir yerde çay içmez yanlış anlaşılır diye,NURİ beyinde soyadı çok kuvvetli yine bir Osmanlı ailesinden geliyor bu aile iş hayatındada merhum İSMET İNÖNÜ beye çok yakın bir aile…
                                     

Neyse 80 li yılların ortalarına doğru NURİ bey ziyaretimize geldi,ben yalnız sohbet ediyorum konu haydar ağbiden açılınca NURİ beye içimdekini döktüm dedim NURİ ağbi babam hep HAYDAR ağbiyi kızdırırdı ,haydar ağbi pezevenglik nasıl gidiyor diye bunun aslı nedir siz bilirmisiniz.
Nuri ağbi hitler bıyığı altından  soğukkanlı bir gülüş attı ve o beklenen an geldi.
Yav dedi menderes hükümetinin son yıllarında ENDONEZYA devlet başkanı SUKUARNO istanbula resmi ziyaret yapıcak ankara dış işleri bakanlığı  başkan SUKUARNO nun kadınlara düşkünlüğünü biliyor,bunu MİLLİ EMNİYETTE bildiriyor konu HAYDAR ağbi ile arkadaşlarına geliyor,onlarda İstanbul emniyet müdürünü arayıp durumu bildiriyorlar,lüks nermin diye tanınan randevu evi işleticisi hanfendi zaten bizim kurumların emrinde çalışan bir hanfendi SKUARNO istanbuldayken kızlarından birini yolluyor.

İşte ne olduysa bu  o zaman oluyor . Bu hanım hastalıklıymış SUKUARNO ülkesine döndükten sonra iş meydana çıkıyor TÜRKİYEYE çok büyük bir diplomatik nota veriliyor ve bu skandal haline dönüyor MENDERES hükümeti zor durumda kalıyor.
                                 

Tabi kabakta ilk HAYDAR ağbi ile dönemin İstanbul emniyet müdürüne patlıyor,bayağı sıkıntı en sonunda lüks nerminin dümenden bir evi basılıyor para ve Amerikan menşeli mal bulundurmaktan para cezası kesiliyor bir müddette çalışmıycan diye övüt verilerek.
Nuri bey  anlatıyor,işi çok karıştırdılar HAYDAR bey yerinde başkası olsaydı meslek hayatı bitmişti dediler ,biraz sıkıntı çekti iş kapatıldı diye anlattı.      

Haydar ağbide ölmeden evvel enteresan bazı tanıdıklarımla bazı tarihten önemli şeyler anlattı…
Tabi istihbarat dünyasına meraklı olan arkadaşlarım ve dostlarıma şunu söylemek isterim,istihbarat dünyası özellikle ortadoğuda,seks ,alkol ,uyuşturucu ve para zafiyetinin çok belirgin olduğu bir coğrafyadır.
Türkiyede devlet istihbaratını  yapan MİT özellikle onunla partner olarak çalışan yabancı istihbarat servisleri içinden bilgi almak için kolayca yapılabilecek en iyi yöntem bu üç  konuda kendini zayıf göstermen neyi hedeflemişsen bu zafiyetlerin üstünden sana geliceklerle oynayarak istediğin bilgilere stratejik olarak zamana yayılarak almak çok mümkün.
Onlar hedef üstünde yaptıkları operasyonlar başarılı gözüksede alıcaklarını almış gibi gözüksede aslında çok büyük zaaf içinde kalmışlardır.                    

Çünkü her oyun hazırladıklarında bu konu üstünde çok azda olsa hedef seçtikleri şahsın üstüne yolladıkları kişiye bir bilgi birikimi yükleyerek yolluyorlar,profosyonel istihbaratçı yanlış bilgiyle yollanan personelden aldığı yanlış bilgiyide doğru istihbarata çevirir ve bu ZEKA oyunu olduğu için örgütlere darbe vurması kolaylaşır.
                                 

Tabi bunların fantazili çok gerçek yaşanmışlıkları var ilerde müsait türkiye şartları olursa demokrasi tam manası ile yerleştiğinde anlatırız…
Birde bir konuya girerek yazımı tamamlıycam,arkadaşlar ben 1947 TURUMAN doktirininin ülkemize adapte eden insanlarımızın eline doğdum.
Yıllar içinde büyüdüğüm yerler küçük amerikaydı,bir çok Amerikalı ile çocukluğumda semptimde sohbet etme imkanım oldu,fakat hadiselerin zaman içinde olumsuzluklarını anlayınca ,fikirlerim değişti,1980 li yılların ortasında çeşitli küçük camialardan yetişen genç arkadaşları tanıyor ve onlarda istikbal görüyorduk,niye çalışkan,dindar,vatansever diye konuya fazla değinmiycem çünkü uzun bir konu fakat şu anda özellikle basında ve sosyal medyada ülkemiz üstünde AMERİKAN parlemontosu ile baskı kurdurmak için çalışan kişileri ve sosyal medyada bunun çok açık seçik prokobandasını yapanları görünce inanın bir kez daha çok büyük hüsrana uğradım,buda şunu gösteriyor KUKLACI aynı olunca ideolojiler veya dini anlayışların farklı olmasının hiç önemi kalmamış..
                                 

ALLAH BU MİLLETİN SONUNU HAYIR ETSİN…
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder