29 Mart 2015 Pazar

CAMCI MUSA

                                        

 Sevgili takipçilerim hepinize iyi pazarlar dilerim.Bu hafta sizlere siyasetten ve stresten uzak günlük yaşamımızdan geçmişte anılarımda kalan trajikomik bir hadiseyi anlatıcam…
12 eylül 1980 tarihine artık günler kalan bir dönemde sempte arkadaşlarla takılıyoruz.Benim arkadaşlarım çocukken benden hep beş altı yaş ve dahada üstü olurdu.Pek yaşıtım arkadaşım azdı hep benden büyüklerimle arkadaşlık yaparım onlarda hiç aralarında beni garipsemezler onlar nereye bende oraya gezerdik.

O günlerde HALDUN isminde bir arkadaşımız var üzücü, annesi ve babası arasında bir ayrılık olmuş Haldun arkadaşımızda erkek kardeşi ve annesi ile sempte yeni bir ev kiralamışlar yüksek bir apartmanın en üst katında.
Fakat o yıllarda TÜRKİYEDE imkanlar şimdiki gibi fazla değil boya ustaları tamirat malzemeleri,çok para tutuyor bizde Haldun,olcay,Özcan,renan isimli arkadaşlarımızla topluca oturup sohbet ediyoruz,bu konuları.
Olcay dediki Haldun kardeşim sen hiç usta, boyacı falan arama biz hepimiz bir girişiriz bu işleri el birliği ile yaparız şimdi bu sıkıntılı zamanda boşa para harcamaya gerek yok,akşam işimizi bitirdikmi nevaleleri alır biramızı,rakımımızı alemimizide yaparız üç beş günde bitiririz.
Haldun sevindi işe başlıycaz dediki yav birde üst kat ya camların macunlarının değişmesi lazım yoksa hep su alıyor camlardan  belli içersi batmış.                

Olcay dedi hiç kafana takma CAMCI MUSA gelir hepsini yapar,patronu MUSA da arkadaşımız oda hiç cam malzemesi konusunda bizi fiat açısından sıkmaz,oda oldu.
Camcı MUSA çocucukluk arkadaşımız babası sempte bir apartmanın görevlisi MUSA ile hep beraber büyüdük Kastamonulu, yapılı  bir vücudu var sesi böyle çok kalın bariton bir ses bir bacağıda çok hafif kısa fakat altın gibi kalbi olan ,benden oda 6 yaş büyük bir kardeşimiz…
Camcı dükkanının sahibi patronununda ismi MUSA oda çok kibar hiç semptte işinden başka bir hadise ile ilgilenmez ehlibeyt mezhebimizden Sivaslı bir arkadaşımız dünyanın en kibar insanlarından biriydi…
Tabi tadilata başladık,renan kardeşimle Özcan kağıtları çekiyor Haldun ile olcay boya yapılacak yerleri boyuyor,CAMCI MUSADA geldi camlara macun çekiyor,tamir edilecek dolaplarıda musa tamir edicek bende işte getiri götürü yapıyorum en küçük olarak yada işin yetişmediği yerde işin bir kenarından tutuyorum.

İşte böyle bir anda 5 katlı bir apartmanın en üstündeyiz fakat apartmanın altı kot farkından dolayı böyle 7 katlı bir apartman yüksekliğinde.
Camcı MUSA dediki ZEKİ ben şimdi CAMIN dışına sarkıyorum macunu en uca çekmek için,sen beni bacağımdan kavra oldumu dedi tamam MUSA dedim o camdan dışarı çıktı bacağını ben kavradım macununu çekiyor işte o anda içerden OLCAY bağardı ZEKİ buraya gel gelemem işim var dedim tabi bu o anda bağardı OĞLUM gel diyorum sana gelsene işimiz var kağıdı tut yapışkan süreceğiz,iyi tamam ya geliyorum dedim içerdeki odaya gittim,işte ne olduysa benim odaya gitmemle bir boru gibi ses KURTARIN ÖLÜYORUM diye geldi tekrar içeri koştukki camda MUSA sadece camın kenarını elleri ile tutabiliyor iki bacağı ve vücudu dışarda o panikle hepimiz birden musayı kavradık ağarda belinden kemerinden camdan içeri çekmeye çalışıyoruz, o arada MUSA bağırıyor ulan ZEKİ bir düşersem seni öldürmezsem şerefsizim..

Neyse en sonunda içeriye çektik yaz sıcağında kan ter içindeyiz olcay dedi koş su getir su getirip verdik,MUSA bana cıgara verin dedi sigara verdik yok benimkini verin diyor HALDUN MALBORO veriyor MUSA BAFRA içiyor onu istiyor hemen sigarasını yaktı sırtını kalorifere yasladı ulan ZEKİ öldürüyordun dedi  beni ,vallahi daldım OLCAY çağarınca unuttum,başladık gülmeye bu arada MUSA sigarayı bitirdi ucu ile bir tane daha yaktı,konuşuyoruz,hepimizin ama rengi gitti.
                              

O anda olcay soruyu patlattı MUSA dedi camın dışındayken bağarıyordun ZEKİ düşersem seni öldürücem diye 7 kat üsten düştükten sonra nasıl ZEKİ yi öldürecektin diye.

Hep beraber bir kahkaha attık,MUSA napim diyor o anda o aklıma gelmiyorki daha evel bazı olaylar geçti başımdan ordan aklımda kalmıştır.
Kola içiyoruz MUSA başından geçeni anlatmaya başladı.Ağbi diyor bir gün bir apartmanın ikinci katının camlarını değiştiriyorum ayağım bir kaydı camdan düştüm aşağıya.İkinci kat olunca bacağım biraz yaralandı sağım solum berelendi çarşıya gittim eczanede pansuman yaptırdım,döndüm çalıştığım eve gittim kapıyı çaldım evin sahibesi hanfendi kapıyı açtı bana sen ne kadar lakayit bir işçisin nedir bu ya bütün gün bir işi bitiremedin gidiyorsun geliyorsun bir işi bitiremedin diye basmış fırçayı,MUSA diyormuşki abla camdan düştüm vallahi eczaneye gittim pansuman yaptırdım,sus birde yalan söyleme bari CAMDAN düşmüşmüş kaytarıcı seni diye basmış fırçayı,MUSA diyorki inandıramadım kadını diyor…
Neyse MUSA dedik sen bir git soluk al bugün çalışma OLCAY parada verdi nevaleleri al gel akşam keyiflenelim.
Akşam oldu MUSA cam şişede efesleri almış soğuk (o yıllarda teneke yok) başladık soğuk soğuk içmeye ZEKİİİİ diyor bizi bugün tahtalı köye yolluyordun HALDUN ordan bağarıyor unutmuş MUSA ağbisi unutmuş..))))
Tüm arkadaşlarımız hayatta hepsi aşşağı yukarı EGE bölgesine yerleştiler,ne zaman bir yerde karşılaşsak özellikle ev sahibi HALDUN kardeşim olduğu için ulan ZEKİ koca MUSAYI tahtalı köye yolluyordun diye takılır..
Tabi 12 eylül 1980 darbesi oldu,hayatımıza bir darbe değişik vurdu birkaç hafta sonra…
Aradan on beş yıl geçti insan hayatında bir sürü şey değişti sempten uzak kaldık koptuk işte yine böyle bir an yıl 1995 sanırım yada 1996 bahri ağbi geldi TAKSİM de yanıma.
Bahri ağbinin canı sıkkın hayırdır ağbi dedim BAHRİ ağbi bizden çok kıdemli 1953 doğumlu, ZEKİ sorma dedi hayırdır ağbi dedim yav dedi SARI MEHMET in kahvenin önünde oturuyordum PATRON MUSA nın dükkanı ile yanyana kahve  PATRON MUSANIN evide dükkanla karşı karşıya e dedim MUSA nın küçük kızı okuldan eve döndü fakat feryad figan dışarı çıktı bilge ağbi yardım et babam kendini asmış diye,koştum eve girdim bacaklarından kavradım ama yardıma gelenlerle indirdim fakat iş işten geçmişti kurtamadık ZEKİ dedi..

Niyeki ağbi bir sıkıntımı var dedim çok üzüldüm,çok delikanlı bir arkadaştı ,bilmiyorum ZEKİ dedi bahri ağbi kimsede hiçbir şey bilmiyor aileside yine bir şey bilmiyor herhangi bir sıkıntı olmadığını söylediler dedi…ALLAHRAHMET EYLESİN MEKANI CENNET OLSUN…
                          

Camcı musa ilede çok uzun yıllardır karşılaşmıyoruz umarım hayattadır bahtı şansı açıktır,işallah…
Bu yazıda geçen isimlerin hepsi gerçek reel İSİMLERDİR kod adı bir tek benim adımdır…
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN
                                   

24 Mart 2015 Salı

HAYDAR AĞBİ.

                                         

Sevgili takipçilerim,ağır bir grip geçiriyorum kendimi toparlayayım diye sizlere yine birkaç not defterimden eskiye dayananan hadisenin çok bilinip fakat geri planı bilinmeyen mevzusuna ve onla ilgili çocukluk anılarıma girmek istiyorum…
Tabi çocukluk yıllarım babamın ahbabı var HAYDAR bey soyadıda çok önemli bir Osmanlı ailesinden gelen bir insan rahmetli babamlada aralarında yaş farkı çok.
Haydar ağbi fötr şapka ile dolaşan üstünde devamlı şık takım elbisesi kısa boylu dikkat çekmeyen beyefendi bir insan ailecede görüşüyoruz,amcam biz FENERBAHÇEDEKİ evine gidiyoruz,babamlar RAKI içiyor sohbet ediyor.                           

Bir gün babam keyifli haydar bey geldi pardüsesini astı,şapkasını onun üstüne koydu,naber OSMAN dedi babama iyidir HAYDAR ağbi dedi,babam sonrada HAYDAR ağbi pezevenglik işleri nasıl gidiyor dedi,kahkayı patlattı…
Haydar ağbi OSMAN bak babanın şarap çanağına başlattırma çocuğun yanında diye,söylendi.
Tabi babam bunu birkaç defadır başka zamanda şaka olsun diye söylüyor sormama rağmen banada içeriğini anlatmıyordu,gülüyordu pezevengler diye.                           

Tabi HAYDAR ağbi (gerçek isim) ATATÜRK döneminde o zaman kanunu yok MET(MİLLİ EMNİYET TEŞKİLATI) o zaman teşkilata girmiş yine mesela ordan emekli ALİ RIZA ağbi vardı kurum adı olmadığı için 
                                  

 çocukken bana SİLAHLI MÜDAFADAN emekliyim derdi,işte o yıllarda ATA ya  yakın ol köşkte bahçıvan baban olsun böyle bir göreve getiriyorlar.
Neyse bu pezeveng işi kafamın bir kenarında kaldı,tabi babam erken rahmetli olunca ben yine haydar ağbi ve diğer herkesle görüşüyorum.
O yıllarda ,şimdi geçtiğimiz beş yıl evveline kadar hayatta idi hala hayatta ise allah uzun ömür versin bir emniyet müdürü babamın dostu vardı NURİ bey(gerçek ismi) türk emniyetine gelmiş en dürüst polis şeflerinden biri,emniyetede TSK  dan (TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ) yüzbaşı olarak merhum  menderes   beyin ilk hükümeti döneminde geçmiş subayların sıkıntılı maaş konusunda olduğu günlerde öyleki NURİ bey tanımadığı bir yerde çay içmez yanlış anlaşılır diye,NURİ beyinde soyadı çok kuvvetli yine bir Osmanlı ailesinden geliyor bu aile iş hayatındada merhum İSMET İNÖNÜ beye çok yakın bir aile…
                                     

Neyse 80 li yılların ortalarına doğru NURİ bey ziyaretimize geldi,ben yalnız sohbet ediyorum konu haydar ağbiden açılınca NURİ beye içimdekini döktüm dedim NURİ ağbi babam hep HAYDAR ağbiyi kızdırırdı ,haydar ağbi pezevenglik nasıl gidiyor diye bunun aslı nedir siz bilirmisiniz.
Nuri ağbi hitler bıyığı altından  soğukkanlı bir gülüş attı ve o beklenen an geldi.
Yav dedi menderes hükümetinin son yıllarında ENDONEZYA devlet başkanı SUKUARNO istanbula resmi ziyaret yapıcak ankara dış işleri bakanlığı  başkan SUKUARNO nun kadınlara düşkünlüğünü biliyor,bunu MİLLİ EMNİYETTE bildiriyor konu HAYDAR ağbi ile arkadaşlarına geliyor,onlarda İstanbul emniyet müdürünü arayıp durumu bildiriyorlar,lüks nermin diye tanınan randevu evi işleticisi hanfendi zaten bizim kurumların emrinde çalışan bir hanfendi SKUARNO istanbuldayken kızlarından birini yolluyor.

İşte ne olduysa bu  o zaman oluyor . Bu hanım hastalıklıymış SUKUARNO ülkesine döndükten sonra iş meydana çıkıyor TÜRKİYEYE çok büyük bir diplomatik nota veriliyor ve bu skandal haline dönüyor MENDERES hükümeti zor durumda kalıyor.
                                 

Tabi kabakta ilk HAYDAR ağbi ile dönemin İstanbul emniyet müdürüne patlıyor,bayağı sıkıntı en sonunda lüks nerminin dümenden bir evi basılıyor para ve Amerikan menşeli mal bulundurmaktan para cezası kesiliyor bir müddette çalışmıycan diye övüt verilerek.
Nuri bey  anlatıyor,işi çok karıştırdılar HAYDAR bey yerinde başkası olsaydı meslek hayatı bitmişti dediler ,biraz sıkıntı çekti iş kapatıldı diye anlattı.      

Haydar ağbide ölmeden evvel enteresan bazı tanıdıklarımla bazı tarihten önemli şeyler anlattı…
Tabi istihbarat dünyasına meraklı olan arkadaşlarım ve dostlarıma şunu söylemek isterim,istihbarat dünyası özellikle ortadoğuda,seks ,alkol ,uyuşturucu ve para zafiyetinin çok belirgin olduğu bir coğrafyadır.
Türkiyede devlet istihbaratını  yapan MİT özellikle onunla partner olarak çalışan yabancı istihbarat servisleri içinden bilgi almak için kolayca yapılabilecek en iyi yöntem bu üç  konuda kendini zayıf göstermen neyi hedeflemişsen bu zafiyetlerin üstünden sana geliceklerle oynayarak istediğin bilgilere stratejik olarak zamana yayılarak almak çok mümkün.
Onlar hedef üstünde yaptıkları operasyonlar başarılı gözüksede alıcaklarını almış gibi gözüksede aslında çok büyük zaaf içinde kalmışlardır.                    

Çünkü her oyun hazırladıklarında bu konu üstünde çok azda olsa hedef seçtikleri şahsın üstüne yolladıkları kişiye bir bilgi birikimi yükleyerek yolluyorlar,profosyonel istihbaratçı yanlış bilgiyle yollanan personelden aldığı yanlış bilgiyide doğru istihbarata çevirir ve bu ZEKA oyunu olduğu için örgütlere darbe vurması kolaylaşır.
                                 

Tabi bunların fantazili çok gerçek yaşanmışlıkları var ilerde müsait türkiye şartları olursa demokrasi tam manası ile yerleştiğinde anlatırız…
Birde bir konuya girerek yazımı tamamlıycam,arkadaşlar ben 1947 TURUMAN doktirininin ülkemize adapte eden insanlarımızın eline doğdum.
Yıllar içinde büyüdüğüm yerler küçük amerikaydı,bir çok Amerikalı ile çocukluğumda semptimde sohbet etme imkanım oldu,fakat hadiselerin zaman içinde olumsuzluklarını anlayınca ,fikirlerim değişti,1980 li yılların ortasında çeşitli küçük camialardan yetişen genç arkadaşları tanıyor ve onlarda istikbal görüyorduk,niye çalışkan,dindar,vatansever diye konuya fazla değinmiycem çünkü uzun bir konu fakat şu anda özellikle basında ve sosyal medyada ülkemiz üstünde AMERİKAN parlemontosu ile baskı kurdurmak için çalışan kişileri ve sosyal medyada bunun çok açık seçik prokobandasını yapanları görünce inanın bir kez daha çok büyük hüsrana uğradım,buda şunu gösteriyor KUKLACI aynı olunca ideolojiler veya dini anlayışların farklı olmasının hiç önemi kalmamış..
                                 

ALLAH BU MİLLETİN SONUNU HAYIR ETSİN…
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN

22 Mart 2015 Pazar

LİDERE OPERASYON.

                               

Sevgili takipçilerim hepinize iyi pazarlar bu hafta duyduğum lüzumdan dolayı biraz siyasi içerikli bir konu ele alıcam.
Çünkü bu geçtiğimiz hafta sayın CUMHURBAŞKANIMIZIN yaptığı açıklamalar büyük ses getirdi,bunun çok önem haiz ettiği kanısındayım,bunuda bazı dostlarıma söylerken fikirlerimizin aynı yönde doğru manada PİŞTİ olduğunu bildirdim.
Bu ülkede doğruları söylüyorsan ve taraf değilsen unutmayın ne İSA ya nede MUSA ya yaranamazsın düşman olurlar.
Sayın CUMHURBAŞKANIMIZIN bizide önümüze gelen evrakı matbuatla aldattılar açıklamalarının tümüne ben canı gönülden doğru söylediğine katılıyorum,bunu söylerken kimseye yalakalık değil hep bildirdiğim sahada aynı şeyleri yaşamam zaten bu konuların uzmanı olmam bana sayın CUMHURBAŞKANIMIZIN hem çok doğruyu söylediği hemde yapılan hatayı açıkçana HARP AKADEMİLERİNDE belirli bir gücün kendi istediği gibi değil gerçek doğrularla konuyu  bu tarihi kurumda geniş anlamda açıklaması çok doğru ve daha önemlisi TÜRKİYEYE sıralı yapılacak çok önemli örtülü dış meşrepli operasyonların önünü kesmek
                                           
.
Bakın arkadaşlar MAYIS 2010 da CHP genel başkanı sayın DENİZ BAYKAL beye yapılan operasyon sayın BAYKAL gibi bir lidere yapılırken aslında TÜRKİYE YE yapıldı bu aslında büyük bir operasyondu,ne demek oluyor bu siyasi  LİDERLERE yapılan operasyonlar onlara yapılırken aslında o ülkenin şekillendirilmesine ve ülkenin dünyada çeşitli istenilen yönlere savrulmasına yol açıyor.

Gelişmiş küresel güçler ve batılı ülkeler içimize o kadar iyi ve tarihi misyon içinde sızmışlarki,çeşitli zamanda LİDERLERİ istedikleri yöne stratejik olarak sokuyorlar ve sonunda istedikleri noktada daha evvel geçmişte yaptırdıkları hataları su üstüne çıkartarak LİDERİ yok edip o günün konjöktüründe ülkenin hayati kaderi ile oynuyorlar belki o ülkenin bütünlüğünü birliğini,dirliğini tamamen ortadan kaldıracak ülkeyi bir kaos iç savaş ortamına sokucak sürece getiriyorlar…
Tabi bunda LİDERE operasyon çekenler hep yakınlarındaki en güvenilir siyaset insanlarından ve bürokratlardan ,danışmanlardan veya siyasi güç olan guruplardan  yapılıyor,zemin hazırlanıyor.
Sayın BAYKAL ve sayın MHP li vekillere yapılan operasyonları incelediğinizde en geride farklı güçlere çıksanızda netice itibari ile komploların başarılı olmasını sağlayan LİDERLERİN,SİYASETÇİLERİN yakın çevrelerinden.

Bugünlerde sayın CUMHURBAŞKANIMIZIN çözüm süreci ile yaptığı olumsuz açıklamaları kimse yadırgamasın bu BARIŞ sürecine yapılan bir çıkış değil bu uzun zamandır sanırım sayın CUMHURBAŞKANIMIZIN ülkemiz içinde yapılacak stratejik ilerki zamanda bazı operasyonların önünü kesmek ve bu tip operasyonlarda ülke bütünlüğü ve güvenliğini bozucak bazı gizli mihrakların şimdiden önüne set koymak ve bu yolları tıkamak olarak algılanması vatandaşlarımız tarafından gerekli.
Suyun altında neler olduğunu vatandaş bilmez ancak dikkatli vatandaşlarımız,duyarlı insanlarımız basın vasıtası ile dirayetli gazetecileri takip ederek bazı konuları hissedebilirler.
                           

Bazı gizli ajandası olan ülkemizde siyasetçiler ve bürokratlar varki 40 yıldır yavaş yavaş peyderpey o gizli mihrakların geriden yönlendirmesi ile stratejik konumlamaya geliyorlar bakıyorsun bir 40 yıl evvel terör örgütü operasyonunda tek kurtulan kişi olan şahıs sayın CUMHURBAŞKANIMIZ tarafından çözüm süreci için yapılan açıklamada ilk tepki sesi olarak en ağır şekilde konuya  değiniyor.

Bizzat kendi temaslarımla çeşitli BATILI istihbarat örgütleri ile temaslarını gizli gözlemlediğim siyasetçi ve bürokratlar hiç umulmadık siyasi yapılarla angajmanlara beraberliklere giriyorlar.
Yılların uzmanı bir istihbaratçı olarak ,bildiğim tanıdığım yapılar bölgede ESED güçleri ve ESED ile açık görüşmeler yaptıktan sonra düşünün AMERİKANIN SURİYE politikası ile ilgili açıklamaları 360 derece dönüyor ve ESED yanlısı açıklamalar geliyor.

Bu siyasetçiler yıllar evvel APO suriyedeyken,ıraktayken o zaman onlada görüşmeler yapan sonra dönüp TSK içindeki bazı cunta faliyeti olan küçük guruplarla işbirliği yapan insanlar,bu tip devamlı son 40 yıldaki evrilmelerden anlayınki bu gurupların ucu batıya dışarı açık…
Konuyu biraz başka bir yöne götüreyim bazı LİDERLER vardır bunlar aktif insanlardır,bunların ağzından çıkan kelimeler bile uzman istihbaratçılar ve siyasi analizciler tarafından takip edilir.
Sahayı ve sahadaki oyuncuların kimler olduğunu geri plandan bilen bu kişiler LİDERDEN aldıkları açık bilgilerle siyasi analizler yapar mesela hangi devletimizin  istihbarat   birimlerinden LİDERE doğru bilgilendirme yapılmış veya LİDERE yanlış bilgilendirmeyle yanlış yönlendiriliyor onun analizini çok iyi yapar ve bu sayede gidilen yol ve tutulan saflardaki kişiler doğrumu yanlışmı stratejik olarak ilerde atılacak hamlelerde ne oluyor bunları kolayca anlar ve LİDERİN doğru bazı ilerki zamanda ülkeyi kötüye götürecek hamlelerin şimdiden önünü kesmesini iyi değerlendirir…
Sayın CUMHURBAŞKANIMIZIN  haftalar önce bir sohbette açıklaması var bana damdan düşmüş getirin diye,bu Nasrettin hoca fıkrasından türemiş halk deyimi çok isabetli konulara işaret ediyor,çünkü konuları uzun zaman yaşayan şu anda neler olduğunu iyi tahmin ediyor…
                                   

Özellikle son bir yıldır devletin en mahrem bilgilerini sosyal medya tweter aracılığı ile servis eden bir hesap adı FUAT AVNİ hala hesabın tespit edilememesi ve verdiği bilgilerin gerçek olması sizlere yukarda söylediğim LİDERE veya devletin içine nasıl bir ciddi sızma olduğunu bize gösteriyor.
Bu belirli bir kesim için hoş gelebilir,ideolojik ve siyasi güç peşinde olanlar için fakat devletin bekası için bu tip sızmalar çok tehlikeli ve iyi bir yol değildir.Devlet bir yekpare kavramdır,onun içinden namahrem bilgilerin sızması devlet için çok tehilikelidir….
Şimdi şahsıma yapılan beş yıl evvelki çok stratejik komplo ULUSLARARASI  ilgili operasyon ve ordaki izlenimlerim bana zaten tanıdığım ÜST YAPININ nasıl geri plandan çeşitli yapıları kullanarak operasyon yaptıklarını dahada iyi görmemi sahada konuyu anlamamı sağladı.

Onun içindirki son haftalarda yine aniden sosyal medya ve belirli basın ve uluslararası haber ajansları ile TÜRKİYE üzerinden RUSYA federasyonu ile ilgili yalan maniple haberler ve bunla kalmayıp maniple haberi o kadar  dozajını arttırarak sayın BAŞKAN PUTİN hakkında çeşitli saçma sapan iddalar ortaya TÜRKİYE üstünden atarak burdaki halkın üstünde yanlış intibalar edindirmek istenmektedir,işte oda burdaki batılı güçlerin gizli ajandalarını ele vermekte çünkü batı TÜRKİYEYE saldırırken aynı anda RUSYA ilede ilgili çeşitli yaptırımlara girdi.
                         

Hükümetimizin savunma sanayi müsteşarlığı ile aldığı son karar  UZUN menzilli hava savunma füzelerinin ortak üretimini ÇİN HALK CUMHURİYETİ ile anlaşarak ihaleyi sonlandırması ve NATO sistemi dışında kalan bu sistemde karar kılması artık eskisi gibi BATIYA taviz vermeden MİLLİ şurumuzun dahada kuvvetlendiğinin göstergesidir,netice itibari ile bu tip askeri projeler devletler arasında oynanan satranç oyunu misali DIŞ politikada bir ülkenin kendini göstermesidir, SOFİSTİKE(gelişmiş) silah sistemleri  türünde oldukları için büyük oyunların adeta AT,FİL gibi taşların yerine geçen fügürleridir…
Bu konulardada çok konuşulacak gerçek reel hadiseler olsada askeri sır kapsamında olduğu ve bizim ahlakımıza uymadığı için konuşmuyor yalnız şunuda eklemek istiyorum.

Füzeyi görse üsküdarda doğduğu evin soba borusu sanan bazı yetkililer her daim zaman zaman kendi yanlışlıklarını kozmik mevki ve makamlarını kullanarak ACIMA YETİME gibi kelimeler kullanarak gölgesinden korkan kendisi gibi haber elemanları ile pisikolojik basit harekat çıkışları oluyor ben size ne diyeyim  komplo istihbarat faaliyetlerini bu tip ULUSLARARASI operasyonları baltalamak için kullanınca bizim YETİMLİĞİMİZ,dilenmeden,dolandırmadan,çarpmadan,gasb,cinayet gibi pis işlerin içine bulaşmadan namusumuzla UZMANLIĞIMIZI allaha şükür anlımızın teri ile yerine getiriyoruz…
Herkes haddini bilecek yediğin ekmeğin,nerden geldiğini iyi bilecek ama devletin bekasına içerden saldırmak için hazırlanmış yapılara ne desen boş,işte bazı akil ileriyi gören gazeteciler bugünlerde aslında TÜRKİYEDE bu kişilerin bir iç savaş mezhep savaşı çıkarmak istediklerini bölgemizdeki SURİYE,IRAK örneğindeki gibi diye çok güzel yazılar yazıyorlar bunda başarısız olucaklarınıda dile getiriyorlar,kendilerini burdan tebrik ederim.

Bu mezhebe dayalı çatışmaları çıkartmak isteyen bunlar için ALMANYA ve diğer batılı ülkelerle angajmana giren ve bu ülkenin ekmeğini suyunu yiyip içerek çocuklarını büyütenlerin kendilerini değil onların ÖĞRETMENLERİNİ bizler tanıyoruz.
İlerki zamanda 1995 yılında terörle mücadelenin en ağır olduğu günlerde bazı batılı ülkelerle nasıl ülkemize ve TSK ve diğer güvenlikle ilgili kurumlara hainlik yapıldığını sizlere yansıtıcam…
Kısaca arkadaşlar sayın CUMHURBAŞKANIMIZIN çözüm süreci ile çıkışları bu barış ortamını bozmak değil aksine çözüm süreci adı altında bu ülkenin gelecekte bekasına damga vuracak olumsuz koşullar için şimdiden ön almak.
Sosyal yaşantılarımız veya şahsi menfaatlerimiz bir birine uymasada ülke için söylemlerimiz ideolojilerden arınmış tamamen ülke yararı gözetilerek yapılması gereklidir.
Arkadaşlarım ülke ayakta olsun bir olsun diri olsun varsın şartlar bize uymuyorsa uyan yere çıkar gider bundanda hiç gocunmam bu şahsi tercih meselesidir,diğeri VATAN ın bekası meselesi…
Herkese iyi pazarlar.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN

19 Mart 2015 Perşembe

BURUK ZAFER.

                                    

Sevgili takipçilerim bu yazıyı dün ÇANAKKALE ZAFERİMİZİN 100. Yılı nedeni ile yapılan törenler ve açıklamalar esnasında çok değerli tarihçi sayın İLBER ORTAYLI beyefendinin zaferin kazanılmasında büyük yararlılık gösteren NUSRAT mayın gemisi ve onun kahraman komutanı  yüzbaşı İSMAİL HAKKI bey ile ilgili açıklmaları üstüne bildiklerimi bu konuda yazmaya karar verdim.
                                       

Öncelikle bu konudaki sayın ORTAYLININ tamamen çok doğru açıklmaları.
Bu konuya gelmeden evvel yazımın başlığı BURUK ZAFER niçin? Çünkü ÇANAKKALEDE bu zafer kazanılırken 300000 bin OSMANLI askeri şehit olmuş arkasından ve ondan evvel 
GALİÇYADA,YEMENDE,KUDÜSTE,KAFKASYADA,BALKANLARDA yüzbinlerce OSMANLI ordusu askeri şehit olmuş 90000 OSMANLI askeri tek mermi atmadan donarak SARIKAMIŞTA şehit düşmüştür.
ENVER,CEMAL,TALAT ve ALMAN konsorsiyumu beceriksiz ve askeri strateji öngörmeyen bu komutanlarla ,OSMANLI insanı yok yere tüm cephelerde kırdırılmış TÜRK ve OSMANLI milletinin soyu kurumaya yüz tutmuştu.                      

Şahsım o misyon bir aileden gelsekte ne babam ne ben hiçbir zaman bu politikayı benimsememiş ve her daim yermişizdir…
Gelelim ÇANAKKALE ZAFERİNİN önemli kahramanlık figürü NUSRAT mayın gemisi ve komutanı TOPANELİ HAKKI beye,ilber hocamızın dediği gibi HAKKI beyin cenazesi kayıptır,bilinen KASIMPAŞA kulaksız mezarlığına defnedildiği fakat çok büyük aramalar yapılsada yıllarca maalesef YÜZBAŞI HAKKI beyin mezarı bulunamamış,ben bunu nerden biliyorum YÜZBAŞI HAKKI beyin kardeşinin oğlu yani yiğeni rahmetli hava astsubay lakabı PİLOT NECDET olan ağbimiz bu konuyu bana çok geniş manada sohbetlerimizde anlattı,çok büyük aramalar aile ve TSK (TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ) yapıldığını fakat bir türlü bulunamadığı bana beyan etti.   

PİLOT NECDET ağbi bir oğlunun adınıda NUSRAT mayın gemisi ve amcası İSMAİL HAKKI beyden esinlenerek NUSRAT koymuş fakat aile içinde NUSRET olarak hitap ediyorlardı.
                              

Şunuda belirteyim iki tane hava astsubay NECDET vardır bunlar İSMAİL HAKKI beyin yiğeni olan PİLOT NECDET MİT yıkıcı faaliyetler kontrkominizim dairesinde efsane görevler yapmış bir rahmetli büyüğümüzdü,öbürüde PİLOT NECDET STK(SEFERBERLİK TETKİK KURULU) görev yapan ve TÜRK tarihinde ortalığı sallıyacak hadiselere vakıf olan kişilerdir,ikiside rahmetlik oldu,hastalıklardan dolayı.
Tabi bu iki kişinin neler yaşadıklarını ve vazifelerini ben biliyorum fakat dün kıymetli bir dostum ZEKİM daha yazma bu süreç esnasında dedi,bende öyle düşündüğüm için sizlere yazamıyorum.
                             

Bu bir PİLOT NECATİ adı geçer hep APO ile mevzubahis onun için bana söyledikleri basit bir git gele kullandıkları haber elemanı olduğu..!!!
Rahmetli PİLOT NECDET(ismail hakkı beyin yeğeni) ağbide hayatının son dönemlerinde çok sıkıntılar içinde yaşadı beraber zaman zaman gezerdik sağa sola gider,rakı içerdik bir ağbimizin evinde kalırdı,ölümüne yakın yanında olmadım, bunun kendi yapısal bir sorunumdan kaynaklandığı için tamamen pisikolojik bu yüzden bana ANKARADAN silah arkadaşları çemkirmişlerdir zaten o dönemde onlarlada aram açıktı,arkadaşlar SİLAH arkadaşlarının hepsinin servetleri BATILI dostları ile yaptıkları sehemlerle ON numara ANTALYADA OTELLER,MOTELLER servetler en yakın silah arkadaşları ile ilgilenselerdi.
Bu işlerde konuşanlar hava olsun diye fısıltıyla konuşur İCRATA geldimi kimse ortada olmaz,onun için TÜRKİYEDE bu işler vefasız işlerdir, SAĞILICAK İNEK oldumu ALARMA geçerler bu tip işlerde 40 yıllık silah arkadaşını kimse tanımaz.
                              

Bu işlerde bir birlerini tanıyanlar varsa görürseniz CENAZELERDE,DÜĞÜNLERDE birbirleri ile seheme girmiş ortak olmuşlardır MAAŞ kardeşi değil SEHEM ciğeridirler.))))
Evet NUSRAT mayın gemisi komutanı İSMAİL HAKKI beyin başına ne vefasızlıktan gelmişse yiğeni EFSANE PİLOT NECDETİN de başına aynı şey gelmiştir.                              

Bir anılarını anlatim yazımı tamamlayayım yıl 1971 ankarada daire başkanı ÖNDER bey bahçelievlerdeki ziyaretçi evinde kadrosu ile viski içiyorlar Pazar günü tatil DAİREDEN birkaç kişi var isimlerini burdan vermiyorum benimde yakın tanıdığım,PİLOT NECDET ağbide orda canları sıkılıyor napalım napalım,bir sol örgüt içinde kullandıkları haberelemanı var diyorlar onu aldıralım gözleri kapalı buraya getirelim,telefon ediyorlar SİYASİ şubedeki ekiplerine bu şahsı bu adresten alın silahı var onuda alın buraya getirin adamı evinden derdest ettirmişler getittirmişler orda gözleri kapalı polislere bir sorgu yaptırıyorlar,adam bitmiş artık en sonunda gözlerini açıyorlar karşılarında gülerek bunları görünce haber elemanı bayılmış.                       

Necdet ağbi diyorduki bu sefer biz tutuştuk adama bir şey oluyor diye ayıltık,özür üstüne özür ulan adam korkudan ölüyordu az daha diyor.
Sağlıcakla esen kalın.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN

16 Mart 2015 Pazartesi

ÖZ YILDIZ…..

                                        

Sevgili takipçilerim,bazen mecburi anlarda sizlere yazma ihtiyacı duyuyorum.
Kimi zaman insanların düşünceleride bazı dostları ile PİŞTİ oluyor.
Şimdi konunun başını size KURTLAR VADİSİ karekterleri üstünden vericem umarım sizler hadiseleri çözebilirsiniz…
Vadinin karekterlerinden İSKENDER BÜYÜK bey derki TÜRKİYEDE tüm derin yapıların ve kişiliklerin kuyruğu bir birine bağlıdır.
Birde derki TÜRKİYEDE hiç kimse nedensiz bir yere gelmez bir gücün üstüne oturmaz nedensizde o geldiği yerden gitmez ..
Bunlar diğer hadiseler gibi gerçek hayatta söylenmiş ve konuşulmuş hadiselerdir.         

Vadinin karekteri YILDIZ bey ile yakın bir tanışıklığım yok fakat,İskender beyin dediği gibi kuyruklar derinler arasında bağlı olunca bazı zamanlarda söylenen cümlelerden bizler tarafından ne kast edildiği çok iyi anlaşılır.
2007 yılında YILDIZ beyin gerçek hayattaki versiyonu beyefendi şunları söyledi.                          
1-  O arkadaş o kadar güçlüki temsil ettiği ve üstünde oturduğu gücü bir bilse.
2-  Orta yaşlı Fransız kadının genç sevgilisi ile yaşlı eşi arasında kalışının o muhteşem hikayesi bende çok etki yaratmıştır dedi,YILDIZ bey okuduğu ROMAN için.                    

Yıldız beyefendinin 2007 yılında bunları yazılarının arasına sıkıştırması tabiki bende o günün istihbari bilgilerini teyit ediyordu.
Bugün bir gazeteci beyfendinin yazısındaki açıklamaları bana birincisi ,kendisinin çok doğru bir yazı kaleme aldığı belki tamamı doğru olmasada içindeki bazı eskiye dayanan tarihi istihbari bilgileri yazması ve bunu bugün ile haklı güncellemesi.
                           

Yıldız beyin geçtiğimiz hafta bir açıklamasının doğruluğunu teyit ederek hadiseyi bugünlerde yine alevlenen KOZMİK ODA soruşturmasına getiriyor.Bugün bu konuyu yazan gazeteci arkadaşta OLAYLARI bu konuma getirmiş ve doğruları yazmış.
Arkadaşlarım YILDIZ beyin 1969 yılında ANKARADA TRT binası üstünde A şube adı ile KIBRIS ile ilgili PİSİKOLOJİK harekatı basın vasıtası ile götüren MİT bürosu vardı dedi , evet doğruyu  söylüyor.
Şimdi bu büronun uzantısında çalışan bir eski gazeteci ağbimiz sonrasında hukukçu 1970 li yılların başlarında bu şubeye bağlı olarak KIBRISTA TMT (TÜRK MUKAVEMET TEŞKİLATI) na bağlı BAYRAK radyosunda sipiker olarak vazife yaptı.              

Sonraki yıllarda harekattan sonra GÜNAYDIN gazetesinde gazetecilik yapıp 2005 yılındada intahar ederek hayatına son verdi.Aslen Manisalı bir büyüğümüzdü hukukçu…
Yine bu ağbimizin dostu MİT emekli o yıllarda kendisi ile beraber GÜNAYDIN gazetesinde çalışan MİT mensubu H.A de 2011 yılında BODRUM YALIKAVAK köyünde bir arkadaşı tarafından aralarındaki hadiseden  vurulup hayatını kaybetti.
                       

Şimdi kozmik oda hakkında uzun zamandır bir çok insan çok şey geveliyor ama SIR kapsamı dışında kimsenin yüreği doğruyu söylemeye yetmiyor,ama son iki üç yıldır bazı balık lokantalarında rakı içerken oralardan bile SEFERBERLİK kapsamındaki kişilerin çok önemli TÜRKİYE ile ilgili askeri sırların bazı dost müttefik devlet teşkilatlarına ve onlarla kordineli SİYONİST güçlerin ellerine geçtiği söyleniyor.
Arkadaşlarım TÜRKİYE bu tip ihanetlere Kıbrıs harekatından evvelde sonrasındada yaşadık, bunlar münferit personellerin yaptığı işlerdi,zararlarının telafisini çabuk halettik.
                          

Fakat tarihinde bu kadar kapsamlı ve uzun zamana yayılmış bir İHANET şebekesi organize olmuş şekilde görmedim.
Burda tekrar söylüyorum PARALEL olarak bir dini yapı santranç tahtasında AT figürü olarak kullanılmışsada bunun içinde çok geniş kapsamlı bu büyük BATILI devletin örtülü gücünün  ve onun işbirlikçisi SİYONİST şebekeye bağlı sanıyorum MİT ve ÖZEL HARP ve diğer kuruluşlardan hiç bu PARALEL DİNİ yapı ile ilgisi olmayan kuvvetli bir HÜCRE şeklinde çalışan şebeke var.
Bu işin aslı tekrar ediyorum 2003 süleymaniye ÇUVAL hadisesi sonrası 2003 ve 2011 gelen süreçte bizim gözlemlediğimiz bir çok hadise ve en son SENARYO bir hadise ile SEFERBERLİK TETKİK KURULU ANKARA bölge başkanlığına girilerek şu ana kadar personel dosyası deselerde aslında TÜRKİYENİN seferberlik anında,dost düşman tanımlanmasına göre nasıl bir plan ve harekat şeklinin olucağı ile ilgili tüm gizli bilgiler ve planları bu yapı  ile kopyalayarak sızdırdılar muhtemelen aldığım istihbari bilgiler…              

Emniyette kafamız duvarda ve o konuşmaları dinlemem sanki savaşta bir ORDUNUN elinde esir düşmüşüz gibi…
Bunu yapanlar bu kafamızı duvara dayayanlar aslında bunu yaparken çok uzun yılların çarpışmasının son senaryolu hali ile bunu benim direk şahsıma yaptılar,o günün şartlarında devletin içinde herkesin bu işten haberi vardı şimdi kimse şartlar ve çıkarlar değiştiğinde bizi kandırdılar veya yanılttılar demesin.
Çünkü bizzati bu mesele 2003 ten itibaren benim adım adım başlangıcı askeri bölgede oluşan ve sonrası dışarıya sarkan bir hadiseler zincirinin bugüne gelişi aslında bizim yanımızda birilerinin olucağına hiç kimsenin benim yanımda olmaması TÜRKİYENİN nasıl yalnız kaldığının prototip örneği.                       

Derlerseki ispatı ispatı çıktığında inanın çok insanın yüzü çok acı şekilde kızarır evladının suratına VATANA ihanetten bakamaz.
Öyleki 2006 yılında söylenen takiplerle yapılan mahkeme fezlekelerindeki kişilerin hiç biri birbirini hayatta görmemiş ama ilahi taktir öyle fezlekeler tutulmuşki bunların MOSSAD gibi istihbarat örgütleri ile ilişkileri meydana çıkıyor.                     

Hatta o günlerde eğer davet edilen bazı ASKERİ SOSYAL içerikli tesislere gitsek uyanık olmayıp,bizi oralarda bir birimize yapıştırıp o günün şartlarındaki hadiselere taşıyıp İMHA ediceklermiş ama ALLAHIN yardımı ve bizim temkinli hareketimiz bizi kurtarmış.
Burdan söylüyorum 2003 yılının mayıs ayında KUZEYDENİZ SAHA KOMUTANLIĞI astsubay gazinosu önüne kimler MİT teknik takip izleme aracını gönderip o günün şartlarında elektronik istihbarat yapmışlarsa o kişiler ve onlara emir verenler bu işlerin ve iftira,komploların BATILI servislerle burdaki kurucuları.
Benim burda söyliyceğim bu kadar,daha evvelki yazılarımı okuyun ordanda alıcağınız bilgiler olur…

Arkadaşlarım bunları kısa yazıyorum çok vatana ihanetle şuçlanan bir insanım hayatımı karartılar,yalnız şunu söyleyeyim bu İHANET cezasız kalsa bile dilmiki sen bu çok önemli planları sızdırıp bu ülkenin bekasına hainlik yaptınız görüceksiniz ALLAHIN gazabı çok ağar olucak….
Solcusu,sağcısı ,islamcısıda çok konuşanlara inanmayın arkadaşlar işler ciddiyken bir tane delikanlı ortada yok bu işlerde herkes bir yerden bir menfaat kapısına kapılanmış kimse ciddi olaylarda ortada yok…..
1969 daki  MİT KIBRIS örtülü faaliyetleri ile bugün MİT karşı yapılan TIRLARI çevirme hadisesini benzeten arkadaşlarıda tebrik ediyorum çok doğru bir hadise yalnız unutmasınlar daha evvelde söyledim MİT kurumun içinden ekip olmasa bunu yapamazlardı?
Fazla bir şey söylemiycem bu kadarını bilin sizlere yeter.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN