15 Şubat 2015 Pazar

ÇATI ve HUKUK

                                         

Sevgili takipçilerim,hepinize iyi pazarlar dilerim.14 şubatı geçip 15 i bulduğumuz için çok sevinçliyim,yoksa sevgililer günü ile ilgili yazı yazmak zorunda kalıcaktım,bugünlerde hiç o konularda psikolojik olarak formumda değilim.
Sıkıntılı ve tehlikeli günlerden geçiyorum bugünlerde ilerki yazılarımda bu İSTİHBARİ konuları yazıcam,bugün Pazar biz neşemize bakalım.
Yazının başlığı ÇATI ve HUKUK olunca çoğunuzun aklına başka şeyler gelir, değil.
Şu anda yıkılıp yeniden yapım aşamasında olan İSTANBUL BAROSU üstünde 1980 li yıllardan itibaren  ÇATI ismi ile adlandırılan bir  restoran 
vardı.                      

Cam kenarından muhteşem bir İstanbul  ve boğaz manzarası görürdünüz.
Tabi o seksenli yıllarda benim genellikle öğlen ve öğleden sonra kaçamak yaptığım zaman zaman ,gizli karargahımdı.
Sebebi İSTANBUL BAROSUNUN en üstünde olduğu için çok nezih bir ortam kimsenin ulaşamadığı,güvenli,kaliteli hizmet sunan bir işletmeydi.
Geceleride geç saatlere kadar hizmet verir önemli şanatçıların müziğinin eşliğinde yemek yenilen alkol alınan çok nezih ve kibar insanların müdavimi olduğu bir mekandı.
İşletmecisi sayın HASAN ÖZEN bey tüm çevrelerce buna aslında ortama çok uzak olan sağ siyasi görüşe sahip insanlarca bile tanınan çok sevilen,çok kibar bir İstanbul beyefendisiydi.
Mesleğini müthiş hakkı ile yapan bir işletmeciydi,bir ara akşam saatlerinde gittiğimizde  1990 lı yılların başında bir beyaz rus piyanist hanfendi müzik yapar onun müziği ile keyiflenirdik.
Ben burda 1980 li yıllardan mekan işletmeye kapanana kadar bir çok önemli istihbaratçı,yerli,yabancı ve diğer iş kollarındaki arkadaşlarım,dostlarımla yemek yiyip toplantılarımızı ve görüşmelerimizi yaptık bu binada çok tehlikeli istihbari köşe kapmacalı olaylar olmuştur,tabi bunları vatandaşımız hiç hissetmez eskiden istihbarat dünyası yerlisi yabancısı çok nezih ve temiz çalışırdı,şimdi herşey ARAP ŞAÇINA döndü.
Tabi BARONUN bu imkanı bize sağlaması ile şu anda bile TÜRKİYENİN önemli davalarına bakan tüm avukatları ve BARO başkanlarını tanıdık,onlarda bulunduğumuz YUVA yaptığımız mekanlardan bizim istihbarat dünyasının insanı olduğumuzu bilirler,selamlarını,sohbetlerini gerekirse hukuki  bir konuya ihtiyacımız olduğunda şahsi işlerimiz için çok yardımlarını aldığımız avukat dostlarımız,arkadaşlarımız olmuştur.
Uzaktan takip ettiklerimizde gözümüzle izlediklerimizde olmuştur,tabi bu çevre sizinde günlük basın yayın kuruluşları tarafından izlediğiniz elit sol entelektüel TÜRKİYE aydını dediğimiz yapıdır ideolojik olarak.
Tabi ÇATI restoran 2002 yılında BARO ile geçirdiği bir anlaşmazlıktan dolayı muhteşem yerinden taşınıp maalesef yer bulamadığından dolayı BARONUN giriş kapısında bir pasajın  alt katına ÇATI passaj olarak açıldı ama yılların mekan konseptine ve adına uymadığı için mekan tutulmadı,HASAN ÖZEN bey mecbur kaldı dört beş yıl sonra ÇATI adlı mekanı kapatmaya…
                                         

Şimdi gelelim Pazar gününe uygun tatlı bir anımıza ÇATI restorantta.
Gayrimüslüm kökenli çok yakın bir arkadaşım var ARTO isminde benide çok sever beraber yeriz içeriz gezeriz eğleniriz,bir bahar günü geldi dedi kalk ÇATI ya gidelim sevgilim ESRA da gelicek rakı içelim.
Oğlum çok sıkıntıdayım hesaplar senden güldü ayıp ediyorsun dedi.
Babadan  yadigar yanımda olan HALİT var,o aralar çok sıkıntılıyım HALİT bir haber alırsan hiç bekleme yanıma gel dedim,peki dedi.
Ardanın sevgilisi ESRADA geldi cam kenarında  masadayız ESRA hanım biraz kısa boylu fakat çok delikanlı bir kız erkek gibi hareket eden rakıyı susuz içiyor içtimide bir büyük içiyor herkes bayılıyor,kızcağız bayılan delikanlıları alkolden ayıltıyor,öyle bir hanım.
                                              

O günlerde biraz maddi sıkıntım var bir dostumdan para istedim ondan haber bekliyorum miktar biraz büyükçene,biz içiyoruz benim keyfim fazla yok bir baktım HALİT geldi uzaktan işaret etti,gittim ağbi çarşıdan telefon geldi ağbinin istediği rakamı gelin alın diye,tabi çok sevindim halit dedim,fırla al bir Pazar filesine  doldur gazete kağıdına sar al gel sen ben burdayım,akşamda senle beraberiz HALİT güldü,yalnız içinden bir desteyi buraya bana getir çaktırmadan senden alayım tamam patron dedi,gitti.
Bir keyfim yerine geldi,dedim somon füme,havyar ,karides yapın masaya yiyelim  biraz şipariş veriyorum ARTO da bir şey demiyor bizimkine ne oldu yine manyaklaştı bana bakıyor.
                                        

Neyse sohbet ABD yardımı gelince on numara güzelleşti iki saat sonra HALİT geldi,çaktırmadan tualette bir desteyi bana verdi gitti.
Arkadaşlar hesap zamanı geldiğinde,ARTO sen dur dedim hesabı çekiştiriyor yok ölsem vermem ben ödüyicem,ARTO bakıyor bana kaş göz işareti yapıyor MANYAKMISIN paran yokya gibilerinden,neyse hesap defteri çekiştirme ile bende kaldı,cebimi elime atıp hesabı öderken arto  bendeki BALYAYI görünce başladı vay p…………….. vay)))))).
Sonra ESRA yı yolladık,meseleyi anlattım akşam aleme devam HALİT i de aldık bu sefer gece kulüplerine……))))
Böyle bir anımı daha anlatim ve eğlenerek bitirelim,yıl 1994 senesi Cuma günü eve geldim duşumu aldım,kotumu üstüne beyaz tenisçi kazağımı giydim,hava bahar havası harika bir hava o aralarda SAPIZ nasıl 
                                      


olmayalım adımımız takipte,izleniyor müdavimi olduğum ÇINAR otelinin lobi katına oturdum o aralar devamlı orda takılıp,içki içip ordan ya eve yada başka mekanlara gidiyoruz.
                                      

Lobide hemen camın kenarında parka bakan masada oturuyorum rakım mezelerim önünde bakalım erkek arkadaşlarımızdan kim gelicek diye beklemedeyim.O arada bir BMW son model bir araba ile bir hanfendi geldi aracı park etti,indi otele giriyor on numara bir güzellik altındaki araba son model.                        

Bir baktım lobiye çıktı bir koltuğa oturdu,lobi boş bana baktı ve kalkıp bana doğru yöneldi ve oturabilirmiyim diyerek müsade istedi ayağa kalktım hemen müsade sizindir ne demek oturdu isimler tanıştık,kısa soyadı yok.
                                               

İçimden diyorum ulan ZEKİ karizmanın doruğundasın bu kadın bile tek bakışta gelip bana yapıştığına göre aklımdan birde hangi istihbarat örgütü taktı diye kuruyorum?)))))
Viski içermisiniz dedim olur dedi nasıl olsun falan derken viskisini çerezini yıktım önüne şerefe yaptık hoş sohbet bende RICHARD GERE ayakları,hanfendi viskiyi bitirdi bir tane daha söyliycem garsona gerek yok dedi ve şöyle bana hitap etti.

Benle beraber olmak istermisiniz,tabiki niye istemeyeyim dedim,içimden diyorumki ulan ZEKİ nasıl bir şeyin içindeyiz,tezgahamı geliyoruz,yoksa karizmamla ATEŞLİ bir kadınmı yakaladım,bana şöyle dedi 800 dolar alıyorum  otel masrafları size ait,eve gelemiyorum…
KAL  geldi,teşekkür ederim dedim,ben almayayım dokunuyor….!!!
Hekese iyi pazarlar..)))))
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder