4 Ocak 2015 Pazar

TERÖRLE SIRTAKİ…..

                                         

Sevgili takipçilerim, hepinize yine iyi pazarlar.Aslında yine benzer bir konuyu yazıcaktım fakat,eski emniyet istihbarat daire başkanı sayın BÜLENT ORAKOĞLU Cuma günki KANAL A televizyonunda bir açık oturumda yunanistandan sızma yapan veya burdan o yolu kullanarak Yunanistan ve Avrupa üzerinden  geçerek TERÖR trafiğinin bize açılımları ile ilgili konulardan bahsedince bende eski anılarım yirmi beş, yirmi altı yıl evvelki aklıma geldi,adeta hani EŞŞEĞİN aklına karpuz kabuğu düşer misali ,bende sizlere bir iki anılarımı karalayım dedim.
                                     

Seksenli yılların sonu ATİNA dayım zaman zaman yalnız kalıyorum,bu yanlızlıklarım döneminde geceleri özellikle PKK örgütünün toplandığı mekanlara gidip onlarında gündüzleri çalışıp geç saatlerde gece  istirahat ettikleri zamanlarında sohbet ediyorum….
Bayağı kendimi alıştırdım, genelde saat 22 sıralarında OMONYA merkezde 12 eylül 1980 darbesinde izmirden kaçarak yunanistana geçen DEV-SOL örgütüne eski üye  KEMAL isimli arkadaşın SOUFLAKİ(IZGARA ŞİŞ) 
ocağına gidiyorum,çok iyi bir candan arkadaş samimi olduk hatta bir gün olmuycak bir para sıkıntımda küçük bir şey hemen yardımcı oldu…
                                             

Tabi örgüt onun orda akşamları toplanıyor gece 22 den sonra soğuk bira şiş,köfte,sucuk sabah aydınlanana kadar devam ediyor.Tabi örgüt mensubları geldiği gibi ,yunan TEM şube(terör polisi)YUNAN GİZLİ SERVİSİ (KİP) onlarda belirli bir saatten sonra geliyorlar,çokta açık çalışıyorlar,bütün örgüt yöneticilerinden gurup başlarından her biri ayrı günlük rapor alıyor,tabi bu arada ordaki polis arkadaşlarlada samimi olduk adamlar ciddi anlamda beş lisan konuşuyorlar kürtçe,Türkçe bizden iyi çok iyi bir sistem kurmuşlar örgütede ekonomik kaynak sağlayıp geçimlerini sağlamak hemde illegal faaliyetlerinde lazım olucak parayı tedarik etmeleri için bir sistemli çalışma şekli kurmuşlar, tamamen ticari orda böyle kavga gürültü yok kesinlikle yasak.Örgüt eski binaların altlarını kiralayarak yatakhane haline getirmiş.LAVRİON kampından çıkartıp getirdikleri elemanları burda barındırıp,iş verip çalıştırıyorlar paranın belirli bölümünü örgüt adına bu gurupların başları topluyor,kalan elemanın yaşamını idame etmesi için bırakılıyor.
                                   

Birde vaftiz olup ORTODOKS HİRİSTİYAN olanlar var bunlarda geçici vatandaşlık alıyorlar herbirinede o yıllarda 150.000 drahmi maaş veriliyor,o yıllarda iyi bir paraydı.Tabi bu arkadaşlar,isimleri panayot,hiristo olmuş resmi kağıt üstünde kendi aralarında hasan,hüseyinde evrakta panayot…)))!!
Tabi geceleri vur patlasın çal oynasın bende parayı bol  harcıyorum etrafıma topluyorum hepsine,bira,yiyicek ,sigara ısmarlıyorum ilgi alaka çok büyük sevdiler beni.Hiç unutmam ağbi bize TÜRKİYEDEN MALTEPE sigarası getir derlerdi eğer müsait olursam getirirdim çok sevinirlerdi.Sigara dolu, adam örgüt PKK ama MALTEPE hasreti çekiyor.)))
Arada TEM polisinden COSTA isminde bir arkadaş vardı,eline geç saatte soğuk bira  cips alır gelir orda değilsem başka yerde bulur sohbet ederdik.Benim arkadaşlarda kendi arkadaşlarım takılırdı ZEKİ yine memleket hasreti basmış geceleri duyuyoruz ÖRGÜTÇÜLERLE sabahlıyormuşun,vallahi öyle….
                                               

Bir gün üç tane KAHRAMANMARAŞ ELBİSTANLI örgütçü ile sohbet ediyorum,dedim nasıl buraya geldiniz.
Dedi ağbi,biz ELBİSTANDA ekonomik  olarak çok sıkıntıdaydık,dediler ÖRGÜT ATİNADA iş veriyor,ordan avrupaya gidilmesini sağlıyor özellikle,FRANSA ve ALMANYAYA bizde sıkıntıdan dolayı aklımıza yattı,bodruma geldik ordan küçük bir kayık kiraladık şaka gibi e dedim,markettende sağlam alışveriş yaptık yavaş,yavaş kürek çekerek karşı adaya İstanköy(KOS) adasına yavaş yavaş kürek çekmeye başladık ama açıkta akıntı bizi bambaşka yere attı,kaybolduk denizde artık dua etmeye başladık en sonunda karanlıkta tesadüf bir tekne yat gördük içinde insanlar sohbet ediyor ona yanaştık bunlar bizi görmeleri ile feryat figan bağarıyorlar korktular,çığlıklar sakinleştirmeye çalışıyoruz lisanımız yok anlamıyorlar en sonunda uzun zaman sonra el yordamı ile sakinleştirdik derdimizi anlattık,o zaman inandılar,bize yardım ettiler bizi tekneleri ile sabah küçük bir yunan adasına bıraktılar.Orda polis bizi tutukladı iki üç gün nezarette kaldıktan sonra bizi ATİNA lavrion kampına götürdüler,bir müddet kaldıktan sonra,işte bu tanıştığın örgüt mensubları bizi ordan alarak buraya getirdi.Şimdi bizim işimiz çöplerden alimünyum içecek tenekelerini toplamak.
                                            

Bir gün yine aynı mekanda DEV SOL cu KEMAL le konuşuyorum,dedim TÜRKİYEDE yakında af çıkıcak artık dönersin memleketine izmire,bana bir baktı ben dedi MANYAKMIYIM ne işim var memlekette,izmirde.
Niye aslanım vatanın değilmi,ağbi yedirme bana vatanını ben burdaki çevreyi nerde türkiyede yapıcam,görüyorsun,tüm örgütü,kılı tüyü burda yunan devleti desen hepsi benim yanımda e ben burda evlendim,birde çocuğum var ellerinden öper,yunan vatandaşıda oldum,ağbi naparım ben izmirde.
Bak sana eşimin çocuğumun resmi gösterim,bizim kemal 1. 60 boylarında sarı ile kahverengi karışımı çamur gibi bir arkadaş ağbi resme bir baktım kemalin yanında bir bayan 1.70 boyunda şerefsizim ORNELLA MUTİ nin ATİNA şubesi birde tatlı küçük bir çocuk,resmi kemale geri verirken KEMAL kesinlikle  memlekete dönme senin ne işin var,TÜRKİYEDE manyakmısın kardeşim bak dalgana dedim.
İçime bir kurt girdi ulan bizdemi burda kalsak.))))))
                                             

Daha sonaraki bir zamanda bir gece SELANİK otobüs terminalinden istanbula dönmek için otobüse biniyorum,binmeden evvel bir iki dublede attım,piste bir hava yağmur yağıyor otobüse ayağımı attım buruşuk takım elbiseli pardüseli gözlüklü elli beş yaşlarında bond çantalı bir bey ZEKİ nasılsın dedi,hayırdır ağbi nerden tanışıyoruz.
Dedi adım ORHAN ATİNA TÜRK BÜYÜK ELÇİLİĞİ hukuk müşaviriyim,iyide beni nerden tanıyorsun dedi sen merhum OSMAN beyin oğlu değilmisin evet,babamı nerden tanıyorsun,bir bölgede bir avukatların ismini verdi BARODAN eyvallah yakınlarımız ama ben uyandım amcam eski TÜFEK MİT çi.Buluşmayı organize etmişler.))
                                         

Sıkıntı ne ORHAN bey dedim ZEKİ bu üç arkadaş ÖRGÜTÇÜ ama pişman olmuşlar,gelip ATİNA büyükelçiliğine sığınmışlar benim işim bunları sınırda TÜRK POLİSİNE teslim etmek.Tek tabanca bu angarya işi bana verdiler bunların yolda ne b…. Yiyecekleri belli olmaz ikisi yanyana oturuyor sen koridorun yanında öbür üçüncü kişiyi cama dayandırarak otur,bende tam arkanızda oturayım.
Başka bu tamam ,dedi bunları evrakları hazırlanacak,onlarıda bunlara verdiğimiz geçici pasaport bilgileri ile sen doldur benim gözlerim iyi görmüyor.                              

Ulan bizim elçilik adam başıda örgütçülere 100 bin drahmi ödenek vermiş yolda yesinler diye.Bazı konaklamalarda örgütçülere bakıyorum para bitsin diye bol bol harcıyor.))))
Orhan beye sordum bizimkiler napar bunları hiçbir şey yapmazlar üç gün tutarlar işe lazımsa kullanmak için ona göre bir iş çıkartırlar baktılar işe yaramaz salarlar giderler memleketlerine…
Neyse YUNAN hudundan geçtik köprü bitti daha bizim gümrüklü sağaya girmeden köprü başı EDİRNE TEM şube araçları gelmiş,teslim ettik teşekkür ettiler direk gümrüktende hızlı geçerek,istanbulun yolunu tuttuk.
Rahmetli baban çok delikanlı adamdı diyor,içimden gülüyorum,bakalım bir daha nerde nasıl karşılaşırız diye,hakikaten üç dört yıl sonra İSTANBULDA YUNAN masasının bir işine maydonoz olunca yine baktım ORHAN dayım beni kontrolde,farkettiğimi anladı transit uzadı.
                               

Hepinize tekrardan iyi pazarlar.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder