28 Ocak 2015 Çarşamba

KONTROLLÜ KİRLİ İSTİHBARAT OPERASYONLARI.

                                        

Sevgili takipçilerim,bir atasözü vardır APTALLAR MUTLUDURLAR diye,güzel bir söz..?
Şimdi sizlere bazı şeyleri kaleme alırken özellikle benle görüşen gazeteci arkadaşlar devamlı hatta ilk yeni tanışanlar sordukları 1970 li yıllardaki istihbarat operasyonlarından bahsediyorsunuz aklımız almıyor çocuktunuz nerden biliceksiniz diye,kardeşim ben ordaydım en üst seviyede türkiyenin gizli dehlizlerini yöneten veya savaşan insanların yanındaydım.Sonra mülakatları geliştikçe kendileride anlıyor hatta beni artık çok iyi tanıyan bazı gazeteci dostlarım şahsıma şunu söyledi,sizi bilerek çocukken şahit yapmışlar özellikle bilmeniz ve ileriye taşımanız için.Konuyu açıklama getirmem okuyucularımın kafasında soru işareti bırakmayım…
Türkiyeyi 1976 yılından 1980 yılına taşıyan özellikle dört yıl sağ ve sol görüşlü kardeşi,kardeşe vurduran derin yapı ve planlamanın nihayi hedefi TÜRKİYEyi  bir ASKERİ DARBEYE taşımaktı,başarılıda oldu.
Bu nihayi başarıya giderken derin akıl ne yaptı anarşi yöntemini ülke içinde kullanarak,sağı ve solu çarpıştırarak istedikleri altyapıyı kurarak hedefe ulaştılar.
                                             

Buna kontrollü kirli istihbarat operasyonları deniliyor,yani sizin yönetiminiz,bilginiz,organizasyonunuz altında tehdiş,suikast,sabotaj,gösteri vs eylemleri yaparak ve organize ederek hedeflediğiniz siyasi konjöktürü yakalamak ve bu siyaseti konuşlandırdıktan sonra bunun üstüne istediğin ekonomik,uluslararası ilişkiler ve kendi düzenin,rejimin üstünden bir sistem kurmak.
Acaba 12 eylülü yapan ihtilal komutanlarımı türkiyeyi yönetiyormuydu,
Yoksa onlara bu göreve gelmelerini sağlayan içerdeki taşoron baronlarla,dışardaki onların kudretli ulu efendilerimi tüm yönetimi elllerinde tutuyorlardı.
Tabiki BARONLAR ve KUDRETLİ EFENDİLERİ….
Hani bunları anlatırken zannetmeyin kurtlar vadisi seyredip size bu kelimeleri kullanıyorum,gerekli ortamda ben daha açığını yaşanmışlıkları anlatıcam…?
                                             

Bakın arkadaşlar dünyada KİRLİ OPERASYONLARIN sivilde ve askeri muhabere alanında icatçısı ABD ordusu ve istihbarat servisleridir.Bugünde AFGANİSTANDAN,IRAKA bakın hala aynı sistemle giderler,bunlar çok uzun anlatılacak,safa,safa hazırlanan gelişen operasyonlardır,şimdi burda sayfalar yetmez…
Size basit anlıycağınız örneklerle ne anlatmak istediğime gelicem,bunların hepsini yaşayan bir insan olarak.
Vietnam savaşında sık ormanlarda sıkışan Amerikan askeri birlikleri,gerekli lojistik ikmali ve destek unsurlarını alabilmek için,ormanlık alanlarda helikopterlerin anlık inmesini sağlayabilmek için pist açmaları gerekli,bunun için taşıdıkları pilastik patlayıcıları patlatarak kısa zaman içinde ormanlık alanlarda helikopterlerin inmesi için pist sağlıyorlar ve ondan sonra muhabere yaparak gerekli uçar birliklere bağlı helikopterlerden destek alıyorlar…
                                           

Yani alan açmak için kendisi bölgesinde patlamalar yaptırıyor.
Aynı hadise SAS(SUALTI SAVUNMA) komando birliklerinin görevi olan çıkartma yapılacak sahillere önceden sualtından intikal ederek varsa çıkartma sahilindeki mayınları,bubi tuzaklarını imha edip çıkartma birliklerini önünü açmak.
                                             

İşte bu sivil hayattada her türlü siyasetin içinde veya başka ulaşılması istenilen çeşitli hadisede KURAMSAL ve SİSTEMSEL olarak kullanılan metottur.
Son yıllara uyarlarsak bakın bu işleri organize edenler sizlerin dışardan halk olarak gördüğünüz çok devasa devlet aygıtını bile fark ettirmeden bu konularda sevk ve idare edebilir veya edebiliyordur.
Son 10 yılda TÜRKİYE sahasında gezdiğimde,şunu gözlemledim kontrollü olarak yapılan terör ve tehdiş organizasyonları ve devamlı bir İKTİDAR yöneticilerine karşı yöneltilen tehdit ve korkutma yöntemlerinin kamuoyuna servis edilmesi bu konularda yakalanan guruplar,terör örgütü mensubları veya bireysel şahıslar ve hepsindede çeşitli deliller.
                      

Ve bu konularda devamlı merhum TURGUT ÖZAL suikasti örneği ŞEHİT EŞREF BİTLİS paşa,merhum ADNAN KAHVECİ ve özellikle 1993 yılına atıfta bulunarak bunların basın yolu ile topluma servis edilmesi.
Evet bunların hepsi,doğru ve muhalefetinde desteklediği çünkü onlarında madımak,18 mart 1978,Kahramanmaraş,çorum,1977 1 mayıs,balgat katliamı 7 TİP li işçinin katledilmesi gibi argümanları olduğu için iki taraflı bu konuların ortaya dökülmesi…
                                   

Tüm bunlar olurken ERGENEKON,BALYOZ gibi davalar şimdide bu davaları götürenlere  operasyon yaparak PARALEL davası açmak,ne oldu farkına varmadan toplu bir TORBA oldu…
Bu hadiseler devam ederken şu anda canlı bombalar,ülkenin doğu ve güneydoğusunda kontrolsüzlük hakimiyeti…
Totale baktığınızda AK partinin liderine son 10 yılda gerçekten suikast aşamasında hadiseler var ama bunlar sadece düşünce bazında kalmış veya eyleme geçmemiş hadiseler,deneme dahi yok ama….!!!!
Merhum TURGUT ÖZAL örneği öyle değil,çok ciddi çok iyi 1988 yılına göre çok sonrası merhum şehit olması düşünüldükten sonrası hadise bile çok iyi kurulmuş bir senaryo var,hatta ÖZAL suikastini o kadar performanslı ve teknik bir yapı hazırlamışki pisikolojik harekatında ölüm olsa olmasada hadiseyi basite indirgiycek düşünce tarzını halkın kafasında açmak için…
Ama bu 10 yıldaki liderler için istihbarat var hatta ÜST YAPI dan bu tip ülke içinde çalışmalarda olması muhtemel ama aksiyon hiçbir zaman yok,NEDEN…?
                                            

Bakın eğer NEWYORK ta bir göktelenin 146. Katından dünyaya bakıyorsanız,düşününki dünyanın en büyük kartellerinin yöneticilerisiniz, günlük elektronik harita ve tüm analiz filitre edilmiş istihbarat analiz  bilgilerinden ORTADOĞU ve TÜRKİYE,BALKANLAR,KAFKASLAR üstünde oyun kurucuysanız kimin nereye ve ne kadar gidebileceğini bilir yönetir ve içerdeki sizlere bağlı yapılarla kontrollü kirli istihbarat yöntemleri ile SANTRANÇ TAHTASINDA kimin nereye ve ne zamanda geleceğini yönetebilirsiniz.
                                         

Önümüzdeki aylar,yıllarda bu yazımın değerini daha iyi anlayacağınızı sanıyorum…
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder