11 Aralık 2014 Perşembe

DİNK te KISA ATIŞLAR….


Sevgili takipçilerim,tabi basını takip edip dünyadan haber aldıkça üzülüyor insan.
Çocukluğumda daha yeni yürüme kendimi fark etme dönemlerinde yakın bir ermeni ahbabımızın köşkünde oynayarak çok şeyler gördüm.
Nelermi büyük mangallarda tarihi salonların ısıtılması,onların üstünde kahve yapmak,kestane pişirmek o büyük mutfaklarda noel döneminde kuzine(kömürle ve odunla çalışan ocak)hindiler yapıldığını,yumurtalar boyandığını paskalya çörekleri pişirilip bunlar özel paketlenip hediye olarak yakınlara,akrabalara gönderildiğini bunları yaşayarak büyüdüm.TÜRK tüm ama tüm kültürlerle büyüme şansını yakaladım.

Bu evin salonunda FATİH SULTAN MEHMET hanın İSTANBULU elegeçirip beyaz atı ile girişinin Osmanlı sancağı altında resmi asılı dururdu.
Başka taraflardada dini ikonlar ve İSA hazretlerinin çarmığa gerilmiş heykeli.
2006 yılının son ayları idi Yenikapı istikametinden kırmızı bir panelvanla takip edildiğimi anlatım.Bu panelvanın haberi birkaç sempte gayrinizami bazı vukuatlarda kullanıldığını istihbar etmiştim.

Sıkıntı yaptı arabamın süratini artırdım,silahımı hazırladım çünkü o günlerde kimin kime ne yapıcağının belli olmadığı günler.
Hızlı bir takip 15 km mesafede sürdü sempt adı vermiyorum gideceğim yerde ara sokakları bildiğim için panelvanı ektim.
Fakat şüphem vardı çünkü resmi takipler böyle olmuycağı için bu gayrinizami takipin bir amacı olması gerekli,gideceğim ve oturacağı yeri bilmeleri gerekliki tek araç takipi gerçekleştiriyorlar,son varış noktamı bilmeleri lazım.
Onun için arabamı uzak ıssız bir yere park edip varıcağım noktaya yürüyerek ve tedirgin yol almaya başladım.Bu hadiseden birkaç ay evvelde yine bir LÜKS PANELVAN ve birkaç yedek araba ile takipe uğramış onlarlada köşe kapmaca oynamıştık ama onların MİT teşkilatı ANKARA merkezden olduklarını biliyordum,onlar zaten gideceğimiz nokta aynı olduğu için bana sitres yaşatmak için i…… olsun diye yaptıkları bir hadiseydi.
Ama bu ekip öyle değil gelen istihbari haberlerde bunların şuça karışıp KİRLİ HAREKET dediğimiz gatrinizami operasyonlara giriştikleri.
Tabi yürüyerek kat ettiğim yere geldiğimde MİTSUBİSHİ KIRMIZI eski panelvanı bakkalın arkasına park etmiş gördüm,arabanın içine baktım kimse yok bakkalın içine baktım iki kişi ordalar tam camekanın önünde içeri ani daldım bakkal ve iki kişi ile kafa kafaya kaldık artık herşey açık bir elim belimde bir elimlede bakkala bir paket sigara ver dedim.
Arkadaşlar tabi ofsayta düştüler hareket yaptıkları anda ikisinide vurucam,dedim yenikapıdan beri beraber geliyoruz ne tesadüf,korkarak evet dediler ne iş yapıyorsunuz dedim,bakkallara yumurta dağıtıyoruz tanıdık yerlere geçimimizi sağlıyoruz,aynı zamanda öğretmenim dedi, ŞARKÖYDE.
Evet dedim fakat ikna olmadığımı geri adım atmayacağımı anlayınca ben dedi İstanbul vali muavini E.G beyinde yeğeniyim dedi.Peki eyvallah dedim yine geldiğim gibi temkinli dışarı çıkarak gideceğim yere gittim.

Arkadaşlar DİNK suikasti hakkında geçen sene ekim veya kasım ayında yazı yazdım şimdi size ek olarak bunları söylerken bu tip DİNK,İPEKÇİ,MUMCU,GARİH tipi suikastleri emir veren,organize eden güçlerin elinde devlet erklerini özellikle o yıllarda çok rahat kullanma hadisesinin yanında birde deliller,örtülürken,kaybedilirken ekonomi yani paranın çok bol gerekecek yerlere kullanılması var.Bu tip suikastlerde çok kuvvetli bütçeler ayrılıyor ve dağıtım yapılıyor,suikatsler olmadan evvel bu kırıtik noktalarda yüksek mevkilerde emir verecek düzeyde olan kişilerin büyük çoğunluğu BATI ülkelerinin ve israilin siyasi gücü yanında para dağıtılarakta taçlandırılıyor.

Birde öyle insan yapıları var suikastleri organize edip kullananlar tarafında parada değil geçmişte can borcu olduğu için ölse konuşmaz gider kafasına sıkar kendini öldürür.
Onun için DİNK suikastinde yapılan açıklamaklara baktığımda yine diyorum bu konu üstünde  baskılı çalışma olsada çözülmez,zaten çözebilseler yapı 1970 li yıllara kadar işlediği şuçlarla ortaya anında çıkar,ama CIK, ÇÖZÜLMEZ?

Bugünki suikastçi profili ve onun ismini zikrettiği birkaç kişi ile bu dava ancak kapatılır.
Biz yine umudumuzu kaybetmeyelim,ne demiş atalarımız UMUT FAKİRİN EKMEĞİ ,YE MEHMET YE…

Tavisyem bu konularda YENİŞAFAK yazarı sayın TAMER KORKMAZ beyefendiyi takip edin.
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN..





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder