31 Aralık 2014 Çarşamba

MUTLU YILLAR 2015

 TÜM DOSTLARIMIN VE TAKİPÇİ ARKADAŞLARIMIN YENİ YILINI KUTLAR,2015  YILININ KENDİLERİNE,BEREKET,HUZUR,MUTLULUK GETİRMESİNİ DİLERİM......
                                                                   
 С НОВЫМ ГОДОМ 2015......
ΕΥΤΥΧΙΣΜΈΝΟ ΤΟ ΝΈΟ ΈΤΟΣ 2015,
HAPPY NEW YEARS 2015.
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN..

29 Aralık 2014 Pazartesi

ERGENEKON ADI YOK.

                               

Sevgili takipçilerim yılın son günlerinde son yazılarımızla bitirip,yeni yılda Allahtan sağlık,huzur,mutluluk,bereket,aşk hepsini bekleyelim.
Ağanın eli tutulmaz tek bir ağamız var evrene can veren yaşam veren ALLAH…!!!!
Şimdi yazının başındaki gibi ERGENEKON örgütü ile ilgili yazmak istiyorum,geçenlerde bir televizyon kanalında değerli bir bilim,ilim ve siyaset uzmanı olan em.DENİZ BİNBAŞI sayın  EROL MÜTERCİMLER beyin bir açık oturum esnasında ERGENEKON diye bir örgüt yoktur çıkışı bu davanında tamamen palavra olduğu açıklaması karşısında karşısındaki oturuma katılanlardan gelen bazı sorular karşısında sorular şu, yapılan tüm siyasi suikastları kimler yaptı nasıl ERGENEKON örgütü olmaz.
Cevabı şu oldu böyle bir örgütün NATO ya girişimizle kurulduğu fakat bu örgütün 1983 yılında tamamen tasviye olduğu,siyasi cinayetler için ilk önce kilitlendi sonra o başka bir şey dedi.Programda zamandan dolayı kapandı.

Muhterem beyefendi ,hep dikkatimi bilgisi,öğretmenliği ve karizması ile çekmiştir,zaten tüm TSK içindeki kuvvetler içinde bulunduğum için kendisinide ilgi ile izlemiş eski 111 de çokça arkadaşım vardı beyefendi ile tanışmasakta kendisini her zamanki şık ve atletik ve entelektüel yapısından dolayı izlerdim…

Şimdi hepinizin önünde söylüyorum, ben sayın EROL MÜTERCİMLER gibi entelektüel bir insanla ERGENEKON ve GLADİO varmı yokmu konusunu hangi ideolojiden olursa olsun o basın yayın kuruluşunda canlı veya ön çekim konuyu tartışıp varmı yokmu TÜRKİYE insanına ispatlamak veya olduğunu izah etmek için uzun bir programa katılmak isterdim.
Sanmıyorum beni basın,yayın organlarında sansürlüyorlar bazı dostlarımın sayesinde birkaç program ve yazımı basmalarından hariç basın önüne çıkartmıyorlar.

Ama imkan olursa,programa katılmak isteyen olursa her zaman her yerde ve zeminde ERGENEKON ve GLADİO konusunda görüş bildirmeye hazırım.
Kısa izah getirirsem her zaman dediğim gibi ERGENEKON operasyonunu yapan emniyet mensublarınada dediğim gibi gerçek ERGENEKONA operasyon yapmadığınız veya yapamıycağınız bunu teknik olarakta başaramıycağınız için yapılan alt düzeyli operasyonlar ve sonra kendimde gördüğüm gibi torbaya önüne geleni atmakla aslında gerçek GLADİO (ERGENEKON) örgütüne hizmet ettiniz,sonucunda sizi bu yanlış operasyonlara sevk edenler sizi ve camianızıda aynı torbanın içine koyarak istediği hedefe dümen tutarak planladığı şekilde hadiseyi  götürüyorlar…
GLADİO uluslararası ayağı büyük olan temiz ve kariyer sahibi aristokrasi veya burjuvaziden gelen insanlardan ve meslek sahiplerinden kurulmuş bir yapıdır.
Bu yapıda din,dil,ırk farklılığı yoktur örgüte üye olan herkes nedir,KARDEŞ.
Bu örgütlenme,zaman içinde kendi içindeki yöneticilerin belirlediği siyaset ve ekonomide yön çizerken bunun planınıda yapar ve bunu en yukarda yaptığı zaman hiyerarşi ile aşağıdaki en alt kadroya kadar uygulatır.Bir ÜÇGEN manzumelerinde oluşan PİRAMİT gibi.
ERGENEKON terör örgütü adı altında yapılan operasyonlarda sanırımki şuçlama yapmıycam burdan kimseyi şuçlama hakkım yok ama hep konuşacağımız GLADİO kendi isteği ile  yine 1990 da yaptığı gibi şekil değişikliğine girdi,bunuda bu sefer  iyi bir PİSİKOLOJİK HARP yöntemlerini iyi kullanarak halka dokunulmazlarada dokunuldu hissini yaşatarak aslında gerçek yapıyı ve alttan gelen yeni kadroların önünü açtılar,her yerde, her konumda.
GLADİO HİZMET dediğimiz gurubun içinde onların kuruluşunda ve onların yürüdükleri yolda yokmuydu,muhakkakki vardı her yerde sızma olan bir NATO ve başta ABD,İNGİLTERE aklı ve gücü ile yönetilen örgütlenme ya kuruluş aşamasında yada sonra desteğini vermiş olması gayet doğal ve sonrada onların içinede bilmiyceği şekilde sızıp,onlarıda yönlendirip zaman zaman sezdirmeden yönetebileceğide gayet normal bir düşünce olması gerekli.
Arkadaşlar ben kimseye bir iftira veya şuçlama getirmek için yazmıyorum,beni bir DOKTOR gibi düşünün teşhis yapıyorum artık tedavi edicek ihtisas sahibi uzman doktor ve genel cerrahlar varsa onlar uğraşıcak.

Emekli emniyet istihbarat eski daire başkanı sayın BÜLENT ORAKOĞLU bugün merhum NECİP HABLEMİTOĞLU ile ilgili konuyu güzel bir şekilde yenişafak gazetesinde kaleme almış.
Ben bu konuda geçmişte bazı şeyler yazmıştım,bugünki yazıya şunu ekleyeyim çünkü sayın ORAKOĞLU dikkat çekmiş,hablemitoğlunun sol gözünden vurulması bir mesaj gibi algılansın demiş.
Ben o konuya şunu ekleyeyim teknik olarak GÖZÜNDEN VURDUN sloganı istihbarat ve güvenlik uzmanlarınca kimler tarafından tabir kelime olarak kullanır onlar konuyu iyi bilir.

İkincisi SOL gözünden vurulması,herkes biliyorki merhum sağ cenaha daha yakın bir insan olması ama kendisini hedef alan yapıların taşoronları açıkçası sanırım görüntüleri SOL cenahta olması muhtemel düşünülebilir.
Üçüncüsü bütün güvenlik uzmanları bilir olayın merhumun evinin önünde olması çok yakın mesafeden atış yapılması genelde bu tip insan katlinde maktulle katillerin birbirlerini daha evvelden tanıdıklarını gösterir büyük genellemede,münferit olması çok az ihtimal..
Dördüncüsü ateş edem şahsın çok profosyonel bu konuda devamlı çalışan birisi olması gerekli çünkü gözden alınan darbede ,darbeyi alanın yaşamasına imkan yok ,şansa bırakılmamış.
Beşincisi,cinayetten evvel elektiriklerin kesilmesi devamlı ve o günün maç gününe denk getirilmesi yine çok profosyonel bir çalışmanın ürünü ALMANYADAN dedikleri gibi GSG-9 timi gelip bu suikastleri yaptıysa TEK kurumudamı ALMAN BND elinde.)))))

Arkadaşlar buraya GSG-9 timi TÜRKİYEDEKİ kuruluşların haberi olmadan sızamaz,bu suikastler yapılıyorsa buradaki insanlarımızdandır,belki BND veya diğer olaylarda başka servislerin irtibat görevlileri gelip operasyonun temiz ve kazasız olduğunun gözlemini yapıp belki burda hiçbir kendi ve bizim resmi kuruluşlarımıza uğramayıp burdaki irtibatta oldukları tarihi BARONLARININ misafirliği altında zamanlarını geçiriyorlardır.))))
Arkadaşlar bu konulara yaşanmış çok örnekler özellikle elektirik kesilmelerine 1980 yılında kendi başıma gelen tesadüfi allahın lütfu ile kurtulduğum yazıcam,zaten şehit DİYARBAKIR emniyet müdürü GAFFAR OKKAN suikastindede ,olay anında elektiriklerin kesilmesi bize burda bu konuda çok kere çalışan ekiplerin olduğunu gösteriyor.

Size yurt dışından örnek vererek bitirim GLADİO yu daha iyi anlayın,çünkü gladionun büyük ekonomik zincir şeklinde oluşmuş yapısı vardır.
Selanikte mesleğinde çok yaşlı bir insana gittim,çok lüks bir sempte önemli bir iş kolunda çalışıyor ailesi ile beraber,tanıştım lakabı ŞIÇAN..))
Sordum bu lakabı niye,size taktılar mösyö SIÇAN VANGEL.
Zeki bey dedi ikinci dünya harbinde ,yunan partizan olarak NAZİ ALMAN güçlerine karşı çarpışıyordum.

Bir çok eylem,sabotaj yapıp NAZİ ALMAN ordusuna darbe vuruyorduk.KOD adımı ŞIÇAN koydular heryere sızabildiğim dikkat çekmediğim için,fakat bir sızıntı oluyor NAZİLER bir baskın yaparak beni tutukladılar ve günlerce işkence yaptılar SIÇAN benmiyim diye.
İşkencelere dayandım en sonunda sorguyu götüren NAZİ subayı bırakın bunu bunda ŞIÇAN kod adlı partizan olucak bir şey yok bunun hiçbir şeyden haberi yok.

Serbest bıraktıktan sonra tedavim bitip yataktan kalkar kalkmaz,ilk yaptığım bir NAZİ askeri havalimanın sabote ederek nazi avcı uçaklarını yok ettik,tekrar ŞIÇAN kod adı her yerde efsane olarak yayıldı.
Toprağı bol olsun artık hayatta değil,ama bu örgütlenmenin tüm Avrupa,İngiltere ve amerikada üyeleri temiz beyaz yakalı tabir ettiğimiz insanlardan oluşur.VATİKANDADA böyledir meydanlarda sadece güvercinleri yemlersin,bu işler kapalı panjurlar arasında yapılır……………!!!!!!!!
Şimdiden yeni yılınızı kutlarım.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.
                                                           

28 Aralık 2014 Pazar

AŞİYAN YOLLARINDA…

                                                         

Sevgili arkadaşlarım,talipçilerim hepinize iyi pazarlar dilerim.Sizlere yine eski 30 yıl evvelki bir anımı anlatıcam,zamanla söz eski bittikçe yeni tarihlere doğruda gelicez.
Birde hatırlatma yapayım, İSTİHBARAT o kadar geniş bir kavramdırki,bazen çok ufak bir komşunuzun dedikodusu bile ucu çok derin noktalara gidicek bir İSTİHBARATIN başlangıcıdır.
Yime 80 li yılların ortalarına doğru, oturuyoruz SARI MEHMETİN kahvede,RAMBO TURAN ile ikimiz,RAMBO benden iki yaş büyük.
Rambo diyorki bak ZEKİ ayıklayalım kendimizi bu sempte ne iş yapsak ihale bize kalıyor,ondan sonra herkes AYLADA,LAYLADA biz papazı buluyoruz herşeyin ceremesi bize kalıyor.
Ne yapalım rambo dedim,dedi kanka sakin,sessiz kalite takılacağız,hafta içleri eken eve gidicez,hafta sonları kız arkadaşlarımızı alıp dörtlü istanbuldaki mekanlara gidip yemek yiyip içip eğlenip efendi gibi dönücez yuvamıza artık kalabalıklarla dolaşmak yok her salataya TURP olmuycaz.
                                                               

Rambo senin kız arkadaşın var ÇİĞDEM ben napıcam benim uzatmalı sevgilim AYŞE beni terk etti benim kız arkadaşım yokki..
Dedi oğlum çivi,çiviyi söker ölenle ölünmez sende ÇİĞDEMİN kız arkadaşı seninde arkadaşın BERNAYA takılıcan,unutucan eskiyi bak bu Cuma gecesine söylüyorum ÇİÇO ya organizeyi yapıyorum eyvallah RAMBO tamam can kardeşim.
Cuma geldi façaları giydik doğru ÇİÇO lara kızları aldık boğaza doğru yol aldık hava güzel on numara benim KAVAKLARDA müdavimi olduğum çok kahrımı çeken bir mekan YEDİGÜN balık lokantası (başka konularda bu yedigün restorantı anlatıcam)gittik en başta ikinci katta denize bakan masaya oturduk,balık,mezeler kızlarla muhabbet zaten ÇİÇONUN gırgır muhabbeti yeter yiyoruz içiyoruz keyfimiz on numara.

Saat 23.00 gibi restoranttan kalktık,kalkmaz olaydık.STÜDYO 54 diskoya gitmek için hareket etik tabi keyifli ortam müzik var arabada,gidiyoruz boğaz sahili boyunca biraz BELMANDO vari kullanıyorum tam AŞİYAN mezarlığı HİSAR altına geldik bir polis aracı üst lambaları yanık,ona bir sağ çekip sıkıştırma yaptım ama öyle bir yerde yaptım mezarlığın iniş noktasında polis aracı karşı yola geçip az daha boğazın sularına kaptırıyordu,aynadan baktım kurtardılar,RAMBO dedi oğlum ne yapıyorsun manyakmısın,dedim RAMBO onlar bizim ciğerimiz,devremiz takma kafana.Rambo düşündü ama bir baktık polis aracı tüm sirenleri yakarak geliyor ben asıldım gaza RAMBO ne yapıyorsun ZEKİ kaçıyorum ne yapıcam dedim,tanıyorsunya polisleri ne kaçıyorsun dedim ŞAKA yaptım.

Dur oğlum dur nereye kaçıyorsun,çektim sağa arabadan indim buyrun memur bey bir şeymi vardı,dedi daha ne olucak o ne biçim araba şürüşü bize kaza yaptırıcaktınız dedim memur bey özür dilerim görmemişiz çok PARDON.
Ehliyeti,ruhsatı ver dedi verdim tabi memur bey haklı olarak fırçayı çekiyor bize RAMBO fırladı araya girdi yav dedi amma tantana yaptınız yanımızda bayanlar var diye habire hava basıyorsunuz,deyince münakaşa çıktı RAMBO TURAN şimdi dayım KÖKEN paşayı aratmayın bana,bir daha istanbulu göremezsiniz.

Öyle olunca bir arbede RAMBOYA kelepçeleri atıp polis aracına bindirdiler bize yol verdiler.
Yandık napıcaz,ARNAVUTKÖY karakoluna geldim ekip ordan sevk almış doğru SİRKECİ 2. Şubeye RAMBOYU götürmüşler.Ben işi biliyorum CUMA gecesi 2. Şubeye aldılarmı RAMBONUN serbest kalması SALI gününü bulabilir.
Almam lazım RAMBOYU hemen kızları SİRKECİDEN güvenilir bir TAKSİ durağından arabaya bindirerek yolladım.
Ne yapıcam şimdi o yıllarda SAHİL KENEDY caddesinde iki tane  KÖŞKLÜ gazino var biri cankurtaranda biride samatya sahilde.
Cankurtarandaki GAZİNOCULUK tarihine damgasını vurmuş bir dükkan, ama samatyadaki başka bir arkadaşın o piyasa gazinosu.
Cankurtarandakinin sahibi hala görüştüğüm bir arkadaş onların mekanının KAMU GÜVENLİĞİ bizde ağır toplar,kartal başlı asa ile geliyorlar,genelde samatyadaki emniyetin orta kadroları geliyor.

Hemen bastım SAMATYAYA gazinoya girdim BEHZAT isimli bir arkadaştı dedim BEHZAT arkadaşımı bir polisle münakaşadan 2. Şubeye aldılar benim bunu almam lazım,dediki çok şanslısın hayırdır,perdeyi kaldırdı bak masada yiyip içen bu geceki ikinci şubenin nöbetçi emniyet amiri.
Hemen kulise aldı amir beyle konuştum telefon açtı yanımda isimi serbest bırakın arkadaşına gelicek teslim edin dedi,eyvallah dedim amir burdan biraz mutfaktan çocuklara yiyicek bir şeyler yapsınlar sana zahmet onuda şubedeki arkadaşlara ver tamam dedim teşekkür ettim,nevaleyi kaptım 2. Şubeye kapıdan girdim.
Biz oraya daha evvelde gittik hemde çok sağlam bir arkadaş gurubu ile gitmiştik sayın em.emniyet amiri AHMET ATEŞLİ bey ve ekibi kafamızda tahta iskemleleri kırmışlardı o zaman tam darbe dönemiydi,tabi onunda sonra bir görüşmeleri oldu onun bilahare sonraki konulara anlatıp bağlıycam aslında bunların hepsi bir birini tamamlayan konular.))))))
Şubenin kapı görevlisi üst kata nöbetçi amir odasına yönlendirdi odaya girmeden sivil bir iki polis arkadaş nevaleleri teslim aldı NÖBETÇİ BAŞKOMİSERİN odasına girdim,kısa boylu orta yaşlı bir bey makamında oturuyor,dedim RAMBOYU almaya geldim,amir bey aradı  komiser biliyorum dedi.O RAMBON bizim polis arkadaşlara hakaret etmiş dedim alkolün etkisi ile başkomiserim kızlar vardı alındı.
Başkomiser dedi nerelisin sen.İçimden dedim oğlum ADANALIYIM de KONYALIYIM deme çünkü emniyet teşkilatında o yıllar ADANALI rüzgarı esiyor.
Adanalıyım dedim,hafif kafayı kaldırdı neresinden dedim bir adanaya yakın ilçe söyledim,kafayı biraz daha kaldırdı,kimlerdensin dedi PAMUKÇULARDANIM diyince ayağa fırladı beni burdadamı buldunuz dedi,heyecan içinde.
Hemen düğmeye bastı içeri bir polis geldi oğlum bize iki çay getir dedi.Ben ayıltamadım işi anlayamadım,otur bakalım şöyle oturdum.
Dedi anan nasıl,baban nasıl dayıların nasıl dedim duacınlar  iyiler siz kimsiniz nerden tanıyorsunuz ailemi.
Evlat dedi ben BAŞKOMİSER A.İ dedenin bende çok hakkı var o yetişmemde çok yardımcı oldu dayın yakın arkadaşım sen küçüktün duymuşundur hani dayınla ilçede ben komiser muavini iken pavyondaki bir kadın yüzünden husumet girmişti aramıza dayın karakolu gece basmıştı bende arkadaşlarımla dayını öldürene kadar dövüp nehre atmıştık sabah olduğunda dayın tarım işçileri tarafından suyun kenarında tesadüf bulunmuş,ölmediği anlaşılınca tüm ADANA ayağa kalktığı gibi tüm TÜRKİYE basın vasıtası ile ayağa kalkmış,dayın sonra hayatta kalmış kurtulmuştuya işte o komiser muavini benim.!!!!!

Tabi ben çok küçüktüm ama aileden hadiseleri dinlemiştim,başkomiserimle samimi bir ortam doğdu sohbet ediyoruz ZEKİ dedi bu hadiseden sonra iki yakam bir araya gelmedi,şarkta görmediği ucra köşe kalmadı o arada bir başka ilçede evim yandı eşim ve iki çocuğumu kaybettim,tekrar evlendim çoluk çocuk sahibi oldum ama o hadiseden sonra bir daha kendime gelemedim.Dayınla,çok yakın arkadaştık bir tane kaltak için cahillik yaptık gençlik hadiseler buraya geldi,dedim geçmiş olsun KOMİSERİM.
Sohbet uzun sürdü bu arada RAMBOYU getirdiler kapıda tutuyorlar en sonunda KOMİSER RAMBOYU içeri aldırttı,RAMBO ayakta dedi utanmıyormusun devletin polisine karşı gelmeye tabi bende fırlamalık başladı yapmaz komiser ağbisi bir daha falan,neyse öpüştük helalleştik KOMİSER aileme,dayıma çok selam söylememi söyledi dedi ne işin olursa gel şimdilik burdayım,ayrıldık.
Çıktık 2. Şubeden arabaya bindik RAMBO şaşkın işi iyi biliyor nasıl öyle bir saat içinde benim aldığıma şaşkınlık içinde.
Soruyor içeriğini anlatmıyorum,bir yerden tanıdık çıktık diyorum,dedi ZEKİ sen MİT ajanı olma.)))))
Ertesi sabah SARI MEHMETİN kahvede arkadaşlar toplandık RAMBO diyorki arkadaşlar hepinizden özür dilerim,günahınızı aldım asıl belayı ben teşhis edememişim ben suçu size buluyordum yok asıl bela sizler değil bizim ZEKİYMİŞ.

Durup dururken kızların yanında geceyi harap etti bıraktı beni 2. Şubenin kodesine soktu,ordanda nasıl aldı anlamadım,çocuklara anlatıyor BAŞKOMİSERİN odaya bir girdim çaylar,kahveler sanki babası yaşındaki komiserle 40 yıllık arkadaş,çocuklar ulan bu ZEKİ MİT ajanı olmasın.))))))



Burdan MASKELİ BEŞLER filminde ZEKİ karekterini oynayan ve konuda çok benzerlik taşıyan tiyatro sanatçısı  sayın MELİĞ EKENER beyefendiye şükranlarımı iletir böyle ismen ve konu olarak benzer hadiseyi kamuya yansıttığı için

.
Hepinize mutlu ,huzurlu ve eğlenceli bir Pazar günü dilerim.
SAYGILARIMLA,
                                                             
ZEKİ ARSLAN.

24 Aralık 2014 Çarşamba

ZEKİ ARSLAN 2013 EKİM BLOGGER EKLENEN YENİ YAZILARI.EK TARİHİ 24.12.2014

  SEVGİLİ TAKİÇİLERİM DEĞERLİ DOSTLARIM

BLOGGER SAYFAMA BAŞLAMADAN EVVEL FACEBOOK SAYFAMA YAZDIĞIM YAZILARIMI BİR BÜTÜN OLARAK TARİHLERİ İLE KOYUYORUM,İLGİLENEN DOSTLARIM VE ARKADAŞLARIM OKUYABİLİR AYRİYETEN FACEBOOK ADRESİMİDE BURAYA YAZIYORUM TAKİP ETMEK İSTEYENLER ORDANDA TAKİP EDEBİLİR. 

SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.

www.facebook.com/pages/Zeki-Arslan/648137115220030  


  · 17 Ekim 2013 · 



MOSSAD OPERATİF ŞEBEKELER..


Dünyanın bildiği bir konu İSRAİL askeri istihbaratı MOSSAD dünyanın en büyük yerel ağına ve bu ağa dayanarak dünyanın en aktif OPERASYON kabiliyeti olan bir istihbarat örgütüdür.

Ülkemizde MOSSAD İsrail kurulduğundan beri dost servis olarak kabul edilmiş,ülkemizdeki tarihsel tabanı ve ülkelerimizin komşu olması dolayısı ile özellikle TSK ve MİT 1958 yılından beri çok sıcak ve yakın ilişkiler içinde olmuş adeta MİT toplanan bilgiler,MOSSADA kendi kaynaklarımızla akmıştır.

İlerde sizlere çok konuşulan yıllarca ASALA yı bitirenler olarak geçen bir çok şehir efsanesinin aslında arkasında başka işler olduğunuda burdan yazıcam tabi özellikle NAMUSLU ve ŞEREFLİ MİT mensublarını tashi ederek.

Gelelim MOSSAD ın bir şebeke kurma olayına ne kadarına nerde ne kadar şahit olmuşuz burdan insanlarımıza anlatmaya çalışalım.

Stratejik bir RUSYA hattını ilgilendiren bir iş kolunu değerlendiren ÖZEL AJANIMIZ yanında beş yıldır bulundurduğu genç bir çocuk fakat bu çocuk MİT uzantısı bir hücre tarafından GÜVENLİ MEKAN kabul edilen yerde muhbir olarak görev yapıyor,ÖZEL AJANIN tüm sosyal hayatı ve ilişkilerini,kurumla ilişkili bir guruba aktarıyor,bu arkadaşımız çok dindar çeşitli tarikatlara dinleyici ve kuran meallerini okumak için gidiyor,o kadar dindarki bazen fatih cami üstündeki onarım çalışmaları için bile boş zamanlarında ALLAH için gidip yardım ediyor.

Bazende devamlı güvenli merkezde olduğu için ÖZEL AJAN yerinde olmuyor,kurumun ÖZEL AJANIN üstüne pas atmak istediği kişileri yönlendiriyor,yani PASÖR vazifesi görüyor.

Yıl 2004 başları ÖZEL AJANA ,İSMAİL ağbi telefonla bir bey aradı daha evvelde işini yaptık moskovaya gitti,yine gelicek şimdi çok bilgili bir adam biraz sohbet et bir yere ayrılma,gerçekten beyefendi geldi,yaşını almış olgun sakin temiz,basit,dikkat çekmeyen bir beyaz türk DIŞ SİYASET ve politikadan konuşup bir kahve içtikten sonra beyefendiyi yolladık.Olay böyle kaldı.

2005 yılında İSMAİL J.GN KOM. Askere başlamışken aniden ÖZEL AJANI araması ile garip bir telefon trafiği başladı ağbi beni kurtar köyü MOSSAD bastı dedi nerdesin dediğimde köydeyim dedi ve telefon kapandı.

Anında ÖZEL AJAN askerin bulunduğu bölgedeki JANDARMA komutanı ile telefon ile görüşerek,durumdan ne olduğuna öğrenmek istedi,komutanla görüşüldü,ÖZEL AJAN konunun muhtemel olabileceğini teyit edince JANDARMA komutanı İSMAİLİN memleketine JİT timi çıkardı fakat JİT timi gittiğinde,İSMAİLİN askeri hastanede müşade edildiğini öğrendi,ve ASKERİ HASTANE personeli JİT timine ismaili almasına müsade etmedi,bu sefer JANDARMA KOMUTANI,ÖZEL AJANA istanbula dönerek İSMAİLİ bu hastanede koruyacak ASKERİ veya MİT özel bir personelin olabilirliğini sordu ÖZEL AJAN bunada tahmini cevap verdi.

Gelişmeler böyle iken İSMAİL den tamamen ses kesildi ve birkaç ay sonra ismail İSTANBULA aniden çıktı geldi tüm tanıdıklarını 1 hafta dolaştıktan sonra,ÖZEL AJAN ın yanına geldi, ÖZEL AJAN sıkıntıların burda çok olduğunu söyledi ismaile sordu ne oldu son diye ağbi dedi,HASTANEYE sorgu karargahı kurdular,beni hastane vermeyince peki sorguda sana ne sordular ağbi yakışıklı pahalı takım elbiseler giyen birkaç kişi geldi,bana soru sordular bende KİMLİK sordum,ismail paşada sensin komutanda sensin ben buraya kadar girdiğime göre sen benim soruma cevap ver,bunun üstüne İSMAİL sormuş bu senin ağbin ne iş yapar İSMAİLDE sen ne iş yapıyorsan oda onu yapıyor demiş,yanımdaki SİVİL SAVUNMA görevlisi arkadaşımla güldük fakat İSMAİL kesinlikle,gerisini sorguda hatırlamadığını beyan etti çok yorgundu sıkıştırmadık,İSMAİL yanına gelim ağbi dedi ,ÖZEL AJAN ismail şimdi memlekete dön dağlarda,biraz kal eylül ayında gel başlarsın o zaman kadar dinlen biraz,tamam ağbi dedi ve beraber çıktık evine bıraktım ordan terminale geçti iki gün sonra memleketinde babasının silahı ile intahar ettiği haberi geldi,İSMAİLİN son söylediği memleketinde tabib bir havacı binbaşının özel muayenesinde pisikolojik tedavi gördüğü ilaç verdikleri.ve TSK personeli olarak ilişkisinin kesildiği anlattı.

Olayların dahada ilginç yanı İSMAİLİN ölümünden bir hafta sonra büyük bir Musevi HOLDİNGİN patronu,her zaman özel sekreteri ile aratırken direk kendi araması ve ÖZEL AJANLA görüşürken yarım ağız İSMAİLİ sorması ÖZEL AJANIN hakkın rahmetine kavuştuğunu YAHUDİ PATRONA söyleyince,patronun aniden telefonda sıkıntıya aşırı girmesini ÖZEL AJANIN dikkatini çekmesi mütakip bütün hadiselerden sonra,2011 yılında İSMAİLİN tanıştırdığı 2004 yılındaki kişinin HAVA ALBAY V.L olduğu MOSKOVA askeri ateşesi olarak RUSYADAN NON GRATE PERSONE olduğunu gazateden okuyupta resmide görünce içinden küfür ettiğini bana,anlattı daha uzun sohbetlerimizde bir çok hadiseyide anlattı ÖZEL AJANIMIZ okuyucularımızdan özür diliyorum bazı yerleri DEVLETİMİZİN ULUSLARARASI VE İÇERDE GÜVENLİĞİ İÇİN KESİP TRAJ EDEREK VERİYORUZ KUSURUMUZA BAKMAYIN,ÖZEL AJANIMIZINDA HAYATI TEHLİKEYE SOKMAMAK İÇİN BU ŞEKİLDE İSİMLERİ SAKLAYARAK VE KISALTARAK AKTARIYORUZ SİZLERE VERMEK İSTEDİĞİMİZ ÇALIŞMA SİSTEMLERİNİ ÖĞRENEREK DERS ÇIKARMANIZ…



SAYGILARIMLA,ZEKİ ARSLAN 


 17 Ekim 2013 · 

AVRASYA 96-MİT



Sevgili kardeşlerim uzun yıllardır ülkemize verdiği hizmetlerle sır olan bir kurumumuz olan BAŞBAKANLIĞA bağlı MİT müsteşarlığımız, kamuoyunda bazen doğru bazen tamamen asılsız haberlerle gündemimize geliyor,halkımızda konusu çok gizemli ve ilginç olduğu için merakla ve heyecanla MİT ile ilgili haberleri takip ediyor.

Köşemizden bildiğimizce buradan tarihsel kısmına girmeden ona ileriki yazılarımda ve safhalara bırakmak istiyorum kısaca size yaşımın verdiği yaşantı içindeki yıllardan ve günlerden konuları doğru bir şekilde aktarmak isterim.

1992 yılı itibarı ile sayın dönemin başbakanı SÜLEYMAN DEMİREL beyefendinin koltuğa yeniden oturması ile asker müsteşar geleneğinden gelen MİT ilk defa sivil bir müsteşar getirilme isteği hasıl oldu ,birkaç isim üstünde durulurken DIŞ İŞLERİ BAKANLIĞINDA BÜYÜK ELÇİ olarak önemli vazifelerde bulunan sayın SÖNMEZ KÖKSAL beyefendi göreve geldi,onun müsteşarlığında özellikle 1992 yılındaki NEWRUZ hadiselerinden sonra devletteki büyük terör sıkıntısı güney ve doğu anadoluda MİT da MİLLİ GÜVENLİK KURULUNDA görüşülen kararlarla hızlı yapılanma ihtiyacı oluştu ve bu birimler kamuoyunada yansıdı özellikle ÖZEL İSTİHBARAT ve devamı KONTRTERÖR dairesi gibi,tabi ülkemiz topyökün bir seferberlik düşüncesi ile tüm kurumları ile bir yoğun çalışma içine girdi her daire başkanlığı bir birini destekliycek uyumlu bir çalışma ile efsane olabilecek çalışmalar yaparak bir yerden diplomatik,bir yerden örtülü operasyonlar bir yerdende yabancı hasım ülkelerden bize gelen karşı saldırıların kaynağını imha etmek için öz verili çalışmalar bir yerden ülkemizin güvenlik güçlerinin tümüne uygulanan BATI devletlerinin örtülü silah ve teçhizat ambargosuna alternatif yollar aramak, bir yerden özellikle BOSNA savaşında ve sonraki ÇEÇENİSTANDAKİ ,RUSYA FEDERASYONU ile ayrılıkçı çeçen milislerin çatışmasının doğal sonuçları hem orda hem burada bizi içine alan büyük eylemler ve organizasyonların bir fiil içinde çalışırken,birde vatansever insanların kendi içlerinde çekişmeleri kurum içinde ve dışında oluyor,özellikle kendini bu vatan için feda eden insanları bazı MİLLİ OPERASYONLARDA arkadan baltalamak,VATANA İHANET seviyesinde kurum içinde ve kurumun,dışarıdaki yapısal faliyetleri olan gurupların BATININ büyük istihbarat örgütlerinin ortak saldırıları ile uğraşmak,bir yerden kozmik bilgileri operasyon ortasında sızdıran siyasetçi,bürokrat işadamı kisvesindeki yapılarla mücadele ediliyordu.



Fakat SAYIN SÖNMEZ KÖKSAL döneminde azami özellikle ülkemiz tüm kurumları ile terörle baş etmiş 1996 yılına geldiğimizde terörü asgari düzeye çekilmiş,fakat aniden ülke içinde bir 28 şubat yaygara kopartılmış büyük şehirlerde büyük olaylar suni tezgahlanmış GAZİ gibi,dışarıda KARDAK kırizi ve içerde SABANCI SUİKASTİ gibi hadiseler gelişmişti.

Örnek bir operasyon vermek gerekirse o dönemde şunu verebiliriz TRABZON limanında kaçırılan AVRASYA feribotu kaçıran ayrılıkçı ÇEÇEN güçleri ve buradaki yerel bağlantılarından MUHAMMET EMNİN TOKCAN gurubu, tabiî iki ülke deniz sahasında böyle bir hadise olunca kıritik saatler başlıyor MİT bağlı tüm kontrispiyonaj ve kontrterör birimleri ayağa kalkıyor,bir yerden gemideki eylemi sonlandırmak için yoğun deniz kuvvetlerimizin desteği ile çalışılırken bir yandan kamuoyunun bilmediği ilgili ülkenin yetkilileri ile çok sıcak gizli temaslar oluyor uykusuz saatlerde ve bu temasları sağlayan irtibat görevlileri ile MİT yetkilileri arasında bazen uslup ve ses seviyesini artıracak gerilimlere yol açıyor,ve gemi istanbula doğru yol alırken özellikle istanbuldaki ilgli KONTRİSPİYONAJ şubesi büyük bir gayret ve elektronik teknik istihbarat ve bilgisayar taramasından geçirilerek Adapazarı bölgesinde Muhammet emin tokcanı kendi Kafkas örf ve adetlerinde ikna edicek 10 kişilik bir listeden TİLKİ KOD adlı SELİM GÖSTERİŞLİ beye ulaşılıyor aynı anda ANKARA başkanlığa MUHAMMET EMİN TOKCANIN kardeşi EBUBEKİR(FARUK)TOKCAN davet ettirilerek konunun ikna yolu ile çözülmesi için çalışma başlatılıyor ilk anda çalışmalar başarılı olunamıyor daha sonra aniden ANKARA başkanlıkta kimler karar veriyorsa ünlü bir gazatecimiz gemiye iniyor fakat onun gemiye inmesi burada karşı ülke ile teması olan irtibat görevlisini zor bir duruma sokuyor,ülkemize RUSYA FEDERASYONUNDAN ALFA timlerinin getirilmesi bile teklif ediliyor ama MİT ve özellikle deniz kuvvetlerimiz gemileri MİT ilgili tekneleri ve en önemlisi SAT ve SAS komutanlığına bağlı timler boğaz açıklarında artık son mühlet saatlerinde gemiye çıkmak için hazırlık yapıyorlar,fakat kamuoyuna mal olucak basından canlı olarak TİLKİ SELİM ve MUHAMMET TOKCAN arasındaki telsiz görüşmeleri ile kaçırma eylemi son buluyor ve güvenlik güçlerimiz ALLAHIN yardımı ile kan akmadan gemiyi teslim alıyor.

Bu operasyonun başlangıcından itibaren tüm sonlana kadar hadiseyi MİT ve onun personeli yönetmiştir 72 saat gibi bir zaman kimse uyumadan buradan daha açıklayamadığımız büyük devlet adamları ile geçen bir operasyondur.

SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN 








 · 19 Ekim 2013 · 

REYHANLI VE TAARUZ SALDIRISI.




 12.5.2013
Ülkemiz son 40 yıla yakın iç ve dış terör saldırılarına maruz kalmakta artık bunları yazmaya veya anlatmaya gerek bile yok.Son cilvegözü ve dün gerçekleşen reyhanlı saldırısına geldiğimizde bunların terör saldırısı değil muharebe esnasındaki sabotaj ve taktik gerilla sınıfında bir saldırı olduğunu teknik olarak kabul etmeliyiz.Başka bir ülkenin topraklarından gelen askeri özelliği olan bir saldırı.Aslında geçmiştede PKK saldırılarına terör saldırısı desekte burdan yanlış anlanabileceği için yazıya dökmek istemiyorum.
Ne oluyor,insanımız coğrafyadaki milletler her birimiz büyük acılar ve yıkımlar yaşıyoruz,arap,kürt,türk,çerkez ,acem belki ermeniyi bile sokabiliriz netice itibari ile onlarda bu coğrafyada yaşayan milletler içinde.
Ne olduğuna bakmak için geçtiğimiz yüz yıla kadar inmemiz gerekir ama ben burdan kendi ömrümle ilgili zaman ve mekanlara inmek istiyorum.
İşin sırrı birinci körfez harekatından evvel BATI emperyalizimin zinde deniz aşırı güçlerinin ilk olarak yeni bitmiş İRAN IRAK savaşından sonra çeşitli povakasyonlarla IRAKI KÜVEYTE saldırtması ile büyük plana start verildi.Burda ülkemiz içinde operasyonel harekat merkezi kurgulanmış yine türkiyenin bazı elit güçleri taşoron olarak kullanılmış,arkasından ABD güçlerinin körfeze girişi ile kuzey ırakta oluşturulan 36 paralelle orda ilk üst bölgesi Barzani ve Talabani peşmergelerine kurdurulmuştur.Bunları kısa geçersek vatandaşımızın canlı olarak yaşadığı bildiği hadiseler.
Bölgemizde bu oluşum oluduktan sonra PKK terör hareketi kuzey ırakta büyük üst bulmuş karargahının büyük kısmını kuzey ıraka taşımış ve ülkemizi ordan daha kolay bir şekilde vurmaya başlamış bu ülkemizde karşı hem devlet hemde devlete bağlı seferberlik kapsamında bir kontra faliyeti 1990 lı yıllar boyunca getirmiş aynı anda kafkasyadaki karışıklıklar BOSNADAKİ iç savaşla birlikte parçalanma ilk fay hattının kırılmasıdır.
1999 geldiğimizde APO nun ülkemize ihanet derecesinde teslimatı ile içerden ve dışardan yeni bir şüreç başlatılmış bu yeni şüreçtede bu günlere kadar gelinmiş,iyi veya kötü bir barış şürecine başlanılmış,fakat suriyede devam eden süreç ıraktaki ikinci körfez harekatının getirdikleri,israilin özellikle bölge politikaları İRANLA karşılıklı birbirlerine bazen gerçek bazen sahte hamleleri ve tüm bunların ortasında TÜRKİYE…
Coğrafi konumu jeostratejisi çok tehlikeli olan bir konuma sahip ülkemizin aslında hedef olduğunu çok iyi bilmemiz ve yurttaş olarak buna göre sağduyu içinde insanlara kin ve öfke ideolojik nefret duymadan AKİL bir insan olarak hareket etmemiz ülkemizi ayakta tutmak ve güçlü olmak için yapılacak en önemli olaydır.
Bu çemberi EGE DENİZİNDEN,DOĞU AKDENİZ ve ordan suriye,ırak,iran kafkasyaya kadar olan içinde TÜRKİYEYİ parçalama seviyesinde düşünülmüş bir operasyondur,bunda DÜNYADAKİ emperyal güçler her şekilde çalışmaktadırlar.
Bu tip SALDIRILAR,denenecek bir örgüt tasviye edilirken bagajdan yeni patlamamış lastikler çıkartılacak bu lastiklerin sadece markaları farklı olucaktır.
Hangi mezheb,din,dil,ırkatan olursak olalım bir birimize inanmaya ülkemizin komşularınıda unutmadan en önemli TÜRKİYE insanının hoşgörü ve misafirperverliğine helal getirmeden davranalım,şurdan ekliyceğim,ülkemizi parçalamaya gelenler yukarda saydığım dinlerin,mezheblerin,ırkların içinden kendilerine göre insan kaynağı şeçerek geliyorlar maskeli yüzlere çok DİKKAT edelim.
ÜLKEMİZE ÇOK GEÇMİŞ OLSUN,ÖLENLERİN BAŞI SAĞOLSUN,YARALI İNSANLARIMIZA ACİL ŞİFA ALLAHTAN…


GEÇMİŞ OLSUN…
ZEKİ ARSLAN 






 BAŞÇAVUŞUN EŞŞEĞİ....




 25.06.2013
Sevgili dostlarım ve arkadaşlarım ülkemizde üzüntü verici,günler geçiriyoruz,tabi kardeşlerin bu şekilde bir birini kırması çok üzücü olduğu gibi düşündürücü.
Düşünmeye isterseniz bir yerden başlıycaksak,AK partinin ilk iktidar olduğu 2002 kasım ayından sonra gelen merhum NECİP HABLEMİTOĞLU suikasti ile başlayalım,söylentiler büyük bir BATI devletinin derin yapısı ile bizdeki bazı güçlerin konsorsiyumu deniliyor hatta şu günlerde bu BATI devletinin GESİ parkı hadiselerinde adı çok geçiyor.
Hızlı geçersek,2003 kasın ikiz patlamaları Musevi sinagogları ve İngiliz konsolosluğu,ve o yıllardaki darbe planları ve 2005 ile gelen bazı örtülü halkın bilmediği kirli operasyonlar,arkasından danıştay saldırısı,hıran dink cinayeti ve uzayıp gelen 2013 yılına kadar porovakasyon,sabotaj,suikast,darbe,ve bunlara bağlı örtülü faaliyetler yani başka olaylarla üstü örtülen halklardan gizlenen istihbarat ve derin devlet faaliyetleri.
AK parti hükümeti tüm bunları,bir şekilde göğüsleyerek bu günlere kadar iyisi ile kötüsü ile ülkeyi getirdi.
Ekonomide ve ülke sathında özellikle inşa faaliyetleri başta olmak üzere büyük bir kalkınma hızı,eksikliği tarım ve hayvancılık olsada ve yeni bir sermaye sınıfının oluşumu ve bu oluşumun belirli kanımca MİLLİ bir siyaseti ülkenin eski burjuva sınıfına karşı sistemi yavaş yavaş otutturması ve eski sınıfın kullandığı kurumları artık kendi hegemonyası ve yönetimi altına alması,bu eski CUMHURİYETLE beraber oluşmuş burjuva sınıfını artık DIŞ bağlantılılarınıda içeriyi yönetememesinden kaynaklanan kaybetme korkusu ile elinde kalan son sivil kuvvetleri organize ederek GESİ PARKI sembolü altında bir isyan ve kalkışma ile ve gizli ajandalarındaki bazı açığa çıkacak metodlara güvenerek bu operasyona başladılar fakat ellerindeki attıkları taşlar yeterli gelmedi ve istedikleri gizli ajandalardan destekte bulamadıklarından 1 ay gibi süren ülkemize büyük zarar veren VANDALİZİMİN tüm örneklerini burda gördük ama burda ÖZVERİLİ VE DEMOKRASİYİ ASLINDA HEP KENDİNDE olan ama hiçbir zaman onun kollamasına ve korumasına bırakmadıkları ŞEREFLİ TÜRK İÇİŞLERİ BAKANLIĞI EMNİYET VE JANDARMA teşkilatları görevlerini büyük bir cansiperhane özveri ile yapmışlardır.
Sorun nerde son bu olayların organizasyonunda özellikle İSTANBUL,ANKARA,İZMİR,ADANA,ANTALYA metropol şehirlerimizdeki bazı semptler ve özellikle istanbulda BEYOĞLU belediyesi ve ŞİŞLİ belediye bölgesi alanında SEFERBERLİK TETKİK kurulunun MİT ve EMNİYET,haberelemanı kadrolarının bir kısmı tarihten gelen siyasi bir partimizin ideolojisini yüklenmiş bu yarı devlet hüvviyeti gurupların,zaten potansiyelini ta 1993 belediye şeçimlerinden sonra özellikle BEYOĞLU bölgesinde eğlence ve sosyal alanlarda faaliyet gösteren dernek,külüp lokal ve içkili eğlence mekanlarında oluşturdukları SOSYAL insan kitlelerini çok önceden organize ederek,bu vandalizim hadisesinde bu kitleleri olayların ön saflarında kullanmışlardır.
Dahası bu olayların en arkasındaki büyük sermaye gücü,asıl dış bağlantıyı ve BATININ büyük devletlerinin içindeki büyük ekonomik ve siyasi güç odakları ile hadiseleri tüm dünyadada başka türlü göstermişler,ve ülkemize büyük ihanet etmişlerdir.
Zaten bu güçlerin her türlüsünü ister BÜROKRASİDE,İSTER ÖZEL sektörden temsilcilerini çok çeşitli kisvelerle bu saydığım özellikle iki bölgede istanbulda bulabilirsiniz.
Yakıp,yıkma,kadına çoluğa,çocuğa ve devletin kamuyu korumakla görevli güvenlik güçlerine mukavemet edip topyökün saldırıya geçme ve bunu şirin göstermek için tencere tava,dans ve sanat etkinlikleri ve en son cumartesi günü KARANFİL çiçekleri ile eyleme başka bir barışçıl görüntü vermek bizim gibi konunun uzmanlarınca nasıl büyük uluslararası PROFOSYONEL iç ve dış yapının bu olayları organize ettiğinin göstergesi olmuştur.
Maalesef hükümetimizin hala bu konudaki sadece söyleme dayalı harekat tarzını anlayabilmiş değilim,çünkü bu yapı eğer ciddi bir karşı halkın,milletin ve devletin hukuki yaptırımına maruz kalmazsa bilinki daha ağır SAHRA TALİMATNAMELERİNDEKİ öğretileri ve kontrgerillanın çeşitli taktiklerini sivil direniş,provakatif hadiseler sabotaj ve suikastlerle devam ettireceklerdir.Hücreler halinde yapılandılar büyük hücrelerin yurt dışı lojistik ve istihbari insana dayalı kuryeleri var onun için özellikle MİT ve diğer güvenlik güçleri içinde bunlara yakın ideolojide olan kişilerdende lojistik ve istihbari bilgi yardım alacaklardır ve alıyorlardır.
TÜRKİYE İNSANINA BURDAN SÖYLİYECEĞİM SAĞDUYULU OLUN VATANINIZI SEVİN PROTESTOLARINIZ ÜLKEMİZ İÇİN YIKICI DEĞİL YAPICI OLSUN,DİKKAT BU VATAN HEPİMİZİM….!


SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN 


DR HAKAN FİDAN,MİT-MOSSAD




 19.10.2013
Sayın DR HAKAN FİDAN beyefendi için son günlerde özellikle AMERİKAN ve İSRAİL medyasındaki tehdite varan yazılar ülkemizde her alanda yankı yapmış özellikle medyadan daha etkili olan SOSYAL MEDYADA daha fazla ilgi alanı olmuştur.
Burdan sizlere uzun yılların birikimi olan tecrübelerim ve bilgim olan konularda sizlere aydınlatıcı bilgiler vermeye çalışıcam bazı konuları soru şeklinde bırakıcam çünkü bazen özellikle İSTİHBARAT dünyası ile ilgili konularda bazı olayların kapısını açık bırakmak gerekliliğini burdan söylemek mecburiyetimdeyim.
İstihbarat dünyasında örgütlenmeler aslında hiç bahsedilmesede özellikle devlet istihbaratı yapan kuruluşları dışardan yöneten derin, tarihten gelen güçler vardır.
Bu tip oluşumlar 2000 yıllık türk devlet geleneğindede olup son 60 yılda özellikle bu NATO paktına girmemizle ordaki derin yapıların stratejik yönetimine ağırlıklı giren bir yapıya dönmüş ne kadarda bu yapının içinde milli kalmış unsurlar olsada yapı NATO nun siyasi gücünün getirdiği bir hegomonik şekil almıştır.Kısacası devletin kozmik istihbarat gücünü şekillendiren gizli bir yapı vardır.Bu yapı kendisini devam ettirebilmek için ilerki yıllarda kendisinin kontrol edeceği her alanda insan kaynağı yetiştirir,örnek vericek olursak bu BAŞBAKANDA olur,ülke içinde mafya şefide olur zaten böylede olmuştur,tabi bu yapı içindeki konumlanmada iki parçalı olup bir birleri ilede rekabet eden bir şekli vardır.Her konuda……………..!
Fazla kafanızı bulandırmadan 1987 yılına dönelim aslında o yaz patlak veren kamuoyunun duymadığı 1.MİT RAPORU kırizi ağustos ayı ortalarında devletin gizli dehlizlerinde açığa çıktı ANKARADA bunlar devletin gizli kozmik odalarında münakaşa edilirken MAMAK muhabere okulunda 1986 döneminden genç bir astsubay arkadaşları arasında örnek gösterilen yüksek okul kariyerini yerine getiren ,ve tüm şimdi ismi MEBS olan muhabere eğitim merkez komutanlığındaki görevli devresi ve yakın devreleri tarafından örnek gösterilen bir astsubay sayın DR HAKAN FİDAN beyefendi.
Tabi istihbarat dünyasının duayyen yeri ülkemizde olan MUHABERE okulundan sonra bugüne gelen 25 yıllık süreçte MİT gibi kurumun başına gelmek aslında bu camiada çok hızlı yükselmektir CUMHURİYET tarihinde hiç kimseye nasip olmuycak bir görevlendirme 42 yaşında MİT müsteşarlığı.
Tabi istihbarat dünyasında derin merkezlerin taktiklerini bilenler özellikle uluslararası camia içinde istanbulda karaköy limanında bir şilepe miço bindirdikleri bir çömez istihbaratçı adayını 20 yıl sonra belki MİT müsteşarı olmasada önemli bir mevkiye oturtturulduğunu PROFOSYONEL istihbaratçılar bilir.
Sayın FİDANA baktığımızda 1987 başlayan süreç içinde devamlı akademik kariyeri olan kuruluşlarda bulunarak ülkemizde yeni fakat içinde büyük kavgaların olduğu CUMHURİYET içinde sistemde değişiklik yapmak isteyen AK parti iktidarının milletin yüksek iradesi ile kurum ve kuruluşları düzenlediği ortamda ve eski düzenle savaşında MİT geleneksel yapısını değiştirmek için kendisinin parti geçmişinde güvenlik teşkilatlarından alt yapısı olmadığı için fazlaca bu konulara vakıf devlet yöneticilerinden özellikle MİT eski müsteşarı çok eski deneyimi olana sayın EMRE TANER beyin girişimleri ile sayın FİDAN TIKA gibi yurt dışında çok önemli olan bir kurumun başına getirilmiş ve devamında sayın BAŞBAKANIMIZIN danışmanları ile kurulan bir özel birimle bu geniş imkanlarla bir koordinasyon çalışmasına dönmüş bunun yurt içi ve yurt dışı ayağının ARGE çalışmaları TİHNK TANK gurupları ile oluşturulmuş akabinde TIKADAKİ görevinden sonra sayın FİDAN MİT kurumuna geçiş yapmıştır

..
Yıl 2009 olduğunda hızla devam eden ERGENEKON yapısında MİT içindeki guruplarada sirayet edecek durumda olsada bu hep bir şekilde engellenmiş sayın TANER uzatmalardaki müsteşarlığı esnasında kurumda dış bağlantısı olan özellikle mossad ile çok tarihsel ilişki içinde olan gurupların tasviyesini hemen önleyemeyeceklerini bildikleri için bir kurum içinde anlaşma zemininde zannederimki bir anlaşma mutabakat üst makamlardaki guruplarla gerçekleştirildi,arkasından gelen SEFERBERLİK TETKİK KURULUNA girilmesi ile ordaki bazı kozmik bilgilerde bir şekilde öğrenildi,aslında kurum içindeki bu mutabakat,kurumun dışardaki seferberlik kapsamındaki,bazı MOSSADLA irtibatlı MİT mensublarının MİLLİ olarak gördükleri bazı kişileri tasviyesini bunlara KOD adı olarak KAPICI ve AYAK BAĞI olarak isimlendirilmiş kimseleri çeşitli senaryolarla tasviye ederek en sonunda sayın FİDANIN MİT müsteşarlığına oturmasına kadar olan şüreç tamamlandı ve ülkemizde çoktan görüşmeleri yapılan fakat kamuoyunun bilmediği PKK ile yapılan barış müzakereleride daha bir insiyatif alınarak ve aslında tüm ülkenin yapısını yöneten derin yapının özellikle İngiliz MI6 destekli PKK müzakerelerine devamına ön ayak olarak siyaset ve gizli bürokrasi şekillenmeye başladı.
Fakat emniyet ve savcıların yaptığı ERGENEKON OPERASYONLAINDA bazı MİT ve onla ilgili kurum personeli ile ilgili bilgiler çıkınca yine KJK ve MİT emniyete yaptırdığı bazı operasyonlarda savcılar ve emniyet mensubları değişik bilgiler ve yapılarla karşılaşınca emniyet,yargı ve MİT arasında bir huzursuzluk yaşandı ve bu tarihe 7 şubat 2012 olarak damgasını vurdu çok büyük yankı yaptı,hadiseye HÜKÜMET sayın BAŞBAKAN dahil oldu.
Burdan sormamız gerekli olan acaba olayın iç yüzü yansımamış sadece KJK dosyası olarak girmiş 7 şubat hadisesinin altında çok daha başka olaylarmı vardı sadece devletin güvenliği için tüm kurumlar bu dosyaya ÖRTÜLÜ OPERASYON dediğimiz asıl büyük olan olayı örtmek için KJK davası olarakmı göstermişlerdi,OSLO görüşmelerinin sızması bilinçlimiydi ortalık karışırsa DEVLET güvenliğini ilgilendiren daha büyük hadiselermi örtülmüştü burda sayın DR HAKAN FİDAN bey ve özel ekibinin nasıl bir dahli vardıki,ne yapmıştıki bu kadar devletin savcıları ve emniyet yetkilileri ile MİT kurumu arasında MECLİSİN kanun çıkartmak zorunda bırakacak olaylar zincirine sebeb vermişti.
Peki aynı 2010 nisan ayından itibaren MOSSAD burda bir kozmik operasyon ekibi ile örtülü operasyon yapmaya başlamışmıydı ve bu operasyonu 2012 yılın yaz aylarına kadar sürdürürlerken MİT içinden önemli bir ekip MOSSADA burda destek vermişmiydi,vede bu ekip burda seçimlerde MHP kasetleri,sayın BAŞBAKANIN ofisinin dinlenmesi gibi hadiselerin en gerisinde perde arkasındaki örgütmüydü,bu MOSSAD ekibi bu operasyonları yaparken ŞANTAJ yapıcak materyel ellerine geçirmiş olabilirlermiydi?
Merhum MİT mensubu K.K cezaevinde hayatının son bulması eski yapının OPERATİF baş yöneticisi olması acaba Seferberlik tetkik kurulundaki hadise, KAPICILARLA,AYAKBAGCILARIN haksız yere komplo ile tasviyelerinden çıkacak bilgilerin büyük skandal çıkaracak olmasından kaynaklanmış olabilirmi?
Bodrumda bir senaryo ile vurularak yakın çalıma arkadaşı tarafından öldürülen eski MİT mensubu H.A bu ŞANTAJ ve diğer başka hadiselerle ne kadar ilgisi var.
Sayın MİT müsteşarımızın bugünlerde bu kadar basında yer alması tarihinde sadece bir devlet kurmu olan MİT kurumunun bu kadar reklam olması,neyin alametleridir cumhuriyet tarihinde bu kadar öne çıkan bir MİT müsteşarı içerde ve YURT dışında kimler tarafından neye ve NİÇİN bu kadar maniple ediliyor,istihbarat örgütleri bizde ve tüm dünyada faaliyetleri ve başarıları ile anılan konularla tartışılırken bizde çok ehemniyet arz etmeyen basit casusluk gibi artık dünyada fazlaca modası kalmayan hadiselerle şuçlanarak hedef haline getirilirken başındaki insanın FİLM STARLARI gibi muameleye tabi tutulması biraz garip düşüncelere insanlarımızı sevk ediyor.
Sonuç bugün MOSSADIN bu kadar rahatsız olmasındaki çeşitli sebeblermi yoksa ülkemizdeki derin yapının zaman içindeki batılı devletlerle stratejik denge hesaplarında bugünlerde sanki İSRAİL ile bir çatışma havası vererek son ingilterede göz altına alınan üst askeri İsrailli yetkili gibi batı devletlerinin arka planda bir geniş anlamlı ülkemiz içinde TASVİYE sürecine girilecekken sayın FİDAN hedef yapılarak hem parlatılıp hemde bir tasviyenin büyük SENARYO KILIFIMI hazırlanmaya başlandı?Bu soruları verdiğimiz bilgilerle hafızaları canlı tutarak yapmamız lazım…!
Bir büyük sızdırmada ülkemizdeki koltuk dengeleri veya parlamento şekli değiştiğinde yeniden otuturulacak taşlarda kimler olabilir,burda FATURA İSRAİLE çıkartılabilirmi,mesela işte İSRAİLLE ve SİYONİZİMLE kapıştınız sonuçları bunlar oldu diye MOSSADIN elinde bulunabilecek sayın DENİZ BAYKALA yapılan türde bazı türkiyeyi dizayn edecek belge,bilgi,doküman,film kullanılabilirmi böyle geniş bir tasviye sürecinde….?
Sayın BAŞBAKAN zaman zaman çok akıllı politikalar ve fikirler yürütürken uzmanlık alanı olduğu için sayın DR HAKAN FİDAN beyin telkinlerine mecburen uymuş ama bunların sıkıntılarını görmüş olabilirmi,sayın BAŞBAKANIN bazı şeyleri yapmak isterken kendi fikirleri ve düşünceleri çerçevesinde, sayın HAKAN FİDAN beyin girişimleri ile bunları engellemesi bazı teknik konularda hatalar yaptırmış olabilirmi?Bunları kamuoyu tartışırken sesli bizimde sormamız ve düşünmemiz gereklidir sanırım.
Bekleyip görüceğiz………?
SAYGILARIMLA,


 

                                                                TSK,MİT-FÜZE1


22 Ekim 2013 · 


Sevgili okuyucular,sizlere türkiyenin günlük sorunlarını bildiğim yaşadığım kadarı ile vereceğim hem kendim yazarken analiz ederek sizlere sunucam hemde sizlerin ülkemizin derinliklerinde neler olduğunu anlayıp,kavramınızı istiyorum.
Çin milli silah şirketine,verilen bir savunma füze sistemi ihalesi var,sizlere daha evvelki yazımda TÜRK HAVA SAVUNMA KONSEPTİ&ÇİN adlı yazımda konunun teknik durumunu vermiştim,şimdi KURTLAR VADİSİ tadında dibini vereyim biraz
Yıl 1995 ocak aylarında bir gün bir yabancı üst düzey istihbaratçı ve MİT mensubu ZEKİ ARSLAN uzun zamandır bazı silah sistemlerinin peşindeler özellikle gizliliğe büyük önem verip,bulundukları yeraltı karargahında dinlemelere karşılık kağıt üstüne kısa notlar yazarak anlaşıyorlar,işleri bittikten sonra tüm notları yırtıp,olayların kozmik gizli tarafları bittikten sonra alkol alarak uzun vadeli stratejik istihbarat konularında ve kendi hayatlarından eski günlerden konuşuyorlar,tam bugünlerde yabancı istihbarat örgütünün mensubu ZEKİ ARSLANA bugün konyak içelim dedi,ZEKİ de incelik olsun diye,konyak benzeri bir içkimiz var ANKARA viskisi içermiyiz diye teklif edince yabancı istihbaratçı içeriz dedi fakat ANKARA VİSKİSİ ni içmesi ile çok kötü oldu gecenin geç saatlerinde berbat bir şekilde ayrıldılar.
Ertesi sabah ZEKİ ARSLAN yabancı istihbarat mensubuna ulaşmak istesede bir türlü bu gerçekleşmedi,öğleden sonrada yabancı istihbaratçıya ulaşamadı tam o esnada çok sevdiği ağbisi 1970 li yıllarda YIKICI FALİYETLER KONTRKOMİNİZİM dairesinde çalışan efsane PİLOT NECDET geldi,kendisi eski havacı astsubaydır,çay kahve faslı sohbet ederken aniden yeraltı karagahının kapısı çalındı ve yabancı ülkenin istihbarat görevlisi içeri girdi,ZEKİ heyecanla nerdesin diye sordu yabancı İSTİHBARAT görevlisi daha evvel tanıştığı PİLOT NECDETE bakarak nerde olacağım o…………… çocuğu bazı astsubaylar biz ANKARA VİSKİSİNİ içerken üstümüzden C-5 GALAXY(ağır nakliye uçağı) uçurmuşlar.
Ne diyorsun sen dedim ama suratının hiddetinden duramıyor,anladım yalnız kalmamız lazım PİLOT NECDETE göz attım müsaade istedi kalktı ve gitti.
Ne oldu dedim, ZEKİ SİZ HİÇ YUNANLILARA SAVAŞ AÇMAYIN DİREK ANKARA VİSKİSİ YOLLAYIN ONLAR ZATEN BUNU İÇTİKTEN SONRA TESLİM OLUCAKLAR? Dün gece komşumuz olan ülkeden bir hava savunma füze ateş idare bölümünü ABD, NSA ekibi gece bir askeri alana C5-GALAXY nakliye uçağını indirerek daha evvelden organizasyonunu yaptığı üstteki görevli astsubaylara yüzerbin dolar para vererek uçağa FÜZE sisteminin ateş idaresini yükleyerek aldıkları SAHTE UÇUŞ SLOTU ile de tüm hava radarlarını atlatarak ABD indirmişler NSA taşoron RAYTEON SAVUNMA FİRMASINA yapılıyor operasyon,ABD PATRİOT hava savunma füze SİSTEMLERİNİ üreten firma.


ZEKİ nasıl olur dedi..?Yabancı istihbaratçı bu operasyonu sizin MİT örgütünüzün bazı üst yöneticileri ne karşılığında şu anda sızdırmış bilmiyorum ama bir şey karşılığında sızdırdıkları belli çünkü operasyon yapılan ülkenin DIŞİŞLERİ bakanlığı şu anda sizin dış işleri bakanlığınıza NON GRATE PERSONE vericek ordaki diplomatlarınızın casusluk yaptıkları hakkında,yinede bunu sana olan sevgimden söylüyorum dostluğumuz büyük,bunu ülkenin istihbaratına bildir haberleri olsun sende bak bakalım MİT tepe noktalarda dolaşan maddi menfaat için bilgi sızdıran hain kim bir öğren,çünkü daha işimiz var seninle ZEKİ kardeşim,tamam arkadaşım diyerek ayrıldılar….
Sevgili okuyucularım,bu olayların gerisi ve ilersi var yazıma NO-1 diyip devamı için sizlere böyle sunuyorum,içindeki olaylar tamamen yaşanmış hayal mahsülü değil gerçektir onun için ülke ve istihbaratçı arkadaşımın adını veremiyorum.


PİLOT NECDET bey efsane olan bir isimdir,daha sonra hakkın rahmetine kavuşmuş bu işlerin içinde ona vefa gösteremediysek ALLAH beni affetsin mekanı cennet olsun,ALLAH RAHMET EYLESİN.
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN

                                                                             BAL TUZAĞI,ŞANTAJ


24 Ekim 2013 · 

                                                         


Sevgili okuyucularımız hergün basın ve medya dünyasında sık,sık adi vakadan haberlerde okuduğumuz seks tuzakları ve kaset olaylarını birde devletler nezdinde ve uluslararası arenadada son yıllarda çokça şahit olduk,ve bu konularda büyük askeri ve siyasi alanda kamuoyunun şahit olduğu son dönemde ülkede parlementosunun dengesini bozucak hadiselere, TSK ve hatta bu konularla çok yakın alakadar olan bir yerde tüm bu taktikleri devleti için kullanan bir örgüt kabul edeceğimiz MİT içinde bile mağduru olmuş personellere şahit olduk.
Bu kadar geniş bir olayı,insanlığın gelişimi ile milyarlarca örneği olan hadiselerin sizlere kısa ve basit örneklerini vermek isterim.
Özellikle büyük bal tuzakları hedeflerin çok önceden gelişimini ve onların nerelerde nasıl stratejik konumlarda olucağını ya iyi bilen yada o hedefleri o mertebelere getiren insanların özellikle bazen bu tip kaset,cd,fotoğraf dökümanter materyalleri önceden topladığı bazende günün içeriğine göre güncel olması için, o dönemde acil harekat tarzlarında yapılan ve bir şekilde kullanıma sunulacak seks içerikli materyalin şeçimi.
Bunda ilk hedefin tüm kişiliği yakin istihbar edildiği ,gibi hedefin hangi tür kadın ve hangi özelliklerinden hoşlandığı en ince detayına kadar istihbar edilir bazen bu sapık ilişkiler için erkek,kadın,çocuk gibi argümanların hepsi karşılaştırılacak şekilde hedefin eğilimlerine göre çalışılır.
Dünyada tüm devletlerin istihbarat örgütleri ve bu örgütlerle ilişkili hücreler vardır bunlar devamlı rutin bu sapkın işlerle uğraşırken istihbarat örgütleri ve özel sektör isteği içinde bu tip insana dayalı kaynak ve bunu delillendirecek ve foto film ve takip tarassut ekipleri ellerinde devamlı hazır bulundurulmaktadır.
İstihbarat örgütlerinin özellikle teknik takip tarassut şubeleri ülkenin bekası için bu tip operasyonlara hazırlıklı teknik ekipleri ve insana dayalı kaynak sistemleri güncel vardır,bu sistemlerle devletin bekası ve koz elde edici karşı devletlere karşı her konuda üstünlük sağlamak için bu tip yoğun çalışmaları olur,gayet doğaldır…
Tabi konu böyle olunca güç elde etmek çeşitli özel gurupların,insanların resmi kaynakların zaman içinde çeteleşmesinden bunun uluslararası düzeyde beraberliğinden dolayı tehlikeli hal alan bir durum ortaya çıkartır.
Mesela, sayın büyük bir parti başkanımızın ve sonrası diğer muhalefet partimizin sayın vekillerinin başına gelen, tecrübelerimle,ülkemiz içindeki belirli güç odaklarının yine burda istihbarat örgütümüz içinden bazı kimselerin gayrinizami oluşturdukları genellikle bunlar ya bu işleri dışarda meslek halinde yapanlardan yada istihbarat örgütlerinde bu foto film konularında uzman olmuş daha sonra emekli olmuş kişilerden oluşturulan profosyonel ekiplerle çalışılarak yaptırılarak sonra elde edilen materyal şimdilerde BARON diye adlandırdığımız kişilere teslim edilir bunlar muhafaza ederek gerekli olduğu zaman kullanılmak üzere saklar ve bunu gerekli şekilde zamanı geldiğinde kullanırlar.


Bir örnek verek konuya nokta koymak isterim olayın mahremiyeti açısından örnek bile vermek zor,2004 yılında stratejik bir konuda istihbarat çalışması yaparken ASKERİ bir alanda bazı toplantılarda,bazı önemli iktidar siyasetini götüren insanlara rast geldim,tabi konunun içine girince bu kişlere yakın çok alımlı bir hanfendi ile karşılaştım ve ani samimi kendilerince bir ilişki doğdu,daha sonra istihbarat faaliyetlerim sırasında şu anda kaçak olan yurdışında bazı asker ve sivil Ergenekon üst sanıkları ile bu hanfendinin yakın temasını tespit ettim ve rutinin içinde hadisedeki dostluğumu götürdüm.
ERGENEKON OPERASYONLARI başlamadan sadece birkaç ay evvel şahsımın bu konuda taraf olucağını anlayan güçler,bunlar özellikle çok derin yapılanmış bir hücre aniden bir yıldan fazla görmediğim hanfendiyi ısrarcı ve çok cazibeli şekilde karşıma çıkardılar,
Hiç unutmuycağım,özellikle muhafazakar islami bir kesimin yaşadığı büyük dev bir kent-site konumundaki bir istanbuldaki yere ve ordaki bir haneye aşırı seksi giyinmiş hanımla çekmeye çalışıyorlar,tabi ben bunun bir ERGENEKON tertibi olucağını birkaç gün evvelde haber almıştım,hanfendinin uzun uğraşları sonrasında hatta yemek yerken ve sohbet ederken ben istediği adrese gitmeyince,yanımdan ayrılmadan son dönerek bu gece çok kötü şeyler olucaktı demesi tamamen başarısızlığını bana gösterdi,arkadaşlar arkasından takibe aldıklarında istiklal caddesinde gece tünel çıkışında AUDİ marka lüks bir araca bindiğini arkadaşların verdiği bilgiden öğrendik,aracı kullanan şahsın önemli bir ERGENEKON üyesi olduğunu ve kim olduğunu aktardılar.
Çok enteresan 2010 yılında rahatsızken bana kurulan komplo operasyonda davacı olan şahıslardan birinin yakınını bu hanfendi ile 2004 yılında çok yakın temastayken istihbari bilgilerini aldım…Kusura bakmayın isim ve mekan açıklayamam istihbari bilgi olduğu için kanunen bu tip isim vererek açıklama yapam imkansız ama önümüzdeki zaman ne gösterir SİCİM bir yerden boşalırsa herşey kendiliğinden ortaya çıkar hatta yabancı birkaç devletten yine KASET olarak büyük resimin topluluğun fotoğraflarını ASKER,SİYASETÇİ,İŞADAMI çıkmasıda muhtemeldir,olmuycak olay artık yok.


İstedimki roman tadında ve olayların nasıl olduğunu teknik anlamda bilmenizi,olurya ilerde bir şey olursa isimli cisimli kanlı,canlı,alkollü alemli anlatırız…..
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN
BLOGGER 24.12.2014 EKLENMİŞ 2013 EKİM AYINDA YAZILMIŞ YAZILAR.