27 Kasım 2014 Perşembe

TAŞERON OPERASYONLAR….


Sevgili arkadaşlarım,bazen yazılarımın başında ve sonunda bazı konulara açıklama getiriyorum,sizleri bilgilendirmek için.
Arkadaşlar ben istanbulda eskiden bitirim tabir edilen bir kültürün içinde büyüdüm.Allaha çok şükür bizim kültrümüzde tüm kültürlere dini inançlara saygı ve sevgi vardı onun için yazılarımda tuaf gelen sizlerin inançlarına ters gelen söylemlerim olur burdan böyle durumlar oluyorsa özür dilerim.

Biz dost dediğimiz insanı dost bilir,onun hakkında konuştuğumuz zaman herhangi bir menfaat için değil,onun delikanlılığı için konuşuruz.Eğer kendine göre şüpheleri veya sakınca ve korkuları olan varsa onlardanda özür diler,dostluğumuzun bahsini konu etmeyiz.
Arkadaşlar ben bu bitirim kültürü içinde büyürken daha beş yaşındayken büyüdüğüm yerin sokağın başında şimdi merhum CUMHURBAŞKANLARIMIZDAN biri sokağın sonundada yine şimdi merhum BAŞBAKANLARIMIZDAN biri oturuyordu,sokağın orta bölgelerini saymama gerek yok sanırım,bunlarla ilgili aktüel anılarımı sizlere Pazar günleri vermeye çalışıcam.

Hatta size istanbulun namlı ÇETELERİNİ bulundukları bölgelerde mafyayı nasıl ürküttüklerini kaleme alıcam,yine bunların icraatlarını atılan ve yenilen dayakları dönemin polis şeflerini ve polislerini aktarıcam….

Ben sayın CEM KÜÇÜK beyin cesaretle yazdığı yazıları taktir ediyorum,bugünde böyle bir yazı yazmış,doğruya her zaman şapka çıkartmak lazım,ama dün sosyal medyada bir arkadaşımız gazeteci sayın NAZLI ILICAK ile dalga geçiyor 12 eylül 1980 de sayın ılıcak askerlere karşı koyup eleştirmiş diye.Evet ben yaşadım o günleri sayın NAZLI ILICAK merhum eşinin gazetesi TERCÜMAN dan DARBECİ GENERALLERE çok ağır eleştiriler getirdi ve iki ay hapse girdi onun arkasındanda merhum ECEVİT yazdığı yazılardan dolayı tekrar gözaltına alınarak hapse konuldu.Arkadaşlar DOĞRU,DOĞRUDUR?DOĞRUNUN yanlışı olmaz..!!

Şimdi arkadaşlar uzun zamandır bir TAŞERON söylemi var,ben size bunu kısa izah ettikten sonra İSTİHBARAT örgütlenmelerindeki TAŞERON kavramını anlatıcam.
Arkadaşlarım bulunduğumuz coğrafyalarda biz ve bizden geri kalmış ülkelerin,ticaretleri,sanayileri,siyasetleri hepsi TAŞERON dur.Taşeron olunmaması için kendi reel, sanayisi,ticareti,siyaseti en başta EMPERYAL devlet olman gerekli yoksa A dan Z ye hepimiz her iş kolunda TAŞERONUZ….?
Taşeron İSTİHBARAT ve ASKERİ operasyonlara geldiğimizde çok konuşulan hiç bilinmeyen bir mesele olmasından dolayı size konuyu burda biraz açıcam.
Arkadaşlar bir DEVLETİN çok basit yapıpta ama dünya konjöktüründe yapamıycağı ,yaparsa o ülkenin çıkarlarına veya bütünlüğüne uluslararası alanda zarar vereceği için bunları devlet organları içinden RESMİ statüde yapmıycak devlet organları dışında tamamen sivil devletle bir bağı olmayan personel,kurum,guruplara uzmanlık alanları ve bilgilerine göre yaptıkları işlerin toptanına TAŞERON İSTİHBARAT ve ASKERİ operasyon denir.Taşeron ASKERİ OPERASYONLARIN tanımlaması farklıdır ona PARAMİLİTER denir,TAŞERON İSTİHBARATÇILARADA kurumsal tabirde PROFOSYONEL olarak adlandırılır.

İstihbarat örgütlerinin genelinde tüm dünyada sevilmezler ama hep bir kenarda tutulurlar,lazım oldukları zaman duruma göre çeşitli siyasi,maddi menfaatlere göre bunda işin boyutlarıda uluslararası alanda önemlidir,rakam veya istenilen siyasi güç açısından.
Mesela merhum ABDULLAH ÇATLI bir taşoron istihbarat görevlisiydi,ne için bunu baştan kabul etmiştir,hapisteki ülküdaşlarını kurtarmak ve TÜRKİYENİN başına bela olmuş bir terör örgütünü tasviyenin bir vatan vazifesi olduğu için bu işleri yaparken para ve silah almışmıdır,onu artık dosyadaki konuma göre değerlendirmek gerekir,fazlada dosyalara inanmamak lazım nedenini anlatıcam yazımın devamında.

Türkiyede azda olsa konumuna ve uzmanlık alanına göre TAŞORON İSTİHBARATÇI ve PARAMİLİTER vardır.Bunlar pek bilinmez ama mesela şu verdiğimiz merhum ABDULLAH ÇATLI örneğinde genelde yurtdışında operasyonun sonunda veya sonlandırılması istenilen noktada İSTİHBARAT yöneticilerince kelek atılmıştır.Türkiyeye döndükten sonrada zaman içinde kaza oldu denip özür dilenmiş sonraki duruma görede ikinci işte ödeşiriz denildikten sonra ikinci iştede genelde bir müddet sonra yine bir KOMPLO ile yok edilmiştir,iz ve SIR kapsamında delil kalmasın diye.

Maalesef gelişmiş DEVLETLERİN istihbarat örgütleri taşoron kullandıklarında ne vaat vermişlerse onu yerine getirip,eğer faliyeti götüren istihbaratçı zararlı değilse yol verir gönderirler.Geri kalmış ülkelerde büyük çoğunluk dosya kapatılırken istihbaratçıya komplo kurup,kurtulmak vede vadedilen maddi emtia varsa onu bir şekilde dolaylı yollardan kaybedip yok etmek,hakkını arayabilecek bir konumda olmamasını sağlamak yada zaten ölmüştür,dosya tamamen kapatılmış,bu operasyonu götüren desk oficer(masa görevlileri) ve onların en tepe sorumlu olduğu kişilere göre  ucu açık operasyonun büyüklüğüne göre yetki dağılımı değişebilir öyle operasyon vardır CUMHURBAŞKANLIĞINDAN yönlendirilmiştir mesela ÇATLI döneminde KENAN EVREN paşa ve köşk yetkililerinin onayı ile yönetilip yönlendirildiği bilinir.MADDİ emtia  eğer sahada çalışana verilmek için dosyaya geçirilmişse ,iç edilir genelde bu gelişmemiş ülkelerde uygulanan yöntemdir…

Mesela ÇAKAL CARLOS lakaplı ve isimli uluslararası terörist diye adlandırılan İLİİÇ RAMİREZ ŞANÇEZ ASLINDA taşeron bir istihbaratçıdır,bir çok ülkenin gizli servisi için çalışmıştır.
Mesela SUSURLUKTA kullanılan hibe israilden silahları getiren firmanın sahibinin sonra basına paramı alamadım diye yansıttığı hadise gibi,merhum oldu ERTAÇ TİNAR….
EVET arkadaşlar birde yapılan TAŞORON istihbarat operasyonların çok yüksek KOZMİK ve tarihsel olanları vardır,bunlarda tek bir devleti ilgilendirmeyip çoklu devletleri siyasi,askeri ve ekonomikman ilgilendiren  çok uzun yıllara dayanan operasyonlardır,müsaadenizle bu kadar sizleri aydınlatmam yeterlidir sanıyorum…


Taşeron istihbarat operasyonu seyretmek istiyorsanız ÇAKAL filmini  RICHARD GERE taşeron askeri operasyon seyretmek istiyorsanızda YABAN KAZLARI RICHARD BURTON film olarak seyredin çünkü reel senaryolardır.
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN…


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder