30 Kasım 2014 Pazar

MİLLİ KİNG KONG…..


Sevgili arkadaşlarım aslında yazıcağım bir yazı vardı bugün PAZAR günümüz diye keyif kaçırmayalım diye yazmıyorum sizlere yine eski günlerden bir maceramı anlatarak haftanın dinlenceli son gününü merhum AYHAN IŞIK beyin CİNGÖZ RECAİ filmlerine benzer bir hadiseyi,içinde yaşayan arkadaşlarımızla anlatmak istiyorum.
Arkadaşlarım,insanlar hep gençliklerinde bir STAR ,YILDIZ dediğimiz ünlü birisine hayran olur onu taklit eder.
Bende gençliğimde ünlü FRANSIZ sinema oyuncusu JEAN PAUL BELMANDO yu çok beğenir birazda onu taklit ederdim.

Mösyö BELMANDO nun bir filmi var bu bende çok etki yaptı gençlik yıllarımda filmin müziğide meşhur FİLM MÜZİKLERİNİN bestakarı ENNİO MORICIONNE, müziğin adıda CHİ MAİ çok enteresan filmin içindeki konular ve o günlerde yaşadığım günlük olaylarlada çok benzerlik taşıdığı için birazda babadan evde FRANSIZ kültürü var nedense o günlerde bu PROFOSYONEL filminden çok etkilendim.))
Tabi filmde meşhur bir FIAT 131 MİRAFYORİ sahnesi var, birde belmando orda muhteşem bir arabayı sürüşü var paris sokaklarında öyle olunca bende bir DOĞAN MURAT 131 kırmızı renkli almak farz oldu. Arabayı arıyorum yıl 1984 sonu yok satıyor,en sonunda LALELİDE bir galeride arabayı buldum,fakat araba BALKÖPÜĞÜ içeri girdim ağbi dedim kaça bu araba dedi kardeş 3.100000 tl ama şimdi paraya ihtiyacım var 2.950000 tl veririm,peki ağbi dedim yan cebimden balyayı çıkardım saydım verdim.Galerici şokta kardeş ben şaka yapmıştım,dedim ben ŞAKA yapmam BELMANDO hesabı))))….

Galerici napalım dedi,hiç ummadım senin bunu alacağını,ama olan oldu.Dedim ağbi arabayı hemen almam lazım dedi işlemleri 2 gün sürer öyleden sonra gel sana geçici plaka 34 G 0000 vericem(kağıt plaka) sonra ruhsatı alırsın eyvallah ağbi.Arabanın plakası sonra 34 Z XX19 olarak teslim edildi.
Neyse öğleden sonra arabaya bindim ocak ayı soğuk bir karlı hava sempte indim LOKALİN önüne çektim,içeri girdim arkadaşlar allah razı olsun kutluyorlar.
Tabi bu belmando hesabı bende giyimede yansıdı,birde devamlı bir tabanca ama sempten ağbimiz BAHRİ ağbi( güvenlik uzmanı önemli bir kuruluşta) ZEKİ bak bu belmando hesabı ile zatüre olucan veremden gidicen yavrum sen bu derimodun içine sağlam kazak giy,böyle ince gömlek,bağrına kadar açık üstünde MONT fermuarı çekmiyorsun olmuyor böyle hasta olucan diye takılıyor,arkamdanda arkadaşlara diyormuş oğlum sakın alkol masasında kızdırmayın sinirlenmesin vallahi iş olsun diye çeker vurur canınızdan olursunuz,bu iyice BELMANDO ayağı ile kafayı sıyırttı diyormuş,tabi kahkahalar.

Akşama doğru semptimizin önemli delikanlılarından lakabı KİNG KONG mustafa,geldi ARSLANIM ZEKİ arabayı almışın artık bize bu akşam bir masa yaparsın,masa köpeğin olsun KİNG KONG ayıp ettin dedim,restoranta geçtik ben ,bahri ağbi,king kong mustafa masayı kurdurdum 4x4 yiyoruz içiyoruz KİNG KONG bonkör bir arkadaştır lakabı, 1.90 boyunda biraz,hormanal dengesi vücuduna fazlaca nüksetmiş bir arkadaşımız ama Gaziantep baklavası gibi yüreği olan KUZU gibi bir arkadaş annesi,babasıda türk sanat müziğimizin önemli bestekarlarından.Tabi açılış yemekle bir büyük RAKIYI yuttuk KİNG KONG dedi ZEKİ bu gecenin VİSKİSİ benden bir şişe viski söyledi,dedim KİNG o zaman arabaya atlamaca viskiden sonra gece İstanbul alemide benden,tamam ağbi dedi.
Viskiyide yuttuktan sonra gece yarım gibi E-5 TOPKAPI istikametinde devam ediyoruz bir anda arkamızda İSTANBUL VALİSİ sayın NEVZAT AYAZ beyin makam aracı önünde ve arkasında koruma araçları siren ve sellektör yapıp benden yol istiyorlar,işte o anda içimden dedim ZEKİ bu arabanın hakkını BELMANDONUN PARİS sokaklarında yaptığı gibi burda verirsin,sayın AYAZIN araçları yol istedikçe ben önlerini kesiyorum,arka koltukta BAHRİ ağbi yapma etme ZEKİ yakıcan hepimizi diye bağırıyor ama ben umrumda değil saatte 160,170 ile gidiyoruz yolu kestim yol vermiyorum.

En sonunda şu anda merhum CUMHURBAŞKANIMIZ TURGUT ÖZAL beyin kabrinin olduğu sapaktan girdim sayın VALİNİN arabası E-5  te devam etti,BAHRİ ağbi ZEKİ kenara çek istifra edicem dedi,çektim kenara bahri ağbi istifra ediceğine arazinin içinde koşarak kaçıp uzaklaştı,bak görüyormusum KİNG KONG korktu kaçtı dedim ,tırsak BAHRİ ağbi ulan bu ne biçim güvenlik uzmanı diye gülüyoruz..)))
Neyse biz bastık gaza istanbulun o yıllarda ünlü bir gece kulübünün SEMPATİK mekanına gittik şimdi burda sempt adı vermiycem olan olaylardan ayıp olur herkes toruna tosbaya karıştı.
Kulüp cadde üstünde camlarından baktığında caddeyi görüyor,arabayı kaldırımın kenarına çektim kulübün önünde caddeye paralel,KİNG KONG indi,bende indim tam arabanın önünden geçerken önümüzde beş altı metre mesafede bir ford tanus marka araç geri geri son sürat hareket ederek üstüme geldi,atletik davrandım kendimi attım yere kaldırımı geçip yere düştüm,bunlar beni 0 km arabaya güm diye çarptılar,çarptıkları gibi bir baktım KİNG KONG ön camdan adamı çıkarttı suratına,suratına patlatıyor bende fırladım şöförü araçtan zorla indirdim yermisin yemezmisin tabi tüm cadde kulüp personeli toplandı ama biz arabanın şöförü ile arkadaşını haşat ettik.

Olay sonlandı bu ikisini aldılar elimizden fakat arabanın arka koltuğundan iki bayan indi çok güzeller,ama anamıza,karımıza,bacımıza,babamıza etmedikleri küfür yok hanfendi dedim lütfen küfür etmeyin çok ayıp oluyor,fakat dinlemiyor devam ediyor küfürlerine ve arabada son bir kalan bir insan var ona insin arabadan diye bağırıyor,ismi ile artık dayanılacak gibi değil küfürler hayatımda herkes bilir kadınlara karşı çok nazikimdir ama bu DİNDEN,İMANDAN çıkarttı,iki tane sağlı sollu patlatım yere düştü işte o anda arabada kalan son kişi inmiş uzun boylu lacivert pardüseli,yakışıklı bir tip yalnız elinde TELSİZ var,kadın adamın bacağına sarıldı kurtar bizi diye,bende dedim aklıma o geldi sizi bu BELEDİYE ZABITASIMI kurtarıcak,dedim demez olaydım KİNG KONG adama bir patlattı adam yere 2.80 uzandı,fakat o ara bir anda tüm ekipler etrafımızı sardı,hepimize yapıştılar POLİSLER ama beni frenlemek mümkünatı yok arabam gitti diyorum.

Doğru sempt karakoluna şikayetçiyim dedim memur bey,komiser tamam şikayet fezlekesi tutun dedi karşılıklı,fezlekeler tutulurken o lacivert pardüseli KİNG KONG un yumruk attığı arkadaş elinde telsizle bir üst kata hızlı bir şekilde merdivenlerden çıktı,dedim heralde bizden şikayetçi olucak,onun için geldi ZABITA.?Öyle düşündüm,komiser beye sordum komiserim bu pardüseli yukarı çıkan arkadaş neci diye,o bizim EMNİYET AMİRİMİZ diyince bende renk gitti,hemen karşılıklı davacı olduğumuz hanımlarla arkadaşlara dedim bu tatsızlığı bitirelim,barışalım çıkalım gidelim ben davacı değilim onlarada uydu hatta komiser çok sevindi,hanfendide film sanatçısı, B.E isimli bir hanfendi barıştık,karakoldan çıktık.
Dedim KİNG KONG bu işte bir iş var koca emniyet amirini 2.80 yere uzattın kimse oralı olmuyor oğlum ne iş vallahi bende anlamadım,diyor dedim hemen arabaya gidelim BÖLGE değiştirelim,arabaya gittik bir baktık arabada hiçbir şey yok,bize çarpan tanusun tamponu bizim arabanın tamponunun altına girmiş,çizik dahi yok.Bindik arabaya hemen bölge değiştirip başka bir sempteki ünlü gece kulübüne gittik.
Kulübe bir girdik bara oturdukki o kavga ettiğimiz bayanla arkadaşları oturuyorlar şaşırdık tesadüf bu kadar olmaz ,bu sefer bir birimize alkol ikram ettik,dedim hanfendi yav bu emniyet amiri arkadaş niye böyle sesi soluğu çıkmadı,hanım güldü yanındaki erkek arkadaşı dediki bize ,o amir bu hanımın boy frıendı))))...
O zaman KİNG KONG ile baktık bir birimize dedik bir rezalet çıkmasın diye amcam sesini çıkarmıyor,???

Tabi bu hadise ertesi günü biz sempte lokale inmeden tüm sempte inmiş çünkü o kavga ettiğimiz gece kulübü aynı zamanda bizim ordaki tavernayı işletiyor,personel gece aktarmış mevzuyu,sempte lokale bir indimki KİNG KONG un etrafında otuz tane arkadaşımız KİNG KONG tan mevzuyu dinliyor,BAHRİ ağbide orda dedim BAHRİ ağbi amma tırsakmışın mevzuyu kaçırdın,oğlum dedi ben senin gibi MANYAK mıyım,ÇANKIRILI NEVZAT bey beni kurumdan 15 dakikada attırır,MESUT ağbiye gidip derdimi anlatana kadar sokakta bulurum kendimi!Mesut ağbi dediği merhum MESUT DİZDAR İstanbul valisinin özel kalem müdürüydü,belki 10 tane İstanbul valisinin özel kalem müdürlüğünü yapmıştır,ALLAH RAHMET EYLESİN çok derindi derlerdi aslında İSTANBULU MESUT DİZDAR yönetir diye))))??

Ama bu uzun yıllar içinde olan hadiselerden o gece iki tampon arasında atlattığım olayın tesadüf olmadığına ikna oldum,beni yine ALLAH KORUDU…!!!!!!!!!
İşte arkadaşlarım,anılardan bir parça umarım bu Pazar gününü mutlu ve huzurlu dinlenerek eğlenceli geçirirsiniz….!
SAYGILARIMLA,


ZEKİ ARSLAN…



27 Kasım 2014 Perşembe

TAŞERON OPERASYONLAR….


Sevgili arkadaşlarım,bazen yazılarımın başında ve sonunda bazı konulara açıklama getiriyorum,sizleri bilgilendirmek için.
Arkadaşlar ben istanbulda eskiden bitirim tabir edilen bir kültürün içinde büyüdüm.Allaha çok şükür bizim kültrümüzde tüm kültürlere dini inançlara saygı ve sevgi vardı onun için yazılarımda tuaf gelen sizlerin inançlarına ters gelen söylemlerim olur burdan böyle durumlar oluyorsa özür dilerim.

Biz dost dediğimiz insanı dost bilir,onun hakkında konuştuğumuz zaman herhangi bir menfaat için değil,onun delikanlılığı için konuşuruz.Eğer kendine göre şüpheleri veya sakınca ve korkuları olan varsa onlardanda özür diler,dostluğumuzun bahsini konu etmeyiz.
Arkadaşlar ben bu bitirim kültürü içinde büyürken daha beş yaşındayken büyüdüğüm yerin sokağın başında şimdi merhum CUMHURBAŞKANLARIMIZDAN biri sokağın sonundada yine şimdi merhum BAŞBAKANLARIMIZDAN biri oturuyordu,sokağın orta bölgelerini saymama gerek yok sanırım,bunlarla ilgili aktüel anılarımı sizlere Pazar günleri vermeye çalışıcam.

Hatta size istanbulun namlı ÇETELERİNİ bulundukları bölgelerde mafyayı nasıl ürküttüklerini kaleme alıcam,yine bunların icraatlarını atılan ve yenilen dayakları dönemin polis şeflerini ve polislerini aktarıcam….

Ben sayın CEM KÜÇÜK beyin cesaretle yazdığı yazıları taktir ediyorum,bugünde böyle bir yazı yazmış,doğruya her zaman şapka çıkartmak lazım,ama dün sosyal medyada bir arkadaşımız gazeteci sayın NAZLI ILICAK ile dalga geçiyor 12 eylül 1980 de sayın ılıcak askerlere karşı koyup eleştirmiş diye.Evet ben yaşadım o günleri sayın NAZLI ILICAK merhum eşinin gazetesi TERCÜMAN dan DARBECİ GENERALLERE çok ağır eleştiriler getirdi ve iki ay hapse girdi onun arkasındanda merhum ECEVİT yazdığı yazılardan dolayı tekrar gözaltına alınarak hapse konuldu.Arkadaşlar DOĞRU,DOĞRUDUR?DOĞRUNUN yanlışı olmaz..!!

Şimdi arkadaşlar uzun zamandır bir TAŞERON söylemi var,ben size bunu kısa izah ettikten sonra İSTİHBARAT örgütlenmelerindeki TAŞERON kavramını anlatıcam.
Arkadaşlarım bulunduğumuz coğrafyalarda biz ve bizden geri kalmış ülkelerin,ticaretleri,sanayileri,siyasetleri hepsi TAŞERON dur.Taşeron olunmaması için kendi reel, sanayisi,ticareti,siyaseti en başta EMPERYAL devlet olman gerekli yoksa A dan Z ye hepimiz her iş kolunda TAŞERONUZ….?
Taşeron İSTİHBARAT ve ASKERİ operasyonlara geldiğimizde çok konuşulan hiç bilinmeyen bir mesele olmasından dolayı size konuyu burda biraz açıcam.
Arkadaşlar bir DEVLETİN çok basit yapıpta ama dünya konjöktüründe yapamıycağı ,yaparsa o ülkenin çıkarlarına veya bütünlüğüne uluslararası alanda zarar vereceği için bunları devlet organları içinden RESMİ statüde yapmıycak devlet organları dışında tamamen sivil devletle bir bağı olmayan personel,kurum,guruplara uzmanlık alanları ve bilgilerine göre yaptıkları işlerin toptanına TAŞERON İSTİHBARAT ve ASKERİ operasyon denir.Taşeron ASKERİ OPERASYONLARIN tanımlaması farklıdır ona PARAMİLİTER denir,TAŞERON İSTİHBARATÇILARADA kurumsal tabirde PROFOSYONEL olarak adlandırılır.

İstihbarat örgütlerinin genelinde tüm dünyada sevilmezler ama hep bir kenarda tutulurlar,lazım oldukları zaman duruma göre çeşitli siyasi,maddi menfaatlere göre bunda işin boyutlarıda uluslararası alanda önemlidir,rakam veya istenilen siyasi güç açısından.
Mesela merhum ABDULLAH ÇATLI bir taşoron istihbarat görevlisiydi,ne için bunu baştan kabul etmiştir,hapisteki ülküdaşlarını kurtarmak ve TÜRKİYENİN başına bela olmuş bir terör örgütünü tasviyenin bir vatan vazifesi olduğu için bu işleri yaparken para ve silah almışmıdır,onu artık dosyadaki konuma göre değerlendirmek gerekir,fazlada dosyalara inanmamak lazım nedenini anlatıcam yazımın devamında.

Türkiyede azda olsa konumuna ve uzmanlık alanına göre TAŞORON İSTİHBARATÇI ve PARAMİLİTER vardır.Bunlar pek bilinmez ama mesela şu verdiğimiz merhum ABDULLAH ÇATLI örneğinde genelde yurtdışında operasyonun sonunda veya sonlandırılması istenilen noktada İSTİHBARAT yöneticilerince kelek atılmıştır.Türkiyeye döndükten sonrada zaman içinde kaza oldu denip özür dilenmiş sonraki duruma görede ikinci işte ödeşiriz denildikten sonra ikinci iştede genelde bir müddet sonra yine bir KOMPLO ile yok edilmiştir,iz ve SIR kapsamında delil kalmasın diye.

Maalesef gelişmiş DEVLETLERİN istihbarat örgütleri taşoron kullandıklarında ne vaat vermişlerse onu yerine getirip,eğer faliyeti götüren istihbaratçı zararlı değilse yol verir gönderirler.Geri kalmış ülkelerde büyük çoğunluk dosya kapatılırken istihbaratçıya komplo kurup,kurtulmak vede vadedilen maddi emtia varsa onu bir şekilde dolaylı yollardan kaybedip yok etmek,hakkını arayabilecek bir konumda olmamasını sağlamak yada zaten ölmüştür,dosya tamamen kapatılmış,bu operasyonu götüren desk oficer(masa görevlileri) ve onların en tepe sorumlu olduğu kişilere göre  ucu açık operasyonun büyüklüğüne göre yetki dağılımı değişebilir öyle operasyon vardır CUMHURBAŞKANLIĞINDAN yönlendirilmiştir mesela ÇATLI döneminde KENAN EVREN paşa ve köşk yetkililerinin onayı ile yönetilip yönlendirildiği bilinir.MADDİ emtia  eğer sahada çalışana verilmek için dosyaya geçirilmişse ,iç edilir genelde bu gelişmemiş ülkelerde uygulanan yöntemdir…

Mesela ÇAKAL CARLOS lakaplı ve isimli uluslararası terörist diye adlandırılan İLİİÇ RAMİREZ ŞANÇEZ ASLINDA taşeron bir istihbaratçıdır,bir çok ülkenin gizli servisi için çalışmıştır.
Mesela SUSURLUKTA kullanılan hibe israilden silahları getiren firmanın sahibinin sonra basına paramı alamadım diye yansıttığı hadise gibi,merhum oldu ERTAÇ TİNAR….
EVET arkadaşlar birde yapılan TAŞORON istihbarat operasyonların çok yüksek KOZMİK ve tarihsel olanları vardır,bunlarda tek bir devleti ilgilendirmeyip çoklu devletleri siyasi,askeri ve ekonomikman ilgilendiren  çok uzun yıllara dayanan operasyonlardır,müsaadenizle bu kadar sizleri aydınlatmam yeterlidir sanıyorum…


Taşeron istihbarat operasyonu seyretmek istiyorsanız ÇAKAL filmini  RICHARD GERE taşeron askeri operasyon seyretmek istiyorsanızda YABAN KAZLARI RICHARD BURTON film olarak seyredin çünkü reel senaryolardır.
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN…


26 Kasım 2014 Çarşamba

MİKROP YUVASI…..


Sevgili arkadaşlarım,yazılarıma gösterdiğiniz büyük ilgiden dolayı hepinize çok teşekkür ederim,tekrar söylüyorum eleştirileriniz ve yorumlarınız bana büyük güç veriyor.
Ne kadar çok yorum yaparsanız  o kadar çok faydalı olursunuz bana.
Arkadaşlarım insanların nadir dostları olur,arkadaşın çok olabilir dostun bu hayatta çok azdır.Bugün yaşantısı ve tarzı benimle aynı olmasada duruşu ve mertliği her zaman bahse konu olmuş üst düzey bir gazeteci arkadaşımın çok güzel bir yazısı vardı özellikle MEDYANIN önemi ve gücü hakkında.
Sizlere şunu söyleyebilirim,bağımsız ve dürüst medya inanın  büyük MİLLETİN gücüdür.
Bugün bizler bile kendimizi son 50 yılda ispat edemezken ancak basın,medya ve şu anda yaptığımız gibi sosyal medya ile rüştümüzü ispat etmeyi becerdik.
Arkadaşım bugün mertçe GEZİ olayları ve 17 kasım hadiselerinde dürüst ve bağımsız medyanın sayesinde DEMOKRASİNİN ayakta kaldığını telaffuz ediyor yazısında evet bu konuda sonuna kadar haklı allah bu millete dürüst,namuslu,çalışkan gözü pek basın mensubları ve medya yöneticileri patronları nasip etsin.
Arkadaşlarım çok eleştirilen yıllarca kolluk güçleride aslında bu MİLLETİN ve DEVLETİNİN adeta bir hammalıdır.
Bu teşkilatları en tepedeki yöneticiler nasıl idare ederse onlarda o şekilde bu MİLLETE hizmet ederler.Sizi temin ediyorum bu devletin kolluk güçleri(emniyet,jandarma,sahilgüvenlik) iyi yönetildiği motive edildiği zaman başaramıycağı hiçbir konu ve görev yoktur,ama kullanmak istersen kendine göre evirmezsen….

Şimdi yakın zamanda gerçeklere gelelim özellikle 2005 yılından başlıycam o yıl devletin en tepe noktalarından bir İÇ GÜVENLİK çalışması olduktan sonra dikkat edici olarak bir anda başta DANIŞTAY SALDIRISI ve DİNK cinayetleri ve diğer toplumu infial edici hadiseler gerçekleşti.Sonrası bu ERGENEKON,BALYOZ davaları ile operasyonlar yapılarak bu davalara ışık tutulmak istendi işin sonu FOS çıktı şimdi o operasyonları yapanlara operasyon yapılıyor.
Neden aslında bu DANIŞTAY saldırısı ile başlayan hadiselerin hepsinin önceden istihbari bilgileri ulaşıyordu ama sistem kendiliğinden kendini tıkadığı için hadiselerin önüne geçilemiyordu.Siyasetçilerin içerde bu hadiseleri yaptıran ÜST yapıya gücü yetmiyordu.
Çünkü bu üst yapı CUMHURİYETİN kurucu gücünden geldiği için 1949 senesindede kendini NATO ve onun güçlü yönetici devletlerinin ELİT kadrolarına bağladığı için DOKUNULMAZ niteliği olan bir durumu vardı.Dokunulanlar bu yapının sarf edebileceği kendi yeni sisteminde ihtiyacı olmayan guruplardı.
Bunları daha evvel yazmıştım burdan şuna gelicem peki diyceksiniz  hükümet nasıl dayanabildi bu kadar DEMOKRASİYİ yaralayıcı hadiselerden darbe yemeden çıktı,anlatim HÜKÜMET hiç uygulanmayan yöntemleri akıllı danışman kadroları ile ve BATININ gizli dehlizleri ile temas kurup çok akıllıca sıkıntılar ve stresli ortamlar esnasında BATILI elit kritik güçlerle sıkı pazarlıklar yaparak burdaki CUMHURİYETİN elit güç kadrolarını BYPAS etti.

Hatta sıkıntılı ve stresli TÜRKİYE ortamlarında ülke dışına genellikle zaman zaman iç seyahatlerle LİDERİ ve danışman kadrolarını uzaklaştırarak pazarlık yapılacak güçlerle gözden ve basın medyadan uzak onlarıda BYPAS ederek bu görüşmeleri ve pazarlıkları yaparak bugüne kadar geldiler.
O zaman içerdeki ÜST YAPI ile çatışmadan tereyağından kıl çeker gibi dışarıyı organize ederek kendilerini koruyarak yollarınada devam ettiler.
Bu arada ERGENEKON ,BALYOZ operasyonları ilede ÜST YAPININ değnek,sopa gücünü çok zayıflatarak birazda ÜST YAPININ bazı adamlarını tek tük olsada alarak bu yapınında hem dış hem iç zayıflatarak yollarını kesmelerinin önüne geçtiler….
Şimdi çok ABD,AB ve İNGİLTERE ile şahsi müzakereler yapan isimlere basında rastlarsınız,onlar işin görüntüsü asıl müzakereleri yapan hiç görmediğiniz,tanımadığınız insanlar var.

Kısacası eğer ABD bu sistemin yıkılmasını isteseydi,bu yapıyı yıkardı, fakat çok güzel bir şekilde gizli müzakereler ve diplomasi ile işini TÜRKİYE ve coğrafyasında götürdüğü için tüm organize yapılan provakasyonlarıda dozajında kendi kontrol altında tutarak,pazarlıklardan elde ettiği diplomatik ve siyasi çıkarları garantilediğinde PROVOKASYONLARI istediği gibi durdurdu ve bitirdi.
İşte sizin vatandaş olarak çok kızdığınız istihbarat yokmu veya niye önlenemiyor sorusuna verebilecek cevaplar çok kısıtlanıyor))))))))?
Özellikle 2011 şeçimlerinden sonra alınan şeçim zaferi ile HÜKÜMETİN kurmay heyeti AMERİKAN BAŞKANLIK şeçim sistemi ve pisikolojik prokobanda yöntemlerini ve CİA gibi kuruluşların Başkanlık şeçimlerinde uygulatıkları metodlardan olan TOPLUM üstünde GERİLİM ve STRES ,MANİPİLASYONA açık haber portalı ile CUMHURBAŞKANLIĞINA giden yolu açmak ve bundada çok başarılı olundu.

Size şöyle bir hadise anlatim hükümete çok yakın bir kişiye böyle TÜRKİYENİN gerilimli bir ortamında telefondan anlatarak bu konuyu dinleme olduğu için tarihe not düşmek birde ideolojik ve taraflı değil akıl yolunda düşündüğümüzü göstermek için açıkçana anlattım,o günlerde.
Şimdi size GESİ olaylarından bahsedicem,bakın bu GESİ olayları ÜST yapı tarafından hadiseden 8 ay kadar evvel TÜRKİYE içinde dışardan planlamalar ile organize edildi,ben şahsım olarak bunun istihbaratını alıyordum ve bunu 3 ay evvel çok sinirlendiğim TÜRKİYEYİ karıştıracakları için facebook sayfama bir yazı yazarak dikkatide çekmek için koydum.
Ve olaylar başladı ve bir müddetten sonra artık rayından çıktı fakat TÜRK GÜVENLİK güçleri çok bitap düşselerde bu hadiselerle mücadele ettiler sonuna kadar,peki ABD ve BATI isteseydi GESİ planı boşamı çıkardı yoksa başarıyamı ulaşırdı.
Ben size söyleyeyim BAŞARIYA ulaşırdı!!!!
Nasılmı bu hadiselerin en yoğun zamanında yine bu gizli pazarlık diplomasisi devreye yurt dışında çeşitli noktalarda girerek,GESİ olayının bir dozajdan sonra kontrollü yavaşlatılması sağlandı.
Şöyle düşünün BEŞİKTAŞLI ÇARŞI gurubunu bile engeleyemediğiniz dönemde, onları hangi KURUMUN yetkililerinin tek bir haberle engelleyebileceğini bilmiyen yoktur sanırım dozerlerle DOLMABAHÇE sarayına dayanmış kitlelere hemen GAZİOSMANPAŞADAKİ NATO kolordusuna bağlı sadece birkaç MOTORİZE PİYADE TABURU,BİR KAÇ TANE TANK TABURU ve BİR KAÇ TANE ZIRHLI PERSONEL TAŞIYICI TABURU ASİ ve BAĞIMSIZ olarak göstericilere destek olarak alanlara girseler ne olurdu.
BATI bunu yapamazmıydı?


İşte değerli gazeteci dostum vefalı arkadaş bunları izah etmek istiyor,bu MİLLETİN DEMOKRASİNİN TOPLUMSAL HASİSELERİN önüne şerefli, dürüst basın mensublarının doğru haberleri MİLLETE ulaştırarak toplumla gerektiğinde çatışmaya giren KOLLUK kuvvetine güç,çeşitli gayrinizami art niyetle elindeki gücü kullandıracak kuvvetlerede CAYDIRICI olmaktadır…

Kimseleri küçümsemeyelim ALLAH yarattıysa bir PİRENİN bile bu EVRENE bir faydası vardır….
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN….

25 Kasım 2014 Salı

MİT SALDIRI……


Sevgili takipçilerim,hayırlı çalışmalar diler bir müddettir SİYASİ parti liderlerimizin ve politikacılarımızın MİT(MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI) na karşı şuçlayıcı açıklamaları var.
Tabi kısa açıklamayla giricem arkadaşlar TÜRKİYEDE siyasi partileri veya diğer suçlanan komploları yapabilecek kapasitede MİLLİ bir istihbarat örgütümüz maalesef yok….
Çünkü ne kadar bazı gazeteciler vasıtası ile MİLLİ salatası prokobanda yapılarak bu 4 yılda kamuoyuna sunulsada bu bir hikaye sadece MİLLİ istihbarat teşkilatı içindeki çeşitli ideolojik güçlerinin içine kaynak yapılmak istenen yeni siyasi kadronun rahat çalışabilmesi için dışarıda vatandaşa karşı prokobanda.
Yoksa akıl beyinler hep aynı sadece dünün eski siyasi ideolojik yöntemleri ile siyasi ve sosyal çalışan gurupların yanına yeni siyasi ve sosyal hayatı olan gurupları eklemek zaman içindede tamamen evirmek dava bu.Bunu yaparkende en önemli şey stratejik kaynakları ele geçirmek,çünkü kaynaklar ele geçirildikten sonra kadrolar zaman içinde yeni istenilen şekli planlanan zaman içinde yerleşicektir,bunlada size MİLLİ numarasını yutturup aslında sistemi yöneten İNGİLİZ aklının planlarını harfiyen yerine getirecekler….?))

Bunları size böyle içi tam doldurulmadan açıklıyorum,ben ANKARADAN,İSTANBULDAN haber alırım eğer biraz daha deşifre edersem şu anda kurumu yönetenlerin beni SVR veya GRU ajanı diye şuçlaması bile mümkün görünüyor arkadaşlar aralarında konuşuyormuş!))
Sebebi türkiyede İngiliz planlarını bilirsen neyin ne olucağınıda bilirsin,bakın blogger sayfamda 228 adet yazı sanırım facebook sayfamdada 235 adet bu konularda yazı olmuştur,inanınki geçtiğimiz hafta sonu sayın CUMHURBAŞKANIMIZ bile sonunda kendi ağzında çıkarak şimdiye kadar PKK ile barış görüşmelerinde süreci götüren,kandille İNGİLİZ haber alma teşkilatından kişilerin olduğunu, ama bunlarla bu sürecin yürümüyceğini beyan etti.

Dönemli içimize arkadaşlar kokuşmuşluk,çıkar vemenfaat guruplaşmaları türkiyedeki tüm ideolojileri sarmış durumda,onun için benim yazılarıma dikkat edin bir birlerini şuçlayan tarafların arasındaki mücadele size yansıtılan hadiseler için değil altında bambaşka gizli topluma açıklanamayan çekişmeler var,bu 7 şubat,17 ve 25 aralık içinde geçerli.
Burda MİT hedef alınmasının sebebi türkiye içinde güçlü bir silah olması MİT onu ele geçirenler bu silahı kullandığı gibi diğer yabancı ülkelerle yaptıkları her türlü çalışmada ellerini çok kolaylaştıran, kanuni fakat kanunsuzlukta sınırı olmayan bir örgütlenme yapısı olduğu için  işe yarıyor.
Sırlara gelirsek 1987 yılında başlayan MİLLİ İngiliz porojesi o kadar güzel yürüyorki aktörleride hem sahada hem kurumsal adım adım ilerliyor,sayın DR HAKAN FİDAN bey modeline bakarsak muhafazakar değerlere sahip,başarılı üst lisansları bir çoğunu kendine madalya yapmış 1999 APO operasyonu döneminde İSTİHBARAT konusunda tez hazırlamış,OYAK geçmişinden sonra AK parti iktidarı ile 2006 TİKA (TİCARİ KALKINMA AJANSI) Ki zaten bu dünyaya yabancı bir kuruluş değil,sonunda MİT müsteşar yardımcılığı ve MÜSTEŞARLIĞI tarihinde MİT en genç müsteşar.

Tabi ben size bunları yazarken hem gülümsüyorum hemde film şeriti gibi çok şey 1987 itibaren geçiyor hatta bazı dini kesimlerinde sanırım bu konulardan dolayı okyonus ötesi sıkıntı duyduklarını düşünüyorum….


Ülkeyi yönetenlerle istihbarat örgütünün, kurumlara, siyasete ve vatandaşlara kumpas kurup operasyon yaptığı iddiasında bulunan Şahin, “Türkiye maalesef bir muhaberat devletine dönüşmüştür. İktidar ve istihbarat örgütü ortaklığında kurulan bu kirli tezgâhlar, milletimize ve demokrasimize ağır darbeler vurmaktadır” dedi.  Sayın İDRİS NAİM ŞAHİN.MİLAD partisi genel başkanı eski AK partili bakanın basın önünde yaptığı açıklama.

Şimdi burda kendi başımdan geçen sayın DR HAKAN FİDAN beyin müsteşarlığı ile komplo operasyon sonrası ve öncesi ve sonraki şikayetleri istihbari olarak aktarmamız ama bugüne kadar hiçbir gelişme olmaması ve aksine bu konuları kapatmaya yönelik kanunların çıkartılması ve günlük hayatta yaşadığımız istihbari metodlarla bize yapılan çalışmalar TÜRKİYENİN geleceğinde pek şimdiye kadar alışık olmadığımız siyasi bir yapılanma ve ülkenin sınırları ve yapısındaki olabilecek çeşitli yeni evrilmelerin belirli bir düşünce yapısındaki insanlara ne getireceğinin sorusunu akla getiriyor.

Çok değerli büyüğümüz sayın ESKİ MİT müsteşar yardımcılarından MEHMET EYMÜR beyin 1995 ve 1996 yılında APO nun canlı veya cansız getirilmesi operasyonlarının sobete edilmesinden tekrar bahsetmesi ve bunda o dönem ilk defa isim vererek sayın eski MİT müsteşar yardımcılarında  değerli hanfendi AFET GÜNEŞ hanımın karşı çıkması adamı kahramanmı yapıcaksınız demesi o yıllarda ANKARADA şahsımada bu ekiplere yakın insanların aynı şeyleri söylemesi ve şu anda bu 22 yıllık süreçte TÜRKİYENİN geldiği nokta bunun fikri sağlamasını size bırakıyorum..?

Ama sızan aynı OSLO görüşmelerinde sayın DR HAKAN FİDAN beyle ve sayın AFET GÜNEŞ hanfendinin olması sizlere dediğim gibi bu projenin maalesef MİLLİ gitmeyeceği kanatını çok açık şeçik vermiyormu.Toplantılarda GARANTÖR İngiliz servisi mensublarının faaliyetlerini 100 yıl sonramı öğrenicez)))))?

Arkadaşlar 1988 yılında rahmetli büyüklerimizin altında toplanmış bir gurup gençtik,işimiz bittiğinde hepimiz bir köşeye dağıldık içimizden bir çoğu yurt dışında başka ülkelerde HÜKÜMETLERİ düşürdü bir çok SKANDALLARA ses getirici hadiselere karıştı çok azımız bir kenarda birşeye karışmadan durdu,bende çok iş yaptıysam hatta büyük işler yaptıysamda allah hiçbir skandala karışmamı nasip etmedi,yani OT geldik OT gidicez.)))
Bunu şunun için söyledim,bu COĞRAFYADAKİ siyasi ve ideolojik yapılanmayı ve ne istenildiğini BATININ ne istediğini ve bizim içimizdeki güçlere ne yaptırdıklarını çok iyi biliyoruz,onun içindirkide işte bu KOMPLO operasyonlara maruz kalıyoruz,çünkü adam tepe noktada bizim ne tiniyette ne yapıcağımızı çok iyi bildiği için işlevimizi yitirmemiz için çeşitli yalan bahanelerle maddi,manevi önümüzü her yönden kesmek için KOMPLO operasyon yapıyor,bana yapan dahada kimlere bilmediğimiz yapmıştır.

Bir temelli siyasi parti liderimizinde PARTİMİZİ bölmek istiyorlar çıkışı gerçeği yansıtmıyor,o günün şartlarında kendisinin şu günkü duruma gelmesinde MİT içindeki yandaş,BATI ve İSRAİL SİYONİST güçlerinin çalışması yokmuydu illaki vardı hep söylüyorum aynı zaman diliminde şahsıma yapılan komplodada varlardı,bu CD ler özellikle MİT seferberlik yapısı içinde emeklilerden tarih içinde BARONLAŞMIŞ kimseler vasıtası ile simokinli ceplere inmediğini kim söyleyebilir..?)))

O teknik ekipleri kullanarak neler yapıldığını nasıl insanların hayatları maddi ve siyasi menfaatler için gayrinizami kullanıldığını benden iyi bu ülkede kimse iyi bilemez….
Evet değerli takipçilerim eğer ÜÇGEN masanın etrafındaki BARONLARI yetiştirdiklerini ve yetiştirdiklerine yetiştireceklerini bilirseniz,anlatmak istediğimi anlamamışsanız bile en azından benim halimi anlıyorsunuzdur..))?


SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN….

23 Kasım 2014 Pazar

OLİMPİK te BELA….!!!


Sevgili takipçilerim,hepinize yine mutlu bir Pazar günü diler,yine Pazar günlerine özel neşeli vakit geçireceğiniz anılarımdan her zaman dediğim gibi içeriği gizli olan sır taşıyan bölümlerini makaslayarak sizlere ileticem….
Çocukluğum devamlı şekilde istanbulda rum vatandaşlarımızın mahallerinde geçtiği için adetlerini,yaşantılarını,arkadaşlıklarını öğrenerek büyüdüm.Eskiden istanbulda RUMLAR çokken arkadaşlıklarımız dostluklarımız fevkaladeydi.
Geçenlerde  OPEYAMATİNİ gazetesinin tarihi yerinden taşındığını öğrendiğimde çok üzüldüm.Arkadaşlar siyasete yine girmiycem,ama şunu bilin TÜRKİYE insanı saf Anadolu insanı her dönemde kullanılmış,yanlış yönlendirilmiş,yanlışlar öğretilmiştir halada öyle devam ediyor,bunlar çok derin konu yaşayanların anlatması lazım,ama anlattırmazlar.
Ama şunu unutmayın İNGİLİZ emperyalizimi her dönemde bu coğrafyadaki milletleri birbirine tokuşturarak kendi ANGLASAKSON,SİYONİST ortaklığını dünya üzerinde katmerlemiştir.YOKSA bir garip MEHMET ile bir garip YORGO nun birbiri ile işi olmaz.
Neyse bu konular bitmez ben size YUNANİSTANDA iken çok uzun yıllar evvel bir anımı anlatim,gülün biraz.
Yıl 1990 yunanistanda işlerim var yoruldum biraz dinlenmek için küçük sahil şehri KAVALADA lüks bir otele yerleştim.

Sabahları uykudan kalkıp koşu yapıyorum gelip,otele duşumu alıp sabah kahvaltısına iniyorum.İlk gün kahvaltı yaparken her halinde Amerikalı olduğu belli olan aynı Amerikan film yıldız CHUCK NORRİS beye benziyen bir beyaz Amerikalı geldi yan masaya oturdu.
Kollarında dövmeler var yaşıda bayağı var o zamanlar 50 yaşına yakın,oturdu yan masama tanıyor tüm servis elemanları sohbet etti, önüne böyle duble bir beykın eegs(pastırma ve yumurta) oluşan tabak getirdiler,birde kola arkadaş gelirkende elinde getirdiği bir 50cc lik JACK DAİNELS viski vardı.
Saat sabah dokuz,ben AMERİKALILARI ve hayatlarını,yaşamlarını ve yediklerini içtiklerini iyi bilirim ama bu garip geldi.
Nedeni arkadaş beykın eegs yerken bir yerdende kola ile burbon viskiyi içiyor ve sağlam fondipliyor.Her halindende eski asker olduğu belli güvenli davranışları bakışları var etrafı ilede çok uyumlu,içimden dedim ne filmdeyiz ZEKİ?
Arkadaşlar bende otelde yeni olduğum birazda o yıllarda sert ve soğuk görünmek için kimse ile konuşmuyorum bu Amerikalı arkadaş hergün aynı saatte geliyor aynı filmi kahvaltı masasında uyguluyor,sonra havuzda biraz elindeki JAK DANİELS viski ile takılıyor.ÖĞLENE doğru kayboluyor,akşam bir ortalığa çıkıp sonra yine kayboluyor.
Toka gibi kafama takıldı,üç dört gün sonra sabah kahvaltıda bir olta attım dedim sert adamsın sağlam içiyorsun,arkadaş olduk adı JİMİ.
Hikayesi eski bir ABD deniz piyadesi vietnamda çarpışmış,emekli olmuş YUNANİSTANDA KAVALADA faaliyet gösteren KANADA petrol şirketinde irtibat görevlisi olarak çalışıyormuş.O yıllarda KANADA petrol şirketi bizim ve yunan deniz sahası SEMADİREK adasının yunan tarafındaki bölgede petrol sondajı yapıyordu.

Meğerse bizim JİMİ KANADA ve YUNANİSTAN arasında saat farkı olduğu için geceleri çalışıyor tabiki içki gece içemediğinden dolayı,sabah erkenden içkisini içip havuzuna girip kendince eğlenip gidip yatıp uyuyormuş.Otelde onun lojmanı uzun zamandırda otelde, tüm otel çok seviyor kendisini.Aynı o eski AMERİKAN kovboylarından bakmayın AMERİKALILARIN eskiden delikanlısıda çoktu sonradan ileri teknoloji bozdu onları bizi nasıl bozduysa))))…….!!!
Tabi bir tek onla değil otelde bir ay kalınca herkesle samimi oldum,Yunanlısı,ermenisi yiyoruz içiyoruz,bende bol para harcıyorum severimde yemeyi içmeyi,bir tek JİMİ ile içemiyoruz saat farkından o yıllarda daha beni bozuyordu sabah kahvaltıda alkol))
Sonraki yıllarda bir dönem bizde alıştık,benim bir dönem halim  sayın CÜNEYT ARKININ kovboy filmi meşhur KESKİN e benzer))))?
Neyse 1 aylık tatil bitti bir gün evvel OLİMPİK hava yollarının bürosundan uçak bileti alıyorum,ATİNA ya.A bir baktım JIMİ de bilet alıyor,ne oluyor jimi yarın ATİNAYA ,ordanda NEWYORK ordanda kansas unutmadıysam oraya uçucacakmış,dedim jimi bitmez senin uçuşun güldü.Dedim aynı uçağa binicez görüşelim,okey dedi.
Ertesi akşam üstü SANTİ(İSKEÇE) havalimanına gittim bir baktım jimi bankta oturuyor bir elinde kola kutusu,bir elinde JAK DANİELS pet bardağa karıştırıp içiyor,hay jim bekle dedim chekın işlemini yaptırdım bir 50cc JAK DANIELS bir kola alım büfeden yanına oturdum dedi bana niye aldın bende vardı olsun içeriz dedim başladık bardakları çarptırmaya,tabi kızlar geliyor yaz günü alana biz MAKARA,KUKARADAYIZ asılıyoruz,laf atıyoruz yunanca espiri yapıyoruz kelimelerle ALKOLÜ aldıkça neşe yerinde e NATO ülkesindeyiz yanımda NATO nun en süper gücü BAY AMERİKA var yararlanmak lazım.

ALLAHIM sen diyorum ATİNADAN gelicek uçağa bir rötar koy diye dua ediyorum içimden,sanki ALLAH duamı okudu bir anons uçak bir saat rötar yapıcak,arkasından bir saat sonra bir ananos daha bir saat daha rötar ALLAHIM dedim sen büyüksün bu arada anonslar esnasında bizim JAK DANIELSLER bitti ikimizinde ben bir adet daha kaptırdım fakat orjinal sarhoşuz JIMİ ile çünkü herkes bize bakıyor.
Diyceksinizki ağbi ne zorunuz var uçağa binelim anlatıcam.En sonunda üç saat sonra tarihinde OLİMPİK hava yollarında nadir olan rötarla İSKEÇE havalimanından havalandık.
Tabi ben o zaman devamlı bu istikamette OLİMPİK ile uçtuğum için hadiseyi biliyorum ve çok bozuluyorum neden UÇAK belirli bir irtifa ve dakikadan sonra bir müddetliğine TÜRK HAVA sahasına giriyor,işte bu kısa TÜRK HAVA sahasına girişte OLİMPİK HAVA YOLLARININ bir kaidesi var,hava sahasına girdikten sonra yolculara pilotlar anons yapıyor,lütfen emniyet kemerlerinizi bağlayın TÜRK HAVA SAHASI içindeyiz her an TÜRK SAVAŞ UÇAKLARININ tacizine maruz kalabiliriz,tabi her gidişimde bu benim moralimi bozuyor,uçaklar yabancı turist dolu olmuyor,komşu NATO müttefik devletiz))))

Tabi JİMİ ile makara sağlam olduğu gibi uçakta aynen devam ediyor MAKARA,KUKARAMIZ bir ara bayan hostese dedim WHERE İS DIMITRA?(DIMITRA NERDE) HOSTESTE bana sordu WHICH DIMITRA(HANGİ DIMITRA)? Ben dedim LİANİ, MRS DIMITRA LİANİ tabi JİMİ kahkayı patlattı,hostes sinirlendi gitti,o yıl bayan DİMİTRA LİANİ ile merhum BAŞBAKAN o dönemde ANDREAS PAPAENDURU yeni evlenmişlerdi tüm Yunanistan bu espirilerle dolu idi,tabi sayın DIMITARA LİANİ evlenmeden evvel OLİMPİK HAVA YOLARINDA HOSTESDİ.
Jimi kahkalarla gülüyor ama bu sefer hostes yerine steward (erkek hostes) geldi,dedi çok gürültü ve şamata yapıyorsunuz lütfen rahat durun.Dedim beyefendi birazdan TÜRK HAVA SAHASINA giricez ve sizin pilot anons yapıcak TÜRK uçakları taciz edebilir diye eğer bunu söylerse bak müttefik süper güç yanımda daha büyük şamata yapıcaz ona göre söylüyorum söyle pilota anons yapmasın arada dönüp öyle değilmi JİMİ biz NATO müttefiki devlet değilmiyiz,KOREDE beraber şavaşmadıkmı bunlar niye böyle yapıyor,JIMI diyor TÜRK ZEKİ haklı söyle pilota anons etmesin.Steward gitti 5 dakika sonra TÜRK HAVA SAHASINDA PİLOT tan  bir anons şu anda yüksek irtifada TÜRK HAVA SAHASI üstünde uçmaktayız,olumsuz hava şartları ve türbülanslardan dolayı emniyet kemerlerinizi bağlayın!!!!

Tabi bizde hurra gülmeler,sevindik ama tüm hostesler ve yolcular ters bize bakıyor,içimden diyorum ATİNADA alanda polis arabası uçağın kenarında olabilir,yok indik uçaktan JIMI ile vedalaştık,oraya kadar olan sonlanan  SARHOŞ olarak bir dostluk,işte böyle anılarımızda kaldı,bende bir taksiye atlayım OMONYADA otelime yerleştim,gece tek başıma yine FARLOFARLORE mahallesinde bir balık lokantasında soğuk QUZO ve balık mezeleri ile yoğun COLA+VİSKİYİ üstümden attım.
Bilader yalnız ,bu alkol yaşlılıkta güzel bayan olmadan çekilmiyor…?)))


Hepinize iyi pazarlar..
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN….

20 Kasım 2014 Perşembe

SİYONİST PATATES….


Sevgili arkadaşlarım,bugün biraz sizlere değişik bilgiler vererek ufkunuzu açmayı düşünüyorum.
Arkadaşlarım,sizler masum evlerinizde işinizde otururken iki tip enfarmasyon çeşitinden yararlanıyorsunuz.Nedir bu biri basın yayın biride fısıltı gazetesi tabirini kullandığımız halk arasında dedikodu vs kelimelerle adlandırılan,aslında buda PİSİKOLOJİK PROKOBANDANIN 5. KOL faaliyetinde önemli bir yer tutan harekat çeşitidir.
Ama istihbaratçılar için farklı,çünkü tehilikenin nerden geldiğini öğrenebilmek için gerçeklerin lağımlarına inip o lağımlarda dolaşmak lazımdır.
Lağım dediğim zaman mecazi anlam mideniz kalkmasın yoksa genelde iyi yerlerde istihbarat toplanır,bilgi alınır.
Nerden geldim buraya,bugünlerde MİLLİYETÇİLİK sorgusu yapan çeşitli guruplardan arkadaşlar var,bunların açık yayınlar üstünden bu tip sorgulamalar yapması aslında kendi bağlı oldukları ihanet şebekelerini örtmek.
Sağır oda dizinin bir sahnesinde dizinin kahramanı  ARAS DAĞLI polislerce gözaltına alınıyor, polis arabasında giderken polisler soruyor nasıl düştün bu duruma sayın ARAS DAĞLI diye,durun anlatim arkadaşlar diyor…

Bir fıkra ile kendi durumunu anlatmaya başlıyor.Diyor üç FKÖ(FİLİSTİN KURTULUŞ ÖRGÜTÜ)mensubu israile sızacak,sızmak için patates çuvallarının içine girip saklanıyorlar.
İsrail kontrol noktasına geldiklerinde kamyonun arkasında çuvalların içindeyken İSRAİLLİ askerler işkilleniyor kamyonun kasasının içine girip başlıyorlar çuvallara dipçik vurmaya,çuvallardan birine fazlaca vurduklarında,hav,hav,hav sesi geliyor,ikinci çuvala vurduklarında ondanda hav,hav,hav sesi geliyor, İSRAİLLİ askerlere kamyoncu diyorki köpek var içlerinde sıra üçüncü çuvala geliyor yine dipçik vurmaya başlıyorlar,ses falan yok daha çok vuruyorlar bu sefer çuvalın içinden cılız PATATES,PATATES diye ses geliyor.
İsrailli askerler anlam veremiyor daha hızlı vurmaya başlayınca çuvala, çuvaldan gelen ses PATATES DEDİK YA ULAN diyor.

Şimdi isim veremiyorum mazur görün ANKARADA bir gurup vatandaş istihbaratçısı,subayı,siyasetçisi geçen örtülü mesaj geçiyorlar şahsıma bizim memlekette ESKİ KAŞAR üretiminden çok,ÇEÇİL PEYNİRİ(İP peynir) üretilir diye.
Bu topraklarda siyasetçiler bu konuları bürokrasiden öğrenirler genelde bürokrasi siyasetçiye kendi istediğini verir,siyasetçi bu konuda uzman olmadığı için bilinçli kolay kolay bir şey istiyemez,ihtiyaç olduğunda bir istekde bunu bürokratlar kendilerine göre evirir.
Onun için SİYASETÇİ bilmez SİYONİZİMİN nasıl ülkemizin lağımlarında gizli,gizli dolaşıp binerce FAREYİ nasıl kendine angaje edip fareleri semirtip JORDAN FARE(çok büyümüş şekli) haline getirdiklerini!!
Ülkemizde ve dünyada siyonizim ve onunla irtibatlı istihbarat örgütlerinin yapılanması çok geniş ve stratejik insan kaynakları ile donatılmıştır.Bir çocuğu ele alıp kimsenin farkına varmadan arkasına başka ailelerden üç,dört adet daha çocuk takıp aynı çeşitli özelliklere taşıyıp bunu 30 yıl sonra devletin ve özel sektörün üst katmanlarına taşıyıp bunlarda istifade etmek,işte arkadaşlar SİYONİZİM bunu öyle perdelerle yapıyorki sizler anlayamıyorsunuz,sokaklarda MİLLİYETÇİ,MUHAFAZAKAR DİNDAR,SOSYALİST sloganlar attığınızda sizi yöneten ve yönlendirenlerin hepsi SİYONİST yönetimin emri altında olan kişiler.
1973 yılında bir öğleden sonra göz ucu ile camdan karşı cadedeye baktığımda birkaç insanın tam karşımızdaki inşatın bizimle aynı katında üçüncü katta İP te sallanan bir nesneyi gösterdiklerini gördüm zaten birkaç dakika sonra ortalık ana baba günü oldu,hemen aşağıya indim,HÜSEYİN ağbiye apartman görevlisine sordum ne oluyor ağbi diye,dedi ZEKİ bir ALMAN turist iple kendini asarak intahar etmiş.

Ambulansa indirince ceseti gördüm çok etkisi altında kaldım,o suhulet hiç gözümün önünden gitmez.
Yıllar sonra 2005 yılının mayıs aylarında İSMAİL geldi elemanım konuştuk müsaade istedi tuvalete gitti fakat uzun zaman gelmedi,dedim yanımdakilere gidin şuna bakın nerde sonra tuvalet çıkışında karşılaşmışlar,yanıma geldi aniden belindeki kemeri çıkarttı ve bana uzatarak bu benden sana hatıra kalsın dedi,dedim koy beline kemeri  bunun hatırasımı olur,memleketine gidicek şekilde yolladık.
İki gün sonra bir haber silahla kendini vurmuş şok olduk,SİNAN isimli arkadaşla konuşurken aklımıza geldi,o gün tuvaleten gelmemesi ve sonra gelip belinden kemeri çıkartıp hatıra vermesi aslında orda kendini kemerle intahar edicekti yapamadığını ,aklımıza getirdi.
Tabi fazlaca MUHAFAZAKAR ve DİNDAR,MİLLİYETÇİ yapıların içinde siyonizim ve bunların istihbarat örgütleri çok iyi kamufle oluyor hatta MİT,EMNİYET VE TSK içindeki Siyonist yapıların angajmanında olan kişilerin kurduğu hücresel yapılar çok daha örtülü şekil alıyor,bu tip operasyona maruz kalanlar işi çözdüğü zaman bile kendi devletinin istihbarat örgütleri ile burun buruna kaldığında ya bizim devletin işiymiş,devletimizden bir zarar gelmez,bizi kontrol etmiş hissine ve düşüncesine kapılırsınız,işte orda SİYONİZİM yine gol atmıştır.
2010 yılının 20 nisan günü sayın TUNCAY ÖZKANA 4 nolu cezaevine son mektubumu atmıştım,farklı ideolojilere sahip olsakta bilgiler kesiştiğinde sorgulamak ve sohbet edip arkadaşlık yapmak gayet doğal bu ülkeye fayda getirir.Fakat o son mektupun cezaevine teslim olduğu gün bana işte PARALELCİLERİN sabah erken saatte baskını oldu komplo operasyonla.
Ne vardı mektubun içeriğinde sayın TUNCAY ÖZKAN beye 1990 lı yıllarda cezaevinde hayatını kaybeden merhum İBRAHİM CİCİ isimli yeraltı dünyası mensubu kişinin bir ihbar mektubu, bu mektubun içinde ŞABAN HOCA isimli bir din adamının gücü ve kudretinden iş aleminde bahsediliyordu.

Bende sayın ÖZKAN beye mektupta yazıyorum,çok önemli yüksek bir pozisyondaki kişiden aldığımız istihbari bilgilerden ŞABAN hoca adlı kişinin açık kimliği MASONLARIN İSKOÇ RİTİ mertebesinde bir kişi olduğu MASON locasında ilerlemiş yaşına rağmen belirli bir gurupla İSLAMIN NAKŞİBENDİ kolunun cemiyet içinde önlenemez şekilde faaliyet gösterdiği özellikle CUMARTESİ günleri 25 nolu locada Nakşibendilik felsefesi üstüne toplantılar yapıldığı fakat büyük mason locasının bundan rahatsız olduğunu bunun için ŞABAN HOCA ve gurubunun locadaki üyeliklerinin bir müddet için askıya alındığının bilgisi gelirken kaynağımız MASON kişiliğe sorduğumuzda ŞABAN HOCANIN asıl dini ve milliyet durumuna bildiğini cevap verdiğinde,bende gerçekleri anlattığımda ŞOK olduğunu mektubun içinde sayın TUNCAY ÖZKAN beye bildirdimki ona göre düşünsün???

Arkadaşlar siyasi ve maddi angajmanlar o kadar derinki 40 yıllık silah arkadaşını şehit ettirecek aslan gibi devlet görevlisini şehrin ortasında arkadaşları ile yine şehit ettirecek sonrada hemşerim,vatan,millet,sakarya,islam,bozkurt, nidaları ile toplumda yer bulucaklar sonrada SİYONİST özel sekrörün içinde dolaşıcaklar,SİYONİZİM ile takasları bilgi,para oralarda yapıcaklar.
Siz TÜRKİYEDE ŞABAN HOCA ve onun gibi kudretli,gizli,saklı yaşayan insanların kimleri yetiştirdiğini bulmanız çok zor?

X5 BMW li kardeş bak MİT ünitelerini dolaşıyorsun bölge karakollarındaki SEFERBERLİK mensubları ile görüşüyorsun,çok kendine tepelere güvenme ADAPAZARININ SARI RENKLİ PATATESİNE dönersin,akıllı ol??


SAGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN…