28 Eylül 2014 Pazar

ORTADOĞUDA BÜYÜK OYUN…


Sevgili arkadaşlarım ORTADOĞUDA BÜYÜK OYUN aslında çok değerli ve konunun uzmanı bir beyefendinin televizyondaki haber programının adı olan BÜYÜK OYUN isminden esinlenerek başına ORTADOĞU yu koyarak yazıma başlık yaptım.
1967 arap İsrail savaşı arkasından 1972 aynı savaşın tekrar tezahürü 1975 lübnan iç savaşı ile bugüne geldiğimiz bir ORTADOĞU, komşumuz olan hemen yanıbaşımızda.
Bu oyun çok denklemli gözüksede oyun hergün bir safhası ile yürüsede bu oyunun tek amacı var birincisi bölgedeki hedef ülkeler parçalanacak bunlardan bir çok küçük devlet çıkacak bir tanede her zaman dediğim gibi bir BÜYÜK KÜRDİSTAN çıkartılacak.
Sizlere devamlı televizyonlarda uzmanların anlattığı İŞİD KOBANİYE girdi ÖZGÜR SURİYE ORDUSU ESAD güçlerini vuruyor,peşmergeler,bayır bucak Türkmenleri ,Kerkük Türkmenleri,PKK,HİZİBULLAH,MÜSLÜMAN KARDEŞLER evet hergün sizlere bir şeyler anlatarak kafanızı dolduruyorlar,NETİCEYİ biliyormusunuz,istanbulda gecekondunuzun camından baktığınızda yanınızdaki gökdelen bloğun içindeki komşuları ile ORTADOĞU ve TÜRKİYE ve diğer coğrafyanın komşu bölgeleri nereye gidiyor DÜNYADAKİ büyük güçler bu bölgeden ne istiyor.

Sayın CUMHURBAŞKANIMIZ başkanlığındaki MGK(MİLLİ GÜVENLİK KONSEYİ) toplantısında BATILI güçlerin İŞİDE karşı harekat planların desteklenmemesi yönünde sert açıklamalar,sonrası sayın CUMHURBAŞKANIMIZIN AMERİKA seyahati içinde bir anda farklı bir açıklamalar ve TÜRK ORDUSUNUN hareket edebileceği bölgede müşterek askeri harekata katılabileceği ve bunun hakkında tezkereye varan girişimler.
Ne oluyor bir anda dün olmaz dediğimize bugün olur tarzında söylem geliştiriyoruz şu oluyor STRATEJİK YÜZYIL evvel bu bölgenin kaderini çizenlerin elinde öyle kozmik planlar ve zorlayıcı yaptırımlar varki karşı karşıya geldiğimizde geri vitese alıp olduğumuz yöne dönüyoruz.
Çünkü NATO ve onun gibi diğer üyesi olduğumuz ittifaklar bizi son 60 yılda KORE savaşından beri isteğimizin dışında çeşitli aksiyonel ve siyasi operasyonlarla kendi istedikleri istikamete taşıyorlar.

NATO dediğiniz zaman bu bir askeri ve siyasi bir PAKTIR fakat bunu çok geriden yöneten dünya elit güçleri kendi istedikleri planlarda NATO yu kullanmakta NATO adeta onların satranç tahtasında bir AT görevi görmektedir.
Bugün bölgeye NATO gücünün İŞİD için müdahale için hazırlanması bunun öncesinde NATO nun en büyük üyesi ABD bölgeyi bombalaması ALMANYA ve diğer ülkelerin gelişmiş kara harp silahlarını çeşitli bölgesel güçlere teslim etmesi sizlere şunu sordurmuyormu,NATO üyesi TÜRKİYE 40 yıllık terör mücadelesi içinde niye hiç devreye girmediniz girmediğiniz gibi birde karşı güçlere yardım ettiniz el altından,nasıl siz MÜTTEFİKSİNİZ biz her dediğinizde geliyoruz niye siz bizim başımız sıkıştığında gelmiyorsunuz.
Çünkü asli hedef TÜRKİYE.
Evet bu planda artık son hamleye geldi BÜYÜK BATI güçleri,sizleri iç siyasette hangi ideolojik parti veya siyasi ittifaktan kurtarıcaz bir güçlüyüz desede artık bu büyük son gelmekte,bu COĞRAFYADA maalesef parçanlanma bizdede olucaktır.
Sizi sakın evinizden çıktığınzda gördüğünüz metrolar,göktelenler veya burdan yüksekovaya giden duble yollar kandırmasın 1988 yılında IRAKIN inkişafını bilseydiniz batının desteklediği IRAK devletini ordan buraya geldi ve oyunun başlangıç parçası olarakta  büyük görev gördü aslında o günde bugünde hedef ülke TÜRKİYEYDİ.
Hatta artık öyle bir duruma geldikki PKK örgütü ve ABDULLAH ÖCALAN legalleşmeye,toplumun karşı kesimindede kabul görmeye başladı,işte bu türkiyenin iç dinmaklerinde çözülme sürecinin göstergesi bu öyle bir boyuta geldiki İŞİD için PKK nın niye bize vurmak istediği, gidip İŞİD ile mücadele etsin gibi düşüncelere ve açıklamalara sevk etti.
Konuyu değiştirim özellikle MİT yakınlığı ile bilinen bazı gazetecilerin İŞİD elinden alınan rehineler konusunda MİLLİ İSTİHBARATIN ilk defa MİLLİ operasyon yaptığını tamamen MİLLİ olduğunu kendi lojistik ve personel imkanları ile yapıldığını OPERASYONU DIŞ İSTİHBARAT daire başkanı(İSMAİL HAKKI MUSA) nın yönetiminde sevk ve idare edildiğini anlatılar biliyorsunuz MİT mensubları çoğunlukla gerekmedikçe ÇAKMA isim kullanırlar,ben burdan sizlere şunu söyliyceğim farz edelimki bu operasyon MİLLİ farz edelimki çok başarı ile yapıldı farz edelimki yapanlar MİT personeli peki bu İSMAİL HAKKI MUSA nın NATO konsepti içinde bir kanat ülkesinde MİLLİ olduğunun garantisi ne vatandaş nerden bilecek belki sayın İSMAİL HAKKI MUSA belki  sayın DR HAKAN FİDAN belki sayın MEHTAP GÜNEŞ bu yüzyıllık operasyonu yapan SİYONİST güçlerin sızıntısı belki MİLLİ OPERASYON bugün yapanlar türkiyenin geldiği öyle bir noktada parçalanmanın,kaosun ve iç savaşın MİMARI olucaklar.

Konular çok stratejik görev başında stratejik görevde olan insanlar dev gökdelenlerin altında küçük maaş ve siyasi gelecek ikballeri ile çeşitli angajmanlara girebiliyorlar 1970 li yılların başında belki maddi olmasada siyaset olarak hızlı yol almak için yapılan bazı girşimler TÜRKİYEYİ kırk yıl içinde ATEŞ VE KANLA İMTİHAN ederken bizi ve bölgeyide bugünki hale taşıdı,maalesef…..!

Unutmayın gökdelenler büyüdükçe MİLLETLER ve DEVLETLER küçülecek…
Benden BÜYÜKLERİMİZE kardeşleri olarak,KÜÇÜKLERİMİZEDE ağbileri olarak şunu tavsiye ederim sokaktaki millet haricinde kritik noktalardaki özel veya kamuda kim çok fazla VATAN,MİLLET,SAKARYA prokobandası yapıyor veya yaptırıyorsa onun bu işlerden kendi şahsi veya temsil ettiği gurup için içerde veya dışarda çıkarı vardır bu maddi ve siyasi olabilir her ikisi olabilir ve bu VATAN MİLLET TÜRKÜSÜ ile kendini veya beraber olduğuğu gücü örtülüyordur.
HAYIRLI HAFTALAR…
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN….

25 Eylül 2014 Perşembe

SEZARIN HAKKI SEZARA….


Sevgili takipçilerim GLADİO diyince ROMA İMPARATORLUĞU ve sonrasında BÜYÜK İMPARATOR JÜL SEZAR akla gelir arkadan kendisini hançerleyenler ve meşhur BÜRÜTÜS..!
ARENA imparatorluğun meşhur şavaşçılarının ölene kadar savaştıkları büyük müsabaka alanları işte bazen sinemada seyrettiğimizde burda YİĞİTÇENE şavaşçılar çarpışırken bazen hile,faullü hareketler ve KALLEŞLİK ile yapılan hadiseleride seyrederiz.

Ben en çok merak ettiğim son dönemde İTALYADA GLADİO davasının savcısı  bay FELİCCE CASSON ne düşünüyor meraktan çatlıyorum türkiyedeki ofsayta düşmüş ERGENEKON davası hakkında şahsen bizim memlekette ofsayta düşmeyen ne kişi,kurum,kuruluş görmedim baştan aşağıya OFSAYTIZ merhum mekanı cennet SADRİ ALIŞIK ağbimizin OFSAYT OSMANI yani solda SIFIR kaldı,OSMAN,OSMAN………?
Tabi benim anamın memleketi KAYSERİDE bir tekerleme vardır ASLAN gibi OĞLUM OSMAN bir GABİDİNİN attığı TURPA şehit gitti diye,ağıt yakarlarmış burdan şuna gelicem biz böyle cemat,camia,tarikat,marikat bilmediğimiz için bizim böyle bir eğitimimiz yok biz DEVLETİ ve onun hudutları içinde ve dışında ister TC vatandaşı olsun ister,gönüldaşı,yoldaşı bir sayarız,öyle takım tutar gibi adam,parti,gurup,cemat tutmayız bize öyle öğrettiler.

Şimdi bu cemat diye adledilen gurup içinde gözaltına alınan içeri alınan insanlar devlet görevlileri var içlerinden biri var son görev yeri HAKKARİ il emniyet müdürü olan beyefendi sayın TUFAN ERGÜDER o çıkıyor bütün televizyonlarda SİLAH arkadaşlarını savunuyor bindirebildiği kadar kıralına bindiriyor,bu arkadaşa kimse ses çıkaramıyor bende ona takılıyorum,bu arkadaş ne iştir diye 2005 beri ne özelliği var bizde ÖZEL derler…!
Evet arkadaşlar şimdi bu sayın MÜDÜRÜMÜZ tarihi bir operasyon yaptı muadilindeki silah arkadaşları ile,tabi benim gibi alakası hiç bu işle olmayan bir hadisenin içine torba yaptı bizi,ben bunu kendilerine ve diğer arkadaşlarına burdan sordum lütfen bu operasyonu kim size emir verdi yaptınız diye ses çıkmadı sayın müdür beyden on aydır yazılı blogtan ve sosyal medyanın her türlüsü ile ulaşıp beyefendiye soruyorum herşeye ASLAN gibi atılan sayın müdürümüz bu operasyon ve sonrası gelişen hadiseleri nedense anlatmıyor,o kadar HÜKÜMETİMİZİ eleştiren ağır ithamlar var bundan tık sesi gelmiyor nasıl bir kurgu operasyon TANIK ifadesi olan ERGENEKON hadisesinden bana operasyon yapıyor ama şimdi tık yok.

Bu bilinen konu bunu sayın MİT MÜSTEŞARIMIZ DR HAKAN FİDAN beyede aktardığımızda ondanda tık yok ama son 15 yıldır ağır çarpışan zatiallerime devamlı baskı örtülü aileme yine bazı uzantılarla baskı var nasıl oluyor bu işler DEMOKRATİK ÜLKELERDE ben çözemiyorum.
Yani arkadaşlar şu var devletin erklerini,devletin gücünü kullanmayan veyahutta devlet güçleri ile beraber sehem kurmayan insanımız türkiyede mağdurmu olucak,çeşitli devlet olanaklarını araç,gereç ve siyasi olarak kullananlar,dokunulmazlıklardan yaralananlar istediği gibi atmı koşturacak.
Sayın CUMHURBAŞKANIMIZ bir DÜNYAYA BİRLEŞMİŞ MİLLETLERDE ve İSVİÇREDE DAVOSTA bozuk koyuyorda burda MİT kendi işleri deyip niye es geçiyorlar.
Arkadaşlar ben TÜRKİYE arenasında son 20 yılda foul yapmadan savaşan MİT bir seferberlik yapısı olduğunu görmedim tamamen faulle,kalleşlikle,iftira ile savaşan arkadan vurarak hareket eden bir camia birde bunları basın yayın kuruluşlarında savunan medya patronları,yakınları birde basın mensubu arkadaşlar var hatta bir tanesi öyle ileri gittiki ne olmuş güç kimdeyse gücü kim kullanırsa basar alır dedi,bu arkadaş MALATYALI ismini söylemeyeyim anlayan anlar,canım kardeşim ASKER a…. Belledi demokrasi yokmu diye bağırıyordun,sizler demokrasiye kavuşun diye çarpışırken siz ekip halinde DEMOKRASİ numarası ile cebimizde gözümüz varmış bizim arkadan cebi patlattınız bakın bunun adına cepçilik,yankesicilik diyorlar tabi basitine.
Birde YÜZ OKUMA mağduru olmayalım diye CAMIŞ gibi sırıtıyorsunuz nefret geldi kadınlarda güzel oluyorda tüm kadınlar bana aşıkmış gibi geliyor,öyle bir sırıtıyorlarki..?
Şimdi siz bu benim EMMİM kıllı BARONUN gazına gelip,Kafkasyalınız,cartunuz,curtunuz Kastamonulunuz bize çöküp yanlış yaptınız ama bu böyle kalmaz bak size söyleyeyim bu AYI sizi arar.AYI diyin bakim AYI, hep beraber deyin AYI,AYI…

Bende rica sayın CUMHURBAŞKANIMIZADA burdan arz edim bu arkadaşlar bir an evvel SEZARIN HAKKINI SEZARA iade etsinler,böyle ayıp oluyor,ARENADA kalleşçe dövüşmek..
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN…!!!!

23 Eylül 2014 Salı

MİT DERİN OPERASYONLAR……


Sevgili arkadaşlarım önce 101 gün rehin tutulup serbest kalan tüm canlarımıza büyük geçmiş olsun der kurtarmada başarı ile çalışan başta MİT olmak üzere tüm kurum ve personelleri ve diğer yardımcı unsurlara teşekkür ederiz.
Tabi şimdi basında bir kısım yazarlar ve gazeteciler kahramanlık nidaları atarken çeşitlide kahramanlık senaryolarını gazeteler ve diğer ilgili kuruluşlarla gündeme taşıyorlar özellikle sayın MİT müsteşarı DR HAKAN FİDAN beyi memleketin yetiştirdiği MİLLİ vatan evladı MİLLİ operasyon gibi söylemlerle kamuoyuna lanse ediyorlar,bundan evvelkiler neydi))))))))?
Arkadaşlar istihbarat operasyonları şablonları vardır bugünlerde bu benimde hayatımda çok sıkıntı veriyor,böyledirde bu iş anlatim size.
Bu gördüğünüz operasyon şablonu aynı 1999 APO operasyonu,nasıl operasyonun dış ayağı ülke içinde ve dışında tüm destek birimleri ile hazırlanmış buna yabancı istihbarat örgütlerinden faydalanmakda dahil arkasından vuku bulan rehine operasyonu ile şimdi start verilmiş oldu bu içerdede kanımca iç istihbaratın yeni düzenlenmiş koordinasyon şekli ile.
Şimdi bunu özellikle BASIN yayın organları üstünden yapılan PİSİKOLOJİK prokobanda ile iç istihbarattada istenilen hedeflere çeşitli yeni kurulan koordinasyon birimleri ile İSTİHBARAT oyunları dediğimiz çalışmalarla bundan sonra devam edilmek isteniliyor.

Açık söyliyceğim MİT ve onunla koordinasyonlu diğer güvenlik güçlerimizin muazzaf yapısının dışında 5. Kol faliyeti ve seferberlik faaliyetini yöneten emeklilerden oluşan sahada sistem TÜRKİYEDEKİ NATO konsepti çerçevesinde hazırlanmış kadrolarıda bu konsepte ve akılda insanlardır,neyi ne kadar MİLLİ yapıldığını sahada koşturanlar bilmez ama yönetenlerin son noktasının MİLLİ olmasına imkan ihtimal yok,bunu çok vatansever gazeteci arkadaşlar vatan millet sakarya yazar,ama kendileride inanmaz perde gerisinde anlatırlar.
Bu anlattıklarımın delilide rehine operasyonu bittikten 48 saat sonra ABD silahlı kuvvetleri bu yazıyı yazmadan birkaç saat evvel İŞİD(IRAK,ŞAM İSLAM DEVLETİ) hedeflerine karşı suriye ve ırakta havadan yoğun bir bombardımana girişti.
Arkadaşlar TÜRKİYEDE ABD olmadan bizim MİLLİ bir operasyon yapmamıza imkan yok bizde argoda bir laf vardır YAZMAYIN?))))))))

Gelelim sahaya ve kendimize biraz tabi bu çalışmalar genel konsept çalışma olunca sahadaki tüm kadroları(haber elemanı,ajan,muhbir,emekli subay,polis,istihbaratçı)bunları derecelerine göre sahada bir SANTRANÇ tahtasındaki taşlar gibi dizer start verilen yeni sistemde faliyete başlatılır,burda derecesi çok yüksek olan kozmik bazı nadir kişiler uzun zamandır kurumsal çatışmadan isteksiz durumda ise onlarıda sahaya indirmek için İTTİRME tabir edilen sahaya incek kişiyi çeşitli sıkıntılara sokarak yönlendirme yapıp sahanın içine çekerek ANA oyuncu olarak onların üstünden gidip sahada oyunu kurarak yeni bir gizli savaşı yürütmek,bu aralar uzun zamandır banada bunu yapıyorlar,tabi benim gibi çok açık konuşan tarihinde sanırım ilk defa bir TÜRKİYE CUMHURİYETİ MİT müsteşarına direk mektup yazarak bir daha sahada hiçbir kurumsal hadisenin içinde olmayacağımı bildirmiş bulunsakta demekki bu SEFERBERLİK sistemini yönetenleri ve şu andaki koordinasyon kurullarındakileri durdurmak mümkün olmuyor.

Evet arkadaşlar bu sistemin içinde olmamak istediğim için sistemi yöneten muazaf ve emeklilerin çeşitli EKONOMİK operasyonlarına maruz kaldığımız gibi etrafımızdaki MUHBİRLERLEDE zaman zaman örtülü tehditler almaktayız,istihbarat örgütünün bu KILLI BARONLARI kendileri yatlarda çocukları ile lüks hayatlarını yaşarken bizim gibi sırtından ter akan insanların kanı,canı ve teri ile beslenirler.Birde senin ekmeğine daha yetimken göz koyar bu KILLI istihbarat baronları,onun için burdan sayenizde bu İSTİHBARAT BARONLARINA söyliyceğim kendi torunlarınızı,çocuklarınızı,o güzel lüks yaşam içindeki kızlarınızı bu sahanın pis işlerinde koşturun biraz,MEMLEKET sizden hizmet bekliyor gidin biraz VATANI kurtarın ben sayın FİDAN beye mektubumda bildirdim biz son YÜZYILDIR kurtarıyoruz YATLARA binmeden?))))))
Bir an evvel güzelleşelim bende ST.PETERSBURG şehirine dönim birazda ordaki bayan polis hanımları teftiş edim orda romanımın  alt yapısının hazırlığını yapim,bak demedi demeyin siz yollamıyorsunuz,bu RUSLARIN sağı solu belli olmaz gelir beni burdan götürürler sonra madara olursunuz.DEMEDİ DEMEYİN))))!!!!!!!!
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN….

21 Eylül 2014 Pazar

YILDIZ İSTİHBARAT 2014….


Sevgili takipçilerim siyaseti sevmem ve yapmam uzmanlık alanın istihbari konular genelde iç ve dış istihbaratla ilgili yaşanmışlıklar veya ilgili haberler.
Biliyorsunuz YILDIZ istihbarat diye adlandırılan tarihteki ilk OSMANLI devletinin istihbarat teşkilatı büyük devlet adamı sultan ikinci Abdülhamit han hazretlerinin kurdurduğu aslında bu bir hafiye yani iç istihbaratta kullanılmak üzere çok iyi hazırlanmış polisiye bir teşkilat çokta başarılı bir teşkilat döneminin.
Bu teşkilatta çalışmış merhum bir arkadaşımın dedesi vardı,o bana yadigar kalan dedesinden emanetleri göstermişti bunlardan biride SİLAH dünyasında kısa 9 mm olarak geçen üstünde Osmanlı tuğrası olan BROWNİNG marka tabanca idi,bunun yanında kamalar el yazması kuran vs gibi hafiye teşkilatında çalışan dedesinin emanetleri o günlerin şartlarını bize göstermek için çok iyi donelerdi.Benim işim birazda budur yani geçmiş dönemin çeşitli objelerinden istihbarat yapmak çocukluğumda ilk aldığım ders ve gittiğim dersahane bu iştir..)))

Buraya nerden geldim şu anda istihbarat dünyasından uzak olsamda işimiz ve yaşantımız bize her türlü istihbarat olanağını veriyor 2010 yılından sonra MİT müsteşar değişikliği ve yeni yapılanma ile sistemi sahada çalışarak çözdüğümde yeni size şunu aktarıcam sahada pres dediğimiz futboldaki bir taktik vardır,sayın FİDAN ve ekibi iç istihbaratta kurdukları koordinasyon kurulları ile emniyet teşkilatını sahada yeni bir istihbarat anlayışı ile stratejik merkezlerde baskılı pres taktiği yani istihbaratın gücünü göstererek yabancı istihbarat kaynaklarını sabote etmek işlevsiz kılmak kaynağı kurutmak,çalıştırmamak vs argümanlarla hedefi bertaraf etmek gibi bir çalışma başlatmışlar,hayırlı olsun güzel demokrasi içinde kalınırsa baskı rejimine iş dönüşmezse yanı 3. Dünya ülkelerindeki sisteme değilde bir İNGİLTERE demokrasi sistemin içinde yapılan faaliyet olarak giderse çok güzel olur yoksa burasıda IRAK,SURİYE,MISIR,ÜRDÜN gibi ülke statüsüne girer…..!

Tabi eski GES şimdiki adı ne unuttum BAYRAK garnizonundaki modern dinleme büyük birader gözetleme faaliyetinin tüm bu unsurları desteklemesi gayet güzel.
Size bunları yazarken sayın MİT şikayet amacı ile yazdım tarihi bir kaynağım var yıllardır bana altın yumurta veren tavuk misali iç ve dış istihbarat konusunda bilgi verir onunla bir beş dakika oturup sohbet edelim dedik,bu yeni kurulan birim istihbarat faaliyetimin önünü kesti bu kaynağımıda bayağı şu anda sıkıntıya sokmuşlar yine dış kaynaklı başka bir hıristiyan güç vasıtası ile yani istihbar ettiğimiz şeylerin önü kesiliyor,önemli değil biz emekliyiz bu işlerden istihbarat yapıcak olsak her kurumu atlatırızda uğraşmıyoruz bu işlerle yoksa dünyanın en büyük servisleri ZEKİ kod adını boşuna koyarmı,alt kafayla almadık bu ismi ÜST kafayla aldık….)))))
Size bilmediğiniz bir hadise anlatim eski yazılarımda yugoslavyada rahmetli babama araç ile bir suikast yapıldı demiştim,babam zor yaralı kurtulmuştu yıllar sonra bunun izini sürdüğümde NADİR.B isimli bir MİT saha görevlisine ulaşmıştım işte o beyefendiye 

7.CUMHURBAŞKANIMIZ sayın KENAN EVREN beyefendi yaptığı vazifelerden dolayı DEVLET ÜSTÜN HİZMET madalyası verdi hatırladığım 1987 yılıydı gibi geliyor sonra bu beyi EDİRNE MİT bölge başkanlığı ve İSTANBUL MİT bölge başkanlığı soruşturma altına alıp uzun sorgulamalardan geçirdi bilmediğim bazı yanlış işlerden dolayı,gerisini takip etmedim,
Söylemek istediğim CUMHURBAŞKANLARIMIZ zaman,zaman istihbaratçılarada devlet üstün hizmet madalyası verir….!!!!!
Hepinize eğlenceli,sıhhatli,mutlu bir Pazar günü dilerim….
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN…

19 Eylül 2014 Cuma

PAZARA KADAR DEĞİL MEZARA KADAR…


Sevgili arkadaşlarım,okurlarım uzun yıllar sessiz yaşadıktan sonra nihayi hedefime ulaşıp arkasından çok uzun yıllar haksızlığa ve adaletsizliğe uğrayıp saldırılara dayanmaya çalışınca tabiki bunun bir etkisi oldu maddi manevi birincisi yönümü hayatta değiştirdi ikinciside ALLAHIN bildiğini kuldanmı saklıycam diyerek naçizhane yaşadıklarımızı bildiklerimizi yazmaya başladım.
Burda şunu söylemek istiyorum benim her ideolojiden her siyasi guruptan arkadaşım dostum ahbabım oldu,hepsi ile iyi kötü hatıralarımız var hayatımda çok iddalı konuşuyorum isteyerek veya bilerek kimseye karşı bir hatam,bilinçli planlı bir zararım olmadı,kimsenin kuyusunu kazmadım bırakın bunu yabancı bir kimseye bile yapmadım,teklif eden olmuşsada bu yıllar sonra tesadüfi çıkmıştır kabul etmeyip elimin tersi ile ittiğim.
Onun için bugünlerde basın yayın organlarında çıkıp konuşmuşsam gazetelerde kendi adımla yazılarım çıkmışsa bu imkanları bana tanımış insanlara çok teşekkür ederim.
Şunuda herkes bilsin hayattada doğru bildiğim herşeyi söylemişimdir insan kayırmayıp ne zamana güce,kuvvete tapanlara bakmışımdır nede kimse güçlü diye ona yalakalık ve salakalık yapmışımdır.Hakkımı aramam,bu benim gayet doğal yapmam gereken bir şey yoksa ortalık başkalarının yaptıklarının üstünden geçinen güç şahsiyetsizi insanlar ve guruplar sistemlerle dolu.Sanırım bu kadar içimi dökmem yeter okuyan kendilerini ilgilendirenler anlar arkadaşlar bizi yetiştirenler senedin olmadığı sözünde dönülmez bir olgu olduğunu öğreterek eğitti,bunuda TÜRKİYE insanına yeniden öğretilmesi gerekli olduğuna canı gönülden inananlardanım.
Sayın eski merhum CUMHURBAŞKANLARIMIZDAN TURGUT ÖZAL beyin mahdumu sayın AHMET ÖZAL beyi televizyonda izledim babasının ölümü ve yapılan 1988 deki suikastten bahsetti,konuşmanın satır aralarında kendilerine karşı yapılan dezanformasyon saldırıların bu hadiseleri sulandırırmak ve bu şekilde örtüp kapatmak istendiği bazı insanlarında bu olaylar karşısında yılıp ülkeden çekip gitmek istediklerini televizyondan dillendirdi burda gülümsedim,ve konuşmasını çok beğenerek izledim.

Tabi hüzünlendim kendimi yalnız hissettim 1988 yılından bugüne arkadaşlarım dostlarım bir bir gözümün önünden kaybolup gitti ve tüm anlattıklarım İSTİHBARİ bilgiler olup bunların artık bir hukuki değer kazanmayacağını biliyorum azcık bahsetmek istiyorum,özellikle sayın AHMET ÖZAL gizli tanık hadisesine çok dikkat edilmesinin önemine işaret etti haklı,onun için elden geldiğince TANIK ifadesi kullandırılması çok gerekli,işte sayın MEHMET EYMÜR gibi devlet görevlileri mahkemelere ve MECLİS komisyonlarına açık kimlikleri ile gitmişlerdir,banada teklif edildiğinde GİZLİ TANIK olmayı reddedip TANIK ifadesi vermeyi kendim önermişimdir.
17 HAZİRAN 1988 akşam geç saatler televizyon seyrediyorum bir arkadaşımla ismini saklıyorum burda çok güzel bahar havası gibi hava var televizyon bitti,terasa çıktık çay demlemiştik yavaş yavaş içerken denize karşı karanlıkta,arkadaşıma sessiz yarın merhum ÖZAL beyin vurulabileceğini söyledim,bana baktı güldü dedi RAKI da içmedik ZEKİ çay içiyoruz  sarhoşta dilsin nerden çıkardın dedi,dedim tahmin ediyorum,gece sabaha karşı sohbet devam etti ve yattık.
Uykudan kalktığımda saate baktığımda öğleni geçiyordu hiç kahvaltıya bakmadan televizyonu açtım ayakta seyretmeye başladım rahmetli ÖZAL konuşuyor aradan birkaç dakika geçmedi merhuma ateş edilmeye başlandı arkadaşımda uyanmıştı televizyondaki yüksek sesi duyunca geldi baktıki suikast oluyor bana baktı rengi bembeyaz oldu…….))

JFK JOHN F.KENEDY suikasti anımsadım suikastin ilk bilgileri ve görüntüleri ve salonda olan bazı arkadaşlardan bilgi alınca suikastin en benim için anındaki verisi SCOT WEBLEY marka 7x65 mm tabanca ve bu tabancanın suikast anındaki çalışma verisiydi tabi oda beni gülümsetti ta 1977 götürdü beni size burdan söyliyceğim merhuma yapılan suikast anında suikatçının elindeki tabancanın iki defa atış yapması ve arkasından silahın hazneye üçüncü mermiyi sürmeden kızağın hareket etmesi çok profosyonelce silahın şarjöründe teknik çalışmayı gösterir,işte bazı güçler o kadar ince çalışıyorlarki bunun bir paralel örneğini bile delil kalmasın diye yok ediyorlar şimdi şuçlanan bir yapıya hadiseler esnasında konuyu söylediğimizde hadise kapatıldı.

Tabi birde suikastçının o günlerdeki sosyal,siyasi,kültürel kişilik profili AFYON nüfusuna kayıtlı olması onlarda o anda çok çabuk sinyal veren hadiseler benim konuyu algılamam için çünkü bize kimse merhum dönemin BAŞBAKANINA suikast yapıcaz demedi o günlerdeki sahada oynamamız bize bunun istihbari alt yapısını verdi aslında altı ay evvelinden bu çalışmaya başlandığı kanımcada MERSİN bölgesinde bu hazırlıkların yapıldığı algısı bende oluşmuştu,o yıllarda çok gençtim sadece kendim bilerek kendi içimde yaşıyordum benden başka ne yaptığımı,ne yapacağımı ne yapmak istediğim hakkında kimsenin ne fikri vardı nede çok önemsiyordu 22 yaşında bir genci TÜRKİYEDE sadece sahada koştururlar,ne olduğuna önem vermezler.
Kısacası aslında bu suikast ve sonrası gelişmeleri olumsuz DEVLETİMİZ a dan z ye herşeyi biliyor,TUĞLA çekseler DUVARDA yıkılsa hiçbir şey olmaz fakat ülkemizde bu sistem öyle bir kurulmuşki TUĞLA çekildiğinde zincirleme reaksiyon bugünki İKTİDARIDA yıpratır zora sokar,onun için hiçbir şey bu konularda çıkmaz,yazılır çizilir birde işte POLAT ALEMDAR kurtlar vadisinde söyler artık hiçbir şey gizli kalmıycak DÜNYAYI kurtarıcam?))))
Şimdiye kadar bu konuları TÜRKİYEDE çok açık yazan tek gazeteci gördüm sayın CEM KÜÇÜK bir tek tarihinde bu hadiseleri çok açık kendisi yazmıştır,doğru tebrik etmek lazım.
Birde bu suikast azmettiricisi bir büyük isim geçiyor evet doğru olsada bu bir BARONLAR KONSEYİNİN ortak kararı sonucu hep İŞVİÇREDE sonlansada konsey bu kararları MADE İN ENGLAND yazan özel portokal aramolalı bir çay içerken sonuca bağlıyor.
Hepinize selam ederim.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN…


14 Eylül 2014 Pazar

DERİN DEVLET ,5. KOL…

.Sevgili takipçilerim hepinize eğlenceli,mutlu bir Pazar günü dilerim..Arkadaşlarım ben tekrar söylüyorum bu anlattıklarımın hepsini yaşayarak istihbari olarak genel anlamda kendi şahsımın TÜRK derin devleti içinde belirli bir yüksek seviyedeki yapının içinden bazı konularda büyük üzüntüler yaşadığım için istihbari çok uzun yıllara yayılan sessiz bir çalışmanın ürünü olarak elde ettiğim bilgileri sizlere burda sadece fazlaca isim ve şuçlama yapmadan özetini yazıyorum.
Bugünlerde tekrar merhum eski CUMHURBAŞKANIMIZ TURGUT ÖZAL beyin ölümü ile ilgili bazı bilgiler ve yeni hadiseler meydana çıkmış,daha evvelden şuçlanan bir alt rütbeli generalimiz var bazı davalarda adı geçen özellikle ERGENEKON davasında ve birde merhumun ailesinin dinlenmesi meselesi var bu konudan dolayı bu dinleme ve gizli tanık ifadeleri ile aileye karşıda bazı şuçlamalar var,burdan biraz size açıcam.

Birincisi bu suçlanan paşa eğer böyle bir şuç işlendiyse varsayalım merhumu zehirlemek gibi,o tarihteki görev itibari ve türkiyedeki konumu itibari ile böyle bir şuça iştirak edemez sebebi görevinin o günlerdeki gereği birde mevki konumu,ama sadece ilerki yıllarda üyesi olduğu başka bir yapı yani devletin içinden değilde iştirak ettiği başka bir uluslararası yapı içindeki yaşanmışlıklardan,faaliyetlerden hadisenin vuku buluş şeklini ve olayın içindeki bazı kimseleri duyum ve anlatımlarla öğrenmiş sonrada bunu bazen silah olarak yaşantısı içinde kullanmıştır,ŞÖVALYELERE ve GLADYÖTÖRLERE artık KILIÇ yerine BİLGİ lazım..))))
Derin devletin bir kısmı ama en kuvvetli bölümü kendine yakın veya kendi ile ilgili yapıların ailelerin içinde devamlı anlık bilgi alacağı hizmetçiden tutta,aile ferdlerini ve aileyi farkına varmadan yönlendirecek şekilde bağlantı kurmuşlukları vardır.
Bir ailenin içinde aile fertlerinden  bir birlerinden haberleri olmadan haber alınacak mekanizmalar kurulmuştur bunlar İSTİHBARAT faaliyetleri olan kurumların çalışması ile organize edilir,bazen bir bazen birkaç istihbarat servisi ayrı ayrı kullanılır.
Sanırım eğer TURGUT beyefendi zehirlenerek öldürülmüşse onunki tüm kurumların içinden şeçilmiş ve çok önceden büyük bir MİMARİ çalışma yapılarak en ince detayına kadar hesap edilmiş ve zamanlanmış içerde ve ULUSLARARASI ARENEDA hesaplanarak yapılmış bir cinayet planıdır?
Nasrettin hoca misali bana damdan düşen getirin demiş,kendi damdan düşmüş bizim derin devletin içinde kurulmuş bazı yapılar ve çeteleşmeler toplum içinde çok sempatik gösterilir aslında hepsi bir insan övütme ve servet götürme için kurulmuş yapılardır,bunlar ya sosyete sayfalarında,futbol dünyasında veya diğer sosyal alanlarda basın vasıtası ile hergün imrenerek önünüze gelir aslında ŞEREFSİZLİĞİN daniskalısıdır.

Tabi özellikle benim MİT içindeki bu yapının en kuvvetli bölümünü çocukluğumdan itibaren takip ve istihbar etmem hadisenin MİT ve diğer kurumların haricinde başka bir yapıya ve uluslararası camianın içine taşıdı baktımki davetde ediyorlar girersem YEMİN edicem bir prensibim vardır ihanet edebileceğim bir yapıya yemin ederek giremem,devamlı red ettim.
Bana şunu söylediler en altta bir insan olarak masaya oturduğumda kimlerle karşılaşıcağımı.
Gülüyordum çünkü masanın etrafını biliyordum,çok küçük yaşta bu yapıyı takip altına almıştım,bana konuşulduğunda bugünlerde sönen ALADDİNİN lambası gibi aydınlanıyor içimden gülüyordum.
Özellikle MİT içindeki meslek memuru girip en üst rütbeye çıkmış kimselerin çocukluğumdan itibaren yakınlarının vasıtası ile pisikolojik,ekonomik,sosyal düşüncelerinin istihbari çalışmasını yaptım,mecburdum kafayı takmıştım çünkü benim yaşam alanımı haksız yere işgal etmişler ve katliam yapmışlardı.
Çok açık söylüyorum bu insanların içinde çok şerefsizide var alçak para için herşeyi yapabilecek bir kişilik gurubu zaten yaptılar,şantaj,cinayet baskı ile böyle bir yapı içinde iyi insan bile var el mahkum girmiş.
Bazen bazı MİT mensubu özellikle kişilerin resimlerini gördüğümde bakıyorum babasıda teşkilattaydı aynı babasına benzemiş babası gözümün önüne geliyor bulunduğu yapı kompartmanı düşünüyorum niye birbirlerine bu kadar sadık yapıştıklarını anlıyorsun,tarihten gelen ekonomik,siyasi,maddi çıkar bağlantıları o zaman gülüyorum.
Neden geçen bir MÜSTEŞARIMIZ demişki kurumumuz yapısında devamlılık şart ben onu fark ettiğimde yıl 1993 senesiydi bu devamlılığı kendi üstümden atmak ve yıkmak için elimden geleni yaptım bana çok pahalıya mal olsada….
Devamlılık önemli ama yapının sağlıklı olması şart TÜRKİYEDE bu yapı sağlıklı değil.
Şimdi tekrar çok değerli merhum büyüğümüz TURGUT ÖZAL beyin ölümüne dönersek bendeki düşünce zehirlenip öldürüldüğü ama ispat edilemediği için hukuk konusunda bir şey söyleyemiyoruz.

Şunu ifade etmem mümkün eskiden beri yapılan bir CİA taktiği pis bir iş yaparsan yaptığın pisliği SOVYETLERİN üstüne at tabi SOVYETLER çökünce memlekette ne kötü olsa RUSLAR yaptı denilerek onların üstüne atmak ,ben o günleri çok canlı yaşayarak size şunu çok açık söyleyebilirim bu konuda RUSYA devletinin hiçbir ilgisi yok sadece SOVYET döneminde bu yapının içinde bulunmuş MİLLİYET olarak TÜRKİYEYE yakın bağımsızlığını kazanmış devletlerin içinden bazı önemli gurupların burdaki köken olarak akrabalığı olan ve o günlerde yoğun mücadele içinde savaşan burdan paramiliter gurupların gittiği komşu ülkemizden buralara gelmiş yine ULUSLARARASI yapının parçası olan kişilerden zehir temin edilmiş olabilir?))
Tabi hadise zehirle bitmiyor,çok geniş bir organizasyon bu çalışmaları 1988 haziranından sonra çalışarak devam ettiler.
Arkadaşlarım çok isterim açık anlatmak ama mümkün değil,eğer bu hadiseler patlamayıp hepsinin üstüne sünger çekilirseki öyle olucak,bunları ciddi manada öğrenmeniz en az 20 yılı alır,bunları açıklayacak bir arkadaş var OF doğumlu dindar bir kardeşim OF lu atilla o açıklar…?
Size şunu açıkça söyleyeyim,güç ve hırs elde etmek için yaşamış insanlar topluluğu basit bir NÜMÜZMATI( ANTİK PARA KOLLEKSİYONERİ)öldürüyorsa CUMHURBAŞKANINI öldürmeye çalışması mantiken gayet doğaldır değilmi…ŞANTAJ ile beraber tehdit, bu işin zaten doğasında var bu kirli işleri iş edinmiş bunu ekonomik gelir seviyesi olarak gören yapılar yakınlarınıza şantaj ve tehdit kullanarak sizlere bir çok kötülük yaptırmışlardır belki, ALLAH bu MİLLETİ sizleri ALLAHSIZ,KİTAPSIZ,ŞEREFSİZ yapılardan korusun….???
Hepinize iyi pazarlar…..
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN….

11 Eylül 2014 Perşembe

LASTİK YILAN…..

  LASTİK YILAN…..

Sevgili takipçi dostlarım,yukardaki başlıkta neyin nesi diyceksiniz,şurdan kaynaklandı önemli bazı ALMAN devleti yetkilileri bizim değerli devlet büyüğümüz için son günlerde aralarındaki konuşmalarda bu yakıştırmayı yaparak devlet büyüğümüzün kendilerine göre güvensizliğini kast etmek için kendi aralarındaki konuşmalarda kullanmışlar.
Size yine kendi bildiklerimden bunun niçin olabileceğinin portresini çizmek istiyorum.
Geçmişte bazı hayatını kaybetmiş aile mensublarım NAZİ sempatizanı oldukları için konuları bilirim,alman akrabam çok davranışlarını ve zamanlamalarını bilirim.
Tabi türkiyede derin merkezler zaman zaman bana kızdıklarında arkamdan NAZİ köpeği diye küfrederler benimle hiçbir alakası olamaz,geçmişteki çok eskilerde kalmış hadiseler.
Ben hiçbir zaman böyle bir ortamda yetişmedim,bulunmadım.
Gelelim davranış bilimine, tanıdığım iş yaptığımız yaşlı bir ALMAN beyefendi vardı,toprağı bol olsun ikinci dünya harbinde savaşmış eski bir asker adı KURT W….!
Çok disiplinli çalışan,çok sağlam işini mükemmel yapan bir insan zaman zaman tercüme hatasından kaynaklanan eski yıllardaki yazışmalardan çıkan hatalara o kadar beyefendiliğini bırakıp ağır laflar eden bir insandı,şaşırırdık o zaman böyle bir insandan nasıl bu tip enteresan sinir hali laflar çıkar diye,ŞUNDAN:Bir ALMANI sinirlendirecek iki şey vardır.Birincisi maddi,manevi menfaatine ters hadiseler yani MENFAAT ikincisi sisteminin kurduğu çarkların bozulması özellikle ekonomi ve siyasi hayatlarında kısacası birinci ile ikinci aslında tamamı aynı şeyler…..!

Bugünlerde ALMANYA ve onun lokomotifliği arkasındaki AVRUPANIN en büyük KORKUSU GÜÇLÜ,KUDRETLİ,TEKRAR İMPARATORLUK RUSYASI.
Açıkçası sayın BAŞKAN PUTİN dünyada bir çok sıkıntıları çeken RUS halkının ve onun popilasyonunun  intikamını yavaş,yavaş almaya başladı bu ABD başta olmak üzere AVRUPA,İNGİLTEREYİ çok sıkıntıya sokuyor,çünkü ENERJİ bağımlılığı AVRUPAYI maalesef sıkıntıya soktu,büyük ALMANYA SOVYETLER BİRLİĞİ döneminin hesabını iyi yapamadı ilşkilerinde ABD bağımlılığından dolayı?))
1980 li yılların başlarında boğazda oturup RAKI içerken dev gemilerin büyük borular taşıdığını gördüğümüzde SOVYETLERE şaşırırdım,bu AVRUPALILAR niye enerji konusunda SOVYETLERE bağlanıcaklar diye düşünürdüm,herhalde boğazdaki ALMAN REZİSDANSINDAKİ alman hariciyecilerde düşünmüşlerdir?
Bunlar hepsi içi açılacak konular bize dönersek ALMAN yöneticiler böyle agresif konuşmalar yaptıklarında,ellerinde tabiki koz olucak hadiseler vardır.
Benim düşündüğüm ve bunu sekiz,on yıl evvel hesapladığım TÜRKİYEDEN kaçarak ALMANYAYA sığınmış bazı istihbarat kadrolu mensublarımız ve bunların peşi sıra gidip oralarda tuzağa düşmüş istihbarat uzmanları orda ALMAN istihbarat servislerine bazı bilgileri can havli ile vermişlermidir bunun akabinde özellikle 2004 yılından sonra İSRAİL ile beraber müttefik çalışan ALMANYA ve oyunların büyük kurucusu AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ ve İNGİLİZ istihbaratı bir konsorsiyum kurarak türkiyede çok gizli çalışmalar ve faaliyetler götürerek bu tutsak düşen istihbaratçılarımızın verdiği bilgilerden yola çıkarak MİLLİ gelişimimizi sağlayan konulara istihbari çalışma yapmışlarmıdır…

Bugünlerde çıkan İSVİÇRE banka hesaplarını açıklayacak hadiseleri,TÜRKİYEYİ devlet olarak sıkıntılara sokabilecek hadiseler olabilirmi,çünkü bazı devlet bankalarımızın ABD ve AVRUPALILARCA sıkıntıya sokulmak istemesi bundanmı?
Ergenekon operasyonları esnasında tehdit edilen savcıların ALMAN devletinin içinden bazı kaynaklardan alındığının tespiti,bu konuda önemli bilgiler alan PARALEL adledilen emniyet kuvvetinin bunun üstüne gidiceğiz görüntüsü ile tam tersi hareket etmesi ve akabinde hala çok gizli tutulan sır sayılan bazı mahkeme dosyalarının TBMM meclis komisyonuna kadar gelmesi PARALEL adledilen yapının neden bunun üstüne gitmediğini öğrendiğimizde çok şeyide o zaman öğrenebiliriz.

Çok konuşulan 17 aralık operasyonu yapılması ve bu çalışmadan önce yapılan istihbari çalışmalardan elde eden bilgiler yine bu BATILI devletleremi sızdı….
Kısacası UKRAYNAYA her an girmesi beklenen RUSYA FEDERASYONU ordusu ve AVRUPA ile restleşen gazınızı keseriz diyen ve TÜM DÜNYANIN gelişen en sofistike olan GÜCÜ RUSYA ile TÜRKİYENİN ani ittifakı BATIYI başta AMERİKA ve ALMANYAYI çokmu korkutuyor,onlarda TÜRKİYEYİ yöneten kadroları korkutarak bu itifaklardan uzak durmasınımı sağlamak istiyorlar…?????
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN….

7 Eylül 2014 Pazar

MİLLİ FABRİKA MİT………!

  

Sevgili takipçi ve okuyucu arkadaşlarım.Demokratik ülkelerde seviyeli ve dozajı kontrollü eleştirilerimizi yapıcaz,bundan devletimiz ve onun kurumları kendilerine ders çıkartıp hata yaptıkları noktaları yakalıyacaklar,kurumları doğru dizayn edicekler.
Bugün bu yazıma değerli siyasetçi MHP milletvekili sayın OKTAY VURAL beyin tweeti ile yazma kararı aldım,şahsen MİT eleştirdiğimizde ucu muhakkak onlarada ağır dokunacaktır çünkü MİT bu ülkenin bir kurumu ,bu ülkede  TÜRKİYE CUMHURİYETİ tabiyetinde olan insanların yönettiği tarihsel bir kurum….!!
Tweet aşşağıda aynen veriyorum ve haklı bir konuya değinildiği kanatını açıcam…!
!!!( Oktay Vural @oktayvural  ·  1 sa.
Istihbarat örgütleri Türkiye'de cirit atıyor,dinliyor,izliyor, bilgisayar networklarına giriyor.Devleti yönetenler ne yapmış? MIT ne yapmış?)!!!!!
Evet TÜRKİYENİN özellikle 1. Körfez harekatından beri çok sıkıntılı durumunda bir coğrafyaya sahip olan ülkemiz staratejik istihbarat ile görevli olan MİT bunu yapmamış aksine aksiyonel istihbarat faliyetlerinide önemsememiş çok zaruretten kurulmuş birimleri dağıtmış,özellikle 1999 yılında APO nun paket tesliminden sonra istihbarat faaliyetleri sanki DIŞ İŞLERİ bürokrasisi gibi yönetilmiş şahsen STRATEJİK ve DİĞER istihbarat branşlarının içinde diplomasi vardır ama sırf diplomasi ile İSTİHBARAT örgütü yönetilmez,istihbarat çok metodlu ve denklemli ,konulu çalışmayı gerektiren bir sahadır.

Ben şimdi nerde hata yaptığımızın bir kısmını bu bölümdeki yazımda vericem.1980 Lİ yılların başında bir gurup üst düzey MİT yöneticileri şu tezi öne sürüyorlardı,TÜRKİYE küçük bir ülke türkiyenin TEK düşmanı SSCB(SOVYETLER BİRLİĞİ)ona tek başına karşı koymamıza imkan yok NATO ve ABD onun müttefikleri onunla uğraşıyor,diğer bize komşu ülkelerin düşmanlığıda önemli çok değil biz şunu yapalım İSTİHBARAT  faaliyetlerini ticari faaliyetler üstüne geliştirelim bunla ülkenin kalkınması için tüm konularda faliyet götürelim istihbarat çalışmalarıda içerde ve dışarda bu platform üstünde olsun…!!!
Özellikle bu ANAP iktidarı politikasında belirleyici olduğu için o tarihlerden sonra TİCARİ ve EKONOMİ üstüne İSTİHBARAT faaliyetlerini oturtuldu,diğer AKSİYONEL istihbarat ve askeri konulardaki uzantılı istihbarat faaliyetleri  çok geri plana atıldı…
Tabi buna dünyada çok gelişen UYUŞTURUCU ve TERÖR konularındaki saha gelişince bundada büyük rant dünyada dolaştığı için bununda ek konu olarak eklenmesi ticari ve ekonomik sahayı istihbarat faaliyetinde çok geliştirdi ama sahada dönen bu hadise İSTİHBARAT yönetimine ve bunlara bağlı yine devlet istihbarat hizmetlerinin sorumluluk alanında dev gibi bir holding gibi kuruluşu NUR TOPU BEBEK gibi kucağına verdi,bunun getirdiği zafiyetler için en az 1000 sayfalık rapor hazırlanır kanımca.

Tabi biz bu modeli yani TİCARİ ve EKONOMİK platforma yerleştirme hadisesini özellikle İNGİLİZLER ve ABD lilerden görmüştük göremediğimiz şu güne kadar gelen tüm sıkıntılarımızın sebebi şuydu.ABD ve İngiliz bu tip ticari ve ekonomik tabanlı istihbarat faaliyetinin sonucundan sonra kurduğu AKSİYONEL ve ASKERİ yarı ASKERİ birimlerle gideceği ve sonuç alacağı nihayi hedefe gidiyor bunla DEVLETİNE stratejik ve dünya üstünde her türlü gücü sağlayarak elde etmiş oluyor,sahada yenilgi ile çekilse bile ASKERİ ve AKSİYONEL olarak daha evvel hazırlığını yaptığı TİCARİ,EKONOMİK,SANAYİ istihbaratı platformu ile ekonomik olarak büyük kazanç elde etmiş oluyor,DÜNYA liderliğinide bu ekonomik kuvvetleri ile koruyorlar.
İşte biz bunu yapamayınca yani AKSİYONEL ve ASKERİ operasyonlara dönemeyince devamlı sıkıntısını çektiğimiz bölgemizdeki istihbarat faaliyetlerinin eksikliğinin getirdiği sıkıntıları çekiyoruz,bunda kendi vatandaşımızı bombalamaktan tutta,personelimizi bir bölgeden bir bölgeye intikal ettiremeyip esir düşürmek gibi bir çok örnekle gösterebiliriz.
Tabi zaman içinde ne oluyor devletin dönem dönem kurumlarının istihbarat kifayetsizliği sıkıntısından ve bunların sahada acil AKSİYONEL olarak sonuçlandırılması için kurumların içinden ekipler çıkıyor bunlar arkalarınada gücü aldığında istenilen hedefe gidiyor ama sonra kendileri bu gücü yanlış işlerde güç sarhoşluğu içine girerek kullanıyorlar,örneğin GÜNEYDOĞU ve DOĞUANADOLUDAKİ hadiseleri bitirmek için EMNİYET ve JANDARMA,TSK yaptığı kontra faaliyetlerin tümü ve bundan doğan çetesel faaliyetler,bunlara operasyon yapmak için yine emniyet ve diğer kurumlarla PARALEL hareket edebilecek CAMİA ile ERGENEKON,BALYOZ türü operasyonlar şu anda o operasyonları yapanlarada operasyon yapılıyor SONUÇ DEVLETİ,MİLLET zarar görüyor,yıpranıyor,mal,can kaybımız oluyor.
İstihbarat zafiyet ve boşluk bırakılmayacak kadar önemli,değerli bir konudan hariç SANAT dalıdır.
Maalesef sahada ve kurumsal ihtiyaç sadece bu ekonomik ve ticari platform içinde MUHBİRLERE sahayı bırakmakla İSTİHBARAT tepeden sahada basit yönetmesi kolay insan istihdam edip onlarda bu konunun İSPİYONAJ ve MUHBİRLİKTEN başka bir şey olmadığı herkesin işine ve önüne bakacağı bir sistem olarak kurdukları için,görünen köye KILAVUZ istemez durum ortada.
Arkadaşlar mevzu uzun ve vahametli netametli bir konu size ilerki zamanda 
İSTİHBARATTA,SOSYAL,KÜLTÜREL,MAGAZİNEL,SANATSAL  ve diğer konularda yazılar yazarak aydınlatıcam, son olarak bir örnek vererek kapatıyorum hayırlı günler hepinize.
Demesinler zırvaladı örnek verelim PROFOSYONEL yöneticilerde algılasın ne demek istediğimi.
1988 başı ile 1990 yılına kadar  IRAK DEVLET BAŞKANI merhum SADDAM HÜSEYİN ordusu ile KUVEYTE girene kadar MİT içindeki birkaç hücre IRAKLA ticarete dönük istihbarat faliyeti götürüyorlardı,bu faaliyetlerin meyvesidir SADDAM kuveyti işgal etmiş, bir şekilde tuzağa düşmüştür,ondan sonra ne oldu ABD ve MÜTTEFİKLERİ hadiseyi kendi insiyatiflerine alarak ASKERİ sahaya taşıdı ve bununla beraber AKSİYONEL istihbarat çalışmasını götürünce kendi devletlerinin STRATEJİK çıkarlarının GALİBİYETİNİ sağladılar,bizim bu konuda çalışan ekiplerimize ne yapıldı hemen dağatıldı.YANİ PORTAKAL ORDA KAL…!!!
Buna tek başına direnen merhum CUMHURBAŞKANIMIZ TURGUT ÖZAL beye ne oldu…?

SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN..

6 Eylül 2014 Cumartesi

SELANİKLİ MUSTAFA…..!


Sevgili arkadaşlarım bugün SELANİK şehrinden girip MUSTAFA  SELANİK adı ile sosyal medyada fenomen olan bir arkadaşla ilgili bir yıldır yaptığım bilgi takipi ve zaman zaman sohbetlerimize değinicem çünkü çok enteresan açıklamaları var.
Selanik şehri OSMANLININ eskiden İSTANBULDAN sonraki en önemli şehri,bizde tarihi çok büyük malum hepiniz biliyorsunun büyük ÖNDER MUSTAFA KEMAL paşanın doğduğu şehir.
Gencim yaş 23 , bilgimin az cesaretimin çok olduğu yıllar SELANİK şehrini ziyaret ediyorum,tabi gittiğim yerdeki en büyük hastalığım lüks yaşamak,pahalı otel restoran,barlarda yemek içmektir.
Selanik üç büyük cadde paralel bir birine geçişli bir şehirdir çok kaliteli insanların yaşadığı doğa ve coğrafi olarak çok güzel bir şehir.
EGNATİA ve CHMISKİ caddelerinde lüks dükkanlar ve kafetaryalar,oteller,eğlence mekanları ile doludur,tabi sevgilim DIMITRA ilede çok eğlenceli güzel günlerimiz olduğu gibi hasta olduğumda ağır, bana çocuk gibi bakmış,ayağa kaldırmıştır.

O yıllarda ilk defa Batı  Trakya türklerinin büyük nümayişleri ve gösterileri yüzünden ALEXSANDRAPOLİS (DEDEAĞAÇ ) ve SELANİK arasında yollar uzun zaman kesiliyor bayağı sıkıntılı bir dönem,onun için yunan gizli servisi( KIP )devamlı takip altında beni tutuyor.
Evet Selanik şehri böyle iken son bir yıldır fenomen olan sayın MUSTAFA SELANİK beyle ilgili bilgi takibinde enteresan şekilde verdiği bilgiler dikkatimi çekti,birkaç defa konuştuğumda anladımki benide tanıyor ve iyi bilgi sahibi hakkımda şaşırdım.
Tabi kendisi SOL TERÖR ÖRGÜTLERİ içinde faliyeti çok eskiden olduğu için istihbarat örgütleri ve diğer tüm unsur işlerden haberi var.
Hatta çok enteresan SURİYEDE MİRAÇ ÜNAL ve arkadaşları ile  bir resimi sosyal medyada görüntülediğinde dikkatimi bir kişi çekti resimde ÇERKEZMİ bu mustafa dediğimde hemen bana döndü tanıyormusun MAMİ dedi,evet ismini duymuştum tanışmıyorduk fakat bahsetmişlerdi çok gaddar bir terör örgütü mensubu olduğu ve o bölgede silah lojistiğini sağladığını duymuştum konunun uzmanları geçmişte anlatmışlardı.

Tabi çok uzun yıllar SURİYEDE RUS  askeri istihbaratı ve SOVYET döneminde binlerce askeri danışman SURİYEDE olduğu için orda olmasakta bilgi açısından öğreniyorduk bu tip konuları.Ama MUSTAFA SELANİK kardeşimin bu konudaki bilgisi bende taktir topladı çünkü SURİYE muhaberatı ve ÜRDÜN muhaberatı yani istihbarat örgütlerinde yoğun ÇERKEZ kökenli personel vardır.Bu potansiyelden 1990 lı yılların başında ve ortalarında APO ya yapılacak bazı eylemler için kaynak olarak burdaki kendi vatandaşlarımız MİT içindeki ÇERKEZ ve ABHAZ personel vasıtası ile beşinci kol faliyeti içinde çeşitli çalışmalar olduysada bunlarda bir şonuç alınamadı.
Tabi ben sayın MUSTAFA SELANİK beyin takip altına alınca baktım bizim istihbarat örgütünün binalarının olduğu yerlerden tweet atıyor mustafa oralardayım gelim diyorum aman aman diyor benden uzak ol diyince,diyorum bu arkadaş sağlam.)))))
Tabi dün MUSTAFA bir bomba patlattı FUAT AVNİ ve İ.T ve bir sol siyasetçinin adını vererek bu arkadaş RENKLİ bir GÜL bunların şantaj kaseti deposu olduğunu tweetinde bildirdi,tabi ben yine şok oldum?
Hemen mustafa Selanik kardeşime mesaj geçerek MUSTAFA bu İ.T senin asker arkadaşınmı diye sordum?Cevap ben TÜRKİYEDE askerlik yapmadım..!İçimden güldüm peki nerden İ.T biliyorsun ve şantaj kaseti deposu olduğunu söylüyorsun?
Cevap:Ben DHKPC GENERALİYİM.
Evet mustafa dedim seni bir kere daha taktir ettim bileni severim diye mesaj yolladım 5 dakika sonra ROMANYA KÖSTENCEDE olan bir hadisenin noter tastikli belgesini yayınlayınca,dedim MUSTAFANIN arkası sağlam.

Şimdi dinleme,diyorlar,kaset,şantaj diyorlar mustafa Selanik beyin söylediği BARON ve çok büyük bir baron yıllarca TÜRKİYEYİ bu kasetlerle yönetmiş konseyi ile şimdi MUSTAFA SELANİK gibi bir üst düzey  eski DHKPC yöneticisi bunu ifşa ediyor,NİYE?
Daha evvelki yazılarımı  okursanız dinleme,şantaj vs hadiselerin nasıl olduğunu bugün yıllarca bu konularda ezilmiş HÜKÜMETİN artık çok güçlenmesi ve bunların sadece PARALEL değil asıl MUSTAFA SELANİK kardeşimin verdiği  isimlerdeki BARONLARIN bu trafiği yönettiği aslında  SAYIN BAYKAL ve MHP kasetlerininde bu cenahtan çıktığı çok belli olup kamuoyunda çok zikredilmese bile PARALEL yapı adlandırılan gurupların içindede bu BARONLARIN sızmaları olduğu bilinmekte onlarda bu kasetler ve materyaller elde edilirken çalıştıkları öğrenilmiştir ,HÜKÜMETİMİZ tarafından.
Tabi birde şu var dışardan bu ŞANTAJ faliyeti için elde edilen materyalleri ele  geçiren GÜVENLİK GÜÇLERİ içindeki TEKNİK TAKİP unsurları içindeki hücreleri yöneten konseydeki BARONUN hayata göz yummuş olmasıda muhtemelen artık bu açıklamaların yavaş,yavaş gelmesinde etkisi vardır diye yılların tecrübesi ile düşünüyorum.
Kısaca hep söylediğim ŞANTAJ ve KASET operasyonlarının çok eskiden beri yapılarak BARONLAR konseyi tarafından TÜRKİYENİN yönetilmesinde geri plandan kullananlar tarafından organize ettiği ve bu konu için çok geniş çaplı bir organizasyon kurulmuş olması,her türlü insana dayalı personel istihdamı ile!!!?
Çok açık konuşucam STRATEJİK olarak yapılan SAYIN BAYKALA kaset komplosunu PARALEL denilen cemat yapısının yapmasına imkan yoktur,bu tip stratejik şantaj hadiselerinin kurgusu çok geçmişten yapıldığı için bunu yapan,hazırlayan,organizasyonda maddiyat kullanan çok stratejik kurumlar içindeki ekiplerdendir kozmik birimlerdir hücre çalışan,artı bunlar kesinlikle bu KONUNUN siyasi desteğini yurt dışından almışlardır,yoksa TÜRKİYEDE CHP içinde böyle bir operasyona giremezler.

1989 yılının kasım ayında İPSALA hudundan yunanistana çıkış yapmam sonrası günlerde hudud,İstanbul,ankara hattında devamlı çeşitli derin yapılar içinde faaliyet göstermem sonrasında gelen DHKPC suikastleri ve koordineli adi şuç örgütleri görünümündeki bazı yakınlarıma yapılan suikastlerden o günün şartlarında çok içim acıyarak tiyatroya devam etmem ve karanlık ,keşmekeş dünyada tam hadiselerin geniş çapını anlayamadan yaşadım,şimdi tüm sahne arka dekorları ile bölüm bölüm çeşitli yerlerden farklı konumlarda meydana çıkınca insan ne diyeceğini bilemiyor,SICAK yaşantı içindeki günlerden kenarda hadiseleri izlemek enteresan bir duygu veriyor.



Adalet derseniz bu kadar olay içinde maalesef TAKTİRİ İLAHİNİN adaletine sığınacak herkes kamusal dünyevi adalet bu hadiselerde maalesef unutucaz……..?
Sayın MUSTAFA SELANİK kardeşime uzun ve mutlu huzurlu bir hayat dilerim,eline sağlık YOLDAŞ))))
Keşke daha açık yazabilsem,kızmayın bana…….!
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN







2 Eylül 2014 Salı

SUÇ ve CEZA..

SUÇ ve CEZA..

Sevgili takipçilerim ,tekrar ilginize teşekkür ederim.İmla hatalarını şikayetlerinizde devamlı dile getiriyorsunuz,tekrar bu yüzden özür diliyorum.Bir okuyucum ZEKİ bey ilkokulu bir karton cigarayamı bitirdin diye espiri ile karışık yorum yaptı,kendisi haklı ama benzetmedeki emtia çok az?))
Arkadaşlarım yazının başlığı toprağı bol olsun dünyanın en büyük yazarlarından FYODOR DOSTOYEVSKİ nin ünlü romanın adı ile başlıyor,nedeni sizlere bu romandaki gibi aslında şuçluları sistemmi oluşturuyor,sistemdeki yapılar yüzündenmi ŞUÇLU üretiyoruz kendi hayatımdan GERÇEK KESİTLER vererek biraz anlatmak istiyorum.
Gazeteci ve yazar arkadaşlarım geçmişimdeki yaşadıklarımı ROMAN olarak kaleme almamı tavsiye ettiler ama ben bunu istemedim,aslında haklılar ama yinede istemedim.
Bu yazdıklarım ilk defa dile getireceğim şeylerin çok kısa özeti 15 yaşında başladığım izleme ve takipi derin İSTİHBARAT dünyasında 35 yaşında işim bittiğinde noktaladım,çünkü öğrenmek istediğimi öğrenmiş,yapıcağım işi yapmış artık DEVLETİN en kozmik noktaları en ince detayıma kadar herşeyimi biliyorlardı.
Onun için rahattım,evliydim artık bir çocuğum iyi bir yaşantım toplumda saygın bir yerim vardı,eğer intikam alıcaksam bile bunu sonraya ve zamana yayabilirdim,diğer hedefleride yavaş yavaş öğrenerek.

Fakat buna müsaade etmediler çünkü seferberlik kapsamı dedikleri senin onlarla işin bitse bile onların senle bitmiycek şahsımı çok rahatsız eden bir sistemleri vardı,özellikle bunda maddi çıkar üstünden insanlarla ortak bir sistem bağ kurarak bir ORGANİZE şuç örgütüne benzer bir sistem kuruyorlar,tabi ben buna şu güne kadar bana çok pahalıya mal olmuş olsada karşı çıktım çünkü benim böyle bir sisteme ihtiyacım olmadığı gibi bu benim için çok büyük ağır bir külfetti.
Fakat şahsıma inanın diyorum 15 sene gibi bir zaman içinde tahmini yüzlerce komplo kurarak,beni şuç işleyen,şuçlu serkeş bir kimse olarak gösterdiler.
Özellikle devamlı yaptıkları ELEKTRONİK istihbarat faliyeti ve insana dayalı etrafımda kurdukları haber elemanları ile bu tuzakları çeşitli komplo senaryoları götürerek ŞUÇ işletme vasfını oluşturmak istiyorlar ve çeşitli zamanlarda ŞUÇ vasfı olan işlerle karşı karşıya getiriyorlardı.

Çünkü şuçlu insan onlar için el altında istedikleri gibi tutulacak,yönlendirilecek MADDİ,MANEVİ kullanılacak personel tiplemesi.
Aradaki  şimdiye kadar tek farklılık bendeki kurumların içinde olmuycak kadar iyi iç ve dış istihbarat bilgisi ve bunun yanında ASKERİ teknolojiler,sistemler ve yine ASKERİ istihbarat konusundaki UZMANLIĞIM.
Tabi bu kurum içinde çalışma arkadaşları ile iyi bir MÜSTEŞARIN döneminde mutluluk ve başarı,ama sonrasındaki TARİH içinde ağar düşmanlık içinde şahsıma ekibi ile maddi,manevi düşmanlığı olan MÜSTEŞARIN döneminde her zamanki TARİHSEL kıskançlık ve ekonomik çıkar ve gayri yasal işlere girmenin getirdiği görenin bileninde ŞUÇA ORTAK edilerek ileriye dönük ayağa pranga takmak yolu ile sesini çıkartmanı konuşmanı engellemek.
Şimdi bugün İNGİLTERENİNDE  dinleme sıkandalına adının karıştığı gündeme geldi gülüyorum facebook sayfamın en altında SUYUN İKİ YAKASI bir araya gelmez diye bir yazımda anlatırım,bizim devletin ele geçirdiği en mahrem bilgiler daha istanbulda BÖLGE başkanlığına gitmeden benim zamanımda 166 nolu MASON locasına gider ordan 25 noluya bilgi çok kozmikse direk İŞKOÇ ritine gider ordanda LONDRA,WHASHİNGTON hattında yol alır bu işlem tamamlandıktan sonra bizde gerekli ise kıriptolanarak bilgi ANKARAYA geçilir.))
Bir yazımda var TSK-FUZE-MİT1 rumuzlu biz gece ANKARA viskisini içerken AMERİKALILAR C5-GALAKSİ uçağını üstümüzden uçurdular,biz ayıldığımızda işleri çoktan bitirmişlerdi,içimizdeki ATOM KARINCALAR öyle bir çalışırki ANT-Z ( KARINCA-Z)mübarek hepsi?
Adamlar kendilerini nasıl KAHRAMAN yapıcaklar biz eşek gibi çalışacağız sahada bunlar oturdukları koltuktan hiçbir şeydende anlamaz yılda bir kere kurslar haftasında üç beş İSRAİLLİNİN,ABD,İNGİLİZ,ALMANIN son yeni istihbarat faaliyetlerini öğrenir işe yollarlar.
Onun için sen şuçlu olman lazımki,hakkını,hukukunu arayamaman birde yabancı DEVLETLE ilişkin varsa onu kesmek için elinden geleni yapar.
Kısacası arkadaşlar diğer ŞUÇ ve ŞUÇLARLA ilgili konuları anlatmadan geçiyorum çok uzun sadece bugün gündemde olan gözaltına alınan insanların şahsıma yaptığı KOMPLO operasyon aslında ta 20 ocak 1983 günü yaşıyorsa allah uzun ömür versin POLİS memuru sayın ADİL ATALAY beyin ağır darp edilmesi ile başlayıp konunun ALMANYA WUPERTAL menşeli yine şahsıma hazırlanmış o günlerdeki komplolar dizisinin başlangıcı idi,ALLAHIN TOKADI 
yok,yaptıklarınız attığınız iftiralar,komplolar başkaların alın terini emeğini rızkını yemek için kötü pis,aşağılık planlarınız evlatlarınızdan,yakınlarınızdan çıkacak ALLAH nasip eder ciğerlerimi ve aklımı çok yoran pislikler YEŞİL balgama dönerek bir gün suratınıza AFİŞ olarak yapışır.
Sevgili takipçilerim illaki ilerde sizlere konuları ve isimleri açık olarak neşredip vereceğim.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN…