15 Temmuz 2014 Salı

NEDEN!FİDAN- 7 ŞUBAT


Sevgili takipçilerim sizlere 22 kasım2013  7 şubat hadiseleri başlıklı bir yazı yazmıştım,şimdi bugün öğrendiğim çok değerli gazeteci,yazar,tv programcısı sayın AVNİ ÖZGÜREL beyin 7 şubat 2012 günü vuku bulan sayın MİT müsteşarı DR.HAKAN FİDAN beyin gözaltına alınması istenmesi C.SAVCILIĞI ve emniyet vasıtası ile,bu hadisenin beyaz perdeye film olarak sayın ÖZGÜREL beyin çalışması ile yansıycağı basında ve gazetelerimizde yer buldu.
Şunu belirtim hayatımda uzmanlık alanımdaki konularda hiç yanlı bakmayıp objektif çalışmayı yeğledim,şimdi sizlere bugün şuçlanan paralel yapının bu konudaki neler yapabileceğine eski yıllardan MİT,EMNİYET ve vuku bulan bazı üstü örtülmüş kamuoyunun bilmediği hadiseleri burda gözlerinizin önüne sericem düşüncelerinizi geliştirmeniz açısından.

İlk şunu söyliycem paralel yapı ile tanışmamızı hem emniyet operasyonu hem savcılık hemde uzun zaman karşılıklı tanışıklık mesleki açıdan sonrada yaptıkları teknik,takip tarassut hareketinden dolayı yani kısacası başımıza geldiğinden DAMDAN DÜŞTÜĞÜMÜZ için Nasrettin hoca gibi eğer bir komplo varsa nasıl yaptıklarını çözdüm,oda kısaca şu bu işleri yaparken olmayan hadiselerden değil olan gerçek olayları çeşitli birleştirmeler ve gerekirse şahısları,alakasız konuları doğru bilgiler üstünden birleştirerek adeta bir tiyatro senaryosu çıkartarak ordan geniş bir şuç ağı kuruyorlar yani sıfır olmayan bir şeylerden değil anektod olarak anlıycağınız PİREYİ, DEVE KEDİYİ,FİL yapıyorlar))…..
Şimdi sayın değerli büyüğüm MEHMET EYMÜR beyde konun duayyeni olarak  televizyon programında A HABERDE şunu söyledi diyelimki paralel yapı ve hukuk komplo yapıyor hadiselere hükümetçe müdahale edildikten sonrada gelen savcılar aynı doğrultuda isteklerde bulundular bir değil üç tane savcı,eğer ellerinde güçlü bir emareler ve delil birleştirmeleri olmasa bunu yapmalarının imkanı olmadığı gibi geleneksel olarakta cesaret edilemiyceğini belirtti sayın SEVİLAY YÜKSELİR hanıma dosyanın üstünde gizlilik kararı olduğunu söyledi.
Tabi yılların tecrübesi olarak bende şunu söylemek istiyorum dosyanın içeriği açılsada içinden çıkıcak delil hadisesinde şuç vasfıda olsa aslında bu operasyonun gerçek manadaki düşünce ve stratejinin meydana hiçbir zaman çıkmıyacağını 7 şubat 2012 gününden sonra kamuoyunun bilmediği suyun altında büyük mücadeleler olduğuna inanıyorum,bazısınada ne kadar uzak olsakta dışardan duyduğumuz bazı gizli emareler bize bu konuda yön ve bilgi veriyor.
Kayserili avukat D.Y ani ölümü aynı zamanda küçük ada ülkelerinden birinin avukat fahri konsolosunun O.T aynı verilerle ölmesi düşündürücü?
Sayın MİT müsteşarı ve diğer MİT yetkililerini saklanması,tutuklanmamak için çeşitli kaçma teknikleri kullanmaları beni hayrete düşürdüğü gibi birde derin düşünce oluşturuyor oda ne,TARİHİNDE MİT yetkillerinin polis ve emniyet teşkilatında korkup kaçmaları garibime gidiyor aslında demokratik ülkelerde şuç işleyen kim olursa olsun yargılanması taraftarıyız,fakat geleneksel olarak MİT müsteşarı ve yardımcılarının köşe bucak kaçmaları,asker ve adalet mensubları ile beraber alınıp yerlerde sürüklenmeleri bizlere yaptıkları gibi kafamızı duvara dayayıp arkamızdan organize şuçlar şubesinde batılı güçlere siyasi birifing vermeleri aslında MİT uzun müddet şuç işleyenler varken onların adı bile geçmemesi fakat ORGANİZE şuçla mücadeleye hayatını vermiş bir MEHMET EYMÜR beyin alınıp sorgulanıp savcılık makamına ifade verdirilmesi ,NE OLUYOR….?
Daha sonrasında tekrar hükümeti çok zora sokan 17 aralık 2013 operasyonu ve başka bir ülke ile olan büyük bir KOZMİK TİCARET hadisesinin çıkması ALTIN satışları ve taşınması gibi bu PARALEL adledilen yapının arkasında illaki DERİN LONDRA olduğunu bize anlatıyor.
Çünkü DERİN LONDRA olmadan dünyada bu tip KOZMİK TİCARET yapmana imkan yok hatta BEBEK KONFEKSİYONU ticaretini bile yapamazsın))

Daha enteresanı her gelen komplo operasyondan sonra öyle adlediliyor HÜKÜMETİN,BAŞBAKANIN ve diğer devlet görevlileri mesela MİT müsteşarımız gibi daha güçlenerek karşımıza çıkması akla şunu getiriyor parallelerle hükümeti kapıştıran güç yani derin Londra ile her iki tarafın pazarlıkları ve su altında görüşmeleri var,her hükümeti zora sokan operasyonun tam ortasında hükümet ile su altında gizli görüşmeler ve pazarlık usulü bazı istekler oluyor hükümette bunları iktidar olduğu için karşılıyorki paralel dediğimiz ekip şu ana kadar zayıf kaldı  fazlaca etki ortaya koyamıyor.
Şimdi size bazı hiçbir zaman su üstüne çıkmıycak MİT ve EMNİYET çekişmlerinden TSK (TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ)ile ilgili bazı hadiseleri anlatıcam,geçmişte bu işler nasıl bazen kötü hadiselere döndü.
Yıl 1995 istanbul MİT bölge başkanlığına bağlı bir istihbarat elemanı İstanbul emniyetince gözaltına alınıyor,MİT bölge başkanlığına haber gelince ilgili şube İstanbul tem şubeyi arayarak elemanları olduğunu kendilerine teslim edilmesini rica ediyorlar,fakat olumsuz yanıt alıyorlar,bunun üstüne BÖLGE başkanı G.T beyefendiye konu intikal ettiriliyor Cuma akşamı G.T başkan teşkilatta çok sevilen BABA lakabı ile tanınan çok vatansever bir insandır muadili muhataptan istenilip verilmeyince şu kelimeyi sarf ediyor kurumlarla uğraşırsın ama MİT çok hassas uğraşılamıycak bir kurumdur tüm izinler kaldırıldı diyor  teşkilat bölge başkanlığına toplanıcak cumartesi sabahı şehir dışındaki arkadaşlar dönücek ve herkes İstanbul bölge başkanlığında cumartesi sabahı toplanıyor. Ciddi hadiselerde depolarda tutulan vahim nitelikli silahlar çıkartılıp araçlara yüklenerek İstanbul emniyet müdürlüğüne kalabalık bir personel ile intikal edilerek TEM şubedeki haber elemanı emniyet teşkilatına nazik ikaz yapılarak emniyet binası içinde teslim alınıyor.
Tabi olayı bana intikal ettiren pazartesi o yılarda arkadaşım K.A masa muavini daha sonra o yıllarda 28 şubatın getirdiği gerginlik günlerinde emniyet ile çekişmelerin olduğu yıllar bir önemli generalimize gidiceğim akşamın öncesi gündüz yanımdaki bir elemanla emniyet teşkilatının sürtüşmesinden gelen kalabalık ekiplerce gözaltına alındık aslında bu STK(SEFERBERLİK TETKİK KURULU)emniyet kanadınca yapılmış komplo operasyondu hemen emniyete intikal ettiğimizde o yıllarda emniyet teşkilatı bulunduğumuz yerde bizi tam çözemiyordu,kurumdan giden telefonla kontrterör dairesinden bir arkadaş ilçe emniyet müdürünü aramış,dönemin emniyet ilçe müdürü tüm ekipleri bir odaya toplayarak yanlış bir iş yaptıklarını söyledi bizim önümüzde sayın müdür T.E.C ZEKİ bey buraya böyle şeylerden gelmeyin ayıp oluyor bir iki ÇAM devirinde bizi arayan arkadaşların aradığına değsin,dedi dedim beyefendi benle alakası yok arkadaşlar bir yanlış anlamadan dolayı benide işe karıştırmışlar bunlar çoluk çocuk işi dedik emniyetten ayrıldık.
Tabi bu iş derin bir hadiseye döndü ilerki yıllarda  kitabımda anılarımda tam tafsilatlı açıcam bu hadise daha sonra sayın dönemin azınlık hükümeti olan  MESUT YILMAZ beye kadar geldi dayandı….!
Birde 1981 bilinmeyen bir hadiseyi anlatim Unkapanı SSK önünde emniyet teşkilatı rutin çevirmede akşam son saatler sokağa çıkma yasağına yakın bir araçla bir hanfendiyi durduruyorlar,hanım alkollü ehliyet ruhsat soruyorlar ,bayan kendisinin sıkıyönetim bölge komutanın arkadaşı olduğunu söylüyor,bir yüzbaşımızın ismini veriyor polis arkadaşlardan bir tanesi hanfendi hergün bu yüzbaşının bir hanım arkadaşına yol açmaktan bıktık diyor bunun üstüne kadın sinirlenip araba ile polislerin üstüne sürüp doğru uygulama yapılan yerden kaçarak sıkıyönetim bölge komutanın yanına giderek kendisine hakaret ediyor buna sinirlenen yüzbaşı bir takım askeri Dodge araca bindirerek uygulamanın olduğu yere gidiyor ve orda polislere hakaret edince münakaşa çıkıyor bunun üstüne silahlar patlıyor iki hatırladığım polis arkadaş şehit düşüyor fakat bu olay örtbas ediliyor terör örgütüne bağlanıyor ama İSTANBUL emniyeti toplum polisi bu hadiseyi öğreniyor ayaklanma ve başkaldırı oluyor fakat hadiseyi örtüp kapatıp küllendiriyorlar.O dönemdeki kuvvetli CUNTANIN etkisi ile!!
Bunları anlattım böyle MİT müsteşarlarının kaçıp saklanmaları film falan olucakmış ne diyebilirizki adalet herkes için gerekli olmalı bu MİT yetkililerincede şuç işlediklerinde alınıp yargılanmalı ama görev esnasında böyle PARALEL HAT kurucam diye KURUMU rencide edersen devleti,milleti ve onun evlatlarını rencide ediyorsun CEZASI AĞIR OLMASI lazım))
Dahada enteresanı MİT içinde bu 7 şubat hadisesine ön alan kurum yetkilileri merhum KAŞİF KOZİNOĞLU için aynı tepkiyi göstermedi ve KOZİNOĞLU cezaevinde genç yaşta hayatını kaybetti,şunu düşünebilirmiyiz KURUMU geri plandan yöneten BARONLAR  bilemediğimiz nedenlerden dolayı KOZİNOĞLUNU feda ederek yine bazı kozmik hadiselerin duyulmasını engelledi KOZİNOĞLU ağrına giden tutuklama için gerçekleri anlatıp biz emir kuluyduk emirlerle bu işleri yaptıkmı diyicekti,oda tv davasındaki ALTINBAŞ dosyası ve 2005 iç güvenlik harekat planı dosyasında neler vardı merhum üstüne kalan şuç hadisesini aklamak için mahkemede nasıl ifade vericekti omu birilerini rahatsız etti merhumu feda etiler?
Evet arkadaşlar kurumlar içinde 1980 li yılların sonlarına kadar devletin gözbebeği temiz kalmış tek kurum MİT diye adı geçerken hadiseler nerelere geldi,kurumu bu tip şaibe altına sokanlara bir yaptırım yapılmazken olaylar ilerde nerelere gelicek sayın HAKAN FİDAN beyin müsteşarlığında kanunlaşan MİT yasası ihtiyaçmı yoksa geçmişi örtüp geleceğin önünde yine olabilecek şuç vasfı yüksek olayları kapatmak için kurgulanmış bir yasalar zincirimi?
En önemlisi MİT tarihine geçen MÜSTEŞARI saklandı polisten korkusundan kaçtı olayı gerçekte ne hangi dönemi yaşıyoruz anlamış değilim..!!
Tabi sevgili arkadaşlarım aslında sizlere bu konun içeriğini anlatırken SÜLEYMAN MABEDİ içinde konuşulanları anlatmak isterdim maalesef MABEDİN muhafızlığını reddettiğim için sizlere anlatamıyorum)))))))
Kıymetimi bilin MABEDİN MUHAFIZLIĞINI reddeden olmamıştır şimdiye kadar,bizim davamız harbi delikanlı davası biz paraya,makama adam satanlardan değiliz delikanlı aleminin basit insanı olmak en yüce makamlara çıkmaktan önemlidir biz harbi ÇERKEZ ETHEM beylerin şimdiki çakma muadili SARI vatandaşlardan değil harbi topal osman ağaların izindeyiz….!
Tarih ŞEREFLİ insanları hangi komplolara,kahpeliklere,arkadan vurmalara beş para etmeyen ayakçıları kullanıp ARSLANLARIN üstüne saldırtanlardan muhakkak ayırıyor yine 
ayıracaktır,bir ÇERKEZ ETHEM beyle her zaman gurur duyar kahraman vatansever olduğunu söyler aynı şeyi TOPAL OSMAN ağa içinde söylerim özellikle ETHEM beyin familyasından gelen benide yakın  özel hayatımda izleyen KAFKASYALILARA şunu söyliyeyim sizler bizim kıbrısın HELLİM peynirine dönmüşünüz delikanlılık aleminde sizin KAFKASYALIĞINIZ yoğurt olmuş?
Çok korkmayın RUSLAR gelirse ben varım sizi korurum tırsmayın elin BATILILARINA sığınmayın.

NOT:Sevgili takipçilerim şürçü lisan ettiysem özellikle sizlere karşı beni affedin günü birlik hadsizler var son 20 yılda onlar maske kulandığı için bizde makale kullanıyoruz,af ola sizlere karşı,alem CACIK olmuş…..
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN….



2 yorum:

  1. bilader ne içiyosan ben de ondan istiyorum :) bonzai falan heralde. yazılarında ne anlam ne paragraf ne cümle bütünlüğü var. senin yazamadıklarını anlamlandırıcam diye götüm çıktı burda. bi de yazmışın anılarımı yazıcam diye. sana tavsiye hiç uğraşma bu kafayla 10 tane satamazsın.

    YanıtlaSil