23 Temmuz 2014 Çarşamba

AKVARYUMDAKİ DERİN DEVLET….


Sevgili takipçilerim acıları,mutsuzlukları,ihaneti,saygısızlık,sevgisizlik,ekonomik ve manevi darlık bu coğrafyanın kaderi büyük çoğunluk.
Onun için seven var sevmeyen var eleştiren var hürmet eden saygı gösteren var,şimdi kısa şunu söyliycem aktardıklarım sizlere kimi zaman türk ve yabancı derin devlet mensublarının bilgi olarak benle arkadaşlık yaptıklarında bana aktardıkları,bir kısmıda bizzat olayların içinde kendi yaşadıklarım,sizlere fazla bir şey anlatamadım bazı yabancı devletler ve devlet sırrı bilgiler olduğu için,söyleyelimde her delikanlının arkasından laf ederler bilin canım kardeşlerim.
1908 2. Meşrutiyetin ilanı o yılların kalıntıları arasından bir akvaryumdan TÜRKİYEDEKİ DERİN hadiseleri izleme imkanım oldu,iyimi kötümü hala anlamış değilim yaş 50.
Bizim işimiz KURUMLARIN içinden direk bilgi aktarma değil zaten kurumların içinde bu tip gizli faaliyet olmaz.Gizli faaliyetler kurumların dışında kurumların içinden ve onların dışardaki çeşitli güçlerle oluşturdukları HÜCRESEL faaliyetlerle olur.
Vatandaşın anlıycağını söyleyeyim,bir şehit HİRAM ABAS bir ŞEHİT GAFFAR OKKAN hadisesini gerçekleştirenlerin  zincirlemeye yapısı şudur DIŞARDAN GÜÇ ALDIKLARI BATI merkezinin güç odakları,burdaki hücresel kurulmuş bu batı odağının paralel yapısı ve bunun yine kendine bağlı operasyonel yapısı.
Mesela ANKARADA,İZMİRDE,İSTANBULDA bu tip paralel yapı batının taşoron işini gören size şöyle söyliyeyim hergün tabelasının önünde geçirdiğiniz bir İŞADAMI DERNEĞİ,BİR SİVİL TOPLUM KURULUŞU VS,VS gider.
Tüm dünyada ikili bir güç odağı vardır bu güç odaklarının kendi dünya sistemi üstünde dünyanın her yerinde bir İP gibi bağlantısı vardır.
Bizdede iki adet derin devlet yapılanması vardır,bu yapılanma bir biri ile rekabet ettiği gibi hatta çokda kanlı şekillerde zaman zaman, aslında son durakları ikisininde aynı BATININ en uç noktasında buluşur.
Tabi akvaryuma zaman zaman bakerken bazende içine girip yüzüyorduk,ama en çok izlemenin getirdiği sakinlik ağarlık kazanırken arada bir şahsen yaptığın aksiyonel çalışmalarda bu ağarlığın üstüne kaymak oluyor bilgi ve öğrenme haznen genişliyordu,hala az olsada insan yaşadıkça devam ediyor.
İstanbul gibi yerde deli dumrul hesabı köprüyü kesip bana para vermeden geçemezsiniz diye uluslararası sistem kurunca anlayın kimlerin hüviyeti nasıl elimizden geçti,insanların nerelerden gelip nereye gitiğinin yakın istihbari bilgisini hem yazılı,hem sözlü almak şu günkü olayları bile bize akil değerlendirmemize sebeb oluyor.

Size bir örnek verim algılayın yanımda bir personelim dindar Nakşibendi dergahlarını geziyor,bir personelim mason oda türkiyenin kalbindeki loca toplantılarına katılıyor,diğerlerini anlatmıyorum o 1990 li yılların 28 şubatında çok yoğun birde köprüden geçiş döneminde gelen evrak ve kimlik bilgilerinden çok enteresan bilgi alıyordum oda şu belirli dini cematlerin mensubları mesela MASON elemanımca çok enteresan şekilde ZEKİ bey bu evraklar bizim locanın insanlarının fakat çok enteresan CEMAT ROTALI bir kurum üstünden geliyor,dini bütün Nakşibendi elemanımda zaman zaman bu tip bilgiler veriyor oda mesela MİT Kafkasyalı yapısı içinde bu işle kordineli arkadaşın bize yine aynı MASON locası mensublarının evraklarını getiriyor,bu arkadaşta cematte yakın bir insan.
Tabi sonraki maceralı ve sıkıntılı yaşantımız içinde şunu gördümki size kısa yazıcam aklınız karışmasın TÜRKİYEDE NATO konsepti içinde kurulan SEFERBERLİK SİSTEMİ içindeki yapı ikiye bölünerek öyle bir görev paylaşımı yapmış bir kısmı LAİK kesim dediğimiz kesimin içine her şekilde bir zincir kurarak girip yapılanmış,diğer bir gurupta MUHAFAZAKAR,DİNDAR,MİLLİYETÇİ kesim üstünde bir zincir kurarak girmiş.
İşte bu tip seferberlik sistemi ucu BATIDA olmak üzere kurumların içindede yerleşmiş bunlar genel anlamda bir birleri ile kavga,rekabet ettikleri zamanların dışında bazen dışardan gelen direktifle bir anda müttefikte nadir durumlarda oluyorlar.
Bu konuyu anlayabilmeniz için bologger sayfamda ve facebook sayfamfaki ALLAH İÇİN,EMNİYETTE CASUS KAYA gibi yazılarımı okuyarak konuyu dahada ne anlatmak istediğimi anlarsınız.

Ben size bugünlerde dikkatimi çeken uzmanı olduğum ASKERİ mevzuat üstünden bir konu açarak düşünmenizi sağlıycam son 20 gündür belirli bir muhafazakar basında SOVYET YAPISI SA-8 GECKO kısa irtifa hava savunma füzelerinin türkiye içinde konuşlandığı iddia edilerek devamlıda arada yayın yapılarak veriliyor işte bunda bir sızdırma yönlendirme pisikolojik harekat var neden bu silah sistemi araç üzerinden yani ZIRHLI PERSONEL TAŞIYICILAR,TEKERLEKLİ VEYA PALETLİ sistemlerin üstünden  atılabilen  roket sistemleri bunları türkiye içinde PKK nın  dolaştırmasına imkan yok fakat haberi veren enteresan dönem dönem aynı haberi çeşitli değiştirmelerle veriyor.
Mesela SA-7 GRAİL omuzdan atılan ısı güdümlü hava savunma sistemi dese anlıycam çünkü bu sistemler geçmişte çeşitli faktörlerle zaman zaman PKK eline geçti bunlar insanların taşıma ve kullanma kapasitesinde olduğu için doğru derim ama ZIRHILI PERSONEL TAŞIYICI üstünden kullanılabilecek hava savunma sistemini PKK şimdiki  zamanda daha kullanamaz,ilerde bilemem?))
Kısa bir istihbarat notunu açıklıycam 2006 yılında türkiyede konuşlu bir gurup ERMENİSTAN üstünden türkiyeye TRANSİT  makine yedek parçası konteynerlara konçimento keserek türkiyeye sokuyor  bunlar TÜRKİYE üstünden transit YUNANİSTANA giriş yapıyor,yunanistanda kaldığı süreçte konçimentolar yenilenerek türkiye üstünden tekrar KUZEY IRAKA bölgesine sokularak aslında içinde  bulunan omuzdan atılabilen SOVYET-SA-7 füzelerinden bir kısmını PKK teslim ediyor..!

Kısaca sizlere şunu söylemek istiyorum bu bir ZİNCİR ve bu zincirin sağlam olması için üstüne sarmaşık şeklinde güçlü batı siyaseti ve ekonomisi sardırmışlar,onun için bu türkiyeyi yöneten zaman zaman yönetememiş iradenin sızamıycağı sistem bu ülkede yok,kimse onun için olmaz,yapmaz diye anlık karar vermesin bazı suiistimalleri yapanlarıda tüm toplumsal kuruluşlara maletmekte hata olur,bu işlerde genel cerrah gibi çok ince ameliyat ister….?
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder