26 Haziran 2014 Perşembe

VATAN-MİLLET-WASHİNGTON-LONDRA


Sevgili arkadaşlarım ülkemizdeki yıllarca yaşadığımız tüm olumsuzlukların bir nedeni var.Tabi bu olumsuzlukları size her dönemde tiyatrosu aynı olan,senaryosu aynı olan sadece oyuncuları değişen bir gösteriyi sunuyorlar bu her konu ve grup için geçerli ben size ancak kendi başımdan geçen anılar,maceralar,yaşanmışlıkları veririm şerefli kim şerefsiz haysiyetsiz,alçak kim bunu sizlere özür diyerek ya isim vermeden anlıycağınız şekilde yada kısaltılmış isimlerle yada konum ve yer tarifinden kısa araştırmalar yaparak çıkartabileceğiniz konumda size aktarıcam.Kitap olucağı gün tüm isimler ve karartılmış konular gerçek olucak…..!
Yıl 1969 küçük bir çocuğum o yıl istanbulda MİT bölge başkanlığı KONTRİSPİYONAJ şubesi SOVYET masası ilerdeki hayatlarında TÜRK istihbarat dünyasının tüm isimli efsanelerini orda topladığı bir yıl her gurup ve kurumun içinde bildiğiniz gibi bir aksaklık veya meyvanın içten çürümüşü vardır,ordada varmış.
Tabi aynı yıllarda SEFERBERLİK TETKİK KURULUNA bağlı hücre yapıların yurt dışı ile en çok çalıştığı yıllar faaliyet tavan yapmış şekilde çünkü KIBRISA yapılacak bir çıkartmanın tüm altyapı faliyeti yurtdışındaki bazı çalışmalarla devam ediyor.
1969 yılı başında rahmetli babam bir araçla ALMANYAYA arkadaşları ile giderken YUGOSLAVYADA başka bir aracın ittirmesi ile uçurumdan aşağıya düşerek tesadüfi bir su göletine düşüyorlar ,göletin içindeki yüksek miktardaki derin su arabanın içinde dolması ile son anda boğulmaya ramak kala babamın anlatımı gözünün önüne ben geliyorum cama attığı son bir yumrukla camı kırıyor ve ordan arkası arkası yaralı halde arkadaşları ile çıkıyor.
Tabi suyun kenarına perişan bir halde yüzerek çıkıyorlar fakat bulundukları alanda onlara yardım edecek kimse yok fakat çok tesadüf BELGRAD TÜRK BÜYÜKELÇİSİ makam aracı ile yoldan geçerken uçurumun başında bekleten YUGOSLAV emniyeti ve gizli servis mensublarına sorduğunda aşşağıda yaralı olan kazadakilerin türk olduğunu öğrenince hemen hadiseyi kendi insiyatifi ile organize ederek babamları BELGRADDA hastaneye kaldırıyor,evet babam eve döndüğünde ben çok küçüktüm hatırladığım kolunun tamamen kırık ve alçıda olduğu ne yazıkki yanlış kaynatılmış belgradda türkiyede birkaç defa kırdıkları ve yeniden alçıya aldıkları halde babamın tek bir parmağında kalıcı hasar bıraktı.

Bunu film şeridi gibi anlattım çocukken travma yaratmıştı bende,1983 babam ölmesinden sonraki hayatımda yaşadığım hadiselerden,bu hadise gözümün önünde beni bu yaşanmışlıkla karşılaştıran bazı olaylar olunca aslını bu işin araştırdım,sonrada 1988 yılında şu anda ANKARADA yaşayan bir ağbimize sordum babama kim bu kazayı organize etti diye o zaman KGB dedi bana içimden güldüm çünkü diğildi biliyordum ama geçeği söyleyemezdim,burda tam ismi ile açıklıyorum hayattamı bilmiyorum şu anda, kazayı organize eden MİT YUGOSLAVYA  SAHA SORUMLU ajanı NADİR.B………………!
1988 yılında bunu sorduğum BEYNELMİNEL büyüğümüzde yine çok ünlü bir işadamına yine yugoslavyada aynı tip sabatoj ağırlıklı suikasti düzenletmişler.
Şimdi PARALEL yapılar dediğiniz zaman bu paralel yapılar sadece şu andaki gibi camia denilen gurupla düşünmeyin bu PARALEL oluşumlar her dönemde her devleti yöneten guruplarca yapılmıştır,MASONİK yapı devleti yönetenlerdede aynı hadise vardır.
Siz çok ünlü bir MASON MİT yetkilisini veya GENERAL,EMNİYET,İŞADAMI,DIŞİŞLERİ BÜROKRATI vs,vs bunların birde paralel şekilde oluşturulmuş kendi bünyelerinde hücreler halinde kurdukları devleti yönetim şekli vardır.
Siz devleti kurumlardan yönetilir sanırsınız aslında devlet bu paralel yapılanmalardan yönetilir,veya yönetildi veya hala yönetiliyor kimin ne olduğunu bazen çözmek zordur çünkü bu paralel yapılanma bazen çok gizli ve hücre sistemi çalıştığı için bazı angajeleri ve dışarda olan oluşumlar hakkında bilgi sahibi olmak zordur,bazı durumdada olsanda bunu su üstüne çıkarman imkansızdır,yada ispatlaman.
Bu kurumların başına geçmiş ismini bildiğiniz öğrendiğiniz insanlarda aslında bu yapıların dış uçlarıdır önemli olanı bilmediğiniz kişilerdir,tüm yurtdışı bağlantılar bunlar üstünden yürür AMERİKA ve İNGİLTERE merkezden emirleri ve görüşmeleri bunlar yapar bu minfalde hadise gider.
Kısacası bugün bulduğunuz kucağınızdaki PARALELİN aslı ve derin olanı bu benim söylediğimdir,paralel dediğiniz aslında tüm bir cematle ilşkilendirilemiycek oluşumda inanın diyorum yönetim ve işbirliği aynı kadrolar üstünden yürür,yok aslında farkımız OSMANLI bakiyasıyız.
Tabi özelklikle APO 1999 operasyonu işte hazırlık aşaması 1993 yılında başlamış 1999 yılının şubat ayında tamamlanmış,TÜRKİYEYE yapılabilecek en büyük düşmanlık ben yazıya geçiriyorum tarihin sayfalarına girsin.
Tabi aynı anda şahsıma yapılan operasyon her zaman bu derin yapıların bizim gibi insanların içinde ve yakınında yaşayan kişilerdir,bir şey farketmiyor DDY(devlet demir yolları)başladığın hayatın GÖKTÜRK belde mezarlığında sonlanıyor,herşeye plan varda ALLAHA yok?
O günleri canlı yaşadığım pencereden birde APO nun yanındaki YUNANLI bulunan yetkilileri başka kaynaklardan tanıdığım için ve bunların bilgisi aslında MİT çok önceden olduğu için sizlere devleti yöneten paralel yapının nasıl WASHINGTON,LONDRA,MOSKOVA,TELAVİV,ATİNA-SELANİK,ROMA,İSTANBUL,ANKARADAKİ aslında PARALEL BEYNELMİLER güçlerce saati,saatine,günü gününe yönetildiğine sizlerin tanıdığınız basın vasıtası ile o günün önemli konu ile alakalı yetkililerinin bu minhval yapının sadece elleri ve ayakları olduğunu anlarsınız.
Allahın izni ile bu uluslararası ihanet şebekelerini içimizdekilerle birlikte daha açık yazmak bize nasip olur.

Kusura kalmayın böyle kesik yazdığım için size o günlerden tatlı bir anımı anlatim ve bitirim.
1999 aralık ayı istanbuldaki bazı konsolosluklar MİT takip tarassut şubelerince 24 saat esası ile takibe alınmış,aslında o çocuklara yazık boşu boşuna bir takip tarassut görevi karda çamurda icra ediyorlar , ama işte devlet yönetimi böyle eğer yönetimde boşluk varsa devletin parası,malı,canı boşuna tükenir.
Benim etrafımdada TEŞKİLAT haber elemanları ile sıkı markajı var ne yapıldığını öğrenmemem haber almayayım diye markajı çok sıkı yapıyorlar.
İşte bir konsolosluğumuzun karşısında akşam saatleri dört arkadaş bir barda içki içiyoruz,ben ordan konsolosluğu kesiyorum ama markajdan dolayı rahat değilim o gün çok şıktım üstümde takım elbiseler pahalı,devamlı bir boşluk kovalıyorumki tam manası ile etrafımızda ne oluyor çözebileyim,ALLAHIN işi konsolosluğun yanındaki OTELDE MISS WORLD güzellik yarışması varmış,dünya güzellerini o ayazda mayo ile konsolosluğun önüne resim çekmek için indirmezlermi akşam karanlığında IŞIKLAR,SPOTLAR yakılmış resimler çekiliyor ben bardan çıkarak yavaş adımlarla güzellik yarışmasındaki güzellerin yanına girdim ve FİNLANDİYA güzeline arkadan sarılarak WHERE ARE YOU FROM dedim,FİLANDİYA güzeli bana başladı anlatmaya I FROM FİLLAND))))))))))….

Tabi yarışmanın organizatörleri hemen bana yapışarak napıyorsun kardeşim burda çekim var deyip çekiştiriyor gelen polis arkadaşlar gülüyor ben kızı bırakmıyorum işte o anda tüm çevreden MİT takip tarassut ile görevli mensubları yuvalandıkları yerden çıkıp etrafımıza yayılmak zorunda kaldılar,ekip başı uzun boylu arkadaşa göz attım kızı bıraktım olay yerinden ayrıldım,o esnada anladınmki APO nun bizlere paket teslim edilicekken buraların bu kadar sıkı kontrol altında tutulmasında KURUMLARIN bile nasıl yanıltıldığını insan anlıyor aslında işi bitirenler SELANİKTE oturup karşılıklı viski yudumlayan ve operasyonun paralel planını karşılıklı paylaşan iki tane yaşlı insan biri yunanlı,biri türk?
Tabi ilerki zamanda o günlerde KIBRISTAN nasıl markajla geri döndüğümüde başka yazılarda anlatırım.
En komiği bu işler yapılırken banada pisikolojik harekatla AMERİKAN AJANI diye haber yayılıyor,kıbrısada Amerika için gitmişim ordaki BARIŞ kuvvetlerinin silah potansiyelinin fizilibitesini yapıyormuşum,)))))))))))))))))))))))))
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN….

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder