28 Haziran 2014 Cumartesi

YENİ OSMANLILAR………


Sevgili takipçilerim mübarek ramazan ayınızı kutlar,umarım sağlık,sıhat,huzur ve mutlu bir ramazan ayı geçirir özellikle bu ayda yoğunlaşan nostalji özlemlerimizi fikir ve bilgi bazında birbirimizle paylaşır,en önemlisi büyük medeniyet OSMANLI DEVLETİNİN gerçek gelenek,görenek ve adetlerini yaşatarak aslımız OSMANLI gibi büyük bir medeniyetin mirasçısı olduğumuzu gösteririz,amma işimiz çok zor….?
Bakın arkadaşlarım şimdi bir kısım guruplar,cemiyetler,siyasi oluşumlar vs oluşumlar var YENİDEN OSMANLIYI diriltmek,bunun sosyal medya ve diğer basın yayın kuruluşlarının bazılarında prokobandasını yapıyorlar yurt genelinde ve dış ülkelerde.
Osmanlı o kadar büyük bir medeniyetki yaptıkları ile onu kolay kolay gerçek anlamda yaşatacak insanların ve toplulukların çok gelişmiş sadece bilgi değil sosyal gelişmişlik insani duygu ve temiz ahlak sahibi olmaları lazım.
Bu günlerde ve daha evveliyatında iktidarın akli ve düşünce tarzının tepeden OSMANLININ muhteşem yönetim tarzını hedeflediği için,bu konudaki özel ve kurumsal yaşantıları tepeden aşağıya bu konuda hedef düşüncelerle yaşanmakta amma bunu tabanda yanlış algılayan bazı  kitleler devlet bürokrasisini elinde güç olarak tutanlarda çeşitli hile ve OSMANLININ bazı düşüncelerini ve yaşam tarzını çarpıtarak kendine burdan maddi manevi çıkar sağlayan guruplar ve insanlar çıkmaktadır.

Özellikle OSMANLININ tüm DİN,DİL,IRKLARA saygı ve gönülden muhabbeti ve sevgisini, insanı insan olarak kabul etmesi,koskoca kudretli OSMANLI ORDUSUNUN geçtiği tüm düşman topraklarında düşmanının malına,canına,ırzına sahip çıkıp saygı göstermesi,bir meyva ağacından meyva alan OSMANLI neferinin düşman topraklarında o meyvayı dalından kopardığı için kellesini vuran kudretli OSMANLI padişahlarını unutmamak,bugünlerde OSMANLIYI bahane ederek TAKİYE yapan bazı gurup ve insan camia üyesinin OSMANLININ devamı türkiye halkına dinimizi ve OSMANLININ geleneklerini eline aldığı devleti ve siyaseti yönetme gücünden gelen kudretle İFTİRA,KOMPLO,YALAN,RİYA,SAYGISIZLIK,TALAN,RÜŞVET vs şuçları bizlere bir şey olmaz bu devran böyle gider,biz hükümranız diyenlerin sonu bırak kuldan ALLAHTAN gelicek musibetle hüsran olucaktır.
Çok sevdiğim muhafazakar bir gazetenin genel yayın yönetmeni bile bazı yüzüme gülenleri tanıyamamışım diye serzenişte bulunup beş yıl neyim var neyim yok dinlenilmiş diyorsa kahvaltıda yağda yumurta domuz pastırması yiyen vatandaşın durumu ne olucak…?
Kendi kafasına göre biz YENİ OSMANLIYIZ harp yapıyoruz takiyesi ile İSRAİLLİ VE AMERİKALI kucağında yaptığın TALAN ve diğer ekonomik şuçlara ganimet diyip bunları birde devletin bazı güvenlik güçleri ile ilişkili basın yayın organlarında haber programcısı,sipiker bazı haber yorumcusu,haber analisti ve gazete köşe yazarları ile topluma kendi şahsi çıkarları doğrultusunda mesaj veriyorsan arkasındanda 28 şubat kararları esnasında gördüğün zulmü devamlı ajitasyon veriyorsan ARKADAŞIM sizin tiniyetiniz ve niyetiniz bozuk samimi Müslüman arkadaşlarınız içinde siz bir HABİS URSUNUZ.
Bu ülkede görmek istediğin saygı kadar toplumun tüm kesimine aynı saygıyı ve sevgiyi içten takiye yapmadan göstermen lazım.

Biraz uhrevi dünyadan çıkıp günlük hayatımız bakalım dinlemeler ve sayın BAŞBAKANIMIZIM odasına konan böcekler bugünlerin konusu aklıma gazeteci sayın TUNCAY ÖZKAN bey gelmişti,bu arada onada burdan geçmiş olsun derim allah bir daha yaşatmasın,sayın ÖZKAN 2007 yılında Pazar günleri yaptığı bir programda sayın CÜNEYT ARCAYÜREK beyle, burdan sesleniyorum sayın BAŞBAKANIM telefonunuz dinleniyor dediği zaman şok olmuştum,çünkü böyle bir haber almıştım gayrı resmi bir kaynaktan entresandır ben kaynağımın kurumsal hedef göstermesini 2013 başında patlayan BÖCEK skandalının birkaç ay sonrası sayın BAŞBAKANIMIZIN basına sözlü mülakat açıklamasında bazı GSM hatlarını hedef gösterdiğinde yine çok şaşırmıştım,ALLAHALLAH……!
AMERİKALI YAHUDİLER mangal başında büyük dana pirzolası yaparlar büyük uzun zıpkın maşalarla,ETİ önce bu zıpkın maşalarla yüksek ateşte mangal üstünde bir tutar sonrasında eti kısık ateşe alarak az pişmiş kanı öldürmeden servis ederek dana pirzolayı kanlı yerler.
Neymiş dersimiz AMERİKALI YAHUDİ eti mangal üstünde MAŞA ile tutar bu MAŞALAR ZIPKIN tipi maşa olur)))))
Herkes kendini çok akıllı zanneder ömrümüz APTALI,AYYAŞI,SEKS düşkününü oynayınca,şahsen biraz ruhumun derinliklerindede var demek biraz APTALLIKTA doğal yollardan var,hep beni APTAL zannettiler ve aptal yerine koydular,bilmiyorki CİNİZ…))
Neyse ANKARADAN çok değerli merhum bir ağbimiz telefonu açar o zamanlar sadece kablolu telefonlar var ZEKİ bak sana bir büyüğümüzü veriyorum sana bir şey sorucak verir derinden gelen bir ses evlat DER bazı konularda sorar,cevaplarım istemeye, istemeye en sonunda efendim o sizin dediğinizin üstündeki GAMALI HAÇIN tiraj basımı çok fazla olduğundan bizim memleketteki insan hali para etmiyor onun için,arkasından derki üstünde GAMALI HAÇ olan birde asker kaması var,cevaplarım koyunlar kartlaştı GAMALI HAÇ kamalar köreldi artık kesmiyor,tamam evladım derdi kapardı.
Okan derdim telefondaki sayın F.D paşa yine soruyor,derdiki ağbi onlar iki ALMAN HARBİ görmüş kişiler yine bir şey olmuştur,bizim SAF ne yapıyor diye yoklamadalardır aman dikkat et bunların sağı solu belli olmaz SEFERBERLİK çıkartıp ordan gemiye bindirirler.))
Derdim OKAN RICHARD enişteme söylerim gülerdi onlarda seni biliyor ordan yoklamaya geçiyorlar))?
Hepimize hayırlı bol bereketli bir ramazan ayı olsun dua edicem ALLAHIM sen bize müminlerine bu ramazan ayında orucunu tutan kardeşlerimize yardımcı ol,yağmurunu,serinliğini,bereketini,bolluğunu esirgeme allahım sen bu milleti TAKİYECİ,ART NİYETLİ,HAİN ŞEREFSİZLERDEN KORU…..!
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN….

26 Haziran 2014 Perşembe

VATAN-MİLLET-WASHİNGTON-LONDRA


Sevgili arkadaşlarım ülkemizdeki yıllarca yaşadığımız tüm olumsuzlukların bir nedeni var.Tabi bu olumsuzlukları size her dönemde tiyatrosu aynı olan,senaryosu aynı olan sadece oyuncuları değişen bir gösteriyi sunuyorlar bu her konu ve grup için geçerli ben size ancak kendi başımdan geçen anılar,maceralar,yaşanmışlıkları veririm şerefli kim şerefsiz haysiyetsiz,alçak kim bunu sizlere özür diyerek ya isim vermeden anlıycağınız şekilde yada kısaltılmış isimlerle yada konum ve yer tarifinden kısa araştırmalar yaparak çıkartabileceğiniz konumda size aktarıcam.Kitap olucağı gün tüm isimler ve karartılmış konular gerçek olucak…..!
Yıl 1969 küçük bir çocuğum o yıl istanbulda MİT bölge başkanlığı KONTRİSPİYONAJ şubesi SOVYET masası ilerdeki hayatlarında TÜRK istihbarat dünyasının tüm isimli efsanelerini orda topladığı bir yıl her gurup ve kurumun içinde bildiğiniz gibi bir aksaklık veya meyvanın içten çürümüşü vardır,ordada varmış.
Tabi aynı yıllarda SEFERBERLİK TETKİK KURULUNA bağlı hücre yapıların yurt dışı ile en çok çalıştığı yıllar faaliyet tavan yapmış şekilde çünkü KIBRISA yapılacak bir çıkartmanın tüm altyapı faliyeti yurtdışındaki bazı çalışmalarla devam ediyor.
1969 yılı başında rahmetli babam bir araçla ALMANYAYA arkadaşları ile giderken YUGOSLAVYADA başka bir aracın ittirmesi ile uçurumdan aşağıya düşerek tesadüfi bir su göletine düşüyorlar ,göletin içindeki yüksek miktardaki derin su arabanın içinde dolması ile son anda boğulmaya ramak kala babamın anlatımı gözünün önüne ben geliyorum cama attığı son bir yumrukla camı kırıyor ve ordan arkası arkası yaralı halde arkadaşları ile çıkıyor.
Tabi suyun kenarına perişan bir halde yüzerek çıkıyorlar fakat bulundukları alanda onlara yardım edecek kimse yok fakat çok tesadüf BELGRAD TÜRK BÜYÜKELÇİSİ makam aracı ile yoldan geçerken uçurumun başında bekleten YUGOSLAV emniyeti ve gizli servis mensublarına sorduğunda aşşağıda yaralı olan kazadakilerin türk olduğunu öğrenince hemen hadiseyi kendi insiyatifi ile organize ederek babamları BELGRADDA hastaneye kaldırıyor,evet babam eve döndüğünde ben çok küçüktüm hatırladığım kolunun tamamen kırık ve alçıda olduğu ne yazıkki yanlış kaynatılmış belgradda türkiyede birkaç defa kırdıkları ve yeniden alçıya aldıkları halde babamın tek bir parmağında kalıcı hasar bıraktı.

Bunu film şeridi gibi anlattım çocukken travma yaratmıştı bende,1983 babam ölmesinden sonraki hayatımda yaşadığım hadiselerden,bu hadise gözümün önünde beni bu yaşanmışlıkla karşılaştıran bazı olaylar olunca aslını bu işin araştırdım,sonrada 1988 yılında şu anda ANKARADA yaşayan bir ağbimize sordum babama kim bu kazayı organize etti diye o zaman KGB dedi bana içimden güldüm çünkü diğildi biliyordum ama geçeği söyleyemezdim,burda tam ismi ile açıklıyorum hayattamı bilmiyorum şu anda, kazayı organize eden MİT YUGOSLAVYA  SAHA SORUMLU ajanı NADİR.B………………!
1988 yılında bunu sorduğum BEYNELMİNEL büyüğümüzde yine çok ünlü bir işadamına yine yugoslavyada aynı tip sabatoj ağırlıklı suikasti düzenletmişler.
Şimdi PARALEL yapılar dediğiniz zaman bu paralel yapılar sadece şu andaki gibi camia denilen gurupla düşünmeyin bu PARALEL oluşumlar her dönemde her devleti yöneten guruplarca yapılmıştır,MASONİK yapı devleti yönetenlerdede aynı hadise vardır.
Siz çok ünlü bir MASON MİT yetkilisini veya GENERAL,EMNİYET,İŞADAMI,DIŞİŞLERİ BÜROKRATI vs,vs bunların birde paralel şekilde oluşturulmuş kendi bünyelerinde hücreler halinde kurdukları devleti yönetim şekli vardır.
Siz devleti kurumlardan yönetilir sanırsınız aslında devlet bu paralel yapılanmalardan yönetilir,veya yönetildi veya hala yönetiliyor kimin ne olduğunu bazen çözmek zordur çünkü bu paralel yapılanma bazen çok gizli ve hücre sistemi çalıştığı için bazı angajeleri ve dışarda olan oluşumlar hakkında bilgi sahibi olmak zordur,bazı durumdada olsanda bunu su üstüne çıkarman imkansızdır,yada ispatlaman.
Bu kurumların başına geçmiş ismini bildiğiniz öğrendiğiniz insanlarda aslında bu yapıların dış uçlarıdır önemli olanı bilmediğiniz kişilerdir,tüm yurtdışı bağlantılar bunlar üstünden yürür AMERİKA ve İNGİLTERE merkezden emirleri ve görüşmeleri bunlar yapar bu minfalde hadise gider.
Kısacası bugün bulduğunuz kucağınızdaki PARALELİN aslı ve derin olanı bu benim söylediğimdir,paralel dediğiniz aslında tüm bir cematle ilşkilendirilemiycek oluşumda inanın diyorum yönetim ve işbirliği aynı kadrolar üstünden yürür,yok aslında farkımız OSMANLI bakiyasıyız.
Tabi özelklikle APO 1999 operasyonu işte hazırlık aşaması 1993 yılında başlamış 1999 yılının şubat ayında tamamlanmış,TÜRKİYEYE yapılabilecek en büyük düşmanlık ben yazıya geçiriyorum tarihin sayfalarına girsin.
Tabi aynı anda şahsıma yapılan operasyon her zaman bu derin yapıların bizim gibi insanların içinde ve yakınında yaşayan kişilerdir,bir şey farketmiyor DDY(devlet demir yolları)başladığın hayatın GÖKTÜRK belde mezarlığında sonlanıyor,herşeye plan varda ALLAHA yok?
O günleri canlı yaşadığım pencereden birde APO nun yanındaki YUNANLI bulunan yetkilileri başka kaynaklardan tanıdığım için ve bunların bilgisi aslında MİT çok önceden olduğu için sizlere devleti yöneten paralel yapının nasıl WASHINGTON,LONDRA,MOSKOVA,TELAVİV,ATİNA-SELANİK,ROMA,İSTANBUL,ANKARADAKİ aslında PARALEL BEYNELMİLER güçlerce saati,saatine,günü gününe yönetildiğine sizlerin tanıdığınız basın vasıtası ile o günün önemli konu ile alakalı yetkililerinin bu minhval yapının sadece elleri ve ayakları olduğunu anlarsınız.
Allahın izni ile bu uluslararası ihanet şebekelerini içimizdekilerle birlikte daha açık yazmak bize nasip olur.

Kusura kalmayın böyle kesik yazdığım için size o günlerden tatlı bir anımı anlatim ve bitirim.
1999 aralık ayı istanbuldaki bazı konsolosluklar MİT takip tarassut şubelerince 24 saat esası ile takibe alınmış,aslında o çocuklara yazık boşu boşuna bir takip tarassut görevi karda çamurda icra ediyorlar , ama işte devlet yönetimi böyle eğer yönetimde boşluk varsa devletin parası,malı,canı boşuna tükenir.
Benim etrafımdada TEŞKİLAT haber elemanları ile sıkı markajı var ne yapıldığını öğrenmemem haber almayayım diye markajı çok sıkı yapıyorlar.
İşte bir konsolosluğumuzun karşısında akşam saatleri dört arkadaş bir barda içki içiyoruz,ben ordan konsolosluğu kesiyorum ama markajdan dolayı rahat değilim o gün çok şıktım üstümde takım elbiseler pahalı,devamlı bir boşluk kovalıyorumki tam manası ile etrafımızda ne oluyor çözebileyim,ALLAHIN işi konsolosluğun yanındaki OTELDE MISS WORLD güzellik yarışması varmış,dünya güzellerini o ayazda mayo ile konsolosluğun önüne resim çekmek için indirmezlermi akşam karanlığında IŞIKLAR,SPOTLAR yakılmış resimler çekiliyor ben bardan çıkarak yavaş adımlarla güzellik yarışmasındaki güzellerin yanına girdim ve FİNLANDİYA güzeline arkadan sarılarak WHERE ARE YOU FROM dedim,FİLANDİYA güzeli bana başladı anlatmaya I FROM FİLLAND))))))))))….

Tabi yarışmanın organizatörleri hemen bana yapışarak napıyorsun kardeşim burda çekim var deyip çekiştiriyor gelen polis arkadaşlar gülüyor ben kızı bırakmıyorum işte o anda tüm çevreden MİT takip tarassut ile görevli mensubları yuvalandıkları yerden çıkıp etrafımıza yayılmak zorunda kaldılar,ekip başı uzun boylu arkadaşa göz attım kızı bıraktım olay yerinden ayrıldım,o esnada anladınmki APO nun bizlere paket teslim edilicekken buraların bu kadar sıkı kontrol altında tutulmasında KURUMLARIN bile nasıl yanıltıldığını insan anlıyor aslında işi bitirenler SELANİKTE oturup karşılıklı viski yudumlayan ve operasyonun paralel planını karşılıklı paylaşan iki tane yaşlı insan biri yunanlı,biri türk?
Tabi ilerki zamanda o günlerde KIBRISTAN nasıl markajla geri döndüğümüde başka yazılarda anlatırım.
En komiği bu işler yapılırken banada pisikolojik harekatla AMERİKAN AJANI diye haber yayılıyor,kıbrısada Amerika için gitmişim ordaki BARIŞ kuvvetlerinin silah potansiyelinin fizilibitesini yapıyormuşum,)))))))))))))))))))))))))
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN….

22 Haziran 2014 Pazar

KIBRISLI ZEKİ……


Sevgili takipçilerim hepinize iyi pazarlar diler bir ömür sağlık,sıhat ve mutlu bir yaşam sürmenizi dilerim,sabah,sabah güzel bir hanfendi mesleğinin zirvesinde mezar,taş,aş twettleri atıyor,dedim yani bir sabah hanfendi bunları unutalım,nedir bu ya bakıyorsun kıraliçe elizabetin gençliğinin görüntüsü,tweetler mezar,taş,aş üstüne))))
Sevgili arkadaşlarım daha önceki yazılarımda sayın büyüğümüz MEHMET EYMÜR beyin ismine bazı gerçekleri yazarak beyefendinin son 30 yılda benim şahit olduğum tüm olayları geniş anlamda çok doğru ve dürüst kamuoyuna aktarıyor diyince özellikle ANKARADA bazı mihraklar bundan rahatsız olmuş,şunu söylemişler kişiye övgüler düzerek,kendi şuçlarını örtmeye çalışıyor diye.
Burdan tekrar ediyorum ben hayatımın hiçbir döneminde sayın MEHMET EYMÜR beyle ne tanıştım nede aynı mekan bir yerde bile bulunmadım.
Fakat bizim dünyamız normal düzenin dışında olduğu için hiç bir birimizin farkına varmadan aradaki koordinasyon içindeki kişi veya hücre guruplarla bir şekilde haberli zaman zaman olmuşuzdur.

Geçenlerde bir gazeteci dostum bir program esnasında sayın MEHMET EYMÜR beye beni sormuş,elini sallamış ben onun babasını tanırım,demiş.
ALLAHA çok şükür biz şuçlu bile gözüktüğümüz olsada bu bir pondomin,tiyatro dönemidir benim hayatımda en büyük vicdandır,vicdanende kanunende şuç işlemedim.
Birileri bize şuç yükleyerek tekrar söylüyorum babam erken ölüp bazı sırlara sahip olamadığım için çeşitli geri planlardan yönlendirme ile bize yurt içi ve yurt dışında şuç yüklemeye çalışmış komplolar kurmuş ALLAHIN İNAYETİ ve kendi performansımla bunları büyük MADDİ zararlar ama tahribatı bir ömür sürecek MANEVİ  yaralar ruhuma ve hayatımın şekline sosyal açıdanda vermişlerdir,ALLAHLARINDAN bulsunlar……!!
Arkadaşlarım şimdi sayın EYMÜR casuslar-7 rumuzlu yazısında merhum ALBAY TURAN ÇAĞLAR beyin en yakın arkadaşı 1971 muhturasında ve sonraki dönemdeki İSTANBUL MİT BÖLGE başkanı sayın TURAN DENİZ(HAYATTAMI,RAHMETTEMİ BİLMİYORUM)beyin en yakın arkadaşı TURHAN ÇAĞLAR beye 12 eylülden sonra hiçbir yardımı olmadığı gibi ilşkisinide ailece koparmasına şaşırdığını söylüyor siz onun nedenlerini okuyucu olarak anlayamıyorsunuz ama sayın EYMÜR beyin buna dikkat çekmesi ile ben oturduğum yerden gülerek konuyu çok iyi algılayabiliyorum.
Merhum ÇAĞLAR beyin öldüğü 1983 temmuz ayından sonraki EYLÜL ayında uluslararası camiada yerin altında nasıl türkiyeye ağır bir darbe vuruldu zannederim çağlarda bu hadise ile ilgili bir çalışması olabilir,bunuda en iyi sayın EYMÜR değerlendirir.
Dostlarım hayatta bazı işler vardır HOLDİNG kurucak sermayen olsan yapamazsın bazı işler vardır bu işler o kişilerin uzmanlık ihtisas,uluslararası alanda VIP tanınmışlık  ve sermayesi CANI olan işlerdir.

Ölümü göze alıp iş yapan insanlar doğruluk ve dürüstlükten yana olur kimseyede eyvallahı olmaz..!!!!
Arkadaşlar yazımın başında YAVRU VATAN KIBRIS adını ismimle rumuz koyarak başladım,Kıbrıslılar derlerdiki bunun aslı KIBRISLIDIR diye kıbrısı çok sever ve iyi bilirim ben kıbrısın hellim peynirini,ceviz reçelini(tatlı),şeftali kebabını manastırlarını herşeyini severim bizim sevgimiz KIBRISA İNŞAAT VE TURİZİM yatırımı olsun diye değil candan sevdiğimizdendir.
Tabi benim ailemde KIBRIS davası 1950 li yıllarda başlar ben ilk Kıbrıs  vatandaşlarını çocukken tanıdım KIBRISI da hemen harekattan sonra giderek yaşadım gördüm ama türkiyedede olsak hep kıbrısla irtibatlıydık işimiz gereği.
Uzun yıllar sonra 1996 sonbaharında tekrar adaya dönerek sanırım eski MİT müsteşarımız sayın EMRE TANER beyefendide adada MİT temsilcisi olarak görevdeydi ,  DYP iktidarı müsteşar olması muhtemelken KIBRISA göreve yollanması dönemin DEVLET büyüğü BABAMIZIN tercihi gibi bir söylem olmuştu,neyse adada aslında TÜRKİYENİN ağarlık gücü BARIŞ KUVVETLERİ komutanlığı KORGENERAL rütbesinde görev gücüdür iki tümen bu güce dahildir, 39. Tümen birde 28.tümen birde adadaki tüm asayişi sağlayan GÜVENLİK güçleri komutanlığı vardır bunda tüm iç işleri bakanlığı bu GÜVENLİK kuvvetleri komutanlığına bağlıdır buda TUĞGENERAL rütbesinde temsil edilir.
Kısacası KIBRISTA askerimiz kanunlarla,hukuk bazındada yetkisi çok yüksek seviyededir.
Anım çok stratejik ve devlet sırrı olmayan bir tane anlatim PAZAR neşesi olsun.
İşte 1996 sonbaharı GİRNE LAPTADA kıbrısın çok zengin bir ailesinin ŞATO otelinde kalıyoruz,allah razı olsun hayatım boyunca misafir perverliklerini unutmam,tabi eşim yanımda kıbrısı iyi bildiğim için RAKIYIDA çok severim balıkla ,serinde bir bahar havası var bize istanbula göre hadi hanım atlayalım DİPKARPAZA götürim seni,bindik arabaya o yıllarda LAPTA,DİP KARPAZ araba ile bir buçuk saati alıyor yolculuk bitti karpazda eski ta 1970 li yıllardan bildiğim MONROİT(KIBRISLI RUMLAR KALAN BİZİM TARAFTA) onların kahvesinin önüne çektim,oturduk kahvenin önüne kahveyi işleten yaşlı kişiye rumca iki kahve söyledim,rumca selam vererek, kahvede bir anda buz gibi bir hava esti,hava güzel bekliyoruz kahveler nedense gecikti en sonunda kahve geldi ama soğumuş,fakat bu arada ilerde tozu dumana katarak gelen bir Beyaz TOROSU gördüm,son sürat arabayı bizim arabanın yanına çekti bize bakarak içeri girdi,çıktı pasaport sordu verdim TÜRK pasaportu ama gülüyorum,oturdu arkadaş oh be ağbi dedi yunanca konuşunca bunlar telefon etmişler bizde heyecana kapıldık son sürat geldim gülüyorum hala, ordan burdan konuşunca iş kahkahalara döndü,rumlar etrafımıza toplandı sohbet eski istanbuldaki RUM mahallelerinden,eski kıbrıstan devam etti.
Müsaade istedik DİP KARPAZ dışında MAGOSA yolu üstünde deniz kenarında güzel bir balık lokantası vardır,söylemesi ayıp masayı kurdurdum balık rakı,kıbrısın mezeleri ile iki duble içicekken tekten büyük rakı bitmiş,gençlik var fişek gibiyiz,tekrar arabaya bindim GİRNE,LAPTAYA sağ salim döndüm….
Hepinize iyi pazarlar…
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN…


19 Haziran 2014 Perşembe

KENAN EVREN –DARBE……!


Dün mahkeme kararı ile 12 eylül askeri darbesinin iki önemli komutanı sayın KENAN EVREN ve sayın TAHSİN ŞAHİNKAYA paşalar müebbet hapse mahkum oldu işte basında büyük zafer nidaları,çeşitli başlık ve 12 eylülü ilgilendiren dram yaşantı öyküleri ile verilerek asıl ne olduğu ve niçin bu noktaya geldiğimizi halkı bilinçlendirerek değil evren 97 yaşından sonra hapse mahkum olsa bile evren gibi bir piyonu kullanan güçlerin tüm projelerinin tam gaz gittiğini kimse yazmıyor,aslında neden buralara geldik hala bilinmiyor.
Arkadaşlarım ajanların veya istihbaratçıların isimleri duyulmaz ama yaptıkları işler çok önemli ve tüm olucak hadiselerden öncedir.
RICHARD SORGE isminde bir RUS askeri istihbarat ajanı(GRU) ikinci dünya harbinin çıkacağını japonyadan moskovaya çok önceden haber vermiş bu görevi esnasındada canından olmuştur.
Aslında hep söylüyorum hadiselerin namuslu tanığı istihbaratçı çok az bunlardan biri sayın MEHMET EYMÜR beydir açıklamalarını yine diyorum dikkatli izleyin.Yoksa arada bir bazı yerlerden yalan yanlış haberler basına akıyor bakıyorsun ya yalan yada maniple kamuoyunu haber sızdıranlar.
12 eylül 1980 darbesinin önemli kavşağı 1977 dir bunda 1 mayıs hadisesi,hemen arkasından TSK(TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ)darbeye hazırlanan KKK(KARA KUVVETLERİ KOMUTANI)ORGENERAL NAMIK KEMAL ERSUN ve arkadaşlarının tasviyesi vede MİT İSTİHBARAT DAİRE başkanı kurmay albay SABAHATTİN SAVAŞMAN beyin CİA ve Mİ6 yani AMERİKA ve İNGİLTEREYE casusluk yaparken yakalanması.
Tüm bunlar olurken 1977 askeri şurasında merhum BÜLENT ECEVİT beyin başbakanlığında EGE ORDU KOMUTANI olup aslında ordan emekli olması gerekli KENAN PAŞA  cunta tasviyesinden dolayı 1955 yılında KORE de türk tugayında görev almasından dolayı aldığı kısacası KORE KIDEMİ dış görev başarısı ile TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNE genelkurmay başkanı olarak komutan olmuştur.
Yine burda en büyük açıklamaları yapıcak döneminde ankarada MİT görevli olan sayın EYMÜR ve bizzat SABAHATTİN SAVAŞMANI yakalayan ekibin başı olarak ve AMERİKALILAR ve İNGİLİZLER merhum savaşmandan ne istemişlerdi türkiyenin hangi stratejik konularda önemli bilgi ve kozmik bilgi ve belgelerini istemişlerdi?
Bu biraz basında şu ,bu konular hakkında densede gerçek asla meydana çıkmadı ,çıkarmı bilemem bildiğim yine türkiyenin kader noktasındaki bir olay olması,türkiyenin ambargo altında olduğu çok sıkıntılı yıllar ,ambargoyla sıfırlanmış bir TÜRKİYE ve KIBRIS harekatındaki siyasi başarısızlık ve müttefik bildiğimiz bir AMERİKAN BATI gücünün bizi 1973 ten sonra arkadan hançerlemesi ve türkiyenin tüm bunlarla ağır fatura ödeyerek yüzleşmesi.
KENAN EVRENİ bu konuma getiren güç arkasından TÜRKİYENİN ne yaptığını anlayınca ambargoyu kaldırmış ama anarşiye tam gaz vererek sokakları kan gölüne çevirmiş bundada devletin içindeki Amerikan batı yanlısı özelikle güvenlik güçleri içindeki SEFERBERLİK TETKİK KURULU kapsamındaki hücre sistemi oluşturduğu KONTRGERİLLA faaliyetleri ile ülkeyi kan ve gözyaşı ile planlanan darbeye götürmek.
Burdada darbeyi ve niteliğine  (gülüyorum) KURTLAR VADİSİ dizisindeki gibi ülkeyi EVRENLE darbeye götürecek tüm planlamaları sivilde yapan baronlar ve onların yapısal faaliyetini belgeleri ile öğrenen yapının harekat şeklini ve darbeden sonraki planlamalarını nihahi hedeflerini bir vasıta ile ele geçiren ŞEHİT APTİ İPEKÇİ beyin katledilmesi TARİHİ bir hadisedir.

Arkasından merhum MHP GÜMRÜK TEKEL BAKANI GÜN SAZAK,DİSK GENEL BAŞKANI KEMAL TÜRKLER,eski BAŞBAKAN NİHAT ERİM bunlar aslında türkiyenin beynine sıkılmış kurşunlardır,tabi halka öyle bir yansıtıldıki bir siyasi ideolojik durumdan öldürülüyorlar halk farkına varmadı aslında devletin kritik noktalarındaki insanları tasviye idi bugüne kadarda parti,parti devam etti.
Netice itibari ile MAYIS ayında olucak darbe eylül ayında oldu ve istenilen cunta KENAN EVREN komutasında TÜRKİYENİN üstüne oturdu,o günden bugüne 34 yıl geçti ülkede gördüğünüz başta TERÖR ve ekonomik sıkıntıların ve yine son sürat devam eden faili meçhul cinayetlerin ve türkiyeyi zora sokucak anlaşmaların tamamı 12 eylül 1980 darbesi ile sisteme oturturuldu sizler KENAN PAŞA ve arkadaşlarını bilsenizde bu darbenin ve sonrasını yöneten sivil cuntayı suyun altındaki savaşı hiçbir zaman bilemediniz,bilemezsinizde o cunta heryerde ahtopot gibi kolu olan türkiyeyi felakete götürecek programda artık kendileri yaşayanlar bir kenarda yaşlanmış olarak otursada BATI güçleri ile günlük yaşayan çocukları bu organizasyonu POST MODERN şekilde götürmektedir.
Kenan paşa ceza aldı diye hiç sevinmesin kimse, bu şuna benziyor 16 yaşındayken genç kız tecavüze uğramış,tecavüz edenler birde genel evde satışa çıkarmışlar yıllardır satıyorlar kız yaşlanmış)))))
Arkadaşlar çok açık burdan söylüyorum çok vatansever nutuklar atan,vatansever açıklamalar yapan başkalarına hain damgası vuranları bir AMERİKALI bir İNGİLİZİN karşısında görün heykeli diklilecek insan dediğiniz insanların suratına tükürür onlara hizmetlerini görseniz bir gün bu ülkenin başına nelerin geleceğini çok iyi anlarsınız.
Arkadaşlar bu mevzu uzun,ama KENAN paşanın arkasındaki gücü kısa anlayabilmeniz için şunu söyliycem 2010 yılında şahsıma yapılan İstanbul emniyetinin yaptığı operasyonun türkiye ayağı SEFERBERLİK TETKİK KURULU kapsamındaki planlayan yapının BEYNİ 12 eylülden sonra KENAN PAŞANIN yol açtığı hemşerisi bir kişi olmasın?)))))
İlerde yazıcağım kitap için buda 12 eylülü yılların önsözü olsun zira günü birlik o yıllarda gözlemlediğim maceralı anlar var hatta biri TRT1 80 ler dizisine benzer  konu oldu CUNTA faaliyetlerini ve kirli organizasyonları yönetenlerin nasıl çoluk,çocukla bile uğraştığını çoluğu çocuğu bile katletme düşüncelerini daha iyi anlıycaksınız.
Bazıları var ağızlarına pelesenk etmişler YOK ZENCİ,YOK BEYAZ diye menfaatleri için katliam yapanlar IRKA,RENK hadisesine bakmazlar,onların işidir önemli olan…

SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN……..



16 Haziran 2014 Pazartesi

TÜRK DERİNLERİNDE ÇETELEŞME…..!


Sevgili arkadaşlarım yazıma başlarken yine sayın MEHMET EYMÜR beyle başlıycam aslında kendisi ve arkadaşları 1983 yılından sonra KAÇAKÇILIK İSTİHBARAT DAİRE başkanlığı ile MİT içinde emniyet içindede aynı isimli daire ile çok geniş çaplı soruşturmalar yürütmüştür,şu anda TÜRKİYEDEKİ ORGANİZE ŞUÇLAR sistemi o günlerin alt yapısıdır.
Tabi türkiye içindede ÇETELEŞME derin yapı içinde çeşitli evrelerle olmuş fakat asli başlangıcı sofistike olarak 1975 yılıdır.
Ben bunları KAÇAKÇILIK,akabinde BANKERLİK ve diğer şuçlar ile geniş içerikli yazdım çok detaylı ve ince şekilde,bazı arkadaşlarımada yedekledim,dünyanın bin türlü hali var bizden sonrada hatıra kalsın diye…..?
Tabi şimdi ben 12 eylül ile sizin görmediklerinizi duymadıklarınızı gördüm sizlerin karşısına çıkıp vatansever şekilde nutuk atan ve sizin çok vatansever bildiğiniz insanların aslında çeşitli şuç örgütlerinin maşası olan kişiler olduğu bunların piyasaya namus abidesi sürülerek belirli bazı şuç örgütü odaklarla bazı yapıların nasıl imha edildiği harcandığını tespit ettim,bunun sosyolojik,pisikolojik boyutlarını bile yaşayarak analiz ettim türkiyede servet düşmanlarının gizli nasıl çeşitli şuç odakları ile çalıştığını gördüm.
1999 APO operasyonu sonrasında TÜRKİYEDE hakimiyeti sağlayan ve bu serüvene türkiyeyi sokan bu işin akıl hocası ve yöneticilerinin kendilerine bağlı yukardan aşağıya bir organizasyonla yeni bir sistemle Aslında bu her zamanki sistemin günümüze uyarlanması devlet içindeki erklerle ekonomik anlamda çeteleşmeye ve burdan gelen tüm kaynakları havuz şeklinde kullanarak adete bir şirket misali hareket ederek büyük rant sağlıycak hadiselere girdiler.
Bunun basın yolu ilede pisikolojik harekatını götürürken boyut,boyut,konu,konu! Tabiki basın onlar için en büyük bu harekatın önemli ayağıydı.
Şimdi bir çok mağdur olmuş insandan duyuyorsunuzki adam basına şu anda çıkıyor hiç suçu yok iftira komplo ile serveti elinden gitmiş örnek olarak,dikkatimi çeken sayın NAİL KEÇİLİ ve HALİL BEZMEN ne entresandır 12 eylülden hemen sonra MENSUCAT SANTRAL baskını olmuştu BEZMEN ailesinin evine baskın düzenlenmişti ben ordaydım…..?
Konular uzun ben size bir iki tatlı örnek vericem sayın MAHMUT YILDIRIM beyin merhum TİLKİ SELİM lakaplı bir kişi ile telefon görüşmesi basına yansıtıldı o yıllarda  aslında dönemin bazı üst düzey güvenlik güçleri mensublarının SEFERBERLİK kapsamında yaptıkları pisikolojik harekatın bir başlangıç mihenkiydi.
Neydi o SLOGAN kelime TEK BAŞINA YİDİRMEZLER…..!!
Sayın YILDIRIM biz senin ne iş yaptığını biliyoruz diyor gerekli şahıs hakındaki sır bilgiyi veriyor sonrasında bilginin gücünü gösterip bunun aksiyona her türlü dönüşeceğinin sinyalini çakarak haraç alıyor,sessiz ve sedasız KANSIZ,BARUTSUZ.
İşte bu bir PİSİKOLOJİK HAREKATTI sonrasında devlet içinde gizli ekonomik şuç örgütü oluşturanlar gelen tüm işlerden paraları havuz yaparak büyük ,bunlardan kendi bulundukları kurumların hukuk işleri dairelerinin görevlilerinin dışardaki uzantısı HUKUKÇULARI ile  bir çeteleşme yapıyı çok sempatik bir şekilde BANKER,KUYUMCU,DÖVİZ BÜROSU VE BORSA BROKERLARI üstünden çevirerek birde devletin daha bilinmedik ekonomik işlerinden gelen ekonomik gelirlerle büyük bir servet oluşturdular bu halada çok geniş kapsamda bu şekilde yürüyor bunun bir birleri arasındaki menfat guruplarının KÖPEK ÖLDÜRÜR gibi birbirlerini öldürmesi aynen devam ediyor.
Hatta o günleri YEŞİL SERMAYE içindeki bunların gizli faaliyetlerini götüren bazı kişisel çok öne çıkmış yapılar aslında öyle bir bombaki TÜRKİYEDE yeryerinden kaldıracak hadiselere yol açar ama bu yapı en büyük siyasi gücü WHASHİNGTONDAN aldığı için orası istemeden burda bu işler açığa çıkmaz,sanırım merhum toprağı bol olsun ÜZEYİR GARİH beyde bu tip bir çıkar ilişkiler yumağına karşı çıktığı için katledilmiştir?
Sevgili arkadaşlarım ince ayrıntı yazarsam konu konu çok uzun bir kitap yapar sırf bu çetenin uluslararası ve içimizdeki tarihsel ayağı 1960 lı yılların başından yazdım sizlere iletemiyorum şu anda,merak etmeyin KURTLAR VADİSİNDE konunun birazını seyrettiyseniz onlarda ÜSKÜDARDA muhakkak bizden onlara akmış işlerdir?
Ben size küçük bir BANKER hadisesi anlatim bilgi olsun biraz neşelenin,yıl 1984 RESMİ BANKER hadiseleri patlamış artık piyasada bankelere güven kalmamış,aniden bulunduğumuz lüks kulübe kulübümüzün azası bir bayan vasıtası ile TİLKİ tipli çok bakımlı,çok iyi giyimli,kolunda altın künyeler altında son model Mercedes marka araba ile ismi HİDAYET .T adlı bir kişi peydahlandı kimse o kadından başka tanımıyor,adam büyük kumar oynuyor büyük kaybediyor büyük kazanıyor viskisi gümüş ağazlıklı sigarası çakmak o yıllarda DUPONT tabi bir müdet sonra ne iş yapar falan SİRKECİDE borsada ama asıl işi BANKERLİK para sihirbazı para çalıştırır,demeğe başladılar zaten dayıda bir müddetten sonra KULÜBÜMÜZ kalbur üstü şahsiyetlerinden yüksek miktarda parayı almaya başladı,bunların aylık yüksek faizlerinide ödemeye başladı bizim kulüp BAYRAM yeri.
Tabi bende o zaman hızlıyım arkadaşlarımla kafamıza takıldı dayı, neden bizim POPÜLARİTEYİ sarsıyor karizmayı çiziyor herkes HİDAYET BEY,HİDAYET BEY sanki HİDAYET o sempte doğmuş kurucusu…

Tabi kafama takılınca arkadaşım ŞAKİR var MİT K.G.S yiğeni bunlar Kayserilidir SİRKECİ piyasasının iyi bilirler ŞAKİR bir araştır ne iştir bu hidayet efendi ertesi günü ŞAKİR geldi K. G.DAYIMA sordum iyi çocuktur karşıda büyük kulüptede oynar esnaftır demiş.
Yalnız ŞAKİR kardeşim kayserinin getirdiği o tatlı CİN bakışı ile CİN,CİN gülüyor sanki CİN ile AŞK yaşıyor.
Dedim  içimden aslanım iş sende bunlara güven olmaz,sen kendi işini kendin yap,rahmetlik berber ismail ağbiye gittim traşımı oldum angora kazaklar kotum üstüme DERİMODDAN montumu giyerek kulüpte HİDAYET.T beklemeye başladım geldi çokda ciddidir kenara bir yere davet ettim HİDAYET ağbi babadan kalma biraz naktim var bende sana paramı versem bizede aydan aya güzellik yaparmısın ağbi,hemen bana şunu söyledi CANIM ZEKİ kardeşim inan almak isterdimde portföym dolu şu anda yatırım sistemi doldu yatırım yapıcak yer kalmadı,eğer açılırsa ben sana haber veririm,sağol ağbi bekliyorum dedim.
Şakirin yanına gittim oğlum bu TOKATIN büyükçüsü yakında patlar,nerden anladın dedi para verim dedim almadı uyanık bu kimden para alacağını ,almayacağını biliyor.
Kısa bir zaman sonra HİDAYET ağbi kayboldu günlerce HİDAYET arandı ama geçmiş olsun sayılı BABA geçinenler ben emniyetten arkadaşlarla aldırdım ödiycem şu anda durumum yok gelicem ödeme takvimi vericem diye kumar masalarının etrafında sahte balon havalar attılar ama HİDAYET bey birdaha ne geldi ne görüldü götürdüğü portföy büyük miktardı artık onu bu yola sevk eden geri plandan derin arkadaşları ile afiyetle yatırıma dönüştürmüşlerdir????
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN….

14 Haziran 2014 Cumartesi

POŞET mi- İŞİD mi…..?


Sevgili arkadaşlarım sizlere bazı konulardan bahsedicem bahsetmeden evvel şunu söyliycem yıllarca basın üstünden birileri sizlere örgüt isimleri,içeriği ve yaptıkları eylemleri anlatarak  sizlere HATİCE VE NETİCE arasındaki keskin gerçeği anlatmadı.
Sanki sizler güvenlik güçlerinde TERÖR UZMANI olarak çalışacakmışsınız gibi yıllarca bu örgütlerin içini dışını yayın yaptılar.
Hatta baktılar balatalar ve contalar halkımızın yanıcak hemen ilk defa ülkemizde çok gerçeği iletiyoruz diye bir diziyle on yıl milleti bir güzel hipnoz ederek bayılttılar hala vatandaş MUSUL veye KERKÜK te rehin alınan vatandaşlarımız ve bürokratlarımız için dizinin  kahramanı gidicek ve kurtarıcak diye bekliyor  oda olmazsa B planı var ARAS DAĞLI gider o kurtarır MUSUL vilayetimizdeki rehinelerimizi.VİLAYET falan diyelim okuyucularımızı biraz havaya sokayım bende)))))
Arkadaşlar birincisisi burdan sizlere açıklayamayacağım nedenlerle bunu ÖZEL HARP mensublarımız biliyor 2003 yılında bizim orda çuvalı başımıza geçirmeleri ile ordaki varlığımıza ve prestijimize büyük darbe vurdular,siz sadece bunu biliyorsunuz daha orda bir çok istihbaratçımız yakalanarak dövülüp hududumuza elleri kolları bağlanarak getirilip konuldu.
2006 yılında yıllarca TÜRK İSTİHBARATINA ailesi ve aşireti ile   çalışmış SABAH KETENE ve arkadaşları şehit düşürüldü,ve tüm bunlar yapılırken özellikle 2003 yılından sonra resmen İSRAİL bölgeye yirmiye yakın MOSSAD istasyonu kurarak bölgede prestijimizi yok ederek bizleri tasviye ederek kendileri bölgede çok geniş sağlam bir istihbarat ağı ve düzeni kurdular.
Bakın arkadaşlarım TÜRK GÜVENLİK GÜÇLERİNİN sahada çalışan büyük yüzdesi kahramanca ve vefakar,sadakatlı çarpışarak,vazife yaparak işini her zaman en iyisi ile yapar birkaç içlerinden çürük elma çıksada o çok önemli değildir.
Ama öyle bir durum varki bu konuların tepe noktasına zaman zaman gelmiş dış mihrakların gücü ve angajmanı ile bunların entirikalı ve bol komplolu operasyonları ile ülkemiz hep zafiyet içinde kalmış uzun yıllardır.
4 temmuz 2003 hadisesinden 1 hafta sonra AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ BAŞKANI BASIN sözcüsünün bir beyanatı olmuş ve bu beyanatı HÜRRİYET gazetesi baş sayfa vermiştir.
Ne demiştir sayın AMERİKAN BASIN SÖZCÜSÜ bize TÜRK ÖZEL KUVVETLERİ için verilen istihbarat türkiyedeki yetkili kurumlardan verilmiştir.
Neymiş o verilen istihbarat bazı ipten kazıktan kurtulma subay ve astsubay ve ülkücüler kuzey ırak içlerinde,musul,Kerkük,süleymaniyede KÜRT liderlere ve bölgedeki bazı hedeflere karşı gayrinizami harp taktikleri uyguluycaklar?
Arkadaşlar bu istihbaratı verenler TÜRKİYEDEKİ KURUMLAR içinden niçin verdiler neleri bu hadiseleri başlatarak örtmek aynı zamanda TÜRK GAYRİNİZAMİ GÜÇLERİNİ bölgeden tasviye ederek orda türkiyenin gücünü elemine ederek bugünlere gelen bölge stratejilerine nasıl içerden hainlik yaparak yardımcı oldular ve günümüzü zaaf içindeki konjöktürdeki TÜRKİYENİN durumunu bugünki hazırladılar.
2004 YILINDA üst düzeyde bir istihbaratçı kaynağım orda inşaat mühendisi kisvesi ile bölgedeki dağılmış 20 mossad istasyonunu adamları ile izleyip birindede BOMBA patlayınca MOSSAD istasyonlarındaki hareketlenmeyi gözlemleyip  bana anlattı,şuydu izlenimi yakınlarında bomba patlayınca resmi ünüdormalı peşmerge kuvvetleri bina güvenliğini sağlıyarak dışardaki hadisenin merkezine intikal ettiklerinde arkalarından sivil giyimli fakat tamamen silah ve muhabere araçları ile donanmış mossad resmi mensublarının dışarı çıkıp etraftaki hadiseleri gözlemlerini şahsıma aktardı.YIL 2004?
O yılldan bugüne gelişen bölgedeki derin olaylar ve çatışmalar artık devletlerin bile yanında küçük kaldığı WHASHİNGTON,NEWYORK,LONDRA merkezli büyük TRÖSLERİN pahalı bularak kullanmadıkları ordulara nazaran küçük paramiliter askeri aksiyon özel sektör yapıları IRAKTAKİ BLACK HAWK güvenlik şirketi gibi yapıları çatışma ve iç savaş bölgelerinde kullanarak yine bunlara ek İŞİD-EL NUSRA gibi terör örgütlerini harp sahasında santranç tahtasındaki ATLAR misali sürerek çatışmalardan bölgedeki dengeleri korumak ve istedikleri şekilde bölgeyi bir heytkeltraj edası ile şekillendirip stratejik zamanı geldiğinde istediği son hamleyi yaparak bölgedeki nihayi hedefine ulaşmak sadece bu terör örgütlerini bunun için kullanılıyorlar.
1979 afganistan içinde kurulan islami mücahit yapısından parçalar halinde oluşturulan bu İSLAMİ TERÖR organizasyonları artık tamamen bu tröstlerin emrinde ve komuta kontrolünde çalışmaktadır.
Çok değerli RUSYA DEVLET BAŞKANI VİLADİMİR PUTİN beyin daha 1 hafta evvel açıklaması şuydu korkarımki ile başlayan türkiyenin yaptığı bazı hatalardan dolayı önümüzdeki üç yıl içinde bir EL KAİDE terör örgütü belası ile başbaşa kalıcak açıklamasından birkaç gün sonra MUSULUN düşmesi ve ordaki konsolosluk çalışanlarımızın rehin alınması peşi sıra gelmiştir.
Çünkü RUSYA DERİN DEVLETİ son 20 yılını bu BATININ büyük tröstlerine karşı gizli bir savaşla götürmekte aslında bugünki UKRAYNA geçmişteki GÜRCİSTAN çatışması bu BATILI TRÖSTLERİN aynı ortadoğudaki 100 yıllık enerji çıkar ve kontrol ilişkilerinin RUSYA EGEMENLİK sahasında götürmek istemelerinden oluşmutur.
RUSYA devleti SOVYETLER BİRLİĞİ dağılmasından itibaren bu savaşa hazırlanıyordu yeraltında, maalesef bizim MİLLİ bir derin yapımız olmadığı için bunlara bizim hazırlanacak bir durumumuz yok tam aksine tüm gayrinizami unsurlarımız içerde ve dışarda tasviye olmuş durumdadır.
70 bin kişilik IRAK ordusunun 3000 kişilik bir TERÖR gurubuna MUSULU terk etmesi ENERJİ TRÖSTLERİNİN devletler ve terör örgütleri üstünde santarnç tahtasında nasıl hamle yaptıklarını çok basit gösteriyor.Londradan ara 70 bin kişilik devlet silahlı gücünü çek bölgede patlamaya sevk edicek pimi çekilmiş el bombası misali İSLAMİ terör gurubunu şehre sok ve ilk iş TÜRK konsolosluğunu ve çalışanlarını rehin al ve fidye iste.
Özellikle MİT şuçlanıyor ve diğer kurumlar burda nasıl bir koordinasyon var ve bu koordinasyon merkezinde nasıl bir çalışma var bilmeden yorum yapmak yanlış olur bunlar sokakta,kahvede yapılan değelendirmelerle olucak iş değil bunun harekat merkezinde olmadan gerçek ne bilmek lazım öyle kafana göre MİT müsteşarı yanlış,dış işleri bakanı iş bilmiyor,başbakan beceremedi,asker niye musula girmiyor demekle olmaz bu çok hassas bir hadise KAPALI KAPILAR ARDINDAN BİLİNMEYEN çok hadise vardır,harekat ve koordinasyon içinde olmak 
lazım.

Fakat uzun yılların stratejik yanlışları bizi bu noktaya getirdi bazen düşünüyorum,belkide yormıycaz kendimizi bu DÜNYA içinde yerimiz ve ederimiz bu kadar vermeyince mahmut neylesin mahut misali.
Bölgede PKK silahlı unsurlarının modasının geçmesi karşımıza içde çeşitli islami silahlı terör odaklarını çıkardığı gibi dışardaki rolüde bundan sonra İŞİD üstüne düşecek şekilde yeni modern silahlı eylem gücü olarak yerini  alabilir,RUSYANIN uçurduğu haberde bu olabilir.
Sabah gazeteci bir arkadaşım aradı ağbi bunlar bu silahları nerden ele geçiriyorlar diye kardeşim bu TRÖSTLERİN dünyanın belirli merkezlerinde bu ticaretlerle ilgilenen alt gurupları var her türlü ticaret şekli ve taşımacılık şekli ile ellerine geçicek şekilde nakil olur her yerden KUZEY IRAK bölgesinde inşaat şirketi kisvesindedir konçimentolarda greyder parçaları diye görürsün ama konteynırlar silahla doludur,geçenlerde bir vatandaşımız turizimci diyorya MİT istiycekte TIR vermiycek delikanlı varmı diye siz onu şöyle düşünün TRÖSTLERİN en altında çalışan CİA ve PARALI askerleri istiycekte TIR vermiycek delikanlı varmı diye,SURİYEDE iç savaş çıkmadan evvel tüm CİA alt yapısı sınır bölgesinde irtibat merkezleri kurdu bizim MİT mensubları onlara ancak mihmandarlık yapar ordan İŞİD içinde EL-NUSRA içinde silah ve lojistik gider,bu hep böyle oldu yeni bir şey değil 1952 den  beri NATO içinde yer aldığımızdan beri biz AMERİKANIN bu bölgedeki taşoronuyuz AMERİKAYA ve onu YÖNETEN DEV TRÖSTLERE bozuk koyucak delikanlılar maalesef ya toprak altında tarihi eser oldu yada hayatta ANTİKA yapıp bir köşeye koydular)))))))
Hepinize iyi pazarlar,takmayın kafanıza bir şey gezin  dünyayı görün KONYAYI….?
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN


12 Haziran 2014 Perşembe

ÖZCAN ın YUMRUĞU……?


Sevgili arkadaşlarım dedimya sayın MEHMET EYMÜR beyefendinin casusluk hikayeleri -7 yazısı destan olmuş,insana devamlı anılarını hatırlatıyor.
Şükrü ağbi ÖZCAN bey adama yumruğu nasılda atmışın anlattılar dedi,ÖZCAN ağbi beyaz tenli 1.60 boylarında tıknaz bir beydi hepsi rahmetli oldu allahrahmet eylesin HOCALARIM…
Özcan bey pis,pis güldü amk vatan haini dedi ŞÜKRÜ bunlar vatanı sattı biz kurtaralım derken telef olduk.
Sonraki zamanda rahmetli komiser okan ,ben pilot Necdet sıraselvilerde NECDET ağbinin evde balık yaptık rakımızı açtık içiyoruz NECDET ağbi dedim ÖZCAN bey yumruğu ÇAKMIŞ rahmetli TURHAN beye onu anlattı şükrü ağbi, Özcan beyin yanında oda güldü!NECDET ağbi şerefsiz eli kolu bağlı adama herkes yumruk atar artist işte hayatı boyunca attığı ilk ve son yumruktur,ordan rahmetli Z.OKAN KIRAN aynen ağbi diye katıldı.
Herkes çoğunluk hayatta değil,bizler anlatalım aydınlansın bazı olaylar tabi bildiğimiz kadar.
Özcan beyle bazen oturur laflardık,telefon açardı kızım bana GENERAL NURİ beyi bağla
Bağlandığı zaman NURİ ağbi nasılsın iyimisin herkes vatan haini oldu,sonra derdini meramını anlatır yalnız bir gün entresan bir şey söylemişti NURİ ağbi vallahi şu ALBAY SITKI ULAY beyle ilgili anılarımızı ben bir kaleme alim sorardım NURİ bey nededi ağbi diye öldürürler seni demiş)))))))))
Özcan ağbi derdim adamcağız yarbaylıktan emekli ,yaptın adamı GENERAL bizim onla ne günlerimiz oldu general rütbesi ona az derdi.
Tabi hocalarım iyisi ile kötüsü ile gıybet yapmayalım günah ama olanıda anlatalım  merhum ÖZCAN bey Kafkasyalı bildiğiniz MİT tüm Kafkasyalılarda iyi tanır onu şimdiye kadar hiç deşifre olmamıştı küçük bir iki dikkat çekmiycek olay dışında.
Arkadaşlar ben bu insanların hepsinin içinde yanlızdım,çoğunun tevellütü 1935-1936 kimse bana yol göstermedi,göstersede kendi bildiğim yoldan hariç bir yola gitmedim.
Size çok açık söylüyorum TÜRKİYEDE geçmiştede,dünde,bügünde gelecektede bu işler kalleşlik üstüne büyük çoğunluğu kurulmuş işler içinde dürüst mert aslan yürekli insan bulmak çok zor ve az.
Onun için burda yazıyorum herkes bazı şeyleri geçmişte ne oldu benim bildiğim kadarı ve baktığım gözlemlediğim ve bizzat yaşadığımca anlatıyorum.
1994 kışı kasım ayı başları yer ANKARA YABANCI BİR ELÇİLİK BÜYÜK BİR DEVLETİN TİCARET MÜMESSİLİĞİ görevlileri ve heyete komuta eden KURMAY bir ALBAY o ülkenin askeri temsilcisi toplantımız bitti sonraki bir toplantı için karar alındı.
Ben istanbuldayım bir sonraki toplantı için hazırlıklar yaparken irtibatta olduğum istanbuldaki yabancı askeri üst rütbeli personel gelerek ZEKİ bu senin ÖZCAN bey oğlunu ve yanına bir işadamı alarak elçiliğe gitmiş e dedim bana verin bu işi demiş sizin ALBAYINIZ ne demiş ne demiş biliyormusun,dedim ne demiş siz bu ülkede buraya kimle geldiniz OĞLUN lamı ZEKİ ARSLAN  lamı buz gibi bir hava esmiş toplantı bitmiştir denilerek kalkılmış.
Tabi sonra beni ankaraya çağırdı bir baktım ortalık karışmış kurum tüm telefonlarını kapatmış İSTANBULDAN GALİP başkan ne telefona çıkıyor,nede ankaradaki KURUM yetkilileri hatta hukuk işlerindeki görevli arkadaş bile ağbi hatrın büyük ama sana bir şey yapamam dedi.
MGK MİT yetkilisi büyüğümüz bile bizim MGK geliceğimizi duyunca erken daireden ayrılmış Allahtan ben TSK üst konumundan arka cebe  taruz tipi el bombasını  koymuşum onla MGK hürmet gördük.

Yıl 2014 bunca yıl bu kadar sıkıntı çektim,yapılmayan kalmadı ÖZCAN beyle son 1995 yılının mart ayında  istiklal caddesinde tünelde ayrılırken tabi bu arada yüzlerce hadise oldu onları anlatamıyorum aslanım dedi HOCA herşeyi öğretir bir konuyu eksik bırakır ben sana onuda vericem,tüm bilgileri verdi demek istediği şuydu belkide ben sana hainlik yapmazdım geridekiler yaptırmaya kalktılar ağızlarına yüzlerine bulaştırınca kabağı bizim tarafta bana patlattılar.
Bazen bazı şeyleri uzun yıllar saklamak gerekiyor bugün özellikle MİT içinde ve seferberlik kapsamındaki KAFKASYALILARA ve bunların işbirliği içindeki yetkillilere söyliyceğim bana sızma yapmış olsanız bile uzak durun daha başka konuları bana lütfen açtırmayın.
Sayın değerli MEHMET EYMÜR beye tekrar teşekkür eder bize bunları hatırlattı,hayatta kalan Kafkasyalı MİT yetkillilerinede bu konularla geri plandan bağı olan bir an evvel şahsıma dönük olan yanlıştan geri dönmelerini tavsiye ederim..
Sayın BAŞBAKANIMIZ ve ilgili kurumun genç başkanıda bilsin hayat çok zor yan gelip yatmakla harp olmuyor,hergün görüyorlar yaşıyorlar,lütfen…..?
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN…..

11 Haziran 2014 Çarşamba

MERHUM NECDET KÜÇÜKTAŞKINER…….


Sevgili arkadaşlarım yazıma sayın MEHMET EYMÜR beyin CASUSLUK HİKAYELERİ-7 isimli yazısındaki merhum NECDET KÜÇÜKTAŞKINER beyle devam ediyorum.
Merhum beyefendi geçmişte MİT çalışmış hukukuçu bir beyefendi çok kibar bir insandı ben gençliğimde tanıdığımda SIRASELVİLER caddesi üstünde hukuk bürosu vardı,buda yine dönemin emniyeten emekli bir hukukçu olan sayın METE BOZBARA beyefendi ile beraber çalışıyorlardı sonraki yıllarda sayın taşkınerden ayrılmıştı sayın BOZBORA…
Tabi o yıllarda beni yine kendisi ile tanıştıran MİT bir büyüğümüz vasıtası ile bulunduğumuz mekanlar yakın olması ve ilgili konular aynı bölgelerde dolaşması ile karşılaşır kısa hal hatır sorardık birbirimize yine ortak dostumuz gazeteci  merhum renda beye gidip geldikçe karşılaşır ayak üstü sohbet ederdik,hiçbir birimize işimiz düşmedi ama devamlı arada gidip gelenlerlede günlük haber birbirimizden olabiliyorduk.
Özellikle baştan ilgilenip sonra kendisinin bırakıp başka hukukçularla devam eden KÜRT kökenli yeraltı unsurlarından ben devamlı haber alıyordum o yıllarda…
Şimdi arkadaşlarım bu açık itiraf olucaktır,şundan emin olun sayın MEHMET EYMÜR beyin son 30 yılda kaleme almış olduğu tüm rapor,makale,kitaplarındaki hedef aldığı ve anlattığı kişiler ben bu ömrüm içinde yaşarken çok acısı ilede karşılaşarak hepsi bu ülkeye ihanet etmiş hain aslında ağır yargılanıp ceza almaları gerekli kişiler şu günümüze kadar devam eden süreçte artı hedef aldığı kişilerin artık yakınları çocuklarıda bu işlerin içinde hepsi ilgili bu ağır şuç vasfı olan konularda.
Merhum TAŞKINER emniyet,mit ve asker kökenli kim olursa hukuk ihtiyacı olan davalarına koşar,yardımcı olur bazende önemli konularda büyük davalar alır bu işlere bakar bunların yansımaları SEFERBERLİK kapsamındaki camiada duyulurdu….
1 MAYIS 1977 katliamı ile hiçbir alakası olmamasına rağmen şuçlanması aslında birilerinin kendi yaptığı işlediği şuçu başkalarının üstüne atması onları hedef göstermeleri tamamen yanıltmaca kendilerini olaylardan sıyırtıp hedef gözettikleri kişileri yaralamak kamuoyu nezdinde..
Ben burdan kısa uzatmıycam şuraya gelicem sayın EYMÜR bunu okursa anlar yıl 2006 aylardan temmuz benim bir huyum vardır benimle ilgili ne olursa öğrenmek isterim onun için söylemiştim bir yıl evvelden tatilide bahane ederek SİDEDE ALMANLARIN GARANTİ BANKASI ile ortak işletikleri lüks bir tatil köyüne 1 haftalığına tatile gittim,tatilin birinci günü daha evvelden telefon ile kontak kurulup benle ve ilgili konularla görüştüğüm MANAVGAT jandarma komutanlığındaki ilgili komutanlarla görüşmek için Manavgat ilçe jandarma komutanlığına gittim fakat anlam veremediğim şekilde görüşemedim geri döndüm…
Tatil bitti konuya haberelemanları ile tatilde vakıf oldum,geriye döndük eylül ayı başında bir kaynağım vasıtası ile ANTALYA SERİKTE bir otel alımı için sayın EYMÜRÜN birinci MİT raporunda hedef aldığı banker skandalındaki demokrat siyasetçiye vekalet vererek oteli alımını gerçekleştirmek için oraya yolluycaklarını bana haber verdi,bu haberelemanıda sayın EYMÜRÜN her zaman yazılarında hedef aldığı MİT üst düzeyinde görev alan kişilerin oluşturdukları bir ekonomik ve siyasi aksiyonu olan hücre yapının içindeki haberelemanı.
Arkasından ben bu siyasetçi kişiye hakikaten ilgili kişilerle çeşitli temaslarını anlık o esnada takip ettim.
İşte arkasından ekim ayı başında ne olduysa muamma sayın AVUKAT ve HUKUKÇU NECDET KÜÇÜKTAŞKINER beyin Antalya serikten kaza haberi geldi bir müddet hastanedeki müşadesinin arkasından rahmete kavuştuğunu öğrendim çok entresandır hayatta kalan kaynaklarımdan bu kazanın oluş şekli ve hadisenin hiçbir boyutunu öğrenemedim çünkü arkasından zaten banada gelen saldırılar dahada artarak kuvvetli gelmeğe başladı.
Sayın MEHMET EYMÜR beye işallah birileri bu yazımı okutturur belki onun bir bildiği vardır.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN……

9 Haziran 2014 Pazartesi

MERHUM TURAN ÇAĞLAR OLAYI…..


Sevgili takipçi arkadaşlarım sayın MEHMET EYMÜR beyefendinin CASUSLUK HİKAYELERİ-7 adlı yazısını okuyunca çoğu şahsen tanıdığım büyük kısmı rahmetlik insanların gerçek adlarını kullanarak ve tarihi bir SORU sorarak yazısını sonlandırıyor.
Olaylarda geçen tüm ikame adresler benim çocukluğumdan itibaren yaşantımın geçtiği yerler ben buraları gizli,stratejik konumlarınıda bilirim,halen olanıda az çok bilirim.
Sayın EYMÜRÜN anlattığı tarihlerde olan hadiselerde ben ya çocuktum yada gençtim fakat bulunduğum ortam ve konular olarak hadiselerin ceyran ettiği yerlerde olduğum için sonraki mesleki yaşamımdada benden büyük insanlarla konum itibari ile yaşayıp çalıştığım için olaylara şöyle böyle vakıfım,uzaktan yada sonra içine girerek yakından…
.
Malumu bu işler birde HÜCRE sistemi yürür farklı birimler ve kompartmanlar birbirlerini bilmeden farklı fakat zaman zaman çakışan çalışmalar yaparlar,yapılır…..
Yıl 1983 sayın EYMÜR beyefendinin verdiği NİSAN ayları başları ben merhum TURHAN ÇAĞLAR emekli albay falan tanımıyorum,konularla hiç alakam yok genç yeni babamı kaybetmişim iki ay evvel şubat ayınının 7 sinde tabi bir gizli bunalımda var ama iş güç birde arkadaş çevrem ve sempten bir kız arkadaşım var iyi bir ailenin tanınmış bir ailenin kızı,bunu niye anlattım sayın EYMÜR merhum hava albay TURHAN ÇAĞLARIN leventteki evinden alındığını söylüyor yazının başında ben ALLAHALLAH dedim,hatta yazıyı iyi okuyun tam emin değilim ama diyor,ben şaşırdım yazıya devam ettikçe sonunda merhum ÇAĞLAR beyin ikinci defa başka bir yere götürülerek orda AMERİKALI konsolosluk yetkilisi ile sahte bir komplo buluşma tesis edilmiş olabileceğini söylüyor.EVET…AYNEN ….DOĞRU….
Nasıl işte istihbarat faaliyetleri bazen yıllar sonra tesadüfi bazı şeyler meydana çıkıyor tam o nisan aylarının başında benim bu kız arkadaşımın annesinin evde olmadığı bir gündüz vakti birinci katta evlerinde oturuyorduk,tabi gençlik o yıllarda tedirginlik var evlerde falan kaçamak takılıyoruz annelerin babaların haberleri olmuyor pek,işte bu evin özelliği apartmanın çift taraflı çıkışı olması arka çıkışı Yeşilköy tiren istasyonuna bakıyor,o yıllarda bir girişide ön taraftan bir paralel sokağa bakıyor,bulunduğumuz dairede 1. Katta balkondan atladınmı rahat evden çıkıyorsun.Tabi bende o yıllarda çok lüks olan büyük üstü siyah deri gövdesi sarı renkli CHEVROLET marka bir Amerikan arabası var bu arabayı kızın annesi gelir diye arkada tren istasyonuna bakan taraftaki caddeye park ediyorum aniden anne gelirse evde olduğumu anlamasın ben camdan onu gördüğümde kaçim,tabi o gün yine böyle tedirgin otururken aniden fren sesleri ve bazı araçlardan arabalara insan transferleri olduğunu gördüm kişilerin polis olduğunu zannettim fakat hatırladığım bir Amerikan arabası konsolosluk plakalı onunda başında birileri vardı anladımki bir polis operasyonu fazla ilgilenmedim.Hadise kapandı hemen dışarı çıktığımızda kapıcıyı gördüm elinde süpürge ile temizlik yapıyor ne oldu burda falan dedim oda polislerin birilerini yakalayıp arabalara bindirip götürdüğünü söyledi fakat arabama giderken baktım AMERİKAN konsolosluğunun aracı park halinde duruyar oldsmobille marka yanlış hatırlamıyorsam beyaz renkli bir araçtı.
Ertesi günü gazetelere baktığımda bir albayın Amerikalılara casusluk yaparken yakalandığını öğrendim,tabi meraklandım çünkü o yıllarda benim gündüz saatlerinde bulunduğum yer Amerikan konsolosluğuna 200 metre,doğru berberim MÜNİR ağbiye gittim,berber deyip geçmeyin babası MİT emekli bir ALBAYIMIZ kendiside haberelemanı olarak çok mühim vazifelerde bulunan bir insan,benide çok sever kulakları çınlasın dedim ağbi JOURNAL sokaktayız o zaman ağbi dün yeşilköyde kız arkadaşımla beraber olurken böyle bir hadise oldu Amerikan ajanıymış yakalanan albay doğrumu,evet öyleymiş ünlü bir sanatçımızında kayınpederiymiş dedi.
Yani sayın EYMÜRÜN dediği doğru çünkü ben o operasyon esnasında ordaydım,şunuda söyleyeyim anılarımda var ben leventte bir eve girdiğimde yıl 2000 ocak ayı bir anda hafızam 1969 döndü çocukluğuma hatta evin yaşlı sahibi benim bunu nasıl hatırladığımı şaşırdı,sayın EYMÜR beyin yazının içinde kullandığı tüm istihbaratçıların o konu ile ilgisi var daha fazlada burdan konuşamıyorum bugünlerde acılı insanlar var,ama çok entresan…
Sayın MEHMET EYMÜR beyefendiyi tekrar tebrik eder çok entresan bir şeyi bana hatırlattı,hatta 2006 yılında bir hadiseden dolayı malum ismi geçen ÜST rütbedeki MİT mensubu benim için serseri ne olucak barlarda,pavyonlarda ömrü geçti demiş,arkadaşlarla çok gülmüştük)))))
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN….


8 Haziran 2014 Pazar

PERŞEMBEDEN EVVEL ÇARŞAMBA….!


Sevgili arkadaşlarım bir laf vardır bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete.Nerden aklıma geldi uzun yıllardan sonra cesaretli yazı yazan gazeteci bir tek sayın CEM KÜÇÜK beyi görüyorum çeşitli derin konular hakkında, zaman zaman çok siyasi içerikli yazı yazıyor sanırım HÜKÜMETE yakın bir gazeteci belkide bu gücüde etkili yazılarında hükümetten aldığı desteğe güvenerek yazıyor?
Sayın KÜÇÜK bugün yine askeri casusluk davası İZMİRDE görülen onunla ilgili uzun bilgi veren bir yazı yazmış yine VİKA(VİKTORİA)isimli bayanla ilgili bilgiler vermiş bu konuda sayın KÜÇÜK çok konunun üstünde duruyorda hiç İSRAİL ve İNGİLİZLERE değinmiyor vuruyor RUSYAYA…!
Burdan söyleyeyim VIKA rus değil moldava uyruklu OLMASIN?
İstihbarat dünyasında kadın faktörü her zaman en geçerli tarih boyunca hedefe gitme yeri geldiğinde imha etme veya etkisiz hedefi hale getirmekte çok önemli bir unsurdur.
Özellikle hepiniz kadın ve istihbarat deyince aklınıza hemem 2x2 beyaz yatak ve sarışın yada esmer bir kadın geliyor,iş öyle değil sadece.
Sayın BAŞBAKANIMIZ geçen hafta ne söyledi özellikle DOĞUDAKİ çözüm zeminin başarılı olması açısından annelere güveniyorum evi içten fethediceksin dedi.
Tabi bu işin profösörü MİT önemli üst düzey yetkilileri bilir bu evleri içten nasıl vurmayı sayın BAŞBAKANIMIZADA geniş bu konuda bilgi veriyorlar.
Bakın arkadaşlar ASKERİ CASUSLUK davasını daha evvel yazdım,bunların tamamı ile olucağı çok evvelden belliydi TSK (TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ)yıpranma sürecinde bu tip sızmalar yapılarak silahlı kuvvetleri zafiyete düşürücek komplo hadiseler çok evvelden özellikle KONUYA çok önem veren İSRAİL ve İNGİLİZ istihbaratlarına bağlı çalışan yerli işbirlikçi unsurların konuları buralara getireceği çok belliydi.
Nasıl belliydi özellikle zafiyet içinde olan kendi karakteri zaaf içinde olan personeller tespit edilerek kadın ve kadının üstünden gidecek diğer unsurlar konular  değerlendirilerek istenilen toplu tuzağa çekicek senaryo hazırlanıyor daha sonrasıda güvenlik güçlerinin ve hukukun önünde delillendirilmiş şekilde geliyor,sonrasındada hukukun karşısında ne kadar kendilerini savunsalarda konular delilendirilmiş gibi gözüktüğü için yapıcak bir şey kalmıyor.
VİKTORİA hanımın beyni ve kalbi hukukçu,avukat olmasın TSK,MİT,EMNİYET gibi kurumların hukuk işleri daireleri ile çok gizli ve geri plandanda bağlantısı olmasın?
Arkadaşlar askeri casusluk davasındaki ESKORT bayanlardan biri resimlerini gördüm 81 vilayetin tabelasının önünde askeri ünüforma ile resmi vardı bu tip TSK (TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ) personeline tuzak hazırlanırken GENELKURMAY İSTİHBARAT DAİRESİ ve onlara bağlı İKK(İSTİHBARATA KARŞI KOYMA) şubeleri ve MİT (MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI) napıyorlardı hiçmi olan olaylardan haber almıyorlardı işte zafiyet tamamen ordan başlıyor,devletin güvenlik mekanizmalarına özellikle 28 şubattan sonra nüfuz eden belirli bir yapı bunlar devletin sigorta mekanizmalarını çalıştırmaz duruma getirince alarm düzeni bozuluyor gelicek tehlikenin farkına varılmıyor.
Özelikle devamlı şunu söylüyorum 2005 yılından sonra TSK ile ilşkilerimi kestiğimi yapıda bu tip komplolar yapılacağını kirli işlere sızmalar olduğunu dışardan konuya güçlü müdahale olup bunun batılı gizli servisler olduğunu anlayınca ipleri kopardım çünkü şerefli namuslu insan girdiği yeri temiz bırakır biz bu ülkenin insanıyız..
Bu davada birkaç tanede MİT yetkilisi var silahlı kuvvetler personeli ve eskort bayanlarla ilşkilendirilen hatta iş o kadar basitleşmişki zührevi hastalık konularına kadar inmiş basına bile bir dönemde yansıdı.
Bu bir operasyondur,bu tip operasyon yapıldıktan sonra bu SENARYO hazırlayan yabancı servislerin taşoronlarının ne kendilerini ne kullandıkları kişilerin hiç birini kimse bulamaz.
Özellikle 1998 yılından sonra bu zafiyet kendini gösterdi,APO operasyonu ile ilgili 1998 ortasında başlayan BATILI istihbarat örgütleri ve İsrail istihbaratına burda bu teşkilatların beşinci kol(casusuluk) faaliyetlerinin zaten olan yapılarına muazzam takviye yapmalarını ve çok rahat heryere sızmalarına ve bu sızma faliyeti ile özellikle HEDEF olan TSK(TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ) yapısına darbe vurarak zafiyet oluşturmak yapıyı tasviye ederek kendine yakın personel istihdam etmek ve bunu ileriye dönük devamlılığını sağlamak MİT içinden bilgi sızdırarak gerekli enformasyonu sağlamak özellikle MİT içindeki üst personel yapısı ile  uluslararası ticarete üst yönetimi sevk ederek orayada kelepçe atmakla zemini ve alt yapıyı kuvvenlendirmek bundada STOPER dediğimiz özellikle 1991 VARŞOVA paktının dağılımı ile serbest demokrasiye kavuşan ülkeler içinden eski gizli servislerde çalışmış güzel bayanları angaje ederek TÜRKİYEDE yabancı bayanlardan hücreler kururarak bu güzel bayanları hedef kişilere yanaştırarak istenilen hadiselerin tümünü gerçekleştirmek.
Sevgili arkadaşlarım tabi siz bunları burda hayal bile edemiyorsunuz ama ben bu konuda 10 yıl gibi bir süre öyle bir savaşın içinde bulundumki,boş konuşacak bir şey söylemem ispat edemiycek bir konuyuda sizlere burda nakletmem.
Özellikle savaşın çok enteresandır RUSYA&TÜRKİYE tarafında olduğum için istihbarat kandırmacaları,yanıltmaları ve ilizyonlarının ne olduğunu çok iyi biliyorum hangi ülkelerle nasıl kapıştığımızıda çok iyi bilirim…
Şimdi KIBRISTAKİ özellikle 1998 sonraki gelişmeler ordaki KUMAR TURİZİMİ doğu akdenizdeki ekonomik,askeri ve siyasi TÜRKİYEYİ ilgilendiren hadiseler bunların hepsi TSK zafiyet içine götürmekte yarar gösteren faaliyetlerdir.
Maalesef tüm bu hadiseleri önleyebilecekken TÜRKİYEYİ hiç hasar almadan insanımızın değerini düşürmeden ve kaybetmeden konuları halledecekken yapamadık olaylar buralara geldi,ben şahsım adına konuşuyorum PİLİM bitti,işte sizlere yazarak burdan biraz kendimi tatmin ediyorum,açıkçası ABBAS olucağım günlerin özlemi ile yanıp tutuşuyorum.
Ne demiş atalarımız YOLCUDUR ABBAS BAĞLASAN IRINASIZ DURAMAZ))))))
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN…

7 Haziran 2014 Cumartesi

DELİKLİ DEMİR BİLGİSAYAR…..


Sevgili arkadaşlarım eski bir TÜRK ATASÖZÜ vardır,delikli demir çıktı mertlik bozuldu..
Biraz anılardan girim,1987 yılı eylül ayının 6. Günü İstanbul Beşiktaş askerlik şubesinde bir benim gibi askere sevk olucak arkadaşla koridorda beklemedeyiz,teleks gelicek ankara ASAL (ASKER ALIM DAİRESİNDEN) nereleri çıkar diye yanımdaki vatandaş heyecan yapıyor,dedim bana ANKARA MUHABERE OKULU ER EĞİTİM tugayı çıkıcak,arkadaş kızdı olurmu öyle şey nerden bilicen seni sevk edicekleri birliği görürsün dedim,beş dakika sonra sivil memur geldi elinde teleksle ZEKİ ARSLAN ankara mamak muhabere okulu er eğitim tugayına sevkin çıkmıştır VATAN SENDEN VAZİFE BEKLİYOR!!!
Tabi arkadaşa hatırlamıyorum başka bir yer çıktı,fakat bana hayretle ve şaşkınlıkla bakıyor TORPİLLİSİN değilmi kardeş dedi,yok dedim,halada bugün söylüyorum torpilli değildim,bizim hayatımızda tesadüf olmaz,torpilde olmaz.?
Askerliği anlatmıyorum,bitime yakın dağıtımlar okunurken benim dağıtım GENEL KURMAY BAŞKANLIĞI BİLGİSAYAR DESTEKLİ BİLGİ İŞLEM merkezine çıktı,kapıdan çıkarken bölük komutanımız kd. üst.teğmenimiz ZEKİ yine değişik işler dedi ve öyle yüzüme baktı,ben tabi kendimi gülmemek için zor tutuyorum,sıktım kendimi…))
Benim bulunduğum bölük MUHABERE okulunda özellikle kırıtik ve kozmik birliklere erat yollardı o yıllarda orda destek birimlerinde,özellikle SEFERBERLİK TETKİK KURULU tüm bölge başkanlıklarına,MİT ve TSK(TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ) nın önemli kara kuvvetleri ve harp karargahlarına er yollarlardı,yaptığımız iş masa başı ve kozmik sınıflandırma ihtiva eden görevler olduğu için özellikle bu bölükte kurs görenler tercihen şeçilerek güvenlik tahkikatları sağlıklı çıkanları bu tip birliklere yolluyorlardı ….!


Tabi TÜRKİYEDE halkın üst kademenin yeni yeni tanıştığı bir sistem  o yıllarda computer ve bilgisayar,basit appele,IBM gibi markalarla şu anda bilgisayarın taş devri dediğimiz modelleri.
Fakat TSK (TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNE) computer 1960 yılından sonra NATO kapsamında o yılların en gelişmiş bilgisayarları girmiş yani dünyanın o günün şartlarında TSK elindeki bilgisayarlar NATO sistemlerine entegre dönemin gelişmiş bilgisayar sistemleri.
Tabi 1971 yılında MİT yeniden yapılandırıldığı ve modern teçhiz edildiği MERHUM FUAT DOĞU paşa döneminde kurumada ilk gelişmiş BİLGİSAYAR sistemleri giriyor ve bu konuda o yıllarda MİT çok geniş kapsamlı çalışma başlatıyor.
Tabi NATO ve AMERİKANIN bu sistemleri bize vermesindeki sebeb kendisinin çok korktuğu SSCB(SOVYET SOSYALİST CUMHURİYETLER BİRLİĞİ)kızıllara en yakında olmamız NATO nun KANAT ülkesi olmamızın çok önemi var,hatta MİT bunun önemini size şöyle anlatıcam.
DUAYYEN gazeteci sayın CÜNEYT ARCAYÜREK seveni var sevmeyeni var siyaseti açısından fakat gazeteci olarak bir tarihi kütüphanedir kendisi.
Kendisinin yazdığı DARBELER ve GİZLİ SERVİSLER adlı 1988 yılında basmış olduğu kitap gerçekten bir KAYNAK kitaptır.
O kitapta sayın ARCAYÜREK 1970 li yılların sonunda MİT Yenimahalle karargahına davetli gittiğinde binanın bilgisayar merkezini gezdirirken ona gösteri mahiyetli bir bilgisayarlı personel taraması tatbikatı yaptıklarında kurumun muazzzam derecede ülkedeki insanların A dan Z ye fişlendiğini apartmanının kapıcısının ismini vermeden yüz hatları ve bazı künye bilgilerle nasıl 5 dakika sonra apartmanının kapıcısı olduğunu bulduklarını anlatıyor kitabında şaşırıyor,hatta içinden diyor bu kadar kuvvetli iseniniz dışardaki ANARŞİ ne?

Tabi askerde tembih ederlerdi birlikten çıktıntan sonra YUNANLI VE SOVYET diplomatları gelirse arabalarına binmeyin sizi davet edib kandırıp kötü yola düşürebilirler sakın kanmayın ,ben yaramaz çocuktum hiç arabadan inmedim)))))
Tabi bu sistemleri genç yaşta bilince bunları AMERİKALI nasıl değerlendiriyor çok düşündüm yaşarkende çok karşıma çıktı,basit bazı örnekler verim 1955 yılında SOVYET GRU(RUS ASKERİ İSTİHBARATI) ajanı SMBAT HODJOYAN TBMM,MAHMUT ŞEVKET bey isminden bir vekil olarak sızıp işi bitincede ARAS nehri üstünden SOVYETLERE dönünce bizim burdaki TEŞKİLATA bu iş çok yara olmuş,hatta allah uzun ömür versin bizimkiler bu HODJAYAN toprağı bol olsun aynı benzer bir vatandaşımızı bulmuşlar,sonra ondan çok hizmet almışlar çok iyi bir büyüğümüzdür zaman zaman hal hatır sorar arar bulamazsa beni ortalıkta ama ben bu mevzuya çok gülerim HODJOYAN burda zamparalıkta yapmış,ANKARADA onun için TEŞKİLATTA özellikle GRU mensublarına karşı TEŞKİLAT GENETİĞİNDEN gelen bir bilinç ve şuur altı düşmanlık vardır)))))
Tabi özellikle SOĞUK SAVAŞ döneminde AMERİKAN ve İNGİLİZ istihbaratı SOVYET gizli servislerine karşı bizi istedikleri kadar bilgilendiriyolar,yeri geldimi tam manası ile bilgi ve birikim ile donatıyorlar,işte o zaman bu bilgisayar sistemleri çok başarıli işler görüyor.
Size şöyle bir şey anlatim eğlenceli olsun hatta bu aslında biraz SAĞIR ODA dizisinde konuda oldu,bizimkilermi artık Amerikalı ,ingilizlermi SOVYET halklarının ANDRAPOLOJİLERİ bizimle yakın benzerlik gösterdiği için hatta bazıları zaten aynı,bir RUS ATASÖZÜ vardır RUSUN derisini kaldır altından ya TÜRK ya TATAR çıkar diye bu bilgisayar verileri TÜRKİYE halkı üstünde taranarak önemli ÜST DÜZEY KGB ve GRU ajanlarının benzerleri hatta bire bir kopya olucak şekilde insanlar bulunarak gerekmedikçe hiç sezdirmeden gözlem ve takip altında tutularak ve onlara fark ettirmeden ittirme yöntemi ile yönlendirilerek çeşitli kıvama getirip istenildiği zaman kullanmak ve sızdırmak için düşünülmüş SOĞUK savaş döneminde,kullandılarmı böyle bir operasyon MİT ve diğer ortağı olan servisler yaptımı becerebildilermi böyle bir iş inanın bilgim yok fakat çok hayret verecek birkaç kişiyi hayatımda benzer önüme çıkarttılar,bunu sızdırma bir operasyonda kullanmasalar bile anlık dönemlerdeki istihbarat yanılmacalarında ve ilizyon olabilecek sahnelerde kullanmaları mümkün..?
İyi bir hafta sonu olsun…
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN…..