29 Mayıs 2014 Perşembe

TÜRKİYENİN KALBİNE SALDIRI……!


Sevgili arkadaşlarım yukardaki başlık bugün yenişafak gazetesinin manşetidir alıntı yaptım taklit etmedim beğendim,ordan girim.
Arkadaşlarım şimdiye kadar 159 adet kısa yazı yazıp sizlerin okumanıza sunmuşum okuduysanız bazılarında askeri teknoloji silah sistemleri ve yine savunma konuları ile ilgili teknik detay ve hadiselerin siyasi ve aksiyon boyutunu yansıttım tabi devlet sırrı kapsamını aşmıycak şekilde.
Tabi bugünlerde paralel yapı ve bu konularda askeri teknolojileri ve devlet istihbarat ve kozmik bilgileri sızdırdıkları hakkında bilgiler basın yolu ile sizler öğreniyorsunuz..
Şimdi arkadaşlar paralel yapı dediğimiz zaman güvenlik teşkilatlarımız içinde bunlarla ilgilenen geçmişten bugüne gelen masalar var bu konular yani yıkıcı faaliyet kabul edilen örgütleri inceler takip eder,bunlarla ilgili devamlı şekilde çalışırlar,bu konuya girmiycem.
Şimdi özellikle bugünlerde 2004 ve 2006 arası MKE ve ASELSAN mühendislerinin şüpheli intaharlarla ölümleri ve bunların paralel yapı ile ilgisi ve diğer askeri konularla paralel yapının dinlemeleri gündeme geliyor.
Size şurdan giricem yıl 1989 du uzun yıllar oldu ANKARADA TÜRK TANK PROJESİ yönetim subayı olan bir ALBAYIMIZ kayboldu uzun aramalar sonu bulunamadı sonra 1 ay sonra ceseti askeri lojmanın kalörifer dairesindeki su deposunun içinde ceseti şişmiş şekilde bulundu,savcı intahar dedi konu kapatıldı.
O yıllarda daha paralel yapı mapı daha yeni yeni okullardan mezun oluyorlar kaba tabirle daha emekleme aşamasında böyle TSK bu tip yada emniyet teşkilatı içinde çalışmaları hayaldi.Ama bu işler oluyormuş o zamanlarda demek.
2004 ve 2006 MKE ve ASELSAN intaharlarına geldiğimizde bu olayların haricinde başka konulardada o esnada hadiseler oluyor,o dönemde paralel yapı yeni yeni İstanbul,ankara,izmir gibi emniyetin kritik  şubelerinde yapılanıyorlar hızlı bir şekilde fakat hala askeri konular onlara bu tip aksiyonel kirli operasyon yapıcak şekilde uzak sadece zannımca eskiden beri özellikle dışarda yapılanmış ve MİT,TSK içindeki kozmik unsurlar içinde çalışan ve bunların dışardaki sivil unsurları içinde yapılanmış örgütlenmiş guruplar BATI devletleri ve İsrail devleti SAVUNMA bakanlıkları aleyhine türkiyedeki gelişecek savunma sanayi konusundaki projeleri yakın izleyip bu uluslararası güçlerin menfaatlerine ters düşen projeler olduğunda bu yabancı güçlerden direktif alarak taşoron olarak bunları önleyecek sabotaj,cinayet gibi kirli operasyonları ya büyük maddiat karşılığında yada siyasi arka güç alarak bunları başka ticari faaliyetlerde değerlendirecek şekilde menfatlenmek unsuru ile yapıyorlardı.
Tabiki bunda bazı paralel yapı üst yetkilileri o dönemde zannımca emniyet içinden bazı
kudretlerini kullandırıyorlardı buda yine BATI devletlerinden gelen burdaki yapıya bağlanan bazı  konulardan kaynaklanıyor, kısacası aslında tüm yapıları ortak paydada birleştiren BÜYÜK BATI devletleri ve ortadoğudaki Siyonist devlet.
Dün bazı gazeteciler dinlemelerin paralel yapı dediği örgütlenme tarafından 2007 ve 2008 sonrası başladığını tespit ettiklerini söylüyorlar buda beni doğruluyor.
2004 ve 2006 arasında geldiğimizde çok fazlacada bu operasyonları TAŞORONLARA veren BATI istihbarat servisleri ve mossad bizzat buralara yolladığı askeri uzmanlarla bu kirli operasyonlar yapılırken denetletip,bunların takipini ve organizasyonundaki koordinasyon kurulması için çalışmalar yürütüyorlardı.

Ben kısa bir fikrimi söyleyeyim aselsan ve mke mühendislerinin hepsinin ölümü bence cinayet aslında bunu devletimizde çok iyi biliyor faka ucu ASIL BÜYÜK PARALEL BATILI KONSORSİYUM yapıya gittiği için bundan çekiniyor.
2007 ve 2008 zikredilen paralel yapı aslında bunu sizlere ilk defa anlatıcam ERGENEKON operasyonlarını yapmak için bu dinleme hadiselerine giriştiler aslında kanatımca bunların niyetleri VATAN,MİLLET,SAKARYA idi benimde 2008 yolum bu kişilerle çakışınca niyet ölçümü ve TSK içindeki bilgi konumunu aldığımda bu benim için istihbari çalışmadır baktım askeri personel ve konular olarak bilgileri var demekki içlerinde kendi adamları varki bu tip bilgiye sahipler.
İşte ne olduysa bunların OKYANUS ötesi bağlantıları bu konuda FBI bağlantılı bile bildiğim bazı kişiler var sanırım İngiltere bağlantılarıda bunların içinden bir gurup yani paralellerden ve diğer karşı cepheden bir gurup gizli suyun altında anlaşarak MİT,TSK ve emniyetin içinden belirli bir yapı ile ilk 2009 mart ayında  merhum  MUHSİN YAZICIOĞLUNA operasyon yapıldı arkasından 2009 yılının nisan ayında önemli bir BİR generalimiz  israille yakın savunma sanayi konusunda ilişkili ve yine çok tarihi bilgisi olan emekli mit mensubu üst düzeyde ERGENEKON kapsamında ifadeye çağrılınca ordada başka bilgi ve birkime sahip olunca artık bu paraleler ve bunları eskiden beri geri plandan destekleyen özellikle MİT içindeki bir kirli yapı anlaşarak tam bir operasyona giriştiler,neydi bunlar birincisi benim şahsıma yapılan operasyon,arkasından sayın baykala yapılan operasyon arkasından mavi Marmara veMHP milletvekillerine yapılan operasyon.
Bunlar tam bir konsorsiyumdu hem paralel hemde eski sistemin zinde güçlerinin ortaklıkta anlaştıkları aslında herkes atladı ve olay çok iyi örtbas edildi benim olayım TÜRKİYEYİ çok zora sokucak,türkiyeye şantaj yaptırılacak çok büyük bir ASKERİ KOZMİK konuydu,ben bu konuda paralel yapıyı 2005 ten  beri takip ediyordum bana karşı operasyon yapan ORGANİZE ŞUÇLAR özellikle bu konu ile bugünlerde birinci derece ilintilendiriliyor,bu doğru diğer bazı başka operasyonlardada bu şube ve personelinin çok azı bilinçli büyük çoğunluğu bilinçsizce kullanılmıştır,.çok kesin konuşuyorum istihbari çalışmasını kendim yaptığım için.
Orda rast geldiğim yılların istihbaratçısı olmam büyük BİR AMERİKAN VE İSRAİL konsorsiyumunun hadisenin bizzat başında olması.
Ama şuna gelicem bugünki MİT yönetiminin DR HAKAN FİDAN beyi 1999 yılından beri bu mevkiye gelmesi için çalışan yapının,o günün şartlarında ankarada MİT müsteşar yardımcısı olan kişinin özellikle SEFERBERLİK TETKİK KURULU içersinde belirli havacılık işleri ile ilişkili olan kişiler bunların bir kısmı Boşnak,Arnavut kökenli bir kısmı adanalı zannımca onlardan hariç yine bu müsteşar yardımcısının izmir ve istanbuldaki bazı Yahudi bankerlerle çok geri plandan koordineli çalışması hatta 2000 yılları ortasında HİZUBULLAHIN KURUCUSU hüseyin velioğlunun teyzesinin oğlunu bu bankerlerle ilşkili kişilerin yanına yerleştirmesi ve bu MİT müsteşarının yine MİT içinde Kafkasya kökenli kişilerle istanbulda ve ankarada hareket etmesi ve tüm bu yapıya paralel dediğimiz cemat yapısı içinden bazı üst düzey kişilerin iştiraki ve bunların SEFERBERLİK TETKİK KURULU içinde bilinçli bir şekilde beraber operasyonlara girmeleri gözlemlenip istihbari bilgi olarak şahsım tarafından çalışılmıştır.
Özellikle bana karşı komplo operasyonun yapılması ve buna başka bir devletin bizzat adının karıştırılması şahsıma yapılan çok adice ve şerefsizce bir operasyondur,aslında bugün bu paralel yapıya yüklenenler bu konuda kendileride şuçludur,yapılan çok adice bir devlet adamı ve devletin kozmik bir kurumuna yakışmıycak kullanılan insanlar açısından tiksindirici açıklayamıycağımız kendimizin utanacağı insanlar vardır burda OPERASYONEL olarak PARALEL yapyı kullananlar en geri plandan hangi kurumlar içindeler söylememe gerek yok sanırım.
Arkadaşlar bu kirli iftira,operasyonları yapanlar büyük menfaat ve güç haksız yere elde ettilerse ve bizleri susturmak için tehdit etmiş olsalar bile bilmiyorum burda siyasi iradenin ne kadar bilgisi olduğunu çünkü bu tarihten gelen bürokratik yapının çok uzun zamandır ele geçirmek için ölümüne verdiği bir mücadele ele geçirmiş olsalarda bu ilerde yılların tecrübesi ile söyliyeyim hak ve hukuk anlamında iş açmasa bile başka türlü açacağı çok kesindir siz bunu normal vatandaş olarak algılayamazsınız ama bendeki bu tecrübe 100 yıllık çok iyi kestirmeme engel değil.
Özellikle İZMİRDEKİ askeri casusluk davası bu tip konuların nasıl oluşacağını kestirdikten sonra TSK ile tüm ilşkimi 2005 yılında askıya alarak çünkü bu komplonun geleceğini hissetmiştim ama yinede büyük bir mücadeleye rağmen komplonun 2010 da başıma gelmesi tutulan fezlekenin içindeki takibatın sahte isimlerle 2006 başlatılması ve  dinleme tapelerinin mahkeme kayıtlarına 2008 yılında yapılan dinlemeler olarak girilmesi operasyonun 2010 yapılması ve TÜRKİYENİN BÜYÜK başını ağrıtacak bir devletin sokulması,İZMİRDEKİ casusluk davasının VİKTORYA adında bir bayanın telefonla başlatmış olması PARALEL arkadaşların GLADİO örgütünün nasıl kucağına düştüğünün göstergesidir.
Sevgili VİKTORYA şimdilerde kırklı yaşlarının ortasında ama düşünüyorum hala heybetli duruşu güzel ve mağrur bakışları ile GLADİO örgütünün baş tacı beyin gönlünde fırtınalar estiriyordur,içimde kaldı hanfendi güzeldi…
Tabi ZEKİ ARSLAN kimi ararsa bulur ,bulduğu zaman çözücek ispatıda ortaya koyar yada bazı delikanlı kardeşlerimizin önüne koymuştur onlar demiştir ağbi ROMAN olsun…
Onun için arkadaşlar çözülmüycek hiçbir şey yoktur herşey çözülür,yeterki çözmek isteyen irade olsun,birde çok önem veririm işçinin,ustanın anlının terini hakkını yemiycen ALLAH çarpar?
Arkadaşlar bundan iki yıl evvel tv lerde dinleme yapıp zengin olanları tanıyoruz diyenler vardı,şimdi paralel maralel diye yayın yapıyorlar yani herkes riyakar,ben burda dnleme artık basit kalıyor hala sinyal istihbaratı merkezlerini kullanan sarı arkadaşlar var yine kartlaşmış sarı ağbilerinden emir alarak yapan benden söylemesi bakın iş alıcaksınız başınıza eve giderken 100 mt 100 kere arkanıza bakıyorsunuz,arkaya bakmakla hayat geçseydi,?
Kısadan hisse arkadaşlar YENİŞAFAK doğru yazıyorda doğru yazmakla iş bitmiyor HATİCEYE ,NETİCE lazım,uzun yıllar oldu BOŞ?
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder