10 Mayıs 2014 Cumartesi

DENEME ROMAN……!


Sevgili arkadaşlarım romanlarımı PARİS ve ST.PETERSBURG taki tatlı mekanlarda YAZMADAN  evvel bir deneme yazim IRINAM olmadan nasıl olur sizlerdende yorum atarak fikir vermenizi istiycem ROMANLARIM tutarmı.
Yıl 2004 SEFERBERLİK  KURULUNUN ağır bir saldırısı altındayım,yalnız kaldım etrafımı kaçırtıp boşalttılar tek başıma çalışıyorum ve her yerden sıkıntı veriyorlar….
Ünlü bir FİNANS şirketinin patronunun TELEFONLA rahatsızlık verdiği anlar aniden aşırı tepki veriyorum,tepkimi o anda seferberlik  kurulu elemanlarının bazı adamları teskin etmeye çalışıyorlar fakat durucak gibi değilim masamın üstünü dağattım,hırsımdan duramıyorum,biraz sakinleşip birkaç duble içmek için muharrem yüzbaşının mekanına çıktım ZEKİ ne oluyor dedi,ağbi yanlış var bunlar yanlış yapıyorlar bana saldırmakla benim kimseyle işim yok bunlar bana saldırıyor,sohbet ederek büyük votka şişesinin yarısını içtim ama artık kontgerilla faaliyetimin tüm sanatsal özelliklerini göstermem lazım taktım kafaya,o arada muharrem yüzbaşının yeri eskiden rahmetlik KURDOĞLU SUAT ağbinin yeriydi ne sohbetlerimiz içkilerimiz olurdu gözümün önüne geliyor sanki onla karşılıklı içiyormuşuz gibi zaman zaman hissediyorum,daha fazla kalmadan seferberlik kurulunun bu akşam benle ilgili  olan tüm hücre yapılanmasını bir kontrol etmem lazım zira bana bilgi vericek ana kumanda merkezinde sorun var bana karşı,MÜSTEŞARA direk telefondan küfür edince böyle oldu ama onlarda hak etmişti.
Çıktım ilk hücre evine gittim hava karanlık ve yağmur var ÖZLEM hanım kapıyı açtı her zaman çok soğuktur ilk defa bu kadar sıcak karşıladı,hoşuma gitti biraz sohbet ettik anladı alkollü olduğumu,yumuşattı sözleri ile beni baktım bu yapıda sakat yok, çıktım caddeye soğuk yürüyerek bölgede ikinci hücre evine gittim kapıyı çaldım,eleman açtı içeri almak istemedi nazikçe kapıyı iterek içeri girdim ve koridor boyunca ilerledim arkamdan kimse yok ZEKİ bey desede odaları kontrol ettim EROL yok nerde olduğunu sordum yemin billah etti İZMİRDE annesi rahatsızlanmış yanında dedi,kafam karıştı yav bu FİNANSÇIYA ben ihtar vermiştim eşi yalvardı yakardı o gece elimden aldı,bu cesaret edemez bana bunu yapmaya,ANKARA direk onlar bunu saldırtıyor buna bir şey olsa önemi yok defteri toptan hepimize kapıycaklar anladım bu işi beni saldırtıp tüm SEFERBERLİK yapısını imha edip olayın içindede beni aktör yapıp bir taşla çok kuş vurucaklar sakinle ZEKİ…….!
Doğru eve gittim eşime hiç hissettirmeden biraz meze,yiyicek ve rakı yanımada silahımı alarak FİNANSÇININ köşkünün arka tarafına gidip arabayı çektim,fakat finanşçı gelmediği gibi evine ,evide boşalmış evde hizmetçilerde dahil kimse yok, gece 03.00 suları yoruldum karanlık ve soğukta beklemekten anladım eve gelmiycek bölgeden ayrıldım…….
Sabah olmuş işin vehameti anlaşılmış bu boyutlara geleceğini kestiremeyen guruplar bölge emniyet güvenlik şubesinden emniyet amiri hulusi beyi yollamışlar ZEKİ kardeşim nasılsın dedi,dedim kötüyüm dudaklarını büktü ve gücüm yetmiyor manasında gözlerime baktı biliyorum işaretini kirpiklerimi hareket ettirerek yaptım, makinadan nest kahve yapıp içmeye ve konuları sohbet etmeye başladık, HULUSİ bey  dedim ben bu kadar tecrübeyi boşa yaşamadıysam sana söylüyorum savaş çıkıcak bunun başıda ANKARA senden ricam dostum olarak sen benim etrafımı sağlam tuttur biz bu işlere uzak kalarak bizi sıyırsın çıkalım bu patlıycak VOLKANIN ateşinin sütresinden.
Emniyet amiri hulusi bey tamam ZEKİ kardeşim elimden geliceği yapıcam dedi.
Evet arkadaşlarım yazıcağım roman türündeki yazıdan kısa bir bukle sizdeki düşünceyi ve nasıl okuyunca hissetiğinizi anlatırsanız çok sevinirim.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN…..!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder