15 Mart 2014 Cumartesi

1 MAYIS 1989…….


Sevgili arkadaşlarım bu anımı kitabım için saklıyordum,fakat tesadüf LONDRADAN gazeteci sayın BAHATTİN ÇAĞDAŞ beyefendi tesadüfen bahsedince kendisine BEN TEK TANIK ORDAYDIM dedim çok şaşırdı ve benden bu anımı yazarsam TÜRKİYEYE VE MİLLETİMİZE büyük hizmetim olucağını söyledi o zaman bende yazıp olabilecek tüm provakasyonlara yardımcı olucaksa YALIN ne yaşanmışsa burdan sizlere hiç ideolojisi olmadan ve özellikle belirtim benim o yıllarda ülkemde bu konularla hiçbir faliyetim olmadığı ne kontra olarak nede istihbarati olarak belirtim VİCDAN denen olayın görgü tanığı olarak bile büyük bir yükümlülüğü olduğunu bilerek ve olaydan 25 yıl geçmiş dün gibi ama yaşlandığımı bana hissettiriyor…….!
1989 nisan ayının son günleri ANAVATAN PARTİSİNE karşı büyük bir siyasi muhalefet var 1 mayısa günler kala yine TAKSİME çıkma münakaşaları ve bu konuda muazzam bir gerginlik var özellikle SHP taksime çıkılması konusunda çok basın yolu ile diretiyor merhum ERDAL İNÖNÜ beyefendide SHP genel başkanı olarak yaptığı açıklamada TAKSİME çıkılmasının demokratik bir hak olduğunu kamuoyuna deklare ediyor.
1 mayıs 1989 günü yer TARLABAŞI THY(TÜRK HAVA YOLLARI) bürosu bilet işlemim var onu yaptım çok güzel bir hava tam bahar üstümde hiç unutmam ekose siyah beyaz bir ceket altımda siyah bir pantolon ve gravat gömlek çok şıkım,THY bürosundan çıktım bölgede çok eski olduğumuz için elimin avcumun içi gibi her yeri bilirim bölgede özellikle emniyet camiası ile yakın tanışırız,tarlabaşı bulvarı yeni düzenlenmesi için her yere büyük tepecikler oluşturmak üzere parke taşları dökülmüş yani çevre çalışması var yürüyerek tarlabaşı arka caddeden taksime çıkmak için ilerliyorum tam tarlabaşı bulvarının Kasımpaşa istikametinin kesiştiği noktada bir RENEAULT 12 hatırladığım sütlü kahverenginde başında üç sivil polis ve birde BMW motorlu trafik polisi sohbet ediyorlar,hava harika bir sessizlik varken aniden yürüyeceğim istikametten 1000,1500 kişiye yakın gösterici taksim istikametinden AMERİKAN konsolosluğunu geçerek bulvara yaklaştılar kortejin başında büyük bir BIJI YEK GULAN(YAŞASIN 1 MAYIS )pankartı ve slogan atarak geliyorlar aniden bulvarın köşesindeki polisleri görünce kaldırım kenarlarındaki parke taşları alarak üç sivil polis ve bir trafik polis arkadaşa saldırıya geçtiler,bu arkadaşlar saldırının şiddeti ile araçları ve motoru bırakarak THY bürosuna doğru geri çekildiler yoğun gösterici saldırısı araçlara ve motora karşı devam ediyor polis arkadaşlar zor durumda ALLAHTAN arkadan gördüm bir çevik kuvvet gurubu geliyor fakat onlar olayın daha farkında değiller çünkü ABD konsolosluğunu yeni dönmüşler yürüyerek geliyorlar hızlı bir şekilde yürüyerek çevik ekibinin başına giderek 100 kişiye yakın çevik kuvvet polisini başındaki üç yıldızlı emniyet amirini uyararak aşşağıda dört polisin zor durumda olduğunu söyledim o zaman çevik kuvvet polisi koşarak olaya intikal etti,ve işte o anda gösterici gurubun içinden birkaç el silah atılarak Kasımpaşa tersane istikametine sol tarafta kalan sağda benzinci ve kuzeydeniz saha komutanlığına doğru taş ve slogan atarak çatışarak geri çekiliyorlar işte o anda tüm polis gurupları silaha sarıldı ve rastgele bir silah atışı başladı fakat o yıllarda ne gaz bombası ve toma gibi araçlar yok PANZERLERDE bu olaya intikal ettirmediği için polis teşkilatının tek bir jopu var birde belindeki tabanca ve elindeki otamatik tüfekleri tabi yoğun bir mermi atışı dakikalarca devam etti büyük bir arbede oldu basın olay yerinde çatışmayı çekiyor hem video ile hemde fotoğrafla,yukarda polis helikopteri ondaki kameralar ilede çekim yapılıyor,netice itibari ile beş on dakika sonra gösterici gurup kasımpaşa ordu evi önünde tamamen gözden kayboldu fakat bir haber geldi tersane duvarının dibinde bir genç kafasından vurulmuş yatıyor,olay yerine gidildiğinde anlaşıldıki 21 yaşında genç göstericilerden biri vurulmuş başının arka kısmından.
Sonra öğrendikki adı MEHMET AKİF DALCI Diyarbakır nüfusuna kayıtlı istanbula göç etmiş burda işçi olarak çalışan hayatının baharında bir insan.
Tabi gazateci arkadaşlar yoğun fotoğraf alıyorlar olaydan ve etraftaki hasardan özellikle polis araçları ve trafik polisinin motoru ve etraftaki bazı dükkan ve binalarda hasar var ve yoğun boş mermi kovanı var muhtelif çaplarda,netice itibari ile hadiseler orda sonlandı.
Ertesi günü büyük gazetelere bir baktıkki baş sayfa TRAFİK POLİSİMİZİN çömelmiş silahı ile ateş eder vaziyette resmi TRAFİK polisi ateş etti gösterici genci katletti.
Alakası yok çünkü o esnada o kadar yoğun ateş vardıki kimin nereye ATEŞ ettiği belli değildi fakat basın olayı öyle bir verdiki o polis arkadaş bir anda hedef oldu.
Emniyetten o bölgede olduğumuz için arkadaşlar geldi onlarla çay içerken anlatıyorum olayı dediler ağbi TRAFİK polisinin evinide şubesinide değiştirdik canı tehlikeye girmesin diye,aradan hatırladığım 2 yıla yakın bir zaman geçti bir sabah o trafik polisini evinin önünde DEVSOL şehit etti vurarak,çok değerli Elazığlı bir komiser arkadaş ile bu konuyu konuşuyorum dedi ZEKİ bey üç defa yer değiştirdik evini değiştirdik DEVSOL bunu nasıl buluyor,inanırmısınız birkaç ay sonra bunları konuştuğumuz hüseyin beyi okmeydanında bir kahvede arkadaşları ile taradılar o arkadaşlarıda tanıyordum çok mert arkadaşlardı dört polis şehit hüseyin bey tesadüf ağır yaralı kurtuldu kahveyi tarayanlarla yan masalarda üç gün kağıt oynamışlar……!DEVSOL……..!
Bütün bunlar unutuldu ama stres aynen devam 1996 yılı başları hep söylerim hayatımın en stresli aylarıdır MİT yakın bir arkadaşımla boğazda rakı içiyoruz merhum METİN GÖKTEPE polislerce dövülerek öldürülmüş,günün konusu ondan bahsediyoruz arkadaş dediki ZEKİ merhum Göktepe zamanında 1 mayıs 1989 hadiselerini muhabir olarak izlemiş şehit trafik polisinin resimlerini o çekmiş çok uyarılara rağmen bunu ajanslara geçmiş emniyet teşkilatıda bu yüzden bir husumet besliyormuş,orda o gün kapalı spor salonunda sıkıştırınca ders vermek için dövmüşler fakat ters tarafına geldiği için vurdukları darbeler istemeden aslında katletmişler mesele bu…..!
Dedim ben 1989 ordaydım,arkadaşım çok şaşırdı evet ben ordaydım tesadüf tüm olaylara şahit oldum hadiya dedi, hadiyası yok bizim dünyalarımız o yıllarda çok farklı idi ama tesadüfen şahit oldum ha bak birde olaya POLİS HELİKOPTERİ şahit emniyetin FOTOFİLM merkezinden görüntüleri seyredin şimdi hadiseyi daha iyi anlarsınız….
Benden MİLLETİMİZE taviye birbirinize ırk,din,dil,ideoloji gözetmeden sahip çıkın bu vatan ,bu topraklar hepinizin sizler birbirinize düşerseniz,başkaları gelir bu topraklardan sizi atmaz ama iyice köleleştirir…!
Sizlere başka 1 mayıslarıda tafsiatlı çocukluğumda yaşadıklarımı ve öğrendiklerimi anlatıcam,kitabımda…..?ST.PETERSBURGTAN sevgili İRİNAYI bekliyorum…….
Bu yazıyı yazmama sebeb olan gazeteci sayın BAHATTİN ÇAĞDAŞ beyefendiye sizler adına teşekkür ederim.
SAYGILARIMLA,

Zeki Arslan……..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder