31 Mart 2014 Pazartesi

İKİZLER………


Sevgili arkadaşlarım bir müddettir devletimizin istihbarat örgütü olan MİT (MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI)üst düzey yetkililerinde bazı sıkıntılar gördüğüm bildiğim için bu sıkıntılardan kurtulmak için çeşitli siyasi ve teknik argümanlar arıyorlar.
DEVLET 18 yaşında değil o palavradır,hep 16 yaşındadır……
Sevgili arkadaşlarım adam hainliğini kapatmak için napıcak BOK atıcak anlatim dinleyin istihbarat örgütlerinin arızalarını yer ANKARA,TUNALI HİLMİ ALTI BESTEKAR SOKAK bir büyüğümüz ALLAH GANİ GANİ RAHMET EYLESİN, dedi ZEKİ bizim kontrkominizim dairesinde kullandığımız bir TKP örgütü mensubu kişi vardı,evet ağbi uzun zamandır kullanıyoruz ikizi devlet düşmanı öbürü bizden DEVLET düşmanı olan ALMANYADA kaçak yaşıyor ikizide bunla ve örgütle ilgili haber taşıyor ALMANYADAN bize,evet ağbi işte ne olduysa yurt dışında bir müddet koordinasyonu kaybettik evet ağbi kaybettikten bir müddet sonra bu bizim eleman çıktı geldi,evet ağbi gelince bizde bir evham yaptı acaba planımızı uyandılar kontr operasyonmu yapıyorlar,dedim eeee evet ağbi PLAN hazırladık ANKARA emniyeti SİYASİSİ şube ağbisini arıyormuş ama ona ulaşamamışlar gibi teskere çıkarttık sonra ağbi,sonrası bu teskereyi alınca doğru bize geldi,eeee ağbi gelince hemen ANKARA emniyetini arayıp adamımızı yolluyoruz bir ifade vericek ilgilenin dedik sonra ağbi adama dedik sen git buda sabah gidiyor ilk önce çay kahve lsmarlıyorlar sonra aniden posta değişiyor yeni gelen ekip vay anarşit deyip bunu bir güzel dövüyor sabaha kadar,sonra ağbi sabah gelen ekip ulan yanlışlık yaptınız diyip bizim dayak yiyen adamı salıyor adamda bize doğru geliyor ŞAKİR bey delikanlılığa sığarmı bu diyor hakaret ediyor bizde vallahi billahi diyoruz yanlışlık olmuş ANKARA emniyetine gidiyoruz kim sana işkence yaptı, yapanların hepsini görevden aldırıp sürdürüyoruz,ama SONUÇTA eleman bunun bizden kaynaklandığını anlıyor veya hissediyor…………………..?
NOT:Daha anlatırımda anlatmayayım İRİNANIN kucağında herşeyi unutim,sonra ANANIZ bile sevmez sizi….?
DAR GELDİ SANA ANKARA,ŞAZİYEDE KAÇMIŞ OSMANA………!
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN

28 Mart 2014 Cuma

GÜVENLİK POLİTİKALARININ İFLASI…..


Sevgili takipçilerim üzücü günler,aylar,yıllardan geçiyoruz ve geliyoruz.Halkımızdan duyduğum sokakta tek bir cümle var artık huzur istiyoruz,huzurla yaşamak istiyoruz.
Paralel,maralel doğduğumdan beri her dönemde ülkemde VATANINA ihanet eden ekipler,guruplar,kişiler oldu bazılarını sizlere kısa devlet güvenliğine zarar vermiycek şekilde yazdım
Yaş 50 saç bembeyaz sayın MEHMET EYMÜR beyin dediği gibi TÜRKİYEYİ 50 yıldır TÜRKLER yönetmedi,vatan hainliğininde nasıl olduğunu bilen insanım ülkemde o muameleyede tabi tutuldum hiç merak etmeyin onuda bize burda yaşattılar,ALLAH çok şükür bu memlekette yaşamadığımız hadise kalmadı.
Neden güvenlik politikalarımız için  bu son hadise ile iflas kelimesini kullandım,bakın arkadaşlar ülkemizde sistem milli olarak kurulmamış,bu işleri bu yanlış kurgunun üstünde yıllarca bir kısım insanımız vatan sever olarak götürdü,yeri geldi kötülüklere olumsuzluklara direndi fakat DÜNYA konjöktürü öyle bir noktaya geldi KAPİTALİZİM,EMPERYALİZİM,KÜRESEL SERMAYE güçleri soğuk savaştan sonra tek kutuplu dünyada öyle nüfuz ettilerki MADDİ ve SİYASİ güçleri ile zaman içinde bu ağaca girmiş kurt gibi özellikle 1991 den sonra içimizi oymaya içten içe içimizi boşaltmaya başladılar.
Sonuçta geldiğimiz nokta hepinizin özellikle 2007 sonra gözünün önünde ceyran etti çok şey öğrendiniz.
Kısa anlatıyorum ÜLKEMİ ve ÜLKEMİN yöneticilerini her ne olursa olsun RENCİDE etmek ve küçük düşürmek istemem ama gerçeği söylemezsek ÜLKEME ve MİLLETE bir faydamız olucağını zannetmiyorum..
Şunu çok açık söyliyeyim bu ülkeye sızmak için vatan haini kadrolar her daim her kılık,kıyafet ve şekilde çocuk yaşlardan itibaren hazırlanmıştır,sayın MELİH GÖKÇEK beyin döneminde kendisi ÇOCUK ESİRGEME KURUMU genel müdürü,bizimde bir hocamız rahmetlik yakınında görev yapardı üst düzey,ZEKİ senin yakınların çocuğu cami avlusunda bulup teslim etmişler,çok ısrar ediyorlar ağlıyorlar BEBEĞİ çok sevmişler napıcaz diye bize soruyorlar,araştıtırdım senin hatrın büyük zengin bir aile çocuk edinmek istiyor,onlara verelimmi ver ağbi bari bu saatten sonra bahtı açık olsun İŞALLAH dedik,öylede yaptılar bebeği bulanlarda bize dualarını esirgemediler ALLAH hepsinden razı olsun,buraya nerden geldim sen bebeği beyaz bir DOSYA kağıdı kabul edersen üstüne ne yazarsan ne resim çizersen o bebek o olur,biz 1923 ten sonra DOĞAN CUMHURİYETE sağlam yazı ve resim çizememişiz hatalarımızdan dolayı bugünlerde böyle İHANETLERLE karşılaşıyoruz.
Bu günlerde diyorlar İMAMIN biri  SEFERBERLİK TETKİK KURULUNA girmiş önemli bilgileri öğrenmiş,bir GSM telefon şirketi on yıldır dinleme anlık kayıtlarını İSRAİLE sızdırmış,silahları alınan kimliklerine el konulan güvenlik güçleri mensubları,ÇİN FÜZE SİSTEMLERİNİ satın almışız fakat aynı ÇİN RUSYA FEDERASYONUNDAN aynı tip füzelerin daha gelişmiş versiyonunu satın alıyor,bu konun TÜRKİYEDEKİ en büyük uzmanı çalışanı emekçisi 22 yıl dile kolay SSM(SAVUNMA SANAYİ MÜSTEŞARI) aniden görevden alınıyor,AVUSTURALYA elçiliğinin zırhlı aracı ANKARA –İSTANBUL yolu üzerinde kaza yapıyor şöförü ölüyor arkadaşlarım burdan yılların verdiği tecrübe ile anlaşılıyorki büyük bir savaş var fakat bu savaşta bizim mücadelemiz ciddi anlamda yok,bu sızan kayıtların belliki çok daha fazlası artık TÜRKİYENİN DÜŞMANLARININ maalesef elinde bunlarla ya zaman içinde ülkemize el altından şantaj amaçla kullanacaklar,yada TÜRKİYEYİ ULUSLARARASI alanda HUKUK yolu ile zora sokup belki ülkeye büyük yaptırımlar getirmek istiycekler.
KÖPRÜ,BARAJ,YOL,BİNA her türlü yatırım yapabilisin ama ŞUURLU ve BİLİNÇLİ insan yetiştirmezsen onlara sahip olucak dirayeti gösteremezsin bakın VATANSEVER demiyorum içi boş VATANSEVERLİK çok daha tehlikelidir,çocukları ŞUUR VE BİLİNÇLİ,BİLGİLİ,DONANIMLI yetiştirmeliyiz veya öyle yetiştirmeliydik.
Yoksa hergüm MOSSAD,CİA,KGB,DERİN DEVLER,CAMİA,TAPINAK yaptı der konuşur durursunuz.
(((Kişilerin özelini koruyamayan bir devlet, kendisini asla koruyamaz....
not alın çok önemli.)))
Yukardaki parantez içindeki cümleyi bugün medyada bir yazıdan aldım çok önemli bir konu ve hadisedir,ve sonuna kadar doğrudur bir DEVLETİN ilk yapması gereken hadisedir.
Bunlada ilgili bir arkadaşımın başından geçen anımı anlatim 1982 yılında ŞEMDİLLİDE görevli bir yeni teğmen arkadaşım bir olay anlatmıştı DEVLETİN nasıl bir şey olduğunu ordan öğrenin.
Zeki karakolla köy küçük bitişik karakolun önüne bir şeyler ekicez dağ başındayız,köyün varlıklı köye göre zengin sayılan kişisin oğlunda traktörü istedim gelsin bir karakolun önünde ekiceğimiz bahçeyi sürsün gelemem falan işim var diyince kafam bozuldu gittim iki tokat attım,fakat sonra babası geldi biraz sitem etti,onada bozuk koydum çekti gitti fakat giderken şöyle dedi TEĞMENİM sen gençsin bu işleri bilmiyorsun ama ilerde öğrenirsin.
Ardan birkaç ay geçiyor direk ANKARADAN  GENELKURMAY BAŞKANLIĞI nın  şifreli bir emri ile köyün o zengin kişisi ile temasa geçilmesi onun direktifleri doğrultusundan belirlenecek yere gidilmesi ordan geçiş yapıcak ŞAKİLER arasında İKİ ASALA militanının bulunabileceği muhtemelen,eğer köyün zengini hadiseyi tespit ederse alınmış olan istihbarat her türlü şekilde gerekirse çatışmaya girerek MİLİTANLARIN canlı veya cansız enterne edilmesi diye şok oldum ağbi ben komple bölüğümle bizim köyün zenginin emrine girmiş oluyoruz,meğerse adam orda yıllardır TSK ve MİT en önemli ajanlarından biriymiş biz birde adamın oğlunu dövdük…?
HERKESE HAYIRLI CUMALAR,İYİ BİR HAFTA SONU DİLERİM…
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN….



26 Mart 2014 Çarşamba

DERİN TÜNEL………


Sevgili dostlarım biliyorsunuz İŞVİÇRE de uzun zamandır yer altında büyük bir deney labaratuar karargahta insanlık için çok önemli deneyler yapılıyor,kısa adı CERN hatta bazı burda çalışan çok önemli bilim adamlarımızı 2006 yılında ISPARTA da uçak kazasında kaybettik.
Buraya nerden geldim derin hadiselerden içinden çıkılamaz,ihanet,entirika,şerefsizlik ahlaksızlıktan geldim.
Arkadaşlar ben taraf değil,gerçekler ve doğruların yanındayım,kimsenin dini,milli,dünya görüşleri ferdi veya gurup,parti,kurumsal beni ilgilendirmez,ben yaşadıklarımı ve doğru bildiğimi ve gördüğümü yazarım.
Değerli bir emniyet müdürü açıklamalarını ve bildiklerini anlatıyor aydınlanıyoruz,anlattıklarından bizde konuların bildiğimiz taraflarını,kendi bilgimizle  değerlendiriyoruz,çünkü söylediği yıllar benim maalesef çok aktif olduğum dönem.
Birincisi ben 2005 ve 2007 arası ANKARADA görevliydim burda yani istanbulda neler olduğunu bilmiyorum diyor,doğru söylüyor.2008 de ERGENEKON operasyonlarını anlatıyor o anlattıklarıda doğru,sebebi kendisine bağlı en hassas takımla emniyet amiri rütbesi ile kurulmuş 2008 yılında görüştüm,bilmediğim şuydu İTO başkanı ile şikayet ilk MİT ordan kendilerine geldiğini,o esnada başka bir ilde çalışma başlattıklarını,çok entresandır ben o anda kendisine bağlı emniyet amirleri ile resmi olarak EMNİYETTE görüşüyorum ve benden ANKARANINDA haberi var daha sonra kendisini İTO başkanının sayın BAŞBAKANLA tanıştırdığını ve sonra sayın BAŞBAKANIN bu operasyonu durdurduğunu,akabinde ben 2009 yılında mart ayında hastaneye düştüm ve 13 ay tedavim sürdükten sonra 22 nisan 2010 da yine görevden şu anda istifa eden bir emniyet müdür muavinin yetkisinde olan ORGANİZE ŞUÇLAR şubesince gözaltına alındım,ve alındığım kişilerin hiç birini tanımıyorum alınan iki MİT mensubu eski arkadaşım ama 9 yıldır yüz yüze görüşmüyoruz ve aramızda husumet var.
Bahsi geçen sayın emniyet müdürümüz o gün televizyondan bu emri 2010 da tekrardan sayın BAŞBAKANIN aniden emir verdirdiğini söyledi tabi bu beni şaşırtması lazım ama şaşırtmadı yine hükümete yakın bir beyefendi geçtiğimiz on ay evvel oda aynı şeyi söylemişti anlam verememiştim.
2005 istanbulda görev yapmış değerli bir büyüğümüzle görüştüğünü ve kendisinin görevini çok iyi yaptığını televizyondan anlatıyor ve kendisi ile tüm bu olanların neden olduğuna bir türlü anlam veremiyor.
Yıllarca DEVLET İSTİHBARAT ve KOZMİK operasyonların içinde emniyet teşkilatlarının en ince birimleri bile bir çok olayın neden ve nasıllarını bilemez hatta çok yıllar sonra tesadüf öğrenir bazen kızar bazen güler,bazende üzülür konuları geçerler sanırım bu beyefendi belki incelediği olaylardan konuya vakıf emniyet teşkilatı konuyu patlatamıyor,konuya uyucak bir insan veya kurum patlatsın yada gerçekten konunun derin noktasını bilmiyor kendi beyanı gibi hadisenin neden bu kadar kendi üstüne geldiğine anlam veremiyor,herşey olabilir.
Ama hatırladığım şuydu kendisi ERGENEKON OPERASYONLARINI götürürken sayın BAŞBAKANIN bir italya ve ona yakın birkaç ülkeden döner dönmez BU DALGALAR fazla oldu buna dur demek lazım,açıklaması arkasından kendisinin ve bu konuda ihtisas yapmış CUMHURİYET SAVCISININ görevden alınması ile start verilmişti.
VATİKAN ROMADA küçük bir bağımsız DÜNYA DEVLETİDİR.Bu devletin sınırlarını İSVİÇRE ORDUSU korumakla mükelleftir,VATİKAN küçük fakat çok büyük derin bir devlettir.
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN…

20 Mart 2014 Perşembe

PARALEL MALZEME…….


Sevgili arkadaşlarım,birde son aylarımızda paralel yapı diye bir konu ile kamuoyu meşgul oluyor,günlükte medya vasıtası ile çeşitli haberler ortaya dökülüyor.
Bunların hangisi doğru hangisi yanlış,montaj belli tam değil,bir sürü itham havada uçuşuyor inanın iğrenç bir manzara oluştu.
Size eğlenceli ve öğretici bir montaj ve bu tip elektronik istihbarat çalışmalarındaki bir anımı anlatim,eski MİT müsteşarı ATASAGUN döneminde MİT çok yeni teknoloji elektronik malzemeler alındı o yıllarda ülkemizde hiçbir kurum bu konuları bilmiyordu,istihbarat faaliyetlerinde elektronik olarak ses taklitleri yapılarak hedef kişileri yanıltmak,tuzağa düşürmek gibi konularda kullanılıyordu.
Yıl 2004 sonları MİT ÖZEL hat numaramdan kurumu ve ilgili birimi aradım epeydir kullanmıyordum bu hattı,bir bayan görevli çıktı benim kim olduğumu anladığı anda bir anda ses tonunda öyle bir değişiklik oldu uzun bir telefon görüşmesi yaptık  fakat telefonun ucundaki bayandan öyle bir tonla ses geliyorki kendini mıchael douglasın TEMEL İÇGÜDÜ filminde gibi hissediyorsun işte bu büyük tuzak elektronik ses frekanslarını değiştirerek sesi istediğin kıvam ve tonda vermek hedef karşısında vurucu etki yapmak,tamamen bilgisayar kontröllü ses düzeneği ile yapılan sahte bir iş.
Şimdi herşeyin geçmişini bilirseniz bugünkü ortamda yorum yapabilirsiniz,Hükümetin ilk yılları devlet oteritesinde zayıf olunan yıllar daha hükümet devleti tam bilmiyor fakat devletin çarkları dönüyor,çoğu şimdi adı iyi veya kötü anılan siyasetçi o yıllarda bürokrat olarak hizmet ediyor devlette ,hatta KURTLAR VADİSİ fenomen dizisi bile 2005 yılı sonlarına kadar dizideki siyasi çizgisi ULUSALCI şu andaki siyasi söylemiyle tamamen zıt bir konumda,işte bu ortamda vatandaşın bilmediği suyun altındaki şuç ortamı öyle biriktiki,daha sonra 27 nisan 2007 tarihinden sonra hükümetin kararlı demokratik tavrı ile devreye geniş yetki imkanı ile giren şu anda şuçlanan PARALEL yapı öyle bir MARATON çalışma yaptıki 2012 yılına kadar eline bu çalışmalardan türkiyenin en kozmik bilgilerinin adli olarak ele geçirildiği dönem muhakkakki şu anda hükümeti rahatsız edicek bilgilerede sahip oldular hatta hükümetin içindeki guruplar,kişiler için özel çalışmalar yapılması mümkündür,aslında bu DÜNYANIN her ülkesindede böyle kirli işlerdir.
Şu ana kadar benim gördüğüm önemli bir dökümanter hükümeti zora sokucak belge ve bilgi sızmamış veya sızdırılmamıştır ama ellerinde bu güç yok değildir,sanırım bilinçli bir şekilde devreye sokmuyorlar,çünkü bunun sonuçları çok risklide olabilir çeşitli hesaplar yapılıyordur.Çalışırken bu paralel yapıyı izledim sezdirmeden şuna benzettim ARI kovanları olur arılar kovana polen taşır içerdekilerde bal yapar aynen öyle bir durum karıncalarada benzetebiliriz…
Gelelim ABD kasetlerin ordan sızdırldığı haberleri gazetelerde veriliyor,buda sayın BAŞBAKANIN biz taşoronlarla değil taşoronları kullananlarla mücadele ediyoruz demesi yani bu sızdırılmaların ve sızdırabilecek olanların RESMİ makamlardaki bazı merkezlerin direktifi ile yapıldığını söylüyor,kısacası PARALEL yapı diye adlandırılınan gurubun bu resmi yapıların maşası,taşoronu olduğu dile getiriliyor?
MİT müsteşarı sayın DR HAKAN FİDAN beyin amerikaya gidip iki defa sayın muhteren FETTULLAH GÜLEN beyefendi ile görüşüp sonuçların kendileri için çok ağır olucağı gibi bir söz basına servis edildi,ben böyle bir görüşmenin bu zeminde olacağını geçmişten gelen hadiselerle yapılacağını  zannetmiyorum,bu sanki sayın FİDANIN her zaman yaptığı İNGİLİZ sistemi DİPLOMATİK İSTİHBARAT çalışmasının parçası açıkçasıda bence şu ben geçen hafta bazı arkadaşlarıma anlatmıştım,isteyen  bazı bilgilerin kamuoyuna dökülmemesi için RİCA desin isteyen anlaşma yapıp pazarlık desin netice itibari ile görüşmenin olduğu yerde SULH için mücadele verilmesi normaldir.
Sayın FİDAN beye gelince ben kendisinin geçmişten bugüne muhterem hoca efendi ve camiasına uzak bir insan olmadığı kanatındayım hatta yine adını anmadan edemiycem sayın eski MİT müsteşarı MEHMET EYMÜR beyin son açıklamalarında gülerek sayın FİDAN daha TIKA başkanı iken bazı MİT yetkilileri tarafından takibe o zaman 2006 da alındığı müsteşar olana kadarda bu takipin devam ettiği ATOM ENERJİ kurumunun yurt dışı faaliyetlerinden tutunda TIKA nın istihbarat faaliyetleri gibi çalışmalarını yöneten sayın FİDAN beyin yakın takip edildiği,hatta özellikle BAŞBAKANIN rutin seyahatlerinde anlık uçağa fidan beyin ekibi ile alınıp başbakanımızın çalışma yaptığı yakınen bu  işleri takip eden YİĞİT ve SEYİT arkadaşlarca biliniyormuş.
Tabi ülkemizde bu tip çekişmelerin olması çirkin bir görüntü veriyor,fakat bu tip hadiseler maalesef olmakta,zannederim kuvvetli bir hedef devirecek argüman hükümete çarpabilirki bunu önleme faliyeti  sanırım CAMİADAN çok daha derin AMERİKALI merkezlerde pazarlıklarla önlenmek istenmekte bununda üstadı sayın DR FİDAN ile yapılmakta.
Şunuda eklemeden edemiycem sayın DR HAKAN FİDAN bey için devamlı İRANLA yakın bir ilişkisi varmış havası kamuoyuna yansıtılıyor bu tamamen dezanformasyon,yıpratmak için TÜRKİYEDE iki devletle yakın teması olan değil MİT müsteşarı olmak kapısına güvenlik olmaz biri İRAN biride RUSYA TÜRK  derin devletinin FOBİSİ olan iki devlet,kesinlikle ŞANSLARI yok.Bana AMERİKA,İNGİLTERE,ALMANYA,İSRAİL derseniz okey.
BERABER YÜRÜDÜK BİZ BU YOLLARDA ,DUR BAKALIM NE OLUCAK…….?
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN….

19 Mart 2014 Çarşamba

DERİN DEVLETTE ELİTLER……

  

Arkadaşlarım tabi sizler TÜRKİYEDE suyun altındaki hadiseleri pek bilemezsiniz son 10 yılda ELİTLER diye konuşulan bir kavram geliştirildi,bu o yıllarda KAVRAM olarak kısmen doğruydu çünkü CUMHURİYETİN semirttiği bir ELİT burjuvazi ülkeyi yönetmişti uzun yıllar tabi bu söylemin ilk zamanlar haklı yanı vardı,bu elitlerin bir kısmıda DEMOKRASİYE inancından özellikle şu andaki hükümet olan kadrolara destekte vermişlerdir,hatta eskilere gidersek adı çok DEMOKRASİ ile anılan,merhum MENDERES,POLATKAN ve FATİN  RÜŞTÜ ZORLU beylerde ELİT ailelerden gelmelerdir,mesela şu anda topa konan NAZLI ILICAK ELİT bir ailenin mensubudur.
Tabi uzun yıllar bu ülkenin nimetlerinden faydalanamıyan ANADOLU insanı çalışıp her konuda ülkede söz sahibi olunca kendine hasım olarak gördüğü ELİT kadroları ilk önce bileğinin hakkı ile tasviye etti ve bunu centilmenlik,hukuk,sosyal adalet düzleminde gerçekleştirdi,tabi bu sayede iktidarını kamuoyu nezdinde geliştirdi katmerleştirdi ve dahada kuvvetlendi.
Fakat sonraki zamanda bu işler biraz karıştı gücü çok yüksek tavan yapmış bu kitle kadınlı ve erkekli fark gözetmeden çeşitli konularda ELİTLER hakkında ima edici konuşmalar ve ELİT olmanın tahkir edici kötü bir hadise gibi fısıltı gazetesi ve diğer tüm sosyal alanlarda basın yayın vasıtası ile yapmaya başladılar,HATTA konu öyle bir noktaya geldiki kanunusuz,haksız bir şey yaptığında bir kısım ELİT gibi sözler yada bu kast ettikleri kişiler dinlerini sadece yaşamadıkları için ATEİST gibi söylemlere girdiler.
Bugün muhterem FETTULLAH GÜLEN beyefendinin enteresan bir açıklaması gözüme çarptı.ŞU….!
KUMPAS VARSA SİZ DE ORTAKSINIZ ………?
Böyle bir cümlenin arkasından sayın gülen şunu belirtiyor on iki yıldır beraber çalıştık eğer bir şuç veya yanlış bir organizasyon varsa biz hepimiz bu işin içindeyiz demek istiyor,yaşadıklarımıza baktığımızda MANTIK izan ettiğimizde insana doğru geliyor.
Elitlerin 2004 sonrası ANADOLU insanına verdiği mücadeleyi kapalı kapılar ardında biliyorum,şimdi yapılana baktığımda şunu düşünüyorum BATILI servisler bazı türkiyenin hala ulaşmadıkları çok KOZMİK hadiselere bilgi,birikim HESABI ile vakıf olmak için İKİLİ bir oyunmu götürdüler,bu ikili oyunda ARTI anadolunun gücü ekside elitler kabul edilerek doğan enerjiden artı akımla istedikleri çok uzun yıllardır ulaşamadıkları merkeze bu sayede inerek istediklerinimi ele geçirdiler.

Yıllar evel sayın BAŞBAKANIMIZIN şaçının bile değişik şekilde olduğu videoları izledimde birinde şunu gördüm  BABASI HIRSIZSA,OĞLUDA HIRSIZDIR cümlesi beni bir tebessüm ettirdi,şöyle bir pisikolojiyi iyi bilirim çoğu insanımızın aklında ELİT ve BURJUVALARIN soygun ve hırsızlık düzeninden geldiği gibi bir fikir vardır,HIRSIZ BELLEDİĞİNİN OĞLUDA HIRSIZSA ona görede davranış şeklin olur,İŞALLAH bu şekilde yönlendirilerek haram ve kutsala el sürülmemiştir ülkemizde….?
Bazı HARAM ve KUTASALLARIN stratejik konumları dünyada çok ağırdır bunun faturası ülkeye çok ağır dönebilir bu tip hataları DEVLETİ yöneten insanlara yaptırmak isterler her daim ve bunun için bile bazı DERİN GÜÇLER hedefe gitmek için çocuk yaştan itibaren bu konu üstünde hedefe varacak insan yetiştirirler.
Bunların hangi mevkilere gelebileceğini iyi kestirmek gereklidir..
Unutmayın KAPILARI AÇACAK TÜM MAYMUNCUKLAR İMHA ETMEK ÜZERE KULLANILIR?
NOT:içini fikren siz doldurun yazımın ilerki zamanda ben yaşanmış canlı hadiselerle doldurucam…?
SAYGILARIMLA,

Zeki Arslan…..

18 Mart 2014 Salı

MADE İN ENGLAND….!


Sayın MEHMET EYMÜR beyefendinin son yazısını okudum ve özellikle facebook sayfama üstüne yazı koyarak ekledim.
Tabi sayın EYMÜR bulunduğu görevler bakımından türkiyenin en ateşli dönemi 1968 ve 1980 yılları arasında hala casusların eski sisteme yakın çalıştıkları yılllar o kadar çok görev yaptılarki,bunları anlatsa ortalık yıkılır tabi MESLEK kuralları gereği anlatmıyor..
Son yazısında olmuş olayların sonunu RUSYA eski SOVYETLER birliği İstanbul başkonsolosluğunda yazısına  devam etmek üzere sonlandırdı,bende kahkayı attım.
Özellikle kendisi kontrespiyonaj görevi haricinde özellikle istanbulda TAKİP,TARASSUT şube müdürü olarak çalıştığı için o yıllarda istanbulda bu şubenin tek işi vardı RUSYA ve onunla ilgili ne varsa onu izlemek,o yıllarda ateşli yıllar soğuk savaş dönemi,onun için hatırası çoktur ama anlatmaz.
Ben size DEVLET SIRRI olmayan bir anımı anlatim,RUSYA FEDERASYONUNDAN değerli dostlarımız zaman zaman resepsiyonlarına davet ederlerdi beni,yine böyle bir zaman isimleri değiştiriyorum çok iyi DIŞİŞLERİNDE görevli bir diplomat var elçilikte ve son derece disiplinli ve görevine vatanına çok sadık bir insan,eşi var VERA isminde çok güzel bir hanfendi zamanında RUSYADA MOSKOVADA yapılan güzellik yarışmasında birinci olmuş bir hanım, benimde bir arkadaşım var içki falan içeriz ona söylüyorum ağbi çok güzel bir hanım anlattı bana yakın arkadaş ve dost olduğunu,işte bir gün resepsiyonda keyifliyim VİSKİYİDE fazla kaptırmışım resepsiyondan ayrılırken arkadaşım beni tarihi bina içinde geçiriyor,o anda ikinci katta aniden bayan VERA çok şık bir şekilde yan salondan önümüze çıkınca hanfendide mini etek falan var ben  KIRMIZI HALI üstünde dengemi kaybettim merdivenlerden beş altı basamağa basmadan aşağıya  indim.Tabi ani refleksle kendimizi toparladık ama kısa süreli bir DEPREM geçirdik.Arkadaşım bu konu ile tabi çok değişik espiriler yapıyordu..?
Diyceksiniz ağbi başlık İngiltere mevzular RUSYA ingilterenin olduğu yerde RUSYA mevzuğu her zaman vardır bu değişmez.

Tabi bizde ingilterenin çok ciddi gözle görülmeyen anlaşılmayan bir yapısı vardır,bunlar tarih boyunca öyle bir sistem kurmuşlarki DERİN TÜRKİYEDE bizi istedikleri gibi yönetip yönlendirirler.Girmedikleri nüfuz etmedikleri yer yoktur,bazen çok bu ülkeler için atan tutan gazeteciler yazarlar vardır,inanmayın onların hesabına çalışır.
Öyle anılarım varki RUSYA ile yakınken türkiye içinde öyle insanlarla karşılaştık,anlatıyorız bazen telekonferans yöntemi ile aklı karışan dostlarımız oluyor.
Mesela sizin ülkeniz için yararlı bir faliyetiniz olsun bunların kontrolü dışında SOLCU iseniz SAĞCI guruplarla,SAĞCI iseniz SOLCU guruplarla yani aklınıza çok gelebilecek TÜRKİYE SEFERBERLİK sistemi içindeki tüm guruplarla saldırıya geçer sizi bitirme aşamasına gelirler,bakın söylüyorum burdaki MİLLİ tüm kurumlarınızdanda destek falan alamazsınız.
Çok teklif ederler sizi yanlarına çekmek için size çengel atmak için aklınızın ucuna hayalinize gelmeyen oyunlar ve tuzaklar hazırlarlar.
Türkiyede çok vatansever geçinen guruplar,Kafkas kökenli dernekler,dini cematler aklınıza gelicek tüm yapıları istedikleri gibi hareket ettirme kabiliyeti vardır mesela size hücum ettiridiği zaman bu güçleri,bu güçler sizin üstünüze VATAN ,MİLLET,MÜSLÜMANLIK sevgisi ile gelir fakat büyük kitlelerin çoğunluğu bu gerçeği bilmez.
Özellikle bundan sonra KIRIMDAKİ refarandurumla gelişen RUSYA federasyonuna bağlanma hadisesi önümüzdeki yıllarda zaruretten diğer SOVYETLERDEN sonra ayrılmış cumhuriyetlerin geri dönüşü ve yine aynı SOVYET haritasının kısmen oluşacağının resmidir,bu size söylediği zorla veya büyük efor sarfederek RUSYANIN yapacağı bir şey değil DOĞAL şartların getirdiği bir meseledir o coğrafyada.
Mesela SOVYETLERİN dağılma aşamasında ayrılan MOLDAVYA ekonomisi RUSYAYA bağlı olmadan çok sıkıntı içinde geçiyor,dili familyası yakın olduğu halde zamanında bu ayrılık rüzgarında bir hevesle ayrıldılar fakat MOLDAVYA halkına bunun bir yararı olmadı,onlarda dönebilirler zaman içinde.
Tabi özellikle İNGİLİZ derin yapılanması bundan sonra çok daha fazla İMPARATORLUK RUSYASI için mesai sarf edicek bundada tabiki ana üstü bu coğrafyada saydığımız TÜRKİYE üstünden harekat merkezini her zamanki gibi yoğun çalıştıracaktır,bizim sistemin büyük kısmıda bu yolda HİZMETLERİNİ sunucaklardır,tabi bu işlerin diplomatik ve sıcak anları her zamanli gibi İSTANBUL ve semptleri olucaktır.
Burdaki tüm BÜYÜK DEVLETLERİN KONSOLOSLUKLARI bölgemizdeki bizimle komşu olan ülkelerinde kapsıycak şekilde ANA İSTASYONLARDIR.
Ankarda bu işler protokol düzeyindedir yeri geldimi sokak kovalamacaları,nadirde olsa kirli hareket operasyonlar hep istanbulda olur,tabi SOĞUK SAVAŞ döneminde ben çok YARAMAZ bir çocuktum ortalığı karıştırır arkama bir dünyayı takardım RUS ASKERİ istihbaratı GRU ile böyle tatlı anılarım var kitaplarımda bunlardanda bahsedicem biraz heyecanlanır okuyucularım.
Yani arkadaşlar öyle biz YANGELİP YATMADIK bazılarının dediği gibi bu bizde işte son noktası İNGİLTERE olan istihbarat BARONLARI ile ayakçıları vardır,bunların İSTİHBARAT diye yaptığı şeyi ne LÜKS NERMİN yaptı,ne KADİLLAK NEBAHAT bunları istihbaratçılığı varın siz anlayın,dinle,görüntüle,yolla….?
SAYGILARIMLA,

Zeki Arslan….

16 Mart 2014 Pazar

MİT İHALE YASASI……..

   

Sevgili takipçilerim bu Pazar sizlere günün konusu olan bakanlar kurulunda kabul gören resmi gazeteden geçen yeni MİT ihale yasasının doğru bir konuya yaklaşım olduğunu söyleyebilirim.
Özellikle MİT müsteşarının ihalelerde tek yetkili olarak insiyatif kullanması ve ihalede alımların yeri gelirse sorgusuz sualsiz beş katına kadar daha yüksek fiat ödeme yetkisi alması çok bu konularda suiistimalleri ve çelişkili ilşkilerin önünü kapatan MİT kurumu için yararlı bir kararname.
Niyesine gelelim MİT gerekli haberleşme ve teknik elektronik istihbarat yapabilmek için özellikle yurtdışı ve yurtiçi firmalardan alımlar yapıyor,bu alımlarda gerçekçi günün şartlarına haiz yetkiler olmadığı için kurum içindeki üst yöneticiler salla parti bu işleri yapıyorlar,sebebinide yüksek gizlilik gösteriyorlar ama sonra dışardan kurumun içine uzanan sakıncalı büyüklü küçüklü ilşkiler doğuyor,bunlardan yabancı gizli servislerden tutunda mafyaya kadar gelen çarpık bir hiyerarşi zaman zaman oluyordu.
Sizlere şöyle söyliyeyim semptimizin PLAKÇISININ bile çok eski zamanda oldu bu hadise MİT kurumundan bu görevlerle ilgili kişilerle girdiği dinleme cihazı tedariki skandalında kamuoyunun duymadığı bazı olumsuzluklar olmuştur,gülüyorum..!
Yine çocukluk arkadaşlarımdan bir GÜMRÜKÇÜLÜK konusunda uzman bir arkadaşı yine KURUMDAN bu işlerle ilgili dinleme cihazlarını yurt dışından ülkeye sokmuş sonra çıkan skandal zincirinde SUSURLUK dinleme cihazları diye o yıllarda kamuoyuna yansımış,ve ismi geçen ortaklarından bir sonra şaibeli bir kazada rahmete kavuşmuştur.
Özellikle ÖZAL iktidarı döneminde çıkıp yoğunlaşan sonrası GÜVENLİK ARAÇ ve GEREÇLERİ tedarik eden dış ticaret şirketlerinin arkasına özellikle bazı büyük devletlerin gizli servisleri girerek kurdukları SOFİSTİKE ilşkilerle bugünlerde çok rahatsızlığı duyulan yasa dışı dinleme,gözetleme,kayda alma gibi faaliyetleri yapmışlar bu şirketlerden bazıları PARAVAN olarak yabancı devletlerce kullanılmıştır….
MİT en yoğun alım yaptığı ve para harcadığı konu tamamen ELEKTRONİK ,TEKNİK İSTİHBARAT yapmak için cihaz temini ve bakımıdır.MİT kurumunda bu işkiler ağı maddiyata YÜKSEK bağlı olduğu için hadisenin gizliliğinden dolayıda basit istismar edilmesi olayı vardır,maalesef.
Konunun siyasi yanıda bundan sonra hükümetlerce fazlaca bu tip alımlarda siyasi baskı kullanılması söz konusu olamaz MİT müsteşarının kararları ile konu kısa ve sorunsuz prtatik çözülür ihalelerdeki bedel miktarını MÜSTEŞARIN beş kat artırma yetkisi ve ihaleyi istediğine verme yetkisi bir çok teknik sıkıntının önünü kapatır,belki MÜSTEŞARI şaibe altına alabilecek bir konuda olsada konu GİZLİLİK ve İSTİHBARAT olduğu için sorun bu KURUMDA olmaz,gibi geliyor….
İYİ PAZARLAR….

ZEKİ ARSLAN…

15 Mart 2014 Cumartesi

1 MAYIS 1989…….


Sevgili arkadaşlarım bu anımı kitabım için saklıyordum,fakat tesadüf LONDRADAN gazeteci sayın BAHATTİN ÇAĞDAŞ beyefendi tesadüfen bahsedince kendisine BEN TEK TANIK ORDAYDIM dedim çok şaşırdı ve benden bu anımı yazarsam TÜRKİYEYE VE MİLLETİMİZE büyük hizmetim olucağını söyledi o zaman bende yazıp olabilecek tüm provakasyonlara yardımcı olucaksa YALIN ne yaşanmışsa burdan sizlere hiç ideolojisi olmadan ve özellikle belirtim benim o yıllarda ülkemde bu konularla hiçbir faliyetim olmadığı ne kontra olarak nede istihbarati olarak belirtim VİCDAN denen olayın görgü tanığı olarak bile büyük bir yükümlülüğü olduğunu bilerek ve olaydan 25 yıl geçmiş dün gibi ama yaşlandığımı bana hissettiriyor…….!
1989 nisan ayının son günleri ANAVATAN PARTİSİNE karşı büyük bir siyasi muhalefet var 1 mayısa günler kala yine TAKSİME çıkma münakaşaları ve bu konuda muazzam bir gerginlik var özellikle SHP taksime çıkılması konusunda çok basın yolu ile diretiyor merhum ERDAL İNÖNÜ beyefendide SHP genel başkanı olarak yaptığı açıklamada TAKSİME çıkılmasının demokratik bir hak olduğunu kamuoyuna deklare ediyor.
1 mayıs 1989 günü yer TARLABAŞI THY(TÜRK HAVA YOLLARI) bürosu bilet işlemim var onu yaptım çok güzel bir hava tam bahar üstümde hiç unutmam ekose siyah beyaz bir ceket altımda siyah bir pantolon ve gravat gömlek çok şıkım,THY bürosundan çıktım bölgede çok eski olduğumuz için elimin avcumun içi gibi her yeri bilirim bölgede özellikle emniyet camiası ile yakın tanışırız,tarlabaşı bulvarı yeni düzenlenmesi için her yere büyük tepecikler oluşturmak üzere parke taşları dökülmüş yani çevre çalışması var yürüyerek tarlabaşı arka caddeden taksime çıkmak için ilerliyorum tam tarlabaşı bulvarının Kasımpaşa istikametinin kesiştiği noktada bir RENEAULT 12 hatırladığım sütlü kahverenginde başında üç sivil polis ve birde BMW motorlu trafik polisi sohbet ediyorlar,hava harika bir sessizlik varken aniden yürüyeceğim istikametten 1000,1500 kişiye yakın gösterici taksim istikametinden AMERİKAN konsolosluğunu geçerek bulvara yaklaştılar kortejin başında büyük bir BIJI YEK GULAN(YAŞASIN 1 MAYIS )pankartı ve slogan atarak geliyorlar aniden bulvarın köşesindeki polisleri görünce kaldırım kenarlarındaki parke taşları alarak üç sivil polis ve bir trafik polis arkadaşa saldırıya geçtiler,bu arkadaşlar saldırının şiddeti ile araçları ve motoru bırakarak THY bürosuna doğru geri çekildiler yoğun gösterici saldırısı araçlara ve motora karşı devam ediyor polis arkadaşlar zor durumda ALLAHTAN arkadan gördüm bir çevik kuvvet gurubu geliyor fakat onlar olayın daha farkında değiller çünkü ABD konsolosluğunu yeni dönmüşler yürüyerek geliyorlar hızlı bir şekilde yürüyerek çevik ekibinin başına giderek 100 kişiye yakın çevik kuvvet polisini başındaki üç yıldızlı emniyet amirini uyararak aşşağıda dört polisin zor durumda olduğunu söyledim o zaman çevik kuvvet polisi koşarak olaya intikal etti,ve işte o anda gösterici gurubun içinden birkaç el silah atılarak Kasımpaşa tersane istikametine sol tarafta kalan sağda benzinci ve kuzeydeniz saha komutanlığına doğru taş ve slogan atarak çatışarak geri çekiliyorlar işte o anda tüm polis gurupları silaha sarıldı ve rastgele bir silah atışı başladı fakat o yıllarda ne gaz bombası ve toma gibi araçlar yok PANZERLERDE bu olaya intikal ettirmediği için polis teşkilatının tek bir jopu var birde belindeki tabanca ve elindeki otamatik tüfekleri tabi yoğun bir mermi atışı dakikalarca devam etti büyük bir arbede oldu basın olay yerinde çatışmayı çekiyor hem video ile hemde fotoğrafla,yukarda polis helikopteri ondaki kameralar ilede çekim yapılıyor,netice itibari ile beş on dakika sonra gösterici gurup kasımpaşa ordu evi önünde tamamen gözden kayboldu fakat bir haber geldi tersane duvarının dibinde bir genç kafasından vurulmuş yatıyor,olay yerine gidildiğinde anlaşıldıki 21 yaşında genç göstericilerden biri vurulmuş başının arka kısmından.
Sonra öğrendikki adı MEHMET AKİF DALCI Diyarbakır nüfusuna kayıtlı istanbula göç etmiş burda işçi olarak çalışan hayatının baharında bir insan.
Tabi gazateci arkadaşlar yoğun fotoğraf alıyorlar olaydan ve etraftaki hasardan özellikle polis araçları ve trafik polisinin motoru ve etraftaki bazı dükkan ve binalarda hasar var ve yoğun boş mermi kovanı var muhtelif çaplarda,netice itibari ile hadiseler orda sonlandı.
Ertesi günü büyük gazetelere bir baktıkki baş sayfa TRAFİK POLİSİMİZİN çömelmiş silahı ile ateş eder vaziyette resmi TRAFİK polisi ateş etti gösterici genci katletti.
Alakası yok çünkü o esnada o kadar yoğun ateş vardıki kimin nereye ATEŞ ettiği belli değildi fakat basın olayı öyle bir verdiki o polis arkadaş bir anda hedef oldu.
Emniyetten o bölgede olduğumuz için arkadaşlar geldi onlarla çay içerken anlatıyorum olayı dediler ağbi TRAFİK polisinin evinide şubesinide değiştirdik canı tehlikeye girmesin diye,aradan hatırladığım 2 yıla yakın bir zaman geçti bir sabah o trafik polisini evinin önünde DEVSOL şehit etti vurarak,çok değerli Elazığlı bir komiser arkadaş ile bu konuyu konuşuyorum dedi ZEKİ bey üç defa yer değiştirdik evini değiştirdik DEVSOL bunu nasıl buluyor,inanırmısınız birkaç ay sonra bunları konuştuğumuz hüseyin beyi okmeydanında bir kahvede arkadaşları ile taradılar o arkadaşlarıda tanıyordum çok mert arkadaşlardı dört polis şehit hüseyin bey tesadüf ağır yaralı kurtuldu kahveyi tarayanlarla yan masalarda üç gün kağıt oynamışlar……!DEVSOL……..!
Bütün bunlar unutuldu ama stres aynen devam 1996 yılı başları hep söylerim hayatımın en stresli aylarıdır MİT yakın bir arkadaşımla boğazda rakı içiyoruz merhum METİN GÖKTEPE polislerce dövülerek öldürülmüş,günün konusu ondan bahsediyoruz arkadaş dediki ZEKİ merhum Göktepe zamanında 1 mayıs 1989 hadiselerini muhabir olarak izlemiş şehit trafik polisinin resimlerini o çekmiş çok uyarılara rağmen bunu ajanslara geçmiş emniyet teşkilatıda bu yüzden bir husumet besliyormuş,orda o gün kapalı spor salonunda sıkıştırınca ders vermek için dövmüşler fakat ters tarafına geldiği için vurdukları darbeler istemeden aslında katletmişler mesele bu…..!
Dedim ben 1989 ordaydım,arkadaşım çok şaşırdı evet ben ordaydım tesadüf tüm olaylara şahit oldum hadiya dedi, hadiyası yok bizim dünyalarımız o yıllarda çok farklı idi ama tesadüfen şahit oldum ha bak birde olaya POLİS HELİKOPTERİ şahit emniyetin FOTOFİLM merkezinden görüntüleri seyredin şimdi hadiseyi daha iyi anlarsınız….
Benden MİLLETİMİZE taviye birbirinize ırk,din,dil,ideoloji gözetmeden sahip çıkın bu vatan ,bu topraklar hepinizin sizler birbirinize düşerseniz,başkaları gelir bu topraklardan sizi atmaz ama iyice köleleştirir…!
Sizlere başka 1 mayıslarıda tafsiatlı çocukluğumda yaşadıklarımı ve öğrendiklerimi anlatıcam,kitabımda…..?ST.PETERSBURGTAN sevgili İRİNAYI bekliyorum…….
Bu yazıyı yazmama sebeb olan gazeteci sayın BAHATTİN ÇAĞDAŞ beyefendiye sizler adına teşekkür ederim.
SAYGILARIMLA,

Zeki Arslan……..

14 Mart 2014 Cuma

MİT& BÜLBÜLDERESİ…


Sevgili arkadaşlarım hepinize hayırlı cumalar diler,bugünkü konum bülbülderesi meselesine biraz girmek istiyorum kamuoyunda çok konuşuluyor tam bilinirmi bende bilmiyorum bildiğim ÜSKÜDAR –BAĞLARBAŞI doğumlu olduğum oraların ahalisinden gelmeyiz yapıyı biraz bilirim değil bilirim.
Güçlü bir devlet içinde yapılanması vardır,burda özellikle VATİKAN kaynaklı GÜL ve HAÇ kardeşliği(biraderleri)örgütüne çok yakınlardır.
Türk devlet tarihinde bir çok ismi içinde bulundurmuş aslında BÜLBÜLDERESİ bir mahalle orda mezarlıkları olduğu için anılır yoksa geniş manada İstanbul,izmir,bursa,edirne gibi  özellikle o bölgelere yayılmışlardır.
Burayı nereden açmak zorunda kaldım şimdi açsam bir sürü isim cisim dökülür istemiyorum dün camiadan bir arkadaş ağbi bu sana yapılan KOMPLO operasyonu sen bizden biliyorsun,sana bunu yapanlar o BÜLBÜLDERESİNİN KURUMUNUZDAKİ yerleşik düzeni tabi doğruyu söylüyor zaten bende öyle söylüyordum onun kulağına heralde yanlış gitmiş,banada kızdı CAMİAYI suçluyorsun diye aslında alakası yok biz objektif nerde kimin ne hatası varsa onu yazıp çiziyoruz burda birkaç kişinin yaptığı hücre sistemi çalışmayı ben tüm bir CAMİAYA yüklememe imkanda yok ALLAHTAN korkumuz var ne kadarda camiye cumaya gitmesekte bizde ALLAHA inanıyoruz….!
Bakın arkadaşlar dönüp aynı yerlere gelmek istemiyorum insanların ne halde olduklarını ne durumda olduklarını nasıl travma geçirdiklerini bir tek kendi ve ALLAH bilir.
2004 yılında HARBİYE askeri müzesinde önemli bir resepsiyonda bu bülbülderesi GLADİO üst mensubları ile toplu halde resepsiyon ortamı resim ve film kayıtları bizim kurumlarımızda olduğu gibi sanırım bir yabancı gizli servisinde elinde var,bu çıktığında artık KURTLAR VADİSİ filmi nasıl olur bilmiyorum gülüyorum,BÜLBÜLDERESİNDEN OF lu ATİLLA var onu DENİZ KUVVETLERİNDEN bazı arkadaşlar bilir en iyi gerçeğini işin ne olduğunu o anlatır…
Bu resepsiyonun sponsorluğunu şu andaki hükümete çok yakın bir OTELLER zinciri firması yapıyordu,gittiğimizde gördük ve AK partili yeşil gladio diye anılan kişilerde bu resepsiyonda mevcuttu ben daha sonra bu resepsiyonun arka planını çok iyi girdim onun için 2004 yılından 2010 yılına kadar geçen süreçte ÖZELLİKLE MİT yöneten bu bülbülderesi kadrosunun yaptığı tüm KİRLİ HAREKET dediğimiz eylemlerdende bir şekilde dönemin hükümet yetkililerine bildirilmiş kimse demesin bizim hatamız yok,artık devir öyle bir devirki illaki burdan çıkmasa WHASHİNGTON,LONDRA,MOSKOVA gibi merkezlerden bile çıkıyor görüyorsunuz.
2010 yılına geldiğimizde bizi ŞANTAJ suçu ile alıp İstanbul emniyetinde fişleten hiç alakam yok orda salıverilmem veya diğer tanımadığım şahıslarla ayrılmam gerekli iken bunu yapmamaları,biliyorumki çok iyi yine ÜSKADAR BÜLBÜLDERESİNİN MİT muazzaf çalışan yetkilileri ve onların emekli ağa babaları ve bağlı oldukları BARONLARIN çalışması ile uzun zamandır hazırlanmış komplo.Zaten şantaj suçunda şikayetçi olup bu operasyona neden olan dönemin İTO başkanının yakınlarıda o 2004 yılındaki resepsiyondalardı?
Ama şöyle bir şey var sen komplo kurarsında ALLAH işte senin o komplonu ayağına dolaştırır,burdan MİT üst yetkililerine ve onların sıralı amirlerine söylüyorum ne zaman özür dileyeceksiniz bu uzun yıllar ARSLANLAR gibi iş yapan benden ve hiç hakkı olmadan çeşitli adice,basitçe,gentilmenlik kurallarına uymadan şavaş eden her zaman arkadan KÖPEKLİK yaparak çalışan bazı arkadaşları bir daha haber elemanlarını görmüycem şekilde bende uzak tututacaksınız önemli olanda bir gram bu son 20 yılda teri akmamış kimselerin bana bu iftirayı ŞEREFSİZCE atarak el koydukları emanetimi geriye iade ediceksiniz,lütfen bu böyle DELİKANLILIK  kelimesi havada askıda kalmasın sonra ALLAH muhafaza DELİKANLILIĞIN çakma EMİTASYON olduğu meydana çıkar…?
Burdan özellikle bu ŞANTAJ gibi adi bir şuça şahsımın adını karıştırmaya kalkmaları kendilerinin şahsıma karşı işledikleri büyük bir ŞUÇU ÖRTBAS etmektir ve beni etkisizleştirmektir.Tabi bu işlerin altında RANT vardır bunu yapanlar kurumu ve diğer kurumları kendi menfaatleri için kullanan BÜLBÜLDERESİNİN yetiştirdikleridir…..!
Şimdi diyorlarki ve bazı devlet büyükleri ile dedirtiyorlarki e bir kişi yanıcak biz yolumuza devam edelim vallahi benim ömrüm yanmakla geçti birazda AMERİKA,İNGİLTEREDE bizler çalışırken ter dökerken okuttuğunuz PİÇ KURULARINIZ yansın oldumu böyle basitleşmeden büyük devletin gereklerini yerine getirerek hareket edin…
Evet arkadaşlar burdan anlıycağınız kimseyle veya hiçbir gurupla camia ile işimiz olmaz HAYATTA ne yaşadıysak onu aktardık,yaşadığımız günlere görede aktarmaya devam ediyoruz….
SAYGILARIMLA,

Zeki Arslan…..

13 Mart 2014 Perşembe

DERİN DEVLET YOK……


Sovyetler birliği dağaldıktan sonra RUSYA FEDRASYONU DEVLETİNİN önemli işlerinden biri ayrılan ülkelerde kalan stratejik topraklar ve üstlerde bunlardan biride UKRAYNADA kalan kırım özerk cumhuriyeti ordaki KARADENİZ DONANMA FİLOSUNUN üstleri idi zayıf olduğu halde diplomasi ve ekonomik siyasi,stratejilerini kullanarak 1994 yapılan kesin anlaşmalarla bu bölgede RUSYA hakimiyetini kanunlara bağladı…
Bugün gelinen nokta o gününün stratejik açılımıdır,burda boşuna MİLLİYETÇİLİK söylemlerine kanmayın herşeyde olduğu gibi bundada suyun altındaki hadiseler başkadır.
1993 yılında türk derin devleti ile yani TEŞKİLAT denilen gizli yapı ile ilişkimi kestim sebebi SOSYAL,KÜLTÜREL ve EKONOMİK hadiselerde bu yapı ile benim aklımın uymaması geçmişten çocukluğumdan yaşadığım yoğun bu hadiseler bu camianın her kolunun MİLLİ olmadığı ve sistem yapısının bozuk olduğu adeta KAST sistemi olmuş bir yapı olduğunu anladım.
Uzaklaştım tekrar bu ülkedeki konumuma eski bağım olan açıkçası bir yabancı devlet yapısı ile gitmeye karar verdim öylede yaptım ,biz zaten geçmişten beraberdik sadece bekliyorduk.
İşte o zamandan sonra TEŞKİLAT saldırıya geçmedi,maddi menfaatleri ön plana çıktığında TEŞKİLAT dediğimiz kurum heryerden eksiğini toplumda PİSİKOLOJİK hareket ile saldırarak başlattı ama herşeyimize saldırdı,Cuma namazlarına gitmediğimizden tutunda niye viski içiyoruza kadar,koskoca adamlar ANKARADAN ve İSTANBULDAN bu konuları topluma fısıltı gazetesi ile yayarak bize TEŞKİLATI saldırttılar ve çeşitli operasyonlar örtülü yaptılar.
Burdan izah etmek istediğim sizlere şudur TEŞKİLAT ve kontrol ettiği güçler İDEOLOJİLERİN hepsini kullanarak toplumda hedef aldığı kesimlere saldırır aslında bunun tamamen altı kendi ekonomik ve bu olayı götürebilmesi için siyasi kıriterleri kendi eline almaktır,yani solcunun,sağcının,dindarın onlar için bir önemi yok kullanacağı ideolojilerle hedefe gitmek vardır…
İşte gördüğünüz en büyük zannettiğiniz siyasi ve ekonomik oyuncularda aslında hepsi bunların birer ürünüdür diyceksinizki bütün gördüğümüz yapı bunların ürünü ise niye türkiye bu sıkıntıları çekiyor çünkü MİLLİ değiller stratejilerini dışarsı organize ediyor,burda onların havası sizlere o bildiğiniz çeşitli ideolojileri kullanmaları, TEPELERDE herkes beraber,beraber olmasalarda işlerine geldiğinde hemen anlaşırlar.
Arkadaşlar bunları okulda öğretmezler DERİN DEVLETİN OKULU yok,sahadır…..?
Bugüne geldiğimizde belirli bir iktidar yapısı ve başı şuçlanıyor,onlar kendilerini müdafa ediyor ama bakın heryerden bir uzlaşma var düşman gibi kabul ettiklerini salıyorlar cezaevlerinden,yakında kendi dost bildiklerinide salıcaklar,sonra tüm TÜRKİYENİN hasım aldıkları gurupları ve liderlerini hatta baş liderini salıcaklar,çünkü stratejiyi biz belirlemiyoruz DIŞARDAN bize uygulattırılıyor……
1997 yılı idi beş yıldızlı br otelde bir buluşmamız olucak MİT mensubları ile gittiğimde bir baktımki ünlü bir cep telefonu şirketinin TÜRKİYE OPERATÖRLÜĞÜNE sahip bir beyefendi lobide oturuyor adamları ile MİT arkadaşlarda onların yan masalarında,yana yana oturmuş sohbet ediyoruz işte benim anlık bir hareketimden ortalık tedirgin olundu onu kitabıma saklıyorum o beyefendi hiç buz gibi soğukkanlılığını korudu.
Yıl 2003 İSTANBULUN sayfiye semptlerinde bir karakolun karşısındaki çıkmaz sokak yoğun polis var,ne oluyor dedim baskın var çalışma var,hemen öğrendimki ANKARA ORGANİZE şuçlar dairesi başkanı sayın HANİFE AVCI bey bizzat baskını kendi yöneterek bu çıkmaz sokaktaki evde operasyon  gerçekleştirmiş ve baskının o evdeki çalışılması üç gün sürdü tabi ben baskın olmadan evvel o sokağında yapısını biliyordum.
Öğrendiğim bir şeyde bu basılan gizli ev bu büyük TELEFON GSM operatörünün ve şirketlerinin gizli tüm elektronik dosyalarının ve verilerin depolandığı bilgisayar sistemlerinin olduğu yermiş bizzat bilgisayar uzmanları ve sayın HANEFİ AVCI operasyonun başında bu verileri çözümlemek ve şifreleri kırmak istenilen ve aranılan dosyaları bulmak için gece gündüz üç gün çalıştılar.
O firmaların sahibi şimdi nerde ve firmanın holdingin durumu ne..?
Entersan olan sayın HANEFİ AVCI beyin HALİÇTE YAŞAYAN SİMONLAR kitabının basımından sonra çıkan olaylarda kimsenin dikkat etmediği bir olay oldu sayın AVCI GENELKURMAY ASKERİ SAVCILIĞINA giderek orda davacı olmayı,hatta bu konularda onların müdahil olmasını istedi,fakat o günün şartlarında gerekli desteği alamadı ve sonunda bugün ÖRGÜT olarak ilan edilmiş hükümetin başı tarafından bir gurup vasıtası ile operasyona maruz kaldı,kitaba bakıyorsun yani çok önemli bir hadise değil anlatılanlar büyütüldüğü kadar kitabın   ne olduda SAYIN HANEFİ AVCI birden bu kadar hedef alındı ve ağır cezaya çarptırılarak mahkemeleri sonlandı.???
İlginç tarafı zannederim benimde istihbari tanıdığım sayın AVCININ elemanı başının belaya girmesinde büyük etkisi olan kişi N.K sonra küçük bir ceza ile kurtuldu serbest hatta sayın HANEFİ AVCI onu savunurken 50 yaşına gelen insan ŞUÇ işlemez demişti…?
Diyiceksiniz nereye geldiniz ne demek istediniz bugünki hükümeti ve başını ve ülkedeki gergin hadiseleri gördüğümde düşünüyorum sizde düşünün..?
PARİS uzun yılların stresini atmak için güzel tabi sokak kafeleri,akşam bulabilirsen eski salaş meyhaneler,kitabı orda yazsam ilham daha fazla gelir artık rica ederiz st.petersburgtan İRİNAYA oraya gelir yazılarımı kaleme alıcakya tabi ROMAN???
Hepinize hayırlı günler..
SAYGILARIMLA,

Zeki Arslan….

11 Mart 2014 Salı

BOŞA KONDU-1


Arkadaşlarım konumuz ERGENEKON tahliyeleri,kamuoyu  bir haftadır bunla meşgul oluyordu dün patladı,tahliyeler geldi.
Tabiki cezaevi yatan insanlarımıza ilk önce geçmiş olsun diycek,hukuka boynumuz kıldan ince diycez,tutukluluğu ve ceza yatmanın kötü insan hayatında bir yeri olduğunu bilicez ALLAHA sığınıcaz AMMA söylediklerimizden ve arkasında durduğumuz fikirlerimizden vazgeçmiycez,karekter zafiyeti yaşamıycaz bugünlerde maşallah KARAKTER zafiyeti tepeden aşağıya maalesef akıyor,dün ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜ diyen delikanlılar yok bu KANARYA SEVENLER CEMİYETİYMİŞ demeye başladı,bu delikanlılar birde MUHAFAZAKAR arkadaşlar….
Şunuda belirtmeden geçmiyeyim bu ceza yatan arkadaşlardan bazıları bu cezaları yatmasalardı on yıl evvel toprak altında yatıcaklardı,buda İSTİHBARAT size sabah akide şekeri olsun,herkes şükretmeyi bilsin…..?
Gelelim konumuza eskiden başlıyayım KIBRIS HAREKATININ sıcak günleri rahmetli babam evde yok kaydunu,kuydunuda bilimiyoruz harekattan bir AY sonra geldi balkonda yavaş,yavaş rakısını içiyor,tabi çocuk merakı ile habire soru soruyorum inanın 12,7 A6 tareti gibi sorularımla bunaltıyorum,BABAMA  harekatı sorarken şunu söyledi SATTI bizi bu ECEVİT,buna oy verenin dedi…!Ecevit Karaoğlan anlamadım nasıl baba dedim TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNİN adaya çıkış planları ve yapılan harekat planları BAF,LİMASOL düşene kadar devam edicek adada tam barış tesis edildikten sonra BM  de yapılacak BARIŞ anlaşması ile taviz alarak geri adada çekilip sınırlarımızı oluştururkende KIBRISI bir  iki taraflı resmi devlet olarak anlaşmalarla kabul ettiricez.
Ne oldu BABA dedim ne olucak dedi beğenmediğimiz MERHUM NECMETİN ERBAKAN bu planın arkasında durdu bunlar,CENEVREDE,LONDRADA  ingilizlerden aldıkları direktiflerle adada öyle bir konuma bizi getirdilerki nerdeyse adadaki TSK varlığı tehlikeye girdi birliklerin ilelemesinin önü kesildiği için ve bundan sonraki müzakereler olumsuzluk üstüne kurgulanacak yaptığımız tüm plan boşa gidicek.
Ergenekon operasyonlarında hala bir şema verildiği ve bu şemanın hala akıbeti 2003 yılı 3 temmuz günü ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜ şemasının eski MİT müsteşarımız ŞENKAL ATASAGUN bey tarafından dönemin GENELKURMAY BAŞKANI HİLMİ ÖZKÖK paşaya verildiği ve iki ay kadar sonra yine dönemin AK PARTİLİ hükümetine verildiği ve sonrası suyun altındaki hiçbir gelişmeyi bilmeyen kamuoyu nezdinde böyle HAZİN bir sonlanan içi BOŞ ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜ davası ve işin komiği operasyonu yapan muktedir güçlerin birbirine düşmesi,Allahtan önceden kayda girmişiz arkadaşlar.
İki defa darbeye kalkışan merhum ALBAY TALAT AYDEMİR ve CUNTA FALİYETİ arkadaşı BİNBAŞI FETHİ GÜRCAN aslında olayın içinde olanlardan öğrenmiştim darbeyi yapmalarına ramak kalmışken yaptıkları basit insani duygular içinde ve birazda allahın onlara yardım etmemesinden dolayı darbeyi beceremeyince ikisinide dönemin muktedir güçleri asmıştı.
Asmalarda asma kalktı üzümler KORUK olduda şimdi hukuk var,adamı hukukla götürüyorlar,bu işi eline gözüne bulaştıran dönemin HÜKÜMET yanlısı veya tavır olan komutanları ve siyasi irade ve onlarla çalışan bürokratik ve danışman rolündeki kadrolar umarım papazı bulmaz.
PAPAZI bulmuycak çok iyi biliyorum tek bir gurup var hiçbir zaman onlara bir şey olmaz sayın MİT MÜSTEŞARI ŞENKAL ATASAGUN ve ondan sonraki devam eden MİT yetkilileri?
Tabi arkadaşlar bu on yılın sırları illaki bazı mihraklardan yavaş yavaş sızıcaktır,ben sizlere BOŞA KONDU 1 deyip konuyu kapatmayıp,numaralı sıraya göre gerektikçe götürürüm….
Hepinize saygılarımı sunar,gözlerinizden ellerinizden öperim…
SAYGILARIMLA,

Zeki Arslan..

9 Mart 2014 Pazar

DEVLET İÇİNDE DEVLET………


Arkadaşların bu Pazar değişik bir kendimle ilgili bir yazı yazmak istiyorum,sebebide sizden yoğun soru geliyor,şunu soruyorlar ZEKİ bey yazılarınızı okuyoruz anlamadığımız nasıl bir konu içindesinizki bunları yaşamışsınız,bize yaşadıklarınızı  anlatıyorsunuz bazen algılayamıyoruz.
Size burdan biraz anlatim,başımdan geçen hadiseler ailemin  ikinci dünya harbinde SAĞIR ODA dizi filminde konu aldığı gibi bazı uluslararası özel işlerden dolayı başlangınç veren daha sonra 1950 li yıllarda yine aile içinde yaşanan bazı gizli suikastler ve sonra TÜRK GLADİOSUNUN kurulması ile 1955 yılından özellikle TÜRKİYENİN dünyadaki gelişim tarihi ile olaylarla uluslararası alanda paralel giden bir gerçek öykü.
Tabi özellikle MİT ve TSK içindeki bir gurubun rahmetli babama ve arkadaşlarına düşmanca ve çekememezlikten gelen tavırları özellikle ilk 1969 yılında önemli bir MİT görevlisinin arkadaşları ile yabancı bazı ülkelerin derin yapıları ile rahmetlik babama ve arkadaşlarına düşmanca arkadan tavır alması ve  1969 yurt dışında suikast girişiminin YUGOSLAVYADA olmasından sonra başlayan uzun bir kan ,barut ve gözyaşı ile giden ve tamamen türkiyede yaşananlarla seyrederek devam eden  hadiselerdir,bunlar KIBRIS davası ile yakın başlangıç ve şüreç ilşkisi olmuş daha sonra 1975 yılından sonra işte şimdiye kadar gördüğünüz suikastler ve sabotaj,şantaj her türlü kirli oyunun sergilendiği bir hadiseler zinciridir,bildiğiniz tüm suikastler bu çarpışmanın içinde geçmekte ve maddi manevi beni ve yakın çevremi hayattan alıp koparmış hadisenin boyutu şu andaki zamanlara kadar ulaşmıştır…..

Tabi özellikle ben genç yaşta babamı kaybedince, babamda çok genç yaşta vefat etmiştir aniden ben daha sonraki yaşantımda KOZMİK KURUMLARIMIZIN içine girdiğimde aslında bire bir yaşadığım fakat tam net olarak bilmediğim hadiselerin net olarak ne olduğunu öğrendiğimde büyük bir travma yaşamışım tüm hayatımın yayın akışı birden allak bullak olmuş,ve bunu anladığımda merhum babamında merhum özal gibi bir zehirli suikaste kurban gittiği  öğrenmiş ondan sonra bir çatışma yeniden ağır başlamış çünkü DEVLET için büyük bir iş yapmışım onun gücünü bunları öğrendiğim için elimden alınmak istenmiş ve bir kanlı,stresli çarpışma sokaklara inmiş türk derin devletinde bu hasmane gurubun 28 şubat sonrası tüm siyasi erkleri özellikle ele geçirmesi başta MİT MÜSTEŞARLIĞI olmak üzere hatta kini çok fazlaca olan ÇAMLICALI bir MİT MÜSTEŞARIMIZIN başta olmasından kaynaklanan yoğun bir saldırının gerçekleştirilmesi içerden ve dışardan şahsımın bir çok kere çeşitli kazaen denenen suikastler ve operasyonlar atlatarak geçmiş bu arada devamlı çalışmamla geçmişten yeni bilgiler öğrenerek devam etmiş ama maalesef bir çok arkadaşımı bu çatışma esnasında kaybetmişimdir….
Arkadaşlar tabi ben bunları çok uzun yaşadım tüm merak ettikleriniz türkiyede olan gizli hadiselerin bir çoğu bu yaşananların içinde var kendi yaşadığımız bizzat olmasada bilgisi ulaşmış vardır,tabi bunları açıkçası yayınlayamıyoruz denedik olmadı ROMAN yazın dediler bilader millete çakma DİZİ ve romanlarla veriyorsunuz ama gerçeği yanıltıyorsunuz,kullanıyorsunuz,ticari kaygınız olduğu için istanbulun göbeğinde 5 saat çatışma yaşatıyorsunuz çatışma alanına polis gelmiyor,millet yok artık demiyor ama bizler gülüyoruz….?
Yani arkadaşlar durum bu, baştan bizim devletin yetkillileri bırakın ŞİZOFREN hayal kuruyor diyorlardı,sonrada eh var birşeyler diyorlardı,daha sonra bu kadarda anlatılmaz ayıp diyorlardı şimdi nasıl kurtuluruz yurt dışınamı yollasak toprak altınamı yollasak diye düşünüyorlar sayın BAŞBAKANDAN ricam gün görmediğim şu ömrümde yurt dışına yollayında kendi maddi İMKANLARIMLA son yıllarımı huzur içinde geçirim sakin bir ülkede mutluluğu bulursak ararız niye olmasın…….!
Mutluluk vardıda bizmi yaşamadık……..?
Özeti bu arkadaşlar sevenlerim merak edip haklı olarak neyle karşılaştık diyenleriniz merhum aşık veyselin dediği İŞTE GELDİK GİDİYORUZ fakat çok haksızlık,saldırıya maruz kalmak ve bunu artık olağan bir iş olarak kabul eder olmak çok zor bir mesele özellikle bu davada bir çok yola çıktığımız insanın birde İHANETİ insanlardan soğuttu bizi adam dağda canını feda edenler bayıra indiğinde 500 kuruşa adam satıyor işin acı tarafı bu……..
Hepinize iyi pazarlar dilerim…….
SAYGILARIMLA,

Zeki Arslan……..

8 Mart 2014 Cumartesi

BELGELİ SUFİLİK……………….!


Sevgili arkadaşlarım,bazen günün konularını felsefi ele almak ihtiyacı duyuyorum,ülkemiz enteresan bir sürece adım adım gidiyor,ben bunu 1993 ten beri anlatsamda,kimse anında anlamadı çok sonra dedilerki senin dediklerin doğru çıktı.
Büyük devletlerin temel stratejileri özellikle ABD ve RUSYA hiç aksamadan nasıl plan yapmışlarsa öyle gidiyor.
Bir şarkı var sayın SELDA BAĞCAN hanfendinin SİVASIN YOLLARINA diye o şarkıyı unutmayın,beni hatırlayın.
1970 Lİ YILLARDA çocuktum BEHİCE BORANLAR,MEHMET ALİ AYBARLAR, bunları izleme şansım oldu türk solunun en güçlü olduğu yıllardı o zamanlar sayın BAĞCAN gençti işte meşhur merhum SABAHATTİN ALİ beyin aldırma gönül şiirini şarkı yapıp okuyor bu kaset furya satıyordu..
Şimdi zannedersiniz RUSLAR tarafından tanıyorum dil tam aksine SSCB yani Sovyet yetkilileri hiçbir temasları bizim SOL cenahla olmazdı,basına zaman zaman resepsiyonlarda göstermelik görüntü verselerde resepsiyonlarda açılışlarda RUSLARIN bizim SOLA bir ilgileri yoktu…
TÜRKİYENİN ilerde ne olucağını en iyi 1970 li yıllarda  özellikle İstanbul emniyeti 1.şubede sol masada ihtisas yapmış birkaç komiser sonra bunlar emniyet müdürü oldular onlar bilir
Birde MİT YIKICI FALİYETLER KONTRKOMİNİZİM daire başkanlığı içinde o yıllarda görev yapmış yine az sayıda kalan kişiler iyi bilir……..
Sıkmıyorum dilmi arkadaşlarım ,şimdi BELGE dediğin zaman istihbarat örgütlerinin işi ortada belge bırakmadan çalışıp,delil kalmıycak hiçbir şekilde yapılan hareketlerdir.
İstihbarat faaliyetinde belge olmaz hatta olan belgeler ve dosyalar bile imha edilir.
Size şöyle anlatim birkaç zaman evvel iyi bir CİNAYET masası komiseri ile oturduk bir yerde,tanışırken bazı cinayet vakalarını sorunca o dönemde hepsinde kendisinin görev yaptığını anladım ve tek tek cinayetler hakkında farklı bilgiler verip ve bunların hepsinin seri cinayet aslında olduğunu söylediğimde ve bana bu soruşturmaları kendi yaptığı halde hatta hukukada kendi intikal ettirdiği halde aradan 15 yıl sonra bende konunun çok farklı yönünü öğrendiğinde sinirlendi,hatta selamı bile kesti.
Bunla size şunu izah etmek istedim günlük hayatınızın içinde basın,yayın ve diğer tüm argümanlarla gördüğünüz size yansıtılan hadiseler bildiğiniz şekilde değildir asıl suyun altında oynanan oyunki bunu genelde istihbarat örgütleri veya bu sistemde çalışan diğer çeşitli uluslararası beynelminel örgütlerin üyeleri bu oyunlar içinde oynar sizler bu gerçek zaman zaman hadiseli oyunları bilmezsiniz,bildiğiniz zamanda bu size değişik yansıtılır.
Sufulik değişik bir yaşam formu bu dünyada yaşamak onu çok zor ÇAMURLA,ALTINI aynı seviyede görebilen bir düşünce tarzındaki yaşam…
ATALARIMIZ demişya ALTIN ÇAMURADA DÜŞSE ALTIN ALTINDIR DEĞERİNDEN KAYBETMEZ.
Arkadaşlar herkes herkesin arkasından anasına küfür edebilir bu dünya böyle bir dünya tabi aslolan bazı  kiriterlere asgari dikkat edip hayatta yanlış yapmamak.
Ama siyasi ve ekonomik ikbal için büyük bir çoğunluğumuz elimize fırsat geçtiğinde bir çok yanlışlık yapabiliyoruz,nedir bunlar zor gününde yanında olanı arkadan hançerlemek,dediğim gibi MADDİ İKBAL için en yakın kişileri satmak,arkadaşının yakının altını oymak örnekler o kadar çokki anlatmakla bitmez işte bunları yapmayan adam DELİKANLI adamdır,az kaldı DELİKANLILAR  İKİYÜZELLİBİN KİŞİ ÇANAKKALEDE ölmüşler,kalanda çok az.
Merhum TURGUT ÖZAL beye suikast yapmaları ve sonra köşkte zehirleyerek öldürmelerinin sebebini bir düşünürseniz nedenini merhum ÖZALIN dış konjöktürle bir sıkıntısının olmadığını dışarı ile temaslarını ve ilişkilerininde rahat olduğunu anlarsınız burdaki rakipleri içerde imha ettiler o yüzden çünkü yaşasa dışarı ile sağlam ilişkileri yüzünden yine ULUSLARARASI ortamda baş edemiycekler,en önemlisi baştan merhum ÖZALI korumakla yükümlü kişileri imha ettiler.
Merhum ÖZAL beyin en büyük özelliği yaptığı işte kısa ve pıratik çözümlerle halletmesi ve dışardaki dünyayı yöneten derin güçleri yakın tanıması….?
Abartmıyorum sabah nestkahvesini karıştırırken haritayı kontrol edip takip ettikleri ülkelerde rejim veya ülkenin coğrafi boyutlarının değişmesine karar veren güçler var?
FREKANSLAR karşındakinin iç dünyasını ve gizli karekterini ve gizli görüşmelerinin sırlarını verebilir,bazende FREKANSLAR çok büyük sistemleri yanıltmaya yarar…….
Benim görüşüm şu İYİLİK YAP,İYİLİK BUL bulabiliyorsan,bulamıyorsan ALLAHA sığın zaman zaman küfürde şart DOKTORLAR diyorki boşal içine atma…..
İyi tatiller,
Saygılarımla,

Zeki Arslan…..

7 Mart 2014 Cuma

PİSLİK DÖKÜLECEK……..!


Sevgili arkadaşlarım hayırlı cumalar ,hepinize.Tabi dinliyoruz herkesim bir birini şuçluyor
yılların verdiği tecrübe ile sizlere şunu aktarmak istiyorum zor bir coğrafya ve zor bir sosyal kültürel,ırksal,dinsel bir mozaik diye tabir edilen ülkede yaşıyoruz.
Yakın tarihi gelicem sizi açmak istiyorum dün  ESKİ GENELKURMAY BAŞKANIMIZ sayın İLKER BAŞBUĞ paşamızın bir açıklaması oldu,SEFERBERLİK TETKİK KURULUNA amerikadan 15 ARALIK 2009 tarihinde  o zamanki TBMM meclis başkanımız sayın BÜLENT ARINÇ beye suikast yapılacak diye ankara TEM şubeye emir geliyor ve kendisi bu iftira üstüme kalır diye izin veriyor STK girilmesine……?
27 aralık 2009 günü STK(SEFERBERLİK TETKİK KURULU) mahkeme  kararı ve hakim yetkisinde girilip 21 gün inceleme yapılıyor,gelinen 4 yılda içinde, konu ile ilgili hiçbir şey çıkmıyor hala muamma……???
Hemen arkasından 15 nisan 2010 tarihinde sayın DENİZ BAYKAL beyefendiye suikast ihbarı geliyor İstanbul TEM şube polisine ve bu ihbarın neticesinde mayıs ayında sayın BAYKALA SEX kaseti skandalı geliyor mecbur kalıyor istifa ediyor CHP genel başkanlığından.
Hep dediğim gibi bende o ara sayın SAVCILARIMIZIN ve belirli stratejik üst makamların dikkatini çekmek için istihbari bilgi resmi olucak kanallardan yolluyorum bunun teyidinide alıyorum ulaşıp değerlendirliyormu diye o esnada sayın DR HAKAN FİDAN bey MİT müsteşar yardımcısı fakat yoğun MOSSADIN hakkında bilgi toplama faliyeti var o arada 22 nisan 2010 tarihnde hasta yatağından bana sahte bir operasyon yapılıyor İstanbul ORGANİZE ŞUÇ bürosundan ve orda bakıyorumki arkamız duvara dayalı iken bazı BATILI güçlerle bazı üst düzey yetkililerin konuşmasına,kadere bakınki ilk açıklıycam burda 2005 yılında RUS GİZLİ SERVİSİNDEN KADİM bir dostum arkadaşım hatta ünlü bir diziye konu olan kişi aynen dizide olduğu gibi karşılıklı VİSKİ içerkem İstanbul emniyeti içinde NATO bandında emniyet yetkillilerinin olduğunu dikkat etmemi söyledi.
Sevgili arkadaşlarım biz siyasetçi değiliz yaşadıklarımızı vatandaş olarak anlatırız,inanın diyorum sakın ideolojik düşünmeyin sizleri vatan millet sakarya gibi siyasi ve bürokratik kimlikleri ile gaza getirip ortaya dökmek isteyenlerin hep niyetleri TAMAMEN DUYGUSAL?
Şimdi kim komplo bize yapıldı,diyor istifa ediyorsa çıksın delikanlı gibi niye böyle SAHTE bir operasyon yaptıklarını bunun arkasındaki üst düzey yetkilliler kim bunun amacında EMTİA VE RANT,SİYASİ İKBALİ kimler sağladı çıkıp konuşsun TAŞ………..adam MÜSLÜMANIM diyen çıkar 2008 yılında sayın EYLÜL ayında TANIK ifadesi kullanana TEM şubede ve evinde iki defa ifadesi alınan kişiye EMNİYET CAMİASI olarak nasıl sahte operasyon yapılır,eğer bu emri emniyet camiası bir PROJENİN sadece uygulamasında görev aldıysa PROJENİN sahibi kimler,EMRİ KİMLER VERDİ,AMERİKA bu işin nerdesinde ……?
Ben bunların ne olduğunu toptan biliyorum ama mecburum sizle PUZZULE şeklinde vermeye…..?
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN….

4 Mart 2014 Salı

MİT DENİZCİLERİ…….


Sevgili arkadaşlarım,bugün size başka bir pencere açim dedim şu sıralarda RUSYA UKRAYNA arasındaki problem ve BATILI güçlerin müdahil davranışları BOĞAZLARIMIZI çok önemli sıcak günlerden yeniden geçirmeğe başladı.
Nitekim RUSYA FEDERASYONU KARADENİZ FİLOSU gemileri boğaz geçişleri  yaparak tabi vatandaşımızında görüceği şahit olucağı şekilde hareketlenmiş vaziyetteler BATI devletleri başta ABD donanması olarakta KARADENİZE gemilerle giriş yapmak istekleri oluyor.
Tabi tüm bu işin takibatını yapan birde MİT deniz şubesi ve onlarla beraber mesai yapan ELEKTRONİK istihbarat görevlilerimiz var,işte MİT birkaç tane gelişmiş sofistike teknesi vardır bunlar çok suratli tekneler olup ilk bu modern tekneler 1970 Lİ yıllarda alınmıştır,özellikle SOVYET İSTİHBARAT GEMİLERİNİN elektronik duvar,kalkan kurarak boğaz geçişlerinde onlara yakın takip tarassut altında tutarak boğaz çıkışlarını bitirene kadar gerekirse boğazıda geçtikten sonra eşlik ederek vazife yapan teknelerdir.

İşte tabi 1990 lı yıllarda SOVYET SOSYALİST CUMMHURİYETLER BİRLİĞİ yıkılınca bizim özellikle GÜVENLİK GÜÇLERİMİZ personelleri tüm kurum ve kuruluşlar bir yumuşama dönemine girdiler ve artık SSCB bittiğini RUSYANIN ilelebet toparlanamıycağını iddia ediyorlar,hatta ve hatta ağar kelimeler kullanarak bizim gibi bu devletlerin dibini bilen nerde ne yapabileceklerini bilen insanlara karşıda küçümseyerek bizlere çeşitli laflar ederek bulunduğumuz konumlara çeşitli güçleri yönlendirerek üstümüze saldırtıyorlardı,tabi duyuyorduk DENİZ KUVVETLERİNDEKİ arkadaşlarımızdan MİT tekneleri  vazife yapamayınca hafta sonları MİT üst yönetiminin eğlence tahsisatına,hafta içide tekne personelinin alemlerde emrine amade oluyor neşeli dakikalar geçiriliyormuş,arkadaşlar anlatıyordu…?
Tabi şimdi büyük RUSYA FEDERASYONU DONANMASI yeniden boğazlardan geçmeye akdenize açılmaya başlayınca MİT DENİZ şubesinede yeniden geceli gündüzlü vazife yapmak düşüyor,iyi olur devletin malı ile alem dönemleri biter yeniden çalışırlar.


Tabi arkadaşlar benim bu konularda birkaç anım var hatta birinin konusuda ACURLU falan emekli bazı FOTO FİLM uzmanı astsubay arkadaşlar hatırlar o yılları 1980 li yıllara tabi bunları anılarımda kitabımda yazimki SES getirsin dilmi sevgili takipçilerim….
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN…..