12 Şubat 2014 Çarşamba

SAVAŞIN GERİSİ…..


Sevgili arkadaşlarım,bugün çok önemli bir yazı kaleme almış sayın MEHMET EYMÜR beyefendi malumu eski MİT müsteşar yardımcısı.Yazının başlığı paralel yapı tabi bu yazı şimdiye kadar 10 yıldır yazılmış tüm yazılardan bence çok daha önemli bugün derinde ne oluyor onun mesajını veren bir düşünce birikimini bizlere veriyor.
Tabi bu neden çok önemli sayın MEHMET EYMÜR bey kendisi istihbaratçı olduğu gibi merhum babası MAHZAR EYMÜR beyde bir istihbaratçı tabi tüm bu hayat kronolojisi çok büyük  önemli olanda NAMUSLUCA bir bilgi birikimi yaratıyor…..
Neden ben bu kadar sayın EYMÜR beyin dediklerine şahsımca önem veriyorum benimde aynı paralel tarihten gelen bir yaşantım olduğu için karşılıklı söylenenlerin doğru veya yanlış olduğunu çözebiliyoruz.
Hatta şöyle bile diyebilirim,1971 yılında sayın EYMÜR istanbulda teknik takip şube müdürü iken zannederim günde kaç defa sokağa küçük abdestimi yapıyorum onuda biliyor veya hatırlıyordur.
Yazının sonunda sayın EYMÜR bugün yaşadığımız çatışmada sadece sıkıntının ilgili camia ile olmasının mümkün olmadığını bazı gerçekleri görmemizi ve hükümetin ve yöneticilerininde TÜRKİYENİN bu hassas günlerinde çok akil davranmalarını tavsiye ediyor.
Ben bu fikre katılıyorum tabi yazının içeriğini burda anlatamıyorum ama çok ciddi tarihsel gerçekliği her ayrıntısıyla örnek veriyor.
Gelelim sayın BAŞBAKANIN bugün mecliste konuşmasını geneli ile ele aldığımızda çok doğru açıklamalar ama suyun altında oyun hiçbir zaman kürsüden anlatıldığı gibi değil SİYASET ve derinlerdeki devlet işleri çok farklıdır,ister kızalım ister darılalım fakat siyasiler içinde derin mekanizmaları yönetmekte sayın BAŞBAKAN benim görüşümle çok zayıf ve hatalı bir idare şekli var bu aslında iktidarın başından beri olan bir hadise fakat günü birlik idare ediliyordu çeşitli manevralarla şu anda manevra imkanı içerde ve dışarda çok sıkıntılı bir dönemde olduğu için artık çeşitli meselelerden dolayı hadiseler su üstüne çıkmaya başladı ve bu sayın BAŞBAKANIN şahsını ağır etkilemeye başladı.
İstiklal savaşı yapıyoruz dediğimizde ben O İSTİKLAL harbini kaybettim o esnadada kimse yanımda yoktu çünkü konjöktür,siyaset ve maalesef menfaatler GÜÇLÜDEN yana tavır koydukları için biz yalnız ve zayıf kaldık haklıda olsa haksız çıktık ve şuçlu olduk.
Onun için İSTİKLAL harbi yapıyoruz diyenlerin ben savaşı kazanacaklarını istesemde zannetmiyorum,çünkü labaratuar ortamında karşı taraf deneyi başarı ile tamamladı aslınıda tamamlayacak..?
Merhum ADNAN MENDERES yine MERHUM TURGUT ÖZAL  ve sayın BAŞBAKANIMIZ TAYYİP ERDOĞAN bey ile ilgili karşılaştırmalar yapıldığında sayın EYMÜR bey tabi o tarihlerden yazmış çünkü vakıf bende vakıf olmasamda bazı gizli olayları dinlediğim için bazı bilgiler vakıf olmasamda geçmişten gelen anlatımlarla bildiğim olaylar var.
Mesela 1960 darbesinin bir İNGİLİZ planı olduğu ve MERHUM MENDERES ve arkadaşlarının yassıadada yargılanma sürecinde GİZLİ OTURUM yani celselerdeki görüşmelerin hala DEVLET sırrı kapsamında olması gibi.
Darbeye giden sürecin harcamaların çok fazla olmasından dolayı MARŞAL yardımının kesintiye uğraması ve bunun SSCB karşılanmak için yapılan girişimlerin darbeyi getirdiği.
TURGUT ÖZAL beye geldiğimizde o zaman gençliğimin fırtınalı dönemleri fakat işin içindeyiz ve yaşayarak hem öğreniyoruz hemde çalışıyoruz,TURGUT bey devletide özel sektörüde iyi bilen bir insandı,hatta birkaç anımı anlatım bizim çıraklık yıllarımız BAŞBAKAN ve CUMHURBAŞKANIMIZ iken önemli devlet erkanının yakınlarını sıkan bazı olaylar gelişip dönemin emniyetinin konuyu çözebilme imkanı olmayınca  ÖZEL birime emir verdirerek KÖŞKTE konunun çözülmesi için talimat veriyor konu bir şekilde istanbulda halledildi ekip içinde bende vardım,sonrasında ama şahsıma gelen bir istihbarat ayrı bir kanaldan sayın CUMHURBAŞKANIMIZA da gidince doğruluğu teyit oluyor sonra TURGUT bey bu kişiyi köşkten uzak tuttu fakat biz sağ sağlim bu üst düzey devlet erkanının yakının sıkıntısını çözdük.
Yine bir büyüğümüz olan beyefendiye TURGUT bey emir vererek NAİM SÜLEYMANOĞLUNUN BULGAR HÜKÜMETİNCE lisansının serbest bırakılması için tevdi edilen miktar çeki ELÇİLİĞE götürerek verdirdi ve NAİM SÜLEYMANOĞLU beyin olimpiatlarda önünü açarak TÜRKİYEYE ALTIN MADALYA getirmesini sağladı.
Sayın SÜLEYMAN DEMİREL beyefendininde yine yakın bir arkadaşı  devlet adamı kişinin bir sıkıntısını istanbulda ekibimi kendim kurarak hallettim,yani kısacası devletimizin tepesinden aşşağıaya akan bir çok gizli ve çok gizli,kozmik  olaylar içinde  ALLAH bulunmamızı nasip etti.
Bugün sayın BAŞBAKANIMIZIN çeşitli guruplardan yakınmalarını devlet terbiyesine yakışmıycak olayları kendisinin ağzından  dinleyince aslında bu edepsizlik ve haysiyetsizliğin çok evvel hedef alınan kitleden değil , çok evvel yozlaşma başladığını biliyoruz fakat bunun dur duraksamaz önü 1999 APO operasyonu ile adeta çıkartma alanına kapak atan gemiler gibi açıldığını ve o kadar basitçene,şerefsizcene işler yapıldıki hangi birini sayıcaksın,bugün yakınılan olaylar ben tarihinde görmedim uzun yıllardır KADIN,ÇOCUK tehditi,ŞANTAJ vs tüm pislik işler yapılmakta,DERİN işlerin adeta suyu çıkartılarak DEVLETİN bekası ile oynanmaktadır.
Özellikle MİT için  sayın EYMÜR beyin bir tv programında KURUMLAR İÇİNDE en temiz kurum olarak adlandırılırdı 1990 lı yılların ortasına kadar fakat sonrası bir felaketler zinciri ve bu en çok hayatlarımıza büyük darbe vurdu,maalesef.
Evet yılların yukarda saydığım tecrübeleri ile ve sayın MEHMET EYMÜR beyinde geniş  anlamlı tecrübeleri ile bu yozlaşmadan kaynaklanan bir büyük ÇAMUR DERYASININ netice itibari ile geçmişte bunun önüne set koymayan sadece perde koyan AK PARTİ iktidarının üstüne yığılacağı gibi bir görüntü var.
Bugünlerde PİSİKOLOJİK HAREKAT olarak sanki birileri müstehcen kasetler yayıcakları görüntüsü ve duyumları etrafa haber olarak yayılsada aslında çıkacak bir kasetin çok derin bazı konuşmalar ve görüntüler siyasi anlamda vereceği kanatı taşıyorum.
2008 yılının temmuz ayında şimdiye kadar hiç olmamış bir hadise ABD istanbuldaki başkonsolosluğuna bir saldırı olmuş 3 güvenlik görevlisi şehit olmuş eylemi yapan üç kişiden ikisi çatışmada öldürülmüş biri yakalacağını anladığı an intahar etmiş onları olay yerine getiren kişi ERGENEKON TERÖR örgütü davasından yargılanmıştır.
O günlerde burayı hedef alan bir saldırı çok dikkatimi çekmişti aslında bu bir MESAJ saldırıydı tabi bu mesaj başarılı olmadı ama saldırıyı yaptıranların SİLİVRİDEN bazı bağlantıları tespit edilsede olay kapatıldı buda bende şu intibayı uyandırdı tabi bu camiayı tanıyan bir kişi olarak acaba geçmişte TEKNİK,TAKİP yeteneği olan bazı kimseler bazı ÖZEL bilgilere sahip oldular bu hadiselerin arkasında ABD İstanbul konsolosluğunda geçmiş bazı bildikleri görüşmeler var ondanmı oraya DİREK böyle bir terör eylemi yaptırarak mesaj vermek istediler.
1999 MART ayındaki APO,H.A.U ALBAYIN görüşmeleri şimdi bugünlerde sızınca insan düşünmeden edemiyor.
2003 yılının ekim ayında başlayan KURTLAR VADİSİ dizisinin geçmişten bu kadar bilgi vermesi bazı insanlarında geçmişini ve yaptıkları anlaşmaları bilebilecek ve bunları ŞANTAJ meselesi olarak kullanacak çok DERİN GÜÇLERİN olduğunu bize gösterir.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder