29 Ocak 2014 Çarşamba

Sayın BAŞBAKANA açık mektup…


Muhterem sayın BAŞBAKANIM size bu açık mektubu özür dileyerek yazıyorum çünkü gerekli kurumlara ve en yetkili makamlarına yazdım sizide bilgilendirmeleri için , fakat bir yıl içinde gördümki kimsenin kale aldığı yok..
Ama tabiki şu günkü olaylar gösterdiki her zaman şahsımın haklı olduğunu.
2010 yılında şahsıma yapılan komplo operasyondan,şimdi anlaşıldıkı sizlerinde başına aynı komplo geldiğinde, tabi sizde devleti yönetmenin verdiği ERKLE  olayların üstüne gitme gücü ve kudreti olduğu için müdahale edip zatıalinizi ve yakınlarınızı  koruma altına veya devletin yönetme gücünü kullanarak yapılan yanlışlıkları düzeltmeye çalışıyorsunuz.
Ama biz sizler gibi kuvvetli olmadığımız için hakkımızı,hukukumuzu savunamadığımız gibi birde şuçlu duruma düşüp sizlere kendimizi anlatamıyoruz,ancak sizlerin başına hadiseler geldiğinde olayların ne kadar can yakıcı olduğunu anlayabiliyorsunuz.
Sayın BAŞBAKANIM 2005 yılından sonra sizin şahsınıza itimat ve güven duyarak ölümüne mücadeleye girdik bu konuda maddi,manevi kayıplarımız olduğu halde sizlerin ayakta kalması ve DEMOKRASİNİN oturması için kendimizce çalıştık,hiçbir şeyden korkmadan açık kendimizi saklamdan gerekirse MAHKEME karşısınada çıkmak için gönüllü olarak adaleti tecelli ettiren adli kolluk kuvvetlerinin karşısına oturduk.
2010 yılı NİSAN 20 sinde yapılan bu algılayamadığımız OPERASYONLA şimdi şuçlanan bir kesimi canlı operasyon öncesi ve sonrası bir profosyonel olarak izledimki bu işin içinde sadece bu kişiler değil aynı zamanda benimle ilgili BAŞBAKANLIK kurumuna bağlı MİT müsteşarlığının içindeki eskiye dayanan ve ANKARADAN yönetilen bir kadroda var.
Yani şimdi herkes bir gurubu şuçluyor ben bu kişilerin haricinde çok başka alakasız insanlarında bu MİT içinden bu KOMPLO  operasyonu yönetici olarak hazırlayanları tespit ettim ve ettikten sonrada 2012 yazına kadar dışarda takip ettim.
Bunların hepsi teknik konu bu tip karalama operasyonla benim zaten uzun zamandır baskı altında tutan MİT kapsamındaki bir gurubun yine örtülü operasyonlarına MADDİ olarak MARUZ kaldım bunuda sayın MİT müsteşarımız DR HAKAN FİDAN beye ve konunun sizede gerekirse intikal ettirilmesini yazılı elektronik posta ile bildirdim.
Sayın BAŞBAKANIM uzun yıllardır konunun gereği yapılmadığı için lütfen anlımın teri olan hakkımın iadesini çünkü ben hayatımda ÇALMADIM,hırsızlık,dolandırıcılık yapmadım kimsenin yüreğinin yetmediği yerde şimdi kamyon önlerinde yerlerde sürünen MİT mensubları gibi değil ASLANLAR gibi ölümü göze alarak iş yaptım,en kötü ihtimal beni bu ülkeden TC vatandaşlığından çıkartır ülkeden atarsınız ama ben anlımın terini için kimseye taviz vermem hakkımı,hukukumu savunurum,git mahkemede savun derseniz zatıallerinizin bildiği gibi bu konuları mahkemeye götüremiyoruz.
Suç işlemiş geçmişinde ve mazisinde asıl şuçun büyüğü olan kimselerin beyaz yakalı  şimdi bize baskı yapmaları MİT SEFERBERLİK kapsamı adı altındaki yapılanmasında bunuda çok açık bir kurumun büyük bir zafiyetine veriyorum.
Sayın BAŞBAKANIM özür dileyerek bunları size kamuoyu önünde içini açmadan yazıyorum içini 1941 yılından bugüne korkmadan yazdım bu 3 sene içinde belgelendirecek şekildede yine sizin politikalarınıza yakın,camianıza yakın insanlara verdim,yalan veya iftira atılmadığı belli olsun.
Mektubumu kısa bildirirken malumu kamuoyunda deşifre olmamak için kod adı ile yazıyorum,fakat bu kod adı artık mahkemelerce tescillenmiş olup onun içinde resmi olarakta kabul edileceğini beyan ederim.
Bundan sonrada sayın BAŞBAKANIM umarım bu konular doğruluğa kavuştuktan sonrada ülkemizde içerde ve dışarda SEFERBERLİK kapsamındaki hiçbir yerde ve işte olmıycağımı ve olmakta istemediğimi açık beyan ederim.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder