21 Ocak 2014 Salı

SABANCI SUİKASTİ……


Sevgili takipçilerim sizlere dikkatimi çeken sosyal medyada ve basında ara ara geçen konuları o günün şartlarında bulunduğum merkezden asıl gerçeğin neler olduğunu ve ne olabileceğini tamamen yaşanmış konulardan kısaltarak her zamanki gibi vericem.
Diyceksinizki ZEKİ bey ammada çok şeye şahit olmuş ve görmüşünüz yoksa bize yazıyormusunuz diye onuda ben açıkladım belgeli olarak ama sizede burdan söyliyeyim,bunu övünmek için değil yaşanmış bir gerçek olarak veriyorum çok stratejik yerlerde ailece uzun bir tarihi kapsayan konumda bulunduğumuz için bir çok şeyin o anda içinde canlı yaşamasakta öncesi ve sonrası bilgileri çeşitli mekanizmalarla şahsıma ve yakınlarıma ulaşmıştır.
Gelelim konuya şunuda söyliyeyim basında kafalarınızı bilgi kirliliği ile çok karıştırıyorlar aslında sebebide çok kimsenin hiçbir şeyi bilmemesi,bilenlerinde çarpıtarak sizlere aktarmaları.
Hayatımın en yoğun günleri anılarımda çok tatlı bir şekilde var 1996 senesi ocak başı ve 1 mayıs ile biten o beş aylık dönemdir,bu dönem içinde kardak kırizi,Avrasya feribotu kaçırılması,sabancı center baskını, bekir kutmangil cinayeti ,gazi olayları ve en son sizin bilmediğiniz önceden önlenen bazı olucak katliamlarla,kadıköydeki 1 mayıs hadiseleri.
Hiç unutmam o kadar bunalmıştımki 26 nisan 1996 şeker bayramı ile ANTALYA alanyaya tatile gidip masa şefi ALİ beyle görüşüp 1 mayıs günü yine antalyadan rahatlamış şekilde dönmüştüm,yoksa kafayı yoğunluktan yiyiyordum.
Sabancı center baskınına gelince kısa kısa şu olaylara size işaret ederek gerçek gidicem birincisi sizlere iddia edildiği gibi değil merhum sakıp sabancı beye karşı bir hoşnutsuzluğun olduğu stratejik noktalardan birkaç ay evvel duyuldu,ikinci hadise bunun böyle holdingin rekabetinden kaynaklanan bir hadise olarak falan veren var kesinlikle değil bu hadisenin kaynaklanması ve sabancı ailesinin hedef alınmasının sebebi merhum SAKIP SABANCI beyefendinin duyarlı bir TÜRKİYE vatandaşı olarak Anadolu insanı olarak akan kanın önüne geçmek istediği için kendi imkanları ile oluşturduğu bir uzman ekibi çalıştırarak GÜNEYDOĞU VE DOĞUANADOLUDA akan kanın nasıl durdurulabileceğine dair sosyal,ekonomik,siyasi ve uluslararası çok geniş bir rapor,kısa size şöyle söyliycem suikast hadisesinden sonra üst düzey askeri bir yetkili suratıma DEVLET işine karışmıycaktı dedi.
Yalnız bu yetkililerin hepsinin kuyruğu malum dışardaki odaklara bağlı,sabancı holdingin bir özelliğide AKBANK bünyesinde şimdi bilmiyorum o dönemlerde bir çok emekli MİT mensubundan oluşturulmuş gerekli konularda meslekleri ile ilgili çalışsınlar diye personel istihdam ediliyordu zannederim aynı gelenek şu anda devam ediyordur,buraya şurdan geldim olaydan evvel CİA için  uzun yıllar çalışmış bir yaşlı haber kaynağım sabancı center güvenlik şirketi hakkında yakın bilgi vermişti EMEKLİ DENİZ SUBAYLARINDAN oluşmuş bir yönetim kadrosu olan yanlış hatırlamıyorsamda adıda ETKİM İSİMLİ bir özel güvenlik şirketi idi.
Gelelim türkiyedeki o günün popüler kontra ekiplerine ana merkez kontra örgütlenme çok kuvvetli idi siyasi olarakta güçlü olunduğu için malum ismi susurlukla çok geçen merhum ABDULLAH ÇATLI ve arkadaşları,yine ANKARADA bir gurup bir güvenlik şirketi içinde oluşmuş ekip bunlar o dönemde TÜRKİYEDE metropolü tutan kontra ekiplerdi tüm ismi geçen ÖZEL harekatçı polisler ve bunları yöneten EMNİYET müdürleri ve emniyet genel müdürlüğü danışmanları,birde her zamanki gibi ucu 12 eylüle dayanan DEVSOL geleneğinden gelen hapisanede o tarihlerden suikastin olduğu günlere kadar tutulan SOL tetikçi ekipleri,arkadaşlarım ben bunlarla bizzat 1989 ve 1990 yıllarında canlı karşılaştığım için ve olayların takibinde olduğum için yaşadıklarımı sizlere aksettiriyorum.
Birde kafalarınızı karıştıran hep yunanistana kaçış şekli var bunu basın yollu ile hep denizden RODOS üstünden SELANİK olarak gösteriyorlar aslında deniz çıkış delillerini sildiği için bu şekilde veriyorlarlar İZ bırakmıyor bu çıkışlar DEVSOL lideri DURSUN KARATAŞ ve yeraltı dünyası liderlerinden karagümrüklü ENİS KARADUMANIN 1989 firarından başlayıp güzergah EDİRNE bölgesinde KEŞAN ,İPSALA,MERİÇ hattından sınır boylarından kaçış olup derin devletin ordaki yapılanmasını DEŞİFRE etmemek içinmi ege bölgesinde DENİZDEN göstererek izleri her defasında kapatıyorlar.
Merhum SAKIP SABANCI bey bu konuyu yine AKBANKIN istihbarat imkanları ile MERİÇ bölgesinde araştırdımı ta ordan BELÇİKA,BÜRÜKSELE varış hattına kadar?
Kısacası olaydan sonra SABANCI ailesinden merhum ÖZDEMİR sabancı holding personeli merhum HALUK GÖRGÜN ve yine holding personeli merhume NİLGÜN HASEFE hanfendi suikaste kurban gidiyor olayın olduğu saatten bir saat sonra suikastin bir üst katında olan yönetici kişiden aldığım istihbarat S.E merhum SAKIP beyin tesadüf eseri kurtulması…..
Tabi merhum SAKIP bey hadisenin üstünde tüm gücü ile baskı kurunca baskıya dayanamayan bazı derin güçler katil olarak varsayılan mustafa duyarı ŞAM dan bir müddet sonra teslim ederek üstlerindeki SABANCI baskısını azaltmaya çalıştılar,olay yerinde merhum mustafa duyara sanırım suikastin tatbikatını bizzat yaptıran emniyet müdür yardımcıs A.Ç daha sonrada GAFFAR OKKAN suikastinden sonra merhum GAFFAR OKKANIN yerine DİYARBAKIR emniyet müdürü olarak atandı.
Sevgili takipçilerim diğer iki DHKPC mensubu İSMAİL AKKOL hala hiç ele geçmeden yurt dışında yaşıyor,uzun zaman BELÇİKADA yakalanıp yargılanan FEHRİYE ERDAL iadesi çok istensede sabancı ailesinin avukatları belçikada karargah bu iş için kursalarda sonunda fehriye erdalda firar ederek avrupada izini kaybettirdi tüm bu seneler içindede olaylar biri rahmete kavuşan bu üç gencin üstünde yoğunlaşarak kapandı gitti,işte bir yeraltı dünyası liderinin açıklamalarıda banda alınmış herkes KONUYU GARGARA YAPMAK zorunda kaldı tarihe bilinmeyen bilinen suikastler olarak geçti.
Sonuçta aslında merhum SAKIP SABANCI ve kardeşi merhum ÖZDEMİR SABANCI beylerin muhtemelen yakınen TANIYABİLECEKLERİ TÜRKİYEDEKİ BARONLARIN BÜRÜKSEL,LONDRA,WHASHİNGTON hattındaki üst BARONLARDAN aldıkları bilgi neticesinde birkaç ay içinde senaryosu hazırlanmış bir SUİKAST ile katledilmiş bu suikast timlerin hazırlayan kişilerde şu anda herkes bu dünyadan göçsede kendileri emekli hayatlarını lüks içinde yaşayarak yine devam ediyorlardır.
Sebebleri ve sonuçları herşeyi belli olsada DOKUNULMAZLARA dokunulamadığı için bu hadisede ORTADOĞUNUN 1988 başlayan şekillenmesininde sınıfsal olarak en tepelerden halkların en aşağısına milyonlarca insanın kanı akmakta bu şekillenme DIŞARININ istediği şekillenme ne zaman bitene kadar KAN  akıcak halada akıyor.
MERHUM SAKIP SABANCI ve MERHUM ÖZDEMİR SABANCIDA ve çalışma arkadaşlarıda bu olayın en üst perde mağdurlarından şahsım ve ailem SABANCI ailesinin ekmeğini suyunu içtik bu yazımla biraz hizmetim millete yani sizlere ve aileye olursa çok memnun olurum.
Binlerce TERÖR mağduru insanımızında başları sağolsun…..
Bu yazımın bitişine KOD:ESENGÜL ekliyorum….
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder