30 Ocak 2014 Perşembe

ASKERİ CASUSLUK…….!


Sevgili arkadaşlarım,size bugün yenişafak gazetesi yazarı sayın CEM KÜÇÜK beyin izmirde görülen askeri casusluk davası ile ilgili yazısına denk gelicek ve destekliycek vede belki bazı konuları düzeltebilecek bir yazıyı kaleme alıyorum.
Arkadaşlarım ŞANLI tarihi olan TSK deniz kuvvetleri komutanlığında bazı sosyolojik ve pisikolojik  ekonomik sıkıntılardan dolayı bazı ast ve üst personelimizin bundan kötü şekilde etkilenmesinden dolayı dışarda ülkemizi içerden çökertmeye çalışan güçlerin sinsi uzantıları,bunlar özellikle yabancı devletlerin askeri istihbarat uzmanları çok teknik şekilde özellikle 2000 yılından sonra yoğun bir şekilde muazzaf sınıfının içinden türkiyedeki kaynakları ile temas sağlayarak,bu muazzaf subay ve astsubay arkadaşlarımızın kadın ve ekonomik ihtiyaçlarını kolaylaştırarak çengel atmak sureti ile çok küçük başlayan sızma harekatı zannederim ben konuları  vakıf olmadığım dönemlerden sonra had safada büyümüş ve bu yabancı güçlerin istediği kıvama getirilerek bir ASKERİ casusluk varmış,görüntüsü ve deliller zamana yayılarak  ve yaratılarak en sonunda emniyet ve hukukun önüne atılarak DAVANIN bu noktalara gelmesi sağlanmıştır.
Sevgili arkadaşlarım MİT  ve EMNİYETTE bazı arkadaşlarımız görevleri esnasında askerliklerini ve yedek subaylıklarını DENİZ KUVVETLERİMİZDE yaptılar şahsımda çocukluğumdan itibaren bu kuvvetin çok içinde bulunmuş kuvveti iyi bilen insanım kuvvetle ilişkimi 2003 yılınının sonunda kestim ama emekli subay ve astsubay arkadaşlarımla zaman zaman karşılaşırım,şunu izah etmek istiyorum,bugünki DÜNYA KONJEKTÜRÜNDE askeri teknoloji üstüne casusluk minumum seviyede ve çok ultura yüksek düzeyde  dünyanın geldiği teknoloji açısından dolayı,burda amaç casusluktan çok TÜRK DENİZ KUVVETLERİNİN harekat, icra faaliyetine darbe vurmak,zaafa düşürmek deniz kuvvetlerinin pisikolojisini bozup uzun bir zamana dayalı kuvveti sıkıntıya teknik anlamdada yönetim tarzındada düşürmek.
İnanın size teminat veriyorum zaman zaman YUNAN GİZLİ SERVİSİ(KİP) burda ege bölgesinde askeri casusluk faaliyetinde bulunur onlarda bu yaptıkları işe inanmaz kendi ülkelerinde topluma yunan gizli servisinin çalıştığını göstermek hükümetten ek tahsisat almak için yaptıkları marjinal sahte operasyonlar.
Yunan gizli servisindende çok değerli dostlarımla yiyip içtiğim için kendilerini tanırım,RUSLAR derseniz bakın RUS donanması ABD ile her zaman yarışan özellikle denizaltı filosunda dünyadaki en kuvvetli filoya sahip vede üç adet BÜYÜK ANA FİLO KARARGAHINDAN oluşan bunlardan biri BALTIK FİLOSU nurmansk şehrinde üst biri PASİFİK FİLOSU filosu viladivostokta üstlenmiş biride KARADENİZ filosu SİVASTAPOL de  üstlenmiş vaziyette deniz kuvvetleri hava gücünden ve sahil güvenlikten bahsetmiyorum bu kadar büyük bir gücün  TÜRKİYEDE askeri casuslukla uğraşmıycağını çok iyi bilinmesini isterim.
Peki hangi devlet özellikle TÜRK DENİZ KUVVETLERİNDE zafiyet ve ileriye dönük yıpranma sağlamak ister tüm tecrübelerime son 20 yılda bölgemizde 100 yıllık plan yapan İNGİLTERE ve İSRAİL zaten bu işleri organize edende bu güçlerle çok yakın taşoron ilşkisi çalışan kişiler.
Sayın CEM KÜÇÜK askeri casusluk davasının fitilini VIKA isimli bir bayanın başlattığı ama VIKA nın  tam kim olduğu ortada olmadığını ve RUS GİZLİ SERVİSİ mensubu olduğunu söylüyor,peki bir düşünürsek sayın sevgili arkadaşım CEM KÜÇÜK bey acaba VIKA RUS istihbaratı görünümlü çok uzun boylu ve çok alımlı bir hanfendi olmasın uzun zamandır ERGENEKONUN 1 numarasının  yakın ilişkisi olan bir hanfendi ama bu aksine RUS istihbaratı görünümlü uzun yıllardır MOSSAD ve MI6 çalışan ve STOPERLİK yapan bir hanım?
Tüm okuyucularıma ve bu yazısını kaynak aldığım sayın CEM KÜÇÜK beye teşekkür ederim,beni okuduğunuz ve yazılarımı takip ettiğiniz için.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN….

29 Ocak 2014 Çarşamba

Sayın BAŞBAKANA açık mektup…


Muhterem sayın BAŞBAKANIM size bu açık mektubu özür dileyerek yazıyorum çünkü gerekli kurumlara ve en yetkili makamlarına yazdım sizide bilgilendirmeleri için , fakat bir yıl içinde gördümki kimsenin kale aldığı yok..
Ama tabiki şu günkü olaylar gösterdiki her zaman şahsımın haklı olduğunu.
2010 yılında şahsıma yapılan komplo operasyondan,şimdi anlaşıldıkı sizlerinde başına aynı komplo geldiğinde, tabi sizde devleti yönetmenin verdiği ERKLE  olayların üstüne gitme gücü ve kudreti olduğu için müdahale edip zatıalinizi ve yakınlarınızı  koruma altına veya devletin yönetme gücünü kullanarak yapılan yanlışlıkları düzeltmeye çalışıyorsunuz.
Ama biz sizler gibi kuvvetli olmadığımız için hakkımızı,hukukumuzu savunamadığımız gibi birde şuçlu duruma düşüp sizlere kendimizi anlatamıyoruz,ancak sizlerin başına hadiseler geldiğinde olayların ne kadar can yakıcı olduğunu anlayabiliyorsunuz.
Sayın BAŞBAKANIM 2005 yılından sonra sizin şahsınıza itimat ve güven duyarak ölümüne mücadeleye girdik bu konuda maddi,manevi kayıplarımız olduğu halde sizlerin ayakta kalması ve DEMOKRASİNİN oturması için kendimizce çalıştık,hiçbir şeyden korkmadan açık kendimizi saklamdan gerekirse MAHKEME karşısınada çıkmak için gönüllü olarak adaleti tecelli ettiren adli kolluk kuvvetlerinin karşısına oturduk.
2010 yılı NİSAN 20 sinde yapılan bu algılayamadığımız OPERASYONLA şimdi şuçlanan bir kesimi canlı operasyon öncesi ve sonrası bir profosyonel olarak izledimki bu işin içinde sadece bu kişiler değil aynı zamanda benimle ilgili BAŞBAKANLIK kurumuna bağlı MİT müsteşarlığının içindeki eskiye dayanan ve ANKARADAN yönetilen bir kadroda var.
Yani şimdi herkes bir gurubu şuçluyor ben bu kişilerin haricinde çok başka alakasız insanlarında bu MİT içinden bu KOMPLO  operasyonu yönetici olarak hazırlayanları tespit ettim ve ettikten sonrada 2012 yazına kadar dışarda takip ettim.
Bunların hepsi teknik konu bu tip karalama operasyonla benim zaten uzun zamandır baskı altında tutan MİT kapsamındaki bir gurubun yine örtülü operasyonlarına MADDİ olarak MARUZ kaldım bunuda sayın MİT müsteşarımız DR HAKAN FİDAN beye ve konunun sizede gerekirse intikal ettirilmesini yazılı elektronik posta ile bildirdim.
Sayın BAŞBAKANIM uzun yıllardır konunun gereği yapılmadığı için lütfen anlımın teri olan hakkımın iadesini çünkü ben hayatımda ÇALMADIM,hırsızlık,dolandırıcılık yapmadım kimsenin yüreğinin yetmediği yerde şimdi kamyon önlerinde yerlerde sürünen MİT mensubları gibi değil ASLANLAR gibi ölümü göze alarak iş yaptım,en kötü ihtimal beni bu ülkeden TC vatandaşlığından çıkartır ülkeden atarsınız ama ben anlımın terini için kimseye taviz vermem hakkımı,hukukumu savunurum,git mahkemede savun derseniz zatıallerinizin bildiği gibi bu konuları mahkemeye götüremiyoruz.
Suç işlemiş geçmişinde ve mazisinde asıl şuçun büyüğü olan kimselerin beyaz yakalı  şimdi bize baskı yapmaları MİT SEFERBERLİK kapsamı adı altındaki yapılanmasında bunuda çok açık bir kurumun büyük bir zafiyetine veriyorum.
Sayın BAŞBAKANIM özür dileyerek bunları size kamuoyu önünde içini açmadan yazıyorum içini 1941 yılından bugüne korkmadan yazdım bu 3 sene içinde belgelendirecek şekildede yine sizin politikalarınıza yakın,camianıza yakın insanlara verdim,yalan veya iftira atılmadığı belli olsun.
Mektubumu kısa bildirirken malumu kamuoyunda deşifre olmamak için kod adı ile yazıyorum,fakat bu kod adı artık mahkemelerce tescillenmiş olup onun içinde resmi olarakta kabul edileceğini beyan ederim.
Bundan sonrada sayın BAŞBAKANIM umarım bu konular doğruluğa kavuştuktan sonrada ülkemizde içerde ve dışarda SEFERBERLİK kapsamındaki hiçbir yerde ve işte olmıycağımı ve olmakta istemediğimi açık beyan ederim.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.

27 Ocak 2014 Pazartesi

OPERASYON KOD TÜRKİYE……

OPERASYON KOD TÜRKİYE……

Sevgili takipçilerim gelişmeleri tabiki çok üzülerek izliyorum,sebebide sıkıntı yaşıyoruz ülkemizde aslında yoruma dayalı yazı yazıp karşınıza çıkmak istemiyorum ama canım sıkıldı yazıcam.
Arkadaşlarım türkiyede yaşı 80 lerin üstünde 90 larda olan az kalmış insan vardır bunu niye anlatıyorum şundan bunlar ölürken ABD vatandaşı olarak ya öldüler küçük bir kısmıda hayatta.
Hepsinin cebinde ABD pasaportları 50 li yaşlarında en genç ceblerine girdi çoluk çocuğuda genelde ABD ve müttefiki ülkelerde okuttular orda bir ayakları olucak şekilde yaşam tarzı kurdular.
Sebebi ne bunlar NATONUN 1949 TÜRKİYEYE girmesi ile ülkemiz içinde NATO ve ona yakın kurumlarla koordineli çalışacak birimlerde şeçilmiş şeçkin kişiler.
Bunlar emniyet müdüründen tutun,istihbaratçı,asker,işadamı,mühendis vs iş kollarında olup STK(SEFERBERLİK TETKİK KURULU) tarafından bazı durumlarda nizami bazı yerden sonra gayrinizami organize edilmiş bir  AİLE yapısı.
Tabi bu yapı zaman içindede ABD burdaki gücü ile ekonomik olarakta çok güçlenmiş ve bir dev organizasyon içimizde olmuş.Tamamen yerli TÜRKİYENİN her yerinde ve dışarda yerleşik bir konumda.
Merhum bu guruptan birisi  gençken bana şahsıma yıl 1979  bunların heryere nüfuz ettiklerini ve söküp atmanın imkanı kalmadığını söylemişti ve sonunda kendide dahil kim bu yapıya karşı koymaya çalıştı ise o tarihlerden bugüne TÜRKİYEDE imha oldu.
Bugüne gelirsek kısa bir zamana kadar hedef sayın BAŞBAKAN desekte artık şunu telaffuz etmeye başlasak iyi olucak HEFEF TÜRKİYE ve tüm yapılan operasyonlar TÜRKİYEYİ 2023 senesinden evvel parçalamak ve KAOS içinde parçalanmış bir SURİYE,IRAK ve TÜRKİYE ile birlikte İRAN devletinide parçalayarak son hamleyi yapmak.
Tabi bu zaman alan süreçte çeşitli kamuoyunu oyalayacak günlük hergün önünüze o kadar çok hadise gelikicekki bu parçalanma günü geldiğinde nasıl olduğunu anlamıycaksınız çünkü YUGOSLAVYADAN tutun komşu ülkelerimizde olan hadiseler hepsi halklarının farkına varmadan başlarına gelmiş hadiseler.
Açık söylüyorum ister istemez çeşitli nedenlerle çünkü ben hadiseye AT gözlüğü ile ideolojik bir saflaşmadan değil genel anlamda baktığımda işlerliği geçerli olan tüm kurumlarımız hep bir mecburiyetten şu anda büyük yıpranma içinde kesinlikle kimseleri savunmak için söylemiyorum belkide onların bu aymazlığı ve vurdum duymazlığı ve duyarsızlığı yüzünden ülkemizin sistemli bir yok oluş sürecine girdiğini görüyorum,biliyorum ben bu işi yaşayarak İHANETİN tüm detaylarını öğrenerek geldim desem ne farkedecek beni dinleyen olucakmı KATİYETLE çünkü güç onlarda.
1980 ihtilalini tabiki kınıyoruz ama ihtilalin çok uyumlu başarılı olmasındaki sebeb neydi TSK moral ,motivasyon ve kilit personeldeki özgüven nerden geliyordu bu HALKTAN?
Niye zafer kazanmış 1974 bir TÜRK ORDUSU KIBRISTA birde bundan sonra sokakta çocuğu siyasetçiler yüzünden ölen ana,babaların feryadı.
Güçlü motivasyonlu KURUMLAR bu yüzden önemli şu andaki sıkıntı öyle bir konum yaratıldıki emniyete gitsen paralel,MİT gidsen başka bir yapı TSK darbeci,ergenekoncu ADLİYEYE gitme paralel,siyasiler rüşvetçi,muhalefet batı işbirlikçisi iş göremez işte bir ülkede toplumda böyle bir algı yaratıp PERŞEMBE günleri KURTLAR VADİSİNDE polat alemdar sizi kurtarır,Çarşamba gecesi Kızılelma MİT ajanı MURAT bizi kurtarır hayali ile 80 milyon insan televizyon karşısında,arkadaşlar gerçek kahramanlar HİRAM ABASLAR,GAFFAR OKKANLAR,HULUSİ SAYINLAR,ÖZDEMİR SABANCILAR,ÜZEYİR GARİHLER APTİ İPEKÇİLER,NECİP HABLEMİTOĞULLARI kurtaramadı daha binlerce kahraman dağda bayırda, yıllardır televizyon kahramanları ile sizleri kurtarıyorlar,uyanık olun ST(SAHRA TALİMATNAMELERİ)ABD menşelidir FM(FİELD MANUEL) diye geçer bu talimatnamelerde tv lerde seyrediceğiniz yıldızlardan,dizlerdeki kahraman karekterlerine kadar PİSİKOLOJİK harp operasyonlarıdır bunlar NATO nun türkiyeye girmesi ile kurgulanmış sistemler.
Son günlerde sayın BAŞBAKANIN şantaj yapıyorlar tehdit ediyorlar söylemi anlayın bir ülkenin BAŞBAKANI bunu söylüyorsa durum vahimdir vede istanbulda TÜRKİYEDEKİ en aksiyonel milliyetçi kitlesi olan bir partiye saldırı oluyorsa burda can kayıpları oluyorsa anlayınki açık söylüyorum MİLLİ olmayan TAŞORON KONTGERİLLA sokakta ve tüm yapılanması ile maddi,manevi,siyasi,ekonomik hazırlıklı TÜRKİYEYİ taşımak istediği parçalanma senaryosuna herşekilde götürüyor.
Size bir örnek verim bir konuda daha iyi algılayın şahit oldum yıllar evvel bir yerde arkadaşın biri sivil görev istiyor bir İSTİHBARAT yetkilisinden bende konuşmayı dinleyip izliyorum,İSTİHBARATÇI dediki beyefendi siz BİNALARDAKİ YANGIN ALARMISINIZ sizi ancak böyle bir durumda sahaya sokabiliriz,şu anda sizden DEVLETİMİZ istifade edemez ihtiyaç yok.
Artık ALARM dönemindeki SİSTEMDE yok herkes onu bilsin çünkü 28 şubatın ilk hedefi kandırmaca İSLAMİ yaşam tarzı idi asıl mesele MİLLİ direnişi kırmaktı bu işin uzmanlarını ÖRTÜLÜ tasviye etmekti evet başarılı oldular ve operasyonuda gerçekleştirdiler.
Sayın MEHMET EYMÜR beyin veciz iki sözü CİA çalışsaydım MİT müsteşar olurdum,birde TÜRKİYEYİ 50 YIL TÜRKLER yönetmedi.
Yazımı bitirirken banada VATAN HAİNİ çeşitli ülkelerin casusu diyebilirler belki bu konuda ellerinde yeteri kadar argüman bile olabilir yaratmak istedikten sonra yaratırsın,bunlarda öyle güç vardırki ZÜMRÜTÜ ANKA kuşunu MUHABBET kuşuna döndürebilirler,bugünlerde RUSYA FEDERASYONUNA basın yolu ile çok saldırı olmaya ve RUSYA ie ilgili çok tezler ve politik analizler olumsuz yapılmaya başlandı özellikle bu SURİYEDEKİ ve DOĞU AKDENİZ,KAFKASYADAKİ durumlardan vazife çıkartılarak,benden TÜRK HALKINA tavsiye komşularınıza sahip çıkın,şu ATASÖZÜ ile yazımı bitiriyorum,KOMŞU KOMŞUNUN KÜLÜNE MUHTAÇTIR bu TÜRK ATASÖZDÜR siz gelin ATALARINIZIN sözlerini iyi dinleyin bir gün lazım olabilir.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN….


26 Ocak 2014 Pazar

SİNYAL İSTİHBARATI….


Sevgili arkadaşlarım,hepinize hayırlı bir Pazar günü geçirmenizi dilerim,şunu belirteyim ülkedeki ağırlıklı siyasi çekişme ve kavgalar en iyi köşe yazarlarının bile yazılarındaki kaliteyi düşürüyor,onun için hiç siyasi olaylardan bahsetmeden yaşadığım hikayelerden sizlere anlatarak gidicem.
Tabi türkiyede teknik takip ve tarassuta çocukluğumdan beri en çok maruz kalmış bir insan olduğumuz için artık yaşlansakta konularla ilgilenmesekte ,artık gerekli bilgileri alamasakta temeli iyi bildiğimiz için konuyu zaman içinde deneme yanılma ile öğreniyoruz.
Sinyal istihbaratı ile çalışmalar cep telefonu ve araç telefonları piyasaya çıkınca teknolojiden dolayı üstünde çalışılmaya başladı bizdeki TEKNİK personel MİT,EMNİYET ve TSK bu işlere çok meraklıdır,TÜRKİYENİN tesadüfi şanslarından.
Fakat bu yoğun bir şekilde ve denenme maksatlı APO nun TÜRKİYEYE getirilme süreci ile başlandı ve bu hadise belirli denekler üstünde uzun zaman çok yoğun bir şekilde denendi.
Hatta size bir gösterimini söyleyeyim bu konu SAĞIR ODA dizisinde farkına varılmadan çok ince bir şekilde MOBİL büyük araçlar içindeki donanımla nasıl hedef sinyal istihbaratı ile NOKTA halinde yanılmadan takip yapıldığı gibi aynı anda hertürlü dinleme ve gerekirse görüntülemelerin yapıldığı dizide anlatılıyordu.
RUS ordusunda önemli bir GENERAL arkadaşım vardı,çok kaliteli bir insandı özellikle giyim kuşam ve yaşam tarzına çok dikkat eder,tabi bu tarz insanlar her yerde kıskanılır çok dedikodusu yapılırdı,bir gün sohbetimizde bana ZEKİ kardeşim çok mütevazisin bizde RUS atasözü vardır çok mütevazi olma DÜŞERSİN derler diye söylerdi,çok HAKLIYMIŞ sayın GENERALİ uzun yıllardır göremesemde çok hak veriyorum her zaman.
Tabi bir hadisemizi anlatim,yukarda gördüğünüz TRANVAY  resminin büyük bir anısı var tamda çekildiği yerde 1990 lı yılların yine sonlarına doğru, ÜLKEMİZİN karışık olduğu dönemler İSRAİLİN tam hegomonya kurduğu 28 şubat günleri eline tüfeği alan aminaye tabir MİLLİYETÇİ KONTRA avına çıkmış ,bizide iftiraen aynı kefeye koyup tüm okları üstüme sallıyorlar,çok sıkıntımız var aksine benim tüm gayrimüslüm cemat mensubları  beni iyi tanır ama gelişimi ta bugünlere gelen MİT mensublarınında olduğu bazı adına seferberlik kapsamı koymuş gurupların RANT saldırısı SİYASET açıkçası hikaye ,yapılabilecek her türlü iğrençlikteki saldırıyı yapıyorlar,teknik takipe dayalı veri aktarımıda dahil..İlerde çıkar yazıyorum demedi demeyin.ABDESTİMİZDEN korkumuz yokki CAMİYE gidemeyelim dilmi sevgili arkadaşlarım.
Şimdi sayın GENERALLE tam karşılaştık arabası ile sellektör yaptı,yavaşladı TRANVAYIN VATMANI tam resimde gördüğünüz yerde yavaşlamayıp aksine sanki tranvayı şahlandırmış gibi son sürat gelip canım yepyeni MERCEDESE ortadan vurdu,ortalık karıştı vurduğu gibi kalmadı vatman birde HOLOWOOD filmlerindeki gibi arabayı 20 metre kadar sürükledi önüne katıp,yani VATMAN ağbimiz tarihi tüm becerisini TRANVAY ÜSTÜNDE GÖSTERDİ zannediyorum duydum hakkın rahmetine kavuşmuş,mekanı cennet olsun ,olmuşturda.Tabi olaya müdahale ettim sayın generali hemen olay yerinden uzaklaştırarak güvenli ortama aldıktan sonra bir arkadaş gelerek aracı güvenli ortama zorda olsa aldı.
Tabi ortalık ayakta ,MERKEZİ aradım görüştük,daha sonra emniyetele olumsuz ve bazı zıtlaşmalar olunca MERKEZE geri döndüm dükkan kapalı.
Hemen TEM şubeden komiser bir arkadaşımı aradım o geldi gerekli işlemleri polis arkadaşlara yaptırdı işte o anda birde yaralı arkadaşımız ortaya çıktı meğerse TRANVAY arabaya çarptığında bu arkadaşta arabanın altında kalmış görmemişiz hastaneye sevk etmişler acile dikişlerini atmışlar hemen tedarikini yaptık olayı kapattık,şahsen o arkadaş 15 gün sonra geldi babası ile birlikte elinde mahkeme dilekçesi bir ikinci tedarrik daha yaparak kesin elinden kağıt alıp kapattık olayı.
Ertesi günü MERKEZDEKİ arkadaşlarla otururken yav acil bir toplantıya çağırdı başkan telefonlarıda kapattık SİNYALİ kesmek için iyi dedim İSRAİL ile aralar iyi ,SİNYALİNİZİ kesin?
Sinyal çok önemli bir gün 5. FİLO hava savunma üst komutanlığındayım KOMUTANIM dedim 70 milyon uyuyor burdaki arkadaşlar gözleri SKOPTA bir SİNYALİ bekliyorki düşmanmı,KEDİMİ vatandaş nerden bilsin namusu ile anlının teri ile kıçına kadar ter içinde çalışan görevli ile sayın EYMÜRÜN dediği gibi HIRSIZI onu bilmek bizim işimiz.
Hepinize iyi pazarlar dilerim,umarım bu Pazar sizlere bir şeyler verebilmişimdir.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN……

24 Ocak 2014 Cuma

STRATEJİK İSTİHBARAT HEDEFLERİ…….


Stratejik olarak bazı kimseler, ART niyetli devlet istihbarat kurumları içindeki KADROLU personel tarafından rakip ve hedef olarak görürler bu yüzdende etik olmayan istihbarat faaliyetlerine başvururlar kurum içinden ve dışından bazı hücresel guruplaşmalarla bunlar tarihten kaynaklanan kurum içinde ve kurumun dost servis tabirini kullandığımız servislercede hedef alınmış,kimselerdir.Bu kimselerinde bazı kurallarla DOKUNULMAZLIKLARI ve ÖZEL konumları olduğu için hedeflenen zamanlarda örtülü komplo ve iftira ile hedef alarak çeşitli zarar verip önleyici faaliyet götürebilmek için çeşitli faktörler kullanılır.
Bunlardan birincisi hedefin etrafında çeşitli sosyal ve iş hayatı ortamında insana dayalı hedefin konumuna göre bir muhbir ağı kurmak,ikincisi hedefin oturduğu evi ve işyerini konumuna göre yine insan potansiyelini yerleştirip aralıklı istediğin zaman veya çeşitli hareketlenmeler olduğu dönemde istihbarat faaliyetini ve yine kirli hareket dediğimiz komplo operasyonları rahat bir şekilde kurabilecek insana dayalı ekiplerini hazır ve uyur şekilde tutmak.
Tabi bu arada teknik takip dediğimiz tüm ayrıntıları eğer kurumu rahat yönetip çeşitli faktörler bulabiliyorsanda mesela RUSYAYA casusluk hizmeti diyelim,onun üstünden gerekli tüm yazışmaları ve kurumun en tepesinden izin çıkartarak sistemi çok uzun yıllara yayarak götürürsün hatta belkide kurumun en tepesindeki yönetici müsteşarda aslında tarihten gelen bu gurubun içindedir,o zaman sorgulamıyorsa yada sorgulamak istemiyorsa konu istenildiği şekilde gider.
Bunun aslunda bilinmeyen bazı SEFERBERLİK yapısı içinde  çok farklı amaçları olabilir mesela şahsı ve yakınlarını istenilen istikamette tutmak istenilen sosyo ekonomik vaziyette kalmasını sağlamak,bir başka nedende hedef şahıstan ileriye doğru ekonomik ve siyasi  çıkar sağlamayı planlayıp düşünmek.
Tabi kurduğun tüm bu yapıyı yönetebilmek ve onlara gerçeği söylemeden sevk edebilmen için çeşitli HAYAL ve YALAN üstüne konular yaratarak KİRLİ istihbarat faaliyetine götürebilmen lazımdır.
Zaman zamanda konuyu EMNİYET teşkilatı ve adliyeye intikal ettirmende bazı faydalar hesaplayabilirsin bundada emniyet teşkilatını bilmeden DEVLET istihbaratının verdiği yetki ile kordine edip hedefin üstüne bir sahte şuç ortamı, hedefin etrafında birkitirdiğin elemen kadrosu ile hazırlayarak gerekli şuç görüntüsü oluşturarak ADLİYE ve EMNİYETİ yönlendirerek operasyon yapıp onunda dozajını kendi hukukçularınla hesap edip ona göre bir hukuk karşısında sistem kurarsın.Genelde İSTİHBARAT servislerindeki böyle kirli istihbaratçılar ve kirli hareket planları ADLİ ve EMNİYET mekanizmalarına sezdirmeden bu operasyonları onların önüne atsalarda geneldede bir çok devlet istihbaratı mensubu kendilerine şahsi olarak ön alması için rütbeli polis şefleri ile yakın ilişki  kurarlarlar kendi profillerine göre.
Emniyet ve adliye için çalışan personel operasyonların ön hazırlığında İSTİHBARAT notları tutarlar,bu notlar küçük küçük hedef alınan şahsın yukarda söylediğim kurulmuş eleman kadrosu tarafından emniyet teşkilatının mecburen onlara gitmesi ile hazırlanılmış kadro tarafından yalan ve iftiraya dönük şahıs ve genel durumu karekteri ve daha bir çok bilgi yalan,yanlış,hatalı bilinçli olarak verilir o esnada hedefin etrafındaki gurupta hedefi günlük hayatın içindeki olayla komplonun götürülmesi istenilen noktasına götürürler,en sonunda kıvam geldiğinde toplanan tüm yalan yanlış istihbarat notları operasyona döndürülerek hedef emniyete ve adliyeye istenilen şuç vasfı ile sevk edilir bu sevk gurup halindeyse hedefin son götürülmek istenen durumuna göre ekibin içinde haber topluycak gerekli eleman tutulur.
Dediğim gibi bu yöntemi kullanan DEVLET İSTİHBARATI ile ilgilenen güvenlik personeli bu işi sosyo ekonomik çıkar sağlamak için yaparlar bazen gurup ve hücresel bazda bazende tekil bazda…
Arkadaşlar bildiğiniz gibi ZEKİ ARSLAN bir kod adı fakat TC mahkemelerince zapta alınmış bir kod ismi.
Sayın MİT müsteşarımız DR HAKAN FİDAN beyefendi içinde teknik anlamda ben zatıallerine böyle bir raporu uzun uzadıya hazırladım kurumların içinde ve dışında bu tip guruplara veya insanlara çok dikkat etmelerini sağlamak için,zira önümüzdeki günlerde ülkemizin günlük hayatına bu yönlendirmeye dönük komplo operasyonların ADLİ felaketleri çokça önümüze geliceğine benziyor,bir yerde KANUNLAR ve KANUN insanları bile bilmeden bu tip komplo operasyonların mahkeme kararlarına ceza verip şuçsuz,günahsız,masum insanların hayatlarının mahvolmasını sebeb olabiliyorlar.
Diyelimki istihbarat servisinden bazı kirli personel cinayet şebekesi kurdurdular bir düşünün SAVCI,EMNİYET MÜDÜRÜ hücre faliyeti çalışıyorlar işlenecek cinayetlerin hukuki hazırlığını SAVCI yapıyor kolluktaki emniyet personelide cinayet işleyenlerini sevk ve idare ediyor nasıl bir ÜLKE için felaket bir yapı olur değilmi arkadaşlar.
Evet sevgili takipçilerim önce ALLAH sonra kanun,nizam,hak,vicdan bundan insan kim olursa olsun ayrılmaması ve yaptığı DEVLETTEN aldığı ekonomik ve onun kendisine verdiği siyasi gücü doğru anlamda kurması gereklidir  dilmi sevgili arkadaşlar…..
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN

23 Ocak 2014 Perşembe

DİNK CİNAYETİ AVUKATI SAYIN FETHİYE ÇETİN..

http://t24.com.tr/haber/fethiye-cetin-mit-hrant-dinkin-infaz-emrini-kiril-alfabesiyle-verdi/239007

ANKA=PHOENIXS

     

Sevgili takipçilerim,yazımın başlığını sayın AVUKAT FETHİYE ÇETİN hanfendinin HIRAN DİNK cinayetindeki son yaptığı araştırmaların içinde kıriptolu bir dosyanın adı olarak çıkan ve içinde MİT haber elemanı olarak geçen bir kişi ile FRANSANIN LÜBNAN elçiliği ve İSTANBUL başkonsolosluğunu kapsayan MİT ilede gerçeğe yakın bir bilgilerin servis edilme şekli var,haberi yazımın altına ek yaparım sayfada,ayrıca sizde internet vasıtası ile tamamına rahat bir şekilde ulaşabilirsiniz.
Biliyorsunuz arkadaşlar DİNK cinayeti konusunda sizlere kimsenin daha telaffuz edemiyceği şekilde ARALIK ayı başında bir yazı yazdım.
Peki ANKA veya DÜNYADAKİ adı PHOENIXS nedir bir MİTOLOJİK yırtıcı kuş,peki sizce ne anlam taşır niye bir istihbarat örgütü mensubları yani MİT ANKA kodlu şifreli dosya hazırlar.Biliyorsunuz arkadaşlar nadir uzmanlık görevim sivil olarak ASKERİ İSTİHBARAT uzmanı olmam,bu sizler içinde bir şans ANKA=PHOENIXS CİA VİETNAMDA uzun müddetli yaptığı bir kirli istihbarat operasyonunun KOD adı.
PHOENIXS operasyonunun ana temeli kuzey Vietnam stratejik üst yöneticilerini,asker,sivil siyasetçi önemli ne kadar insan varsa güney Vietnam ordusundanda devşirdikleri Vietnamlılarla suikast,sabotaj,kaçırma,rehin alma ve alınan rehinelerin sorgulanması ve infazını görev olarak üstlenilmiş bir CİA özel programı.
Daha sonraki yılarda CİA müttefiki olduğu tüm ülkelere bu programın kurslarını o ülkenin İSTİHBARAT yetkillilerine kurs olarak verdi.
Sayın av fethiye çetin hanımın yazısındaki FRANSIZ konsolosluğu hakkında bir anımı aktarim,konular hakkında daha faydalı olur bir gün yakın bir FRANSIZ arkadaşımın kendisi o esnada avrupada bir ülkede ,FRANSANIN İstanbul konsolosluğundan bir yazılı adresimize davet mektubu aldık,çünkü arkadaşım adres olarak benim yerimi kullanıyordu,tabii olmayınca benden rica etti davete sen git çünkü bu davet askerlik yoklaması için önemli bir hadise verilen gün ve saatte konsolosluğa gittim konsoloslukta bölüm açık ULUSAL GÜVENLİK şubesi olarak geçiyor konsoloslukta çok ayrı bir bölüm ve yüksek güvenlik duvarı ile korunan açıkçası elektronik ve muazzam bir çelik kapı sistemi ile muhafaza edilen bir bölüm,içeri alındığımda silahlı FRANSIZ zannederim deuxıens burea(ikinci büro FRANSIZ GİZLİ SERVİSİ) mensubları ve gayet kibar ve nezih bir türkiye vatandaşımız ermeni kökenli beyefendi hemen davet mektubunu alarak içerde başka bir odaya girdi ve bir müddet sonra çıkarak beni içeri davet etti,içerdeki kişinin en yetkili askeri ateşe olduğunu izah etti girdim fakat şok oldum çünkü askeri ateşe bir hanfendi zannederim albay rütbesindeydi,oturduk gayet nazik bir neskafe ikram ederek benden bazı sorular sorarak arkadaşımın durumunu sordu gerekli bilgiyi aldıktan sonra bana özellikle bir FRANSIZ vatandaşını ülkemde yakınlık gösterip ilgilendiğim için teşekkür etti bizim gibi insanların hayatta MURAT larına ericeğimizi belirterek hoş bir şekilde konsolosluktan ayrıldım.
Fakat hanfendi tabiki mesleğin doğasından uzun bir müddet kendi istihbarat ağı ile bir çalışma üstümde yaptı,yıl 1993 FRANSIZ ekolü türkiyedeki istihbarat faaliyetinde çok değişik bir ÖNEMİ vardır,tarihide bir geçmişimiz var özellikle MİLLİ MÜCADELENİN olduğu günlerde FRANSIZLARIN takındığı değişik bir yöntem metodlar vardır FRANSIZLARIN İNGİLİZ rekabeti bunu aslında tarih boyu dünyanın heryerinde görürüz.
Tabi arkadaşlarım İSTİHBARAT dünyasında sahada olan uzmanlar tüm konuları hayatlarının içinde yekpare olarak yaşadıkları için diğer yönetici kadrodan her zaman öndelerdir bir adım sebebi çok basit,bir tanesi olayları masasına geldiğinde sadece dosyadan okuyup yeni idrak edip görevi bittiğinde çekip başkasına bırakıp gidiyor sahada olan devamlı kesintisiz konuları ucu ucuna ekleyerek yaşar,buna nerden geldim istihbaratçı çok eskidir diyelim PARİSTEN görevden gelip bir masaya oturmuştur,uzmanla konuşurken akla hayale gelmiycek o kadar küçük bir kelime ve bunla bağlantılı bir beden hareketi yaparki o MASA şefi  o esnada CİA kontağını deşifre eder farkına varmadan, hatta uzman yeni gelen şefi hiç tanımasada hemen o küçücük açıdan verdiği açıkla bu ŞEFİN operasyonel yapısı ve ekibi olduğunu ve günün konusunda nelerle karşılaşıcağını anlar ama en önemlisi DIŞARDAKİ CİA bağlantısını yakalamaktır çünkü o küçücük yakalanma geçmiş gelecek koca bir DAĞI ele verir.
Rahmetli kemal sunalın bir filmi var orda diyor BU KADAR,karşı taraf NE KADAR dedik diyor ŞABAN kızıyor BU KADAR dedikya diyor….
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.

21 Ocak 2014 Salı

SABANCI SUİKASTİ……


Sevgili takipçilerim sizlere dikkatimi çeken sosyal medyada ve basında ara ara geçen konuları o günün şartlarında bulunduğum merkezden asıl gerçeğin neler olduğunu ve ne olabileceğini tamamen yaşanmış konulardan kısaltarak her zamanki gibi vericem.
Diyceksinizki ZEKİ bey ammada çok şeye şahit olmuş ve görmüşünüz yoksa bize yazıyormusunuz diye onuda ben açıkladım belgeli olarak ama sizede burdan söyliyeyim,bunu övünmek için değil yaşanmış bir gerçek olarak veriyorum çok stratejik yerlerde ailece uzun bir tarihi kapsayan konumda bulunduğumuz için bir çok şeyin o anda içinde canlı yaşamasakta öncesi ve sonrası bilgileri çeşitli mekanizmalarla şahsıma ve yakınlarıma ulaşmıştır.
Gelelim konuya şunuda söyliyeyim basında kafalarınızı bilgi kirliliği ile çok karıştırıyorlar aslında sebebide çok kimsenin hiçbir şeyi bilmemesi,bilenlerinde çarpıtarak sizlere aktarmaları.
Hayatımın en yoğun günleri anılarımda çok tatlı bir şekilde var 1996 senesi ocak başı ve 1 mayıs ile biten o beş aylık dönemdir,bu dönem içinde kardak kırizi,Avrasya feribotu kaçırılması,sabancı center baskını, bekir kutmangil cinayeti ,gazi olayları ve en son sizin bilmediğiniz önceden önlenen bazı olucak katliamlarla,kadıköydeki 1 mayıs hadiseleri.
Hiç unutmam o kadar bunalmıştımki 26 nisan 1996 şeker bayramı ile ANTALYA alanyaya tatile gidip masa şefi ALİ beyle görüşüp 1 mayıs günü yine antalyadan rahatlamış şekilde dönmüştüm,yoksa kafayı yoğunluktan yiyiyordum.
Sabancı center baskınına gelince kısa kısa şu olaylara size işaret ederek gerçek gidicem birincisi sizlere iddia edildiği gibi değil merhum sakıp sabancı beye karşı bir hoşnutsuzluğun olduğu stratejik noktalardan birkaç ay evvel duyuldu,ikinci hadise bunun böyle holdingin rekabetinden kaynaklanan bir hadise olarak falan veren var kesinlikle değil bu hadisenin kaynaklanması ve sabancı ailesinin hedef alınmasının sebebi merhum SAKIP SABANCI beyefendinin duyarlı bir TÜRKİYE vatandaşı olarak Anadolu insanı olarak akan kanın önüne geçmek istediği için kendi imkanları ile oluşturduğu bir uzman ekibi çalıştırarak GÜNEYDOĞU VE DOĞUANADOLUDA akan kanın nasıl durdurulabileceğine dair sosyal,ekonomik,siyasi ve uluslararası çok geniş bir rapor,kısa size şöyle söyliycem suikast hadisesinden sonra üst düzey askeri bir yetkili suratıma DEVLET işine karışmıycaktı dedi.
Yalnız bu yetkililerin hepsinin kuyruğu malum dışardaki odaklara bağlı,sabancı holdingin bir özelliğide AKBANK bünyesinde şimdi bilmiyorum o dönemlerde bir çok emekli MİT mensubundan oluşturulmuş gerekli konularda meslekleri ile ilgili çalışsınlar diye personel istihdam ediliyordu zannederim aynı gelenek şu anda devam ediyordur,buraya şurdan geldim olaydan evvel CİA için  uzun yıllar çalışmış bir yaşlı haber kaynağım sabancı center güvenlik şirketi hakkında yakın bilgi vermişti EMEKLİ DENİZ SUBAYLARINDAN oluşmuş bir yönetim kadrosu olan yanlış hatırlamıyorsamda adıda ETKİM İSİMLİ bir özel güvenlik şirketi idi.
Gelelim türkiyedeki o günün popüler kontra ekiplerine ana merkez kontra örgütlenme çok kuvvetli idi siyasi olarakta güçlü olunduğu için malum ismi susurlukla çok geçen merhum ABDULLAH ÇATLI ve arkadaşları,yine ANKARADA bir gurup bir güvenlik şirketi içinde oluşmuş ekip bunlar o dönemde TÜRKİYEDE metropolü tutan kontra ekiplerdi tüm ismi geçen ÖZEL harekatçı polisler ve bunları yöneten EMNİYET müdürleri ve emniyet genel müdürlüğü danışmanları,birde her zamanki gibi ucu 12 eylüle dayanan DEVSOL geleneğinden gelen hapisanede o tarihlerden suikastin olduğu günlere kadar tutulan SOL tetikçi ekipleri,arkadaşlarım ben bunlarla bizzat 1989 ve 1990 yıllarında canlı karşılaştığım için ve olayların takibinde olduğum için yaşadıklarımı sizlere aksettiriyorum.
Birde kafalarınızı karıştıran hep yunanistana kaçış şekli var bunu basın yollu ile hep denizden RODOS üstünden SELANİK olarak gösteriyorlar aslında deniz çıkış delillerini sildiği için bu şekilde veriyorlarlar İZ bırakmıyor bu çıkışlar DEVSOL lideri DURSUN KARATAŞ ve yeraltı dünyası liderlerinden karagümrüklü ENİS KARADUMANIN 1989 firarından başlayıp güzergah EDİRNE bölgesinde KEŞAN ,İPSALA,MERİÇ hattından sınır boylarından kaçış olup derin devletin ordaki yapılanmasını DEŞİFRE etmemek içinmi ege bölgesinde DENİZDEN göstererek izleri her defasında kapatıyorlar.
Merhum SAKIP SABANCI bey bu konuyu yine AKBANKIN istihbarat imkanları ile MERİÇ bölgesinde araştırdımı ta ordan BELÇİKA,BÜRÜKSELE varış hattına kadar?
Kısacası olaydan sonra SABANCI ailesinden merhum ÖZDEMİR sabancı holding personeli merhum HALUK GÖRGÜN ve yine holding personeli merhume NİLGÜN HASEFE hanfendi suikaste kurban gidiyor olayın olduğu saatten bir saat sonra suikastin bir üst katında olan yönetici kişiden aldığım istihbarat S.E merhum SAKIP beyin tesadüf eseri kurtulması…..
Tabi merhum SAKIP bey hadisenin üstünde tüm gücü ile baskı kurunca baskıya dayanamayan bazı derin güçler katil olarak varsayılan mustafa duyarı ŞAM dan bir müddet sonra teslim ederek üstlerindeki SABANCI baskısını azaltmaya çalıştılar,olay yerinde merhum mustafa duyara sanırım suikastin tatbikatını bizzat yaptıran emniyet müdür yardımcıs A.Ç daha sonrada GAFFAR OKKAN suikastinden sonra merhum GAFFAR OKKANIN yerine DİYARBAKIR emniyet müdürü olarak atandı.
Sevgili takipçilerim diğer iki DHKPC mensubu İSMAİL AKKOL hala hiç ele geçmeden yurt dışında yaşıyor,uzun zaman BELÇİKADA yakalanıp yargılanan FEHRİYE ERDAL iadesi çok istensede sabancı ailesinin avukatları belçikada karargah bu iş için kursalarda sonunda fehriye erdalda firar ederek avrupada izini kaybettirdi tüm bu seneler içindede olaylar biri rahmete kavuşan bu üç gencin üstünde yoğunlaşarak kapandı gitti,işte bir yeraltı dünyası liderinin açıklamalarıda banda alınmış herkes KONUYU GARGARA YAPMAK zorunda kaldı tarihe bilinmeyen bilinen suikastler olarak geçti.
Sonuçta aslında merhum SAKIP SABANCI ve kardeşi merhum ÖZDEMİR SABANCI beylerin muhtemelen yakınen TANIYABİLECEKLERİ TÜRKİYEDEKİ BARONLARIN BÜRÜKSEL,LONDRA,WHASHİNGTON hattındaki üst BARONLARDAN aldıkları bilgi neticesinde birkaç ay içinde senaryosu hazırlanmış bir SUİKAST ile katledilmiş bu suikast timlerin hazırlayan kişilerde şu anda herkes bu dünyadan göçsede kendileri emekli hayatlarını lüks içinde yaşayarak yine devam ediyorlardır.
Sebebleri ve sonuçları herşeyi belli olsada DOKUNULMAZLARA dokunulamadığı için bu hadisede ORTADOĞUNUN 1988 başlayan şekillenmesininde sınıfsal olarak en tepelerden halkların en aşağısına milyonlarca insanın kanı akmakta bu şekillenme DIŞARININ istediği şekillenme ne zaman bitene kadar KAN  akıcak halada akıyor.
MERHUM SAKIP SABANCI ve MERHUM ÖZDEMİR SABANCIDA ve çalışma arkadaşlarıda bu olayın en üst perde mağdurlarından şahsım ve ailem SABANCI ailesinin ekmeğini suyunu içtik bu yazımla biraz hizmetim millete yani sizlere ve aileye olursa çok memnun olurum.
Binlerce TERÖR mağduru insanımızında başları sağolsun…..
Bu yazımın bitişine KOD:ESENGÜL ekliyorum….
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN…

20 Ocak 2014 Pazartesi

MİT VE TIRLAR……..


Sevgili arkadaşlarım bu konuya kısa değinmiştim eski bir yazımda bugün bir hadise yine gerçekleşip kamuoyunda tartışma büyüyünce size kesin bir gerçek kanunlar ve nizannameler bakımından bir açıklama yapıcam bu konuda.
Arkadaşlar MİT devlet istihbaratı ile ilgili olan bir kurumdur,ülke menfaatleri ve dünya konjöktüründe başka devletlerin ve TÜRKİYENİN ortak çıkarları için her türlü operasyonu yapmaya gerekirse insan öldürmeye bile gerekli yerlerden alacağı izinlerle yetkilidir,açıkçası zaten bu işleri iyi veya kötü müsaade alıyor veya almıyor şimdiye kadar yapıyorlardı.
Neresidir bu emir aldığı yer hükümetin başı BAŞBAKAN…..
Ben şimdi kanun maddesi falan yazmıyorum,yalın gidiyorum şimdi MİT görevi değil diyorlar SİLAH sevkiyatı yapmak,kanunda yeri yok diyorlar,bunlar birincisi iş bilmemek ikinciside basbayağı çekişmeden kaynaklanan ihanet derecesinde karşı prokobanda yapmak,üçüncüsüde şu başka ülkelerin lehine türkiyede faaliyet göstermek,DEVLET operasyonlarını sabote etmek.
Arkadaşlar çok rutindir komşularımızda savaş, iç savaş varken NATO ya dahil olduğumuz ülkelerin istihbarat örgütleri ile ortak komşularımıza silah ve diğer lojistik yardım malzemelerini MİT veya ortak operasyon yaptığımız ülkelerin karmasından oluşan İSTİHBARAT personeli ile ulaştırmak teslim etmek. Hatta bazen öyledirki bu operasyonlar türkiyenin düşmanı olan guruplara bile yardım etmek zorunda kalabilirsin.
Gelelim yetkiye BAŞBAKANDAN ve en tepe amir MİT müsteşarının emri ile başlatılan operasyonda türkiye içinde hiçbir ADLİ makam veya kolluk kuvveti bu tip operasyon ekiplerine ve malzemeye müdahil olamaz bu kanunlarlada sabittir,bırakınki bilmeden müdahale oldu kolluk kuvvetleri amirleri ve adli hukuk personeli hemen BAŞBAKANLIK ve MİT müsteşarlığı emri ile yapıldığı için sesiz sedasız KONVOYUN gideceği noktaya güvenle ulaşmasını sağlamaktır.
Burda yapılan yanlış bir uygulama bilinçli vardır DEVLET İSTİHBARAT OPERASYONLARI deşifre edildiği gibi bunu yapanlar özellikle bu deşifrede BASINIDA kullanmaktadırlar bu ağır şuçtur,bunun ağır ceza yasasında cezaları vardır.
Bu operasyonların deşifre etmek demek türkiyeyi uluslararası kamuoyunda kötü duruma koymak hatta terör örgütlerine yardım ediyor pozizyonuna sokarki bu çok ağır ihanettir.
Şimdi konunun özüne geldikten sonra,şunuda eklemekte fayda var MİT bu tip operasyon yaparken en üst seviyeden gizlilik derecesine göre emniyet genel müdürlüğünü ve jandarma genel konumutanlığını bilgilendirerek yol güzergahını TEMİZ tutturur önceden herhangi bir arama olmaz diyelimki gizliliği açısından hiçbir güvenlik kurumuna haber verilmedi TIRLAR yakalandı bugünki hadisedeki gibi şunu gösterir bu hadisede KÖSTEBEK kurumun içinde var dışardaki güçlere operasyonu sızdırıyor…..?

Velevki tamamen bir yol kontrol veya başka bir istihbarat servisinin sevkiyatı öğrenmesi ve ihbar vermesi ile tırlar durduruldu bu aramayı veya sorgulamayı yapıcak adli ve kolluk makamları MİT kimliğini gördükten sonra çok çabuk ve sessiz şekilde hiçbir yazılı tutanak tutmadan konvoyun önünü açmalı şüpheli gördükleri durumu ilgili mercilere istihbarat notu olarak geçmelilerdir.
Gerçek tarih boyu başımızdan geçenleri anlatim size arkadaşlar zaman,zaman ülkedeki iç işleri bakanlığına bağlı istihbarat,terör,organize şuç faaliyetleri götüren teşkilatlarımız MİT yaptığı mecburi kanunsuz hadiselerden sıkıntı duyarak veya kızarak sahadaki görevlilere OPERASYON yaparlar işin içinden MİT çıktığındada sessiz sedasız hadiseyi kapatır,PARDON derler,fakat onlarında zaman zaman haklı oldukları taraf vardır bazen MİT bazı yetkilileri bazı operasyonları devlet istihbaratı görünümüyle kendi menfaatlerine veya başka bir servis adına iş yapmaktadırlar bunlar bizde olduğu gibi tüm dünyadaki GİZLİ SERVİSLERİN hastalığı diyebileceğimiz bir hadisedir,ama bununda kurumsal olarak içinden ayıklamanın çeşitli metodları vardır.
Arkadaşlar çok uzun YILLARDIR bir çok ülkeye gizli operasyonlarla MİT denetiminde silah yollanır gizli operasyonlar,örtülü operasyonlarla silah ve diğer lojistik malzemeler çeşitli çatışma ortamına gönderilir mesela SSCB  RUSYASI ,AFGANİSTANDA savaşırken TÜRKİYE ordaki mücahitlere yüklü miktarda hafif silah uçaklarla yollamış bunlar PAKİSTAN üstünden AFGAN mücahitlere teslim edilmiştir,yani İRAN devriminde,İRAN IRAK savaşında veya sınırımızda olmayıp başka coğrafyada olan bölgelere MİT ilişkili kişiler yine DEVLET İSTİHBARATININ olur izninini aldıktan sonra SİLAH satmış ve yollamışlardır,bu bir tek silahda değil zaman zaman bazı AMBARGO altındaki ülkelere çeşitli SİVİL HAVACILIKTA gerekli olan UÇAK yedek parçası veya diğer bazı önemli yedek parça gurupları yollanır,MİT üst yetkilileri bu tip uluslararası operasyonlardada başka istihbarat servislerinden karşılıklı dostluk çerçevesinde anlaşarak operasyonların MEŞRU zemininin alt yapısını hazırlar.
Kısacası arkadaşlar MİT yaptığı sevkiyatlar yasaldır BAŞBAKANLIK makamının izni varsa kimse sorgulayamaz.
Peki niye şu anda birileri bunu ısrarla sorguluyor ve BASIN vasıtası ile bunu afişe ediyor işte arkadaşlar uzun zamandır ülkemizde ters giden bir hadise var artık bu hadise kaza olmaktan çıktı belirli bir çevrenin bunu bilerek yapmasına geldi bundada yaşadığımız hadiselerden bunu DIŞARDAKİ bir gücün şu anda TÜRKİYE üstündeki kötü emellerinin burdaki maşaları tarafından yapılan hadiseler,yıllarca bu tip operasyonlar yapıldıda kimse karışmadı şimdi bu zamandamı bu operasyonlar yapılıyor,bu düşündürücü bir hadise netice itibarı ile bunlar bizim ülkemize değil başka bir ülkeye giden malzemeler bir şekilde TÜRKİYENİN dış meselesi.
Şöyle söyliyeyim MİT  in geçmişte  art niyetli yöneticilerinin DEVLETİMİZİ yanıltarak uluslararası alanda çok çapı geniş çok stratejik, sofistike silah sistemlerinin yer değiştirmeleri söz konusu olmuş ve bunlardan doğan aradan 10 yılın üstünden fazla zaman geçtiği halde TÜRKİYENİN DIŞ POLİTİKASINDA zarar veya hasar verecek durumlar oluşmuş bunları mesela son DIŞİŞLERİ BAKANIMIZ sayın AHMET DAVUTOĞLU ve ekibi o ülkelerin başkentlerinde yoğun mesai harcayarak düzeltmiş ve ülkemize gelicek diplomatik ters rüzgarların önüne geçmişlerdir,mesela size bunların ancak  çok basit küçük nüansları sızmıştır basına ,çok azını  duymuşunuzdur.
Arkadaşlarım burdan şunu belitmek zorundayın DEVLET işinde şu gurubun,şu partinin veya bu ideolojinin adamıyım ona göre hareket edim olmaz,devlet operasyonları YEKPARE tektir,bunlar aslında kanunlar,nizannameler ile belirlenmiştir velevki bunlarla belirlenmemiş güvenlik güçlerinin ve adli birimlerin GELENEKLERDEN gelen hareket tarzları vardır,eski KÖYE yeni iş icat edilmez ATASÖZÜ.
Şunuda yeniden belirtiyorum evet zaman zaman bu konularda tabiki MİT içinden bazı kimseler bu sınırsız yetkileri ŞUÇ  işliycek bazda kullanmışlardır her kurumda,kuruluşta olduğu gibi ama bunun yöntemi DEVLET İSTİHBARAT OPERASYONUNU BASIN önünde deşifre etmek olamaz.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN..

19 Ocak 2014 Pazar

PİZZA CONNECTİON…


Sevgili arkadaşlarım başlığı bozmadan yazdım,çünkü OPERASYONUN gerçek adı buydu.
Sayın MİT eski müsteşar yardımcısı MEHMET EYMÜR beyin 1980 li yılların başında kurulan KAÇAKÇILIK İSTİHBARAT DAİRE başkanı olarak görevde olduğu yıllarda emniyet genel müdürlüğü yine KAÇAKÇILIK İSTİHBARAT DAİRESİ başkanı sayın ATİLLA AYTEK beyin uzunca üstünde çalıştıkları,TÜRKİYEDEN,İTALYA ve ordanda AVRUPA,ABD ulaşan bir büyük şebeke faaliyetinin takip ve araştırması üstünde yoğun bir çalışma idi pek herkes bilmez aslında 12 eylül darbesinden sonra birde ayrı bir gurup SOL ve SAĞ terör örgütleri üstündende bir paralel çalışma yapmışlardı uzun zaman.
Buraya nerden geldim şimdi bu operasyonların daha hiçbir sırrı ve kozmik bilgisi aradan 30 yıl geçmesine karşın sızmadı.
İstihbarat hadiseleri ve operasyonları hep tarihten gelir,siz hiç farkına varmazsınız  öyle bir sıcak ortam ülkede gündem olur tüm gördüğünüz hadiseler aslında gerçek olayların örtüsüdür.
Diyceksinizki  siz niye anlatıyorsunuz ..!POLİS arkadaşlar CONTAYI yakmış diyorlar,bende MOTOR yaktım diyorum.
Şimdi ÖRNEK istiyceksiniz verim akıllı düşünün MİT müsteşarlığı BAKANLAR,BAKAN ÇOCUKLARI ve İRANLI arkadaşlar için sayın BAŞBAKANA 8 ay evvel rapor veriyor bunlar yolsuzluk yapıyorlar diye,bu 8 ay içinde varsayalımki yolsuzluk var devletin içişleri bakanı ve diğerleri ellerinde devletin kuvvetli bir gücü varken tüm olayı örtbas edemezlermiydi,tüm kayıt,kuyut imha edemezlermiydi,eder değil tarihten silerlerdi,nasıl oldu yapmadılar diyceksinizki sayın BAŞBAKAN söylemedi temiz başbakan kimseye kendi bakanıda olsa yol vermiyor,oda olmaz çünkü başbakan mecbur onlarla görüşüp bir şekilde olayı o zamandan kapatmaya sebebi siyasi faturası ona çıkar zaten çıktıda.
Diyceksiniz SAVCILARIN böyle bir şeye kalkıcaklarını tahmin etmiyorlardı,oda değil sağar sultan dahi GESİ olaylarından beri o taraftan bir hareket olucağını biliyorlardı,o zaman diyceksinizki bile bile nasıl oldu bu iş.BATTANİYE……?
Konuyu başka yere getiriyorum bugün sabah İTALYA temiz eller savcısı dı pietro efsane isim TÜRKİYEDE hükümet hakkında çok ağır ithamlarda bulunmuş ve şunları söylemiş bizde ayakkabı kutularında ne paralar yakaladık,ülkemde bana CİA ajanı dediler ağır şuçlamalara maruz kaldım ama HIRSIZLARIN peşini bırakmadım,sakın kanmayın diye devam eden AĞIR İTHAMLAR ve özellikle SAVCILARA destek veren açıklamalar ve yılmamaları konusunda İTALYADAN destek açıklamaları.

Diyceksinizki namuslu adam kendisi bu işi yapmış TÜRKİYEYİDE İTALYA gibi aynı coğrafyada zannediyor,DEMOKRASİ ve HUKUK adına açıklama yapıyor..
Arkadaşlar bu savaş DIŞARININ istikamet göstermesi ile içerde yürütülen bir savaş  AVRUPALI bizim içerde ne eksiğimiz ne gediğimiz suyun en dibinde olduğunu bilir zaten ilk onun hazırlığını yapar bilgi,birikim ve gerekli tüm istihbarat faaliyetinden akan entelektüel birikimi savaş alanına sokar bunuda kimlerin üstünden nasıl içerde SANTRANÇ oynuycağını iyi bilir.
Devlet sırrı olduğu için kusuruma kalmayın kısıtlı yazabiliyorum fakat VATİKAN ve onun ruhani gücü çok önemlidir sayın PAPA hazretleri malumunuz ORTODOKS RUSYA DEVLET BAŞKANI  VİLADİMİR PUTİN özel ROMAYA davet ederek dünya barışı için çok önemli isteklerde bulundu ve RUSYANIN bu konuda özel bir yerinin olduğunu söyledi.
Arkadaşlar ERGENEKON operasyonu 2007 yılında astsubay sayın OKTAY YILDIRIMIN yakalattığı bombalarla başladı arkasından 2008 mart ayına kadar küçük kafile tutuklamalar oldu.
2008 mart ayında İTALYADAN GLADİO operasyonu savcısı FELLICE CASSON ülkemize seminerler vermek için geldi,çok hasta olduğum halde BİLGİ ünüversitesinde seminerini dinlemeye gittim,çok iyi oldu gittiğim neler olduğunu anılarımda yazıcam yalnız CASSON tarihi bir soruya,tarihi bir cevap verdi AVRUPALILARIN bu yönüne hayran kalmamam elimde değil,oda şu bayan bir gazeteci CASSONA efendim çalışmalarınız esnasında 6500 kişiyi ve çok önemli insanları tutuklamışsınız GLADİO yapılanmasında TÜRKLERE rast geldinizmi.
Evet dedi onuda şöyle anlattı sayın CASSON ben GLADİO örgütünü çözerken İTALYAN ASKERİ İSTİHBARATI(SISMI) teşkilatının KOZMİK arşivlerine girdim orda 1955 yılında dört,beş TÜRK isme rast geldim hatta bunlar burda ortak tatbikatlara katılmışlar GLADİO örgütlenmesinin,açıklayabilirmisiniz diye sordu gazeteci sayın CASSON sadece güldü,konuyu değiştirdi.
Arkadaşlar olayları dikkatli ve derin takip edebilmeniz için DÜNYAYI,VATİKAN ve İSVİÇRE gibi ülkelerin alt yapılarını iyi bilmeniz gerekli,şimdi siz bana sinirlenip kızıcaksınız okuduk hiçbir şey anlamadık acaba ZEKİ bey ne anlatmak istedi.
Canım arkadaşlarım bazen herşeyi tam anlamayıp,kulağınızda bilgi birikmesi ilerde size daha büyük fayda sağlar büyük PAZIL parçaları otururken yerine hadiseleri çabuk kavramanıza yardımcı olur.
Bana gösterdiğiniz ilgi için çok teşekkür ederim.
SAYGILARIMLA…..

ZEKİ ARSLAN…

18 Ocak 2014 Cumartesi

TUNCAY GÜNEY…(TUNCA)


Sevgili arkadaşlarım isminden çokça tanıdığınız bir kişi olan ERGENEKON davasının kendisinden ele geçen belgelerle başlaması ile çokça tanınan bir kişilik sayın TUNCAY GÜNEY tabi çokça yazıldığı için kendisi hakkında çok derinleme bilgilerverildi kamuoyuna ,bende size eski tarihlerden bugüne gözlemlerimi ve bildiğim yaşadığım olayları bu yazıyla aksektiricem.
Birincisi hiç sayın GÜNEY beyi tanımadım,fakat anladımki istihbarat örgütleri içlerinde birbirinden habersiz ayrı guruplar paralel operasyonlar yaptıkları gibi,birde ALLAHIN işi paralel olumsuzluklar oluyor tamamen tesadüf gibi gözüken,yada bazı aksaklıklardan dolayı,çarşafa dolanan olaylar.
Sayın GÜNEYİ çok okuyup televizyonlardan izledim birincisi bildiğim olayları çok doğru anlatıyor,bilmediğim olayları kendi içinde yaşadıklarınıda çok doğru anlatıyorki kimse yalanlayamadı.Dikkatimi çeken bir hadise oldu yaşı ve konumu itibari ile çok geçmişteki olaylarıda biliyor bunları basından veya başka bir kaynaktan öğrenmesine imkan yok ,dikkatimi çeken en önemli unsurlardan biri oldu.
Yine söyliyceğim, çünkü çok önemli o dönemde AMERİKADA yaşıyan sayın MİT eski müsteşar yardımcısı Mehmet Eymür  beyin İNTERNET sitesi ile geçtiği haberlerde 2000,2001 yılında TUNCA kod adı ile bahsediyordu, ben tanımıyordum fakat o dönemde istanbulda paralel giden bir olumsuzluklar manzumesi vardı fakat sayın EYMÜR AMERİKADAN kimsenin anlayamıycağı anlık istihbaratlar geçiyordu bunlar çok doğruydu.
Geçtiğimiz günlerde sayın FARUK MERCANIN bu konularla ilgili bir yazısı vardı hakikaten çok doğru bilgiler veriyordu o zaman bende  sizlere bilmediklerinizden anlatıcam ERGENEKON örgütünü aslında ilk 1999 yılında EKİM ayında istanbulda bilinçli çıkartılan silahlı bir hadiseyle TÜRK emniyetinin öğrenmesi ve  resmi olarak zapta girmesi için  yapılmış bir eylemle çeşitli birimlere öğrenilmesi istendi.Fakat günün şartlarında bu hadise örtbas edildi konu bir şekilde kısa bir zaman zarfında örgütün güçlü olmasından kaynaklanan hadise ile olay kapatıldı.
Arkasından tekrar 2001 yılında yine bir hadise çıkartılarak olayın İSTANBUL ORGANİZE şuçlar masasına intikal ettirilmesi için bir girişim yapıldı fakat bu girişimde olumsuz sonuçlandı,ne kadar entresan o tarihlerden hemen bir kaç ay sonra sayın TUNCAY GÜNEY emniyete alınıyor ve orda işte yaşadıkları, sorgusu görüntüye alınıyor,evindeki belgelere el konuluyor sonra hadiseler yine örtbas ediliyor GÜNEY önce ABD ye ordanda KANADAYA geçiyor ve hala orda yaşıyor…
Tabi yine Allahtan bir tesadüf GÜNEYİN doğum tarihi ile merhum GARİHİN 2001 yılında öldürüldüğü günün tarihi aynı buna allahın hikmeti desekte güneyin karıştığı araba kaçakçılığı hadisesinin içinde HASTAL kışlasında görevli bir ÜSTTEĞMEN güney ile beraber bu işlere girmesi,biliyorsunuz merhum garihin katilide aynı kışlada asker ve bunların tümü 2001 yılının mart ve ağustos ayınının içinde oluyor o aralar kamuoyuna küçükçe yansıyan başka irili ufaklı hadiseler var bunları kafanız karışmasın diye geçiyorum.
Bu olaylar soğumaya giriyor yıl 2003 senesi mayıs ayı ortalarında İSTANBULDA bazı askeri birimlerin içinde geç saatlere kadar sivil asker toplantılar oluyor,bu toplantılar içindeki bir kişi toplantıların MİT teknik takip tarassut ekiplerinin İZLEME,ELEKTRONİK TAKİP MOBİL araçları ile takip edildiğini anlıyor,fakat önemsemiyor,sonraki yıllarda öğreniliyorki dönemin MİT müsteşarı sayın ŞENKAL ATASAGUN istanbulda yemekli bir toplantıda merhum İLHAN ŞELÇUK,sayın MUSTAFA BALBAY gibi gazetecilere TSK göstererek ne duruyorsunuz İSTANBULDA darbe hazırlıkları yapıyor TSK  ile ankarada onlarla temasta olun diyor.
Sonraki günlerde MİT takip hadisesi devam ediyor ve 4 temmuz 2003 günü IRAKTA SÜLEYMANİYE şehrinde ÖZEL KUVVETLER KOMUTANLIĞINA baskın yapılıyor ve büyük hadiseler oluyor TÜRKİYE ayağa kalkıyor,arkadaşlar çok sonra öğreniliyorki 3 temmuz 2003 günü sayın MİT müsteşarı ŞENKAL ATASAGUN ERGENEKON dosyasını GENELKURMAY BAŞKANIMIZ ORGENERAL HİLMİ ÖZKÖK paşamıza teslim etmiş hatta hükümete bile iki üç ay sonra bu ERGENEKON dosyası iletilmiş.Fakat daha entresanı TÜRK kamuoyu  karışmışken ÇUVAL hadisesi diye geçen olaydan bir hafta sonra HÜRRİYET gazetesinin MANŞETİNDE ABD dış işleri üst yetkilisinin yaptıkları operasyonun bilgisinin TÜRK İSTİHBARAT birimlerinden geldiği bazı GAYRİNİZAMİ HARP unsurlarının KERKÜK ve SÜLEYMANİYEDE operasyon yapıcağına dair, bunuda  önlemek için TÜRK ÖZEL KUVVETLERİNE operasyon yaptıklarnı basın yolu ile beyan ediyor.
Sevgili arkadaşlarım,şimdi yazdıklarım sayın TUNCAY GÜNEY beyin dediklerini tastikleyip hiç yorum veya içeriğini açmadan oluşmuş hadiseleri kısa not halinde sizlere ulaştırdım ben devam edersem şimdi konu uzar size bu yazıda söyliyceğim TEPE noktalardaki özellikle MİT yetkililerinin geçmiş mazideki kendileri ile olumsuzlukları ve daha sonraki GELİŞEN TÜRKİYE içindeki stratejik konumlarının devamını sağlamak için BÜYÜK ÖRTÜLER sererek  bu tip konuların üzerinden bugüne gelmiş olabilirlermi,aslında CEZAYA çeşitli davalardan çarptırılan bir çok kimseyi STRATEJİK anlamda çok daha büyük şuçlarını AKLAYIP TEMİZLEDİKMİ ve bundada işin içindeki guruplarını yüzdesinin büyük bir kısmı farkında bile olmadan kullanıldımı,çok küçük bir azınlığın temizlenme harekatının bir 100 yılın AKLANMA hadisesi ve önümüzdeki yıllarda TÜRKİYENİN nasıl bir yeni çehre ile karşılaşmasının geniş PLANIMIYDI..?
Bu soruların merak etmeyin bende cevabı var,cevabı olmayan hadiseleri yazmam,burdan söyliyceğim bu sene sayın SEVİLAY YÜKSELİR hanfendinin A kanalında sayın MEHMET EYMÜR beyle yaptığı tarihi canlı yayında sayın MEHMET EYMÜR beyin programın bitimine yakın bir söz söylemesi ve bunu kimsenin bilmemesi ilerde açığa çıkabilecek hadiselerde sayın EYMÜR bakarsınız açar konuşur bu konuları işte o zaman TÜRKİYE insanı çok daha fazla şeyler öğrenebilir,TUNCAY GÜNEY beye gelince konuşacağını sanmam çünkü konumu itibari ile önüne ne kadar nerde ve nasıl olucağının çizgisini koyanlar var,ALLAH herkesin yardımcısı ve yanında olması dileği ile….
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN…

16 Ocak 2014 Perşembe

MERHUM GARİH……


Sevgili takipçi kardeşlerim,bazen lüzum gerektiriyor ÖZET yazılarımı hızlandırıyorum,ilk kısa özet yazdığım için kusuruma bakmayın,bundan dolayı af diliyorum.
Fakat malumu bir strateji içinde çalışıyorum,işallah telafisini yine sizlerden özür dileyerek yerine getiricem.
Merhum ÜZEYİR GARİH beyi ilk izlememe bizim semptimizde basit bir evi alarak üstünde muhteşem ötesi o yıllarda bir malikane denebilecek villa yaptırması ile tanımıştım,dikkatli çocuktum hep izler incelerdim yakına gelmeden uzaktan,merhum bu villayı yaptırdıktan sonra yazları çocukları ve eşi hanfendi ile kalır pek villa dışına çıkmadan malikanenin içinde dinlenirler balkonda misafirlerini dostlarını ağırlar işte iyi bir işadamının yaşadığı kaliteli bir hayatı yaşarlardı,kışında kışlık evlerinde bulunurlar bu villada bakıcılar ve hizmetliler bulunurdu.
1978 yılının haziran veya mayıs ayı idi çok güzel bir havada büyük bir davet verdi merhum tüm iş,sanat,bürokrasi,siyaset bu davete katıldı hatta ilk merhum ALPARSLAN TÜRKEŞ beyide o davete geldiğinde görmüştüm.
Şimdi arkadaşlar bu mevzu çok uzun ta merhumun katledilişi ve sonrası yine kovalamacalı ve heyecanlı şekilde bir çok olayla devam ediyor,ben niye size başlangıç geçtim bir popüler gazetecimiz Boşnak kökenli E.D beyefendi geçenlerde tv de bir programda merhumun katili olarak içerde mahkum olarak yatan fakat vicdan denilen hadise başka bir şey,neyse adaletin işine karışmayalım en büyük adalet ALLAHIN adaleti,onun verdiği ifadelerle cinayeti MERAL isimli bir kadın tarafından azmettirildiği söyleyerek bu meralin burda ŞİŞLİDE Türkçe kursu gören aslında bir yabancı uyruklu kişi olduğunu ve bu işten sonra TÜRKİYEYİ terk ederek gittiğini söylüyor.
Bunun üstüne size bunu yazmaya karar verdim sanırım bu saygın gazeteci arkadaşımız bilmeyerek yanıltıcı haberler alarak yine bilmeden toplumu ve belki yeniden tecelli edecek adaletin önüne geçmiş oluyor,ne malum yabancı olduğu MERAL isimli güzel kadının belki kayseri kökenli mahkum ER YENER YERMEZ beyin ifadesindeki gibi alımlı güzel bir kadın ve belkide oda KAYSERİLİ kökenli birisi TÜRK yani olamazmı,biliyorsunuz bizim KAYSERİMİZİN erciyes havasının verdiği o serin etki kızlarımızı güzelleştiriyor,ANAMIN MEMLEKETİ diye demiyorum
Sonra MERAL ismini tutmadım biz ona GONCA BAHAR diyelim daha hoşuma gidiyor bu isim,bayanlara daha çok yakışıyor…
Arkadaşlarım 25 AĞUSTOS 2001 tarihinde işlenen bu vahim ve üzücü cinayetin ben öyle KURTLAR VADİSİNDEKİ gibi hicvedilen ORTADOĞU POLİTİKASINDAKİ yanlış bazı tutumlardan dolayı merhumun katledildiğini zannetmiyorum,yada dinsel bazı bağlanan hadiselere,hatta bugün MERALİN yabancı bir bayan olup çekip gittiğine dair bazı böyle saptırmalı haberleride yine bizim DERİN örgütlerimizin özellikle saptırdığının bu şekilde dezanformasyon yaptıkların kanatında değilim ,öyle olduğunu düşünüyorum.
Arkadaşlar katiller,kadar azmettirenlerdede CİNAYET hadisesi alışkanlık yapan bir olaydır,
ALLAH kötünün ve ZULM edenin yanına koymaz ve koymuycaktır.
Merhum ÜZEYİR GARİH beyin çok değerli ortağı ve YOLDAŞI sayın İSAK ALATON beyefendinin cenaze merasimi esnasında söylediği o büyük sözü hiç hayatım boyunca unutmuycam,neydi o..?
BAZI KİMSELER VARDIR YAŞARKEN ÖLMÜŞLERDİR,BENİM ORTAĞIM VE YOLDAŞIM ÖLDÜKTEN SONRADA YAŞAYANLARDAN OLUCAK……!
Sevgili takipçilerim,hepinizi sevgi ve saygı ile selamların,başarılar……..
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN….

ERDOĞAN…….


Sevgili takipçilerim,ülkedeki siyasi ekonomik atmosfer sıkıcı patlıcan 5,5 tl,kuzu eti 38 tl,dana kuşbaşı 24 tl yani ortam gergin her kafadan bir ses ama p….30 adet yumurta 10 tl olmuş ondan konuşmaz,sanki görsen zannedersin ROKOFELLERİN yavrusu cebi milyon dolarlık kredi kartı ile dolu.
Tabi seksenli yıllarda önemli bir beyefendi HİLTON OTELİNDE yemek ısmarlıyor bize hesabı istedi AMERİKAN EXSPRESS kartı ile ödedi bizde daha kullanmıyoruz kredi kartı sordum beyefendi bunla kaç para kullanabilirsiniz diye bir milyon dolar limiti var ZEKİ bey dedi.
Tabi terörün aktif bize karşı puan aldığı yıllar,1992,1993 TSK elinde gayrinizami harp yapıcak gerekli ne ağır ne hafif teçhizat yeterli miktarda mevcut,özellikle tank,zırhlı personel taşıyıcı,taruz saldırı helikopteri,genel maksat helikopteri kifayetsiz, TSK(TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ)AKKA anlaşması ile bir kısım AH-1 modelinin en eski örnekleri ABD tarafından hibe yardım olarak yollandı 30 adet kadar,öğrendikki ancak yarısını parçalarsak bir öbür yarısını kullanma şansımız var ABD silahlı kuvvetleri bu malzemeyi Vietnam savaşında kullanmış ilk ,amerikada depolarda duruyor işte bize veriyor,arkasındanda birkaç adet süper kobra zor bela aldık.
YIL 1995 başı RUSYA SAVUNMA BAKANLIĞINDAN bir arkadaşımla oturuyorum,iş o ya onlarında o aralar küçük bir sıkıntıları vardı onun hallettim bu yine helikopter konusunda küçük bir mesele,o aralar bu taruz helikopteri konusu sıkıyor canımı ülkemin terör mücadelesinde sıkıntı duyması üzüyor beni,RUS arkadaştan rica ettim ,ZEKİ bey bizde yeni bir helikopter saldırı,taruz için geliştirilmiş model var performansı çok yüksek bunu verir hatta ortak üretimi zonguldakta yaparız dedi peki MİLLİ yazılım,lisans konularında ne yaparsınız sıkıntınızı biliyoruz bu konularda,MİLLİ kabul ettiğiniz tüm değerleri biz destekleriz,o zaman ben alim bunların gerekli teknik bilgilerini SSM(SAVUNMA SANAYİ MÜSTEŞARLIĞI) iletim ve birkaç hafta sonra alıp,yağmurlu bir gecede MİT arkadaşlarıma gerekli dökümanları vererek SSM konunun dikkate alınması ve gerekli işlemlerin başlatılması için verdim,onlar sonra 28 şubatın gelmesi ile birlikte sonra uzun hikaye bir büyüğümüzle birlikte konuya İSRAİL savunma sanayinide ortak ederek İHALELERE baştan KA-50-2 sonrasında TÜRKİYE için özel geliştirilmiş KA-50-2 ERDOĞAN ismi ile uzun zaman mücadele verdiler hata bir ara sayın BAŞBAKANIMIZLA ilişkilendirildi bu isim hiç alakası yok bu hadisedeki ismi ile ,sonuçta bu ihale kazanılamadı bu olayda sonlandı.
Bu ihaleyi SSM  ile götüren sayın büyüğümüz RUSYA ve İSRAİL konsorsiyum platformun birinci danışmanı olarak sonra olayın bitişinde  şu lafı etti ESADIN OĞLU FESAT….?
O güzel helikopterin ERDOĞANIN resmini sizlere yazımın altında vericem.


Gelelim konunun başka bir tarafına iki üç yıl evvel KURTLAR VADİSİ dizisinin bir sahnesinde mezarlıkta MEZAR TAŞINDA sadece ERDOĞAN yazılmış onniks mermer üstüne bir yazı vardı,o aralar tüm kamuoyu tıkandı sayın BAŞBAKANIMIZA tehdit var diye fakat olay kapatıldı,size bunun burdan ilk ne olduğunu niye ve neye kime mesaj verildiğini yazıcam.
Konu şu MİT ERDOĞAN kod adlı bir görevli o günlerde isminin bazı resmi dinlemelerde geçtiğini öğrenince sinirleniyor  eşide bayan bir MİT görevlimizdir,bazı kişilere ÖRTÜLÜ mesaj geçmek için şunu MEZAR TAŞI, ERDOĞAN sahnesi ile vermek istiyor.
MEZAR TAŞINIZA ERDOĞAN İSMİ YAZARIM ADIMI BİR YERDE GEÇİRMEYİN,DİNLENİYORSUNUZ..!
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN…….


15 Ocak 2014 Çarşamba

GLADİONUN GÜZELLERİ…


Sevgili takipçilerim GLADİO örgütünün TÜRKİYEDE yaptıklarını kaleme alsan MANAS destanı gibi bir 1000 adet daha destan yazar insan.
Şimdi muhafazakar DİNDAR basınımız haberi basıyor kim bu GÜZEL arkasından bir din alimine işi bağlıyor ordanda eski bir bakanımızın AŞK hikayesi ile bitiriyor vatandaş güzel kadın resmi birde AŞK hikayesi dinledimi TÜRKİYEDE sistem yürüyor,DÜZEN bu.
Gladio yapısı içindeki güçler özellikle ÖZAL iktidarı döneminde temasları oldukları yabancı gizli servislerle devamlı kontak halinde olup,sistemi beraber götürmek ve yapılan ÖRTÜLÜ operasyonların kılıfı diğer operasyonların maddi manevi lojistiğini sağlamak için özellikle ULUSLARARASI HİZMET SEKTÖRÜ içinde iş yapıcak büyük ve temelli firmalar kurdular.
Tabi zamanın ülke şartları içindede ihtiyaca göre çeşitli özellikle GÜVENLİK TEŞKİLATLARIMIZDAN emekli olmuş kişileri personel ve yönetim kurulu üyesi olarak isthdam ettiler,çünkü sıkıntı anında veya bürokrasiyi hızlı kullanma açısından bu istihdam edilen kişiler çok işe yarıyordu.
Ama aslında bu yapılan işler BATILI İSTİHBARAT servisleri ve MOSSAD ın önünü açıcı burda onların operasyonlarının alt yapısını hazırlanmasının zeminin hazırlayan şirketlerdi.
Tabi bunların başına renkli kişiler ve güzel bayanlar koyduğunda DÜKKANIN vitrini güzelleşiyor dükkana tabiri caizse müşteri çekmek kolay oluyor,hertürlü bakımdan örtü oluyor.
Bir gün şirketin arka penceresine bir baktığında bazı yakışıklı emekli generaller ve bunların hemşerisi üçç beşşş işadamı istihbaratçı hepsi viski içerken bezik oynayıp ordan türlü savunma sanayinde filmler çevirdiğini görürsün TELAVİV merkezli biz  ne delikanlılar gördük?
Geçenlerde üst düzey bir MİT yetkilisi aynı liseden mezun bir gazeteci arkadaşına benim için o şerefsize bakma bunun gazı kadının biri PAS vermedi buna onun için ortalığı ateşe verdi diyormuş,yine sağolsun İSTİHBARAT kaynaklarımızdan seven dostlarımızdan bilgi alıyoruz,şunuda belirtmek gerek insan herkesi kendi GENÇLİĞİ gibi bilir,kendi gibi zanneder.
Tabi bunların AK parti ve camianın popüler olması ile erken ilişki kuran güzel bayanlardan oluşan ekipleri var birde 2007 CUMHURBAŞKANI şeçildikten sonra yapıcak bir şey olmayınca suyun altından hükümet kadroları ve camia ile ilşki kurmaya girişen var zaten yaşadığını karmaşanın karışıklığın sebebleri GLADİONUN kanatlarının her yerden muhafazakar kesime suyun altından giriş yapması çünkü sistemi bir şekilde tutmaları lazım ASKERLER OUT ise, gazeteciler,polisler,istihbaratçılar İN e bunlar şimdi nerde popülerse ordan girmek lazım öylede girdiler.


Bakın arkadaşlarım İSRAİLİN ve BATININ  burda kurduğu stratejik istihbarat faaliyetlerine dönük alt yapıyı bilseniz aklınızı yersiniz,siz bazı operasyonlardan sonra çıkan sanatçı alımlı bayanları,ünlü antika müzayedelerinde açık artırma ile alınan tabloları tesadüf zevk için falanmı alındığını zannediyorsunuz bunlar İSTİHBARAT OPERASYONLARININ birer canlı yaşanan parçasıdır sizlerin kafasında oturduğunuz evinizde,kahvehanenizde,meyhanenizden sohbet ederken konuyu canlı tutabilmeniz ve akıl karışıklığına toplumda yaratması için şeçilen GLADİO vitrini ve sahnesidir.
28 şubat sürecindede tecrübemiz ve çalışmamızla aldığım istihbaratları kıymetlendirip değerlendirdiğimde çok entresandır İSRAİL istihbaratından aldığım bilgilerde,gülerek diyorlardıki yav en çok iş islami kesimin bu gurubundan geliyor,arkasından şehit sayılabilecek gerçek bir dindar kardeşimde aynı yönde bana sorular soruyordu,yani bazı karşılaştığınız ve duyduğunuz hadiselere şaşırmayın bunlar doğru…….
Sevgili canım takipçilerim gördüğünüz gibi yazımda hiç isim ve cisim kullanmadım ALLAH BÜYÜK kullandığım gün inanın diyorum kitabımda yer yerinden oynuycak,sizlere GLADİO örgütünü RESTORANT kabul edersek girişini,restorantın hizmet edilen bölümünü ama en önemli YEMEĞİN PİŞTİĞİ MUTFAK kısmını vericem,yani 1949 beri çok YEMİŞ gibi kendinizi hissediceksiniz…..?
SAYGILARIMLA,

 ZEKİ ARSLAN….