3 Aralık 2013 Salı

OPERASYON 17 AĞUSTOS…..

Sevgili takipçilerim bugünlerde kısır tartışmaları izlemekten sıkıldım bir kardeşimiz çok enteresan bu arada bir soru sorunca şaşırdım TÜRKİYE insanının içinde genç çok akıllı,zeki,yaratıcı ve bilgili kardeşlerimiz var.Ama öyle bir millet olarak özelliğimiz var maalesef 2000 yıldır hep kendi,kendimize önümüzü kaparız….
Burda anlatıcağım herşey yaşanmış,fakat hepsini şu anda veremiycem bazı ülkeler ve resmi yetkili  kişiler olduğu için sorun teşkil edebileceğinden keserek veriyor ve sizden özür diliyorum,ama ileki tarihlerde allah izin verirse açık ve net vericem sizlerle bu yaşanmışları paylaşıcam,ama madem merak edip KOZMİK soru soran arkadaşlar var konuyu bir nebze olsun anlatmak ihtiyacı duydum şu kısır konudanda biraz uzaklaşırız,eğitim kesinlikle çok önemli bunun için çok modern çareleri DEVLETİMİZ yaratmalı,yaratanında her zaman yanında olmalı…
Yıl 1999 aylardan haziran aşırı tepkili ve yoğun baskı altında olduğum yıllar ve günler 7-24 dinlenip ve izlendiğim günler,sebebi çok uzun,bulunduğum mekan tüm böcek tabir ettiğimiz dinleme vericileri ile tuzaklanmış bir yer iki tanede bayan yabancı uyruklu hanfendi çalışıyor ve çalışma saatlerimiz çok uzun saatlere yayılmış durumda,LİLİ hanım orta yaşlarda bir RUS hanfendi odessadan TATYANA isminde bir arkadaşı ziyarete geliyor 1999 haziran ayında,istanbuldan PARİSE yolculuk yapıcak o yıllarda alkolü çok fazlaca tükettiğim günler gündüz çalışırken bile alkol alıyorum,ofis ortamında konuşurken tatyana hanım ve lili, ZEKİ bey bazı inanışlar var  dünyada bu yaz bazı felaketler olucağı konusunda diye söyleyince hanfendi DEPREM olucak ve bu deprem birkaç ay içinde ülkemizde ve burda istanbulda olucak dedim,beni çok ciddi dinlediler ve sonraki günlerde şahsım bunu türkiyedeki arkadaşlarımlada paylaşmaya başladım,herkes bana alkol kullandığımdan dolayı iyice akıl sağlığımın bozulduğu yönünde muamele yapmaya toplantılarımızda yüzüme değil ama bir gülümsemeyle kalkıp arkamdan iyice uçtuğumu halimin ve gidişatımın iyi olmadığını ima etmeye başladılar o dönemde beni karalamak için MİT bu yönteme çok ihtiyacı vardı,işlerine geliyordu onlarda toplumda fısıltı gazetesi haber ağı ile bunu yayıp pisikolojimin iyi olmadığını ve olkolün benim akıl sağlığımı yediğini belirtiyorlardı.
1999 temmuz 15 gibi  aniden çok büyük bir DEVLETİN iki askeri istihbarat görevlisi subayı ziyarete geldi,kahvelerimizi içerken bugünlerin gelip geçiceğini bazen istenmeden bazı yanlışlıklar yapıldığını söyleyerek gönül alma vabında bir görüşme oluyor bunun ortasında ZEKİ bey bir duyum aldık,deprem olucak diyormuşunuz konu hakkında bilgi verebilirmisiniz diyip rica ettiler duvardaki büyük PANO halindeki DÜNYA haritası üstünde konuyu anlattım,
Ve sordum siz ne diyorsunuz,kafalarını olumlu salladılar.Ayrıldık içimden dedim kendi ülkemin en yakın arkadaşlarım gelmiyor arkamdan t…… geçiyorlar YABANCI ÜLKE misyonu haber alıyor atlıyor geliyor,vay ülkem vay….
O günler böyle devam ederken depremden üç beş gün evvel hatırladığım güneşte tutuldu,16 ağustos pazartesi günü işe gitmekten vazgeçtim,evde alkol azdı eşime çocuğumu alıp benden uzaklaşmasını rica ettim deniz gören yüksekte bir odaya kendimi kitleyip alkol almaya ve kendi,kendime konuşmaya başladım öylen bir sularında başlayan bu hadise gece 03 sularında koltukta oturur halde hafif sızmışken gürültü ile kalktım eşime koştum oda çocuğu alıp bana koşmuş evin orta yerinde çelik merdivenin altına eşimi soktum dua etmesini rica ettim ve deprem bitti aşağıya indirdim tabi herkes indi,depremin büyüklüğünü anlayınca silahlarımdan birini ve askeri ünüformalarımı giyip yedek mermi ve şarjörleri para ve kıymetli eşyalarımızı alıp aşşağı indim.Arabanın radyosuda yayın almıyor,hiçbir cep telefonu çekmiyor fakat çok garip gelicek ev telefonu ve iş yeri telefonu tafiks hattı gibi çalışıyor arıyorum heryeri ama TSK birlikleri haricinde hiçbir yer düşmüyor çünkü o santrallar çalışmıyor.
O arada bir dostum yanıma geldi ailesi ile ailesini kendi ailemin yanına bırakarak binanın çatısına çıktık,baktık avcılar bölgesinde hiçbir hareket yok ölü bölge yalnız bir alan yanıyor alevleri kırk elli metre yükseğe çıkıyor,kısacası aklımıza gelen İstanbul yok,bunlar depremle ilgili konular,uzun geçiyorum.
Arkadaşıma çatıdan ayrılmayacağımı evden alkol alıp yanıma gelmesini söyledim dediğimi yaptı gün ağardı saat 6.30 sularında YEŞİLKÖY HAVA LİMANINA arkası arkasına İL-76 M tipi RUSYA AFETLER BAKANLIĞI ACİL MÜDAHALE GÜCÜNE bağlı uçaklar inmeye başladı,
Arkadaşıma dedim RUSLAR geldi,moskova burası arası saat dilimi ile 3 saat, yarım saatte hazırlanıp gelmişler ilk gelen ekiptir.
Arkadaşım şaşırdı iyice,depremle başlayan herkes gibi günlerimiz başladı,o arada istanbuldaki kuzeydeniz saha komutanlığı ve ona bağlı tüm birliklerdeki görevliler gölcüğe gitmişlerdi,tabi doğru düzgün haberleşemedik yakın arkadaşım  AHMET astsubay kıdemli başçavuş gölcükten döndü oturuyoruz ZEKİ kardeşim donanma karargahından cenazelerimizi çıkarttık buraya morga kaldırdık yalnız çok entresan hadiselerle karşılaştık.
O arada eski dostum MİHAEL geldi kendisi moskovada görevli idi yardım ekibi ile beraber yollanmış bana nasıl İZMİT te intikal ettiklerini ve olayın kozmik tarafını anlattı güldü sizinkiler çok gizli bölge olduğu için bizim ekibi GÖLCÜK donanmaya sokmayıp başka alana sevk ettiler….
Tabi bu mesele yayıldı özellikle nasıl benim deprem olucağını  önceden bildiğim bazı yerlerden haber geldi bu işede madalya veremiyoruz diye,ama o günlerin en ehemniyetli ve manalı lafını sayın ALİ ŞEN beyefendi söyledi..Dediki depremi önceden sadece HAYVANLAR bilir………
Sevgili takipçilerim sizden tekrar özür dileyerek konunun bu kadarını verebiliyorum umarım kızmazsınız darılmazsınız…..?
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder