16 Aralık 2013 Pazartesi

İKİ TARAFLI NATO…….

Sevgili takipçilerim hayırlı bir çalışma haftası dilerim,başarılar hepinize geçtiğimiz günlerin bir konusuda NATO nun TÜRKİYE ye karşı gösterdiği çift taraflı tutum.
Basınımızda bu konu işlendiği gibi ben kendimi bildiğimden beride her zaman bu konu konuşulur devletin ve milletin koridorlarında,ŞUÇU,BASİRETSİZLİĞİMİZİ,KİFAYETSİZLİĞİMİZİ daha sıralanabilecek bir çok hadiseyi kendimizde aramaz vatandaşı bu şekilde yanıltırız,üzeriz çünkü vatandaşımız bilmez bu konuları nasıl olsa……
Tabi bu konuda hep mukayesemiz komşumuz olan YUNANİSTAN devletidir ama komşunun kendine göre özellikleri var,onun için rahat bazı şeylerde hareket ediyor,bunu sakın DİN bağlamında almayın,yada jeostrateji konumundan kendilerine has iyi veya kötü bir politikaları var bu konuda,ekonomiyi bilmeselerde.
Size kısa izah edim 1974 KIBRIS HAREKATINDAN SONRA NATO nun askeri kanadından çekilen YUNANİSTAN TÜRKİYEDE 12 EYLÜL 1980 ihtilalinden 8 gün sonra sayın KENAN EVREN PAŞA ihtilal cuntası tarafından NATO daki veto hakkımız geri çekilerek YUNANİSTAN tekrar NATO ya alındı,özellikle bu konuda 1977,1981 arasındaki suyun altında olan hadiseleri sonra sizlere yazarak anlatıcam.
Bu konuyu kısa geçtikten sonra 1976 yılından sonra Yunanistan NATO dan çekildiği için ne yaptığını biliyormusunuz SSCB(SOVYET KIZIL ORDU)DONANMASININ AKDENİZ filosundaki gemilerin akdenizdeyken tersanelerinde havuzlama işlemleri ve gemilerin bakım,onarım işlemlerini alarak bunu yapmaya başladı  yani KIZIL ORDU ile yakın ilşkiye girdi.
1989 YILLARINDA yunanistanda iken biz SOVYETLER BİRLİĞİ ile daha bir elin parmakları kadar insan ticaret yaparken çeşitli dallarda YUNAN ticaret adamlarının çatır,çatır SOVYET RUSYA ile iş yaptığını gördüm yunan hudut kapılarından girerken KOMİNİST partisinin orak çekiçli amblemlerini ve özellikle bazı kominist partisi yetkilileri ile oturup sohbet ettiğimde hayretler içinde kalmıştım,kominist prokobandasından değil adamlar o kadar milliyetçiydiki yanlış yeremi geldik diye bazen düşünürdüm.
Kısadan şimdi NATO ya dahil olan YUNAN ORDUSUNUN 1991 yılından sonrada çok fazlaca SOVYET RUSYA patentli özellikle SOFİSTİKE sınıfa giren silahı alması NATO nun buna ses çıkartmaması YUNANİSTANIN biraz bu konularda omurgalı duruş sergilemesi DIŞ POLİTİKADAKİ başarısından geliyor,bunu kabul etmek gerekli,konunun UZMANI olarak ben içindeyim biliyorum burdan bazı şeyleri anlatamıyorum,bunuda bilin.
Buraya nerden geldim ÇİN den tedarik ediceğimiz silahlarda NATO nun tepki göstermesi bize ,YUNANİSTANA aynı NATO nun tepki göstermemesi çifte standart uygulaması.
1991 Sovyetlerin yıkılması ve yeni RUSYA FEDERASYONUN kapitalizme geçişindeki stratejik planında ilk NATOYA daimi temsilci statüsü ile katılması ile silah satışlarında dünyaya artık kapitalizime uygun politikalar geliştirerek kendisinde çok güçlü ve gelişmiş olan silah sanayini onun sistemlerini kullanmamış ülkelere çok cazip fiatlar ve ortak yatırım,üretim projeleri ile sunduki o piyasalara girebilsin ve bunu TÜRKİYEYEYE  baştan sundu başarılı olmak için teklif etti girişimlerde bulundu fakat,türkiyenin MİLLİ bakış açısı heleki silah sanayinde aşırı çok zayıf olunca bir çok sunulan,çok sofistike teknolojilerin maalesef transferi gerçekleşemedi,ve biz bu treni kaçırdık.
Ama Yunanistan hemen bu tip kalem hadiseleri kaçırmadı kendine bunları bir şekilde kazandırdı şimdi bunu okuyan bazı arkadaşlar bana sataşıcak YUNANİSTANIN halini görüyorsun ekonomisi bitik,beş kuruşa muhtaçlar evet haklısınız ama bilmediğiniz STRATEJİK konular var derin biz bunlara ne kadar hazırlıklıyız.
Şimdi bu konuyu bitirip NATO konseptinde TSK (TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ)şu andaki moden teknolojilerde dünyadaki kısa durumunu size özetliycem DOST ACI SÖYLER ama doğruyu söyler….?
Arkadaşlar basında görüyorum bir tane pervaneli eğitim uçağı yapıyoruz diye kızılca kıyamet koparılıyor artık SÜPER GÜÇLERDE füze,uçak teknolojisi ile uzaya gitmek demode oldu,BOYUT atlayıp evren değiştiriyorlar biz hala pervaneli eğitim uçağı yaptık diye seviniyoruz,yapılsın,yapılsın çünkü lazımda böyle fazla havasını atmamak lazım ayıp sekiz yaşında çocuklar bilgisayardan DİSCOVERY CHANELL seyrediyor,güler bizim halimize.
Şu anda TÜRK MİLLİ SAVUNMASINDA SAVAŞ UÇAKLARIMIZ,TANKLARIMIZ,TAKTİK FÜZE VE HAVA SAVUNMA FÜZE SİSTEMLERİMİZ çok demode ve bunları değiştirmemiz  ülkemize maliyeti artık çok fazla derecede devletimizin ekonomik düzeyine çok büyük külfet,onun içindirki TSK geliştirme ve yenileştirme programlarında ekonomik maliyetler çok önce tutarak gelişmiş projeler ihtiyacımız kadar tedarik veya imal edilip ona göre küçük fakat çok ultura teknolojik bir SAVAŞ GÜCÜ yaratmamız gereklidir,dost,düşman POLİTİKALARIDA artık çok iyi tanımlanmalı devletin yürüyeceği politikalara göre REEL ORDULAR hazırlanmalıdır.
Arkadaşlarım benim geçmişte bazı kozmik notlarım var ilgili gazeteci arkadaşlarıma yazdığım inanın hava atmak için söylemiyorum TSK düşündüğü projeleri daha evvel siyasi gelişimimize göre hazırlayıp sunmuşum özellikle DENİZ KUVVETLERİMİZLE ilgili projelerde,fakat şu var SSM(SAVUNMA SANAYİ MÜSTEŞARLIĞI)MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI ve TSK da çok köklü tedarik sisteminin değişmesi çok MİLLİ ve kısa yol projelerin akıllı tedarikine veya imaline giderek SİYASETÇİLERİMİZİDE bu yönde yönlendirerek başarılı gelişmiş yeni DÜNYA DÜZENİNE UYGUN BİR ORDU kurarız.

Bir çok kimse terör hadisesinin TSK çok yenilik kazandırdığını söyletiyor bence tam tersi SOFİSTİKE bir ordu olmamızın önüne çok büyük duvar koymuştur,uzun yıllar TSK TERÖRLE MÜCADELE ile uğraşması.
NATO çok düşünülecek bir durum,son görüştüğüm RUSYA FEDERASYONU dış işleri görevlisi bir diplomat beyefendi kaşlarını kaldırarak  NATO yu çok iyi gözden geçirmeniz gerekli zannederim ZEKİ bey bize NATO bir sorun teşkil etmiyor hatta yararı bize çok fazla demişti ama sizin için öylemi diye gülmüştü.
Çünkü NATO vatandaşımız bilmiyor içimize o kadar iyi bir şekilde 1949 tarihinden beri işlemişki günlük basit hayatımızın farkında olmadan içinde bizle yaşıyor,çok derin konu YENİ BİR DÜNYA DÜZENİNDE NATO ile ne kadar ROL alabiliriz çok düşünüyorum.
Sevgili takipçilerim şunuda belitmem gerekli bu yazdıklarım benim,bilgim,yaşadıklarım tecrübelerim,tartışılabilir söylediklerimin yanlış olduğu,yanlış düşündüğüm her alanda çürütülebilir,sakın sizlere söylediklerim YÜZDE YÜZ doğru ve haklıdır gibi bir konumda yazdığımı zannetmeyin,okuyun bilgi sahibi olunki ilerde olabilecek,karşınıza çıkabilecek hadiselerde vatandaş olarak savunma mekanizmaları fikri olarak kurarsınız,ha ciddi sıkıntılarda ve SEFERBERLİK kapsamındaki zamandada bu fikirlerim ASİMETRİK lazım olabilir ALLAH TÜRKİYE İNSANINI öyle kötü günlerle sınamasın.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN….


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder