17 Kasım 2013 Pazar

KÜRDİSTAN&YENİ DÜNYA

Sevgili okuyucularım bu satırları yazarken çok uzun tutmadan,bazı yazdıklarımın tekrarını yapmadan sizlere tamamen tecrübelerimden bazı olayları aktarıcam kısa bir yazı olarak olucakları ve bu olucaklar değiştirilebilirmi değiştirilirmi bunları aktarıcam,bir çok olayı çok önceden aktarmışım onun için gerekte duymuyorum yazı ve dijital veriler her yerden çıkıyor.
Kürdistan kurulmasının startını içerden ve dışardan çok evvel 1972 yılında verildiğini aşama aşama bu planı öğrenenlerin ve durdurmaya çalışanların yok edildiğini yazdık çizdik,gördüğünüz gibide özellikle 1984 yılında kanla başlayan bir hadise büyük bir uluslararası boyut kazanarak, büyük kan ve dehşetini günümüze kadar getirdi.
Son yıllarda başlayan barış süreci girişimleri bugünlerde sıcak bir havaya büründü kısa bir zaman olsada kan akmıyor,toplumsal bir uzlaşı konularda mutabakat var ve bazı verilen sözler var yine TOPLUMSAL barışı tesis etmek için.
Nedir bu bir GENEL AF size şurdan açıkça söyliyceğim,aslında 2. Körfez harekatından sonra ABD ve BATI ülkeleri gizli diplomasisi ülkemize ve hükümete muazzam bir şekilde APO nun serbest bırakılması konusunda baskısı vardı,bu açıklanmıyordu ama bilenler biliyor ve HÜKÜMET bu konuda büyük  batı ülkelerine karşı direnç gösteriyordu ama baskı artarak devam ediyordu.
Artık bugüne geldiğimizde yapılan karşılıklı görüşmelerle tüm konulardaki muhattabakat sağlanmıştır atılacak GENEL AF ortamında cezaevleri boşalıcak herkes buna hazırlıklı olsun APO ABDULLAH ÖCALAN da serbest kalıcak,ülkemizde kalmasa bile bir müddet dışarda ikamet edicektir….
Tabi bazı barış sürecinin olumlu getireceği hadiseler bir zaman ülkemizin içinde ve dışında bir genleşme projesini toplum fikrine sokucak hatta bunun ilk bazı verilerini barış ortamında sosyal ilişkiler ve ticaret gibi hadiselerle yaşasakta DOST acı söyler eğer ayağımızın altına konan ilk muz kabuğuna bastığımızda bu ülkede ve diğer bölge ülkelerinde bir kopuş yaşanarak bu coğrafyada bağımsız bir KÜRDÜSTAN naylonda olsa kısada ömrü olsa kurulacak…
Bu konuda kendi tecrübelerim ve kanatımca sistem öyle bir çalışıyorki iktidarda bizi yöneten kurum,kuruluş,sivil toplum örgütlerinin hiç biri hangi ideoloji ve tarz siyaseti gütsede bunları engelleyebilecek konumda durumda değil.
Onun için bir ayrılık yaşanmış olucaksa bile bunu kansız ve demokratik ortamda yapmakta büyük fayda görüyorum,hatta toplumda bunu yapmak içinde bir DEMOKRATİK PİSİKOLOJİ yaratmak gerekli diye düşünüyorum.
Mevzu uzun ve anlatılıcak çok şey var ama okuyucuyu sıkar onun için sizlere yaşadığınız metropol şehirlerden örnek vererek konuyu noktalamayı düşünüyorum ben gençken çok ateşli ve heyecanlıydım ama oturup kalktığım insanlar ülkenin kader çizgilerini ya çizmiş yada bunları plan üstünde görmüş insanlardı,bir tanesi ÖNDER bey, evlat dedi 1982 yılında MGK konseyde bir karar alındı doğu ve güneydoğu halkını batı ve iç Anadolu bölgelerine kaydırıp metropollerdeki jandarma bölgelerini kendi SEFERBERLİK teşkilatlarımızla gecekondu bölgeleri olarak örtülü faaliyetlerle açarak şehirleri büyük metropol haline getirerek toplumsal barışı ırkların karışımını sağlayarak elde edicez  dedi.Bunları size aktarırken düşünmeniz peki boşalan güneydoğu ve doğu Anadolu ne olucak sorusunu sorarak içinizden okuyucağınızı tahmin ediyorum.
Size yine değişik bir örnekleme vererek yazımı bitiricem çünkü bizler basit hayatın içinde yaşıyan ve hayatı normal insanlar gibi okuyup algılamak isteyen insanlarız süslü laflarla toplumu kandırmamak için basit hayatımızdan örnekler veriyorum 1989 yılında bir gece EDİRNE ilimize bağlı meriç ilçesinin bir hudut köyünde meriç nehrinin yatağında rakı alarak konuşuyorum bölgenin hızlı insanlarından ARAP SELİM ağbi siz hastamısınız  DOĞU  bizde olmasa ne olurki dedi….?
1993 yılında MARDİNLİ ÜLKÜCÜ bir büyüğümüz bölgeden istanbula geldiğinde kuzey ırakta bazı öğrendikleri planları anlatınca ve bunda hiçbir şey yapamıycağımızı bu PLANLARIN tamamen başarı ile sonlanacağı masada büyük bir münakaşa ve kavgaya varıcak benim cehaletimden ve anlayamayıp kavrayamadığımdan dolayı olaylar oldu,sizlere bu kadar yaşadıklarımı yorumsuz aktarıyorum yorumu siz düşünerek ve zihninizi çalıştırarak karar verin bunun için son bir hadise anlatıp bitiriyorum.
2004 yılın sonunda önemli bir RUS yetkili dostum ülkesinden geldiğinde benimle oturup sohbet ederken iki üç saatimiz içinde ülkemizin yetkili kurumları inanın diyorum konuşmamızı engellemek ve dikkatimiz dağıtmak için büyük çaba sarf ettiler,o saatler içinde.
2007 yılında çok önemli bir ABD li yetkili bayan benle görüşmeye geldiğinde yanında birde mihmandar kürt kökenli yurttaşımız vardı onu kapıdan yollayarak içeri bile sokmadan saatlerce benle sohbet etti inanırmısınız bulunduğumuz yerde GÜVERCİNLER bile uçmadı,sanki bir görülmeyen ilahi güç SESSİZLİK kararı almıştı…………..?
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder