1 Kasım 2013 Cuma

KONTGERİLLANIN YAKTIĞI FİDANLAR,OCAKLAR………!


 

Sevgili okuyucularım sizlere bugün gayrinizami harp faaliyetlerinden bazı konular aktarmak istiyorum bunlar askeri talimatnamelerde geçerli olan FM-31-15 DÜZENSİZ GÜÇLERİ hareketa sokmak,ve gayrinizami harp esnasında kullanım.Kısacası işgal altındaysak balıkçı barınağındaki sandalcıdan,tek kanatlı uçak pilotundan gerekirse cezaevindeki en tehlikeli mahkumları kullanabileceğin bir yapıyı kullanmanın el kitabi talimatnamesi ve bu yapı  her dönemde kullanılmış bir yöntemdir.Bunu işgal ediceğin bölgedede aynı şekilde gayrinizami harp unsur kuvvetlerini sızdırarak yaparsın,özellikle bu konuda görevli güçler barış zamanındada bu tip faaliyetleri tatbikat için yapar,devamlı dost düşman tanımladığımız tüm komşu ülkelerde bu konu ile devamlı bir alt yapımız vardır.

Şimdi size ROMAN tadında girim(roman vatandaşlarımız yanlış anlamasın)hikayemiz bakımından 2006 yılı ekim ayının ortaları,bayramdan birkaç gün evvel yanlızım kimsem yok arkadaşlarımı kaybetmişim kurumsal hatlarımı kapatmışlar,üstümde bir baskı var bu baskıyı o dönemdeki gücümle yenemiyorum,akşam suları bulunduğum karargah ortamında,küçük bir rakı almak için çıktım birkaç duble içim kendimi rahatlatim diye,döndüm iki genç dikkatimi çekti bulunduğum noktanın önünde hararetli bir bekleyişleri var bulunduğumuz alanda bu tiplerin olmasına imkan yok dikkatimi çekti,önemsemeden çekileceğim noktaya çekildim,1 kaç saat sonra hava almak için çıktım iki genci yine aynı noktada görünce,işkillendim bir tuaflık var,silahımı hazırlayarak belimde yanıma çağırdım,yanıma geldiklerinde anladım gözleri cam gibi parlıyor,hap almışlar iyice işkillendim,sert bir şekilde bu alanda ne işleri olduğunu sordum,gayet edepli ama heyecanlı ağbi,MUAALLA ablayı bekliyoruz dedi,muallah hanımı çok eski tanırım HUKUKÇUDUR ama konusu çok başka,bu tiplerle hiç işi olmaz bu işte bir gariplik var ama referans çok sağlam olunca tamam dedim,ayrıldım ama içime bir kurt düştü,mualla hanımın kardeşi ARİF beyi birkaç gün evvel bir gitar kutusu ile görmüştüm,bu bende dikkat çekmiş İSKENDERİN istikametine gidiyordu , İSKENDERİN AK partiye karşı kuduz köpek gibi saldırdığı günler

ne oldu ise birkaç duble daha içtikten   sonra dışarıya çıktım baktımki gençlerden birinin  elinde  gitar çantası ile ilerlediğini gördüm,nöbet tutan beni görünce şafak attı oda aynı istikamete hızla uzaklaştı ,içimden dedim bu işte bir iş var.

Ertesi günü akşam haberlerinde kocaelinde ve sakaryada iki gencin araçla pişmaniyeci ve benzinciye silahla saldırıp bazılarını yaraladığını ve öldürdüklerini öğrendim ama eşkal yok aradan 24 saat geçmeden mersin ve adanadan yine öldürme ve yaralama hadiseleri geldiğinin haberlerini aldım Televizyonlarda büyük bir infaal oluşturuldu iki kaçak silahlı biri pompalı tüfekli biri tabancalı önüne gelen kim varsa öldürüp soyup yolla devam ediyor,

Zannederim PAZARTESİ akşam öğleden sonra kızılcıhamamda jandarmanın bir yol uygulamasında küçük bir çatışma ile yakalandılar,dikkatimi verdiğim için televizyonda yakalananların eşgalini görünce,bu iki gencin benim Cuma günkü konuştuğum gençler

olduğunu anladım,ve suratımda bir ACI oluştu çünkü bu iki gün içinde sanırım dört beş kişi öldü birkaç kişi yaralı kurtuldu,sinirlendim,öfkelendim çok üzüldüm tabi aklım ve olaylardan hadiseyi çözdüm bir İNFİAL YARATILIP toplumdaki hassas dugularla oynamak toplumun ve emniyet güçlerinin dikkatlerini dağıtmak ,ben ideolojik değilim ama o anda devlete güvenin sarsılması bayram arifesinde toplumda kötü imaj yaratılmak için tezgahlanmış ancak gavurun memleketinde yapılacak,bir hadise belki orda bile yapmak SAVAŞ kurallarında ahlaksızlık sayılabilir,o esnada yapılabilecek bir şey yok bunlar almışlar ellerine gücü saldırıyorlar her yerden sadece ülkedeki ne olursa olsun düzeni bozup her türlü demokratik ortamı sekteye uğratmak  gayeleri.

Sonraki zamanda bazı önemli OPERASYONLARLA meşgul olan arkadaşlarla fikir teatisi yaptığımızda  arkadaşların gözelerinden çaresizliğin bir şeyler yapamadıklarının hırsını gördüm,banada takma kafana dediler,olaylar benim bu konuyu fark ettiğimi anladıkları anda bu olayın üstünü örtmek için bir daha herhangi bir şekilde uyandırılmasın diye BASINDADA bu hadisenin sanıkları çeşitli manipleler ve özel röportajlarla bir daha adalete,

Yansımıycak şekilde PARLATILIP,ÖRTÜLDÜ….!

Bu hadiselerden çıkıp geliceğimiz 2009 yılına ŞEHİT MUHSİN YAZICIOĞLU davası,56 NOLU BORU FABRİKASINDAKİ BORULAR VE KURU İMZALARA KADAR gelicez beni yazılarımla takip eden çok değerli dostlarım.

SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN……

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder