14 Kasım 2013 Perşembe

AMERİKAN NEŞRİYAT……

Sevgili okuyucularım,tabi insan oğlu her daim düşünüyor,bende kitabımı yayımlıycak yayıncımı bekliyorum,kafam attı çekip gitsem kitabımı yurtdışındamı yayınlasam diye düşünüyordum,PARİS olabilir biraz havada değiştirir ciğerlerime değişik hava çekerim derken kitap,neşriyat,basın bunlar geldi bir anda anılar döküldü,hey gidi günler.
Yıl 1991 zannederim mart ayı o aralar bekar olduğumuz dönemler alkol alıyoruz geç saatlere kadar,stresli günler bir akşam bir yabancı yayın evinin sahibi ile bir iş çıkışında karşılaştık muhterem bir insandı AMERİKAN NEŞRİYAT BÜROSUNUN sahibi çok eski 1950 li yıllardan itibaren bu yurt dışı AMERİKAN ve diğer batı ülkelerinin neşriyatlarını ülkemize getittiren bir insan,karşılaşınca aileden eski günlerden rahmetlik babamdan konuştuk,yanımda emektar bir yardımcım var babamdan kalma,dedim KAMURAN bey artık şu tabelanızı indirin ve isminizi firmanın değiştirin önümüzdeki zaman tehlikeli OFİSİNİZİ bombalayabilirler,yok canım falan dedi hatta hayretle ve sıkıntılı söylediklerimi karşıladı aradan birkaç gün geçti,sabah akşam çok yüksek alkol almış yatmışım sabah sekiz gibi telefonum çalıyor,küfürü bastım ama durmuyor,kalktım telefona baktım ağbi yetiş BOMBA patladı dedi yardımcım,eyvah dedim karargahı uçurdular kendi bulunduğumuz yer aklıma geldi,ağbi bizim yerimiz değil AMERİKAN NEŞRİYAT BÜROSUNU uçurdular fakat yaralı ölü yok ama etrafımızda ve bizdede  ağar hasar var,geliyorum dedim ve karargaha intikal ettim katlardaki ASANSÖR kapıları bile yuvalarından uçmuş can kaybı olmaması mesainin başlamamasından dolayı…
Halit dediki ağbi sen bu istihbaratı nerden almıştın oğlum istihbarat falan almadım bir şey gördüm burda işkillendim,o zaman düşünmüştüm,ağbi iki gün oldu s…….. boşver dedim…!
Tabi savcılık ve soruşturmayı yöneten emniyetten arkadaşlar geldi gerekli zabıtlar ve ifadeler alındı,sayın MEHMET AĞAR beyinde emniyet müdürü olduğu ilk birkaç ay,neyse bulunduğumuz yere bir ekip arabası asayiş şubeden tahsis ettiler üç arkadaş arabayı önümüze çekiyor tüm gün sivil,bekliyorlar etrafı kolaçan ediyorlar,bizede bakıyorlar bunlar ne iş işkillendiler,bir gün MİT rahmetlik ÖNDER bey telefon etti,senin oraya randevu verdim,Diyarbakırlı MUSA ağbinde gelicek işimiz var oğlum bir konuşalım tamam ağabey bekliyorum dedim,gelicekleri saat tam dışardayım kapının önünde geldiler öpüştük fakat bizim oraya tahsis edilen üç polis arkadaş lütfen ellerinizi kaldırın diyince ortalık bir anda gerildi ÖNDER bey kimliği çıkartınca hayırdır babacanlar deyince,özür dilediler,silahları üstünüzde görünce hadisede yeni müdahale edelim diye düşündük dediler gülüştük,tabi paronoyaklık yaptık birileri bizimi yoklatıyor,diye…….?
Ertesi günü komiser hüseyin bey tanıştık geldi ZEKİ bey kusura bakmayın özür dileriz bilemedik dünkü olaydan sonra olayı amirimize aktardık hatta espiri oldu,önemli değil oturduk çaylar sohbet Elazığlı çok delikanlı bir insan ahbab olduk,polislikte çok mesafe almış bir insandı hiç unutmam  AGOP AGOPYANI sormuştu,o yıllarda pek emniyet camiamız yurt dışındaki hadiseleri bilmezdi,neyse birkaç ay yakın ahbab olduk arada sohbet çay içiyorduk bir gün ekip arkadaşları ile geldiler ZEKİ bey hakkını helal et bizi burdan aldılar,başka tek peronel   karakoldan bir  arkadaş vericekler bu telefonumuz sıkıntın olursa ararsın ayrıldık.
Bir hafta kadar sonra,sabah saatleri Esentepe taraflarında DEVSOL bir kahveyi tarıyor 4 polisimiz şehit,bir komiserimiz ağar yaralı, isimler bir geldiki komiser hüseyin bey ve diğer iki arkadaş diğer iki şehit polisimiz bölge karakolundan,telefonla hastaneye ulaştım hüseyin beyin hayati tehlikeyi atlattığı fakat ağar yaralı olduğu,diğer arkadaşlar şehit…!
Bu olayları tabi mecburen beni seven takipçilerim buraya kadar veriyorum çünkü tümü 1941 ile 2010 arasına bağlanıcak,ama bu hadiseden şuraya gelicem…
Yıl 2010 yılında sıcak bir gün AŞİYAN mezarlığında CAĞLOLUNDA SAĞLIK MEMURLUĞUNDA çalışan genç birisi şüpheli hareketler yapınca etraftan,şikayet üstüne gelen motorlu yunus ekibindeki bir polisin belinden tabancasını alıp şehit ediyor ve mezarlığın içinde çıkan bir çatışmada,bir polis memuru daha yaralanıyor zanlı ölü ele geçirilebiliyor üstünden çıkan kimlik B.D bunu izleyen ZEKİ B.D ismi dikkatini çekiyor hatırlıyor bir yerden ve anımsıyor küçük bir çocuk vardı içki içtikleri yere babasının kucağında geliyordu yıl 1991 evet hatırlıyor M.D o yıllarda orda esnaf olarak orda büyük bir işyeri vardı,bir anda gözüne film şeridi gibi herşey dökülüyor kimlik tespitinden sonra babanın evi tespit ediliyor eve yapılan baskında 5 adet tabanca bir adet tüfek ele geçiriliyor,ne kadar entresanki ertesi günü sayın BAŞBAKAN evin basıldığı KASIMPAŞA semptine gelip büyük bir açılış yapıcak……..?
SAYGILARIMLA…..

ZEKİ ARSLAN



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder