22 Kasım 2013 Cuma

7 ŞUBAT HADİSELERİ…….

Değerli takipçi ve yazılarımı izleyen arkadaşlarım bugün merhum AYTUNÇ ALTINDAL beyefendi için yazımı kaleme alıyorum,nedeni çok uzun, meşakkatli,kanlı,stresli,yorucu,bıktırıcı uzun süre devam eden anlamsız bir savaşın tabi bence anlamsız devamında en sonunda sayın altındalıda bu uğurda kaybettik..
Tabii diyceksinizki ne oldu kardeşim şimdi size uzun yıllardır kaleme ince noktalarına kadar aldığım yazılarımın bir özetini burdan geçicem ben bunları iyki önceden olayların bir kısmı olmadan evvel yazdım önemli gazeteci arkadaşlarımıza olaylar oldukça,çeşitli dökümanter olaylarla beslediğim konular günlük oldukçada bu saygın arkadaşlar tabi şaşırarak bizi değerlendirdiler.
Önemli bir gazetecimiz yazılarımdan çıkarttığı sonuç olayların ölümlü sayımında 400 kişinin 30 yıl içinde suikast,sabotaj,bombalama gibi hadiselerle hayatını kaybettiğinin sonucuna varmış sayarak ve arşiv taraması yaparak…
7 şubat tarihimize MİT yetkilileri ve müsteşarının C.SAVCILARI nın tutuklama talebi ile bir fırtına olarak geçti tarihimize çok konuşuldu ama gerçek dosyalar ve olaylar tam olarak netleşmedi ama burdan bir çok konuşulan TARİHTE en teresan yiğitlik mertebeleri ile anılan bir MİT müsteşarı figürü çıktı.
Peki bu hadiselerden evvel benim yazıp gazeteci arkadaşlarıma verdiğim olmamış olaylara IŞIK tutan neydi,şu benim babam 30 yıl evvel bir 7 şubat günü hayata gözlerini kapadı.Rahatsızlandı kısa bir zamanda 3 ay gibi akciğer kanseri teşhisi ile tedavi altına alındı 7 şubat 1983 günü hayata gözlerini yumdu.
Ondan sonra bu 30 yıl içinde o kadar çok hadiseler suyun altında olduki,benim çok titiz bir gizli savaşı götürerek babamın aslında zehirlendiğini nedenlerini  alarak suyun altında arkasından merhum ÖZALIN zehirlendiğini ve aklınıza gelebilecek tüm olayların yaşanmış bugüne gelene kadar son 7 şubat 2012 kırızinide içine alan şekilde yazıya döktüm bu dünyadaki bir çok gizli servisi ve çeşitli uluslararası tarikatları içine alan,bu yapıların nasıl içimizde güçlü olduğunu neler yaptıklarını bir CUMHURBAŞKANINI zehirliycek kadar bu kadar insanı yok edecek kadar nasıl bir örgütlenmeler ve yapılanmalar olduğunu hala şu saate kadar sizin göremediğiniz öldürme ve  komplo tertip gibi hadiseleri yaptıklarını sizlere ileticem okumanızı sağlıycam ALLAHIN İZNİ ile.
2010 yılında bu HÜKÜMETİN ve ERGENEKON operasyonlarını yapan gücün bile benim bu yapıcağım ifşaatlardan çekinerek komplo bir operasyona getirdiklerini,aslında türkiyedeki İĞRENÇ DERİN yapının her siyasi rüzgar ve  moda rejimlerin ve siyasi kimliklerin değişik dönemlerinde yapıda bir BUKALEMUN gibi renk ve deri değiştirerek iğrenç uğraşını götürdüğünü ve buna her akımda o akımın içinden insan kaynaklarına sızarak işini çok ince götürdüğünü anlatıcam..
Tabi merhum AYTUNÇ ALTINDAL ani rahatsızlığı olmadan 1 ay evvel  SKY televizyonunda bir canlı söyleşi programında benim i mail mesajımı canlı programcı merhum ALTINDALA okuduğunda ve şöyle belirterek böyle bir şey olmaz ama size sorayım şaçma geldi bu soru diyerek sorduğunda ,sayın ALTINDAL şaşırarak kim bu ya çok gizli bir şeyden bahsediyor bu olaya TÜRKİYE adına ben baktım bu çok büyük ve gizli bir dosyadır ALLAHALLAH deyip konunun küçük bir kısmını anlattıktan sonra program bitti ve sonra merhum ALTINDAL 20 gün içinde rahatsızlandı tabi ben gazeteci arkadaşlarıma haber vererek kendilerininde dikkat etmesi ve arkasından benim yakınlarımın sıkıntıya girmesi ile yine çok sıkıntılı günler başladı ve sonunda merhum ALTINDAL gibi bu ülke için çok önemli bir değeri kaybettik.
Maalesef 7 şubat 1983 ve 7 şubat 2012 meselelerinin altını oyduğumuzda yazılarımda anlıycaksınızki aslında bildikleriniz ve gördüklerinizin tamamı başka bir şeymiş bu konularda televizyonlarda uzun yıllar bu logolarla dizi yapanların bile senaryoları aslında ÇAKMA olduğunu anlıycaksınız,ve bunlarında bazı uluslararsı güçlerin PİSİKOLOJİK HARP TAKTİKLERİ içinde toplumu maniple etmek olduğunu anlıycaksınız…
6 ŞUBAT 1983 günü kana ihtiyacım olan babam için girdiğim KUZEY DENİZ SAHA komutanlığı askeri deniz hastanesi koridorunda karşılaştığım dönemin BAŞBAKANI BÜLENT ULUSU beyefendi ile merhum valideleri acil hastaneye kaldırılmış,kanları temin etmemle çok tesadüf, 7 şubat 2013 günü bir hanım gazetecimizin tweet atması ile hiç aklıma gelmez hayrına kan vermek için gittiğim MEHMET AKİF ERSOY hastanesinde meğerse tutuklu ORGENERAL ERGİN SAYGUN paşa için kan lazım olduğu ve kanı güvenlik duvarını rahatça aşarak verdiğimi fakat kanı verdikten sonraki 3 gün içinde C. Savcısının meğer 7 aydır tutklama kararı ile beni arattırdığını öğrenerek C. SAVCISININ karşını çıkartıldım ve orda geçen tüm ilginç diyalogları bu uzun 30 yıllık dönemi sizlere yansıtıcam…..
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN….

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder