31 Ekim 2013 Perşembe

MİT'in mitolojisi 1965'de yasallaşan devlet istihbarat hizmetleri 1972'den sonra TSK ve MİT içinden bazı kişilerin angajesi ve bunların dışardaki her türlü yapılanmaları ile başka bir boyut kazandı. 1970'lerden sonra gizli ittifak hem kurumun içinde hem dışında milli hassasiyeti olan kim varsa onları ortadan kaldırdı. MİT'in içinde istihbarat baronları oluştu. Bu baronların hiçbirisinin çalışması asla Türkiye'nin lehine değildi. ALP TUFAN - İSTIHBARAT UZMANI | 30 EKİM 2013, 22:31

31.10.2013
SURİYE VE KADERİM……..
Sevgili beni yazılarımla takip eden okuyucularım,bugünki yazımı biraz duygusal konularda yazmak istiyorum,SURİYEDE bir insanlık dramı yaşanıyor savaşın olduğu heryerde insanlık dramı vardır,genç erkekler savaşçılardır,savaşın ne kadar kötü bir şey olduğunu yaşları olgunlaşınca anlarlar.
1915 kanal harekatında ailemden bazı büyüklerim CEMAL paşa ile beraber şimdi kontrgerilla harekatları dediğimiz faliyetlerde bulunuyorlar TEŞKİLATI MAHSUSA subayları olarak zaten ALMAN devleti ile ilişkilerimiz o yıllarda karargahta başlıyor,bunları kısa geçiyorum URFA BİRECİKTE kurulan faliyet intikal karargahında,tüm coğrafik bölgenin en büyük İslam aleminin ileri gelen ailelerinden GEYLANİ ailesi bölgedeki sosyal ve askeri faliyetlerimizden dolayı bize bir CEYLAN hediye ediyor,bu nedenledirki aileme sonra OSMANLI ve CUMHURİYETİN başlarında soyadı kanunu çıkana kadar CEYLANİ lakabı ile tanınıyorlar SOYADI kanunu ilede ailemin büyük bir kısmı bu soyadını taşıyarak yaşıyor,çokta az kalsalar ve felaketlerle yaşasalarda.
Tabi netice itibari ile OSMANLI yıkılıyor,genç Türkiye coğrafyasında artık SURİYE bize komuşu bir ülke olarak kalıyor,ama kader ağlarını yine çalıştırıyor ve 1950 lerin başında ülkemizde çok stratejik SOĞUK SAVAŞIN en sıcak başlangıç noktasında yine ALLAH SURİYEDE bize karargah kurma şansı veriyor ve macera dolu uzun yıllar boyunca bu karargahta yine bir çok ülkenin faliyetleri ile karşı karşıya kimi ile dostluk kimi ile düşmanlık seviyesinde götürülen ilişkilerle,tüm Safalarını yaşayarak özellikle OSMANLININ nasıl büyük bir devlet olduğunu 90 yıllık CUMHURİYETİN nasıl hala OSMANLININ kurduğu düzenden günümüze gelene kadar bilgi ve lojistiği aldığını görerek öğrendim.
Sevgili arkadaşlarım suyun ve yerin altından geldiğim için,sorunun ülkemizdeki sizin vataseverliğinizden veya yöneticilerimizin büyük çoğunluğunun kifayetsizliğinde veya hainliğinden değil,SİSTEMDE yapılan bazı derin anlaşmalarla ülkemizi bağlandığını gördüm,o zaman SİSTEMİ çok küçük bir azınlığın bizim MİLLETİN değil,kendini bu milletten ve devletten büyük gören zümrenin yönettiğini gördüm.
Suriyeye gelirsek 2005 yılında çıkan büyük bir İSRAİL,ABD konsorsiyumu yerli taşoron saldırısı ile acı fakat ŞEREFLİ bir uzun çarpışma döneminde sonra yine gizi faliyetler çerçevesinde, bir çok yiğit arkadaşımı kaybederek ve savaşın sonunda ağır hastalanarak rahatsızlıkla kaderin belki bana sunduğu şanslı bir lutuf olarak istihbarat faliyetini kaybederek 55 yıllık SURİYE karagahımızdan malup ve başımız öne bakarak ikinci defa çıkmak zorunda kaldık.
Size bu yazdığım yazıdan büyük güçlerin bir devleti devirmeden evvel onun yer altı unsurlarını devirip yendikten sonra o ülkeyi feth ettiğini veya o ülkeyi içerden felakete,iç savaşa götürdüğünün canlı,yaşanmış YÜZYILLIK bilançosunu kısa verdim,konu çok içinde onun için kısa ve derin istihbari bilgi buradan veremiyorum,bu yüzden özür dilerim.
Yazımı bitirmeden evvel değerli emniyet istihbaratının kurucularından emekli emniyet müdürü sayın ERGUN GÖKDENİZ beyin 1951 yılında kurulan ABD ile ilgili ÖZEL BÜRO faliyetlerini açıklarken,bir söylemi oldu,duayen GÖKDENİZİN bunların büyük hedefi IRAK,SURİYE,İRAN ve TÜRKİYEYİ içine alıcak KÜRT DEVLETİNİ kurmak……..
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder